REPISODE 14 MG FILM KAPLI TABLET (28 ADET)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Repisode 14 mg ne için kullanılır?
KT 1REPİSODE, immünomodülatör bir ajan olan ve bağışıklık sisteminin sinir sistemine olan saldırısını sınırlayan teriflunomid etkin maddesini içermektedir.
REPİSODE, yetişkinlerde –Vücut ağırlığı >40 kg olan çocuklarda ve adölesanlarda (10 yaş ve üzeri) – atak ve iyileşmelerle giden MS (multipl skleroz) tedavisinde kullanılır.
Multipl skleroz nedir?
MS, merkezi sinir sistemini (MSS) etkileyen uzun süreli bir hastalıktır. MSS, beyin ve omurilikten oluşur. Multipl sklerozda, enflamasyon (iltihap) MSS'de sinirlerin etrafında bulunan koruyucu kılıfı (miyelin adı verilen) yok eder. Bu miyelin kaybına miyelinsizleşme denmektedir. Bu durum, sinirlerin düzgün çalışmasını engeller.
Tekrarlayan multipl sklerozu olan insanlar, sinirlerinin düzgün şekilde çalışmamasından kaynaklanan ve tekrar eden fiziksel semptom atakları (relapslar) geçireceklerdir. Bu semptomlar hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte şunları kapsamaktadır:
- yürümede zorluk
- görme problemleri
- denge problemleri
Tekrarlama (relaps) bittikten sonra bazı semptomlar tamamen kaybolabilir, ancak zamanla relapslar arasında bazı problemler kalabilir. Bu, günlük aktivitelerinizi sekteye uğratabilecek bazı fiziksel sakatlıklara neden olabilir.
REPİSODE bazı beyaz kan hücrelerinin (lenfositler) artışını sınırlayarak bağışıklık sisteminin merkezi sinir sistemi üzerine yaptığı ataklara karşı korunmasına yardımcı olur. Bu, MS'deki sinir hasarına yol açan enflamasyonu sınırlar.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etkin maddeye veya bu ilacın içerdiği diğer maddelerden birine (Bölüm 6'da listelenmiştir) karşı alerjiniz varsa,
- REPİSODE veya leflunomid aldıktan sonra şiddetli cilt döküntüsü veya soyulması, kabarıklık ve/veya ağızınızda yaralar oluşursa,
- Şiddetli karaciğer problemleriniz varsa,
- Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya emziriyorsanız,
- Bağışıklık sisteminizi etkileyen ciddi bir probleminiz varsa (örn. ,AIDS),
- Kemik iliğinizle ilgili ciddi probleminiz varsa veya kanınızda kırmızı (anemi) veya beyaz kan hücresi (lökopeni, nötropeni) veya kan pulcukları (trombosit) sayınız düşükse,
- Şiddetli bir enfeksiyon geçiriyorsanız,
- Diyaliz gerektiren şiddetli böbrek problemleriniz varsa,
- Kanınızdaki protein düzeyleri çok düşükse (hipoproteinemi), Eğer emin değilseniz, REPİSODE'yi almadan önce lütfen doktor veya eczacınıza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda REPİSODE'yi almadan önce doktor veya eczacınızla konuşunuz.
- Karaciğer problemleriniz varsa ve/veya önemli miktarlarda alkol tüketiyorsanız; doktorunuz, karaciğerinizin nasıl çalıştığını kontrol etmek için tedavi öncesinde ve sırasında kan testleri yapacaktır. Test sonuçları karaciğerinizle ilgili bir problem olduğunu gösteriyorsa doktorunuz REPİSODE tedavinizi durdurabilir (Bkz. Bölüm 4).
- İlaçlarla kontrol edilen veya edilemeyen yüksek kan basıncınız (hipertansiyon) varsa. REPİSODE kan basıncında bir artışa neden olabilir. Doktorunuz tedavi sırasında kan basıncınızı düzenli olarak kontrol edecektir (Bkz. Bölüm 4).
- Enfeksiyonunuz varsa REPİSODE'yi almadan önce doktorunuz kanınızda yeterli beyaz kan hücresi ve kan pulcuğu (trombosit) olduğundan emin olacaktır. REPİSODE kandaki beyaz kan hücrelerinin sayısını azalttığından, bu enfeksiyonla başa çıkma yetinizi etkileyebilir. Enfeksiyonunuz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuz beyaz kan hücrelerinizi kontrol etmek için kan testleri isteyebilir. Teriflunomid tedavisi ile oral herpes veya herpes zoster (zona) de dâhil olmak üzere herpes virüsü enfeksiyonları meydana gelebilir. Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar meydana gelmiştir. Herpes virüsü enfeksiyonu belirtileriniz olduğundan şüphelenirseniz derhal doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. (Bkz. Bölüm 4)
- REPİSODE tedavisi sırasında beyaz kan hücresi sayınızda düşme görülebileceğinden tedavi öncesi ve sırasında gerektiğinde tam kan sayımı yapılmalıdır. Önceden kan değerlerinde düşüklük olan hastalarda kan tablosunda bozukluk görülme riski artar.
- Şiddetli bazı yaygın majör cilt reaksiyonları görülmesi durumunda REPİSODE ile tedaviniz derhal kesilmelidir.
- İnterstisyel akciğer hastalığı adı verilen, nefes darlığı veya inatçı öksürük gibi belirtileri içeren akciğer iltihaplanması REPİSODE tedavisi sırasında bildirilmiştir. Eğer öksürük ve ateşin eşlik ettiği ani solunum güçlüğü gibi belirtiler gösterirseniz hemen doktorunuza başvurunuz. Doktorunuz REPİSODE tedavinizi durdurmaya ve gerekirse ilacın hızla vücudunuzdan atılması için gerekli işlemleri başlatmaya karar verebilir.
- Ellerinizde ve ayaklarınızda veya vücudunuzun diğer kısımlarında zayıflık, uyuşukluk ve ağrı (periferik nöropati) gibi belirtilerle karşılaşırsanız doktorunuza bildiriniz. Doktorunuz REPİSODE tedavinizi durdurmaya ve gerekirse ilacın hızla vücudunuzdan atılması için gerekli işlemleri başlatmaya karar verebilir.
- Aşı olacaksanız,
- REPİSODE ile birlikte leflunomid kullanıyorsanız,
- REPİSODE tedavisinden başka bir tedaviye veya başka bir tedaviden REPİSODE tedavisine geçiyorsanız,
- Kalsiyum seviyesinin ölçüldüğü özel bir kan testi yaptırmanız gerekiyorsa. Kalsiyum seviyeleri, hatalı bir şekilde düşük çıkabilir.
- REPİSODE ile tedaviden sonra ilacın vücudunuzdan atılması kişisel özelliklerinize bağlı olarak 8 ay ile 2 yıl gibi uzun bir zaman alabilir. Eğer gerekirse, tedaviden sonra ilacın uzaklaştırılması için doktorunuz tarafından hızlandırılmış atılım işlemleri uygulanabilir.
- İltihaplı ağız içi yaraları (ülseratif stomatit) oluşması durumunda REPİSODE ile tedaviniz derhal kesilmelidir.
Solunum ile ilgili reaksiyonlar Açıklanamayan öksürük ve dispne (nefes darlığı) varsa doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz ek testler gerçekleştirebilir.
Çocuklar ve adölesanlar REPİSODE, bu yaş grubundaki MS hastalarında çalışılmadığından 10 yaşın altındaki çocuklarda kullanılması amaçlanmamıştır. Yukarıda listelenen uyarılar ve önlemler çocuklar için de geçerlidir. Aşağıdaki bilgiler çocuklar ve bakıcıları için önemlidir:
- Teriflunomid alan hastalarda pankreas iltihabı gözlenmiştir. Çocuğunuzun doktoru, pankreas iltihabından şüpheleniliyorsa kan testleri yapabilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, REPİSODE'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerle sıklığı saptanamıyor.
Bu ilaçla birlikte aşağıdaki yan etkiler görülebilir:
Aşağıdakilerden biri olursa, REPİSODE'yi kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yaygın
- Üst karın bölgesinde (sırtınızda da hissedilebilen) şiddetli ağrı, bulantı veya kusma gibi belirtileri içeren pankreas iltihabı
- Yaygın olmayan
- Döküntü, kurdeşen, dudakların, dilin veya yüzün şişmesi veya aniden gelişen nefes almada zorluk gibi belirtileri içeren alerjik reaksiyonlar
- Deri döküntüsü, deride kabarcıklar, ateş veya ağızda yaralar gibi belirtileri içeren şiddetli cilt reaksiyonları
- Yüksek ateş, titreme, üşüme, idrar akışında azalma veya zihin bulanıklığı gibi belirtileri içeren sepsis (potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir enfeksiyon çeşidi) veya şiddetli enfeksiyonlar
- Nefes darlığı veya inatçı öksürük gibi belirtileri içeren akciğerlerde iltihaplanma Bilinmiyor
- Cildinizin veya göz akınızın sararması, normalden koyu idrar, açıklanamayan bulantı ve kusma veya karın ağrısı gibi belirtileri içeren şiddetli karaciğer hastalığı.
Yukarıdaki yan etkilerden birini fark etmeniz durumunda derhal doktorunuza söyleyiniz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:
- Çok yaygın
- Baş ağrısı
- İshal, bulantı
- Testlerde ALT'de artış (belirli karaciğer enzimlerinin kan düzeyindeki artışı)
- Saç incelmesi
- Yaygın
- Grip, üst solunum yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, bronşit (bronş iltihabı), sinüzit (sinüs iltihabı), boğaz ağrısı ve yutkunmada güçlük, sistit (idrar kesesi (mesane) iltihabı), gastroenterit viral (virüslerin neden olduğu, ishal ve kusma ile birlikte görülen mide ve bağırsak enfeksiyonu), diş enfeksiyonu, larenjit (gırtlak iltihabı), ayak mantarı enfeksiyonu
- Tipik olarak üst vücudun veya yüzün bir tarafında kabarcıklar, yanma, kaşıntı, uyuşma veya cilt ağrısı gibi belirtiler ve ateş ve halsizlik gibi diğer belirtilerle oral herpes ve herpes zoster (zona) dâhil olmak üzere herpes virüsü enfeksiyonları
- Laboratuvar değerleri: Kırmızı kan hücresi sayısında azalma (anemi), karaciğer ve beyaz kan hücresi test sonuçlarında değişiklik (Bkz. Bölüm 2), bir kas enziminde (kreatin fosfokinaz) yükselme gözlenmiştir.
- Hafif alerjik reaksiyonlar
- Kaygı hissi
- Alt sırt veya bacakta zayıflık, uyuşukluk, karıncalanma hissi veya ağrı (siyatik); el ve parmaklarda uyuşukluk, yanma veya ağrı hissi (karpal tünel sendromu)
- Kalp atımının hissedilmesi
- Kan basıncında artış
- Bulantı (kusma), diş ağrısı, üst karın ağrısı
- Döküntü, sivilce (akne)
- Tendon, eklem, kemik ağrısı, kas ağrısı (kas iskelet ağrısı)
- Normalden daha fazla idrara çıkma ihtiyacı
- Ağrılı adet
- Ağrı
- Enerjisiz ve güçsüz hissetmek (asteni)
- Kilo kaybı
- Yaygın olmayan
- Kan pulcukları sayısında düşüş (trombositopeni)
- Özellikle ciltte olmak üzere artan his veya duyarlılık; bir veya daha fazla sinir boyunca saplanan veya zonklayan ağrı, kol veya bacakların sinirlerinde problemler (periferik nöropati)
- Tırnak bozuklukları, şiddetli deri reaksiyonları
- Yaralanma sonrası meydana gelen ağrı (post-travmatik ağrı)
- Sedef hastalığı
- Ağız/dudak iltihabı
- Kandaki anormal yağ seviyeleri (lipid)
- Kalın bağırsağın iltihaplanması (kolit)
- Seyrek
- Karaciğer iltihaplanması veya hasarı
- Bilinmiyor
- Solunum ile ilgili yüksek tansiyon
- Çocuklar (10 yaş ve üzeri) ve adölesanlar
Yukarıda listelenen yan etkiler, çocuklar ve ergenler için de geçerlidir. Aşağıdaki ek bilgiler çocuklar, adölesanlar ve bakıcıları için önemlidir.
Yaygın
- Pankreas iltihabı
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya hamile olduğunuzu düşünüyorsanız REPİSODE'yi kullanmayınız.
REPİSODE'yi kullanırken hamile olmanız veya hamile kalmanız durumunda, doğum kusurları olan bir bebeğin doğma riski artmaktadır. Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar, güvenilir doğum kontrol önlemleri almadan REPİSODE kullanmamalıdırlar.
Hamile kalmaya çalışmadan önce REPİSODE'nin çoğunun vücuttan atılması gerektiğinden REPİSODE tedavisi bittikten sonra hamile kalmayı planlıyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz. İlacın doğal olarak vücuttan atılması 2 yıla kadar sürebilir. REPİSODE'nin vücuttan atılmasını hızlandıran bazı ilaçlar alarak bu süre, birkaç haftaya indirilebilir.
Her iki durumda da, REPİSODE'nin vücuttan yeterince atıldığı bir kan testi ile doğrulanmalı ve REPİSODE'nin kan düzeyinin hamile kalmanıza izin verecek kadar düşük olduğu tedavi eden doktorunuz tarafından teyit edilmelidir.
Laboratuvar testlerine ilişkin ayrıntılı bilgi için lütfen doktorunuzla irtibata geçiniz.
REPİSODE alırken veya tedavinin bitişinden sonra iki yıl içinde hamile olduğunuzdan şüphelenirseniz, gebelik testi için derhal doktorunuzla irtibata geçmelisiniz. Testin hamile olduğunuzu doğrulaması durumunda doktorunuz, bebeğinize yönelik riski azaltabileceğinden REPİSODE'yi hızlı ve yeterli bir şekilde vücudunuzdan atmak için belirli ilaçlarla tedavi önerebilir.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Teriflunomid anne sütüne geçtiğinden, emzirirken REPİSODE kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerREPİSODE, laktoz ihtiva eder. Daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
REPİSODE, her “doz”unda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Repisode 14 mg muadilleri
Repisode 14 mg ile aynı etken maddeyi (teriflunomid) içeren 9 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonRelaps ve remisyonla seyreden multipl sklerozu (MS) olan yetişkin ve 10 yaş ve üzeri –Vücut ağırlığı >40 kg olan pediyatrik hastaların tedavisi için endikedir (Etkinliğin belirlendiği popülasyona ilişkin önemli bilgiler için lütfen bakınız).
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− Etkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık − Şiddetli karaciğer yetmezliğine sahip hastalarda (Child-Pugh sınıf C) − Gebe kadınlar veya teriflunomid tedavisi sırasında ve tedavi sonrasında plazma düzeyleri 0,02 mg/L üzerinde olduğu sürece güvenilir doğum kontrol yöntemi kullanmayan doğum potansiyeline sahip kadınlar. Tedaviye başlamadan önce gebelik dışlanmalıdır. − Emziren kadınlarda − Şiddetli bağışıklık yetmezliği durumlarına sahip hastalarda, örn. AIDS) − Belirgin kemik iliği fonksiyonu azalması veya belirgin anemi, lökopeni, nötropeni veya trombositopenisi olan hastalarda − Şiddetli aktif enfeksiyonu olan hastalarda, iyileşene kadar − Bu hasta grubundaki klinik deneyim yetersiz olduğundan şiddetli böbrek yetmezliği olup diyalize giren hastalarda − Şiddetli hipoproteinemisi olan hastalar, örn. nefrotik sendrom.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİzleme Tedavi öncesinde Teriflunomid tedavisine başlamadan önce aşağıdakiler değerlendirilmelidir: Kan basıncı Alanin aminotransferaz/serum glutamik piruvik transaminaz (ALT/SGPT) Diferansiyel beyaz kan hücresi (akyuvar) ve trombosit sayısı dahil olmak üzere tam kan hücre sayımı. Tedavi sırasında Teriflunomid tedavisi sırasında aşağıdakiler değerlendirilmelidir: Kan basıncı o Periyodik olarak kontrol edilir. Alanin aminotransferaz/serum glutamik pirüvik transaminaz (ALT/SGPT) o Karaciğer enzimleri, teriflunomid tedavisine başlamadan önce, tedavinin ilk 6 ayı boyunca en az dört haftada bir ve daha sonra düzenli olarak değerlendirilmelidir. o, öncesinde karaciğer bozukluğu olan hastalara diğer potansiyel hepatotoksik ilaçlarla birlikte veya açıklanamayan bulantı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, anoreksiya veya sarılık ve/veya koyu renk idrar gibi klinik belirti ve semptomlar ortaya çıktığında ek izlem düşünülmelidir. Karaciğer enzimleri, tedavinin ilk 6 ayında iki haftada bir, ardından tedavi başladıktan sonra en az 2 yıl boyunca en az 8 haftada bir değerlendirilmelidir. Normalin üst limitinin (NÜL) 2 ile 3 katı arasındaki ALT (SGPT) artışları için haftalık izleme gerçekleştirilmelidir. Tedavi sırasındaki belirti ve semptomlara (örn. enfeksiyon) dayanarak tam kan hücre sayımı yapılmalıdır. Hızlandırılmış eliminasyon prosedürü Teriflunomid, plazmadan yavaş atılır. Hızlandırılmış eliminasyon prosedürü olmadan, 0,02 mg/l'nin altında plazma konsantrasyonlarına ulaşmak ortalama 8 ay sürer, ancak madde klerensindeki kişisel varyasyon nedeniyle bu süre 2 yıla kadar çıkabilir. Teriflunomidin bırakılmasından sonra herhangi bir zamanda hızlandırılmış eliminasyon prosedürü kullanılabilir (prosedür ayrıntıları için ile 5.2'ye bakınız). Hepatik etkiler Teriflunomid alan hastalarda karaciğer enzimlerinde artış gözlenmiştir. Bu artışlar, çoğunlukla tedavinin ilk 6 ayında meydana gelmiştir. Teriflunomid ile tedavi sırasında bazen hayatı tehdit edici olmak üzere ilaçla indüklenen karaciğer hasarı (DILI) vakaları gözlenmiştir. Çoğu DILI vakası, teriflunomid tedavisine başladıktan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkmıştır ancak DILI uzun kullanım sonucunda da ortaya çıkabilmktedir. Teriflunomid ile karaciğer enzim artışı ve DILI riski, önceden karaciğer bozukluğu olan hastalarda, diğer hepatotoksik ilaçlarla eş zamanlı tedavide ve/veya önemli miktarlarda alkol tüketiminde daha yüksek olabilir. Dolayısıyla hastalar karaciğer hasarının belirtileri ve semptomları açısından yakından izlenmelidir. Teriflunomid tedavisi, karaciğer hasarından şüphe edildiği taktirde tedavisi kesilmeli ve hızlandırılmış eliminasyon prosedürü düşünülmelidir. Artan Karaciğer enzimleri(NÜL’nin 3 katından fazla) doğrulandığı, taktirde teriflunomid tedavisi kesilmesi düşünülmelidir. Tedavinin kesilmesi durumunda, transaminaz seviyeleri normalleşene kadar karaciğer testlerine devam edilmelidir. Hipoproteinemi Teriflunomid proteine yüksek oranda bağlandığından ve bağlanması albümin konsantrasyonlarına bağlı olduğundan, bağlanmayan teriflunomid plazma konsantrasyonlarının, nefrotik sendromda olduğu gibi hipoproteinemili hastalarda artması beklenebilir. Teriflunomid şiddetli hipoproteinemisi olan hastalarda kullanılmamalıdır. Kan basıncı Teriflunomid tedavisi sırasında kan basıncı artışı görülebilir. Teriflunomid tedavisinin başlangıcından önce ve sonrasında periyodik olarak kan basıncı kontrol edilmelidir. Kan basıncı artışı teriflunomid tedavisi öncesince ve sırasında uygun bir şekilde yönetilmelidir. Enfeksiyonlar Şiddetli aktif enfeksiyonu olan hastalarda enfeksiyon giderilene kadar teriflunomid tedavisinin başlangıcı ertelenmelidir. Plasebo kontrollü çalışmalarda, teriflunomid ile ciddi enfeksiyonlarda artış gözlenmemiştir. Oral herpes ve herpes zoster de dâhil olmak üzere herpes virüsü enfeksiyonu vakaları teriflunomid ile bildirilmiştir, bunların bazıları herpetik meningoensefalit ve herpes yayılması dâhil olmak üzere ciddidir. Tedavi sırasında herhangi bir zamanda meydana gelebilirler. immunomodülatör etkisine bağlı olarak, hastada ciddi bir enfeksiyonun gelişmesi durumunda, tedavisinin askıya alınması düşünülmeli ve terapiye yeniden başlamadan önce fayda ve riskler değerlendirilmelidir. Uzun yarılanma ömrü nedeniyle, kolestiramin veya kömür ile hızlandırılmış eliminasyon düşünülmelidir. alan hastalara, enfeksiyon semptomlarını bir hekime bildirmeleri söylenmelidir. Aktif akut veya kronik enfeksiyonu olan hastalar, enfeksiyon(lar) giderilene kadar tedavisine başlamamalıdır. Klinik çalışmalarda sistematik olarak tüberküloz taraması gerçekleştirilmediğinden latent tüberküloz enfeksiyonu olan hastalarda güvenliliği bilinmemektedir. Tüberküloz taraması test sonucu pozitif olan hastalar tedavisinden önce standart tıbbi uygulama ile tedavi edilir. Solunuma bağlı reaksiyonlar Pazarlama sonrası deneyimde teriflunomid ile interstisyel akciğer hastalığı (İAH) ve ayrıca pulmoner hipertansiyon vakaları bildirilmiştir. İAH öyküsü olan hastalarda risk artabilir. İAH, tedavi sırasında herhangi bir zamanda akut olarak değişken klinik görünümler ile ortaya çıkabilir. İAH ölümcül olabilir. Sürekli öksürük ve dispne gibi yeni başlayan veya kötüleşen pulmoner semptomlar, tedavinin kesilmesi ve uygun şekilde daha ayrıntılı inceleme yapılması için etken olabilir. Eğer ilacın kesilmesi gerekli ise, hızlandırılmış bir eliminasyon prosedürünün başlatılması dikkate alınmalıdır. Hematolojik etkiler Beyaz kan hücre sayısında başlangıca göre ortalama %15’ten az bir düşme gözlenmiştir. Önlem olarak, tedavisine başlamadan önce diferansiyel beyaz kan hücre sayımı ve trombositleri de kapsayan güncel bir tam kan sayımı mevcut olmalı ve klinik belirti ve semptomlar (örn., enfeksiyonlar) gerektirdiğinde terapisi sırasında tam kan sayımı değerlendirilmelidir. Önceden anemi, lökopeni ve/veya trombositopenisi olan hastalar ile kemik iliği fonksiyonu bozulmuş hastalar veya kemik iliği supresyonu riski olan hastalarda, hematolojik bozukluk riski artar. Böyle etkilerin ortaya çıkması durumunda, teriflunomidin plazma düzeylerini düşürmek için hızlandırılmış eliminasyon prosedürü (yukarı bakınız) düşünülmelidir. Pansitopeni dahil olmak üzere şiddetli hematolojik reaksiyonların söz konusu olması durumunda, ve herhangi bir eş zamanlı miyelosüpresif tedavi kesilmeli ve teriflunomid hızlandırılmış eliminasyon prosedürü düşünülmelidir. Cilt reaksiyonları ile tedavide bazen Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere ölümcül olan ciddi cilt reaksiyonları ve eozinofili ve sistemik semptomlu ilaç reaksiyonu (DRESS) vakaları bildirilmiştir. Şiddetli jeneralize majör cilt reaksiyonlarına (Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz-Lyell sendromu veya eozinofili ve sistemik semptomlu ilaç reaksiyonu) ilişkin şüphe uyandıran cilt ve/veya mukoza reaksiyonları (ülseratif stomatit) gözlenmesi durumunda, teriflunomid ve bağlantılı olabilecek tüm diğer tedaviler kesilmeli ve hızlandırılmış eliminasyon prosedürü derhal başlatılmalıdır. Böyle durumlarda hastalar teriflunomide tekrar maruz bırakılmamalıdır. Teriflunomid kullanımı sırasında sedef hastalığının yeni başlangıcı (püstüler sedef hastalığı dahil) ve önceden var olan sedef hastalığının kötüleşmesi rapor edilmiştir. Tedavinin kesilmesi ve hızlandırılmış eliminasyon prosedürünün başlatılması hastanın hastalığı ve geçmişi dikkate alınarak düşünülebilir. Periferik nöropati alan hastalarda periferik nöropati vakaları bildirilmiştir. Hastaların çoğu kesilmesinden sonra düzelmiştir. Ancak, nihai sonuç açısından geniş bir değişkenlik söz konusudur, bazı hastalarda nöropati iyileşirken bazı hastalarda semptomlar devam etmiştir. alan bir hastada doğrulanmış periferik nöropatinin gelişmesi durumunda, terapisinin kesilmesi ve hızlandırılmış eliminasyon prosedürü yapılması düşünülmelidir. Aşılama İki klinik çalışma inaktif neoantijen (ilk aşılama) ya da rapel (tekrar maruziyet) aşılamanın tedavisi sırasında güvenli ve etkili olduğunu göstermiştir. Canlılığı azaltılmış aşıların kullanımı enfeksiyon riski taşıyabilir ve bu nedenle bu kullanımdan kaçınılmalıdır. İmmünosüpresif veya immünomodülatör terapiler Leflunomid, teriflunomidin ana bileşiği olduğundan, teriflunomidin leflunomid ile birlikte uygulanması önerilmemektedir. MS tedavisi için kullanılan antineoplastik veya immunosüpresif terapilerin birlikte uygulanması değerlendirilmemiştir. Teriflunomidin eş zamanlı olarak bir yıla kadar interferon beta veya glatiramer asetat ile uygulandığı güvenlilik çalışmaları herhangi bir özel güvenlilik endişesi ortaya çıkarmamıştır; ancak teriflunomid monoterapisi ile karşılaştırıldığında daha yüksek advers reaksiyon oranı gözlenmiştir. Multipl skleroz tedavisinde bu kombinasyonların uzun süreli güvenliliği saptanmamıştır. veya geçiş Teriflunomidin interferon beta veya glatiramer asetat ile eş zamanlı olarak uygulanmasına ilişkin klinik veriler temelinde, interferon beta veya glatiramer asetat sonrasında teriflunomide başlarken veya teriflunomid sonrasında interferon beta veya glatiramer asetata başlarken herhangi bir bekleme süresi gerekli değildir. derhal başlanması durumunda natalizumabın uzun yarılanma ömrü nedeniyle, natalizumabın kesilmesinden 2-3 ay sonraya kadar eş zamanlı maruziyet ve dolayısıyla eş zamanlı immün etkiler meydana gelebilir. Bu nedenle, hastalarda natalizumabdan geçerken dikkat edilmelidir. Fingolimodun yarılanma ömrüne dayanarak, fingolimodun kesilmesinden sonra dolaşımdan temizlenme için tedavisiz 6 haftalık bir süre ve lenfositlerin normal aralığa dönmesi için de 1 2 aylık bir süre gereklidir. Bu sürede başlanması fingolimoda eş zamanlı maruziyete neden olacaktır. Bu, immün sistem üzerinde ilave bir etkiye neden olabilir ve bu nedenle dikkat edilmelidir. MS hastalarında, medyan t 1/2z 14 mg'lık tekrarlayan dozlar sonrasında yaklaşık 19 gündür…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Teriflunomid ile tedavi edilen (7 mg ve 14 mg) hastalarda en sık bildirilen advers reaksiyonlar şunlardır: baş ağrısı (%17,8, %15,7), ishal (%13,1, %13,6) artan ALT (%13, %15), bulantı (%8, %10,7) ve saç dökülmesi (%9,8, %13,5). Genel olarak, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı ve saç dökülmesi, hafif ila orta şiddette olup, geçici ve nadiren tedavinin kesilmesine neden olmuştur. Teriflunomid, leflunomidin ana metabolitidir. MS hastalarına teriflunomid reçete ederken, leflunomidin romatoid artrit veya psoriatik artriti olan hastalardaki güvenlilik profilini göz önünde bulundurmak uygun olabilir. Advers reaksiyonların tablolu listesi Teriflunomid, dört farklı plasebo-kontrollü çalışmada (7 mg ve 14 mg teriflunomid için sırasıyla 1.045 ve 1.002 hasta) ve bir aktif ilaç karşılaştırmalı çalışmada (teriflunomid tedavi gruplarının her birinde 110 hasta) yaklaşık 672 gün medyan süre boyunca günde bir kez teriflunomide maruz kalan toplam 2.267 (1.155 hasta teriflunomid 7 mg and 1.112 hasta teriflunomid 14 mg) tekrarlayan MS (Nükseden Multipl Skleroz, RMS) formu olan yetişkin hastada değerlendirilmiştir. Yetişkin hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda teriflunomid ile bildirilen ve yetişkin hastalardaki klinik çalışmalardan 7 mg ya da 14 mg teriflunomid ile bildirilen advers reaksiyonlar aşağıda gösterilmiştir. Sistem organ sınıfı Çok yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Grip, Üst solunum yolu enfeksiyonu, İdrar yolu enfeksiyonu, Bronşit, Sinüzit, Farenjit, Sistit, Viral gastroenterit, Herpes virüsü enfeksiyonub, Diş enfeksiyonu, Larenjit, Ayak mantarı Sepsis dahil şiddetli enfeksiyonlara Kan ve lenf sistemi hastalıkları Nötropenib Anemi Hafif trombositopeni (trombosit <100G/L) Bağışıklık sistemi hastalıkları Hafif alerjik reaksiyonlar Anafilaksi ve anjiyoödem dahil hipersensitivite reaksiyonları (erken ya da geç) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Dislipidemi Psikiyatrik hastalıkları Anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Parestezi, Siyatik, Karpal tünel sendromu Hiperestezi, Nevralji, Periferik nöropati Kardiyak hastalıklar Palpitasyonlar Vasküler hastalıklar Hipertansiyon b Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal İnterstisyel akciğer hastalığı Pulmoner hipertansiyon hastalıkları Gastrointestinal hastalıkları Diya re, Bula ntı Pankreatitb Üst karında ağrı, Kusma, Diş ağrısı Stomatit Kolit Hepatobiliyer hastalıklar Alanin aminotransf e raz (ALT) artışı b Gamma glutamil transferaz (GGT) artışıb, Aspartat aminotransfer az artışıb Akut hepatit İlaçla indüklenen karaciğer hasarı (DILI) Deri ve deri altı doku hastalıkları Alopesi Döküntü, Akne Tırnak bozuklukları, Sedef hastalığı (püstüler dahil),Şiddetli deri reaksiyonlarıa Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas-iskelet ağrısı, Miyalji, Artralji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Pollaküri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Menoraji Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ağrı, Astenia Laboratuvar bulguları Kilo kaybı, Nötrofil sayısında azalmab, Akyuvar sayısında azalmab, Kanda kreatinin fosfokinaz artışı Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Post-travmatik ağrı a : Lütfen advers reaksiyonların detaylı tanımı bölümüne bakınız. b : Bakınız. Seçilen advers reaksiyonların tanımı Alopesi; plasebo ile tedavi edilen hastalarda %5,1 ile karşılaştırıldığında 14 mg teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %13,9’unda saç dokusu değişikliği ile birlikte ya da yalnızca saç incelmesi, saç yoğunluğunda azalma ve saç kaybı olarak bildirilmiştir. Çoğu vaka, saç derisi üzerinde dağınık veya yaygın olarak tanımlanmıştır (tam saç kaybı bildirilmemiştir) ve çoğunlukla ilk 6 ayda meydana gelmiş olup teriflunomid 14 mg ile tedavi edilen 139 hastanın 121'inde (%87,1) sorun çözülmüştür. Saç dökülmesi nedeniyle tedavinin kesilmesi, plasebo grubunda %0,1 iken 14 mg teriflunomid grubunda %1,3 olmuştur. Hepatik etkiler Plasebo kontrollü çalışmalarda aşağıdakiler saptanmıştır: Başlangıç durumuna göre ALT artışı (laboratuvar verilerine dayanarak) Plasebo kontrollü çalışmalarda güvenlilik popülasyonu Plasebo (N=997) Teriflunomid 14 mg (N=1002) > 3 NÜL > 5 NÜL > 10 NÜL > 20 NÜL ALT >3 NÜL ve TBILI >2 NÜL Hafif derecede transaminaz artışı, (ALT ≤ 3 x NÜL) plasebo ile karşılaştırıldığında teriflunomidle tedavi edilen gruplarda daha sık görülmüştür. 3 kat ya da fazla NÜL artışı sıklığı, tedavi grupları arasında dengeli bulunmuştur. Transaminazdaki bu artışlar çoğunlukla tedavinin ilk 6 ayında meydana gelmiştir ve tedavinin kesilmesi ile geri dönüşlü olmuştur. İyileşme süresi ay ve yıl arasında değişmiştir. Kan basıncı etkileri Yetişkin hastalarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda aşağıdakiler belirlenmiştir: Plasebo alan hastaların %15,5’ine karşılık 14 mg/gün teriflunomid alan hastaların %19,9’unda sistolik kan basıncı > 140 mmHg bulunmuştur; Plasebo alan hastaların %2’sine karşılık 14 mg/gün teriflunomid alan hastaların %3,8'inde sistolik kan basıncı > 160 mmHg bulunmuştur; Plasebo alan hastaların %13,6’sına karşılık 14 mg/gün teriflunomid alan hastaların %21,4'ünde diyastolik kan basıncı > 90 mmHg bulunmuştur. Enfeksiyonlar Plasebo kontrollü çalışmalarda, plasebo (%2,2) ile karşılaştırıldığında teriflunomid 14 mg (%2,7) ile ciddi enfeksiyonlarda artış gözlenmemiştir. Her bir grubun %0,2’sinde ciddi fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkmıştır. Pazarlama sonrası deneyimde bazen ölümcül olmak üzere sepsis dahil şiddetli enfeksiyonlar bildirilmiştir. Hematolojik etkiler ile yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda beyaz kan hücresi (BKH) sayısını (başlangıç düzeyinden <%15, esas olarak nötrofil ve lenfosit azalması) etkileyen ve bazı hastalarda daha fazla olmak üzere ortalama bir düşüş gözlenmiştir. Başlangıca göre ortalama düşüş ilk 6 haftada meydana gelmiş, ardından tedavi sırasında düşük düzeylerde (başlangıca göre <%15) stabilize olmuştur. Kırmızı kan hücresi (KKH) ve trombosit sayısı üzerindeki etkisi daha az belirgindir. Periferik nöropati Plasebo kontrollü çalışmalarda polinöropati ve mononöropati (örn., karpal tünel sendromu) dahil olmak üzere periferik nöropati, teriflunomid alan hastalarda plasebo alan hastalardan daha sık bildirilmiştir. Pivotal, plasebo kontrollü çalışmalarda, sinir iletimi çalışmaları ile doğrulanan periferik nöropati insidansı, 14 mg teriflunomid alan hastalarda %1,9 iken (898 hastadan 17'sinde), plasebo alan hastalarda %0,4 (898 hastadan 4'ünde) olmuştur. Teriflunomid 14 mg alan ve periferik nöropati gelişen 5 hastada tedavi kesilmiştir. Bu hastalardan 4’ünde tedavinin kesilmesinden sonra iyileşme bildirilmiştir. İyi huylu, kötü huylu ve belirlenmeyen tümörler (kistler ve polipler dahil) Klinik çalışma deneyiminde teriflunomid ile malignite riskinde artış görülmemektedir. Özellikle lenfoproliferatif bozukluklar olmak üzere malignite riski, bağışıklık sistemini etkileyen bazı diğer ajanların kullanımıyla artmaktadır (sınıf etkisi). Şiddetli cilt reaksiyonları Pazarlama sonrası denetimde teriflunomid ile şiddetli cilt reaksiyonları olguları bildirilmiştir. Asteni Plasebo kontrollü çalışmalarda, asteni sıklığı, plasebo, teriflunomid 7 mg ve teriflunomid 14 mg grubunda sırasıyla % 2, % 1,6 ve % 2,2 idi. Sedef hastalığı Plasebo kontrollü çalışmalarda, sedef hastalığı için sıklıklar plasebo, 7 mg teriflunomid ve 14 mg teriflunomid grubunda sırasıyla %0,3, %0,3 ve %0,4 olarak bulunmuştur. Gastrointestinal bozukluklar Pazarlama sonrası Teriflunomid ile yetişkinlerde, nekrotizan pankreatit ve pankreatik psödokist vakaları dahil olmak üzere nadiren pankreatit vakaları bildirilmiştir. Pankreas olayları, teriflunomid tedavisi sırasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ve bu da hastaneye yatışa ve/veya gerekli düzeltici tedaviyi gerektirebilir. Pediyatrik popülasyon Günlük teriflunomid alan pediyatrik hastalarda (10-17 yaş arası) gözlenen güvenlilik profili, genel olarak yetişkin hastalar ile benzerdir. Bununla birlikte, pediyatrik çalışmada (166 hasta: 109 hasta teriflunomid grubunda ve 57 plasebo grubunda), çift kör fazda plasebo grubunda hiç pankreatit vakası bulunmazken, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %1,8'inde pankreatit vakaları bildirilmiştir. Bu olaylardan biri hastaneye yatış ve gerekli düzeltici tedavi gerektirmiştir. Çalışmanın açık-etiketli aşamada teriflunomid ile tedavi edilen pediyatrik hastalarda, 2 ek pankreatit vakası (biri ciddi bir olay, diğeri hafif şiddette ciddi olmayan bir olay) ve bir ciddi akut pankreatit vakası (psödo-papillomlu) bildirilmiştir. Bu 3 hastanın ikisinde pankreatit hastaneye yatışa neden olmuştur. Karın ağrısı, bulantı ve/veya kusmayı içeren klinik semptomlar ve serum amilaz ve lipaz bu hastalarda yükselmiştir. Tedavinin kesilmesinden ve hızlı eliminasyon prosedürü ve düzeltici tedaviden sonra tüm hastalar iyileşmiştir. Aşağıdaki advers reaksiyonlar yetişkin popülasyona göre pediyatrik popülasyonda daha sık rapor edilmiştir: Alopesi, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %22’sinde, plasebo ile tedavi edilen hastalarda ise %12,3’ünde bildirilmiştir. Enfeksiyonlar, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %66,1’inde, plasebo ile tedavi edilen hastalarda ise %45,6’sında rapor edilmiştir. Bunlar arasında nazofarenjit ve üst solunum yolu enfeksiyonları teriflunomid ile daha sık bildirilmiştir. Kreatinin fosfokinaz (CPK) artışı, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %5,5’inde, plasebo ile tedavi edilen hastalarda ise %0’ında rapor edilmiştir. Vakaların çoğu belgelenmiş fiziksel egzersizle ilişkilendirilmiştir. Parestezi, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %11’inde, plasebo ile tedavi edilen hastalarda ise %1,8’inde bildirilmiştir. Karın ağrısı, teriflunomid ile tedavi edilen hastaların %11’inde, plasebo ile tedavi edilen hastaların ise %1,8’inde rapor edilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.