MEDIKINET 10 MG TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Medikinet 10 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonDikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), Narkolepsi iyileştirici tedavilerin tek başına yetersiz olduğu, 6 yaş ve üstündeki çocuklarda ve ergenlerde, Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluklarının (DEHB) kapsamlı tedavi programında endikedir. Tedavi, çocukluk çağı ve/veya ergenlik dönemi davranış bozuklukları alanında uzman bir kişinin gözetiminde yapılmalıdır. Hastalık tanısı DSM-IV kriteri veya ICD-10 kılavuzuna göre ve hastanın tam hikayesine ve değerlendirilmesine dayandırılarak konulmuş olmalıdır. Ancak teşhis sadece bir veya birkaç semptomun varlığında konulmamalıdır. Bu sendroma ilişkin spesifik etiyoloji bilinmemektedir ve tek bir tanı testi yoktur. Yeterli bir tanı için tıbbi, özel psikolojik, eğitimsel ve sosyal kaynakların kullanılması gerekir. Kapsamlı tedavi programında, tipik olarak psikolojik, eğitimsel, sosyal önlemler bulunur ve ayrıca tedavide, kısa süreli dikkat, dikkat dağınıklığı, duygusal kararsızlık, dürtüsellik, orta ve şiddetli hiperaktivite, minör nörolojik belirtiler ve anormal EEG bulgularıyla karakterize davranış sendromları olan çocukların stabil hale gelmesi amaçlanır. Öğrenmede bozukluk görülebilir veya görülmeyebilir. Metilfenidat tedavisi bu sendroma sahip çocukların tümünde endike değildir, bu yüzden ilacın kullanımına ilişkin karar verilirken çocuğun semptomlarının derecesi ve kronikliği çocuğun yaşına göre dikkatli biçimde değerlendirilmelidir. Uygun eğitsel yaklaşım esastır ve psikososyal girişimler genellikle gereklidir. İyileştirici önlemler tek başına yetersiz olduğu durumlarda, ilaca başlama kararı hastanın semptomlarının ciddiyetinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesine dayalı olarak verilmelidir. Metilfenidat her zaman ruhsatlı endikasyon ve reçeteleme/tanı kılavuzlarına göre kullanılmalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızSizde/çocuğunuzda:
- Metilfenidat ya da MEDİKİNET®'in diğer içeriklerinden birine karşı alerji (aşırı duyarlılık) olması durumunda,
- Tiroid ile ilgili herhangi bir sorununuz varsa,
- Göz içi basıncınızda artma (glokom) varsa,
- Böbreküstü bezi tümörünüz (feokromositoma olarak bilinir) varsa,
- Kendinizi aç hissetmemek veya yemek istememek gibi çeşitli yeme problemleriniz varsa (iştahsızlık gibi)
- Çok yüksek kan basıncınız (hipertansiyon) ya da kollarda ve bacaklarda ağrıya neden olabilen, kan damarlarınızda daralma varsa,
- Kalp problemi geçmişinizin olması (kalp krizi, düzensiz kalp atışı, göğüste ağrı ve rahatsızlık, kalp yetmezliği, kalp hastalığı ya da bir kalp problemiyle doğmak),
- Önceden beyindeki kan damarları ile ilgili hastalıklarınız varsa [inme, kan damarlarının bir kısmının şişmesi ve zayıflaması (anevrizma), daralmış ya da tıkanmış kan damarları ya da kan damarlarının iltihabı (vaskülit)],
- Son 14 gün içerisinde aldığınız ya da halen alınmakta olduğunuz bir antidepresan (özellikle monoamin oksidaz inhibitörü) olması durumunda 'Diğer İlaçlarla Etkileşim' kısmına bakınız.
- Psikopatik' ya da 'borderline kişilik', anormal düşünceler ya da görüntüler veya 'şizofreni' olarak adlandırılan bir hastalık, şiddetli ruhsal problem belirtileri [kendinizi öldürüyormuş gibi hissetmek, kendinizi çok üzgün, değersiz ve umutsuz hissettiğiniz şiddetli depresyon, olağandışı olarak kendinizi çok heyecanlı, çok hareketli ve kısıtlamasız hissettiğiniz mani (taşkınlık nöbeti) gibi] şeklinde zihinsel sağlık problemleriniz varsa.
Yukarıda yer alan durumlar siz ya da çocuğunuz için geçerliyse metilfenidat kullanmayınız.
Emin değilseniz, siz ya da çocuğunuz metilfenidat almadan önce doktorunuzla ya da eczacınızla görüşünüz. Çünkü metilfenidat bu problemlerin kötüleşmesine neden olabilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriMetifenidat tedavisi, DEHB’li çocukların tümünde endike değildir ve ilaca başlama kararı çocuğun yaşı ile ilgili olarak, semptomların şiddeti ve kronikliğinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesine dayalı olarak verilmelidir. Çocuklarda ve adolesanlarda uzun süreli kullanım (12 aydan fazla): Metilfenidatın uzun süreli kullanımının güvenlilik ve etkinliliği kontrollü çalı şmalarda sistematik olarak değerlendirilmemiştir. Metilfenidat tedavi süresi sınırsız olmamalıdır ve gerekli de değildir. Metilfenidat tedavisi genellikle ergenlik sırasında veya sonrasında kesilir. Uzun süreli tedavi (örn. 12 aydan uzun süre) gören hastaların. ve.’e göre kardiyovasküler durum, büyüme, iştah, yeniden psikiyatrik bozukluk gelişimi veya mevcut psikiyatrik bozukluğ un kötüle şmesi açısından sürekli olarak dikkatle izlenmesi gerekmektedir. İzlenmesi gereken psikiyatrik bozukluklar arasında (bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla); motor ve sözel tikler, agresif veya düşmanca davranı ş, ajitasyon, anksiyete, depresyon, psikoz, mani, delüzyon, asabiyet, doğallığın kaybı, içine kapanıklık ve aşırı saplantıyı içerir. DEHB’li çocuklarda ve adolesanlarda uzun süreli (12 ay üzeri) metilfenidat kullanımına karar veren doktor, hastanın ilaç tedavisi almadığında işlevlerinin nasıl olduğunu görmek için belirli aralıklarda uygulayacağı ilaçsız deneme süresi ile ilacın uzun süreli faydasını tekrar değerlendirmelidir. Metilfenidat kullanımının, en az yılda en az bir kez kesilmesi ve çocuğun durumunun (tercihen okul tatili dönemlerinde) değerlendirilmesi önerilmektedir. İlacın geçici veya kalıcı olarak kesildiği durumlarda kalıcı iyileşmeler görülebilir. Yetişkinler: DEHB için her zaman kullanılan dozlarda stimülan alan erişkinlerde ani ölüm, inme ve miyokart enfarktüsü bildirilmiştir. Bu erişkin olgularda da stimülanların rolü de bilinmemekle birlikte erişkinlerde ciddi yapısal kardiyak anormallikler, kardiyomiyopati, ciddi kalp ritim anormallikleri, koroner arter hastalığı veya diğer ciddi kardiyak sorunlar olma olasılığı çocuklara kıyasla daha yüksektir. Bu gibi anormallikleri bulunan erişkinlerin de genel olarak stimülan ilaçlarla tedavi edilmemesi gerekir. Yaşlılar: Metilfenidat yaşlılarda kullanılmamalıdır. Bu yaş grubunda güvenlik ve etkinliği belirlenmemiştir. 6 yaşın altındaki çocuklar: Metilfenidat 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Bu yaş grubunda güvenlilik ve etkililiği araştırılmamıştır. Kardiyovasküler durum Uyarıcı ilaçlarla tedavi edilmesi dü ş ünülen çocuklar, adolesanlar ve erişkinlerde kardiyak hastalık açısından ani kardiyak veya açıklanamayan ölüm ya da malign aritmi ile ilgili aile öyküsü alınmalıdır, fiziksel muayenesi yapılmalıdır. Şüpheli aile öyküsü ya da hastalık izlenimi durumunda bir uzman tarafından kardiyak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Metilfenidat kullanımı sırasında palpitasyon, efor sonucu göğüs ağrısı, açıklanamayan senkop, dispne veya kardiyak hastalı ğ ı dü ş ündüren başka semptomların geliştiği hastalar acilen bir uzman tarafından kardiyak değerlendirmeye alınmalıdır. Metilfenidatın DEHB’li çocuklarda ve adolesanlarda yapılan klinik çalı ş malarından elde edilen analiz verileri metilfenidat kullanan hastaların genellikle diastolik ve sistolik kan basınçlarında kontrol grubuna göre 10 mmHg’dan daha fazla değişiklik olabileceğ ini göstermi ştir. Çocuklarda ve adolesanlarda bu kardiyovasküler etkilerin kısa ve uzun dönem sonuçları bilinmemektedir, ancak klinik çalı şma verilerinde gözlemlenen bu etkiler sonucunda klinik komplikasyon olasılığı göz ardı edilemez. Kan basıcında veya kalp hızında artış nedeni ile riskli hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Metilfenidat ile tedavide kontrendike olan durumlar için. Kontrendikasyonlar’a bakınız. Kardiyovasküler durum dikkatli izlenmelidir. Her doz ayarlamasında ve sonrasında en az her altı ayda bir kan basıncı ve nabız yüzdelik bir çizelgeye kaydedilmelidir. Mevcut bir kardiyovasküler bozukluk durumunda bir uzman çocuk kardiyoloğunun tavsiyesi olmadıkça metilfenidat kullanımı kontrendikedir. Ani ölüm ve mevcut olan yapısal kardiyak anomaliler veya diğer ciddi kardiyak bozukluklar: Çocuklarda normal dozlarda santral sinir sistemi stimülanlarının kullanılması ile ilişkili ani ölüm bildirilmiştir, ölüm bildirilen çocukların bazılarında yapısal kardiyak anomali ya da diğer ciddi kalp problemleri vardır. Bazı kalp rahatsızlıkları kendi başlarına ani ölüm riski taşısalar da, stimülanların sempatomimetik etkilerine maruz kalmamaları için, ciddi kardiyak problem, bilinen yapısal kardiyak anomali, kardiyomiyopati, ciddi kalp ritm anomalisi olan çocuklar veya adolesanlar için stimülanlar önerilmemektedir. Suistimal ve kardiyovasküler olaylar: Metilfenidatı da içeren santral sinir sistemi stimülanlarının suistimali ani ölüm ve diğer ciddi kardiyovasküler advers olaylarla ilişkilendirilebilir. Serebrovasküler bozukluklar: Metilfenidat tedavisinin kontrendike olduğu serebrovasküler durumlar için. Kontrendikasyonlar’a bakınız. Ek risk faktörlerine sahip (kardiyovasküler hastalık öyküsü, kan basıncını arttıran eşzamanlı ilaç kullanımı) hastalar, metilfenidat tedavisine başladıktan sonra her doktor ziyaretinde nörolojik durumları ve semptomlar açısından değerlendirilmelidir. Serebral vaskülit, metilfenidat kullanımı ile görülen çok nadir görülen bir idiyosenkrazik reaksiyondur. Yüksek risk grubu olabilecek hastaların belirlenmesi ve altta yatan klinik problemin ilk belirleyicisi olabilen semptomların başlaması hakkında çok az kanıt vardır. Yüksek ş üpheli durumdaki vaskülitin erken tanısında, metilfenidatın hemen kesilmesi erken tedaviye olanak sağlayabilir. Bu nedenle metilfenidat tedavisi sırasında serebral iskemi ile ilişkili yeni nörolojik semptomların gözlendiği hastalarda tanı tekrar değerlendirilmelidir. Bu semptomlar şiddetli baş ağrısı, uyuşukluk, halsizlik, paralizi, görme, konuşma, dil, hafıza veya koordinasyon bozukluğunu içerebilir. Hemiplejik serebral palsili hastalarda metilfenidat kullanımı kontrendike değildir. Psikiyatrik bozukluklar: DEHB ile komorbid psikiyatrik bozukluklar yaygındır. Bu durum, stimülan ürünler reçete edilirken dikkate alınmalıdır. Metilfenidat başlatmadan önce hasta önceden var olan psikiyatrik hastalıklar ve ailede psikiyatrik bozukluk öyküsü yönünden değerlendirilmelidir. Psikiyatrik semptomların ortaya çıkması veya mevcut psikiyatrik bozuklukların kötüleşmesi durumunda hasta için fayda, riskten fazla olmadığı sürece metilfenidat verilmemelidir. Hastalarda dozun her ayarlamasında ve sonrasında en az altı ayda bir psikiyatrik bozuklukların durumu takip edilmelidir ve gerektiğinde müdahalede bulunulmalıdır. Tedavinin kesilmesi uygun olabilir. Mevcut psikotik veya manik semptomların kötüle şmesi: Psikotik hastalarda metilfenidat uygulanması, davranı ş ve dü ş ünme bozukluğu semptomlarını a ğırla ş tırabilir. Yeni psikotik ve manik semptomların ortaya çıkması: Daha önceden psikotik hastalık veya mani öyküsü olmayan çocuklarda ve adolesanlarda tedaviyle ortaya çıkan psikotik semptomlar (görsel/dokunsal/i şitsel halüsinasyonlar ve delüzyonlar) veya mani, normal dozda metilfenidat kullanımından kaynaklanabilir. Oluşan manik veya psikotik semptomlarda, mmetilfenidatın rolü değerlendirilmeli, gerekirse tedavi kesilmelidir. Agresif veya saldırgan davranı ş: Stimülanlarla tedavi agresiflik ve saldırganlığın ortaya çıkmasına ya da kötüle şmesine neden olabilir. Metilfenidat ile tedavi gören hastalar tedavinin başlangıcında, her doz ayarlaması sonrasında en azından altı ayda bir ve her muayenede agresif davranı şlar, saldırganlığın ortaya çıkması ya da kötüle şmesi açısından yakından izlenmelidir. Doktorlar, davranı ş değişikliği görülen hastalarda tedavi konusunda bir değişikliğe gerek olup olmadı ğını de ğerlendirmelidir. Tedavinin kesilmesi düşünülebilir. İntihar eğilimi: DEHB tedavisi sırasında intihar dü ş üncesi veya davranı ş ı gelişen hastalar derhal bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Altta yatan bir psikiyatrik durumun kötüle şmesi veya metilfenidat ile tedavinin olası rolü saptanmalıdır. Altta yatan psikiyatrik durumun tedavisi ya da metilfenidat tedavisinin bırakılma olasılığı değerlendirilmelidir. Tikler: Metilfenidat, motor ve verbal tiklerin başlaması ya da şiddetlenmesi ile ilişkilidir. Tourette sendromunda ağırla şma da bildirilmiştir. Metilfenidat kullanımı öncesi hastanın aile öyküsü alınmalı, çocuklarda tikler hakkında veya Tourette sendromu için değerlendirme yapılmalıdır. Metilfenidat tedavisi süresince hastalarda tiklerin ortaya çıkması ya da kötüle şmesi düzenli olarak izlenmelidir. Takip, her doz ayarlaması ve sonrasında en azından 6 ayda bir ya da her doktor ziyaretinde yapılmalıdır. Anksiyete, ajitasyon veya gerginlik: Metilfenidat var olan anksiyete, ajitasyon ve gerginliği kötüleştirebilir. Hastalar anksiyete, ajitasyon ve gerginlik açısından öncelikle değerlendirmelidir ve hastalar tedavi sırasında her doz ayarlamasında ve en az 6 ayda bir ya da her muayenede semptomların ortaya çıkışı veya kötüleşmesi açısından düzenli olarak takip edilmelidir. Bipolar bozukluk şekilleri: Komorbid bipolar bozukluğu olan DEHB’li hastalar (tedavi edilmemiş Tip I Bipolar Bozukluk veya diğer Bipolar Bozukluk formları da dahil) metilfenidat kullanımı sırasında, mikst/manik nöbetlerin gelişme olasılığı nedeni ile izlenmelidir. Komorbid depresif semptomları olan hastalar metilfenidat tedavisine başlamadan önce bipolar bozukluk açısından risk taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesi için uygun şekilde taranmalıdır; bu tarama, aile öyküsünde intiharı, bipolar bozukluğu ve depresyonu içeren detaylı psikiyatrik öyküyü içermelidir. Bu hastalarda sürekli olarak yakından takip büyük önem taşımaktadır. Hastalar her doz ayarlaması ve sonrasında en az 6 ayda bir ve her doktor ziyaretinde semptomlar açısından takip edilmelidir. Büyüme: Metilfenidatın çocuklarda uzun süreli kullanımında kilo alımında orta derecede yavaşlama ve büyüme geriliği saptanmıştır…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi MEDİKİNET®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, MEDİKİNET®'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Yaygın (10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- Düzensiz kalp atışı (palpitasyonlar)
- Ruh hali değişiklikleri ya da ruh hali dalgalanmaları ya da kişilikte değişiklikler Yaygın olmayan (100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- İntihar etmeyi istemek ya da düşünmek
- Gerçek olmayan şeyler görme, hissetme ya da duyma, bunlar psikoz işareti olabilir.
- Kontrolsüz konuşma ve vücut hareketleri (bir tik hastalığı olan Tourette sendromu)
- Döküntü gibi alerji belirtileri, kaşıntı ya da deride ürtiker, yüzün, dudaklar, dil veya diğer vücut kısımlarının şişmesi, nefes darlığı, hırıltılı ya da solunum güçlüğü.
Seyrek (1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- Olağan dışı heyecanlı çok hareketli, çok ve kısıtlamasız hissettiğiniz mani (taşkınlık nöbeti)
Çok seyrek (10.000 hastanın birinden az görülebilir.):
- Kalp krizi (göğüs ağrısı, nefes darlığı, mide bulantısı, kusma)
- Nöbetler (kasılma nöbetleri, konvülziyonlar, sara)
- Ciltte soyulma ya da morumsu kırmızı lekeler
- Beyine yeterince kan sağlanamamasına bağlı olarak gözleri, başı, boynu, vücut ve sinir sistemini etkileyen kontrol edilemeyen kas spazmları
- İnme ya da hareketle ve görme ile ilgili problemler, konuşmada zorluk (bunlar beyindeki kan damarlar ile ilgili problemlerin işareti olabilir)
- Kanamanızı, morarmanızı ve enfeksiyona eğiliminizi kolaylaştıran kan hücrelerinin (kırmızı hücreler, beyaz hücreler, trombositler) sayısının azalması
- Vücut sıcaklığında ani bir yükselme, çok yüksek kan basıncı ve şiddetli kasılmalar ile ortaya çıkan durum (Nöroleptik Malign Sendrom). Bu yan etkinin metilfenidattan ya da metilfenidat ile kombinasyon halinde kullanılan diğer ilaçlardan kaynaklandığı kesin değildir.
Diğer yan etkiler (sıklığı bilinmiyor.):
- Tekrarlayan istenmeyen düşünceler
- Açıklanamayan bayılma, göğüs ağrısı, nefes daralması (bunlar kalp problemlerinin işareti olabilir)
- Uzun süreli, kimi zaman ağrılı ereksiyonlar ya da ereksiyon sayısında artış
- Seratonerjik ilaçlarla birlikte kullanımında oluşabilecek belirtiler topluluğu (sendromu)
- Vücuttaki kas dokularının hasar görmesi (Rabdomiyoliz) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:
Çok yaygın (10 hastanın en az birinde görülebilir.):
- Baş ağrısı
- Gergin hissetme
- Uykuya dalma güçlüğü
Yaygın (10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- Eklem ağrısı
- Ağız kuruluğu
- Yüksek ateş
- Olağan dışı saç dökülmesi ya da seyrekleşmesi
- Olağan dışı uykulu ya da uyuşuk hissetme
- İştah kaybı
- Kaşıntı, döküntü ya da kabarık kırmızı kaşıntılı döküntüler kurdeşen (ürtiker)
- Öksürük, boğaz ağrısı ya da burun ve boğazda tahriş
- Yüksek kan basıncı, hızlı kalp atışı (taşikardi)
- Baş dönmesi, kontrol edilemeyen hareketler, olağan dışı aktif olmak
- Sinirli, tedirgin, kaygılı, depresif, rahatsız olma hali ve normal dışı davranış
- Mide ağrısı, ishal, hasta hissetme, mide rahatsızlığı ve hasta olma. Bunlar genellikle tedavinin başlarında meydana gelir ve ilacı gıdalarla birlikte almakla azaltılabilir. Yaygın olmayan (100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- Kabızlık
- Göğüste rahatsızlık
- İdrarda kan tespit edilmesi
- Sarsılma ya da titreme
- Çift görme veya bulanık görme
- Kas ağrısı, kas seğirmesi
- Nefes darlığı ya da göğüste ağrı
- Karaciğer test sonuçlarında yükselme (kan testinde bakılır)
- Öfke, huzursuz ya da ağlamaklı hissetme, etrafındakilere karşı aşırı farkındalık (dikkat artımı), uyuma problemleri
Seyrek (1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.):
- Cinsel dürtü değişiklikleri
- Kafa karışıklığı hali
- Genişlemiş gözbebekleri, görmede problem
- Erkeklerde meme büyümesi
- Aşırı terleme, cildin kızarması, kırmızı kabarık cilt döküntüsü
Çok seyrek (10.000 hastanın birinden az görülebilir.):
- Kalp krizi (göğüs ağrısı, nefes darlığı, mide bulantısı, kusma)
- Ani ölüm
- Kas krampları
- Ciltte küçük kırmızı lekeler
- Beyinde iltihap ya da atar damarların tıkanması
- Karaciğer yetmezliği, koma dahil normal olmayan karaciğer fonksiyonları
- Karaciğer ve kan testleri dahil test sonuçlarında değişiklik
- İntihar girişimi, normal dışı düşünceler, duygusuzluk ya da hissizlik, tekrar tekrar aynı şeyleri yapma, bir şeye takıntılı olma (aşırı odaklanma)
- Üşüdüğünde el ve ayak parmaklarında hissizlik, karıncalanma ve renk değişimi (beyazdan maviye, sonra kırmızıya) (Raynaud hastalığı)
- Toksik dozda kullanılan ilaca bağlı gelişen psikoz (düşünce ve duygunun bozulduğu psikiyatrik bir hastalık) tablosu (Toksik psikoz)
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
- Migren
- Çok yüksek ateş
- Yavaş, hızlı ya da fazla kalp atışları
- Büyük nöbet (Grand mal sara hastalığı)
- Doğru olmayan şeylere inanma, bilinç bulanıklığı
- Şiddetli mide ağrısı, sık sık hasta hissetme ya da olma
- Beynin kan damarlarıyla ilgili problemler (inme, serebral damar iltihabı ya da serebral damarda tıkanma)
- İktidarsızlık
- Aşırı kontrol edilemeyen konuşma
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Büyüme üzerinde etkisi Bir yıldan fazla kullanıldığında, metilfenidat bazı çocuklarda büyümede azalmaya neden olabilir. Bu yan etki 10 çocuğun birinden az, fakat 100 çocuğun birinden fazla görülür.
- Kilo alma ya da boy uzamasında azalma
- Doktorunuz sizin/çocuğunuzun yemek yemesini olduğu kadar çocuğunuzun boyunu ve kilosunu dikkatli bir şekilde takip edecektir.
- Beklenenden daha az büyüme varsa, metilfenidat ile tedavi kısa bir süre için durdurulabilir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · HamilelikMEDİKİNET®'i kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Metilfenidatın anne karnındaki bebeği etkileyip etkilemeyeceği hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Metilfenidat kullanmadan önce doktor ya da eczacınıza danışınız.
Eğer hamileyseniz ya da hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz.
Doktor tarafından özellikle verilmediği takdirde hamilelik döneminde MEDİKİNET® kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeMEDİKİNET®'i kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ya da emzirme planınız varsa bunu doktorunuza söyleyiniz. MEDİKİNET® emzirme sırasında kullanılmamalıdır. MEDİKİNET® kullanırken emzirmeyiniz.
MEDİKİNET®'in içeriğinde bulunan etkin madde anne sütüne geçebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç laktoz (bir şeker çeşidi) içerir.
Eğer size/çocuğunuza daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı hassas olduğunuz söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Her tablette 42,99 mg laktoz içerir. Bu, diabetes mellitus hastalarında göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Medikinet 10 mg muadilleri
Medikinet 10 mg ile aynı etken maddeyi (metilfenidat hidroklorür) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), Narkolepsi iyileştirici tedavilerin tek başına yetersiz olduğu, 6 yaş ve üstündeki çocuklarda ve ergenlerde, Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluklarının (DEHB) kapsamlı tedavi programında endikedir. Tedavi, çocukluk çağı ve/veya ergenlik dönemi davranış bozuklukları alanında uzman bir kişinin gözetiminde yapılmalıdır. Hastalık tanısı DSM-IV kriteri veya ICD-10 kılavuzuna göre ve hastanın tam hikayesine ve değerlendirilmesine dayandırılarak konulmuş olmalıdır. Ancak teşhis sadece bir veya birkaç semptomun varlığında konulmamalıdır. Bu sendroma ilişkin spesifik etiyoloji bilinmemektedir ve tek bir tanı testi yoktur. Yeterli bir tanı için tıbbi, özel psikolojik, eğitimsel ve sosyal kaynakların kullanılması gerekir. Kapsamlı tedavi programında, tipik olarak psikolojik, eğitimsel, sosyal önlemler bulunur ve ayrıca tedavide, kısa süreli dikkat, dikkat dağınıklığı, duygusal kararsızlık, dürtüsellik, orta ve şiddetli hiperaktivite, minör nörolojik belirtiler ve anormal EEG bulgularıyla karakterize davranış sendromları olan çocukların stabil hale gelmesi amaçlanır. Öğrenmede bozukluk görülebilir veya görülmeyebilir. Metilfenidat tedavisi bu sendroma sahip çocukların tümünde endike değildir, bu yüzden ilacın kullanımına ilişkin karar verilirken çocuğun semptomlarının derecesi ve kronikliği çocuğun yaşına göre dikkatli biçimde değerlendirilmelidir. Uygun eğitsel yaklaşım esastır ve psikososyal girişimler genellikle gereklidir. İyileştirici önlemler tek başına yetersiz olduğu durumlarda, ilaca başlama kararı hastanın semptomlarının ciddiyetinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesine dayalı olarak verilmelidir. Metilfenidat her zaman ruhsatlı endikasyon ve reçeteleme/tanı kılavuzlarına göre kullanılmalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlarİçeriklerinden herhangi birine karşı duyarlılığı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir. Metilfenidata ya da ürünün diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda, Hipertiroidi ve tirotoksikozu olan hastalarda, Halihazırda veya öyküde ağır depresyon, anoreksiya nevroza veya anoreksik bozukluklar, intihar eğilimi, psikotik semptomlar, şiddetli duygudurum bozuklukları, manik epizodlar, şizofreni, anti-sosyal ya da borderline kişilik bozuklukları hikayesi olan ya da yeni tanısı konmuş hastalarda, İyi kontrol edilemeyen ağır bipolar bozukluk olması durumunda, Önceden var olan serebrovasküler (örneğin, serebral anevrizma, vaskülit veya felç) hastalıklarda, Eğer kardiyolog başka bir tavsiyede bulunmadı ise: Şiddetli hipertansiyon, kalp yetmezliği, arterial okluzif hastalıklar, anjina, hemodinamik açıdan önemli konjenital kalp hastaları, kardiyomiyopati, miyokard infarktüsü, hayatı tehdit edebilecek aritmi, kardiyak iyon kanallarının fonksiyon bozukluğunun neden olduğu kardiyovasküler hastalıklarda, Hipertansif kriz riski nedeniyle; Non-selektif, geri dönüşsüz monoamin oksidaz inhibitörleriyle (MAOİ) yapılan tedavi sırasında ve bu tür bir inhibitörün kesilmesini takiben en az 14 günlük bir süre boyunca (hipertansif nöbetler meydana gelebilir), Glokomu olan hastalarda, Feokromasitomalı hastalarda kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriMetifenidat tedavisi, DEHB’li çocukların tümünde endike değildir ve ilaca başlama kararı çocuğun yaşı ile ilgili olarak, semptomların şiddeti ve kronikliğinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesine dayalı olarak verilmelidir. Çocuklarda ve adolesanlarda uzun süreli kullanım (12 aydan fazla): Metilfenidatın uzun süreli kullanımının güvenlilik ve etkinliliği kontrollü çalı şmalarda sistematik olarak değerlendirilmemiştir. Metilfenidat tedavi süresi sınırsız olmamalıdır ve gerekli de değildir. Metilfenidat tedavisi genellikle ergenlik sırasında veya sonrasında kesilir. Uzun süreli tedavi (örn. 12 aydan uzun süre) gören hastaların. ve.’e göre kardiyovasküler durum, büyüme, iştah, yeniden psikiyatrik bozukluk gelişimi veya mevcut psikiyatrik bozukluğ un kötüle şmesi açısından sürekli olarak dikkatle izlenmesi gerekmektedir. İzlenmesi gereken psikiyatrik bozukluklar arasında (bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla); motor ve sözel tikler, agresif veya düşmanca davranı ş, ajitasyon, anksiyete, depresyon, psikoz, mani, delüzyon, asabiyet, doğallığın kaybı, içine kapanıklık ve aşırı saplantıyı içerir. DEHB’li çocuklarda ve adolesanlarda uzun süreli (12 ay üzeri) metilfenidat kullanımına karar veren doktor, hastanın ilaç tedavisi almadığında işlevlerinin nasıl olduğunu görmek için belirli aralıklarda uygulayacağı ilaçsız deneme süresi ile ilacın uzun süreli faydasını tekrar değerlendirmelidir. Metilfenidat kullanımının, en az yılda en az bir kez kesilmesi ve çocuğun durumunun (tercihen okul tatili dönemlerinde) değerlendirilmesi önerilmektedir. İlacın geçici veya kalıcı olarak kesildiği durumlarda kalıcı iyileşmeler görülebilir. Yetişkinler: DEHB için her zaman kullanılan dozlarda stimülan alan erişkinlerde ani ölüm, inme ve miyokart enfarktüsü bildirilmiştir. Bu erişkin olgularda da stimülanların rolü de bilinmemekle birlikte erişkinlerde ciddi yapısal kardiyak anormallikler, kardiyomiyopati, ciddi kalp ritim anormallikleri, koroner arter hastalığı veya diğer ciddi kardiyak sorunlar olma olasılığı çocuklara kıyasla daha yüksektir. Bu gibi anormallikleri bulunan erişkinlerin de genel olarak stimülan ilaçlarla tedavi edilmemesi gerekir. Yaşlılar: Metilfenidat yaşlılarda kullanılmamalıdır. Bu yaş grubunda güvenlik ve etkinliği belirlenmemiştir. 6 yaşın altındaki çocuklar: Metilfenidat 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Bu yaş grubunda güvenlilik ve etkililiği araştırılmamıştır. Kardiyovasküler durum Uyarıcı ilaçlarla tedavi edilmesi dü ş ünülen çocuklar, adolesanlar ve erişkinlerde kardiyak hastalık açısından ani kardiyak veya açıklanamayan ölüm ya da malign aritmi ile ilgili aile öyküsü alınmalıdır, fiziksel muayenesi yapılmalıdır. Şüpheli aile öyküsü ya da hastalık izlenimi durumunda bir uzman tarafından kardiyak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Metilfenidat kullanımı sırasında palpitasyon, efor sonucu göğüs ağrısı, açıklanamayan senkop, dispne veya kardiyak hastalı ğ ı dü ş ündüren başka semptomların geliştiği hastalar acilen bir uzman tarafından kardiyak değerlendirmeye alınmalıdır. Metilfenidatın DEHB’li çocuklarda ve adolesanlarda yapılan klinik çalı ş malarından elde edilen analiz verileri metilfenidat kullanan hastaların genellikle diastolik ve sistolik kan basınçlarında kontrol grubuna göre 10 mmHg’dan daha fazla değişiklik olabileceğ ini göstermi ştir. Çocuklarda ve adolesanlarda bu kardiyovasküler etkilerin kısa ve uzun dönem sonuçları bilinmemektedir, ancak klinik çalı şma verilerinde gözlemlenen bu etkiler sonucunda klinik komplikasyon olasılığı göz ardı edilemez. Kan basıcında veya kalp hızında artış nedeni ile riskli hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Metilfenidat ile tedavide kontrendike olan durumlar için. Kontrendikasyonlar’a bakınız. Kardiyovasküler durum dikkatli izlenmelidir. Her doz ayarlamasında ve sonrasında en az her altı ayda bir kan basıncı ve nabız yüzdelik bir çizelgeye kaydedilmelidir. Mevcut bir kardiyovasküler bozukluk durumunda bir uzman çocuk kardiyoloğunun tavsiyesi olmadıkça metilfenidat kullanımı kontrendikedir. Ani ölüm ve mevcut olan yapısal kardiyak anomaliler veya diğer ciddi kardiyak bozukluklar: Çocuklarda normal dozlarda santral sinir sistemi stimülanlarının kullanılması ile ilişkili ani ölüm bildirilmiştir, ölüm bildirilen çocukların bazılarında yapısal kardiyak anomali ya da diğer ciddi kalp problemleri vardır. Bazı kalp rahatsızlıkları kendi başlarına ani ölüm riski taşısalar da, stimülanların sempatomimetik etkilerine maruz kalmamaları için, ciddi kardiyak problem, bilinen yapısal kardiyak anomali, kardiyomiyopati, ciddi kalp ritm anomalisi olan çocuklar veya adolesanlar için stimülanlar önerilmemektedir. Suistimal ve kardiyovasküler olaylar: Metilfenidatı da içeren santral sinir sistemi stimülanlarının suistimali ani ölüm ve diğer ciddi kardiyovasküler advers olaylarla ilişkilendirilebilir. Serebrovasküler bozukluklar: Metilfenidat tedavisinin kontrendike olduğu serebrovasküler durumlar için. Kontrendikasyonlar’a bakınız. Ek risk faktörlerine sahip (kardiyovasküler hastalık öyküsü, kan basıncını arttıran eşzamanlı ilaç kullanımı) hastalar, metilfenidat tedavisine başladıktan sonra her doktor ziyaretinde nörolojik durumları ve semptomlar açısından değerlendirilmelidir. Serebral vaskülit, metilfenidat kullanımı ile görülen çok nadir görülen bir idiyosenkrazik reaksiyondur. Yüksek risk grubu olabilecek hastaların belirlenmesi ve altta yatan klinik problemin ilk belirleyicisi olabilen semptomların başlaması hakkında çok az kanıt vardır. Yüksek ş üpheli durumdaki vaskülitin erken tanısında, metilfenidatın hemen kesilmesi erken tedaviye olanak sağlayabilir. Bu nedenle metilfenidat tedavisi sırasında serebral iskemi ile ilişkili yeni nörolojik semptomların gözlendiği hastalarda tanı tekrar değerlendirilmelidir. Bu semptomlar şiddetli baş ağrısı, uyuşukluk, halsizlik, paralizi, görme, konuşma, dil, hafıza veya koordinasyon bozukluğunu içerebilir. Hemiplejik serebral palsili hastalarda metilfenidat kullanımı kontrendike değildir. Psikiyatrik bozukluklar: DEHB ile komorbid psikiyatrik bozukluklar yaygındır. Bu durum, stimülan ürünler reçete edilirken dikkate alınmalıdır. Metilfenidat başlatmadan önce hasta önceden var olan psikiyatrik hastalıklar ve ailede psikiyatrik bozukluk öyküsü yönünden değerlendirilmelidir. Psikiyatrik semptomların ortaya çıkması veya mevcut psikiyatrik bozuklukların kötüleşmesi durumunda hasta için fayda, riskten fazla olmadığı sürece metilfenidat verilmemelidir. Hastalarda dozun her ayarlamasında ve sonrasında en az altı ayda bir psikiyatrik bozuklukların durumu takip edilmelidir ve gerektiğinde müdahalede bulunulmalıdır. Tedavinin kesilmesi uygun olabilir. Mevcut psikotik veya manik semptomların kötüle şmesi: Psikotik hastalarda metilfenidat uygulanması, davranı ş ve dü ş ünme bozukluğu semptomlarını a ğırla ş tırabilir. Yeni psikotik ve manik semptomların ortaya çıkması: Daha önceden psikotik hastalık veya mani öyküsü olmayan çocuklarda ve adolesanlarda tedaviyle ortaya çıkan psikotik semptomlar (görsel/dokunsal/i şitsel halüsinasyonlar ve delüzyonlar) veya mani, normal dozda metilfenidat kullanımından kaynaklanabilir. Oluşan manik veya psikotik semptomlarda, mmetilfenidatın rolü değerlendirilmeli, gerekirse tedavi kesilmelidir. Agresif veya saldırgan davranı ş: Stimülanlarla tedavi agresiflik ve saldırganlığın ortaya çıkmasına ya da kötüle şmesine neden olabilir. Metilfenidat ile tedavi gören hastalar tedavinin başlangıcında, her doz ayarlaması sonrasında en azından altı ayda bir ve her muayenede agresif davranı şlar, saldırganlığın ortaya çıkması ya da kötüle şmesi açısından yakından izlenmelidir. Doktorlar, davranı ş değişikliği görülen hastalarda tedavi konusunda bir değişikliğe gerek olup olmadı ğını de ğerlendirmelidir. Tedavinin kesilmesi düşünülebilir. İntihar eğilimi: DEHB tedavisi sırasında intihar dü ş üncesi veya davranı ş ı gelişen hastalar derhal bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Altta yatan bir psikiyatrik durumun kötüle şmesi veya metilfenidat ile tedavinin olası rolü saptanmalıdır. Altta yatan psikiyatrik durumun tedavisi ya da metilfenidat tedavisinin bırakılma olasılığı değerlendirilmelidir. Tikler: Metilfenidat, motor ve verbal tiklerin başlaması ya da şiddetlenmesi ile ilişkilidir. Tourette sendromunda ağırla şma da bildirilmiştir. Metilfenidat kullanımı öncesi hastanın aile öyküsü alınmalı, çocuklarda tikler hakkında veya Tourette sendromu için değerlendirme yapılmalıdır. Metilfenidat tedavisi süresince hastalarda tiklerin ortaya çıkması ya da kötüle şmesi düzenli olarak izlenmelidir. Takip, her doz ayarlaması ve sonrasında en azından 6 ayda bir ya da her doktor ziyaretinde yapılmalıdır. Anksiyete, ajitasyon veya gerginlik: Metilfenidat var olan anksiyete, ajitasyon ve gerginliği kötüleştirebilir. Hastalar anksiyete, ajitasyon ve gerginlik açısından öncelikle değerlendirmelidir ve hastalar tedavi sırasında her doz ayarlamasında ve en az 6 ayda bir ya da her muayenede semptomların ortaya çıkışı veya kötüleşmesi açısından düzenli olarak takip edilmelidir. Bipolar bozukluk şekilleri: Komorbid bipolar bozukluğu olan DEHB’li hastalar (tedavi edilmemiş Tip I Bipolar Bozukluk veya diğer Bipolar Bozukluk formları da dahil) metilfenidat kullanımı sırasında, mikst/manik nöbetlerin gelişme olasılığı nedeni ile izlenmelidir. Komorbid depresif semptomları olan hastalar metilfenidat tedavisine başlamadan önce bipolar bozukluk açısından risk taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesi için uygun şekilde taranmalıdır; bu tarama, aile öyküsünde intiharı, bipolar bozukluğu ve depresyonu içeren detaylı psikiyatrik öyküyü içermelidir. Bu hastalarda sürekli olarak yakından takip büyük önem taşımaktadır. Hastalar her doz ayarlaması ve sonrasında en az 6 ayda bir ve her doktor ziyaretinde semptomlar açısından takip edilmelidir. Büyüme: Metilfenidatın çocuklarda uzun süreli kullanımında kilo alımında orta derecede yavaşlama ve büyüme geriliği saptanmıştır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Nazofaranjit Kan ve lenf sistemi h as t alık l arı Çok seyrek: Anemi, lökopeni, trombositopeni, trombositopenik purpura Bilinmiyor: Pansitopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Anjiyonörotik ödem, anafilaktik reaksiyonlar, oriküler şişkinlik, büllöz durumlar, eksfoliyatif durumlar, ürtiker, prurit, döküntü, erüpsiyonlar gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları* Yaygın: Anoreksi, iştahta azalma, çocuklarda sürekli kullanımda kısmen kilo ve boy artışında orta derecede azalma Psikiyatrik h as t alık l ar* Çok yaygın: Sinirlilik, uykusuzluk Yaygın: Anoreksi, heyecana dayanıksızlık, saldırganlık*, anksiyete*, depresyon*, asabilik*, anormal davranış. Yaygın olmayan: Psikotik bozukluklar*, işitsel, görsel ve dokunma duyusu ile ilgili halüsinasyonlar*, öfke, intihar düşüncesi*, ruh hali değişikliği, değişken ruh hali, huzursuzluk, ağlamaklı olmak, tikler*, Tourette sendromunun veya var olan tiklerinin kötüleşmesi*, aşırı odaklanma, uyku bozukluğu. Seyrek: Mani*, yönelim bozukluğu, libido bozukluğu. Çok seyrek: İntihar girişimi (gerçekleştirilmiş intihar da dahil)*, gelip geçici depresif duygu durum*, anormal düşünce, apati, tekrar eden davranışlar, aşırı odaklanma, toksik psikoz. Bilinmiyor: Delüzyon*, düşünce bozuklukları*, kafa karışıklığı hali, bağımlılık, lögore. Hızlı salımlı formülasyonların kullanımında kötüye kullanım ve bağımlılık daha sık bildirilmiştir (sıklığı bilinmiyor). Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Baş ağrısı. Yaygın: Baş dönmesi, diskinezi, psikomotor aşırı aktivite, uyku hali. Yaygın olmayan: Sedasyon, tremor. Çok Seyrek: Konvülziyon, koreoatetoid hareketler, geriye dönüşümlü iskemik nörolojik hasar, Nöroleptik Malign Sendrom (NMS; çok seyrek olarak rapor edilmiştir. Bu raporların çoğunda hastaların diğer ilaçları kullanmasından dolayı metilfenidatın buradaki etkisi kesin değildir) Bilinmiyor: Serebrovasküler bozukluklar* (vaskülit, serebral hemoraj, serebrovasküler kazalar, serebral arteritler ve serebral oklüzyonlar dahil), Grand mal konvulziyonlar*, migren, seratonerjik ilaçlarla birlikte kullanımında oluşabilecek seratonin sendromu. Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Diplopi, görmede bulanıklık. Seyrek: Görsel uyumda zorluklar, midriyazis, görme bozukluğu. Kardiyak hastalıklar* Yaygın: Aritmi, taşikardi, palpitasyonlar. Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı. Seyrek: Angina pektoris. Çok seyrek: Kardiyak arest, miyokard enfarktüsü. Bilinmiyor: Supraventriküler taşikardi, bradikardi, ventriküler ekstrasistoller, ekstrasistoller. Vasküler hastalıklar* Yaygın: Hipertansiyon Çok seyrek: Serebral arterit ve/veya tıkanma, periferik soğuma, Raynaud fenomeni. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Yaygın: Öksürük, faringolaringeal ağrı Yaygın olmayan: Dispne Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Karın ağrısı, ishal, bulantı, mide rahatsızlığı ve kusma: Bu durum genelde tedavinin başına meydana gelir ve beraberinde yiyecek alımıyla azaltılabilir. Ağız kuruluğu. Yaygın olmayan: Kabızlık. Hepato-biliyer hastalıklar Yaygın olmayan: Hepatik enzim yükselmesi. Çok seyrek: Hepatik koma da dahil anormal karaciğer fonksiyonu. Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Alopesi, pruritus, döküntü, ürtiker. Yaygın olmayan: Anjiyonörotik ödem, büllöz durumlar, eksfoliyatif durumlar. Seyrek: Aşırı terleme, maküler döküntü, eritem. Çok seyrek: Eritema multiforme, eksfoliyatif dermatit, sabit ilaç döküntüsü. Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik h as t alık l arı Yaygın: Eklem ağrısı. Yaygın olmayan: Miyalji, kas seyirmesi. Çok seyrek: Kas krampları. Bilinmiyor: Rabdomiyoliz. Böbrek ve idrar hastalıkları Yaygın olmayan: Hematüri. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Seyrek: Jinekomasti. Bilinmiyor: Erektil disfonksiyon, priapizm, ereksiyon artışı ve uzun süreli ereksiyon. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Pireksi, çocuklarda uzun süreli kullanıma bağlı büyümede hafif bir yavaşlama* Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı, yorgunluk Çok seyrek: Ani kardiyak ölüm* Bilinmiyor: Göğüs rahatsızlığı, hiperpireksi Araştırmalar Yaygın: Kan basıncında ve kalp atım hızında değişiklikler (genellikle artış)*, kiloda azalma* Yaygın olmayan: Kardiyak üfürüm*, karaciğer enzimlerinde artış Çok seyrek: Kan alkali fosfataz artışı, kanda bilirubin artışı, trombosit sayısı düşüşü, beyaz hücre sayımı anomalisi *
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.