CURON 50 MG/5 ML IV ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN FLAKON, 5 FLAKON
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Curon 50 mg/5 mL ne için kullanılır?
KT 1CURON, kas gevşeticileri olarak bilinen bir ilaç grubunun üyesidir. Kas gevşeticiler, genel anestezinin bir bölümü olarak ameliyat sırasında kullanılır. Ameliyat olurken, kaslarınızın tamamen gevşemesi gerekir; bu sayede cerrah, ameliyatı daha kolay gerçekleştirir.
CURON bu impulsları bloke ettiğinden, kaslar gevşer. Bu sırada solunumda kullanılan kaslarımız da gevşediğinden; ameliyat sırasında ve sonrasında, kendi başınıza solunum yapıncaya kadar solunumunuza yardım edilmesi gerekir (yapay solunum).
Kas gevşeticisinin etkisi, ameliyat sırasında sürekli kontrol edilir ve gerekirse, biraz daha kas gevşetici verilir. Ameliyatın sonunda, CURON'un etkisinin ortadan kalkmasına izin verilir ve kendi başınıza solunum yapmaya başlarsınız. Bunu hızlandırmak için bazen, başka bir ilaç daha verilir.
CURON ayrıca Yoğun Bakım Birimi'nde, kasları gevşek durumda tutmak amacıyla kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızEğer roküronyuma, bromür iyonuna veya CURON'un içerisindeki diğer yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa, CURON kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızTıbbi geçmişiniz, CURON'un sizde kullanılmasını etkileyebilir. Aşağıdakilerden herhangi biri sizde mevcutsa ya da daha önce olmuşsa, uzman doktorunuza bildiriniz:
- kas gevşeticilere karşı alerji
- böbrek, kalp, karaciğer veya safra kesesi hastalığınız varsa,
- sinirleri veya kasları etkileyen hastalıklar
- sıvı tutulumu (ödem )
- Bunlardan herhangi biri sizin için geçerliyse, anestezistinize bildiriniz. Malign hipertermi öykünüz varsa (hızlı kalp atışıyla ani ateş, hızlı nefes alma ve sertlik, kaslarınızda ağrı ve/veya zayıflık)
Belirli, tıbbi durumlar, CURON'un etki mekanizması üzerinde etkilidir. Örneğin:
- kandaki kalsiyum düzeyinin düşük olması
- kandaki potasyum düzeyinin düşük olması
- kandaki magnezyum düzeyinin yüksek olması
- kandaki protein düzeylerinin düşük olması
- kandaki karbon dioksit miktarının çok fazla olması
- vücutta aşırı su kaybı, örneğin hastalık sebebiyle, ishal veya terlemeye bağlı olarak
- aşırı nefes alıp vermeye bağlı olarak, kandaki karbon dioksit miktarının çok az olması (alkaloz)
- genel sağlık durumunun bozuk olması
- yanıklar
- aşırı kilolu olma durumu (obezite)
- düşük vücut sıcaklığı (hipotermi )
Sizde bu durumlardan herhangi biri varsa uzman doktorunuz, sizde kullanılacak CURON dozuna karar verirken bunu göz önünde bulunduracaktır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, CURON'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinde veya birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinde veya birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın olmayan
- CURON'un fazla etki göstermesi veya yeterince etki göstermemesi
- CURON'un istenilenden daha uzun süre etki göstermesi
- kan basıncının düşmesi (hipotansiyon)
- kalp atım sayısının artması
- enjeksiyon bölgesinde ağrı ve reaksiyon
- Çok seyrek
- Alerjik (hipersensitivite) reaksiyonlar (nefes almada zorluk, dolaşım bozukluğu, şok)
- Göğüste hırıltı
- Hava yolundaki kas krampları (bronkospazm) ile birlikte göğsün sıkışması
- Deride değişiklikler (örneğin şişkinlik, kızarıklık, döküntü ya da kabarcıklar)
- Kaslarda güçsüzlük ya da felç
- Yoğun bakım ünitesindeki kritik hastalarda CURON ve kortikosteroidler (antiinflamatuvar (iltihap önleyici) ilaçlar) aynı anda kullanıldığında genellikle gözlemlenen uzun süreli kas işlev bozukluğu (steroid miyopati)
- Bilinmiyor
- Göğüste ağrı (anjina) ya da kalp krizi (miyokard enfraktüsü) ile sonuçlanan şiddetli alerjik koroner kan damarları spazmı (Kounis sendromu)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Anestezistiniz yine de size CURON verebilir, ancak öncelikle bunu görüşmeniz gereklidir.
Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce anestezistinize veya başka bir doktora danışınız. CURON size sezaryen sırasında uygulanabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız, size CURON verilmeden önce uzman doktorunuzun tavsiyelerini sorunuz.
CURON'un anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. CURON emziren kadınlara ancak sorumlu doktor elde edilecek faydanın riske göre daha fazla olacağını düşünüyorsa uygulanmalıdır.
Bu ilacı kullandıktan sonra emzirmeye 6 saat ara verilmelidir.
Anestezi öncesinde hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her 'doz'unda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında 'sodyum içermez'.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Curon 50 mg/5 mL muadilleri
Curon 50 mg/5 mL ile aynı etken maddeyi (roküronyum bromür) içeren 7 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonRutin ve hızlı sıralı indüksiyon sırasında, genel anesteziyle birlikte trakeal entübasyonu ve ameliyat sırasında iskelet kaslarının gevşemesinin sağlanması için endikedir. yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) entübasyon ve mekanik ventilasyonun sağlanması için ek terapi olarak gereklidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarRoküronyuma veya bromür iyonuna ya da herhangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriRoküronyum bromür solunum kaslarında paralize neden olduğu için, bu ilaç uygulanan hastalarda kendiliğinden solunum yeterli düzeyde sağlanana dek solunum desteği verilmesi zorunludur. Tüm nöromüsküler bloke edici ajanlarda da olduğu gibi, özellikle hızlı sıralı indüksiyon tekniğinin bölümü olarak kullanıldığında entübasyon güçlüklerinin çıkabileceği beklenmelidir. Diğer nöromüsküler bloke edici ajanlarda olduğu gibi, roküronyum bromür için rezidüel nöromusküler blokaj bildirilmiştir. Rezidüel nöromusküler blokajdan kaynaklanan komplikasyonları önlemek için; hastaların yalnızca nöromüsküler bloktan yeterli düzeyde uyandığı zaman ekstübe edilmesi önerilir. Geriyatrik hastalar (65 yaş ve üstü) rezidüel nöromüsküler blok için artmış riskte olabilirler. Ameliyat sonrası dönemde ekstübasyon sonrasında rezidüel nöromusküler blokaja neden olabilecek (ilaç etkileşimleri ya da hasta koşulları gibi) diğer faktörler de değerlendirilmelidir. Eğer standart klinik uygulamanın bir parçası olarak kullanılmıyorsa, özellikle rezidüel nöromusküler blokajın gerçekleşme olasılığının daha fazla olduğu durumlarda geri döndürücü bir ajanın (örneğin sugammadeks ya da asetilkolinesteraz inhibitörleri) kullanımı dikkate alınmalıdır. Nöromüsküler bloke edici ajanlar arasında yüksek oranda çapraz duyarlılık bildirilmiştir. Bu nedenle, eğer mümkünse, uygulanmadan önce, diğer nöromüsküler bloke edici ajanlara karşı aşırı duyarlılık ekarte edilmelidir. Duyarlı hastalarda sadece kesinlikle gerekli olduğunda kullanılmalıdır. Genel anestezi altında aşırı duyarlılık reaksiyonu yaşayan hastalar, bunun ardından diğer nöromüsküler bloke edici ajanlara karşı aşırı duyarlılık açısından test edilmelidir. Roküronyum kalp atım hızını arttırabilir. Genel olarak yoğun bakım ünitesinde kas gevşeticilerin uzun süreli kullanımı sonrasında uzun süreli paraliz ve/veya iskelet kaslarında zayıflama görülmektedir. Nöromüsküler blokajda muhtemel uzamanın ve/veya doz aşımının ekarte edilmesi için nöromüsküler bloke edici ajanlar kullanıldığı süre boyunca nöromüsküler iletinin monitörize edilmesi tavsiye edilmektedir. Buna ek olarak hastalara yeterli düzeyde analjezi ve sedasyon uygulanmalıdır. Nöromüsküler bloke edici ajanlar ayrıca, bunların etkileri ve ilgili nöromüsküler monitörizasyon tekniklerine aşina, deneyimli doktorlar tarafından veya bunların gözetimi altında hasta bazında etki dozuna titre edilmelidir. Kortikosteroid terapisi ile kombinasyon halinde diğer non-depolarizan nöromüsküler bloke edici ajanların yoğun bakım ünitesinde uzun süreli uygulamasından sonra miyopati düzenli olarak bildirilmiştir. Bundan dolayı; hem nöromüsküler bloke edici ajanlar hem de kortikosteroidler verilen hastalar için, nöromüsküler bloke edici ajanların kullanım süresi mümkün olduğunca sınırlı tutulmalıdır. Eğer suksametonyum entübasyon için kullanılmış ise, uygulaması hastanın klinik olarak suksametonyum indüklediği nöromüsküler bloktan uyanmasına kadar geciktirilmelidir. Roküronyum bromür her zaman diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığından ve anestezi sırasında malign hipertermi riski olduğundan, bilinen tetikleyici faktörlerin yokluğunda bile, doktorlar anesteziye başlamadan önce erken semptomlar, doğrulayıcı tanı ve malign hipertermi tedavisi konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Hayvanlarla yapılan çalışmalar roküronyum bromürün malign hipertermi için tetikleyici bir faktör olmadığını göstermiştir. Pazarlama sonrası izlem sırasında ile, nadir malign hipertermi vakaları gözlenmiştir; ancak nedensel bağlantı kanıtlanmamıştır. Aşağıda belirtilen durumlar farmakokinetiğini ve/veya farmakodinamiğini etkileyebilmektedir: Karaciğer ve/veya safra yolları hastalıkları ve böbrek yetmezliği Roküronyum idrar ve safra ile atıldığı için klinik açıdan önemli karaciğer ve/veya safra yolları hastalığı ve/veya böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Bu hasta grubunda, 0,6 mg/kg roküronyum bromür düzeyinde dozlarda etkide uzama görülmüştür. Dolaşım süresinde uzama Kardiyovasküler hastalık, ileri yaş ve dağılım hacminin artması gibi ödeme neden olan dolaşım süresinin uzamasıyla ilişkili durumlar, etkinin daha geç başlamasına neden olabilmektedir. Etki süresi azalmış plazma klirensi nedeniyle de uzayabilir. Nöromüsküler hastalık Diğer nöromüsküler bloke edici ajanlarda da olduğu gibi nöromüsküler hastalığı olan hastalarda veya poliyomyelit sonrasında, bu vakalarda nöromüsküler bloke edici ajanlara karşı yanıt önemli ölçüde değişebileceğinden aşırı dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Bu değişimin şiddeti ve niteliği büyük ölçüde farklılık gösterebilmektedir. Miyastenia gravis hastalarında veya miyastenik sendromu (Eaton-Lambert) olan hastalarda düşük dozları güçlü etkilere neden olabilmektedir ve etki dozuna titre edilmesi gerekmektedir. Hipotermi Hipotermik koşullar altında yapılan cerrahi müdahalelerde roküronyum bromürün nöromüsküler bloke edici etkisi artmakta ve süresi uzamaktadır. Şişmanlık Diğer nöromüsküler bloke edici ajanlarda da olduğu gibi roküronyum bromür, tatbik edilen dozun fiili vücut ağırlığı üzerinden hesaplanması halinde obez hastalarda daha uzun bir etki süresi ve spontan düzelmede uzama sergileyebilmektedir. Yanıkları olan hastaların nöromüsküler bloke edici ajanlara karşı direnç geliştirdikleri bilinmektedir. Dozun yanıt seviyesine göre titre edilmesi tavsiye edilmektedir. etkisini arttırabilecek durumlar Hipokalemi (örneğin aşırı kusma, ishal ve diüretik tedavi sonrası), hipermagnezemi, hipokalsemi (kapsamlı transfüzyon sonrası), hipoproteinemi, dehidratasyon, asidoz, hiperkapni, kaşeksi. Dolayısıyla ağır elektrolit bozukluklarının, kan pH değerindeki bozulmaların veya dehidratasyonun mümkün olduğunca düzeltilmesi gerekmektedir. Bu tıbbi ürün her “doz”unda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Uzayan nöromüsküler blok, yaşamsal belirtilerde değişiklikler ve enjeksiyon yeri ağrısı/reaksiyonu en yaygın gerçekleşen advers ilaç reaksiyonları arasındadır. Pazarlama sonrası gözetim sırasında en çok bildirilen, ciddi advers ilaç reaksiyonları “anaflaktik ve anaflaktoid reaksiyonlar” ve bunlarla bağlantılı belirtilerdir. Aşağıdaki tablodaki açıklamalara bakınız. : Farklı organ sistemlerinde; Advers reaksiyonların tablo halinde listesi MedDRA SOC Tercih Edilen Terim Yaygın olmayan/ Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Anaflaktik reaksiyon Anaflaktoid reaksiyon Anaflaktik şok Anaflaktoid şok Sinir sistemi hastalıkları Flask paraliz Kardiyak hastalıkları Taşikardi Kounis sendromu Vasküler hastalıkları Hipotansiyon Dolaşım kollapsı ve şok Ateş basması Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Bronkospazm Deri ve deri altı doku hastalıkları Anjionörotik ödem Ürtiker Döküntü Eritematöz döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kas güçsüzlüğü Steroid miyopati 3 Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar İlaç etkisizliği İlaç etkisi/terapötik yanıtın azalması İlaç etkisi/terapötik yanıtın artışı Enjeksiyon bölgesinde ağrı Enjeksiyon bölgesinde reaksiyon Yüzde ödem Yaralanma ve zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Uzayan nöromüsküler blok Anesteziden uyanmada gecikme Anestezide hava yolu komplikasyonu 1Pazarlama-sonrası gözetim bildirimlerinden ve genel literatürden derlenen verilere dayanılarak sıklıklar tahmin edilmiştir. 2Pazarlama-sonrası gözetim verileri kesin sıklık rakamlarını veremez. Bu nedenle, bildirim sıklıkları beş yerine üç kategoriye ayrılmıştır. 3Yoğun bakım ünitesinde uzun süreli kullanım sonrasında Anaflaksi Çok nadir olmasına rağmen, dahil, nöromüsküler bloke edici ajanlara karşı şiddetli anafilaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Anaflaktik/anaflaktoid reaksiyonlar: bronkospazm kardiyovasküler değişiklikler (örneğin hipotansiyon, taşikardi, dolaşım kollapsı şok) ve kutanöz değişiklikler (örneğin anjioödem, ürtiker). Bu reaksiyonlar bazı durumlarda öldürücüdür. Bu reaksiyonların muhtemel şiddeti sebebiyle, bu tür durumlar ile karşılaşılabileceği ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiği konusu her zaman akılda tutulmalıdır. Nöromüsküler bloke edici ajanların hem lokal olarak enjeksiyon yerinde hem de sistemik olarak histamin salınımını indükleyebilecekleri bilindiğinden, bu ilaçlar uygulanırken enjeksiyon bölgesinde kaşıntı ve eritamatöz reaksiyon ve/veya jeneralize histominoid (anaflaktoid) reaksiyonların (aynı zamanda yukarıdaki anaflaktik reaksiyonlar bölümüne bakınız) görülme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Klinik çalışmalarda, 0,3-0,9 mg/kg roküronyum bromürün hızlı bolus uygulamasını takiben ortalama plazma histamin düzeyinde sadece hafif bir artış gözlenmiştir. Uzayan nöromüsküler blok Nondepolarizan bloke edici ajanlar sınıfına karşı en sık görülen advers (istenmeyen) reaksiyon, ilacın farmakolojik etkisinin gereken zaman diliminin ötesine uzamasını içermektedir. Bu iskelet kasları güçsüzlüğünden derin ve uzun süreli iskelet kasları paralizinin neden olduğu solunum yetmezliğine ya da apneye kadar çeşitlilik gösterir. Miyopati; kortikosteroidler ile kombinasyon halinde yoğun bakım ünitesinde çeşitli nöromüsküler bloke edici ajanların kullanımı sonrasında bildirilmiştir. Lokal enjeksiyon yeri reaksiyonları Hızlı sıralı anestezi indüksiyonu sırasında, özellikle hasta şuurunu daha tam olarak kaybetmemişse ve özellikle indüksiyon ajanı olarak propofol kullanıldığında, enjeksiyon yerinde ağrı olduğu bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda enjeksiyona bağlı ağrı, propofol ile hızlı sıralı anestezi indüksiyonu yapılan hastaların %16’sında ve fentanil ve tiyopental ile hızlı sıralı anestezi indüksiyonu uygulanan hastaların %0,5’inde gözlenmiştir. Pediyatrik popülasyon Roküronyum bromür (1mg/kg) ile, pediyatrik hastalarda (n=704) gerçekleştirilen 11 klinik çalışmanın meta analizinde, % 1,4 sıklığında taşikardi advers etki olarak belirlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.