PROBLOK 50 MG FİLM KAPLI TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Problok 50 mg ne için kullanılır?
KT 1PROBLOK beta-blokörler olarak adlandırılan ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar kan damarlarınızı gevşeterek toplardamarlarınızdaki (venlerinizdeki) kan basıncını düşürürler.
Bu ilaçlar çeşitli tıbbi sorunlarda kullanılırlar:
- Yüksek kan basıncının tedavi edilmesi için,
- Egzersiz ile tetiklenen göğüs ağrısı (Angina) tedavisi için,
- Düzensiz kalp atımlarının düzeltilmesi ve kalbin düzenli atmaya devam etmesinin sağlanması için,
- Bir kalp krizi sonrasında kalbin korunmasına yardımcı olmak için,
- Tamamlayıcı tedavinin bir parçası olarak tiroid bezinin aşırı çalışmasının tedavi edilmesi için,
- Migrenin önlenmesi (bir baş ağrısı tipi) için
- Sinirsel gerginlik ya da anksiyetenin neden olduğu çarpıntının tedavi edilmesi için.
PROBLOK ile tedaviniz sırasında takip:
- Kalp rahatsızlığınız varsa, doktorunuz kan testi yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
- Eğer kanınızda yüksek düzeyde şeker (diyabetiniz) varsa, doktorunuz düzenli olarak kanınızdaki şeker düzeyini kontrol edebilir.
- Eğer aşırı aktif bir tiroid beziniz varsa, doktorunuz düzenli olarak tiroid ve kalp fonksiyonlarınızı kontrol edebilir.
- Başka ilaçlar alıyorsanız ya da kısa zaman önce aldıysanız, doktorunuz bazı kan testleri yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
PROBLOK'un nasıl etki gösterdiği ya da neden verildiği hakkında herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Metoprolole, bu kullanma talimatının başında sayılmış PROBLOK içindeki maddelerden herhangi birine ya da bir başka beta bloköre karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa.
- Nefes darlığı, sırt üstü yatarken solunum güçlüğü, bir kalp rahatsızlığına işaret eden, ayaklar ya da bacaklarda şişme varsa.
- Düzensiz kalp atışı varsa.
- Kalp atımınız çok yavaşsa.
- Kalp krizine işaret eden ani ve bulantıcı göğüs ağrısı varsa.
- Kol ve bacaklarınızdaki kan dolaşımı çok zayıfsa (örneğin, çok soğuk, soluk el ve ayaklar, ya da yürüdüğünüzde bacak kaslarınızda ağrı).
- Kan basıncınız alışılmadık ölçüde düşükse.
- Adrenal bezlerin medullasında tedavi edilmemiş tümör (feokromasitom) varsa.
- Astımınız varsa ya da hırıltı veya öksürükle birlikte solunum güçlüğü öykünüz varsa.
- Eğer kardiyojenik şok olarak adlandırılan bir kalp bozukluğunun işaretleri olan kan basıncında şiddetli düşme, baş dönmesi, hızlı kalp atışı, hızlı ve yüzeysel solunum, soğuk ve nemli cildiniz varsa.
Eğer alerjik olduğunuzu düşünüyorsanız, lütfen doktorunuzun önerisini alınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kalp bozuklukları varsa.
- Kanda yüksek şeker düzeyi (diyabetiniz) varsa.
- Karaciğer hastalığınız varsa.
- Ciddi alerjik reaksiyonlar riski altında iseniz.
- İstirahat esnasında göğüs ağrınız varsa.
- Kol ve bacaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa (örneğin, çok soğuk, soluk el ve ayaklar ya da yürüdüğünüzde bacak kaslarınızda ağrı).
- Adrenal bezlerin medullasında tümör (feokromasitom); PROBLOK'a ek tedaviye gereksinim duyacaksınız.
- Aşırı çalışan bir tiroid beziniz varsa.
- PROBLOK ile tedavi sırasında bir anesteziğin kullanılacağı bir ameliyat yapılacak ise.
- Astım gibi solunum hastalıklarınız varsa.
- Şiddetli konjunktivit, deri döküntüsü ve kulak enfeksiyonunu kapsayan işaretleri olan okülomukokutanöz sendrom olarak adlandırılan şiddetli sendromunuz varsa. Durumunuz bunlardan herhangi birine uyuyorsa doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz PROBLOK kullanmaya başlayıp başlayamayacağınıza/devam edip edemeyeceğinize karar verecektir.
- PROBLOK ile tedavi sırasında spontan kanama ya da morarma fark ederseniz.
- PROBLOK ile tedavi sırasında çok yavaş kalp atımınızı fark ederseniz.
- PROBLOK ile tedavi sırasında sarı cilt ve gözler, mide bulantısı, iştah kaybı ve koyu idrar fark ederseniz.
- PROBLOK ile tedavi sırasında düzensiz kalp atımı yaşarsanız.
- PROBLOK ile tedavi sırasında nefes darlığı, sırt üstü yatınca solunum güçlüğü, ayaklar ya da bacaklarda şişme yaşarsanız
- PROBLOK ile tedavi sırasında halüsinasyonlar görürseniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlarda olduğu gibi, PROBLOK ile tedavi sırasında bazı yan etkiler yaşayabilirsiniz; diğer yandan bu yan etkiler herkeste görülmeyebilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek:1.000 hastanın birinden az görülebilir, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, PROBLOK'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Ürtiker (kurdeşen)
- Nefes almada güçlük
- Yüz, dudakların şişmesi ya da dilin veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin PROBLOK'a karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
PROBLOK'u kullanırken aşağıdakilerden biri olursa ve devam ederse doktorunuza bildiriniz.
Yaygın:
- Çok yavaş kalp atımı.
Seyrek:
- Nefes darlığı, sırt üstü yatarken solunum güçlüğü, kalp bozukluklarına işaret eden ayaklarda ya da bacaklarda şişme.
- Raynaud sendromunun olası işaretleri olan, ayak parmaklarında ve el parmaklarında uyuşukluk ve soğukluk.
- Düzensiz kalp atımı
Çok seyrek:
- Kanda düşük trombosit düzeyinin olası işaretleri olan spontan kanama ya da morarmalar (trombositopeni).
- Halüsinasyonlar.
- Karaciğer hastalığı hepatite işaret eden sarı cilt ve gözler, mide bulantısı, iştah kaybı, koyu idrar.
- Peniste ağrı ve anormal eğrilik
Bunlardan herhangi birini görürseniz, hemen doktorunuzla konuşunuz.
Yaygın:
- Yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Baş ağrısı.
- Baş dönmesi ortostatik hipotansiyon işaret eden, ayağa kalkınca bayılma (kimi zaman bilinç kaybı ile birlikte).
- Nefes darlığı.
- Bulantı.
- Kusma.
- Mide ağrısı.
Seyrek:
- Kas krampları.
- Deri döküntüsü (kaşıntılı döküntü, kalınlaşmış kırmızı/gümüş renginde deri bölgeleri; psoriyazis işaretleri).
- İshal.
- Kabızlık.
- Hırıltı ve öksürükle birlikte solunum güçlüğü (bronkospazm).
- Şişme.
- Çarpıntı.
- Uyanıklıkta azalma, uykululuk hali (somnolans) ya da uykusuzluk (insomnia).
- Parestezi işaretleri olan, uzuvlarda uyuşukluk, karıncalanma.
- Depresyon.
- Kabuslar
Çok seyrek:
- Kişilik değişikliği.
- Görme bozukluğu (örn., bulanık görme).
- Göz kuruması, göz tahrişi.
- Kulaklarda gürültüler (örn., ıslık sesi).
- Önerilen değerleri aşan dozlarda duyma bozuklukları (örn., duymada azalma ya da duyma kaybı).
- Göğüs ağrısı.
- Daha önce şiddetli periferik dolaşım bozuklukları olan hastalarda kangren.
- Rinit işaretleri olan akıntılı ya da tıkalı burun, horlama.
- Ağız kuruması.
- Cildin güneşe duyarlılığının artması.
- Terlemede anormal artış.
- Saç kaybı.
- Psoriyazisin ağırlaşmasına işaret eden kalınlaşmış kırmızı/gümüş deri bölgelerinin kötüleşmesi.
- Artrit işaretleri olan eklem ağrısı ve katılığı.
- Cinsel arzuda değişiklik.
- Ereksiyon ulaşma ve ereksiyonu sürdürme yeteneğinde değişiklik.
- Kilo artışı.
- Anormal karaciğer fonksiyonu testi sonuçları.
- Bel ağrısı, böbrek bozukluğu, artmış kan basıncı, kan pıhtısı, böbrekleri, aortu, renal sistemi ve çeşitli yapıları kapsayan bir vücut bölümündeki (retroperitoneum olarak adlandırılmaktadır) fibröz dokunun çoğalmasının olası işaretleridir.
Bunlardan herhangi biri sizi ciddi olarak etkilerse, doktorunuza söyleyiniz.
Bilinmiyor:
- Zihin karışıklığı (konfüzyon).
- Anormal trigliserid kan değerleri.
- Anormal kolesterol kan değerleri.
- Ağrılı ereksiyon ile anormal penis kavisi (Peyronie hastalığı olarak bilinir).
- Retroperitoneal fibrozis (Karın boşluğunu örten zarın arkasında anormal yara dokusunun meydana gelmesi). Bu sırt, kasık veya alt karın bölgesinde ağrı ile görülebilir.
- Hepatit (Karaciğerde meydana gelen iltihabi reaksiyon).
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz bunu doktorunuza söyleyiniz.
PROBLOK çok gerekli olmadıkça gebelik süresince kullanılmamalıdır. Doktorunuz gebelik sırasında PROBLOK kullanımının olası risklerini size açıklayacaktır.
Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebeğinizi emziriyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz. PROBLOK emzirme döneminde dikkatle kullanılmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerPROBLOK'un içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız yoksa, bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Problok 50 mg muadilleri
Problok 50 mg ile aynı etken maddeyi (metoprolol süksinat) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon: Monoterapi şeklinde veya diğer antihipertansifler örn: diüretik periferik vazodilatör veya bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü ile birlikte kombinasyon halinde. Anjina pektoris: Uzun süreli profilaksi için. Gerektiğinde akut krizleri yatıştırmak için nitrogliserin kullanılmalıdır. Supraventriküler ve ventriküler aritmileri içeren kardiyak taşiaritmi Teyid edilmiş veya şüpheli miyokard enfarktüsü, miyokard enfarktüsten sonraki sekonder koruma için Hipertiroidizm (yardımcı tedavi olarak) Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları Migrenin önlenmesi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarMetoprolol ve benzer türevlere veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı bilinen aşırı duyarlılık, diğer beta-blokörlere aşırı duyarlılık (beta-blokörler arasında çapraz duyarlılık oluşabilir). İkinci veya üçüncü derece atriyoventriküler blok Dekompanse kalp yetmezliği Klinik olarak anlamlı sinüs bradikardisi (kalp atım hızı dakikada 45 ila 50’den daha az. Hasta sinüs sendromu Şiddetli periferal arteriyel dolaşım bozuklukları Kardiyojenik şok Tedavi edilmemiş feokromasitoma Hipotansiyon Şiddetli bronşiyal astımı veya şiddetli bronkospazm öyküsü olan hastalar Metabolik asidoz Miyokard enfarktüsü geçirmiş, kalp atım hızı dakikada <45-50, P-R aralığı >0.24 saniye, sistolik kan basıncı <100 mm Hg olan hastalarda ve/veya şiddetli kalp yetmezliğinde kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAdvers ilaç reaksiyonları: Bronkospastik hastalıklar: Genel olarak bronkospastik hastalıkları olanlara dahil beta-blokörler verilmemelidir. Ancak hafif veya orta derecede bronkospastik hastalarda diğer uygun ilaçların tolere edilmediği veya etkisiz oldukları durumlarda, göreceli kardiyoselektif olmasından dolayı dikkatle verilebilir. beta1 seçiciliği tam olmadığından beta2 agonisti birlikte uygulanmalı ve etkili olan en düşük dozu kullanılmalıdır. Diyabetik hastalarda: özellikle insülin veya hipoglisemik bileşikleri kullanan diabetes mellituslu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Diabetik hastalar, dahil beta-blokörlerin hipoglisemi ile oluşan taşikardiyi maskelediğine dair uyarılmalıdır; ancak hipogliseminin baş dönmesi ve terleme gibi diğer belirtileri anlamlı olarak baskılanamaz ve terleme artabilir. Kardiyovasküler sistem: dahil beta-blokörler tedavi edilmemiş olan konjestif kalp yetmezliğinde kullanılmamalıdır. Öncelikle bu durum stabilize edilmelidir. Atriyoventriküler iletim üzerine negatif etki göstermesinden dolayı, dahil beta-blokörler 1. derece atriyoventriküler blok olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Eğer hastada bradikardide bir artış meydana gelirse (kalp atımı dakikada 50-55 atımdan az) dozaj kademeli olarak azaltılmalı veya tedavi kademeli olarak kesilmelidir. Miyokart infarktüsü Miyokart infarktüsü olan hastalarda eğer anlamlı hipotansiyon meydana gelirse, kesilmeli ve hastanın hemodinamik durumu ve miyokard iskemisinin düzeyi dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Yoğun hemodinamik takip gerekli olabilir ve uygun tedavi araçları kullanılmalıdır. Eğer hipotansiyon anlamlı bradikardi ya da atriyoventriküler blokla bağlantılıysa tedavi bunların geri döndürülmesine yönelik olmalıdır. Periferik dolaşım bozukluğu: Periferik arteriyel dolaşım bozukluğu olan hastalarda (örn. Raynaud hastalığı veya olgusu, intermittan klaudikasyon), beta-blokör tedavisi bu gibi durumları ağırlaştırdığından dikkatle kullanılmalıdır Feokromositoma: Feokromositoma olduğu bilinen veya olmasından şüphe edilen hastalarda, her zaman alfa-blokörle birlikte kombine halde ve alfa-bloker başlatıldıktan sonra verilmelidir. Anestezi ve ameliyat: Kronik olarak uygulanan beta-bloker tedavisi önemli bir ameliyattan önce rutin olarak geri çekilmemelidir. Kalbin refleks adrenerjik uyarılara yanıt yeteneğinin bozulması, genel anestezi ve cerrahi prosedürlerin risklerini artırabilir. Eğer ile tedavi edilen hastada genel anestezi gerekiyorsa, hastanın beta-blokör kullandığı anesteziste bildirilmelidir. Mümkün olduğunca düşük kardiyodepresan etkiye sahip bir anestetik ajan kullanılmalıdır. Ameliyattan önce dahil beta-blokör ile tedavinin kesilmesi gerekliliği düşünülüyorsa, bu kademeli olarak yapılmalı ve genel anesteziden önce 48 saat içinde bu işlem tamamlanmalıdır. Ani geri çekilme: tedavisi özellikle iskemik hastalığı olan hastalarda aniden kesilmemelidir. Mümkün olduğunca 10 günlük bir periyotta kademeli olarak kesilmeli, dozlar son 6 günde 25 mg’a azaltılmalıdır. Kesme sırasında hasta yakın gözlem altında tutulmalı ve gerektiğinde replasman tedavisi başlatılmalıdır. Angina pektorisin ağırlaşmasını önlemek için, dozaj kademeli olarak 1-3 haftada azaltılmalı ve gerekirse aynı zamanda replasman tedavisine başlanmalıdır. Anafilaktik reaksiyonlar: Diğer bileşiklerle artan anafilaktik reaksiyonlar özellikle beta-blokör alan hastalarda şiddetli olabilir ve normal dozlarda adrenaline direnç gösterebilir. Yüksek anafilaksi riski bulunan hastalarda dahil beta-blokör kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Prinzmetal angina: Beta-blokörler Prinzmetal anginada (variant tip angina pektoris) angina ataklarının sayısını ve süresini artırabilir. Bu tür hastalarda gibi nispeten selektif olan beta1 -reseptör blokörleri kullanılabilir, ancak son derece dikkatli olunmalıdır. Tirotoksikoz Beta-blokörler tirotoksikozun bazı klinik belirtilerini maskelerler. Bu nedenle, tirotoksikozu olan veya oluşmasından şüphe edilen hastalarda kullanırken tiroid ve kardiyak fonksiyonları yakından izlenmelidir. Okulomukokutanöz sendromu: Tam okulomukokutanöz sendromu kullanımında bildirilmemiştir. Ancak, bu sendromun bir kısmı (tek başına veya arasıra ciltte kızarıklıkla birlikte gözlerin kuruması) meydana gelmiştir. tedavisine son verildiğinde çoğu zaman bu belirtiler ortadan kalkar. Hastalar potansiyel oküler etkilere karşı dikkatle gözlenmelidir. Eğer bu gibi etkiler oluşursa, bırakılması düşünülmelidir. Etkileşimler: Verapamil (fenilalkilamin) tipi kalsiyum kanal blokeri alan hastalara intravenöz yoldan verilmemelidir; çünkü bu durumda kardiyak arest riski bulunmaktadır. Özel popülasyonlar: Hepatik yetmezliği: Metoprolol güçlü hepatik ilk geçiş metabolizmasına uğrar ve başlıca karaciğerde metabolize olarak elimine edilir. Bu nedenle, hepatik yetmezliği metoprololün sistemik biyoyararlanımını artırabilir ve total klerensi azaltabilir; plazma konsantrasyonlarında artışa yol açar. Doz ayarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Geriyatrik hastalar: Yaşlı hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Kan basıncında veya kalp atım hızında çok belirgin bir azalma, hayati organlara giden kanın yetersiz düzeylere düşmesine neden olabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Trombositopeni Psikiyatrik hastalıkları: Seyrek: Depresyon, kabuslar Çok seyrek: Kişilik bozuklukları, halüsinasyonlar Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı Seyrek: Bilinç düzeyinde bozulma, uyuklama, uykusuzluk, parestezi Göz hastalıkları: Çok seyrek: Görme bozukluğu (ör: bulanık görme), göz kuruluğu, gözde tahriş Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: Kulak çınlaması, işitme güçlükleri (örn. hipoakuzi ve sağırlık) Kardiyak hastalıkları: Yaygın: Bradikardi, Seyrek: Kardiyak yetmezlik, aritmiler, palpitasyon Çok seyrek: İletim bozuklukları, göğüs ağrısı Vasküler hastalıklar: Yaygın: Ortostatik hipotansiyon (bazen senkop ile birlikte); Seyrek: Ödem, Raynaud fenomeni, Çok seyrek: Gangren. Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın: Efora bağlı nefes darlığı Seyrek: Bronkospazm 3 Çok seyrek: Rinit Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Bulantı ve kusma, karın ağrısı Seyrek: Diyare veya konstipasyon Çok seyrek: Ağız kuruluğu, Bilinmiyor: Retroperitoneal fibrozis / 18 Hepatobiliyer hastalıklar: Bilinmiyor: Hepatit Deri ve derialtı doku hastalıkları: Seyrek: Deri döküntüleri (ürtiker şeklinde, psoriaziform ve distrofik deri lezyonları) Çok seyrek: Fotosensitivite reaksiyonu, hiperhidrozis, alopesi, psoriasisin kötüleşmesi. Kas-iskelet hastalıkları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Seyrek: Kas spazmlar Çok seyrek: Artrit Üreme sistemi hastalıkları Çok seyrek: Erektil fonksiyon bozukluğu, libido bozukluğu, Bilinmiyor: Peyroni hastalığı Genel hastalıklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Yorgunluk Araştırmalar Çok seyrek: Kilo artışı, karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik 1Tavsiye edilen dozların aşılması halinde 2Önceden şiddetli periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda 3Obstrüktif akciğer hastalığı öyküsü olmayan hastalarda da ortaya çıkabilen 4PROBLOK ile ilişkisi tam olarak kanıtlanmamıştır. Spontan raporlarda ve literatür vakalarında bulunan advers ilaç reaksiyonları (bilinmiyor) Aşağıdaki advers reaksiyonlar spontan vaka raporları ve literatür vakaları yoluyla ile kazanılan pazarlama sonrası deneyimden elde edilmiştir. Bu reaksiyonlar belirsiz boyuttaki bir popülasyondan gönüllülük ilkesine dayalı olarak bildirildiğinden ve karıştırıcı faktörlere tabi olduğundan sıklıklarını güvenilir bir şekilde belirlemek mümkün değildir ve bu nedenle bilinmiyor olarak kategorize edilmiştir. Her bir sistem organ sınıfı içinde advers ilaç reaksiyonlar azalan ciddiyete göre sunulmaktadır. Spontan raporlarda ve literatürde bulunan advers ilaç reaksiyonları (bilinmiyor) Sinir sistemi bozuklukları Konfüzyonel durum Araştırmalar Kan trigliseridlerinde artma, yüksek yoğunluklu lipoproteinde (HDL) azalma.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.