CARDOVOL 100 MG TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Cardovol 100 mg ne için kullanılır?
KT 1CARDOVOL beta-blokörler olarak adlandırılan ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar kan damarlarınızı gevşeterek toplardamarlarınızdaki (venlerinizdeki) kan basıncını düşürürler.
Bu ilaçlar çeşitli tıbbi sorunlarda kullanılırlar:
- Yüksek kan basıncının tedavi edilmesi için,
- Egzersiz ile tetiklenen göğüs ağrısı (Angina) tedavisi için,
- Düzensiz kalp atımlarının düzeltilmesi ve kalbin düzenli atmaya devam etmesinin sağlanması için,
- Bir kalp krizi sonrasında kalbin korunmasına yardımcı olmak için,
- Tamamlayıcı tedavinin bir parçası olarak tiroid bezinin aşırı çalışmasının tedavi edilmesi için,
- Migrenin önlenmesi (bir baş ağrısı tipi) için,
- Sinirsel gerginlik ya da anksiyetenin neden olduğu çarpıntının tedavi edilmesi için.
CARDOVOL ile tedaviniz sırasında takip:
- Kalp rahatsızlığınız varsa, doktorunuz kan testi yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
- Eğer kanınızda yüksek düzeyde şeker (diyabetiniz) varsa, doktorunuz düzenli olarak kanınızdaki şeker düzeyini kontrol edebilir.
- Eğer aşırı aktif bir tiroid beziniz varsa, doktorunuz düzenli olarak tiroid ve kalp fonksiyonlarınızı kontrol edebilir.
- Başka ilaçlar alıyorsanız ya da kısa zaman önce aldıysanız, doktorunuz bazı kan testleri yapabilir ve kalp fonksiyonunuzu izleyebilir.
CARDOVOL'un nasıl etki gösterdiği ya da neden verildiği hakkında herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Metoprolole, bu kullanma talimatının başında sayılmış CARDOVOL içindeki maddelerden herhangi birine ya da bir başka beta bloköre karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa,
- Nefes darlığı, sırt üstü yatarken solunum güçlüğü, bir kalp rahatsızlığına işaret eden, ayaklar ya da bacaklarda şişme varsa,
- Düzensiz kalp atışı varsa,
- Kalp atımınız çok yavaşsa,
- Kalp krizine işaret eden ani ve bulantıcı göğüs ağrısı varsa,
- Kol ve bacaklarınızdaki kan dolaşımı çok zayıfsa (örneğin, çok soğuk, soluk el ve ayaklar, ya da yürüdüğünüzde bacak kaslarınızda ağrı),
- Kan basıncınız alışılmadık ölçüde düşükse,
- Adrenal bezlerin medullasında tedavi edilmemiş tümör (feokromasitom) varsa,
- Astımınız varsa ya da hırıltı veya öksürükle birlikte solunum güçlüğü öykünüz varsa,
- Eğer kardiyojenik şok olarak adlandırılan bir kalp bozukluğunun işaretleri olan kan basıncında şiddetli düşme, baş dönmesi, hızlı kalp atışı, hızlı ve yüzeysel solunum, soğuk ve nemli cildiniz varsa.
Eğer alerjik olduğunuzu düşünüyorsanız, lütfen doktorunuzun önerisini alınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kalp bozuklukları varsa,
- Kanda yüksek şeker düzeyi (diyabetiniz) varsa,
- Karaciğer hastalığınız varsa,
- Ciddi alerjik reaksiyonlar riski altında iseniz,
- İstirahat esnasında göğüs ağrınız varsa,
- Kol ve bacaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa (örneğin, çok soğuk, soluk el ve ayaklar, ya da yürüdüğünüzde bacak kaslarınızda ağrı),
- Adrenal bezlerin medullasında tümör (feokromasitom); CARDOVOL'a ek tedaviye gereksinim duyacaksınız,
- Aşırı çalışan bir tiroid beziniz varsa.
- CARDOVOL ile tedavi sırasında bir anesteziğin kullanılacağı bir ameliyat yapılacak ise,
- Astım gibi solunum hastalıklarınız varsa,
- Şiddetli konjunktivit, deri döküntüsü ve kulak enfeksiyonunu kapsayan işaretleri olan okülomukokutanöz sendrom olarak adlandırılan şiddetli sendromunuz varsa.
Durumunuz bunlardan herhangi birine uyuyorsa doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz CARDOVOL kullanmaya başlayıp başlayamayacağınıza/devam edip edemeyeceğinize karar verecektir.
- CARDOVOL ile tedavi sırasında spontan kanama ya da morarma fark ederseniz,
- CARDOVOL ile tedavi sırasında çok yavaş kalp atımınızı fark ederseniz,
- CARDOVOL ile tedavi sırasında sarı cilt ve gözler, mide bulantısı, iştah kaybı ve koyu idrar fark ederseniz,
- CARDOVOL ile tedavi sırasında düzensiz kalp atımı yaşarsanız,
- CARDOVOL ile tedavi sırasında nefes darlığı, sırt üstü yatınca solunum güçlüğü, ayaklar ya da bacaklarda şişme yaşarsanız,
- CARDOVOL ile tedavi sırasında halüsinasyonlar görürseniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlarda olduğu gibi, CARDOVOL ile tedavi sırasında bazı yan etkiler yaşayabilirsiniz; diğer yandan bu yan etkiler herkeste görülmeyebilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, CARDOVOL'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Ürtiker (kurdeşen)
- Nefes almada güçlük
- Yüz, dudakların şişmesi ya da dilin veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CARDOVOL'a karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
CARDOVOL'u kullanırken aşağıdakilerden biri olursa ve devam ederse doktorunuza bildiriniz.
Yaygın:
- Çok yavaş kalp atımı.
Seyrek:
- Nefes darlığı, sırt üstü yatarken solunum güçlüğü, kalp bozukluklarına işaret eden ayaklarda ya da bacaklarda şişme,
- Raynaud sendromunun olası işaretleri olan, ayak parmaklarında ve el parmaklarında uyuşukluk ve soğukluk,
- Düzensiz kalp atımı.
Çok seyrek:
- Kanda düşük trombosit düzeyinin olası işaretleri olan spontan kanama ya da morarmalar (trombositopeni),
- Halüsinasyonlar,
- Karaciğer hastalığı hepatite işaret eden sarı cilt ve gözler, mide bulantısı, iştah kaybı, koyu idrar,
- Peniste ağrı ve anormal eğrilik,
Bunlardan herhangi birini görürseniz, hemen doktorunuzla konuşunuz.
Yaygın:
- Yorgunluk,
- Baş dönmesi,
- Baş ağrısı,
- Baş dönmesi ortostatik hipotansiyona işaret eden, ayağa kalkınca bayılma (kimi zaman bilinç kaybı ile birlikte),
- Nefes darlığı,
- Bulantı,
- Kusma,
- Mide ağrısı.
Seyrek:
- Kas krampları,
- Deri döküntüsü (kaşıntılı döküntü, kalınlaşmış kırmızı/gümüş renginde deri bölgeleri; psoriyazis işaretleri),
- İshal,
- Kabızlık,
- Hırıltı ve öksürükle birlikte solunum güçlüğü (bronkospazm),
- Şişme,
- Çarpıntı,
- Uyanıklıkta azalma, uykululuk hali (somnolans) ya da uykusuzluk (insomnia),
- Parestezi işaretleri olan, uzuvlarda uyuşukluk, karıncalanma,
- Depresyon,
- Kabuslar.
Çok seyrek:
- Kişilik değişikliği,
- Görme bozukluğu (örn., bulanık görme),
- Göz kuruması, göz tahrişi,
- Kulaklarda gürültüler (örn., ıslık sesi),
- Önerilen değerleri aşan dozlarda duyma bozuklukları (örn., duymada azalma ya da duyma kaybı),
- Göğüs ağrısı,
- Daha önce şiddetli periferik dolaşım bozuklukları olan hastalarda kangren,
- Rinit işaretleri olan akıntılı ya da tıkalı burun, horlama,
- Ağız kuruması,
- Cildin güneşe duyarlılığının artması,
- Terlemede anormal artış,
- Saç kaybı,
- Psoriyazisin ağırlaşmasına işaret eden kalınlaşmış kırmızı/gümüş deri bölgelerinin kötüleşmesi,
- Artrit işaretleri olan eklem ağrısı ve katılığı,
- Cinsel arzuda değişiklik,
- Ereksiyona ulaşma ve ereksiyonu sürdürme yeteneğinde değişiklik,
- Kilo artışı,
- Anormal karaciğer fonksiyonu testi sonuçları,
- Bel ağrısı, böbrek bozukluğu, artmış kan basıncı, kan pıhtısı, böbrekleri, aortu, renal sistemi ve çeşitli yapıları kapsayan bir vücut bölümündeki (retroperitoneum olarak adlandırılmaktadır) fibröz dokunun çoğalmasının olası işaretleridir.
Bunlardan herhangi biri sizi ciddi olarak etkilerse, doktorunuza söyleyiniz.
Bilinmiyor:
- Zihin karışıklığı (konfüzyon),
- Anormal trigliserid kan değerleri,
- Anormal kolesterol kan değerleri,
- Ağrılı ereksiyon ile anormal penis kavisi (Peyronie hastalığı olarak bilinir),
- Retroperitoneal fibrozis (karın boşluğunu örten zarın arkasında anormal yara dokusunun meydana gelmesi). Bu sırt, kasık veya alt karın bölgesinde ağrı ile görülebilir,
- Hepatit (karaciğerde meydana gelen iltihabi reaksiyon).
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz bunu doktorunuza söyleyiniz. CARDOVOL çok gerekli olmadıkça gebelik süresince kullanılmamalıdır. Doktorunuz gebelik sırasında CARDOVOL kullanımının olası risklerini size açıklayacaktır.
Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebeğinizi emziriyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz. CARDOVOL emzirme döneminde dikkatle kullanılmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerCARDOVOL'un içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız yoksa, bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez.
CARDOVOL, laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı) içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Cardovol 100 mg muadilleri
Cardovol 100 mg ile aynı etken maddeyi (metoprolol süksinat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon: Monoterapi şeklinde veya diğer antihipertansifler örn: diüretik periferik vazodilatör veya bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü ile birlikte kombinasyon halinde. Angina pektoris: Uzun süreli profilaksi için. Gerektiğinde akut krizleri yatıştırmak için nitrogliserin kullanılmalıdır. Supraventriküler ve ventriküler aritmileri içeren kardiyak taşiaritmi. Teyid edilmiş veya şüpheli miyokard enfarktüsü, miyokard enfarktüsten sonraki sekonder koruma için. Hipertiroidizm (yardımcı tedavi olarak). Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları. Migrenin önlenmesi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarMetoprolol ve benzer türevlere veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı bilinen aşırı duyarlılık, diğer beta-blokörlere aşırı duyarlılık (beta-blokörler arasında çapraz duyarlılık oluşabilir), İkinci veya üçüncü derece atriyoventriküler blok, Dekompanse kalp yetmezliği, Klinik olarak anlamlı sinüs bradikardisi (kalp atım hızı dakikada 45 ila 50’den daha az), Hasta sinüs sendromu, Şiddetli periferal arteriyel dolaşım bozuklukları, Kardiyojenik şok, Tedavi edilmemiş feokromasitoma, Hipotansiyon, Şiddetli bronşiyal astımı veya şiddetli bronkospazm öyküsü olan hastalar, Metabolik asidoz, Miyokard enfarktüsü geçirmiş, kalp atım hızı dakikada <45-50, P-R aralığı >0.24 saniye, sistolik kan basıncı <100 mm Hg olan hastalarda ve/veya şiddetli kalp yetmezliğinde kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAdvers ilaç reaksiyonları: Bronkospastik hastalıklar: Genel olarak bronkospastik hastalıkları olanlara dahil beta-blokörler verilmemelidir. Ancak, hafif veya orta derecede bronkospastik hastalarda diğer uygun ilaçların tolere edilmediği veya etkisiz oldukları durumlarda, göreceli kardiyoselektif olmasından dolayı dikkatle verilebilir. beta1 seçiciliği tam olmadığından beta2 agonisti birlikte uygulanmalı ve etkili olan en düşük dozu kullanılmalıdır. Diyabetik hastalarda: özellikle insülin veya hipoglisemik bileşikleri kullanan diabetes mellituslu hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Diyabetik hastalar, dahil beta-blokörlerin hipoglisemi ile oluşan taşikardiyi maskelediğine dair uyarılmalıdır; ancak hipogliseminin baş dönmesi ve terleme gibi diğer belirtileri anlamlı olarak baskılanamaz ve terleme artabilir. Kardiyovasküler sistem: dahil beta-blokörler tedavi edilmemiş olan konjestif kalp yetmezliğinde kullanılmamalıdır. Öncelikle bu durum stabilize edilmelidir. Atriyoventriküler iletim üzerine negatif etki göstermesinden dolayı, dahil betablokörler 1. derece atriyoventriküler blok olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Eğer hastada bradikardide bir artış meydana gelirse (kalp atımı dakikada 50-55 atımdan az) dozaj kademeli olarak azaltılmalı veya tedavi kademeli olarak kesilmelidir. Miyokard infarktüsü: Miyokard infarktüsü olan hastalarda eğer anlamlı hipotansiyon meydana gelirse, kesilmeli ve hastanın hemodinamik durumu ve miyokard iskemisinin düzeyi dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Yoğun hemodinamik takip gerekli olabilir ve uygun tedavi araçları kullanılmalıdır. Eğer hipotansiyon anlamlı bradikardi ya da atriyoventriküler blokla bağlantılıysa tedavi bunların geri döndürülmesine yönelik olmalıdır. Periferik dolaşım bozukluğu: Periferik arteriyel dolaşım bozukluğu olan hastalarda (örn. Raynaud hastalığı veya olgusu, intermittan klaudikasyon), beta-blokör tedavisi bu gibi durumları ağırlaştırdığından dikkatle kullanılmalıdır. Feokromositoma: Feokromositoma olduğu bilinen veya olmasından şüphe edilen hastalarda, her zaman alfa-blokörle birlikte kombine halde ve alfa-blokör başlatıldıktan sonra verilmelidir. Anestezi ve ameliyat: Kronik olarak uygulanan beta-blokör tedavisi önemli bir ameliyattan önce rutin olarak geri çekilmemelidir. Kalbin refleks adrenerjik uyarılara yanıt yeteneğinin bozulması, genel anestezi ve cerrahi prosedürlerin risklerini arttırabilir. Eğer ile tedavi edilen hastada genel anestezi gerekiyorsa, hastanın beta-blokör kullandığı anesteziste bildirilmelidir. Mümkün olduğunca düşük kardiyodepresan etkiye sahip bir anestetik ajan kullanılmalıdır. Ameliyattan önce dahil beta-blokör ile tedavinin kesilmesi gerekliliği düşünülüyorsa, bu kademeli olarak yapılmalı ve genel anesteziden önce 48 saat içinde bu işlem tamamlanmalıdır. Ani geri çekilme: tedavisi özellikle iskemik kalp hastalığı olan hastalarda aniden kesilmemelidir. Mümkün olduğundan 10 günlük bir periyotta kademeli olarak kesilmeli, dozlar son 6 günde 25 mg’a azaltılmalıdır. Kesme sırasında hasta yakın gözlem altında tutulmalı ve gerektiğinde replasman tedavisi başlatılmalıdır. Angina pektorisin ağırlaşmasını önlemek için, dozaj kademeli olarak 1-3 haftada azaltılmalı ve gerekirse aynı zamanda replasman tedavisine başlanmalıdır. Anafilaktik reaksiyonlar: Diğer bileşiklerle artan anafilaktik reaksiyonlar özellikle beta-blokör alan hastalarda şiddetli olabilir ve normal dozlarda adrenaline direnç gösterebilir. Yüksek anafilaksi riski bulunan hastalarda dahil beta-blokör kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Prinzmetal angina: Beta-blokörler Prinzmetal anginada (variant tip angina pektoris) angina ataklarının sayısını ve süresini arttırabilir. Bu tür hastalarda gibi nispeten selektif olan beta1-reseptör blokörleri kullanılabilir, ancak son derece dikkatli olunmalıdır. Tirotoksikoz Beta-blokörler tirotoksikozun bazı klinik belirtilerini maskelerler. Bu nedenle, tirotoksikozu olan veya oluşmasından şüphe edilen hastalarda kullanırken tiroid ve kardiyak fonksiyonları yakından izlenmelidir. Okulomukokutanöz sendromu: Tam okulomukokutanöz sendromu metoprolol tartarat kullanımında bildirilmemiştir. Ancak, bu sendromun bir kısmı (tek başına veya ara sıra ciltte kızarıklıkla birlikte gözlerin kuruması) meydana gelmiştir. Metoprolol tartarat tedavisine son verildiğinde çoğu zaman bu belirtiler ortadan kalkar. Hastalar potansiyel oküler etkilere karşı dikkatle gözlenmelidir. Eğer bu gibi etkiler oluşursa, bırakılması düşünülmelidir. Etkileşimler: Verapamil (fenilalkilamin) tipi kalsiyum kanal blokörü alan hastalara intravenöz yoldan verilmemelidir; çünkü bu durumda kardiyak arest riski bulunmaktadır. Özel popülasyonlar: Hepatik yetmezliği: Metoprolol güçlü hepatik ilk geçiş metabolizmasına uğrar ve başlıca karaciğerde metabolize olarak elimine edilir. Bu nedenle, hepatik yetmezliği metoprololün sistemik biyoyararlanımını arttırabilir ve total klerensi azaltabilir; plazma konsantrasyonlarında artışa yol açar. Doz ayarlanmasına ihtiyaç duyulabilir. Geriyatrik hastalar: Yaşlı hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Kan basıncında veya kalp atım hızında çok belirgin bir azalma, hayati organlara giden kanın yetersiz düzeylere düşmesine neden olabilir. Laktoz monohidrat (inek sütü kaynaklı) içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Trombositopeni Psikiyatrik hastalıklar: Seyrek: Depresyon, kabuslar Çok seyrek: Kişilik bozuklukları, halüsinasyonlar Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı Seyrek: Bilinç düzeyinde bozulma, uyuklama, uykusuzluk, parestezi Göz hastalıkları: Çok seyrek: Görme bozukluğu (ör: bulanık görme), göz kuruluğu, gözde tahriş Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: Kulak çınlaması, işitme güçlükleri (ör: hipoakuzi ve sağırlık) Kardiyak hastalıklar: Yaygın: Bradikardi Seyrek: Kardiyak yetmezlik, aritmiler, palpitasyon Çok seyrek: İletim bozuklukları, göğüs ağrı Vasküler hastalıklar: Yaygın: Ortostatik hipotansiyon (bazen senkop ile birlikte) Seyrek: Ödem, Raynaud fenomeni Çok seyrek: Gangren Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın: Efora bağlı nefes darlığı Seyrek: Bronkospazm Çok seyrek: Rinit Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Bulantı ve kusma, karın ağrısı Seyrek: Diyare veya konstipasyon Çok seyrek: Ağız kuruluğu Bilinmiyor: Retroperitoneal fibrozis Hepatobiliyer hastalıklar: Bilinmiyor: Hepatit Deri ve derialtı doku bozuklukları Seyrek: Deri döküntüleri (ürtiker şeklinde, psoriaziform ve distrofik deri lezyonları) Çok seyrek: Fotosensitivite reaksiyonu, hiperhidrozis, alopesi, psoriasisin kötüleşmesi Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları: Seyrek: Kas spazmları Çok seyrek: Artrit Üreme sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Erektil fonksiyon bozukluğu, libido bozukluğu Bilinmiyor: Peyroni hastalığı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Yorgunluk Araştırmalar Çok seyrek: Kilo artışı, karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik 1 Tavsiye edilen dozların aşılması halinde 2 Önceden şiddetli periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda 3 Obstrüktif akciğer hastalığı öyküsü olmayan hastalarda da ortaya çıkabilen 4 Metoprolol tartarat ile ilişkisi tam olarak kanıtlanmamıştır. Spontan raporlarda ve literatür vakalarında bulunan advers ilaç reaksiyonları (bilinmiyor) Aşağıdaki advers reaksiyonlar spontan vaka raporları ve literatür vakaları yoluyla metoprolol tartarat ile kazanılan pazarlama sonrası deneyimden elde edilmiştir. Bu reaksiyonlar belirsiz boyuttaki bir popülasyondan gönüllülük ilkesine dayalı olarak bildirildiğinden ve karıştırıcı faktörlere tabi olduğundan sıklıklarını güvenilir bir şekilde belirlemek mümkün değildir ve bu nedenle bilinmiyor olarak kategorize edilmiştir. Her bir sistem organ sınıfı içinde advers ilaç reaksiyonlar azalan ciddiyete göre sunulmaktadır. Spontan raporlarda ve literatürde bulunan advers ilaç reaksiyonları (bilinmiyor) Sinir sistemi bozuklukları Konfüzyonel durum Araştırmalar Kan trigliseridlerinde artma, yüksek yoğunluklu lipoproteinde (HDL) azalma.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.