ANZATAX 100MG/16,7ML İNFÜZYON İÇİN KONSANTRE ÇÖZELTİ
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Anzatax 100 mg/16,7 mL ne için kullanılır?
KT 1ANZATAX, taksan olarak adlandırılan antikanser ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar kanserli hücrelerin büyümesini engeller.
ANZATAX, yumurtalık ve meme kanseri tedavisinde, bir çeşit akciğer kanseri tedavisinde (Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri) ve Kaposi sarkomu tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Paklitaksele veya ANZATAX'ın diğer bileşenlerine, özellikle polioksil kastor yağma karşı alerjiniz varsa,
- Kanınızdaki beyaz kan hücresi sayısı düşükse - düzenli olarak kan testleri yaptırmanız gerekebilir,
- Hamileyseniz,
- Emziriyorsanız,
- Y aşınız 185den küçükse
- Kaposi Sarkomu'nda kullanıldığında, ciddi ve kontrol altına alınamayan enfeksiyonlar görülüyorsa,
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAlerjik reaksiyonları en aza indirmek için ANZATAX kullanmadan önce size başka ilaçlar verilecektir.
- Ciddi alerjik tepki (reaksiyon) geçirirseniz (örneğin: nefes almada zorluk, nefes darlığı, göğüste darlık hissi, kan basıncında düşme, sersemlik, baş dönmesi, döküntü ya da şişme gibi deri reaksiyonları).
- Ateşiniz, ciddi üşümeniz, boğaz ağrınız veya ağzınızda ülseriniz varsa (bunlar kemik iliği baskılanmasmm belirtileridir).
- El ve ayaklarınızda uyuşma veya güçsüzlük varsa; Bu durumda periferik nöropatiniz olabilir ve ANZATAX dozunun azaltılması gerekebilir.
- Ciddi karaciğer probleminiz varsa; bu durumda ANZATAX kullanılması önerilmez.
- Kalp iletim bozukluğunuz varsa.
- ANZATAX uygulanımı sırasında veya uygulamadan kısa süre sonra ortaya çıkan ciddi veya sürekli ishal durumu (ateş ve mide ağrısı ile birlikte) varsa. Bu durumda kolon iltihabı söz konusu olabilir (psödomembranöz kolit: kalın barsak iltihabı).
- Önceden akciğer hastalığınız nedeniyle ışın tedavisi aldıysanız (bu durumda akciğer iltihabı riski artabilir).
- Ağızda ağrı ve kızarıklık (mukoza iltihabımz) varsa ve Kaposi sarkomu için tedavi ediliyorsamz
Bu durumlarda dozun azaltılması gerekebilir.
ANZATAX her zaman bir vene uygulanmalıdır. ANZATAX,ın arterlere uygulanması arterlerin iltihaplanmasına neden olabilir ve ağrı, şişme, kızarıklık ve sıcaklık hissedebilirsiniz.
ANZATAX konsantre çözelti kanser kemoterapi ilaçlarının kullanımında deneyimli bir doktorun gözetimi altında uygulanmalıdır. Önemli alerjik reaksiyonlar gelişebileceğinden uygun destekleyici ekipmanların bulundurulması gerekir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar : Çok yaygın: Enfeksiyon i Yaygın olmayan: Septik şok Bilinmiyor: Kriptokokal menenjit, sepsis, lökoensefalopatiı, firsatçı enfeksiyon, cytomegalo, virüs enfeksiyonu, pneumocystis carinii enfeksiyonu, mycobacterium avium kompleks enfeksiyonu, özofageal kandidiyazis, kriptosporidial gastroenterit, pnömoni, Herpes simplex, idrar yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, rinit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Kemik iliği yetmezliği, kanama, nötropeni, anemi, trombositopeni, lökopeni Seyrek: Febril nötropeni Bilinmiyor: Akut miyeloid lösemi, miyelodisplastik sendrom, hematotoksisite, platelet sayısında azalma Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok yaygın: Aşırı duyarlılık reaksiyonları, kızarma Yaygın olmayan: Solunum sıkıntısı, anjiyoödem, genel ürtiker Bilinmiyor: Anafilaktik şok, anafilaktik reaksiyon (fatal sonuçlanabilen) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Anoreksi Psikiyatrik hastalıklar Bilinmiyor: Konfüzyonel durum Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Nörotoksisite, periferal nöropati, anormal görsel uyarılmış potansiyeller Bilinmiyor: Grand mal nöbet, otonomik nöropati, ensefalopati, konvülziyon, periferal motor nöropati, sersemlik, koordinasyon anormalliği, hipertoni, parestezi, baş ağrısı, uykusuzluk Göz hastalıkları Bilinmiyor: Optik sinir bozukluğu, gözde kıvılcım çakması, fotopsi, görsel yüzen cisimcikler Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor: İşitme kaybı, ototoksisite, vertigo, kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Çok yaygın: Anormal elektrokardiyogram Yaygın: Bradikardi Yaygın olmayan: Miyokardiyal enfarktüs, kardiyomiyopati, ventriküler taşikardi, atriyoventriküler blok ve taşikardi 10 Bilinmiyor: Ventriküler yetmezlik, kardiyak yetmezlik, konjestif kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon, ejeksiyon fraksiyonunda azalma, subraventriküler taşikardi, iletim bozukluğu, ekstrasistoller, sinüs bradikardi, elektrokardiyogram repolarizasyon anormalliği Vasküler hastalıklar Çok yaygın: Hipotansiyon Yaygın olmayan: Tromboz, hipertansiyon, tromboflebit Bilinmiyor: Şok, filebit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Solunum yetmezliği, pulmoner embolizm, pulmoner fibröz, intersitisyel akciğer hastalığı, radyasyon pnömonisi, dispne, akciğer zarında efüzyon, burun kanaması, öksü ijl Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma Bilinmiyor: Barsak tıkanması, barsak perforasyonu, mezenterik tromboz, iskemik kolit, pankreatit, psödomembranöz kolit, nötropenik enterokolit, asit, özofajit, mukozal enflamasyon, kabızlık Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Aspartat aminotransferazda artış, kan alkalin fosfatazında artış, karaciğer fonksiyon testi anormalliği ! Yaygın olmayan: Kan bilirubininde artış Bilinmiyor: Hepatik nekroz (fatal sonuçlanabilen). hepatik ensefalopati (fatal sonuçlanabilen) Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Alopesi Yaygın: Cilt ve tırnak değişiklikleri Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, multiform eritem, i eksfoliyatif dermatit, ürtiker, recall fenomeni, ciltte dökülme, ciltte fibröz, selülit, kaşıntı, döküntü, eritem, onikoliz, akne Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları, Çok yaygın: Artralji, miyalji Yaygın olmayan: Bel ağrısı Bilinmiyor: Ekstremitelerde ağrı Böbrek ve idrar hastalıkları Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği, böbrek toksisitesi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ekstravazasyon, enjeksiyon bölgesi reaksiyonu, lokalize ödem, ağrı, dokuda : sertleşme, yumuşaklık, ciltte renk değişimi, titreme, zedelenme l Bilinmiyor: Dehidrasyon, pireksi, ödem, göğüs ağrısı, hiperhidroz, asteni, kırıklık Laboratuar bulguları Bilinmiyor: Kan kreatinin seviyesinde yükselme 11 Tek-Ajan Çalışmalarındaki Yan Etki Deneyimlerinin Ortak Analizi Başka türlü belirtilmediği sürece, aşağıdaki tartışma klinik çalışmalarda tek-ajan k paklitaksel ile (135 veya 175 mg/m”) dozlarından biriyle ve 3 veya 24 saatlik uygulamayla) tedavi edilen solid tümörleri olan 812 hastanın genel güvenlilik veritabamnı i yansıtmaktadır. t Hematolojik toksisite: Paklitaksel’in doz kısıtlayıcı en önemli toksisitesi kemik iliği süpresyonudur. En önemli hematolojik toksisite olan nötropeni doza ve plana bağlı olmuş h ve genellikle hızla reversibl olmuştur. Ciddi nötropeni (< 500 hücre/mm’) 24-saatlik H infüzyonla 3 saatlik ile olduğundan daha sık görülmüştür; infüzyon süresinin h miyelosupresyon üzerindeki etkisi dozdan daha fazla olmuştur. Nötropenide kümülatif ilaç l alımı ile artış olmamıştır ve daha önce radyasyon tedavisi görmüş hastalarda daha sık veya : daha şiddetli olarak ortaya çıkmamıştır. Enfeksiyon episodları çok yaygın olarak gözlenmiş ve bütün hastaların % 1l’inde fatal olmuştur ve bunlara sepsis, pnömoni ve peritonit dahildir. İdrar yolu enfeksiyonları ve üst solunum yolu enfeksiyonları en sık rapor edilen enfeksiyöz komplikasyonlar olmuştur. |! İleri HIV hastalığı ve kötü prognozlu AIDS’e bağlı Kaposi sarkomu olan immun sistemi baskı altında bulunan hasta popülasyonunda hastaların % 6l’inde en az bir firsatçı i enfeksiyon rapor edilmiştir. Ciddi nötropeni gelişen hastalarda G-CSF dahil destek tedavisi kullanımı önerilir. Hastaların yüzde yirmisinin trombosit sayımları tedavideyken en az bir defa 100.000 hücre/mm’ ün altına düşmüştür, % 7’sinin trombosit sayımı en kötü <50.000 hücre/mm’ düzeyinde olmuştur. Kanama episodları bütün kürlerin %4’ünde ve bütün hastaların % |: 14’ünde rapor edilmiştir, ama hemorajik episodların çoğunluğu lokalize olmuş ve bu olayların sıklığı paklitaksel dozu ve planı ile bağlantısız bulunmuştur. Nörolojik: Tek ajan paklitaksel alan hastalarda nörolojik belirtilerin sıklığı ve şiddeti genellikle doza bağlı olmuştur. Periferal nöropati sıklığı kümülatif dozla artmıştır. Parestezi genellikle hiperestezi şeklinde ortaya çıkar. Periferal nöropati bütün hastaların %1’inde paklitakselin kesilme sebebi olmuştur. Paklitaksel tedavisinin kesilmesi ile birlikte birkaç ay içinde sensor semptomlar iyileşmiş ve kaybolmuştur. Daha önceki tedaviler sonucu oluşmuş nöropatiler paklitaksel tedavisi için bir kontrendikasyon değildir. : Literatürdeki seyrek anormal görme raporları hastalarda inatçı optik sinir zararları, olabileceğini hatırlatmaktadır. : Aşırı duyarlılık reaksiyonları (ADR): Bütün hastalara paklitakselden önce ön tedavi uygulanmıştır. Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının şiddeti ve sıklığı paklitaksel dozu ve ! planından etkilenmemiştir. Bu ciddi reaksiyonlar sırasında en sık gözlenen semptomlar dispne, kızarma, göğüs ağrısı ve taşıkardi olmuştur. Ayrıca karın ağrısı, ekstremitelerde ağrı, terleme ve hipertansiyon da bildirilmiştir. Özellikle kızarma ve döküntü gibi minör aşırı duyarlılık reaksiyonları terapötik müdahale veya paklitaksel tedavisinin bırakılmasını ! gerektirmemiştir. t Enjeksiyon Yeri Reaksiyonu: Enjeksiyon yeri reaksiyonları genellikle hafıf olmuş ve lokalize ödem, ağrı, eritem yumuşaklık, sertlik şeklinde kendini göstermiştir. Bazen ekstravazasyon, selülit ile sonuçlanabilir. Bazen ekstravazasyona bağlı olarak ciltte i kabuklaşma ve soyulma bildirilmiştir. Ayrıca ciltte renk değişikliği de görülebilir. Bu reaksiyonlar 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. Bazı vakalarda enjeksiyon yeri reaksiyonunun ortaya çıkması ya uzun süreli bir infüzyon ! sırasında ortaya çıkmış ya da bir hafta ila 10 günlük bir gecikme görülmüştür. ! 12 i Kardiyovasküler: Bütün hastaların % 12’sinde ve uygulanan bütün kürlerin % 3`ünde : infüzyonun ilk 3 saat içinde hipotansiyon görülmüştür. Bütün hastaların % 3’ünde ve bütün " kürlerin % linde infüzyonun ilk 3 saati içinde bradikardi gözlenmiştir. Klinik ! çalışmalarda sinus bradikardi, sinüs taşikardi ve prematüre vuruşlar gibi repolarizasyon anormallikjeri şeklindeki elektrokardiyogram (EKG) değişiklikleri gözlenmiştir. : Paklitaksel tedavisi süresince hastaların < % linde ciddi kardiyak iletim anormallikleri i bildirilmiştir. Eğer hastalar belirgin iletim anormalliği geliştirirse, uygun tedavi : uygulanmalı ve paklitaksel tedavisi süresince sürekli elektrokardiyografik izleme i yapılmalıdır. f Gastrointestinal (G1) Toksisite: Bütün hastalarda çok yaygın olarak bulantı/kusma, diyare : ve mukozit kaydedilmiştir. Mukozit plana bağlı olmuş ve 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. Paklitaksel ile tek başına ve diğer kemoterapötik ajanlarla kombine olarak tedavi edilen hastalarda G-CSF’nin birlikte uygulanmasına rağmen nadiren nötropenik enterokolit (tiflit) gözlenmiştir. : Aşağıda tek ajan paklitaksel uygulanması ile (klinik çalışmalarda tedavi edilen 812 hasta) veya paklitaksel ile pazarlama sonrası deneyimde bildirilen yan etkiler verilmiştir…
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ANZATAX gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Hamile kalabilecek yaşta iseniz tedavi süresince hamile olmamak için etkili ve güvenli bir metodu kullanınız. Erkek ve kadın hastalar ve/veya eşleri ANZATAX ile tedaviden sonra en az 6 ay korunmalıdırlar. Erkek hastalar olası bir kısırlık durumu nedeniyle spermlerin dondurularak saklanması konusunda bilgilendirilmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Paklitakselin insan sütüyle atılıp atılmadığı bilinmemektedir. ANZATAX ile tedavi sırasında emzirme durdurulmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerANZATAX'in her mİ'si 527 mg polioksil kastor yağı içerir ve bu madde ciddi aleıjik reaksiyonlara neden olabilir.
AN ZATAX 'm her mİ 'sinde 393 mg alkol içermektedir.
Ortalama bir ANZATAX dozu 21 g alkol içerir (% 3.5 vol. 740 mİ bira veya % 14 vol. 190 mİ şaraba eşdeğer).
Bu ilaç alkol bağımlılığı olanlar için zararlı olabilir. Hamile veya emziren kadınlar, çocuklar ve karaciğer hastalığı ya da epilepsi gibi yüksek risk grubundaki hastalar için dikkate alınmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Anzatax 100 mg/16,7 mL muadilleri
Anzatax 100 mg/16,7 mL ile aynı etken maddeyi (paklitaksel) içeren 6 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyonİ Over Kanserinde Paklitaksel, e platin içeren bir ilaç ile kombine olarak ilerlemiş veya metastatik over kanserinin birinci basamak tedavisinde, ilerlemiş veya metastatik over kanserinin ikinci basamak tedavisinde endikedir. Meme kanserinde : Erken evre adjuvan tedavide: Paklitaksel’in nod pozitif meme kanserinin adjuvan tedavisinde antrasiklin ve siklofosfamid tedavisini takiben kullanımı endikedir. Birinci basamak tedavide: Paklitaksel ilerlemiş veya metastatik meme kanserinin birinci basamak tedavisinde; Antrasiklin tedavisinin uygun olduğu hastalarda bir antrasiklinle kombine olarak veya Antrasiklin tedavisinin uygun olmadığı hastalarda tek ajan olarak veya HER-2’si kuvvetli pozitif (3 pozitif veya FISH tekniği ile pozitif) olduğu : immunohistokimyasal yöntem ile tayin edilen hastalarda trastuzumab ile kombine olarak endikedir. İkinci basamak tedavide: Paklitaksel, kombinasyon kemoterapisinin başarısız olduğu metastatik meme kanserinin ikinci basamak tedavisinde endikedir. Uygulanan birinci basamak ! tedavisinde klinik açıdan kontrendikasyon bulunmadıkça bir antrasiklin yer almalıdır. 1 ahau 1AA ea m at aa a a k M BI Oa i S PI O Ka a e N Nb L Bs L i Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanserinde (NSCLC) Paklitaksel. küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin birinci basamak tedavisinde küratif k cerrahi müdahale veya radyasyon tedavisi almayacak hastalarda bir platin bileşiği ile ` kombine olarak endikedir. Kaposi Sarkomada AIDS’e bağlı Kaposi Sarkoma`nın ikinci basamak tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPaklitaksele veya özellikle polioksil kastor yağı olmak üzere diğer bileşenlerine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir. Paklitaksel, gebelik ve laktasyon döneminde kontrendikedir. Ayrıca başlangıç nötrofil sayısı 1,500 hücre/mm`’den düşük solid tümörü olan hastalarda ve başlangıç ya da takip eden nötrofil sayımları 1000 hücre/mmĊ`den düşük olan AIDS'e bağlı Kaposi sarkomu olan hastalarda da kontrendikedir. 4 I Kaposi sarkomunda; tekrarlayan, ciddi ve kontrol altına alınmayan enfeksiyonların görüldüğü hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKanser kemoterapi ilaçlarının kullanımında deneyimli bir doktorun gözetimi ! altında uygulanmalıdır. Önemli aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişebileceğinden uygun : destekleyici ekipmanların bulundurulması gerekir. ji seyreltilerek infüzyon şeklinde uygulanmalıdır. : ile tedaviden önce hastalara kortikosteroidler, antihistaminikler ve H; antagonistleriyle ön tedavi uygulanmalıdır (54z;. Pozoloji ve uygulama şekli). sisplatin ile kombine olarak verildiği zaman sisplatinden önce verilmelidir. Anafilaksi ve Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları Anafilaksi ve ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları, paklitaksel alan hastalarda yaygın olarak : oluşmuştur. Bu reaksiyonlar muhtemelen histamine bağlıdır. Ön tedaviye rağmen hastalarda nadiren ölümcül reaksiyonlar görülmüştür. Tüm hastalara kortikosteroidler, antihistaminikler ve H» antagonistleriyle ön tedavi uygulanmalıdır. Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonu görülürse infüzyonu derhal kesilmeli ve hastaya bir daha uygulanmamalıdır. Yüz ve boyunda kızarıklık, deri reaksiyonları, taşikardi, dispne ve hipotansiyon gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları : tedavisinin kesilmesini genellikle gerektirmeyebilir, ancak dikkatli olunması gerekir. Hematolojik Toksisite Kemik iliği supresyonu (özellikle nötropeni) doza ve uygulanan programa bağlıdır ve doz sınırlayan toksisitedir. ile tedavi sırasında sık sık kan sayımı yapılmalıdır. Başlangıç nötrofil sayısı 1500 hücre/mm“den az (Kaposi sarkomu olan hastalarda 1000 hücre/mm*den az olduğunda) olan hastalara uygulanmamalıdır. ile yapılan bir kür tedavi sırasında ciddi nötropeni (500 hücre/mm*den az) gelişmesi halinde sonraki kürlerin dozunun % 20 azaltılması önerilir. Ağır Kalp İletim Anormallikleri Tedavi sırasında ender olarak ağır iletim anormallikleri kaydedilmiştir. uygulanması sırasında ciddi iletim anormallikleri gelişirse uygun tedavi uygulanmalı ve daha sonra uygulandığında devamlı olarak elektrokardiyografik gözlem yapılmalıdır. Kardiyovasküler Toksisite : Paklitaksel uygulanması sırasında hipotansiyon, hipertansiyon ve bradikardi gözlenmiştir; Hastalar genellikle asemptomatiktir ve çoğunlukla tedavi gerekmez. Ciddi vakalarda, doktorun kararı doğrultusunda paklitaksel infüzyonlarının kesilmesi ya da ara verilmesi gerekebilir. Ozellikle paklitaksel infüzyonunun ilk saatlerinde hayati bulguların sık sık gözlenmesi önerilir. Ciddi iletim anormallikleri olan hastalar dışında, devamlı elektrokardiyografık monitorizasyon gerekmez. 5 Paklitaksel, metastatik meme kanserinin birinci basmak tedavisinde trastuzumab veya k doksorubisin ile kombine kullanıldığında kardiyak fonksiyonların izlenmesi tavsiye edilir l. i Paklitakselin söz konusu kombinasyonları ile tedavi düşünüldüğünde hastalar kardiyak a geçmiş, fiziksel muayene, EKG, ekokardiyogram ve/veya MUGA incelemelerini kapsayan F temel kardiyak değerlendirmeye tabi tutulmalıdırlar. Kardiyak fonksiyon, tedavi süresince her 3 ayda bir devamlı olarak izlenmelidir. İzleme kardiyak bozukluk gelişen hastaların tespit edilmesine yardımcı olabilir. Tedaviyi gerçekleştiren doktor tarafından ventriküler fonksiyon değerlendirmesinin sıklığına karar verilirken, uygulanan antrasiklinin kümülatif : dozu (mg/m) dikkatle değerlendirmelidir. Testlerde kardiyak fonksiyonda bozulma görülürse, bu asemptomatik olsa dahi, geri dönüşümsüz kardiyak hasar oluşması potansiyeline karşı tedaviye devam edilmesi halinde sağlanacak klinik yararlar, tedaviyi gerçekleştiren doktor tarafından dikkatlice değerlendirilmelidir. Eğer tedaviye devam edilmesine karar verilirse kardiyak fonksiyon daha sık izlenmelidir (örı.her 1-2 siklus). Sinir Sistemi Her ne kadar periferal nöropati insidansı yüksek olsa da ciddi semptomlar nadiren ortaya çıkar. Ciddi vakalarda, daha sonraki tüm paklitaksel kürlerinde dozun % 20 azaltılması önerilir. etanol içerir ve bütün hastalarda etanolün merkezi sinir sistemi (MSS) üzerine olası etkileri ve diğer etkileri dikkate alınmalıdır. Çocuklar etanolün etkilerine yetişkinlerden daha duyarlı olabilir (Uyarı ve önlemler için Pediyatrik Kullanım bölümüne bakınız). i Enjeksiyon yeri Reaksiyonu Ekstravazasyona sekonder reaksiyonlar dahil, enjeksiyon yeri reaksiyonları genellikle hafif olmuş ve eritem, yumuşaklık, deride renk değişmesi ya da enjeksiyon yerinde kabarıklık şeklinde kendini göstermiştir. Bu reaksiyonlar 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonda olduğundan daha sık gözlenmiştir. Farklı bir yerde farklı bir bölgeye paklitaksel uygulanmasını takiben daha önce ekstravazasyon olan bir yerde deri reaksiyonlarının i reküre etmesi, yani “tekrarı” nadiren rapor edilmiştir. Flebit, selülit, indurasyon, deride ! eksfolyasyon, nekroz ve fibroz gibi daha ciddi olaylar paklitaksel güvenlilik çalışmasında ender olarak bildirilmiştir. Bazı vakalarda enjeksiyon yeri reaksiyonları ya uzun süreli bir infüzyon sırasında ortaya çıkmış ya da bir hafta ila on gün geç görülmüştür. Halen ekstravazasyon reaksiyonları için bilinen spesifik bir tedavi yoktur. Ekstravazasyon olasılığı bulunduğundan, ilaç uygulanması sırasmda infüzyon yerinin yakından gözlenerek i infiltrasyon olasılıklarının kontro! edilmesi önerilir. Karaciğer Yetmezliği Karaciğer yetmezliği olan hastalarda toksisite riski (özellikle IIH. IV. derece miyelosupresyon) artabilir. 3 ve 24 saatlik infüzyonlar için tavsiye edilen doz ayarlaması “Pozoloji ve uygulama şekli” bölümündeki tabloda verilmiştir. Hastalar miyelosupresyon ön bulguları bakımından yakından izlenmelidir. Paklitaksel kronolojik sıralamasından bağımsız şekilde akciğerlerdeki radyoterapiyle kombinasyon halinde, interstisyel pnömoni gelişimine yol açabilir. 6 KS hastalarında, ciddi mukozit seyrek görülmektedir. Ciddireaksiyonlar oluşursa, paklitaksel dozu %25 azaltılmalıdır. Psödomembranöz kolit, eşzamanlı antibiyotik tedavisi uygulanmayan hastalar da dahil olmak üzere, nadir olarak bildirilmiştir. Paklitaksel tedavisi sırasında veya kısa süre sonra; oluşan ciddi veya sürekli diyare vakalarının ayırıcı tanısında bu reaksiyon dikkate abnmalıdır. F Pediyatrik kullanım : Paklitakselin pediyatrik hastalardaki güvenliliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. Paklitakselin 3 saatlik intravenöz infüzyonla 350 mg/m’den 420 mg/m’ ye kadar giden dozlarda uygulandığı bir klinik çalışmada MSS toksisitesi raporları (nadiren ölümle bağlantılı) alınmıştır. Çok büyük olasılıkla toksisite kısa bir infüzyon süresinde verilen paklitaksel taşıyıcısındaki etanol komponentinin yüksek dozu ile ilişkilidir. Antihistaminlerin eşzamanlı kullanımı bu etkiyi yoğunlaştırabilir. Paklitakselin kendisinin direkt bir etkisinin olabileceği de göz ardı edilememekle birlikte, bu çalışmada kullanılan yüksek dozlar : (önerilen yetişkin dozunun iki katından daha fazla) paklitakselin bu popülasyondaki güvenliliği değerlendirilirken dikkate alınmalıdır. Geriyatrik Kullanım İleri derecede yumurtalık kanseri, meme kanseri veya NSCLC tedavisinin güvenliğini ve etkinliğini değerlendiren sekiz klinik çalışmada paklitaksel alan 2228 hasta ve adjuvan meme kanseri çalışmasında paklitaksel alacak şekilde randomize edilen 1570 hasta arasında 649 hasta (%17) 65 yaş veya üzerinde, bunlardan 49`u da (%1) 75 yaş veya üzerindedir. Çalışmaların çoğunda, ciddi miyelosupresyon yaşlı hastalarda daha sık görülürken, bazı çalışmalarda ciddi nöropati yaşlı hastalarda daha yaygın olmuştur. NSCLC ile ilgili iki klinik çalışmada, paklitaksel ile tedavi edilen yaşlı hastalarda kardiyovasküler olayların görülme sıklığı daha yüksek olmuştur. Etkinlikle ilgili tahminler, yaşlı ve genç hastalarda aynı gibi görünür, ancak çalışmaya katılan yaşlı hastaların sayısının düşük olması nedeniyle karşılaştırmalı etkinlik kesin olarak belirlenememiştir. Yumurtalık kanserinin tedavisiyle ilgili bir çalışmada, yaşlı hastalar, genç hastalara oranla : daha düşük bir ortalama hayatta kalma oranı sergilemiş, ancak diğer etkinlik parametrelerinin hiçbiri genç grubun lehinde olmamıştır. alkol içerir (yaklaşık % 49.7 etanol), her ortalama doz 21 gram alkol içerir, bu da her doz için 740 ml bira (%3.5 vol) ve 190 ml şaraba (%14 vol) eşdeğerdir. Bu ilaç alkolik hastalar içın zararlı olabilir. Hamile veya emziren kadınlar, çcuklar ve karaciğer hastalığı ya da epilepsi gibi yüksek risk grubundaki hastalar için dikkate alınmalıdır. Bu ilacın yardımcı maddelerinden biri olan kastor yağı (%50 polioksietillenmiş kastor yağı), şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar : Çok yaygın: Enfeksiyon i Yaygın olmayan: Septik şok Bilinmiyor: Kriptokokal menenjit, sepsis, lökoensefalopatiı, firsatçı enfeksiyon, cytomegalo, virüs enfeksiyonu, pneumocystis carinii enfeksiyonu, mycobacterium avium kompleks enfeksiyonu, özofageal kandidiyazis, kriptosporidial gastroenterit, pnömoni, Herpes simplex, idrar yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, rinit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Kemik iliği yetmezliği, kanama, nötropeni, anemi, trombositopeni, lökopeni Seyrek: Febril nötropeni Bilinmiyor: Akut miyeloid lösemi, miyelodisplastik sendrom, hematotoksisite, platelet sayısında azalma Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok yaygın: Aşırı duyarlılık reaksiyonları, kızarma Yaygın olmayan: Solunum sıkıntısı, anjiyoödem, genel ürtiker Bilinmiyor: Anafilaktik şok, anafilaktik reaksiyon (fatal sonuçlanabilen) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Anoreksi Psikiyatrik hastalıklar Bilinmiyor: Konfüzyonel durum Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Nörotoksisite, periferal nöropati, anormal görsel uyarılmış potansiyeller Bilinmiyor: Grand mal nöbet, otonomik nöropati, ensefalopati, konvülziyon, periferal motor nöropati, sersemlik, koordinasyon anormalliği, hipertoni, parestezi, baş ağrısı, uykusuzluk Göz hastalıkları Bilinmiyor: Optik sinir bozukluğu, gözde kıvılcım çakması, fotopsi, görsel yüzen cisimcikler Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor: İşitme kaybı, ototoksisite, vertigo, kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Çok yaygın: Anormal elektrokardiyogram Yaygın: Bradikardi Yaygın olmayan: Miyokardiyal enfarktüs, kardiyomiyopati, ventriküler taşikardi, atriyoventriküler blok ve taşikardi 10 Bilinmiyor: Ventriküler yetmezlik, kardiyak yetmezlik, konjestif kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon, ejeksiyon fraksiyonunda azalma, subraventriküler taşikardi, iletim bozukluğu, ekstrasistoller, sinüs bradikardi, elektrokardiyogram repolarizasyon anormalliği Vasküler hastalıklar Çok yaygın: Hipotansiyon Yaygın olmayan: Tromboz, hipertansiyon, tromboflebit Bilinmiyor: Şok, filebit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Solunum yetmezliği, pulmoner embolizm, pulmoner fibröz, intersitisyel akciğer hastalığı, radyasyon pnömonisi, dispne, akciğer zarında efüzyon, burun kanaması, öksü ijl Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma Bilinmiyor: Barsak tıkanması, barsak perforasyonu, mezenterik tromboz, iskemik kolit, pankreatit, psödomembranöz kolit, nötropenik enterokolit, asit, özofajit, mukozal enflamasyon, kabızlık Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Aspartat aminotransferazda artış, kan alkalin fosfatazında artış, karaciğer fonksiyon testi anormalliği ! Yaygın olmayan: Kan bilirubininde artış Bilinmiyor: Hepatik nekroz (fatal sonuçlanabilen). hepatik ensefalopati (fatal sonuçlanabilen) Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Alopesi Yaygın: Cilt ve tırnak değişiklikleri Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, multiform eritem, i eksfoliyatif dermatit, ürtiker, recall fenomeni, ciltte dökülme, ciltte fibröz, selülit, kaşıntı, döküntü, eritem, onikoliz, akne Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları, Çok yaygın: Artralji, miyalji Yaygın olmayan: Bel ağrısı Bilinmiyor: Ekstremitelerde ağrı Böbrek ve idrar hastalıkları Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği, böbrek toksisitesi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ekstravazasyon, enjeksiyon bölgesi reaksiyonu, lokalize ödem, ağrı, dokuda : sertleşme, yumuşaklık, ciltte renk değişimi, titreme, zedelenme l Bilinmiyor: Dehidrasyon, pireksi, ödem, göğüs ağrısı, hiperhidroz, asteni, kırıklık Laboratuar bulguları Bilinmiyor: Kan kreatinin seviyesinde yükselme 11 Tek-Ajan Çalışmalarındaki Yan Etki Deneyimlerinin Ortak Analizi Başka türlü belirtilmediği sürece, aşağıdaki tartışma klinik çalışmalarda tek-ajan k paklitaksel ile (135 veya 175 mg/m”) dozlarından biriyle ve 3 veya 24 saatlik uygulamayla) tedavi edilen solid tümörleri olan 812 hastanın genel güvenlilik veritabamnı i yansıtmaktadır. t Hematolojik toksisite: Paklitaksel’in doz kısıtlayıcı en önemli toksisitesi kemik iliği süpresyonudur. En önemli hematolojik toksisite olan nötropeni doza ve plana bağlı olmuş h ve genellikle hızla reversibl olmuştur. Ciddi nötropeni (< 500 hücre/mm’) 24-saatlik H infüzyonla 3 saatlik ile olduğundan daha sık görülmüştür; infüzyon süresinin h miyelosupresyon üzerindeki etkisi dozdan daha fazla olmuştur. Nötropenide kümülatif ilaç l alımı ile artış olmamıştır ve daha önce radyasyon tedavisi görmüş hastalarda daha sık veya : daha şiddetli olarak ortaya çıkmamıştır. Enfeksiyon episodları çok yaygın olarak gözlenmiş ve bütün hastaların % 1l’inde fatal olmuştur ve bunlara sepsis, pnömoni ve peritonit dahildir. İdrar yolu enfeksiyonları ve üst solunum yolu enfeksiyonları en sık rapor edilen enfeksiyöz komplikasyonlar olmuştur. |! İleri HIV hastalığı ve kötü prognozlu AIDS’e bağlı Kaposi sarkomu olan immun sistemi baskı altında bulunan hasta popülasyonunda hastaların % 6l’inde en az bir firsatçı i enfeksiyon rapor edilmiştir. Ciddi nötropeni gelişen hastalarda G-CSF dahil destek tedavisi kullanımı önerilir. Hastaların yüzde yirmisinin trombosit sayımları tedavideyken en az bir defa 100.000 hücre/mm’ ün altına düşmüştür, % 7’sinin trombosit sayımı en kötü <50.000 hücre/mm’ düzeyinde olmuştur. Kanama episodları bütün kürlerin %4’ünde ve bütün hastaların % |: 14’ünde rapor edilmiştir, ama hemorajik episodların çoğunluğu lokalize olmuş ve bu olayların sıklığı paklitaksel dozu ve planı ile bağlantısız bulunmuştur. Nörolojik: Tek ajan paklitaksel alan hastalarda nörolojik belirtilerin sıklığı ve şiddeti genellikle doza bağlı olmuştur. Periferal nöropati sıklığı kümülatif dozla artmıştır. Parestezi genellikle hiperestezi şeklinde ortaya çıkar. Periferal nöropati bütün hastaların %1’inde paklitakselin kesilme sebebi olmuştur. Paklitaksel tedavisinin kesilmesi ile birlikte birkaç ay içinde sensor semptomlar iyileşmiş ve kaybolmuştur. Daha önceki tedaviler sonucu oluşmuş nöropatiler paklitaksel tedavisi için bir kontrendikasyon değildir. : Literatürdeki seyrek anormal görme raporları hastalarda inatçı optik sinir zararları, olabileceğini hatırlatmaktadır. : Aşırı duyarlılık reaksiyonları (ADR): Bütün hastalara paklitakselden önce ön tedavi uygulanmıştır. Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının şiddeti ve sıklığı paklitaksel dozu ve ! planından etkilenmemiştir. Bu ciddi reaksiyonlar sırasında en sık gözlenen semptomlar dispne, kızarma, göğüs ağrısı ve taşıkardi olmuştur. Ayrıca karın ağrısı, ekstremitelerde ağrı, terleme ve hipertansiyon da bildirilmiştir. Özellikle kızarma ve döküntü gibi minör aşırı duyarlılık reaksiyonları terapötik müdahale veya paklitaksel tedavisinin bırakılmasını ! gerektirmemiştir. t Enjeksiyon Yeri Reaksiyonu: Enjeksiyon yeri reaksiyonları genellikle hafıf olmuş ve lokalize ödem, ağrı, eritem yumuşaklık, sertlik şeklinde kendini göstermiştir. Bazen ekstravazasyon, selülit ile sonuçlanabilir. Bazen ekstravazasyona bağlı olarak ciltte i kabuklaşma ve soyulma bildirilmiştir. Ayrıca ciltte renk değişikliği de görülebilir. Bu reaksiyonlar 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. Bazı vakalarda enjeksiyon yeri reaksiyonunun ortaya çıkması ya uzun süreli bir infüzyon ! sırasında ortaya çıkmış ya da bir hafta ila 10 günlük bir gecikme görülmüştür. ! 12 i Kardiyovasküler: Bütün hastaların % 12’sinde ve uygulanan bütün kürlerin % 3`ünde : infüzyonun ilk 3 saat içinde hipotansiyon görülmüştür. Bütün hastaların % 3’ünde ve bütün " kürlerin % linde infüzyonun ilk 3 saati içinde bradikardi gözlenmiştir. Klinik ! çalışmalarda sinus bradikardi, sinüs taşikardi ve prematüre vuruşlar gibi repolarizasyon anormallikjeri şeklindeki elektrokardiyogram (EKG) değişiklikleri gözlenmiştir. : Paklitaksel tedavisi süresince hastaların < % linde ciddi kardiyak iletim anormallikleri i bildirilmiştir. Eğer hastalar belirgin iletim anormalliği geliştirirse, uygun tedavi : uygulanmalı ve paklitaksel tedavisi süresince sürekli elektrokardiyografik izleme i yapılmalıdır. f Gastrointestinal (G1) Toksisite: Bütün hastalarda çok yaygın olarak bulantı/kusma, diyare : ve mukozit kaydedilmiştir. Mukozit plana bağlı olmuş ve 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. Paklitaksel ile tek başına ve diğer kemoterapötik ajanlarla kombine olarak tedavi edilen hastalarda G-CSF’nin birlikte uygulanmasına rağmen nadiren nötropenik enterokolit (tiflit) gözlenmiştir. : Aşağıda tek ajan paklitaksel uygulanması ile (klinik çalışmalarda tedavi edilen 812 hasta) veya paklitaksel ile pazarlama sonrası deneyimde bildirilen yan etkiler verilmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.