PROBLOK 100 MG FİLM KAPLI TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Problok 100 mg ne için kullanılır?
KT 1PROBLOK beta-blokörler olarak adlandırılan ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar kan damarlarınızı gevşeterek toplardamarlarınızdaki (venlerinizdeki) kan basıncını düşürürler.
Bu ilaçlar çeşitli tıbbi sorunlarda kullanılırlar:
- Yüksek kan basıncının tedavi edilmesi için,
- Egzersiz ile tetiklenen göğüs ağrısı (Angina) tedavisi için,
- Düzensiz kalp atımlarının düzeltilmesi ve kalbin düzenli atmaya devam etmesinin sağlanması için,
- Bir kalp krizi sonrasında kalbin korunmasına yardımcı olmak için,
- Tamamlayıcı tedavinin bir parçası olarak tiroid bezinin aşırı çalışmasının tedavi edilmesi için,
- Migrenin önlenmesi (bir baş ağrısı tipi) için,
- Sinirsel gerginlik ya da anksiyetenin neden olduğu çarpıntının tedavi edilmesi için,
PROBLOK ile tedaviniz sırasında takip:
- Kalp rahatsızlığınız varsa, doktorunuz kan testi yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
- Eğer kanınızda yüksek düzeyde şeker (diyabetiniz) varsa, doktorunuz düzenli olarak kanınızdaki şeker düzeyini kontrol edebilir.
- Eğer aşırı aktif bir tiroid beziniz varsa, doktorunuz düzenli olarak tiroid ve kalp fonksiyonlarınızı kontrol edebilir.
- Başka ilaçlar alıyorsanız ya da kısa zaman önce aldıysanız, doktorunuz bazı kan testleri yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
PROBLOK'un nasıl etki gösterdiği ya da neden verildiği hakkında herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Metoprolol veya PROBLOK bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine (Bölüm 6' da belirtilen) veya diğer benzer ilaçlara (beta reseptör bloköre edici) karşı alerjiniz varsa,
- Kalbin kanı vücuda pompalayamaması sonucu ortaya çıkan şok durumlarında,
- Düzensiz atımlara yol açan kalp hastalığınız varsa (kalp pili olmamak koşuluyla),
- Kalbin ileti sisteminde engel olması sonucu ortaya çıkan atım bozukluğunuz varsa,
- Düşük tansiyon, dolaşım yetersizliği, akciğer ödemi bulguları olan, stabil olmayan kalp yetersizliği ve beta reseptör agonisti ilaçlar (kalbin kasılma gücünü ve atım hızını artıran ilaçlar) ile sürekli veya aralıklı tedavi olan hastalarda,
- Şikâyete neden olan kalp hızında yavaşlama veya kan basıncında düşme,
- Kan dolaşımı probleminiz varsa,
- Gangren tehlikesinin söz konusu olduğu şiddetli periferik vasküler hastalığınız varsa,
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- PROBLOK kullanan hastalara verapamil (kan basıncını ve kalp atım hızını düşüren bir ilaç) damar yolundan uygulanmamalıdır.
- Kesik kesik topallamanın görüldüğü, kan dolaşım bozukluğunuz varsa,
- İleri derecede böbrek yetmezliğiniz varsa,
- Dijital preparatları (kalp ve damar hastalıklarında kullanılan, kalbin kasılma gücünü artıran ilaçlar) ile kombine tedavide,
- Prinzmental göğüs ağrısı olarak adlandırılan kendiliğinden gelişen kalp krampından kaynaklanan tipte göğüs ağrınız varsa,
- Astım hastalığınız veya hava yollarındaki daralmalardan dolayı rahatsızlığınız varsa.
- Vücutta yüksek miktarda asidik maddeden dolayı şiddetli akut rahatsızlığınız (metabolik asidoz) varsa,
- Böbrek üstü bezi tümörü tedavisi uygulanan hastalarda,
- Kalp yetersizliği hastalarında,
- Önceden varlığı tespit edilen orta derecede kalp ileti bozukluğunda,
- Yaşamı tehdit eden ciddi alerjik reaksiyon tedavisi uygulanan hastalarda,
- PROBLOK tedavisi özellikle iskemik hastalığı olan hastalarda aniden kesilmemelidir. Mümkün olduğunca PROBLOK 10 günlük bir periyotta kademeli olarak kesilmeli, dozlar son 6 günde 25 mg'a azaltılmalıdır. Kesme sırasında hasta yakın gözlem altında tutulmalı ve gerektiğinde replasman tedavisi başlatılmalıdır. Angina pektorisin ağırlaşmasını önlemek için, dozaj kademeli olarak 1-3 haftada azaltılmalı ve gerekirse aynı zamanda replasman tedavisine başlanmalıdır.
- Diş hekiminiz tarafından size genel anestezik ilaç verilecekse veya ameliyat olacaksanız doktorunuza PROBLOK kullandığınızı söyleyiniz.
- Ameliyat edilen hastalarda PROBLOK tedavisinin kesilmesi önerilmemektedir.
- Kalp ameliyatı dışındaki diğer cerrahi prosedürler uygulanan hastalara yüksek doz PROBLOK'un akut uygulamasından kaçınılmalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, PROBLOK un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki gibi sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az görülebilir, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Yorgunluk
Yaygın:
Baş ağrısı, sersemlik, baş dönmesi, kalp atım hızında azalma, çarpıntı, ellerde ve ayaklarda soğukluk, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, kabızlık, fiziksel olarak aktif olunduğunda nefes darlığı
Yaygın olmayan:
Depresyon, uyku hali veya uykusuzluk, kâbus görme, uyku bozuklukları, karıncalanma ve uyuşukluk hissi, kalp yetmezliği belirtilerinde geçici ağırlaşma, kalp krizi geçirmiş hastalarda kalbin kanı vücuda pompalayamaması sonucu ortaya çıkan şok durumlarında (kardiyojenik şok), göğüs ağrısı, kalpte iletim bozukluğu, nefes daralması, astım hastalarında ya da benzer yakınmaları olan hastalarda hava yollarında darlık hissi, kilo alma, ciltte aşırı duyarlılık, vücutta sıvı birikmesi
Seyrek:
Artan terleme, saç kaybı, tat değişikliği, cinsel isteğin geçici azalması, hafıza bozukluğu, kafa karışıklığı, sinirlilik, huzursuzluk, halüsinasyon, sedef hastalığının kötüleşmesi, gün ışığına karşı aşırı duyarlılık, kan hücresi (trombosit) sayısının azalması (trombositopeni), kalp hızının azalması, bozulmuş kalp ritmi, karaciğer üzerinde etki (karaciğer enzimlerinde artış), görme bozuklukları, kuru ve tahriş olmuş gözler, kulaklarda uğultu, vücutta sıvı birikmesi, bayılma, kulak çınlaması
Bilinmiyor:
Göz iltihabı benzeri belirtiler, ciddi kan dolaşım bozukluğu olan hastalarda gangren, alerjik nezle, ağız kuruluğu, karaciğerin iltihaplanması (hepatit), eklem ağrısı, kas krampları, konsantrasyon bozukluğu Ağız kuruluğu çürük riskini artırabilir, bu nedenle düzenli ve dikkatli diş fırçalamak ve ağız hijyeni önemlidir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya bunu hamile kalmayı düşünüyorsanız, ilacı kullanmadan önce bunu doktorunuza söyleyiniz.
Doktorunuz aksini söylemedikçe PROBLOK'u hamilelikte kullanmayınız.
Metoprolol de dahil olmak üzere beta blokerler fetusa zarar verebilir ve erken doğuma neden olabilir.
Etkin madde metoprolol bebeğinizde kalp hızı düşüklüğüne neden olabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız PROBLOK 'u gerekli olmadıkça kullanmayınız.
PROBLOK anne sütü ile bebeğinize geçer ve çocuğunuzu etkileyebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren yardımcı madde içermemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Problok 100 mg muadilleri
Problok 100 mg ile aynı etken maddeyi (metoprolol süksinat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon: Monoterapi şeklinde veya diğer antihipertansifler örn: diüretik periferik vazodilatör veya bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü ile birlikte kombinasyon halinde. Anjina pektoris: Uzun süreli profilaksi için. Gerektiğinde akut krizleri yatıştırmak için nitrogliserin kullanılmalıdır. Supraventriküler ve ventriküller aritmileri içeren kardiyak taşikardimi Teyit edilmiş veya şüpheli miyokard enfarktüsü, miyokard enfarktüsten sonraki sekonder koruma için Hipertiroidizm (yardımcı tedavi olarak) Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları Migrenin önlenmesi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKardiyojenik şok Hasta sinüs sendromu (kalıcı kalp pili olmaması koşuluyla) İkinci veya üçüncü derece AV-blok Dekompanse kalp yetmezliği Semptomatik bradikardi veya hipotansiyon. Akut miyokard enfarktüsü olduğu şüphelenilen hastalara, kalp hızı < 45 atım/dk, P-Q aralığı > 0.24 saniye veya sistolik kan basıncı < 100 mmHg olduğu sürece, metoprolol verilmemelidir. Şiddetli bronşiyal astımı veya şiddetli bronkospazm öyküsü olan hastalar Metabolik asidoz Tedavi edilmemiş feokromasitoma Gangren tehlikesinin söz konusu olduğu şiddetli periferik vasküler hastalığı. Ürünün etkin maddesine, 6.1.’de belirtilen herhangi bir bileşenine veya diğer beta blokörlere karşı aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBeta blokörler ile tedavi edilen hastalara verapamil türü kalsiyum kanal blokörlerinin intravenöz uygulaması yapılmamalıdır. Metoprolol, kesik topallama gibi periferik arteriyel dolaşım bozukluğu semptomlarını alevlendirebilir. İleri derecede böbrek yetmezliğinde, metabolik asidoz ile birlikte görülen şiddetli akut ciddi tabloda, dijital preparatları ile kombine tedavide dikkatli olunmalıdır. Prinzmetal angina’sı olan hastalarda koroner damarların alfa reseptörler aracılığıyla oluşan kontraksiyonundan dolayı anjina ataklarının sıklığı ve büyüklüğü artabilir. Bu sebeple bu hastalarda non selektif olan beta blokörleri kullanılmamalıdır. Beta 1 selektif blokörler dikkatli kullanılmalıdır. Bronşiyal astım veya diğer kronik obstruktif akciğer hastalıklarında, eş zamanlı olarak yeterli bronkodilatör tedavi uygulanmalıdır. Beta 2 stimulanlarının dozunun arttırılması gerekebilir. Metoprolol ile tedavi sırasında, karbonhidrat metabolizmasının engellenmesi veya hipogliseminin maskelenmesi riski non selektif beta blokörlere göre daha azdır. Çok nadiren, önceden varlığı tespit edilen orta derecede AV iletim bozukluğu ağırlaşabilir (muhtemelen AV bloğuna sebep olabilir). Beta blokörler ile tedavi anafilaktik reaksiyon tedavisini zorlaştırır. Normal dozda adrenalin tedavisi her zaman beklenen terapötik etkiyi doğurmaz. Feokromositoma hastasına verildiğinde, bir alfa blokör ile tedavi önerilmelidir. dahil beta-blokörler tedavi edilmemiş olan konjestif kalp yetmezliğinde kullanılmamalıdır. Öncelikle bu durum stabilize edilmelidir. Akut miyokart enfarktüsü ve stabil olmayan angina pektoris ile ilişkili semptomatik kalp yetmezliği olan hastalar, kalp yetmezliği endikasyonunun bulunduğu çalışmalara dahil edilmemiştir. Bu koşullarla ilişkili akut miyokard enfarktüsünün tedavisi için etkinlik/güvenlilik bu sebeple dokümante edilmemiştir. Stabil olmayan, kompanse edilemeyen kalp yetmezliğinde kullanımı kontrendikedir (bakınız 4.3). Beta blokajın aniden kesilmesi, özellikle yüksek riskli hastalarda, hem kronik kalp yetmezliğini ağırlaştırabileceği hem de miyokard enfarktüsü ve ani ölüm riskini arttırabileceğinden tehlikelidir. Bu sebeple tedavisi özellikle iskemik hastalığı olan hastalarda aniden kesilmemelidir. Mümkün olduğunca 10 günlük bir periyotta kademeli olarak kesilmeli, dozlar son 6 günde 25 mg’a azaltılmalıdır. Kesme sırasında hasta yakın gözlem altında tutulmalı ve gerektiğinde replasman tedavisi başlatılmalıdır. Angina pektorisin ağırlaşmasını önlemek için, dozaj kademeli olarak 1-3 haftada azaltılmalı ve gerekirse aynı zamanda replasman tedavisine başlanmalıdır. Ameliyattan önce anestezi uzmanı, hastanın aldığına dair bilgilendirilmelidir. Ameliyat edilen hastalarda beta blokör tedavisinin kesilmesi önerilmemektedir. Kardiyovasküler risk faktörleri olan hastalarda ölümcül sonuçlar da dahil olmak üzere bradikardi, hipotansiyon ve inme ile ilişkilendirildiğinden, kalp ameliyatı dışındaki cerrahi prosedürler uygulanan hastalara yüksek doz metoprololün akut uygulamasından kaçınılmalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Seyrek: Trombositopeni Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın olmayan: Depresyon, somnolans veya uykusuzluk, kâbus görme Seyrek: Sinirlilik, anksiyete, amnezi/hafıza zayıflığı, konfüzyon, halüsinasyon Bilinmiyor: Konsantrasyon bozukluğu Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Baş ağrısı, sersemlik, baş dönmesi, Yaygın olmayan: Uyku bozuklukları, parestezi Göz hastalıkları: Seyrek: Görme bozuklukları, gözlerde kuruluk ve/veya kızarıklık Bilinmiyor: Konjoktivit benzeri semptomlar Kulak ve iç kulak hastalıkları: Seyrek: Kulak çınlaması Kardiyak hastalıkları: Yaygın: Bradikardi, palpitasyon Yaygın olmayan: Kalp yetmezliği belirtilerinde geçici ağırlaşma, akut miyokard enfarktüslü hastalarda kardiyojenik şok*, göğüs ağrısı, birinci derece kalp bloğu Seyrek: AV-ileti zamanında uzama, kalp aritmileri Vasküler hastalıklar: Yaygın: Ekstremitelerde soğuma Seyrek: Ödem, senkop Bilinmiyor: Vasküler bozukluğu olan hastalarda gangren Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın: Fiziksel olarak aktif olunduğunda nefes darlığı Yaygın olmayan: Nefes darlığı, bronşiyal astımı veya astmatik problemleri olan hastalarda bronkospazm Bilinmiyor: Rinit Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Karın ağrısı, bulantı, kusma diyare ve kabızlık Seyrek: Tat alma bozuklukları Bilinmiyor: Ağız kuruluğu Hepatobiliyer hastalıklar: Seyrek: Transaminazlarda artış Bilinmiyor: Hepatit Deri ve derialtı doku hastalıkları: Yaygın olmayan: Deride aşırı duyarlılık reaksiyonları Seyrek: Psoriasisde ağırlaşma, fotosensitivite reaksiyonları, aşırı terleme, saç dökülmesi Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Seyrek: Geri dönüşümlü libido bozuklukları Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Bilinmiyor: Artralji, kas krampları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Çok yaygın: Yorgunluk Yaygın olmayan: Kilo artışı, ödem *Placebo’ya kıyasla görülme sıklığındaki % 0.4’lük artışın olduğu akut miyokard enfarktüsü olan 46000 hastanın katıldığı bir çalışmada; metoprolol grubunda kardiyojenik şokun görülme sıklığı % 2.3 iken, düşük şok riski indeksine sahip alt grup hastalardaki placebo grubunda % 1.9’dur. Şok risk indeksi; yaş, cinsiyet, gecikme, Killip sınıfı, kan basıncı, kalp hızı, ECG abnormalitesi ve hipertansiyon öyküsünden kaynaklanan her hastadaki mutlak şok riskine dayanmıştır. Düşük şok risk indeksine sahip hasta grubu, metoprololün akut miyokard enfarktüsünde kullanılmasının önerildiği hastalara karşılık gelmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.