TEVAGRASTIM 30 MIU/0,5 ML SC/IV ENJEKSİYON/İNFÜZYON İÇİN ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR 5 ENJEKTÖR
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Tevagrastim 30 MIU/0,5 mL ne için kullanılır?
KT 1- Diğer maddeler glasiyel asetik asit, sodyum hidroksit, sorbitol (E420), polisorbat 80 ve enjeksiyonluk sudur.
- TEVAGRASTİM® bir beyaz kan hücresi (akyuvar) büyüme faktörüdür (granülosit koloni uyarıcı faktörü) ve sitokinler adı verilen bir ilaç grubuna aittir. Bu bir biyobenzer üründür. Büyüme faktörleri vücut tarafından doğal olarak üretilen maddelerdir, ancak ilaç olarak kullanılmak üzere de üretilebilirler. TEVAGRASTİM® kemik iliğini (yeni kan hücrelerinin yapıldığı doku) daha fazla beyaz kan hücresi üretmesi için uyarır.
- Beyaz kan hücrelerinin (akyuvarların) sayısındaki düşüş (nötropeni), birçok sebepten dolayı olabilir ve vücudunuzun enfeksiyonla savaşını zayıflatır. TEVAGRASTİM® kemik iliğini hızlı bir şekilde yeni beyaz kan hücresi üretmesi için uyarır.
TEVAGRASTİM® şu durumlarda kullanılabilir:
- Enfeksiyonların önlenmesi amacıyla, kemoterapi (kanser tedavisi) ile tedavi sonrasında beyaz kan hücrelerinin sayısının artırılması için
- Enfeksiyonların önlenmesi amacıyla, kemik iliği nakli sonrasında beyaz kan hücrelerinin sayısının artırılması için
- Yüksek dozda uygulanacak kemoterapi öncesinde, tedavinizin sonrasında toplanmak ve size yeniden nakledilmek üzere, kemik iliğinin fazla sayıda kök hücre üretmesini sağlamak için. Bu hücreler sizden veya bir vericiden (donör) alınabilirler. Bu kök hücreleri vücuda verildikten sonra kemik iliğine gider ve kan hücreleri üretirler.
- Eğer ciddi kronik nötropeniniz varsa (uzun süreli, beyaz kan hücresi azlığı), enfeksiyonların önlenmesi amacıyla beyaz kan hücrelerinin (akyuvarların) sayısının artırılması için
- İlerlemiş HIV enfeksiyonu (HIV virüsünün etkisiyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan hastalık, AİDS) bulunan hastalara, enfeksiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olması için.
TEVAGRASTİM® biyobenzer bir ilaçtır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- E.coli (bir bakteri) kaynaklı proteinlere, filgrastime (etkin madde) veya TEVAGRASTİM®'in diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Öksürük, ateş ve solunum güçlüğü yaşıyorsanız bunlar bir akciğer hastalığının sonucu olabilir. (bkz. Bölüm 4. Olası yan etkiler nelerdir)
- Orak hücreli kansızlık (anemi) hastalığınız varsa (TEVAGRASTİM® orak hücre krizlerine neden olabilir).
- Karnınızın üst bölümünde ağrı veya omzunuzun ucunda ağrı varsa. Bunlar bir dalak hastalığına bağlı olabilir. (bkz. Bölüm 4. Olası yan etkiler nelerdir)
- Özel kan bozukluklarınız varsa (örneğin Kostman sendromu, miyelodisplastik sendrom, farklı lösemi tipleri).
- Kemik erimesi (osteoporoz) rahatsızlığınız varsa. Doktorunuz düzenli aralıklarla kemik yoğunluğunuzu kontrol edebilir.
- Diğer başka hastalıklarınız varsa, özellikle enfeksiyonunuz olduğunu düşünüyorsanız.
TEVAGRASTİM® veya diğer miyeloid büyüme faktörlerinin kök hücre nakli için sağlıklı vericilerde kullanılması ile ilgili yeterli uzun dönem güvenlilik verisi bulunmamaktadır.
Vericilerin takip edilmesine devam edilmektedir. Tedavi merkezinin, uzun dönem güvenliliğin izlenmesini sağlamak amacıyla, en az 10 yıl boyunca kök hücre vericilerinin sistematik bir kaydını tutması ve takip etmesi tavsiye edilmektedir.
Kanınızdaki nötrofilleri ve diğer beyaz kan hücrelerini saymak için Tevagrastim ile tedavi edilirken düzenli kan testlerine ihtiyacınız olacak. Bu, doktorunuza tedavinin ne kadar iyi çalıştığını ve tedavinin devam etmesi gerekip gerekmediğini gösterecektir. Doktorunuz ayrıca düzenli olarak idrarınızı da kontrol edecektir. Bunun nedeni, bu ilaca benzer diğer ilaçların (filgrastim, lenograstim veya pegfilgrastim gibi diğer granülosit koloni uyarıcı faktörler) böbreklerinizde bulunan küçük filtrelere hasar verme olasılığıdır (Glomerülonefrit).
Sağlıklı gönüllüler ve kanserli hastalarda aort atardamar (kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarı) iltihabı raporlanmıştır. Belirtileri ateş, karın ağrısı, halsizlik, sırt ağrısı ve iltihaplanma göstergesi olan maddelerde artışı içerebilir. Bu gibi belirtileriniz varsa doktorunuz ile konuşunuz.
Kemik görüntülemesi yapıyorsanız, doktorunuz veya hemşirenizle Tevagrastim ile tedavi edildiğinizi söyleyin.
Diğer tüm proteinlerde olduğu gibi TEVAGRASTİM için de potansiyel immunojenesite riski söz konusudur.
Biyobenzer ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse, lütfen doktorunuza danışınız.
Beyaz kan hücrelerini uyaran diğer ürünlerle birlikte kullanılırken dikkat edilmelidir.
TEVAGRASTİM® beyaz kan hücrelerinin üretilmesini uyaran ürün grubuna dahildir.
Doktorunuz kullanmakta olduğunuz ürünü her zaman doğru kaydetmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TEVAGRASTİM® 'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, TEVAGRASTİM®' i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Anafilaksi (zayıflık hissi, kan basıncında düşme, nefes almada zorluk, yüzde şişme), deri döküntüsü, kaşıntılı döküntü (ürtiker), dudak, ağız, dil ve boğazda şişme (anjiyoodem), nefes darlığı (dispne) ve düşük kan basıncı (hipotansiyon) gibi alerjik reaksiyonlar.
- Artmış dalak boyutu ve dalak yırtılması vakaları bildirilmiştir. Bazı splenik yırtılma vakaları ölümcül idi. Karnınızın sol üst kısmında ağrı ya da sol omuz ağrıları yaşarsanız derhal doktorunuza başvurmanız önemlidir, çünkü bu dalağınızla ilgili bir sorunla ilişkili olabilir.
- Akut solunum distres sendromu (ARDS) ve zatürre gibi ölümcül olabilen ciddi pulmoner yan etkilerin belirtileri olan öksürük, ateş ve zor veya ağrılı nefes alma (dispne).
- Eğer aşağıdakilerden biri veya aşağıdakilerin birlikte görüldüğü yan etkilerle karşılaşırsanız derhal doktorunuzla irtibata geçmeniz önemlidir:
- İdrara seyrek çıkmak ile ilişkili olabilen terleme veya şişkinlik, nefes alma zorluğu, karında terleme ve doluluk, genel yorgunluk hissi. Bu belirtiler genelde çok hızlı ortaya çıkarlar.
Bunlar yaygın olmayan sıklıkta görülen ve kapiller kaçış sendromu adı verilen küçük kan damarlarından kanın vücuda sızmasına sebep olan ve acil tıbbi müdahale gerektiren durumun belirtisi olabilir.
- Orak hücreli kansızlık hastalığınız varsa, TEVAGRASTİM® tedavisine başlamadan önce doktorunuza bildirdiğinizden emin olunuz. Orak hücreli kansızlık hastalığı alan ve filgrastim uygulanan bazı hastalarda orak hücre krizleri meydana gelmiştir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin TEVAGRASTİM® 'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
TEVAGRASTİM® kullanımı ile en sık görülen yan etki kas ve kemik ağrısıdır, bu durum standart ağrı kesicilerle (analjezikler) tedavi edilebilir. Bu konuda yardımcı olmak için doktorunuza hangi ilaçları kullanabileceğinizi sorun.
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın birinden fazlasında görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor Kanser hastalarında
Çok yaygın:
- Kanda veya karaciğerde belli enzimlerin artması, kanda ürik asit seviyesinin artması
- Hasta hissetme, kusma
- Göğüs ağrısı
- Kas-iskelet ağrısı
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Öksürük, boğaz ağrısı
- Kabızlık, iştah kaybı, ishal, ağızdan anüse kadar sindirim sisteminde acı ve şişlik (mukozit)
- Saç dökülmesi, deri döküntüsü
- Yorgunluk, genel güçsüzlük
Yaygın olmayan:
- Tanımlanmamış ağrı
- Kapiller kaçış sendromu
Seyrek:
- Kol ve bacaklarda ağrı, kızarıklık ve şişliğe yol açabilen kan damarlarınızla ilgili sorunlar
- Aort atardamar (kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarı) iltihabı (Bkz. Bölüm 2)
Çok seyrek:
- Akciğer hücre veya dokusu içine doğal bir bölümü olmayan madde, hücre veya kanser hücrelerinin girmesi
- Kol ve bacak gibi uzuvlarda ve bazen yüz ve boyunda, mor renkli, kabarık, ağrılı yaralar ve buna eşlik eden ateş (Sweet sendromu), genellikle cilt döküntülü kan damarlarının iltihaplanması
- Romatoid artrit hastalığının kötüleşmesi
- İdrar yapmada güçlük veya ağrı
- Alerjik reaksiyon
Bilinmiyor:
- Nakledilen kemik iliğinin reddi
- Kan basıncında geçici azalma
- Gut hastalığına benzer şekilde eklemlerde ağrı ve yanma (psödogut) Normal kök hücre vericilerinde
Çok yaygın:
- Beyaz kan hücrelerinde artış, kan pulcuklarının sayısında azalma; bu kanama ve morarmaya sebep olabilir.
- Baş ağrısı
- Kas-iskelet ağrısı
Yaygın:
- Kanda belli enzimlerin artması
Yaygın olmayan:
- Dalak bozukluğu
- Kanda belli enzimlerin artması, kanda ürik asit seviyelerinde artış
- Kapiller kaçış sendromu adı verilen küçük kan damarlarından kanın vücuda sızmasına sebep olan ve acil tıbbi müdahale gerektiren durumun belirtisi
- Romatoid artrit hastalığının kötüleşmesi
- Şiddetli alerjik reaksiyon
Seyrek:
- Aort atardamar (kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarı) iltihabı (Bkz. Bölüm 2)
Bilinmiyor:
- Öksürük, ateş ve zor nefes alma veya kan tükürme.
Ciddi kronik nötropeni hastalarında
Çok yaygın:
- Deride solgunluğa ve güçsüzlük veya nefes almada zorluğa neden olabilen kırmızı kan hücresi sayımında azalma
- Kan glukoz seviyelerinde azalma, kanda belli enzimlerin artması, kanda ürik asit seviyesinin artması
- Burun kanaması
- Kas-iskelet ağrısı
Yaygın:
- Kan pulcuklarının sayısında azalma; bu durum kanama ve morarmaya sebep olabilir.
- Baş ağrısı
- İshal
- Karaciğer büyümesi
- Saç dökülmesi, kan damarlarının iltihaplanması, genellikle deri döküntüsü ile enjeksiyon bölgesinde ağrı, döküntü
- Kemiklerde kalsiyum kaybı, eklem ağrısı
Yaygın olmayan:
- Dalak bozukluğu
- İdrarda kan görülmesi, idrarda protein bulunması
Seyrek:
- Aort atardamar (kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarı) iltihabı (Bkz. Bölüm 2) HIV enfeksiyonlu hastalarda
Çok yaygın:
- Kas-iskelet ağrısı
Yaygın:
- Dalak bozukluğu
Seyrek:
- Aort atardamar (kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarı) iltihabı (Bkz. Bölüm 2) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- TEVAGRASTİM® hamile kadınlarda test edilmemiştir.
- Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bunu söyleyiniz. Böylece doktorunuz bu ilacı kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Filgrastimin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, emziriyorsanız doktorunuz bu ilacı kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerTEVAGRASTİM® 0,5 mL'de 25 mg sorbitol (bir tür şeker) içerir, eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
TEVAGRASTİM® her dozunda 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez” kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Tevagrastim 30 MIU/0,5 mL muadilleri
Tevagrastim 30 MIU/0,5 mL ile aynı etken maddeyi (filgrastim) içeren 6 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonSitotoksik kemoterapi ® kronik miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendromlar dışındaki malign hastalık nedeniyle sitotoksik kemoterapi gören hastalarda, febril nötropeni oluşma sıklığının ve nötropeni süresinin azaltılmasında ve miyeloablatif tedaviden sonra kemik iliği nakli uygulanan uzun süreli ciddi nötropeni riskinin artmış olduğu düşünülen hastalarda nötropeni süresinin azaltılmasında ve klinik komplikasyonlarında endikedir. Periferik kan progenitör hücre (PKPH) mobilizasyonu, allojeneik periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla sağlıklı gönüllü donörlerde tek başına veya otolog periferik kan progenitör hücrelerinin harekete geçirilmesi amacıyla veya kemik iliği baskılayıcı kemoterapiyi takip eden periferik kan progenitör hücre infüzyonu ile sağlanan hematopoetik iyileşmeyi hızlandırmaya yönelik uygulamalar için endikedir. Ciddi kronik nötropeni (AKN) Uzun süreli kullanımı, mutlak nötrofil sayısı (MNS) ≤ 0,5 x 109 /L olan, ciddi konjenital, siklik veya idiyopatik nötropenisi olan çocuk veya erişkin hastalarda, ciddi veya tekrarlayan enfeksiyon hikayesi bulunan hastalarda nötrofil sayısının artırılması ve enfeksiyonla ilişkili olayların sıklık ve süresinin azaltılmasında endikedir. HIV enfeksiyonu, ilerlemiş HIV enfeksiyonu olan hastalarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltmak için, kalıcı nötropeninin (MNS ≤ 1,0 x 109 /L) tedavisinde endikedir. Akut miyeloid lösemi (AML), indüksiyon veya konsolidasyon kemoterapisi gören hastalarda nötropeni süresinin ve ilgili klinik sekelin azaltılmasında endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarE. coli kaynaklı proteinlere, filgrastim veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSitotoksik kemoterapinin dozunu artırmak amacıyla belirlenmiş doz şemaları dışında kullanılmamalıdır. Anormal sitogenetik bulguları ve ciddi konjenital nötropenisi (Kostman sendromu) olan hastalarda kullanılmamalıdır. Sağlıklı gönüllüler ve kanser hastalarında G-CSF uygulamasının ardından aortit raporlanmıştır. Karşılaşılan semptomlar, ateş, abdominal ağrı, halsizlik, sırt ağrısı ve enflamatuvar belirteçlerde (CRP (C-reaktif protein) ve lökosit sayısı gibi) artışı içermektedir. Çoğu vakada aortit, bilgisayarlı tomografi taraması ile teşhis edilir ve genellikle G-CSF’in sonlandırılmasıyla ortadan kalkar. Akut miyeloid lösemi hastalarında özel önlemler Malign hücre gelişmesi Granülosit koloni-uyarıcı faktör miyeloid hücrelerin gelişmesini in vitro olarak artırabilir ve bazı non-miyeloid hücrelerde de in vitro benzer etkiler görülebilir. Filgrastimin miyelodisplastik sendromda veya kronik miyeloid lösemide etkililik ve güvenliliği tespit edilmemiştir. bu durumlarda endike değildir. Kronik miyeloid löseminin blast transformasyonunun tanısını akut miyeloid lösemiden ayırt etmek için özel dikkat gösterilmelidir. Sekonder AML hastalarında güvenlilik ve etkililik verilerinin kısıtlı olması nedeniyle, dikkatle uygulanmalıdır. 55 yaşından küçük ve sitogenetik profili iyi olan yeni AML hastalarında, uygulamasının güvenlilik ve etkililiği tespit edilmemiştir. Diğer özel önlemler Altı aydan fazla tedavisi gören osteoporotik kemik hastalıkları olan hastalarda kemik yoğunluğunun izlenmesi tavsiye edilir. G-CSF uygulanması sonrasında pulmoner advers etkiler, özellikle de interstisyel akciğer hastalığı bildirilmiştir. Akciğer infiltratları veya pnömoni hikayesi olan hastalarda risk daha yüksek olabilir. Bazı olgularda, fatal olabilen solunum yetmezliği ya da erişkin respiratuvar distres sendromu (ARDS) ile sonuçlanan interstisyel pnömoni, pulmoner ödem ve pulmoner infiltratlar dahil seyrek pulmoner advers etkiler bildirilmiştir. Öksürük ateş gibi pulmoner belirtilerin başlangıcı ve dispne ile birlikte pulmoner infiltrasyonun radyolojik bulgularının ortaya çıkması ve pulmoner fonksiyonda bozulma ARDS ön işaretleri olabilir. tedavisi sonlandırılmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Granülosit koloni-stimüle edici faktör uygulamasından sonra kapiller kaçış sendromu rapor edilmiştir ve hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterize bir sendromdur. Kapiller kaçış sendromu semptomlarını sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği standart semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Glomerülonefrit Filgrastim, lenograstim veya pegfilgrastim alan hastalarda glomerülonefrit bildirilmiştir. Genel olarak, filgrastim, lenograstim ve pegfilgrastim dozunun azaltılmasından veya ilacın bırakılmasından sonra glomerülonefrite ilişkin olaylar düzelmektedir. İdrar tahlili izlemesi önerilmektedir. Kanser hastalarında özel önlemler Lökositoz 0,3 MIU/kg/gün (3 mikrogram/kg/gün)’ün üzerindeki dozlarda filgrastim alan hastaların %5’inden daha azında 100x109 /L veya daha yüksek lökosit (beyaz kan hücresi) sayısı görülmüştür. Bu lökosit sayısına bağlanabilecek direkt bir istenmeyen etki bildirilmemiştir. Bununla birlikte, ciddi lökositoz riski göz önünde bulundurularak, tedavisi sırasında düzenli aralıklarla lökosit sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50x109 /L üzerinde ise, tedavisi derhal kesilmelidir. Öte yandan lökosit sayısının >70x109 /L’ye yükselmesi halinde PKPH mobilizasyonu için uygulanan tedavisinin kesilmesi veya dozunun azaltılması uygundur. Yüksek doz kemoterapi ile ilgili riskler Hastalar yüksek doz kemoterapötikler ile tedavi edilirken çok dikkatli olunmalıdır; çünkü tümör iyileşmesinin bu tedavi ile arttığı tespit edilmemiştir ve yoğunlaştırılmış dozlarda kemoterapötik ilaçlar kardiyak, pulmoner, nörolojik ve dermatolojik etkiler dahil toksisite artışına yol açabilir. Kullanılan spesifik kemoterapi ajanlarının kısa ürün bilgileri dikkate alınmalıdır. Tek başına ile tedavi miyelosupresif kemoterapiye bağlı anemi ve trombositopeniyi önlemez. Yüksek dozda kemoterapi alma riskinden dolayı (örn. ürün bilgilerinde belirtilen ilacın tam dozu), hasta daha büyük anemi ve trombositopeni riski altında olabilir. Trombosit sayısının ve hematokritin düzenli izlenmesi tavsiye edilir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen ve tek başına veya kombine edilerek kullanılan kemoterapötik maddeler verilirken çok dikkatli olunmalıdır. Filgrastim ile mobilize edilen PKPH’lerin kullanımı, miyelosupresif ya da miyeloablatif kemoterapiyi takiben gelişen trombositopeninin derinliğinde ve süresinde azalma sağlamıştır. Diğer özel önlemler Filgrastimin miyeloid progenitörün önemli düzeyde azaldığı hastalarda etkisi araştırılmamıştır. Filgrastim, nötrofil sayısını artırıcı etki gösterirken esas olarak nötrofil prekürsörleri üzerine etki eder. Bu nedenle prekürsörleri azalmış olan hastalarda nötrofil cevabı düşebilir (yoğun radyoterapi veya kemoterapi ile tedavi edilenler veya tümörle kemik iliği infiltre edilenler gibi). Allojenik kemik iliği naklinden sonra G-CSF alan hastalarda GvHD ve ölüm bildirilmiştir. Büyüme faktörü tedavisine bağlı kemik iliğinin artan hematopoetik aktivitesi, geçici pozitif kemik görüntü değişiklikleri ile ilişkilendirilmiştir. Bu, kemik görüntü sonuçları yorumlanırken göz önünde bulundurulmalıdır. Periferik kan progenitör hücrelerinin mobilizasyonu amaçlanan hastalarda özel önlemler Mobilizasyon Önerilen iki mobilizasyon yöntemini (tek başına ya da kemik iliğini baskılayıcı kemoterapiyle kombine filgrastim uygulaması) aynı hasta grubu üzerinde karşılaştıran herhangi bir prospektif randomize çalışma yürütülmemiştir. Gerek hastalar arasında, gerek CD34+ hücrelerinin laboratuvar tahlil sonuçları arasındaki değişkenlik düzeyi, çalışmalar arasında bir karşılaştırma yapmanın güçlüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle uygun bir yöntem önermek zordur. Mobilizasyon yönteminin seçiminde, her hasta için bireysel olarak yürütülen tedavinin amaçlarıyla paralel bir yaklaşım sağlanmalıdır. Daha önce sitotoksik ilaç kullananlar Daha önce yoğun miyelosupresif tedavi görmüş hastalarda, öngörülen minimum hücre düzeyini (≥ 2,0x106 /CD34 + hücre/kg) sağlamaya ya da trombosit artışını aynı düzeyde hızlandırmaya yetecek seviyede PKPH mobilizasyonu gerçekleşmeyebilir. Bazı sitotoksik ilaçlar, özellikle hematopoetik progenitör havuzu üzerinde toksisite yaratır ve progenitör mobilizasyonunu ters yönde etkileyebilir. Melfalan, karmustin (BCNU) ve karboplatin gibi ilaçların progenitör mobilizasyonu girişiminden önce uzun süre kullanılmış olması, tedavinin verimini düşürebilir. Öte yandan, melfalan, karboplatin ya da BCNU ile ® birlikte uygulanmasının, progenitör mobilizasyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bir hastaya periferik kan progenitör hücre nakli düşünülüyorsa, kök hücre mobilizasyonunun tedavinin erken dönemlerinde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bu gibi hastalarda, yüksek doz kemoterapi uygulamasına geçilmeden önce dolaşımdaki progenitör sayısına özellikle dikkat edilmelidir. Eğer harekete geçirilen progenitör sayısı, yukarıda verilen ölçüm kriterlerine göre yetersizse, progenitör desteği sağlanmasını gerektirmeyen alternatif tedavi şekilleri düşünülmelidir. Progenitör hücre miktarının ölçülmesi tedavisi uygulanan hastalarda progenitör hücre sayısının ölçülmesi aşamasında, kullanılan kantitatif yönteme özen gösterilmelidir. CD34 + hücre sayısına ilişkin akım sitometrik analiz sonuçları, kullanılan yönteme özgü değişkenlikler içermektedir ve başka laboratuvarlarda yürütülen çalışmalara dayanarak önerilen rakamlar dikkatle yorumlanmalıdır. İstatistiksel analiz, infüzyon yoluyla geri verilen CD34+ hücrelerinin sayısı ile yüksek doz kemoterapiyi takiben trombosit sayısında görülen artış hızı arasındaki bağıntının, karmaşık ancak sürekli bir ilişki olduğunu göstermektedir. Minimum artışın ≥ 2,0x106 CD34 + hücre/kg olması önerisi, yeterli düzeyde hematolojik yeniden yapılanma sağlandığı görülen yayınlara dayanmaktadır. Daha yüksek miktarlar iyileşme hızını artırmakta, bunun altında kalan değerler ise daha yavaş bir iyileşme sağlamakta gibi görünmektedir. PKPH mobilizasyonu amaçlanan normal donörlerde özel önlemler PKPH mobilizasyonu sağlıklı donörlerde doğrudan bir klinik yarar sağlamaz ve yalnızca allojeneik kök hücre transplantasyonu amaçlandığında düşünülmelidir. PKPH mobilizasyonu yalnızca, kök hücresi bağışı için normal klinik ve laboratuvar elverişlilik kriterlerine sahip donörlerde, hematolojik değerler ve enfeksiyöz hastalık konularına özel bir dikkat gösterilerek düşünülmelidir. 16 yaşın altında veya 60 yaşın üzerinde normal donörlerde güvenliği ve etkililiği değerlendirilmemiştir. İncelenen kişilerin %35’inde, filgrastim uygulaması ve lökoferezden sonra geçici trombositopeni (trombositler<100x109 /L) gözlenmiştir. Bunlar arasında, trombositlerin <50x10 9 /L olduğu iki olgu bildirilmiştir ve bu durum lökoferez yöntemine bağlanmıştır. Eğer birden fazla lökoferez gerekiyorsa, lökoferez öncesinde trombositleri <100x109 /L olan donörlere özel bir dikkat gösterilmelidir; genel olarak, eğer trombositler <75x109 /L ise aferez uygulanmamalıdır. Antikoagülan tedavi almakta olan veya hemostaz defektleri olduğu bilinen donörlerde lökoferez uygulanmamalıdır. Eğer lökosit sayıları >70x109 /L düzeyine yükselirse, uygulaması durdurulmalı ya da dozu azaltılmalıdır. PKPH mobilizasyonu amacıyla G-CSF’ler alan donörler, hematolojik göstergeler normale dönünceye kadar izlenmelidirler. Normal donörlerde G-CSF kullanılmasının ardından, geçici sitogenetik modifikasyonlar gözlemlenmiştir. Bu değişikliklerin hematolojik malignite gelişimi açısından anlamlılığı bilinmemektedir. Donörlerin uzun dönem takibi devam etmektedir. Yine de, malign miyeloid bir klona dönüşme riski göz ardı edilemez. Uzun dönem güvenliliğin izlenmesini sağlamak amacıyla aferez merkezini en az 10 yıl boyunca kök hücre donörlerinin sistematik bir kaydını tutması ve takip etmesi tavsiye edilmektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerMetabolizma ve beslenme hastalıkları Yükselmiş alkali fosfataz, kan LDH (laktat dehidrojenaz) artışı, kan ürik asit artışı Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Kapiller kaçış sendromu * Vasküler bozukluk, aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Öksürük, boğaz ağrısı Akciğer infiltrasyonu Gastrointestinal hastalıklar Kusma/bulantı Kabızlık, anoreksi, ishal, mukozit Hepatobiliyer hastalıklar Gammaglutamil transferazda artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Deri döküntüsü, alopesi Sweet Sendromu, kutanöz vaskulit Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Göğüs ağrısı, kas-iskelet ağrısı Romatoid artrit alevlenmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları İdrar anormalliği Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yorgunluk, genel güçsüzlük Spesifik olmayan ağrı Alerjik reaksiyon *Aşağıdaki “Seçici advers reaksiyonların tanımı” bölümüne bakınız. Normal donörlerde PKPH mobilizasyonu En yaygın bildirilen istenmeyen etki, hafif ile orta derecede geçici kas-iskelet sistemi ağrılarıdır. Lökositoz (BKH>50x10 9 /L) donörlerin %41'inde gözlenmiştir ve filgrastim ve lökoferez sonrasında donörlerin %35'inde geçici trombositopeni (trombosit sayısı <100x109 /L) gözlenmiştir. Filgrastim verilen sağlıklı donörlerde, alkali fosfataz, LDH, SGOT (serum glutamik oksaloasetik transaminaz) ve ürik asitte geçici ve minör artışlar bildirilmiştir; bunlar klinik sekel bırakmamıştır. Artrit semptomlarında alevlenmeler, çok seyrek şekilde bildirilmiştir. Şiddetli alerjik reaksiyonları düşündüren semptomlar çok seyrek bildirilmiştir. PKPH donör çalışmalarında filgrastimin neden olduğuna inanılan baş ağrıları bildirilmiştir. Hem sağlıklı donörlerde hem de hastalarda granülosit-koloni uyarıcı faktörlerin (G-CSF’ler) uygulanmasından sonra, yaygın ancak genellikle asemptomatik splenomegali ve çok seyrek dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir. Pazarlama sonrası deneyimde normal donörlerde pulmoner advers olaylar (hemoptizi, pulmoner kanama, akciğer infiltrasyonu, dispne ve hipoksi) bildirilmiştir. Sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Trombositopeni, lökositoz Dalak bozukluğu Metabolizma ve beslenme hastalıkları Alkalin fosfataz artışı, kan LDH (laktat dehidrojenaz) artışı Artmış SGOT, hiperürisemi (Kan ürik asit artışı) Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Kapiller kaçış sendromu * Aortit Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-iskelet ağrısı Romatoid artrit alevlenmesi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Şiddetli alerjik reaksiyon *Aşağıdaki “Seçici advers reaksiyonların tanımı” bölümüne bakınız. Ciddi kronik nötropeni hastaları Ciddi kronik nötropeni hastalarında filgrastim tedavisi ile ilgili istenmeyen reaksiyonlar bildirilmiştir ve söz konusu reaksiyonların sıklığı zaman içinde azalmıştır. Filgrastimle ilişkili olabilecek klinik advers reaksiyonlar içinde en yaygın olarak karşılaşılanlar kemik ağrısı ve genel kas-iskelet sistemi ağrılarıdır. Görülen diğer yan etkiler arasında, az sayıda vakada ilerleyici olabilen splenomegali ve trombositopeni vardır. Hastaların %10'dan daha azında, filgrastim tedavisine başlandıktan kısa bir süre sonra baş ağrısı ve diyare bildirilmiştir. Anemi ve burun kanaması da bildirilmiştir. Serum ürik asit, laktik dehidrojenaz ve alkali fosfataz düzeylerinde klinik belirtilere yol açmayan geçici yükselmeler gözlenmiştir. Tokluk kan şekeri düzeyinde geçici ve orta derecede düşüşler de gözlenmiştir. Olasılıkla filgrastim tedavisi ile ilgili olan ve tipik olarak CKN hastalarının %2'sinden daha azında görülen istenmeyen etkiler, enjeksiyon yerindeki reaksiyonlar, baş ağrısı, karaciğer büyümesi, artralji, alopesi, osteoporoz ve döküntüdür. Uzun süreli kullanım sırasında ciddi kronik nötropeni (CKN) hastalarının %2'sinde kutanöz vaskulit bildirilmiştir. Çok düşük insidansta proteinüri/hematüri gözlenmiştir. Sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Splenomegali, anemi Trombositopeni Dalak bozukluğu Metabolizma ve beslenme hastalıkları Kan glukoz azalışı, artmış alkali fosfataz, kan LDH (laktat dehidrojenaz) artışı, hiperürisemi Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Epistaksis Gastrointestinal hastalıklar Diyare Hepatobiliyer hastalıklar Karaciğer büyümesi Deri ve deri altı doku hastalıkları Alopesi, kütanöz vaskulit, enjeksiyon bölgesinde ağrı, döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-iskelet ağrısı Osteoporoz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hematüri, proteinüri HIV hastaları Klinik çalışmalarda, filgrastim uygulamasına bağlı olduğu düşünülen istenmeyen etkiler, kasiskelet sistemi ağrıları, genel olarak hafif ile orta derecede kemik ağrısı ve miyalji olmuştur. Bu olayların sıklığı, kanser hastaları için bildirilenlere benzemektedir. Hastaların %3'ten azında, splenomegalinin filgrastim tedavisine bağlı olduğu bildirilmiştir. Bütün olgularda bu durum, fiziksel muayenede hafif ya da orta derecelidir ve selim bir klinik seyir izlemiştir; hiçbir hastaya hipersplenizm tanısı konulmamış ve hiçbir hastada splenektomi yapılmamıştır. Dalak büyümesinin HIV enfeksiyonlu hastalarda yaygın bir bulgu olması ve AIDS hastalarının çoğunda değişen derecelerde bulunması nedeniyle, filgrastim tedavisi ile ilişkisi net değildir. Sistem organ sınıfı Advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Dalak bozukluğu Vasküler hastalıklar Aortit Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kasiskelet ağrısı Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Granülosit koloni-stimüle edici faktör kullanımı ile pazarlama sonrası dönemde kapiller kaçış sendromu vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri seviye malign hastalıkları olan, sepsis geçiren, birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.