RETOMİN 20 MG FİLM KAPLI TABLET (90 ADET)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Retomin 20 mg ne için kullanılır?
KT 1- RETOMİN'in içindeki etkin madde sildenafildir. Sildenafil “fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri (PDE5)” adlı ilaçlar grubuna dahildir.
- RETOMİN akciğerlerdeki kan damarlarını genişleterek akciğer damar yatağındaki kan basıncını (pulmoner hipertansiyonu) düşürür.
- RETOMİN, yetişkinlerde ve 1 ila 17 yaş arası çocuk ve ergenlerde, pulmoner arteriyel hipertansiyonun (akciğerlerdeki kan damarlarında yüksek kan basıncı) tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etkin madde sildenafile veya tabletin içeriğindeki herhangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlılık reaksiyonunuz (alerjiniz) varsa.
- Nitratlar veya amil nitrat gibi nitrik oksit vericisi ilaçlar alıyorsanız. Bu tür ilaçlar çoğu kez göğüs ağrısını (anjina pektoris) geçirmek için kullanılır. RETOMİN, bu ilaçların etkilerinin ciddi olarak artışına neden olabilir. Bu ilaçlardan herhangi birini alıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Emin değilseniz, doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Riosiguat etkin maddeli bir ilaç kullanıyorsanız. Riosiguat pulmoner arteriyel hipertansiyon (akciğerlerde yüksek kan basıncı) ve kronik tromboembolik hipertansiyon (kan pıhtısı ile birlikte akciğerlerde yüksek kan basıncı) tedavisinde kullanılır. RETOMİN gibi PDE5 inhibitörleri adı verilen ilaç gurubuna dahil ilaçların riosiguatın tansiyon düşürücü etkisini arttırdığı gösterilmiştir. Eğer riosiguat kullanıyorsanız ya da kullanıp kullanmadığınızdan emin değilseniz doktorunuza söyleyiniz.
- Kısa süre önce inme veya kalp krizi geçirdiyseniz, ya da ağır karaciğer hastalığınız varsa ya da kan basıncınız (tansiyon) düşükse (büyük değer 90, küçük değer 50 mmHg'den az ise).
- Ketokonazol veya itrakonazol (mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır) ya da ritonavir (HIV-İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü-AIDS için) içeren ilaç alıyorsanız.
- “Non-arteritik anterior iskemik optik nöropati” (NAION) adı verilen gözdeki sinire kan akışı ile ilgili bir problem nedeniyle daha önce görme kaybı yaşadıysanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Hastalığınız akciğerlerdeki atardamarın (arterler) tıkanıklığı veya daralmasından ziyade toplar damarların tıkanıklığı veya daralmasına bağlı (venooklüziv hastalık varsa) ise,
- Ağır kalp hastalığınız varsa,
- Kalbinizin pompalama bölmeleri ile ilgili bir hastalığınız varsa,
- Akciğerlerinizdeki kan damarlarında kan basıncı yüksek ise,
- Dinlenme durumunda kan basıncınız düşük ise,
- Fazla miktarda vücut sıvısı kaybettiyseniz (dehidratasyon). Bu durum çok terlediğinizde veya yeterli miktarda sıvı tüketmediğinizde oluşabilir. Ateş, kusma veya ishal ile seyreden bir hastalığınız varsa bu durum meydana gelebilir.
- Görme alanında daralma ve gece körlüğü ile belirgin, nadir görülen kalıtsal bir göz hastalığınız (Retinitis pigmentosa) varsa,
- Kırmızı kan hücrelerinde anormallik (orak hücreli anemi), kan kanseri (lösemi), kemik iliği kanseri (multipl miyelom) ya da peniste herhangi bir hastalık veya biçim bozukluğu varsa,
- Mevcut durumda mide ülseri, kanama bozuklukları (hemofili gibi) veya burun kanaması ile ilgili problemler varsa,
- Özellikle bağ dokusu hastalığına bağlı olarak gelişen arteriyel hipertansiyonu (akciğerlerdeki kan damarlarında yüksek kan basıncı) olan ve Vitamin K antagonisti (kanın pıhtılaşmasını azaltan bir ilaç) kullanmakta olan hastalarda sildenafile başlandığında, kanama riskinin artması söz konusu olabilir.
- Sertleşme (ereksiyon) bozukluğu ile ilgili bir ilaç kullanıyorsanız.
Erkeklerde sertleşme sorununun tedavisinde kullanıldığında sildenafili de içeren PDE5 inhibitörleri ile görme ile ilgili bilinmeyen bir sıklıkta şu yan etkiler bildirilmiştir: kısmi, ani, geçici veya kalıcı bir veya her iki gözde görme azalması veya kaybı.
Sildenafilin de dahil olduğu fosfodiesteraz 5 inhibitörleri olarak adlandırılan ilaç grubunda bulunan ilaçları kullanmakta olan, özellikle yaşlı, kan akıcılığı azalmış hastalarda damarsal olmayan göz siniri zedelenmesi (Non-artritik anterior iskemik optik nöropati - NAION) riski artmaktadır.
Eğer ani görme kaybı ya da görmede azalma olursa RETOMİN almayı durdurunuz ve hemen doktorunuza bildiriniz (Bkz. Bölüm 4).
Sildenafil kullanımı sonrası erkeklerde uzamış ve bazen ağrılı olabilen sertleşme (ereksiyon) bildirilmiştir. Eğer 4 saatten uzun süren sertleşme yaşarsanız, RETOMİN kullanmayı bırakınız ve acilen doktorunuzla temasa geçiniz (Bkz. Bölüm 4) Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Böbrek ve Karaciğer problemleri olan hastalarda özel durumlar Dozunuzun ayarlanması gerekebileceğinden böbrek veya karaciğer problemleriniz varsa doktorunuza bilgi vermelisiniz.
Çocuklar RETOMİN 1 yaşından küçük çocuklara verilmemelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi RETOMİN'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, RETOMİN'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Alerjik reaksiyon (deri döküntüsü, yüzde, dudaklarda ve dilde şişme, hırıltılı solunum, nefes almada veya yutkunmada zorluk gibi) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir. Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça yaygın olmayan sıklıkta görülür.
Aşağıdakilerden biri olursa, RETOMİN'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ani görme azalması veya kaybı (sıklığı bilinmemektedir)
- 4 saatten fazla süren ereksiyon. Erkeklerde sildenafil aldıktan sonra, uzamış ve bazen ağrılı ereksiyonlar bildirilmiştir (sıklığı bilinmemektedir).
Size sıkıntı veren bir yan etki gözlerseniz veya bu kullanma talimatında belirtilmemiş bir yan etki fark ederseniz lütfen doktorunuza veya eczacınıza haber veriniz. Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila <1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila <1/100); seyrek (≥1/10.000 ila <1/1.000); çok seyrek (<1/10.000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)
Yetişkinler:
Çok yaygın:
- Baş ağrısı
- Yüz kızarması
- Hazımsızlık
- İshal
- Kol ya da bacak ağrısı
Yaygın:
- Deri altında enfeksiyon (selülit)
- Nezle benzeri belirtiler
- Yüz kemiklerinin içindeki hava boşluklarının iltihabı (sinüzit)
- Kansızlık (anemi)
- Sıvı tutulumu
- Uykuya dalmada zorluk
- Kaygı, endişe hali
- Migren (Genellikle ataklarla seyreden, çoğunlukla tek taraflı olan baş ağrısı)
- Titreme
- Karıncalanma hali, iğne batma hissi
- Yanma hissi
- Ciltte duyarlılığın azalması
- Gözün arka kısmında kanama
- Görme bozukluğu
- Bulanık görme
- Gözlerde ışığa duyarlı olma
- Cisimleri olduğundan farklı renklerde görme
- Gözde tahriş
- Gözlerde kızarıklık
- Denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi
- Bronşit
- Burun kanaması
- Burun akıntısı
- Öksürük
- Burun tıkanıklığı
- Gastrit
- Mide-barsak iltihabı
- Midede yanma hissi
- Basur memesi (hemoroid)
- Karın gerginliği
- Ağız kuruluğu
- Saç dökülmesi
- Deride kızarıklık
- Gece terlemesi
- Kas ağrısı
- Sırt ağrısı
- Yüksek ateş
Yaygın olmayan:
- Görme keskinliğinde azalma
- Çift görme
- Gözde anormal hassasiyet
- Peniste kanama
- Menide kan bulunması
- İdrarda kan bulunması
- Erkeklerde göğüs büyümesi
Bilinmeyen bir sıklıkta (eldeki verilerle sıklık tahmin edilemiyor) ayrıca deride döküntü, işitmede ani azalma veya kayıp, düşük kan basıncı, damarsal olmayan göz siniri zedelenmesi (Non-artritik anterior iskemik optik nöropati - NAION), gözün ağ tabakasındaki damarlarında tıkanıklık ve görme alanı kusuru bildirilmiştir.
Çocuklar ve ergenler:
Çok yaygın:
- Baş ağrısı
- Kusma
- Boğaz enfeksiyonu
- Ateş
- İshal
- Grip benzeri belirtiler
- Burun kanaması
Yaygın:
- Zatürre
- Kalp yetmezliği, sağ kalp yetmezliği
- Kalbe bağlı şok
- Akciğerlerde yüksek tansiyon
- Göğüs ağrısı
- Bayılma
- Solunum yolu enfeksiyonu
- Bronşit
- Mide ve bağırsaklarda viral enfeksiyon
- İdrar yolu enfeksiyonları
- Diş çürükleri
- Bulantı
- Ereksiyon artışı
- Burun akıntısı
Yaygın olmayan:
- Alerjik reaksiyon (deri döküntüsü, yüzde, dudaklarda ve dilde şişme, hırıltılı solunum, nefes almada veya yutkunmada zorluk gibi)
- Konvülsiyon
- Düzensiz kalp atışı
- İşitme bozukluğu
- Nefes darlığı
- Sindirim sistemi iltihabı
- Hava akışının bozulmasına bağlı hırıltılı solunum Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, RETOMİN almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. RETOMİN'in kullanımı zorunlu olarak gerekli değil ise hamilelik esnasında almayınız.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar uygun doğum kontrol yöntemleri kullanmıyorsa RETOMİN kullanmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
RETOMİN anne sütüne çok düşük seviyelerde geçer ve bebeğinize zarar vermesi beklenemez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç her film kaplı tablet başına 1 mmol sodyum (23 mg)'dan daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Retomin 20 mg muadilleri
Retomin 20 mg ile aynı etken maddeyi (sildenafil sitrat) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkinlerde: egzersiz yeteneğini geliştirmek ve klinik kötüleşmeyi geciktirmek için yetişkinlerde pulmoner arteriyel hipertansiyonun (PAH) (WHO Grup I) tedavisinde endike bir fosfodiesteraz-5 (PDE-5) inhibitörüdür. Etkinliği gösteren çalışmalar kısa süreli (12-16 hafta) ve ağırlıklı olarak NYHA sınıflaması II-III belirtilerine sahip hastaların dahil edildiği çalışmalardır. Etiyolojiler idiyopatik (%71) ya da bağ dokusu hastalığı bağlantılıdır (%25). Pediyatrik popülasyonda: Pulmoner arteriyel hipertansiyonu olan 1 yaşından 17 yaşına kadar olan çocuk hastaların tedavisinde endikedir. Primer pulmoner hipertansiyon ve konjenital kalp hastalığı ile ilişkili pulmoner hipertansiyonda egzersiz kapasitesi veya pulmoner hemodinamiğin iyileştirilmesi açısından bu hasta grubunda etkililiği gösterilmiştir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye ya da bileşenlerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Sildenafilin, nitrik oksit/siklik guanozin monofosfat (cGMP) yolu üzerinde bilinen etkileriyle uyumlu şekilde, nitratların hipotansif etkilerini güçlendirdiği gösterilmiştir. Bu nedenle, nitrik oksit donörleriyle (örn. amil nitrat) ya da başka herhangi bir nitrat formuyla birlikte kullanımı kontrendikedir. Sildenafil de dahil olmak üzere PDE5 inhibitörlerinin riosiguat gibi guanilat siklaz uyarıcıları ile birlikte kullanılması, semptomatik hipotansiyona yol açma potansiyelinden dolayı kontrendikedir. En güçlü CYP3A4 inhibitörleri ile (ketokonazol, itrakonazol, ritonavir gibi) birlikte kullanımı kontrendikedir. non-arteritik anterior iskemik optik nöropatiden (NAION) dolayı bir gözünde görme kaybı olan hastalarda, bu episodun önceki fosfodiesteraz PDE5 inhibitörü maruziyetine bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kontrendikedir. Ciddi karaciğer yetmezliği olanlarda, yakın geçmişte inme veya miyokard enfarktüsü geçirenlerde ve şiddetli hipotansiyonu (kan basıncı < mmHg) olan hastalarda sildenafilin güvenliliği çalışılmadığı için bu hasta gruplarında kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAğır pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) hastalarında (fonksiyonel sınıf IV) etkililiği gösterilmemiştir. Klinik durumun kötüleşmesi halinde, hastalığın ağır basamağında önerilen tedaviler (epoprostenol gibi) düşünülmelidir. Pulmoner arteriyel hipertansiyonun fonksiyonel sınıflandırmaya göre sınıf I olan hastalarda sildenafilin fayda/risk dengesi belirlenmemiştir. Sildenafil ile yapılan çalışmalar; pulmoner arteriyel hipertansiyonun primer (idiopatik), bağ dokusu hastalıkları ile ilişkili veya konjenital kalp rahatsızlıkları ile ilişkili formlarında yapılmıştır. Sildenafilin PAH’un diğer formlarında kullanımı önerilmemektedir. Uzun süreli pediyatrik uzatma çalışmasında, önerilen dozdan daha yüksek doz uygulanan hastalarda ölümlerde artış gözlenmiştir. Bu nedenle, PAH'lı pediyatrik hastalarda önerilen dozlardan daha yüksek dozlar kullanılmamalıdır (ayrıca.2 ve 5.1). Retinitis pigmentosa Retinitis pigmentosa gibi kalıtsal dejeneratif retinal bozukluğu olduğu bilinen hastalarda (bu hastaların az bir kısmında retinal fosfodiesterazların genetik bozukluğu söz konusudur) sildenafilin güvenliliği çalışılmamıştır ve bu nedenle kullanımı önerilmez. Vazodilatör etki Hekimler sildenafil reçete ederken; ortostatik hipotansiyon, sıvı kaybı, ciddi sol ventrikül çıkış tıkanıklığı ya da otonom disfonksiyon gibi altta yatan rahatsızlıkları olan hastaların sildenafilin hafif ila orta şiddette vazodilatör tesirlerinden etkilenebileceğini dikkatle göz önünde bulundurmalıdırlar. Kardiyovasküler risk faktörleri Erektil disfonksiyon tedavisi için kullanıldığında pazarlama sonrası deneyimde, miyokard enfarktüsü, kararsız anjina, ani kardiyak ölüm, ventriküler aritmi, serebrovasküler hemoraji, geçici iskemik atak, hipertansiyon ve hipotansiyonu içeren sildenafil kullanımı ile geçici olarak ilişkili ciddi kardiyovasküler olaylar bildirilmiştir. Bu hastaların hepsinde olmasa da çoğunluğunda zaten kardiyovasküler risk faktörlerinin bulunduğu saptanmıştır. Bu olayların çoğunun cinsel aktivite sırasında veya hemen sonrasında ve birkaçının cinsel aktivite olmaksızın sildenafil kullanımından hemen sonra oluştuğu gözlenmiştir. Bu olayların direkt bu faktörlere veya diğer faktörlere bağlı olup olmadığını tespit etmek mümkün değildir. Priapizm Penisinde anatomik deformasyon olan hastalarda (örn. açılanma, kavernozal fibrozis ya da Peyronie hastalığı) ya da priapizme yatkınlığı arttırabilecek bozukluğu olan hastalarda (örn. orak hücre anemisi, multipl miyelom, lösemi) sildenafil kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır. Pazarlama sonrası deneyimde sildenafil kullanımıyla uzamış ereksiyon ve priapizm rapor edilmiştir. 4 saatten uzun süren ereksiyon olduğunda hasta acilen medikal yardım almalıdır. Priapizm hemen tedavi edilmezse, penil doku hasarı ve kalıcı potens kaybı ile sonuçlanabilir. Orak hücre anemisi olan hastalarda vazo-oklüzif krizler Orak hücre anemisine sekonder, pulmoner hipertansiyonu olan hastalarda sildenafil kullanılmamalıdır. Bir klinik çalışmada hastaneye yatış gerektiren, vazo-oklüzif krizlerin, sildenafil alanlarda plasebo alanlara göre bu çalışmanın erken sonlandırılmasına neden olacak şekilde daha yaygın olduğu bildirilmiştir. Görüş üzerine etkileri Sildenafil ve diğer PDE5 inhibitörlerinin kullanımı ile bağlantılı spontane olarak görüş bozuklukları vakaları rapor edilmiştir. Sildenafil ve diğer PDE5 inhibitörlerinin alımı ile bağlantılı spontane olarak ve bir gözlemsel çalışmada seyrek görülen bir durum olan non-arteritik anterior iskemik optik nöropati (NAION) vakaları rapor edilmiştir. Hastalara herhangi bir ani görüş bozukluğu durumunda kullanmayı bırakmaları ve acilen bir hekime danışmaları önerilmelidir. Alfa blokörler Alfa adrenerjik reseptör blokörü tedavisi uygulanan hastalarda eşzamanlı sildenafil kullanımı, duyarlı kişilerde semptomatik hipotansiyona neden olabileceğinden dikkatli olunması önerilir. Postüral hipotansiyon gelişimi olasılığını azaltmak için, sildenafil tedavisine başlanmadan önce alfa adrenerjik reseptör blokörü kullanan hastalar hemodinamik açıdan stabilize edilmelidir. Hekimler, postüral hipotansiyon semptomlarının olduğu durumda ne yapılması gerektiği konusunda hastalarına önerilerde bulunmalıdırlar. Kanama bozuklukları İnsan trombositlerinde gerçekleştirilen çalışmalarda sildenafilin sodyum nitroprusiyatın anti agregan etkisini in vitro olarak güçlendirdiği görülmüştür. Sildenafilin kanama hastalıkları ya da aktif peptik ülseri olan hastalarda kullanımı hakkında güvenlilik bilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, sildenafil bu hastalara sadece fayda/risk değerlendirmesinden sonra dikkatle verilmelidir. K vitamini antagonistleri Özellikle bağ dokusu hastalığına bağlı olarak gelişen arteriyel hipertansiyonu olan ve K vitamini antagonisti kullanmakta olan hastalarda sildenafile başlandığında, kanama riskinin artması söz konusu olabilir. Veno-oklüzif hastalık Pulmoner veno-oklüzif hastalıkla ilişkili pulmoner hipertansiyonu olanlarda sildenafil kullanımı ile ilgili veri bulunmamaktadır. Bununla birlikte, bu hastalarda vazodilatörlerin (başlıca prostasiklin) kullanımı ile yaşamı tehdit eden pulmoner ödem vakaları bildirilmiştir. Bu nedenle, pulmoner hipertansiyonu olan hastalarda sildenafil kullanıldığında pulmoner ödem belirtileri gelişirse, veno-oklüzif hastalık ile ilişki olasılığı düşünülmelidir Non-arteritik anterior iskemik optik nöropati (NAION) Fosfodiesteraz 5 inhibitörleri (sildenafil, tadalafil, vardenafil) kullanmakta olan, özellikle yaşlı, kan viskozitesi artmış hastalarda venooklüziv oküler yan etki (arteritik olmayan anterior iskemik optik nöropati) riski artmaktadır. Herhangi bir ani görüş bozukluğu durumunda tedavi hemen durdurulmalı ve alternatif bir tedavi düşünülmelidir. Sildenafilin bosentan ile kullanılması Halihazırda bosentan tedavisi alan hastalarda sildenafilin etkililiği kesin olarak gösterilmemiştir. Diğer PDE5 inhibitörleri ile birlikte kullanılması PAH hastalarında sildenafilin, Viagra’nın da dahil olduğu diğer PDE5 inhibitörleri ile birlikte kullanımında etkililiği ve güvenliliği çalışılmamıştır ve birlikte kullanım önerilmemektedir. Bu ilaç her film kaplı tablet başına 1 mmol sodyum (23 mg)’dan daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın : Sellülit, influenza, bronşit, sinuzit, rinit, gastroenterit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın : Anemi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın : Sıvı retansiyonu Psikiyatrik hastalıklar Yaygın : Uykusuzluk, anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın : Baş ağrısı Yaygın : Migren, tremor, parestezi, yanma hissi, hipoestezi Göz hastalıkları Yaygın : Retinal hemoraji, görme bozukluğu, bulanık görme, fotofobi, kromatopsi, siyanopsi, göz iritasyonu, gözde kızarıklık Yaygın olmayan : Görme keskinliğinde azalma, diplopi, gözde anormal hassasiyet Bilinmiyor : Non-arteritik anterior iskemik optik nöropati (NAION)*, retinal vasküler tıkanıklık*, görme alanı kusuru* Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın : Vertigo Bilinmiyor : Ani sağırlık Vasküler hastalıklar Çok yaygın : Yüzde kızarma Bilinmiyor : Hipotansiyon Solunum, göğüs kafesi bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın : Burun kanaması, öksürük, burun tıkanması Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın : Diyare, dispepsi Yaygın : Gastrit, gastroözofajiyel reflü hastalığı, hemoroid, karın gerginliği, ağız kuruluğu Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın : Saç dökülmesi, eritem, gece terlemeleri Bilinmiyor : Döküntü Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın : Kol ve bacaklarda ağrı Yaygın : Miyalji, sırt ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan : Hematüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan : Penil hemoraji, hematospermi, jinekomasti Bilinmiyor : Priapizm, uzamış ereksiyon Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın : Yüksek ateş *Bu yan etkiler erkek erektil disfonksiyon tedavisi için sildenafil alan hastalarda bildirilmiştir. Pediyatrik popülasyon Pulmoner arteriyel hipertansiyonu olan 1 ila 17 yaş arası hastalarda sildenafil'in plasebo kontrollü çalışmasında, toplam 174 hasta günde üç kez düşük (>20 kg hastalarda 10 mg; ≤20 kg hiçbir hasta düşük dozu almamıştır), orta (≥8-20 kg hastalarda 10 mg; ≥20-45 kg arası hastalarda 20 mg; >45 kg arası hastalarda 40 mg) veya yüksek doz (≥8-20 kg arası hastalarda 20 mg; ≥20-45 kg arası hastalarda 40 mg; >45 kg arası hastalarda 80 mg) sildenafil rejimleri ve 60 hasta plasebo ile tedavi edilmiştir. Bu pediyatrik çalışmada görülen advers reaksiyon profili genel olarak yetişkinlerdekiyle benzerdir. Sildenafil kullanan hastalarda en sık görülen (≥%1 sıklıkla) ve plasebo kullanan hastalara göre %1'den fazla sıklıkla görülen yan etkiler ateş, üst solunum yolu enfeksiyonu (her biri %11,5), kusma (%10,9), ereksiyon artışı (erkek hastalarda kendiliğinden penis ereksiyonları dahil) (%9,0), bulantı, bronşit (her biri %4,6), farenjit (%4,0), burun akıntısı (%3,4) ve pnömoni, rinit (her biri %2,9) olarak bildirilmiştir. Kısa süreli, plasebo kontrollü çalışmada tedavi edilen 234 pediyatrik denekten 220'si uzun süreli uzatma çalışmasına girmiştir. Aktif sildenafil tedavisi gören denekler aynı tedavi rejimine devam ederken, kısa süreli çalışmada plasebo grubunda yer alanlar rastgele sildenafil tedavisine yeniden atanmıştır. Kısa süreli ve uzun süreli çalışmalar boyunca bildirilen en yaygın advers reaksiyonlar genellikle kısa süreli çalışmada gözlenenlere benzerdi. Sildenafil ile tedavi edilen 229 deneğin >%10'unda bildirilen advers reaksiyonlar (kombine doz grubu, uzun süreli çalışmaya devam etmeyen 9 hasta dahil) üst solunum yolu enfeksiyonu (%31), baş ağrısı (%26), kusma (%22), bronşit (%20), farenjit (%18), pireksi (%17), diyare (%15) ve influenza, epistaksis (her biri %12) idi. Bu advers reaksiyonların çoğu hafif ila orta şiddette olarak değerlendirilmiştir. Sildenafil alan 229 deneğin 94'ünde (%41) ciddi advers olaylar bildirilmiştir. Ciddi advers olay bildiren 94 gönüllünün (%25,5) düşük doz grubunda, (%47,3) orta doz grubunda ve (%45) yüksek doz grubunda yer almıştır. Sildenafil kullanan hastalarda en sık görülen ciddi yan etkiler (≥%1 sıklıkla) pnömoni (%7,4), kalp yetmezliği, pulmoner hipertansiyon (her biri %5,2), üst solunum yolu enfeksiyonu (%3,1), sağ ventrikül yetmezliği, gastroenterit (her biri %2,6), senkop, bronşit, bronkopnömoni, pulmoner arteriyel hipertansiyon (her biri %2,2), göğüs ağrısı, diş çürükleri (her biri %1,7) ve kardiyojenik şok, viral gastroenterit, idrar yolu enfeksiyonu (her biri %1,3) olarak bildirilmiştir. Aşağıdaki ciddi yan etkiler tedaviyle ilişkili kabul edilmiştir: enterokolit, konvülsiyon, aşırı duyarlılık, stridor, hipoksi, nörosensör sağırlık ve ventriküler aritmi.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.