OCTAGAM 5 G/50 ML IV İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Octagam 5 g/50 mL ne için kullanılır?
KT 1OCTAGAM, immünoglobulinler denilen bir ilaç grubuna dahildir.
Bu ilaçlar, sizin kanınızda da bulunan insan antikorlarını içerir. Antikorlar vücudunuzun mikrobik hastalıklarla (enfeksiyonlarla) savaşmasına yardımcı olur.
Bu grup ilaçlar, kanlarında yeterli miktarda antikor bulunmayan ve daha sık enfeksiyona yakalanan hastalarda yerine koyma (eksik olanı tamamlama) tedavisinde kullanılır.
Yanı sıra bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına karşı geliştirerek oluşturduğu bazı iltihabi durumların (otoimmün hastalıklar) tedavisi için daha fazla antikora gereksinimi olan hastalarda kullanılabilir.
Bu ürünün uygun dozları anormal olarak düşük IgG seviyelerini normal seviyelere getirebilir.
OCTAGAM çeşitli enfeksiyon ajanlarına karşı geniş spektrumlu antikorlara sahiptir.
OCTAGAM aşağıda belirtilen durumlarda kullanılır:
1. Bağışıklık sisteminde yetersiz olduğu durumlarda (immün yetmezlik durumlarında) yerine koyma tedavisi için;
- Doğuştan antikor üretemeyen ya da az üretebilen hastalarda (primer (konjenital) immün yetmezliklerde),
- Vücudunuzdaki antikorların eksik olduğu (IgG <4 g/L) ya da bazı aşılara karşı yeterli bağışıklık yanıtınızın oluşamadığı ve antimikrobiyal tedavinin yetersiz kalıp şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişmesi durumunda bu ilaç kullanılır.
2. Bağışıklığı düzenleyici etki için;
- Kanama riski yüksek olan veya cerrahi müdahale öncesi trombosit sayısının hızla yükseltilmesi gereken immün trombositopeni (ITP) olgularında,
- Çevresel sinir sisteminde görülen Guillain-Barre sendromunda,
- Nadir görülen ve his kusuru olmaksızın yavaş ve ilerleyici bir şekilde bacaklarda simetrik olmayan halsizlikle karakterize olan hastalıkta (Multifokal Motor Nöropati),
- Bacaklarda ve kollarda giderek artan kas güçsüzlüğüne ve/veya uyuşmaya neden olup çevresel sinirlerde iltihaplanma ile gelişen kronik bir hastalık olan Kronik Enflamatuar Demiyelinizan Polinöropatinin akut tedavisinde (KIDP),
- Vücut kaslarının (özellikle göz kasları) güçsüz olmasıyla karakterize bir hastalık olan (Myastenia Gravis)'in kriz olarak adlandırılan kötüleşme tablosunda kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer insan immünglobulinine veya OCTAGAM içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı allerjiniz varsa.
- Eğer sizde IgA tipi immünglobulinlere karşı gelişen antikorlar ile birlikte immünglobulin A (IgA yetmezliği) yetmezliği varsa
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda belirli istenmeyen etkiler daha sık olarak ortaya çıkabilir:
- Eğer infüzyon hızlı yapılırsa
- OCTAGAM'ı ilk kez kullandığınızda veya seyrek olarak, önceki infüzyondan sonra aradan uzun bir süre geçmişse
- Eğer, tedavi edilmemiş bir enfeksiyonunuz veya altta yatan kronik bir iltihap durumunuz varsa.
Advers reaksiyon görülmesi durumunda, ya uygulama hızı azaltılmalı ya da infüzyon durdurulmalıdır. Advers olayın gerekli tedavisi, bu etkinin doğasına ve şiddetine bağlıdır.
İstenmeyen etkilerin ortaya çıkma riskini arttıran koşullar ve durumlar şunlardır:
- OCTAGAM uygulamasından sonra, çok seyrek olarak, kalp krizi, inme ve derin toplardamarlarda (örneğin, baldır veya akciğerlerdeki kan damarlarında) tıkanıklık gibi olaylar ortaya çıkabilir. Bu tip olaylar, çok seyrek olsa da, obezite, ileri yaş, yüksek kan basıncı, diyabet, daha önce bu tip olayların yaşanmış olması, uzun süre hareketsiz kalma ve belirli hormonların kullanımı (örneğin, doğum kontrol hapları) gibi risk faktörlerinin bulunması halinde daha fazla görülebilir. Dengeli bir sıvı alımı sağlanmalı, ayrıca, OCTAGAM, mümkün olduğu kadar yavaş uygulanmalıdır.
- Eğer geçmişte böbrekleriniz ile ilgili bir sıkıntı yaşadıysanız veya diyabet, fazla kilo veya 65 yaşın üstünde olma gibi belirli risk faktörleriniz varsa, OCTAGAM mümkün olduğu kadar yavaş uygulanmalıdır. Çünkü bu risk faktörlerine sahip hastalarda, çok seyrek olmakla birlikte, akut böbrek yetmezliği bildirilmiştir. Yukarıda bahsedilen durumlardan herhangi biri, geçmişte başınıza gelmiş olsa bile, doktorunuza söyleyiniz.
- Kan grubu A, B veya AB olanlarda ve belirli iltihabi durumları bulunan hastalarda, uygulanan immünglobulinler tarafından kırmızı kan hücrelerinin parçalanma (hemoliz olarak adlandırılır) riski daha yüksektir.
İnfüzyonun yavaşlatılması veya durdurulması ne zaman gerekir?
- Seyrek olarak, OCTAGAM tedavisinden sonra birkaç saat ila 2 gün içinde kuvvetli baş ağrısı ve ense sertliği ortaya çıkabilir.
- Allerjik reaksiyonlar seyrektir, ancak daha önceki tedavileri tolere etmiş hastalarda bile anafilaktik şok (vücudun alerji oluşturan maddelere karşı verdiği çok şiddetli yanıt, ani aşırı duyarlılık) görülebilir.
- OCTAGAM dahil immünglobulinlerin uygulanmasından sonra, çok seyrek vakalarda, transfüzyon ile ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) meydana gelebilir. Bu durum, akciğerlerdeki hava boşluklarında kalple ilişkili olmayan bir sıvı birikimine yol açacaktır. TRALI'nin ortaya çıktığını fark etmenizi sağlayacak belirtiler şunlardır: nefes almakta şiddetli bir güçlük olması, kalp fonksiyonunun normal olması ve ateş. Bu belirtiler, tipik olarak, tedaviyi aldıktan 1-6 saat sonra başlar.
OCTAGAM infüzyonu sırasında veya sonrasında bu tip etkilerin ortaya çıktığını fark ederseniz hemen doktorunuza veya ilgili sağlık personeline söyleyiniz. Doktorunuz, infüzyon hızının azaltılmasının veya tamamen durdurulmasının veya başka önlemlerin alınmasının gerekli olup olmadığına karar verecektir.
- Bazen OCTAGAM gibi immünglobulin çözeltileri, beyaz kan hücrelerinin sayısının azalmasını tetikleyebilir. Normalde bu durum 1-2 hafta içinde kendiliğinden düzelir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Çocuklar ve ergenler Çocuklar veya ergenlere özgü veya ek bir uyarı veya önlem yoktur.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, OCTAGAM'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Ancak bu etkiler herkeste ortaya çıkmayabilir.
Aşağıda verilen yan etkiler için sıklık tanımları şöyledir:
Çok yaygın: 10 infüzyondan en az birini etkileyebilir.
Yaygın: 10 infüzyondan birine kadarını etkileyebilir.
Yaygın olmayan: 100 infüzyondan birine kadarını etkileyebilir.
Seyrek: 1.000 infüzyondan birine kadarını etkileyebilir.
Çok seyrek: 10.000 infüzyondan birine kadarını etkileyebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor Aşağıdakilerden biri olursa, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Bazı durumlarda doktorunuz, tedavinize ara verme ve dozunuzu azaltma veya tedavinizi durdurma gereği duyabilir.
Çok seyrek:
- Yüzünüzde, dilinizde veya soluk borunuzda şişme. Bu durumda nefes almada büyük güçlük yaşayabilirsiniz.
- Ani bir alerjik reaksiyon. Bu durumda, nefes darlığı, döküntü, hırıltılı solunum ve kan basıncında düşme görülebilir.
- İnme. Vücudun bir tarafında güç kaybı ve/veya duyu kaybı olmasına yol açar.
- Kalp krizi. Göğüs ağrısına yol açar.
- Kol ve bacaklarda kan pıhtısı. Kol veya bacaklarınızda ağrıya ve şişmeye neden olur.
- Akciğerlerinizde kan pıhtısı. Göğüste ağrıya ve nefes alamamaya yol açar.
- Kansızlık (anemi). Nefes darlığına veya soluk görünüme neden olur.
- Şiddetli böbrek hastalığı. İdrar yapamamanıza neden olur.
- Transfüzyon ile ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) olarak adlandırılan, akciğerlerle ilgili bir durum. Bu durum, nefes almakta güçlük, mavimsi renkli cilt, ateş ve kan basıncında düşmeye neden olur.
- Şiddetli baş ağrısı. Şu belirtilerden herhangi biri ile birlikte ortaya çıkarsa menenjiti işaret ediyor olabilir: ense sertliği, uyku hali, ateş, ışığa duyarlılık, bulantı, kusma.
Yukarıda sayılan bu durumlardan herhangi biri ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza başvurunuz.
Aşağıdakilerden herhangi birini farkederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Yaygın:
- Hipersensitivite (alerjik reaksiyon)
- Baş ağrısı
Yaygın olmayan:
- Akyuvarların olmaması
- Kalp atımlarında değişiklik
- Kan basıncında yükselme (hipertansiyon)
- Kusma
- Sırt ağrısı
- Göğüs ağrısı
- Ürperme
- Bulantı
- Ateş
- Yorgunluk hissetme
- Enjeksiyon yerinde cilt reaksiyonları
- Kanda karaciğer fonksiyon testi sonuçlarında anormallikler Pazarlama sonrası dönemde aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir.
Bilinmiyor:
- Sıvı yüklenmesi
- Kanda çok düşük sodyum düzeyi
- Kendini ajite, kaygılı, kafası karışık ve sinirli hissetme
- Migren
- Konuşma bozuklukları
- Bilinç kaybı
- Baş dönmesi
- Ciltte karıncalanma hissi
- Dokunma veya algılama duyusunda azalma
- Işığa duyarlılık
- İstemsiz kas kasılmaları
- Görmede bozukluk
- Angina pektoris (göğüs ağrısı)
- Çarpıntı
- Dudaklar ve cildin diğer bölgelerinde geçici mavimtırak renk
- Dolaşım kollapsı veya şok
- Kan basıncında düşme (hipotansiyon)
- Toplardamar iltihabı
- Ciltte rengin soluklaşması
- Öksürük
- Solunum bozuklukları
- Akciğerlerde ödem (akciğerlerde sıvı birikmesi)
- Bronkospazm (solunum güçlüğü veya hırıltılı nefes alma ile görülen bir durum)
- Solunum yetmezliği
- Kanda oksijen olmaması
- İshal, karın ağrısı
- Kurdeşen, ciltte kaşınma
- Ciltte kızarma
- Cilt döküntüsü
- Ciltte soyulma
- Ciltte iltihaplanma
- Saç dökülmesi
- Eklemler veya kaslarda ağrı
- Kaslarda güçsüzlük veya sertlik
- Güçlü, ağrılı kas kasılmaları
- Boyunda ağrı, kol veya bacaklarda ağrı
- Böbrekte ağrı
- Ciltte şişme (ödem)
- Yüzün aniden kızarması, terlemede artış
- Göğüste rahatsızlık hissi
- Grip benzeri belirtiler
- Soğuk veya sıcak hissetme veya genel olarak kendini hasta ve bitkin hissetme
- Sersemleme hali
- Yanma duygusu
- Kan şekeri ölçümlerinde hatalı okumalar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen veya ciddi hale gelen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olma olasılığınız varsa veya hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız.
OCTAGAM'ın hamilelik döneminde kullanımının güvenliliği kontrollü klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Bu nedenle gebe kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır. İmmünglobulin preparatlarının, özellikle gebeliğin son 3 ayında daha fazla olmak üzere, plasentaya geçtiği gösterilmiştir. İmmünglobulinlerle klinik deneyimler, gebelik süreci, fötus ve yeni doğan üzerinde zararlı bir etki beklenmediğini düşündürmektedir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
OCTAGAM'ın emzirme döneminde kullanımının güvenliliği kontrollü klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Bu nedenle emziren kadınlarda dikkatli kullanılmalıdır. İmmünglobulinler anne sütüne geçer. Anne sütü alan bebek üzerinde olumsuz bir etkisi olması beklenmez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün, 100 ml'de 69 mg sodyum (sofra tuzunun asıl bileşeni) içermektedir. Bu miktar, erişkin bir insanın günde en fazla tüketimi için önerilen sodyum miktarının %3,45'ine eşdeğerdir.
Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar tarafından dikkate alınmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Octagam 5 g/50 mL muadilleri
Octagam 5 g/50 mL ile aynı etken maddeyi (normal insan immünglobulini) içeren 8 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon1. İmmün yetmezlik durumlarında replasman tedavisi için; a. Antikor üretiminin bozulduğu primer (konjenital) immün yetmezliklerde, b. Kanıtlanmış spesifik antikor yetmezliği (SAE)* ya da serum IgG düzeyi <4 g/L olup antimikrobiyal tedavinin yetersiz kaldığı şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişen sekonder immün yetmezliklerde (SİY) kullanılır. * Kanıtlanmış SAE: IgG antikor titresinde pnömokokal polisakkarit ve polipeptit antijen aşılarına en az 2 kat artış sağlanamaması 2. İmmünomodülatuar etki için; a. Kanama riski yüksek olan veya cerrahi müdahale öncesi trombosit sayısının hızla yükseltilmesi gereken immün trombositopeni (İTP) olgularında, b. Guillain-Barre sendromunda, c. Kawasaki hastalığında, d. Multifokal motor nöropati hastalığında, e. Kronik Enflamatuvar Demiyelinizan Poliradikulonöröpatinin tedavisinde (KIDP), f. Miyastenik kriz tedavisinde.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar%10’nun etkin maddesi (insan immünglobulinleri) veya yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. IgA’ya karşı antikor gelişen selektif IgA eksikliği bulunan hastalarda. Bu hastalarda IgA içeren ürünlerin kullanılması anafilaksiye neden olabilir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriVirüs güvenliliği, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, donör seçimi, donörlerin ve plazma havuzlarının spesifik enfeksiyon markırları açısından izlenmesi ve virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu için etkili üretim basamaklarının eklenmesi ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içinde bulunma ihtimali mevcuttur. Bu önlemlerin HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler için etkili olduğu kabul edilir. Bu önlemlerin HAV ve Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı etkisi sınırlı olabilir. İmmünoglobulinler ile hepatit A ve parvovirüs B19 bulaşması ile ilgili klinik deneyimlerin olmaması güven vericidir ve ayrıca antikor içeriğinin de viral güvenliliğe önemli katkı sağladığı varsayılmaktadır. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. Bu ilaç, yardımcı madde olarak 90 mg/mL maltoz içerir. Maltoz, kan glikoz testleri ile etkileşebilir ve hatalı yüksek glikoz sonuçları okunabilir. Bunun sonucunda, hatalı insülin uygulanmasına ve takiben hayati tehlike oluşturan hipoglisemiye ve ölüme yol açabilir. Ayrıca, hatalı olarak yüksek okunan glikoz düzeyleri nedeniyle hipoglisemik durum maskelenirse, gerçek hipoglisemi vakaları tedavisiz kalabilir. Akut renal yetmezlik için aşağıya bakınız. İzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini mümkün kılmak için, uygulanan ilacın ismi ve seri numarası açık bir şekilde kaydedilmelidir. Kullanım sırasında alınacak önlemler Potansiyel komplikasyonlar, hastalar için aşağıda belirtilen önlemlerin alınması halinde genellikle önlenebilir: Ürün uygulamasına yavaş infüzyon hızı ile başlanması (0,01-0,02 mL/kg/dk). Böylece hastanın insan normal immünglobuline duyarlılık durumu anlaşılabilir. İnfüzyon süresince hastanın herhangi bir semptoma karşı dikkatle takip edilmesi. Özellikle, insan normal immünglobulini ile daha önce tedavi görmemiş hastalar, bir IVIg ürününden başka bir IVIg ürününe geçiş yapmış hastalar ya da bir önceki infüzyondan sonra uzun bir ara vermiş olan hastalar, potansiyel advers belirtilerin tespit edilebilmesi için ilk infüzyon süresince ve ilk infüzyondan sonraki bir saat boyunca izlenmelidir. Diğer tüm hastalar, infüzyondan sonra en az 20 dakika gözlemlenmelidir. Tüm hastalarda, IVIg kullanımı şunları gerektirir: IVIg infüzyonuna başlamadan önce yeterli hidrasyon İdrar çıkışının izlenmesi Serum kreatinin düzeylerinin izlenmesi Loop diüretiklerin birlikte kullanımından kaçınılması Advers reaksiyon ortaya çıkması durumunda, uygulama hızı düşürülmeli veya infüzyon durdurulmalıdır. Gerekli tedavi, advers reaksiyonun doğasına ve şiddetine bağlıdır. İnfüzyon reaksiyonu Bazı advers reaksiyonlar (örneğin, baş ağrısı, flushing, ürperme, miyalji, hırıltılı nefes alma, taşikardi, alt sırt ağrısı, bulantı ve hipotansiyon) infüzyon hızı ile bağlantılı olabilir. “4.2 Pozoloji ve Uygulama Şekli” bölümünde tavsiye edilen infüzyon hızı yakından takip edilmelidir. Hastalar infüzyon süresince yakından izlenmeli ve herhangi bir semptoma karşı dikkatle gözlenmelidir. Bazı advers reaksiyonlar daha sık meydana gelebilir: İnsan normal immünglobulinini ilk kez alan hastalarda veya nadir durumlarda insan normal immünglobulin ürününün değiştirilmesi ya da önceki infüzyondan sonra uzun bir süre geçmesi durumunda Tedavi edilmemiş bir enfeksiyonu bulunan veya altta yatan kronik inflamasyonu olan hastalarda. Hipersensitivite reaksiyonları seyrektir. Anafilaksi aşağıdaki durumlarda gelişebilir: Anti-IgA antikorları olan ve IgA saptanamayan hastalar İnsan normal immünglobulinleri ile önceki tedaviyi tolere etmiş hastalar Şok gelişmesi halinde, standart şok tedavisi uygulanmalıdır. Tromboembolizm IVIg uygulanması ile miyokardiyal enfarktüs, serebrovasküler olay (inme dahil), pulmoner emboli ve derin ven trombozu gibi tromboembolik olaylar arasında ilişki olduğunu gösteren klinik kanıtlar mevcuttur. Bu durumun, risk altındaki hastalarda immünoglobulinin yüksek influksu nedeniyle kan vizkozitesinde göreceli bir artışa bağlı olduğu düşünülmektedir. Obez hastalarda ve trombotik olaylar açısından risk faktörleri bulunan hastalarda (ileri yaş, hipertansiyon, diabetes mellitus ve bir damar hastalığı veya trombotik olay hikayesi, kazanılmış veya kalıtımsal trombofilik bozuklukları olan hastalar, uzun süredir hareketsiz olan hastalar, ağır hipovolemik hastalar, kan viskozitesini artıran hastalıkları olan hastalar ve oral kontraseptifler gibi belirli hormonları birlikte kullanan hastalar gibi) IVIg reçetelenmesi ve infüzyonu dikkatle yapılmalıdır. IVIg ürünleri, tromboembolik advers reaksiyonlar açısından risk altında bulunan hastalarda mümkün olan en düşük infüzyon hızında ve dozda kullanılmalıdır. Akut renal yetmezlik IVIg tedavisi alan hastalarda akut böbrek yetmezliği vakaları bildirilmiştir. Vakaların çoğunda, önceden var olan böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, hipovolemi, aşırı kilo, birlikte kullanılan nefrotoksik ilaçlar veya 65 üzeri yaş gibi risk faktörleri tanımlanmıştır. IVIg infüzyonu öncesinde renal parametreler değerlendirilmeli ve sonrasında uygun aralıklarla tekrarlanmalıdır. Bu değerlendirme, potansiyel olarak akut renal yetmezlik gelişmesi riskinin artmış olduğu düşünülen hastalarda özellikle yapılmalıdır. Akut renal yetmezlik riski bulunan hastalarda, IVIg ürünleri, mümkün olan en düşük infüzyon hızında ve dozda uygulanmalıdır. Böbrek bozukluğu durumlarında, IVIg’nin kesilmesi düşünülmelidir. Böbrek disfonksiyonu ve akut böbrek yetmezliği raporları, sukroz, glikoz ve maltoz gibi çeşitli yardımcı maddeler içeren ruhsatlı birçok IVIg ürününün kullanımı ile ilişkili bulunmuş olmasına rağmen, stabilizör olarak sukroz içerenler toplam sayının büyük kısmını oluşturmaktadır. Risk altındaki hastalarda bu yardımcı maddeleri içermeyen IVIg ürünlerinin kullanılması düşünülebilir. %10 maltoz içerir (Yukarıdaki, kısmına bakınız). Aseptik Menenjit Sendromu (AMS) IVIg tedavisi ile ilişkili olarak aseptik menenjit sendromunun ortaya çıktığı bildirilmiştir. Sendrom, genellikle, IVIg tedavisini izleyen birkaç saat ile iki gün içinde başlar. Beyin omurilik sıvısı (BOS) çalışmaları sıklıkla pozitiftir ve çoğunlukla granülositik serilerden olmak üzere, mm3 başına birkaç bin hücreye kadar pleositoz ve birkaç yüz mg/dL’ye kadar artan protein düzeyleri mevcuttur. AMS, yüksek doz IVIg tedavisi (2g/kg) ile ilişkili olarak daha sık ortaya çıkabilir. Bu belirti ve bulguları gösteren hastalara, diğer menenjit nedenlerini ekarte etmek için BOS çalışmaları dahil olmak üzere, tam kapsamlı bir nörolojik muayene yapılmalıdır. IVIg tedavisinin kesilmesi, birkaç gün içinde, AMS durumunun sekelsiz olarak iyileşmesi ile sonuçlanmıştır. Hemolitik anemi IVIg ürünleri, hemolizinler gibi davranabilen ve kırmızı kan hücrelerinin in vivo olarak immünglobülinle kaplanmasına ve bunun sonucunda da pozitif direkt antiglobulin reaksiyonuna (Coomb’s testi) ve nadiren hemolize neden olan kan grubu antikorlarını içerebilir. IVIg tedavisinden sonra, kırmızı kan hücrelerinin sekestrasyonundaki artışa bağlı olarak hemolitik anemi gelişebilir. IVIg alan hastalar, hemolizin klinik belirtileri ve semptomları açısından takip edilmelidir. Nötropeni/Lökopeni IVIg tedavisinden sonra, bazen şiddetli olabilen, nötrofil sayısında geçici bir azalma ve/veya nötropeni atakları bildirilmiştir. Bu durum tipik olarak, IVIg uygulamasından saatler veya günler sonra ortaya çıkar ve 7-14 günde kendiliğinden düzelir. Transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) IVIg ürünleri ile tedavi edilen hastalarda, nonkardiyojenik pulmoner ödem (transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı -TRALI-) görüldüğünü bildiren raporlar mevcuttur. Bu nedenle, her ne kadar bugüne kadar ile gözlenmemiş olsa da, bu yan etki için tamamen dışlanamaz. TRALI; şiddetli hipoksi, dispne, takipne, siyanoz, ateş ve hipotansiyon ile karakterizedir. Semptomlar tipik olarak tedavi sırasında veya tedaviden sonra sıklıkla 1-2 saat içinde olmak üzere 6 saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle, IVIg tedavisi alan hastalar izlenmeli ve pulmoner advers reaksiyonların ortaya çıkması halinde IVIg infüzyonu derhal durdurulmalıdır. TRALI, potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir durumdur ve derhal yoğun bakım ünitesinde tedavi gerektirir. Serolojik testlerle etkileşim İmmünglobulin enjeksiyonundan sonra, pasif olarak geçen çeşitli antikorların hastanın kanında geçici olarak yükselmesi, serolojik testlerde yanıltıcı pozitif sonuçlara yol açabilir. Antikorların, A, B, D gibi eritrosit antijenlerine pasif geçişi, kırmızı hücre antikorları için yapılan direkt antiglobulin testi (DAT, direkt Coombs testi) gibi bazı serolojik testlerle etkileşebilir. Eritrosit sedimentasyon hızında (hatalı) yükselme Tedavide IVIg kullanan hastalarda eritrosit sedimentasyon hızı hatalı olarak yüksek çıkabilir (enflamatuvar olmayan yükselme). Dolaşım (hacim) yüklenmesi İnfüze edilen IVIg hacmi (veya herhangi bir başka kan veya plazma kaynaklı ürün) ve diğer eşzamanlı infüzyonlar akut hipervolemiye ve akut pulmoner ödeme yol açtığı zaman, dolaşım (hacim) yüklenmesi ortaya çıkabilir. Lokal enjeksiyon yeri reaksiyonları Enjeksiyon yerinde lokal reaksiyonlar tanımlanmıştır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lökopeni Yaygın olmayan Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Çok yaygın Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Çok yaygın Kalp hastalıkları Taşikardi Yaygın olmayan Damar hastalıkları Hipertansiyon Yaygın olmayan Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Yaygın olmayan Kusma Yaygın olmayan Kas-iskelet ve bağ dokusu hastalıkları Sırt ağrısı Yaygın olmayan Genel rahatsızlıklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş, yorgunluk, enjeksiyon yeri reaksiyonu, ürperme Yaygın olmayan Göğüs ağrısı Yaygın olmayan Araştırmalar Hepatik enzimlerde yükselme Yaygın olmayan Aşağıda verilen reaksiyonlar ile pazarlama sonrası deneyimlerine dayanmaktadır. Pazarlama sonrası dönemde bildirilen reaksiyonların sıklıkları mevcut verilerden hareketle tahmin edilememektedir. MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyon (PT) Sıklık Kan ve lenf sistemi hastalıkları Hemolitik anemi Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik şok Anafilaktik reaksiyon Anafilaktoid reaksiyon Anjiyoödem Yüzde ödem Bilinmiyor Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sıvı yüklenmesi (pseudo) hiponatremi Bilinmiyor Psikiyatrik hastalıklar Konfüzyon durumu Ajitasyon Anksiyete Sinirlilik Bilinmiyor Sinir sistemi hastalıkları Serebrovasküler olay Bilinmiyor Aseptik menenjit Bilinç kaybı Konuşma bozuklukları Migren Baş dönmesi Hipoestezi Parestezi Fotofobi Tremor Bilinmiyor Göz hastalıkları Görmede bozukluk Bilinmiyor Kardiyak hastalıklar Miyokard enfarktüsü Anjina pektoris Bradikardi Palpitasyonlar Siyanoz Bilinmiyor Vasküler hastalıklar Tromboz Dolaşım kollapsı Periferal dolaşım yetmezliği Flebit Hipotansiyon Solukluk Bilinmiyor Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Solunum yetmezliği Pulmoner emboli Pulmoner ödem Bronkospazm Hipoksi Dispne Öksürük Bilinmiyor Gastrointestinal hastalıklar Diyare Abdominal ağrı Bilinmiyor Deri ve deri altı doku hastalıkları Ciltte eksfoliyasyon Ürtiker Döküntü Eritematöz döküntü Dermatit Prurit Alopesi Eritem Bilinmiyor Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Artralji Miyalji Ekstremitelerde ağrı Boyun ağrısı Kas spazmları Kaslarda zayıflık Kas-iskelet sertliği Bilinmiyor Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Akut renal yetmezlik Bilinmiyor Renal ağrı Bilinmiyor Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ödem İnfluenza benzeri hastalık Sıcak basması Flushing Soğukluk hissetme Sıcaklık hissetme Hiperhidroz Halsizlik Göğüste rahatsızlık hissi Asteni Letarji Yanma hissi Bilinmiyor Araştırmalar Kan glikozunda hatalı pozitif sonuç Bilinmiyor Seçilmiş advers reaksiyonların açıklanması Hipersensitivite reaksiyonları, tromboembolizm, akut renal yetmezlik, aseptik menenjit sendromu ve hemolitik anemi gibi seçilmiş advers reaksiyonların açıklaması için.4. Pediyatrik popülasyon ile yürütülen klinik çalışmalarda çocuklarda gözlenen advers reaksiyonların çoğu hafif olarak değerlendirilmiştir. Bu reaksiyonların çoğu, infüzyon hızının düşürülmesi veya infüzyona bir süre ara verilmesi gibi basit önlemlere yanıt vermiştir. Gözlenen tüm advers reaksiyonlar, IVIg preparatları için bilinen reaksiyonlardır. Pediyatrik popülasyonda en sık gözlenen advers reaksiyon baş ağrısıdır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.