ONEPTUS 97 MG/103 MG FILM KAPLI TABLET, 56 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Oneptus 97/103 mg ne için kullanılır?
KT 1ONEPTUS anjiyotensin reseptör neprilisin inhibitörü olarak adlandırılan ilaç sınıfına dahildir; yutulduktan sonra sakubitril ve valsartan olmak üzere iki etkin maddeye ayrışır.
ONEPTUS yetişkinlerde bir çeşit uzun dönem (kronik, müzmin) kalp yetersizliğinin tedavisinde kullanılır.
ONEPTUS, kronik kalp yetersizliği olan erişkin hastalarda kalp ve damar hastalıkları kaynaklı ölüm ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış riskini azaltmak için kullanılır.
Yararları en açık şekilde kalbin sol karıncığından fırlatılan kan oranı normalin altında olan hastalarda görülür.
Kalp yetersizliğinin en yaygın belirtileri nefes darlığı, yorgunluk, halsizlik ve ayak bileğinde şişliktir.
ONEPTUS'un nasıl etki gösterdiği veya bu ilacın neden size reçete edildiği ile ilgili sorularınız varsa doktorunuza veya eczacınıza sorunuz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Sakubitrile, valsartana ya da bu ürünün yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı önceden alerjik reaksiyon gösterdiyseniz; bunlardan herhangi birine alerjiniz olabileceğini düşünüyorsanız, ONEPTUS'u kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
- Yüksek tansiyonunuz veya kalp yetersizliğiniz için Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE) İnhibitörleri (örneğin enalapril, lizinopril, ramipril) adı verilen başka bir ilacı halen alıyorsanız. Bu ilaç grubunun son dozunu almanızın üzerinden 36 saat geçtikten sonra ONEPTUS kullanmaya başlayınız (bkz. “Diğer ilaçlarla birlikte kullanım”),
- Bir ADE inhibitörü veya bir ARB (anjiyotensin reseptör blokeri, örneğin valsartan, telmisartan, irbesartan) kullanırken anjiyoödem (yüz, boğaz, kollar ve bacaklar gibi bölgelerde deri altında hızla ortaya çıkan şişlik; boğaz şişmesi hava yolunu tıkarsa hayatı tehdit edebilir) adı verilen bir durum yaşadıysanız,
- Kalıtsal veya nedeni bilinmeyen (idiyopatik) bir anjiyoödem öykünüz varsa,
- Diyabetiniz (şeker hastalığınız) veya böbrek rahatsızlığınız varsa ve ayrıca tansiyonunuzu düşürmek için aliskiren adlı bir ilaç ile tedavi ediliyorsanız (Bakınız “Diğer ilaçlarla birlikte kullanım”),
- Ağır karaciğer hastalığınız varsa.
- Hamileyseniz ya da hamile kalmayı planlıyorsanız.
Yukarıdaki durumlar sizin için geçerliyse, ONEPTUS'u kullanmayınız ve doktorunuza söyleyiniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Bir anjiyotensin reseptör blokeri (ARB) veya aliskiren ile tedavi ediliyorsanız (Bakınız;
“ONEPTUS'u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ”).
- Önceden anjiyoödem (yüz, dudaklar, dil ve/veya boğazda şişme, nefes alıp vermede güçlük) adı verilen bir durum yaşadıysanız (Bakınız; “ONEPTUS'u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ” ve “Olası yan etkiler nelerdir?” bölümleri).
- ONEPTUS aldıktan sonra karın ağrısı, bulantı, kusma veya ishal yaşarsanız doktorunuzla konuşun. Doktorunuz daha ileri tedaviye karar verecektir. ONEPTUS almayı kendi başınıza bırakmayınız.
- Tansiyonunuz düşükse veya tansiyonunuzu düşüren başka ilaçlar alıyorsanız [örneğin bir idrar söktürücü (diüretik)] ya da kusma veya ishaliniz varsa; özellikle eğer 65 yaş ya da üstü iseniz, ya da böbrek rahatsızlığı ve düşük tansiyonunuz varsa.
- Böbrek hastalığınız varsa.
- Senkop (bayılma), inme ve hiperkaleminiz (kanda potasyum fazlalığı) varsa.
- Su kaybı yaşıyorsanız.
- Böbrek atardamarınızda daralma varsa.
- Karaciğer hastalığınız varsa.
- ONEPTUS'u alırken, halüsinasyonlar, paranoya veya uyku düzeninde değişiklikler yaşıyorsanız.
- Hiperkaleminiz (kanda yüksek potasyum seviyeleri) varsa.
- New York Kalp Derneği (NYHA) sınıflamasına göre; sınıf IV olarak değerlendirilen kalp yetersizliğiniz varsa (herhangi bir fiziksel aktiviteyi rahatsızlık duymadan sürdüremezsiniz ve dinlenirken bile belirtileriniz olabilir).
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
ONEPTUS tedavisi sırasında doktorunuz düzenli aralıklarla kanınızdaki potasyum ve sodyum miktarını kontrol edebilir. Ayrıca doktorunuz, tedavinin başlangıcında ve dozlar artırıldığında tansiyonunuzu kontrol edebilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ONEPTUS'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ONEPTUS'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Bazı yan etkiler ciddi olabilir.
- Yüzde, dudaklarda, dilde veya boğazda yutma ve nefes alıp verme güçlüğüne sebep olabilecek şişme fark ederseniz. Bunlar anjiyoödem belirtileri olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:
Diğer yan etkiler:
Çok yaygın:
- Baş dönmesi ve sersemlik belirtilerine neden olabilen düşük tansiyon (hipotansiyon)
- Kan testinde görülen, kanda yüksek düzeyde potasyum (hiperkalemi)
- Böbrek fonksiyonunda azalma (böbrek yetmezliği)
Yaygın:
- Öksürük
- Baş dönmesi
- Böbrek yetmezliği (akut) (şiddetli böbrek hastalığı)
- İshal
- Kanda kırmızı kan hücresi düzeyinde azalma, kan testinde görülür (anemi)
- Kanda düşük potasyum düzeyi, kan testinde görülür (hipokalemi)
- Yorgunluk (bitkinlik)
- Baş ağrısı
- Bayılma (senkop)
- Güçsüzlük (asteni)
- Mide bulantısı
- Oturur veya yatar durumdayken ayağa kalkıldığında tansiyonun düşmesi (sersemlik hali, baş dönmesi)
- Dönme hissi (vertigo)
- Mide iltihabı (gastrit) (mide ağrısı, bulantı)
- Kan şeker düzeyinin azalması, kan testinde görülür (hipoglisemi)
Yaygın olmayan:
- Oturur pozisyondan ayağa kalkarken baş dönmesi (postüral baş dönmesi)
- Döküntü ve kaşıntıyla seyreden alerjik durum (aşırı duyarlılık)
- Kan testinde görülen, kanda düşük sodyum seviyesi (hiponatremi)
Seyrek:
- Gerçekte olmayan şeyleri görmek, duymak veya hissetmek (halüsinasyonlar)
- Uyku düzeninde değişiklikler (uyku bozukluğu)
Çok seyrek:
- Paranoya
- Bağırsak anjiyoödemi: karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtilerle ortaya çıkan bağırsakta şişme
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız doktorunuz normal şartlar altında siz hamile kalmadan önce ya da hamile olduğunuzu öğrenir öğrenmez ONEPTUS'u bırakmanızı ve başka bir ilacı kullanmanızı söyleyecektir. ONEPTUS'un gebeliğin erken döneminde kullanımı önerilmez; gebeliğin üçüncü ayından sonra kullanılır ise bebeğe ciddi zararları olabileceğinden ONEPTUS gebeliğin 3. ayından sonra kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ONEPTUS ile tedavi süresince emzirme önerilmez. Eğer emziriyorsanız veya emzirmeye başlamak üzereyseniz doktorunuza söyleyiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Oneptus 97/103 mg muadilleri
Oneptus 97/103 mg ile aynı etken maddeyi (sakubitril sodyum, valsartan disodyum) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik kalp yetersizliği olan erişkin hastalarda kardiyovasküler ölüm ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış riskini azaltmak için endikedir. Yararları en açık şekilde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) normalin altında olan hastalarda görülür.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSakubitrile, valsartana veya yardımcı maddelerin herhangi birine aşırı duyarlılık. ADE inhibitörleri ile eşzamanlı kullanım. ADE inhibitörü tedavisi kesildikten sonra 36 saat geçene kadar uygulanmamalıdır. Önceki ADE inhibitörü veya ARB tedavisine bağlı olarak bilinen anjiyoödem öyküsü. Herediter veya idiyopatik anjiyoödem. Diyabeti veya böbrek fonksiyon bozukluğu (eGFR < 60 mL/dk/1,73 m 2) olan hastalarda aliskiren ile eşzamanlı kullanım. Şiddetli karaciğer bozukluğu, biliyer siroz ve kolestaz. Gebelikte kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriRenin-Anjiyotensin-Aldosteron Sisteminin (RAAS) ikili blokajı: Duyarlı kişilerde, özellikle bu sistemi etkileyecek kombinasyon kullanımlarında hipotansiyon, senkop, inme, hiperkalemi ve renal fonksiyonlarda değişiklikler (akut renal yetmezlik dahil) rapor edilmiştir. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ARB veya ADE inhibitörlerinin aliskiren ile beraber kullanımı önerilmemektedir. Aliskirenin ARB’ler veya ADE inhibitörleri ile beraber kullanımı diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 mL/dak/1,73 m 2) olan hastalarda kontrendikedir. Anjiyoödem riski nedeniyle, bir ADE inhibitörü ile birlikte uygulanmamalıdır. ADE inhibitörü tedavisinin son dozundan sonra 36 saat geçene kadar tedavisine başlanmamalıdır. ile tedavi durdurulursa, son dozundan sonra 36 saat geçene kadar ADE inhibitörü tedavisine başlanmamalıdır. Aliskiren gibi direkt renin inhibitörleri ile birlikte kullanılması önerilmez. Diyabeti veya böbrek fonksiyon bozukluğu (eGFR < 60 mL/dk/1,73 m 2) olan hastalarda aliskiren ile birlikte uygulanmamalıdır. anjiyotensin II reseptörlerini bloke edici (valsartan) aktivitesi nedeniyle, bir ARB ile bir arada uygulanmamalıdır. Hipotansiyon: SKB ≥ 100 mmHg olmadığı sürece tedaviye başlanmamalıdır. SKB <100 mmHg olan hastalar araştırılmamıştır. Klinik çalışmalar sırasında ile tedavi edilen hastalarda, özellikle de ≥ 65 yaş hastalarda, böbrek hastalığı olanlarda ve SKB değeri düşük (<112 mmHg) olan hastalarda semptomatik hipotansiyon vakaları bildirilmiştir. ile tedaviye başlanırken ve doz titrasyonu sırasında kan basıncı rutin olarak izlenmelidir. Hipotansiyon gelişirse, dozun geçici olarak düşürülmesi veya tedavisinin durdurulması önerilir. Diüretiklerin ve eşzamanlı antihipertansif ilaçların dozunda ayarlama yapılması ve hipotansiyonun diğer sebeplerinin (örn., hipovolemi) tedavi edilmesi düşünülmelidir. Hastada hacim deplesyonu (örn., diüretik tedaviye, diyette tuz kısıtlamasına, diyareye ve kusmaya bağlı olarak) söz konusu olmuşsa, semptomatik hipotansiyonun ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. ile tedaviye başlanmadan önce sodyum ve/veya hacim deplesyonu düzeltilmelidir ancak yapılacak müdahale aşırı hacim yüklemesi riskine karşı dikkatle değerlendirilmelidir. Böbrek yetmezliği: Kalp yetersizliği olan hastaların değerlendirmesi her zaman böbrek fonksiyonunu da içermelidir. Hafif ve orta dereceli böbrek bozukluğu olan hastalar hipotansiyon gelişimi açısından daha yüksek risk altındadır. Şiddetli böbrek bozukluğu (tahmini GFR <30 mL/dk/1,73m 2) olan hastalar ile çok sınırlı klinik deneyim mevcuttur ve bu hastalar daha yüksek hipotansiyon riski altında olabilir. Son dönem böbrek hastalığı olan kişilerde deneyim bulunmamaktadır ve kullanımı önerilmez. Böbrek fonksiyonunun kötüleşmesi kullanımı, böbrek fonksiyonunda azalma ile ilişkili olabilir. Dehidratasyon veya steroid yapıda olmayan antiinflamatuvar ilaçların (NSAID) kullanımı ile birlikte bu risk daha da artabilir. Böbrek fonksiyonunda klinik olarak anlamlı düşüş gelişen hastalarda dozun azaltılması düşünülmelidir. Hiperkalemi: Serum potasyum düzeyi >5,4 mmol/L ise tedaviye başlanmamalıdır. kullanımı hiperkalemi riskinde artış ile ilişkili olabilir fakat hipokalemi de görülebilir. Özellikle şiddetli böbrek bozukluğu, diyabet, hipoaldosteronizm gibi risk faktörleri olan ya da yüksek oranda potasyum içeren diyet uygulayan veya mineralokortikoid antagonistleri kullanan hastalarda olmak üzere, serum potasyum düzeylerinin izlenmesi önerilir. Şayet hasta klinik olarak anlamlı hiperkalemi yaşarsa, eşlik eden ilaçların dozunun ayarlanması ya da dozunun geçici olarak azaltılması veya tedavinin kesilmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Serum potasyum düzeyi >5,4 mmol/L ise tedavinin durdurulması düşünülmelidir. Anjiyoödem: ile tedavi edilen hastalarda anjiyoödem bildirilmiştir. Anjiyoödem gelişirse tedavisi derhal kesilmeli; bulgu ve semptomlarda tam ve kalıcı düzelme olana kadar uygun tedavi verilmeli ve izlem sürdürülmelidir. bir daha uygulanmamalıdır. Şişliğin yüz ve dudaklar ile sınırlı kaldığı doğrulanmış anjiyoödem olgularında bu durum genellikle tedavi verilmeksizin ortadan kalkmışsa da semptomların rahatlatılmasında antihistaminikler faydalı olmuştur. Larenks ödemi ile ilişkili anjiyoödem ölümcül olabilir. Solunum yolu tıkanmasına neden olabilecek dil, glotis veya larenks tutulumunun söz konusu olduğu durumlarda derhal subkutan 1 mg/1mL adrenalin çözeltisi (0,3-0,5 mL) gibi uygun bir tedavi ve/veya solunum yolunun açık kalmasının sağlanması için gereken önlemler uygulanmalıdır. Önceden anjiyoödem öyküsü olan hastalar araştırılmamıştır. Anjiyoödem açısından daha yüksek risk altında olduklarından, bu hastalarda kullanılacaksa dikkatli olunması önerilir. Önceki ADE inhibitörü veya ARB tedavisine bağlı olarak bilinen anjiyoödem öyküsü olan hastalarda veya kalıtsal veya idiyopatik anjiyoödemi olan hastalarda kullanılmamalıdır. Siyahi hastalarda anjiyoödem gelişimine yatkınlık daha fazladır. Bağırsak anjiyoödemi: Anjiyotensin II reseptörü blokerleri ile tedavi edilen hastalarda bağırsak anjiyoödemi bildirilmiştir dahil]. Bu hastaların abdominal ağrı, bulantı, kusma ve ishal şikayetleri olmuştur. Anjiyotensin II reseptörü blokeri kesildikten sonra semptomları düzelmiştir. Bağırsak anjiyoödemi teşhisi konulursa, tedavisi durdurulmalı ve semptomlar tam olarak düzelene kadar uygun izlem başlatılmalıdır. Renal arter stenozu olan hastalar: çift veya tek taraflı renal arter stenozu olan hastalarda kan üre ve serum kreatinin düzeylerini yükseltebilir. Renal arter stenozu olan hastalarda dikkatli olunması gerekir ve böbrek fonksiyonunun izlenmesi önerilir. New York Kalp Derneği (NYHA) fonksiyonel sınıf IV hastalar: Bu popülasyondaki sınırlı deneyim nedeniyle, NYHA fonksiyonel sınıf IV hastalarda tedavisine başlanırken dikkatli olunmalıdır. B tipi natriüretik peptid (BNP): Neprilisin substratı olduğundan BNP, ile tedavi edilen hastalarda kalp yetersizliği için uygun bir belirteç değildir. Karaciğer bozukluğu olan hastalar: Orta dereceli karaciğer bozukluğu (Child-Pugh B sınıfı) veya AST/ALT değerleri normal aralığın üst sınırının iki katından fazla olan hastalarda klinik deneyim sınırlıdır. Bu hastalarda maruziyet daha yüksek olabilir ve güvenlilik kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, bu hastalarda kullanılırken dikkatli olunması önerilir. şiddetli karaciğer bozukluğu, biliyer sirozu veya kolestazı (Child-Pugh C sınıfı) olan hastalarda kontrendikedir. Psikiyatrik bozukluklar Psikotik olaylar bağlamında halüsinasyonlar, paranoya ve uyku bozuklukları gibi psikiyatrik olaylar, sakubitril/valsartan kullanımı ile ilişkilendirilmiştir. Bir hasta bu tür olaylar yaşarsa, sakubitril/valsartan tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerİle tedavi sırasında en yaygın olarak bildirilen advers reaksiyonlar hipotansiyon (%17,6), hiperkalemi (%11,6) ve böbrek bozukluğu (%10,1) olmuştur. ile tedavi edilen hastalarda anjiyoödem (%0,5) bildirilmiştir. kronik kalp yetersizliği olan hastalardaki güvenliliği, günde iki kez 97 mg/103 mg (n=4.203) veya enalapril 10 mg (n=4.229) ile tedavi edilen hastaların karşılaştırıldığı PARADIGM-HF pivot faz 3 çalışmasında değerlendirilmiştir. koluna randomize edilen hastalar 4,3 yıla kadar süreyle tedavi görmüş olup ortanca maruziyet süresi 24 aydır; 3.271 hasta bir yıldan uzun süreyle tedavi edilmiştir. PARADIGM-HF çalışmasında hastalar önceden ADE inhibitörleri ve/veya ARB’ler ile tedavi edilmiş, ayrıca randomize çift kör dönem öncesinde ardışık enalapril ve alıştırma fazını (medyan ilaç maruziyet sırasıyla 15 ve 29 gün) başarıyla tamamlamıştır. Enalapril alıştırma fazında, 1.102 hasta (%10,5) çalışmadan ayrılmıştır; %5,6 hastada çalışmayı bırakma nedeni advers reaksiyondur: En yaygın görülenler böbrek fonksiyon bozukluğu (%1,7), hiperkalemi (%1,7) ve hipotansiyon (%1,4). alıştırma fazında hastaların %10,4’ü çalışmadan ayrılmış olup hastaların %5,9’unda sebep advers reaksiyondur: En yaygın görülenler böbrek fonksiyon bozukluğu (%1,8), hipotansiyon (%1,7) ve hiperkalemi (%1,3) olmuştur. Alıştırma döneminde çalışmadan ayrılan hastalar nedeniyle aşağıdaki listede sunulan advers reaksiyon oranları, klinik pratikte beklenen advers reaksiyon oranlarından düşük olabilir. PARADIGM-HF çalışmasının çift kör döneminde ile tedavi edilen 450 (%10,7) ve enalapril alan 516 (%12,2) hasta advers reaksiyon nedeniyle çalışmadan ayrılmıştır. Advers ilaç reaksiyonları Sistem Organ Sınıfına ve ardından sıklığa göre, en sık reaksiyon ilk belirtilecek şekilde, aşağıdaki sistem kullanılarak sıralanmıştır: (izole raporlar dahil). Her bir sıklık gruplandırması içinde advers olaylar azalan ciddilik derecesine göre sıralanmaktadır. Liste 1 Advers İlaç Reaksiyonları Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hiperkalemi* Yaygın: Hipokalemi, hipoglisemi Yaygın olmayan: Hiponatremi Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Halüsinasyonlar**, uyku bozuklukları Çok seyrek: Paranoya Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sersemlik hali, baş ağrısı, senkop Yaygın olmayan: Postüral sersemlik hali Kulak ve iç kulak hastalıkları Çok yaygın: Vertigo Vasküler hastalıklar Çok yaygın: Hipotansiyon* Yaygın: Ortostatik hipotansiyon Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Diyare, bulantı, gastrit Çok seyrek: Bağırsak anjiyoödemi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Kaşıntı, döküntü, anjiyoödem* Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Böbrek bozukluğu Yaygın: Böbrek yetmezliği (böbrek yetmezliği, akut böbrek yetmezliği) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk, asteni *bkz. seçili advers reaksiyonların tanımı. **işitsel ve görsel halüsinasyonlar dahil Seçili advers reaksiyonların tanımı: Anjiyoödem ile tedavi edilen hastalarda anjiyoödem bildirilmiştir. PARADIGM-HF çalışmasında anjiyoödem, ile tedavi edilen hastaların %0,5’inde, enalapril ile tedavi edilen hastaların ise %0,2’sinde bildirilmiştir. (%2,4) ve enalapril (%0,5) ile tedavi edilen Siyahi hastalarda daha yüksek bir anjiyoödem insidansı gözlenmiştir. Bağırsak anjiyoödemi Anjiyotensin II reseptör blokerlerinin kullanımından sonra bağırsak anjiyoödemi vakaları bildirilmiştir. Hiperkalemi ve serum potasyum PARADIGM-HF çalışmasında, hiperkalemi ve >5,4 mmol/L serum potasyum konsantrasyonları ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %11,6’sı ve %19,7’sinde; enalapril ile tedavi edilenlerin ise sırasıyla %14,0’ü ve %21,1’inde bildirilmiştir. Kan basıncı PARADIGM-HF çalışmasında, hipotansiyon ve klinik açıdan anlamlı düşük sistolik kan basıncı (<90 mmHg ve başlangıca göre >20 mmHg azalma), ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %17,6 ve %4,76’sında, enalapril ile tedavi edilen hastaların ise %11,9 ve %2,67’sinde bildirilmiştir. Böbrek bozukluğu PARADIGM-HF çalışmasında böbrek bozukluğu, ile tedavi edilen hastaların %10,1’inde, enalapril ile tedavi edilen hastaların ise %11,5’inde bildirilmiştir. PARAGON-HF çalışmasında daha önceki çalışmalardakilere ek herhangi bir yeni advers reaksiyon bildirilmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.