OCTAGAM 10G/200ML IV İNFÜZYON İÇİN ÇÖZELTİ İÇEREN FLAKON
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Octagam 10 g/200 mL ne için kullanılır?
KT 1OCTAGAM, immünoglobulinler denilen bir ilaç grubuna dahildir.
Bu ilaçlar, sizin kanınızda da bulunan insan antikorlarını içerir. Antikorlar vücudunuzun mikrobik hastalıklarla (enfeksiyonlarla) savaşmasına yardımcı olur.
Bu grup ilaçlar, kanlarında yeterli miktarda antikor bulunmayan ve daha sık enfeksiyona yakalanan hastalarda yerine koyma (eksik olanı tamamlama) tedavisinde kullanılır.
Yanı sıra bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi dokularına karşı geliştirerek oluşturduğu bazı iltihabi durumların (otoimmün hastalıklar) tedavisi için daha fazla antikora gereksinimi olan hastalarda kullanılabilir.
Yeterli dozda alınan OCTAGAM, anormal derecede düşük IgG düzeyini normal seviyeye çıkarabilir.
OCTAGAM 10g/200 mL, çeşitli enfeksiyon ajanlarına karşı geniş bir antikor dağılımına sahiptir.
OCTAGAM aşağıda belirtilen durumlarda kullanılır:
1. Bağışıklık sisteminde yetersiz olduğu durumlarda (immün yetmezlik durumlarında) yerine koyma tedavisi için;
- Doğuştan antikor üretemeyen ya da az üretebilen hastalarda (primer (konjenital) immün yetmezliklerde),
- Vücudunuzdaki antikorların eksik olduğu (IgG <4 g/L) ya da bazı aşılara karşı yeterli bağışıklık yanıtınızın oluşamadığı ve antimikrobiyal tedavinin yetersiz kalıp şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişmesi durumunda bu ilaç kullanılır.
2. Bağışıklığı düzenleyici etki için;
- Kanama riski yüksek olan veya cerrahi müdahale öncesi trombosit sayısının hızla yükseltilmesi gereken immün trombositopeni (ITP) olgularında,
- Çevresel sinir sisteminde görülen Guillain-Barre sendromunda,
- Nadir görülen ve his kusuru olmaksızın yavaş ve ilerleyici bir şekilde bacaklarda simetrik olmayan halsizlikle karakterize olan hastalıkta (Multifokal Motor Nöropati),
- Bacaklarda ve kollarda giderek artan kas güçsüzlüğüne ve/veya uyuşmaya neden olup çevresel sinirlerde iltihaplanma ile gelişen kronik bir hastalık olan Kronik Enflamatuar Demiyelinizan Polinöropatinin akut tedavisinde (KIDP),
- Vücut kaslarının (özellikle göz kasları) güçsüz olmasıyla karakterize bir hastalık olan (Myastenia Gravis)'in kriz olarak adlandırılan kötüleşme tablosunda kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İnsan immünglobülinlere ya da ilacın içinde bulunan bir maddeye karşı alerjiniz ya da aşırı duyarlılığınız varsa (Bakınız: yukarıda “yardımcı maddeler”),
- İmmünoglobulin A eksikliğiniz (IgA eksikliği) varsa ve IgA tipi immünoglobulinlere karşı antikor geliştirdiyseniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızOCTAGAM kullanmadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz.
Her OCTAGAM kullandığınızda, kullanılan serilerin kayıt altına alınması ve izlenebilirliğin sağlanabilmesi için, ürünün adının ve seri numarasının kaydedilmesi önemle önerilir.
Bazı istenmeyen etkiler (advers reaksiyonlar) şu durumlarda daha sık ortaya çıkabilir:
- İnfüzyonun hızlı yapılması halinde
- OCTAGAM'ı ilk kez kullandığınızda veya seyrek vakalarda bir önceki infüzyondan sonra aradan uzun bir süre geçmesi halinde
- Tedavi edilmemiş bir enfeksiyonunuz veya altta yatan kronik bir iltihabi durumunuz olması halinde
İstenmeyen bir etki yaşamanız halinde, uygulama hızı düşürülmeli veya ilaç uygulaması durdurulmalıdır. İstenmeyen etkinin tedavisi, yaşadığınız yan etkinin ne olduğuna ve şiddetine bağlıdır.
İstenmeyen etkilerin ortaya çıkma riskini arttıran koşullar ve durumlar
- OCTAGAM uygulamasından sonra çok seyrek olarak, kalp krizi, inme ve bir derin toplardamarında (örneğin, baldırlarda) veya akciğerlerdeki bir kan damarında, tıkanıklık gibi tromboembolik (toplardamar tıkanıklığı) olaylar ortaya çıkabilir. Bu tip olaylar çok seyrek olsa da, obezite, ileri yaş, yüksek kan basıncı, şeker hastalığı, daha önce bu tip olayların yaşanmış olması, uzun süreli hareketsizlik ve belirli hormonların kullanımı (örneğin, doğum kontrol hapları) gibi risk faktörlerinin bulunması halinde daha sık görülebilir. Dengeli bir sıvı alımı sağlanmalıdır. Ayrıca, OCTAGAM mümkün olduğu kadar yavaş uygulanmalıdır.
- Eğer geçmişte böbrekleriniz ile ilgili bir sıkıntı yaşadıysanız veya şeker hastalığı, kilolu olma veya 65 yaşın üstünde olma gibi belirli risk faktörleriniz varsa, OCTAGAM mümkün olduğu kadar yavaş uygulanmalıdır, çünkü bu risk faktörlerine sahip hastalarda, çok seyrek olmakla birlikte akut böbrek yetmezliği bildirilmiştir. Yukarıda bahsedilen durumlardan herhangi biri, başınıza geçmişte gelmiş olsa bile, doktorunuza söyleyiniz.
- Kan grubu A, B veya AB olanlarla, belirli inflamatuvar (iltihabi) durumları bulunan hastalarda, kırmızı kan hücrelerinin uygulanan immünglobulinler tarafından parçalanma (hemoliz olarak adlandırılır) riski daha yüksektir.
İnfüzyonun yavaşlatılması veya durdurulması ne zaman gerekir?
- Seyrek olarak, OCTAGAM tedavisinden birkaç saat sonrasından 2 güne kadar ortaya çıkabilen kuvvetli baş ağrıları ve ense sertliği görülebilir.
- Alerjik reaksiyonlar seyrektir, ancak daha önceki tedavileri tolere etmiş hastalarda bile anafilaktik şok (vücudun alerji oluşturan maddelere karşı verdiği çok şiddetli yanıt, ani aşırı duyarlılık) yaşanabilir.
- OCTAGAM dahil, immünglobulinlerin uygulanmasından sonra, çok seyrek olarak, transfüzyon ile ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) oluşabilir. Bu durum, akciğerlerdeki hava boşluklarında kalple ilişkili olmayan bir sıvı birikimine yol açacaktır. TRALI durumunun ortaya çıktığını şu belirtilerle anlayabilirsiniz: nefes almakta şiddetli bir güçlük, normal kalp fonksiyonu ve ateş. Belirtiler, tipik olarak, tedaviyi aldıktan sonra 1-6 saat içinde başlar.
OCTAGAM infüzyonu sırasında veya sonrasında bu tip reaksiyonların ortaya çıktığını fark ederseniz derhal doktorunuza veya bir sağlık personeline söyleyiniz. Doktorunuz, infüzyon hızınızın azaltılmasının veya tamamen durdurulmasının gerekli olup olmadığına ve ayrıca başka önlemlerin alınmasının gerekli olup olmadığına karar verecektir.
- Bazen OCTAGAM gibi immünglobulin çözeltileri akyuvarların sayısının azalmasını tetikleyebilir. Normalde bu durum 1-2 hafta içinde kendiliğinden düzelir.
Çocuklar ve ergenler Çocuklar veya ergenlere özgü veya ek bir uyarı veya önlem yoktur.
Biyolojik ilaçların takip edilebilirliğinin sağlanması için, uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, OCTAGAM'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Ancak bu yan etkiler, ilacı kullanan herkeste görülmeyebilir.
Yan etkiler şu şekilde sınıflandırılır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birine kadarını etkileyebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastadan birine kadarını etkileyebilir.
Seyrek: 1.000 hastadan birine kadarını etkileyebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birine kadarını etkileyebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, OCTAGAM'ı kullanmayı durdurunuz, ve size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Bu yan etkilerin hepsi çok seyrektir, yani 10.000 kişide 1 kişiye kadarını etkileyebilir.
Bazı durumlarda doktorunuz, tedavinize ara verme ve dozunuzu azaltma veya tedavinizi durdurma gereği duyabilir.
- Yüzünüzde, dilinizde veya soluk borunuzda şişme. Bu durumda nefes almada büyük güçlük yaşayabilirsiniz.
- Nefes darlığı, döküntü, hırıltılı solunum ve kan basıncında düşme ile seyreden ani alerjik reaksiyon
- Vücudun bir tarafında güç kaybı ve/veya duyu kaybı olmasına yol açan inme
- Göğüs ağrısına yol açan kalp krizi
- Kol veya bacaklarınızda ağrıya ve şişliğe neden olan kan pıhtısı
- Nefes darlığına veya solgun görünüme neden olan anemi
- Göğüs ağrısına ve nefes alamamaya yol açan, akciğerlerinizde kan pıhtısı
- İdrar yapamamanıza neden olan şiddetli böbrek hastalığı
- Transfüzyon ile ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) olarak adlandırılan ve nefes almada güçlük, mavimsi renkli cilt, ateş ve kan basıncında düşmeye neden olan bir akciğer rahatsızlığı
- Ense sertliği, uyku hali, ateş, ışığa duyarlılık, bulantı, kusma belirtilerinin (menenjit belirtileri olabilir) herhangi bir kombinasyonu ile birlikte şiddetli baş ağrısı.
Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri ortaya çıkarsa, derhal doktorunuza haber veriniz.
Bildirilen diğer yan etkiler:
- Yaygın
- Hipersensitivite (alerjik reaksiyon)
- Baş ağrısı
- Yaygın olmayan
- Akyuvarların yokluğu
- Kalp atışında değişiklik
- Kan basıncında değişiklik
- Kusma
- Sırt ağrısı
- Göğüs ağrısı
- Ürperme
- Bulantı
- Ateş
- Kendini yorgun hissetme
- Enjeksiyon yerinde cilt reaksiyonları
- Karaciğer fonksiyon testleri ile ilgili kan testlerinde anormallikler
Klinik çalışmalarda ortaya çıkmayan, ancak bildirilmiş olan diğer yan etkiler:
- Sıvı yüklenmesi
- Kanda sodyumun çok düşük olması
- Huzursuz, endişeli, kafası karışık veya sinirli hissetme
- Migren
- Konuşma bozuklukları
- Bilincin kaybolması
- Baş dönmesi
- Ciltte seyirme hissi
- Dokunma veya algılama hissinde azalma
- Işığa duyarlılık
- İstemsiz kas kasılmaları
- Görme bozukluğu
- Anjina pektoris (göğüs ağrısı)
- Çarpıntı
- Dudaklarınızda veya cildinizin başka yerlerinde geçici mavileşme
- Dolaşım kollapsı veya şok
- Toplar damar iltihabı
- Cilt renginde solukluk
- Öksürük
- Nefes almada bozukluklar
- Pulmoner ödem (akciğerde sıvı toplanması)
- Bronkospazm (nefes almakta güçlük veya hırıltılı nefes)
- Solunum yetmezliği
- Kanda oksijen olmaması
- İshal, karın ağrısı
- Kurdeşen, kaşıntı
- Cildinizde kızarıklık
- Cilt döküntüsü
- Cildin soyulması
- Cildin iltihaplanması
- Saç dökülmesi
- Eklem veya kaslarda ağrı
- Kaslarda zayıflık veya sertlik
- Çok ağrılı kas kasılması
- Boyun ağrısı, kollarda veya bacaklarda ağrı
- Böbreklerde ağrı
- Ciltte şişme (ödem)
- Yüzde ani kızarıklık, terlemede artma
- Göğüste rahatsızlık hissi
- Grip benzeri belirtiler
- Soğuk veya sıcak hissetme veya genellikle kendini zayıf ve hasta hissetme
- Uyuşukluk hali
- Yanma hissi
- Kan şekeri ölçümlerinde yanlış sonuçlar
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olma olasılığınız varsa veya hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız.
Bu ilacın insanlarda hamilelikte kullanımının güvenliliği, kontrollü klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Bu nedenle, hamile kadınlarda dikkatli kullanılması gerekir. İmmünglobulin preparatlarının, özellikle hamileliğin son 3 ayında daha fazla olmak üzere, plasentaya geçtiği gösterilmiştir. İmmünglobulinlerle sahip olunan deneyim, bu ürünlerin hamileliğin seyrine, fetüse veya yenidoğana zararlı bir etkisinin beklenmediğini düşündürmektedir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilacın insanlarda hamilelikte kullanımının güvenliliği, kontrollü klinik çalışmalarda belirlenmemiştir. Bu nedenle, emziren kadınlarda dikkatli kullanılması gerekir.
İmmünglobulinler, insanlarda süte geçer. Emzirilen yeni doğanlar/bebekler üzerinde negatif bir etki oluşturması beklenmez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün, 100 ml'de 35 mg sodyum (sofra tuzunun asıl bileşeni) içermektedir. Bu miktar, erişkin bir insan için önerilen günlük maksimum sodyum alımı miktarının %1,75'ne eşdeğerdir. Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar tarafından dikkate alınmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Octagam 10 g/200 mL muadilleri
Octagam 10 g/200 mL ile aynı etken maddeyi (normal insan immünglobulini) içeren 7 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon1. İmmün yetmezlik durumlarında replasman tedavisi için; a. Antikor üretiminin bozulduğu primer (konjenital) immün yetmezliklerde, b. Kanıtlanmış spesifik antikor yetmezliği (SAE)* ya da serum IgG düzeyi <4 g/L olup antimikrobiyal tedavinin yetersiz kaldığı şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişen sekonder immün yetmezliklerde (SİY) kullanılır. * Kanıtlanmış SAE: IgG antikor titresinde pnömokokal polisakkarit ve polipeptit antijen aşılarına en az 2 kat artış sağlanamaması 2. İmmünmodülatuar etki için; a. Kanama riski yüksek olan veya cerrahi müdahale öncesi trombosit sayısının hızla yükseltilmesi gereken immün trombositopeni (İTP) olgularında, b. Guillain-Barre sendromunda, c. Kawasaki hastalığında, d. Multifokal motor nöropati hastalığında, e. Kronik Enflamatuvar Demiyelinizan Poliradikulonöröpatinin tedavisinde (KIDP), f. Miyastenik kriz tedavisinde.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. IgA’ya karşı antikorların geliştiği selektif IgA eksikliği bulunan hastalar. Bu hastalarda IgA içeren bir ürün kullanılması anaflaksiye yol açabilir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriVirüs güvenliği, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV gibi zarflı olmayan virüsler için etkili önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir. Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı alınan tedbirlerin etkisi sınırlı olabilir. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. Bu ilaç, yardımcı madde olarak 100 mg/mL maltoz içerir. Maltoz, kan glikoz testleri ile etkileşebilir ve hatalı yüksek glikoz sonuçları okunabilir. Bunun sonucunda, hatalı insülin uygulaması ve bu uygulamaya bağlı hayati tehlike oluşturan hipoglisemi ve ölüm görülebilir. Aynı zamanda, gerçek hipoglisemi vakaları, hatalı olarak yüksek okunan glikoz düzeyleri nedeniyle maskelenirse, tedavisiz kalabilir. Akut renal yetmezlik için aşağıya bakınız. İzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için, uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. Kullanım sırasında alınacak önlemler Potansiyel komplikasyonlar, hastalar için aşağıda belirtilen önlemlerin alınması halinde genellikle önlenebilir: Ürün uygulamasına yavaş infüzyon hızı ile başlanmalıdır (1 mL/kg/saat). Böylece hastanın insan normal immünglobulinine duyarlılık durumu anlaşılabilir. Hastalar, infüzyon boyunca herhangi bir semptom açısından dikkatle izlenmelidir. Advers belirtileri saptayabilmek için, özellikle insan normal imünglobulinini ilk kez kullananlar, alternatif bir IVIg ürününden başka bir IVIg ürününe geçiş yapanlar veya bir önceki infüzyondan sonra aradan uzun bir zaman geçmiş olan hastalar, ilk infüzyon süresince ve ilk infüzyonu izleyen bir saat boyunca dikkatle gözlenmelidir. Diğer tüm hastalar, uygulamadan sonra en az 20 dakika süresince gözlem altında tutulmalıdır. Tüm hastalarda, IVIg kullanımı şunları gerektirir: IVIg infüzyonuna başlamadan önce yeterli hidrasyon İdrar çıkışının izlenmesi Serum kreatin düzeylerinin izlenmesi Loop diüretiklerin birlikte kullanımından kaçınılması. Advers reaksiyon durumunda, uygulama hızı düşürülmeli veya infüzyon durdurulmalıdır. Gerekli tedavi, advers reaksiyonun tipine ve şiddetine bağlıdır. İnfüzyon reaksiyonu Bazı advers reaksiyonlar (örneğin, baş ağrısı, flushing, titremeler, miyalji, hırıltılı nefes alma, taşikardi, alt sırt bölgesinde ağrı, bulantı ve hipotansiyon) infüzyon hızı ile bağlantılı olabilir. “ ” başlığı altında önerilen infüzyon hızı sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Hastalar, semptomlar açısından infüzyon süresince yakından izlenmeli ve dikkatle gözlenmelidir. Şu durumlarda advers reaksiyonlar daha sık ortaya çıkabilir: İnsan normal immünglobulinini ilk kez alan hastalarda veya seyrek vakalarda, insan normal immünglobulini ürünü değiştirildiğinde ya da bir önceki infüzyondan sonra uzun bir süre geçmişse Tedavi edilmemiş bir enfeksiyonu veya altta yatan kronik enflamasyonu bulunan hastalarda Hipersensitivite reaksiyonları seyrektir. Anafilaksi şu durumlarda gelişebilir: Anti-IgA antikorları bulunan ve IgA saptanamayan hastalarda İnsan normal immünglobulini ile önceki tedavileri tolere etmiş olan hastalarda Şok ortaya çıkarsa, standart tıbbi şok tedavisi uygulanmalıdır. Tromboembolizm IVIg uygulaması ile miyokard enfarktüsü, serebral vasküler olay (inme dahil), pulmoner emboli ve derin ven trombozu gibi tromboembolik vakalar arasında ilişki olduğunu gösteren klinik kanıtlar mevcuttur. Bu durumun, risk altıdaki hastalarda immünglobulinin yüksek influksu nedeniyle kan viskozitesinde görülen göreceli artışa bağlı olduğu düşünülmektedir. Obez hastalarda ve trombotik olaylar açısından risk faktörleri bulunan hastalarda (ileri yaş, hipertansiyon, diabetes mellitus ve vasküler hastalık öyküsü veya trombotik atak öyküsü, kazanılmış veya kalıtımsal trombofilik bozuklukları olan hastalar, uzun süredir hareketsiz olan hastalar, ağır hipovolemik hastalar, kan viskozitesini artıran hastalıkları olan hastalar gibi) IVIg reçetelenmesi ve infüzyonu dikkatle yapılmalıdır. Tromboembolik advers reaksiyon riski bulunan hastalarda IVIg ürünleri mümkün olan en düşük infüzyon hızında ve dozda kullanılmalıdır. Akut renal yetmezlik IVIg tedavisi gören hastalarda akut renal yetmezlik vakaları rapor edilmiştir. Vakaların çoğunda, daha önce var olan renal yetmezlik, diabetes mellitus, hipovolemi, aşırı kilo, birlikte nefrotoksik ilaç kullanımı veya kişinin 65 yaş üzeri olması gibi risk faktörleri tanımlanmıştır. IVIg infüzyonundan önce, özellikle de akut renal yetmezlik riskinin yüksek olduğu düşünülen hastalarda, renal parametreler değerlendirilmeli ve sonrasında da uygun aralıklarla tekrarlanmalıdır. Akut renal yetmezlik riski bulunan hastalarda IVIg ürünleri, mümkün olan en düşük infüzyon hızında ve dozda kullanılmalıdır. Renal bozukluk durumunda IVIg kullanımının durdurulması düşünülmelidir. Sukroz, glikoz, maltoz gibi çeşitli yardımcı maddeler içeren ruhsatlı IVIg ürünlerinin birçoğunun kullanımı ile akut böbrek yetmezliği ve böbrek disfonksiyonu raporları ilişkilendirilmekle birlikte, stabilizan olarak sukroz içerenlerin bu tür vakalara ait toplam sayı içindeki oranları diğerlerine göre daha yüksektir. Risk altındaki hastalarda, bu yardımcı maddeleri içermeyen IVIg ürünlerinin kullanımı düşünülebilir. maltoz içermektedir (aşağıda yardımcı maddelere bakınız). Aseptik Menenjit Sendromu (AMS) IVIg tedavisi ile ilişkili olarak aseptik menenjit sendromunun ortaya çıktığı bildirilmiştir. Sendrom genellikle, IVIg tedavisini izleyen birkaç saat ile iki gün içinde başlar. Beyin omurilik sıvısı (BOS) çalışmaları sıklıkla pozitiftir ve çoğunlukla granülositik serilerden olmak üzere, mm3 başına birkaç bin hücreye kadar pleositoz ve birkaç yüz mg/dL’ye kadar artan protein düzeyleri mevcuttur. AMS, yüksek doz IVIg tedavisi (2g/kg) ile ilişkili olarak daha sık ortaya çıkabilir. Bu tür belirti ve semptomları gösteren hastalar, menenjitin diğer nedenlerini elemek üzere, BOS tetkikleri de dahil, tam bir nörolojk muayeneye tabi tutulmalıdır. IVIg tedavisinin kesilmesiyle AMS, birkaç gün içinde sekelsiz bir remisyonla sonuçlanmıştır. Hemolitik anemi IVIg ürünleri, hemolizinler gibi davranabilen ve pozitif direkt antiglobülin reaksiyonuna (Coomb’s testi) ve nadiren hemolize neden olan, in vivo olarak kırmızı kan hücrelerinin immünglobülinle kaplanmasına yol açan kan grubu antikorlarını içerebilir. Hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin sekestrasyonundaki artışa bağlı olarak, IVIg tedavisinden hemen sonra gelişebilir. IVIg alan hastalar hemolizin klinik belirtileri ve semptomları açısından takip edilmelidir. Nötropeni/Lökopeni IVIg tedavisinden sonra, bazen şiddetli olabilen nötrofil sayısında geçici bir azalma ve/veya nötropeni atakları bildirilmiştir. Bu durum tipik olarak IVIg uygulamasından saatler veya günler içinde ortaya çıkar ve 7-14 günde kendiliğinden düzelir. Transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı (TRALI) IVIg ürünleri ile tedavi edilen hastalarda akut kardiyojenik olmayan pulmoner ödem (transfüzyonla ilişkili akut akciğer hasarı -TRALI-) bildiren bazı raporlar mevcuttur. Bu nedenle bu yan etki için tamamen gözardı edilemez. TRALI, şiddetli hipoksi, dispne, takipne, siyanoz, ateş ve hipotansiyon ile karakterizedir. TRALI semptomları, tipik olarak, tedavi sırasında veya tedaviden sonra 6 saat içinde, sıklıkla da 1-2 saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle, IVIg tedavisi alan hastalar pulmoner advers reaksiyonlar açısından izlenmeli ve pulmoner advers reaksiyonların ortaya çıkması halinde IVIg infüzyonu derhal durdurulmalıdır. TRALI, acil yoğun bakım ünitesinde tedavi edilmesi gereken ve potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir durumdur. Serolojik testlerle etkileşim Immünglobulin uygulamasından sonra, hastanın kanında, pasif olarak geçen çeşitli antikorlar geçici olarak yükselir. Bu antikorlar, serolojik testlerde yanıltıcı pozitif sonuçlara yol açabilir. A, B, D gibi eritrosit antijenlerine karşı antikorların pasif geçişi, kırmızı hücrelerinin antikorları için yapılan direkt antiglobulin testi (DAT, direkt Coombs testi) gibi bazı serolojik testlerle etkileşebilir. Eritrosit sedimentasyon hızında (hatalı) yükselme Tedavide IVIg kullanan hastalarda eritrosit sedimentasyon hızı hatalı olarak yüksek çıkabilir (enflamatuvar olmayan yükselme). Dolaşım (hacim) yüklenmesi Infüze edilen IVIg hacmi (veya herhangi bir başka kan veya plazma kaynaklı ürün) ve diğer eşzamanlı infüzyonlar akut hipervolemiye ve akut pulmoner ödeme yol açtığı zaman, dolaşım (hacim) yüklenmesi ortaya çıkabilir. Lokal enjeksiyon yeri reaksiyonları Enjeksiyon yerinde lokal reaksiyonlar tanımlanmıştır. Bu reaksiyonlar arasında ekstravazasyon, infüzyon yerinde eritem, infüzyon yerinde prurit ve benzer semptomlar bulunabilir. Pediyatrik popülasyon Bu bölümde belirtilen uyarı ve önlemler, yetişkinler ve çocuklar için geçerlidir. Bu tıbbi ürün, her “100 mL’de 35 mg sodyum içerir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lökopeni Yaygın olmayan Bağışıklık sistemi hastalıkları Hipersensitivite Çok yaygın Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Çok yaygın Kardiyak hastalıklar Taşikardi Yaygın olmayan Vasküler hastalıklar Hipertansiyon Yaygın olmayan Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Kusma Yaygın olmayan Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Sırt ağrısı Yaygın olmayan Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş Kırıklık Enjeksiyon yerinde reaksiyon Ürperme Göğüs ağrısı Yaygın olmayan Araştırmalar Hepatik enzimlerde yükselme Yaygın olmayan Aşağıda verilen reaksiyonlar, pazarlama sonrası deneyimlerinde bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde bildirilen reaksiyonların sıklıkları mevcut verilerden hareketle tahmin edilememektedir. MedDRA sistem organ sınıfı Advers reaksiyon (Tercih edilen terim düzeyi) Sıklık Kan ve lenf sistemi hastalıkları Hemolitik anemi Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik şok Anafilaktik reaksiyon Anafilaktoid reaksiyon Anjiyoödem Yüzde ödem Bilinmiyor Metabolizma ve beslenme hastalıkları Sıvı yüklenmesi (pseudo) hiponatremi Bilinmiyor Psikiyatrik hastalıklar Konfüzyon durumu Ajitasyon Anksiyete Sinirlilik Bilinmiyor Sinir sistemi hastalıkları Serebrovasküler olay Aseptik menenjit Bilinç kaybı Konuşma bozuklukları Migren Baş dönmesi Hipoestezi Parestezi Fotofobi Tremor Bilinmiyor Göz hastalıkları Görmede bozukluk Bilinmiyor Kardiyak hastalıklar Miyokard enfarktüsü Anjina pektoris Bradikardi Palpitasyonlar Siyanoz Bilinmiyor Vasküler hastalıklar Tromboz Dolaşım kollapsı Periferal dolaşım yetmezliği Flebit Bilinmiyor Hipotansiyon Solukluk Bilinmiyor Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Solunum yetmezliği Pulmoner emboli Pulmoner ödem Bronkospazm Hipoksi Dispne Öksürük Bilinmiyor Gastrointestinal hastalıklar Diyare Abdominal ağrı Bilinmiyor Deri ve deri altı doku hastalıkları Ciltte eksfoliyasyon Ürtiker Döküntü Eritematöz döküntü Dermatit Prurit Alopesi Eritem Bilinmiyor Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Artralji Miyalji Ekstremitelerde ağrı Boyun ağrısı Kas spazmları Kaslarda zayıflık Kas iskelet sertliği Bilinmiyor Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Akut renal yetmezlik Renal ağrı Bilinmiyor Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ödem İnfluenza benzeri hastalık Sıcak basması Flushing Soğukluk hissetme Sıcaklık hissetme Hiperhidroz Halsizlik Göğüste rahatsızlık hissi Asteni Letarji Yanma hissi Bilinmiyor Araştırmalar Kan glikozunda hatalı pozitif sonuç Bilinmiyor Seçilmiş advers reaksiyonların açıklanması Hipersensitivite reaksiyonları, tromboembolizm, akut renal yetmezlik, aseptik menenjit sendromu ve hemolitik anemi gibi seçilmiş advers reaksiyonların açıklaması için.4. Pediyatrik popülasyon ile yürütülen klinik çalışmalarda çocuklarda gözlenen advers reaksiyonların çoğu hafif olarak değerlendirilmiştir. Bu reaksiyonların çoğu, infüzyon hızının düşürülmesi veya infüzyona bir süre ara verilmesi gibi basit önlemlere yanıt vermiştir. Gözlenen tüm advers reaksiyonlar, IVIg preparatları için tanımlanmış bulunmaktadır. Pediyatrik popülasyonda en sık gözlenen advers reaksiyon baş ağrısıdır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.