KOPARIN 25.000 IU/5 ML ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN 1 FLAKON
heparin sodyum — KOÇAK FARMA İLAÇ VE KİMYA SAN. A.Ş.
ATCB01AB01
✓ SGK Geri Ödeme Kapsamında
426,02 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
426,02 TL
Eşdeğer İlaç Grubu
E132A
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Koparin 25.000 IU/5 mL ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonAşağıdaki durumlarda; endikedir: Derin ven trombozu, pulmoner emboli ve arteryel tromboembolik olayların profilaksisi, Derin ven trombozu, pulmoner emboli, stabil olmayan angina pektoris, akut miyokard enfarktüs ve akut periferik arter oklüzyonun tedavisi, Miyokardiyal infarktüsünü takiben mural turomboz profilaksisi, Ekstrakorporeal dolaşım ve hemodiyalizde endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Heparin’e veya ilacın içeriğindeki yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, Prematüre bebekler veya yeni doğanlarda (benzil alkol içerdiğinden), Yüksek miktarda alkol tüketenler, aktif kanaması olanlar veya diğer kanama hastalığı olanlar, ciddi karaciğer hastalığı bulunan (özofagus varisler dahil), purpura, şiddetli hipertansiyon, aktif tüberküloz veya aşırı kılcal damar permabiliteli hastalarda, Halen veya önceden trombositopenisi bulunan hastalar. Heparin kullanan hastalarda nadiren oluşan deri nekrozu durumunda; trombositopeni riskine karşı, heparin’in subkütan veya intravenöz yoluyla daha fazla kullanımına devam edilmemesi gerekmektedir. Ameliyat sonrası kanama riskleri nedeniyle beyin ameliyatlarında, omurilik ve gözde, kanama riski bulunan bölgelerde yapılacak işlemlerde, henüz ameliyat olmuş hastalarda, lumbar ponksiyon veya bölgesel anestetik blok yapılan hastalar da heparin kullanılmamalıdır. Kanama eğilimi bulunan hastalarda veya gerçek veya potansiyel olarak bir kanama bölgesine sahip, örneğin hiyatus fıtığı, peptik ülser, neoplazma, bakteriyel endokardit, retinopati, kanamalı hemoroid, kafa içi kanaması şüphesi olan hastalarda, serebral tromboz veya düşük tehdidi olan hastalarda göreceli risk ve yararları dikkatlice hesaplanmalıdır.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerİstenmeyen yan etkilerin sınıflandırılmasında aşağıdaki sistem kullanılmıştır: En sık bildirilen istenmeyen etkiler; kanama, karaciğer enzimlerinde geri dönüşümlü artış, geri dönüşümlü trombositopeni ve çeşitli deri reaksiyonları. İzole raporlarda yaygın alerjik reaksiyonlar, deri nekrozu ve priapizm bildirilmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Trombositopeni gözlemlenmiştir. Heparine bağlı iki tip trombositopeni tanımlanmıştır: En yaygın olanı Tip I’dir. TipI, genellikle orta derecelidir (genellikle >50x109/L) ve geçicidir. Heparinin uygulanmasından sonra 1-5 gün içinde meydana gelir. TipII, daha seyrek görülür ama çoğu şiddetli trombositopeni şeklindedir (genellikle <50 x 109/L). İmmun sisteme bağımlıdır ve heparinin uygulanmasından bir hafta sonra veya daha sonra meydana gelir (daha önce heparin kullanmış hastalarda daha erken meydana gelir). Bu durum trombositopeninin başlamasından önce görülebilen trombosit kümelenmesi antikorunun üretimi ve tromboembolik komplikasyonlar ile ilişkilidir. Heparin derhal kesilmelidir. Bazı durumlarda trombositopeni tip II’ye venöz veya arteriyel tromboz eşlik eder. Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Çeşitli hipersensitivite belirtiler ile her tür ve şiddetli alerjik reaksiyonlar (konjonktivit, rinit, astım, taşikardi, ateş.) Anaflaktik reaksiyonlar ve anaflaktik şok Anjiyonörotik ödem Metabolizma ve beslenme sistemi hastalıkları Seyrek: Heparin plazmada potasyum artışıyla sonuçlanabilen hipoaldosteronizm’e neden olabilir. Nadiren klinik olarak anlamlı hiperkalemi özellikle böbrek yetmezliği olan ve diyabetli hastalarda oluşabilir. Vasküler hastalıklar Seyrek: Kanama. Daha çok heparinin yüksek dozuyla oluşabilir. Çok nadir epidural ve spinal hematom vakaları, spinal veya epidural anestezi veya spinal ponksiyon uygulanmasında profilaksi için heparin alan hastalarda bildirilmiştir Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Yükselmiş transaminaz, gamma-GT, LDH ve lipaz düzeyleri. Genellikle heparin kesildikten sonra düzelirler. Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü (eritematöz ve makülopapüler gibi çeşitli tipte döküntü), ürtiker, kaşıntı. Seyrek: Cilt nekrozu. Cilt nekrozu oluşursa tedavi derhal durdurulmalıdır. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları Yaygın olmayan: Heparinle uzun süreli tedavilerde (birkaç aydan fazla) osteoporoz ve alopesi oluşabilir. En az 6 ay, günde 10,000 I.U. fazla heparin uygulanan kadınlarda önemli ölçüde kemik demineralizasyonu bildirilmiştir. Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok seyrek: Priapizm rapor edilmiştir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok Yaygın: Enjeksiyon yeri reaksiyonları; cilt altına lokal enjekte edildiğinde irritasyon oluşabilir.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriHeparin ile tedavi edilen (küratif veya koruyucu dozlarda) bir hastada; İskemik felç, Miyokard enfarktüsü, Alt uzuvlarda akut iskemi, Pulmoner embolizm, Flebit, Tromboz şiddetlenmesi gibi trombotik vakalar olması halinde Heparin kaynaklı trombositopeni (HIT) sistematik olarak düşünülmeli ve bir trombosit (platelet) sayımı testi acilen gerçekleştirilmelidir. Önlemler Riskli durumlarda: Peptik ülser, koryoretinal vasküler hastalık öyküsü olan veya beyin ve spinal kord ameliyatını takiben postoperatif periyotta lomber ponksiyon performansı intraspinal kanama riski için dikkate alınmalıdır. Mümkün olduğunca ertelenmelidir. Platelet sayımının izlenmesi: HIT riskine bağlı olarak, endikasyona ve uygulanan doza bakmaksızın platelet sayımının izlenmesi gereklidir. Tedaviden önce bir kez, sonrasında 21 gün boyunca haftada 2 kez platelet sayımı gerçekleştirlmeli, bu periyottan sonra tedavinin kesin uzatılması gereken durumlarda platelet sayımının gözlenmesi sıklığı tedavi durdurulana kadar haftada 1’e yükseltilmelidir. Heparin, aldosteron’un adrenal sekresyonunu baskılayabilir, bu durum hipoaldosteronizm ile birlikte hiperkalemi ve/veya metabolik asidoz’a yol açar. Bu olay yüksek potasyum kan seviyelerine sahip yüksek riskli hastalarda (diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği olan hastalar, metabolik asidoz hikayesi olan hastalar, ACE inhibitörleri ve NSAIDs gibi potasyum kan seviyesini artıran ilaçlar kullanan hastalar) gözlenmiştir. Hiperkalemi riski tedavi boyunca artar ve genellikle geri dönüşümlüdür. Tedavinin uzaması halinde plazma potasyum seviyeleri yüksek riskli hastalarda izlenebilir. Plazma potasyum miktarı, riskli hastalarda heparin tedavisinden önce ve 7 günden fazla tedavi gören tüm hastalarda mutlaka ölçülmelidir. Heparin kaynaklı trombositopeni (HIT): İmmünolojik orijinli, bazen tromboza neden olan (fraksiyonlanmamış heparin ve daha az sıklıkla düşük molekül ağırlıklı heparinlerin neden olduğu) tip II trombositopeni olarak bilinen heparin kaynaklı trombositopeni riski vardır. HIT, < 100,000 değerindeki platelet sayımı ve/veya platelet sayımındaki %30-50 oranında belirgin bir düşüş ile iki ardışık ölçümle belirlenir. Başlıca, heparin uygulanmasını takiben 5-21. günler arasında gelişir (10 gün’lük bir pik insidansı ile) fakat heparin ile tedavi s ırasında trombositopeni öyküsü olan hastalarda daha erken oluşabilir. Sonuç olarak bu tipteki bir öykü derinlemesine mülakat sırasında sistematik olarak araştırılmalıdır. Ek olarak, ilacın tekrar sataşması (rechallenge) vakasının nüksetme riski birkaç yıl hatta ömür boyu sürebilir. 5 günden fazla bir süre heparin tedavisi görenlerde trombosit ölçümü mutlaka yapılmalı ve trombositopeni gelişimi görülen hastalarda tedavi derhal durdurulmalıdır. Tüm durumlarda, HIT başlangıcı acil bir durumdur ve uzman tavsiyesi gerektirir. Platelet sayımındaki belirgin herhangi bir düşüş (başlangıçtaki değerin %30-50’si), değer kritik seviyeye ulaşmadan önce bir uyarı olarak görülmelidir. Platelet sayımındaki düşüşün gözlenmesi her zaman; Acil bir platelet sayımını Düşüş doğrulanmışsa heparin tedavisinin durdurulmasını gerektirir. Bu koşullar altında, yapılacak acil ölçümler in vitro veya immünolojik platelet agregasyon testlerinin sonuçlarına bağlı değildir; çünkü yalnızca bazı uzmanlaşmış laboratuarlar bu testleri rutin olarak yürütür ve sonuçlar en iyi ihtimal birkaç yıl sonra elde edilir. Bu testler yine de komplikasyonun tanısına yardım etmek için gerçekleştirilmelidir. Tedavi devam ederse büyük bir tromboz riski vardır. HIT’in trombotik komplikasyonlarının tedavisi veya önlenmesi Antikoagülasyona devam edilmesi gerekli görülüyorsa heparin, başka sınıf bir antitrombotik ajan ile değiştirilmelidir: danaparoid sodyum veya hirudin, duruma göre profilaktik veya küratif dozlarda verilir. Oral antikoagülan ilaçlarla yer değiştirilme, oral antikoagülanlar ile trombotik olgunun şiddetlenme riskine bağlı olarak yalnızca bir defa platelet sayımı normale döndüğünde meydana gelmelidir. Her ne kadar heparine karşı aşırı duyarlılık nadir olsa da, alerji geçmişi olan hastalara 1,000 I.U lik bir deneme dozu tatbik edilmesi önerilmektedir. Düşük moleküler ağırlıklı heparinlere karşı aşırı duyarlı olan hastalarda özen gösterilmelidir. Önerilen düşük doz rejimi, hastaların çoğunda, pıhtılaşma süresinde bir değişiklik yaratmamaktadır. Ancak, heparine karşı kişisel tepkisi olan hastaların büyük ameliyatlarında tedavinin kan pıhtılaşması üzerindeki etkisi mutlaka gözlem altında tutulmalıdır. Spinal veya epidural anestezi durumunda dikkat edilmelidir (spinal hematom riski). Heparin direnci: Heparinin antikoagülan etkisi kişiden kişiye belirgin farklılıklar gösterir. Terapötik bir hedefe ulaşmak için bir standart dozdaki heparine yetersiz yanıt olarak tanımlanan Heparin Direnci, hastaların yaklaşık %5 30’unda görülür. Heparin direncinin gelişimine yol açan faktörler şunlardır: Normalin % 60'ından daha az antitrombin III aktivitesi (antitrombin III -bağımlı heparin direnci): Azalmış antitrombin III aktivitesi, kalıtımsal ya da daha yaygın olarak, sonradan kazanılmış (çoğunlukla ikincil preoperatif heparin tedavisi, kronik karaciğer hastalığı, nefrotik sendrom, kardiyopulmoner by-pass, düşük dereceli yaygın intravasküler koagülasyon veya ilaç kullanımına bağlı örneğin aprotinin, östrojen veya muhtemelen nitrogliserin kullanımı) olabilir. Normal veya normalin üstünde antitrombin III düzeyleri olan hastalar (antitrombin III bağımsız heparin direnci): Tromboembolik hastalıklar, artmış heparin klirensi Heparin bağlayıcı proteinlerin, faktör VIII, von Willebrand faktör, fibrinojen, trombosit faktör 4 veya histidinden zengin glikoprotein’in yükselmesi: Aktif enfeksiyon (sepsis veya endokardit) Ameliyat öncesi intra-aortik balon kontrpulsasyon Trombosit azlığı Trombositoz İleri yaş Plazma albümin konsantrasyonu 35g/dl Heparin direnci, akut hastalarda, maligniteli ve gebelik veya doğum sonrası dönemde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu tıbbi ürün 47,25 mg benzil alkol içermektedir. Prematüre bebekler ve yeni doğanlara uygulanmaması gerekir. Bebeklerde ve 3 yaşına kadar olan çocuklarda toksik ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Koparin 25.000 IU/5 mL muadilleri
Koparin 25.000 IU/5 mL ile aynı etken maddeyi (heparin sodyum) içeren 10 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.