EBETAXEL 100 MG/16.6 ML IV İNFÜZYON İÇİN KONSANTRE ÇÖZELTİ İÇEREN FLAKON, 1 ADET
paklitaksel — SANDOZ İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.
ATCL01CD01
✓ SGK Geri Ödeme Kapsamında
988,93 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
988,93 TL
Eşdeğer İlaç Grubu
E275B
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Ebetaxel 100 mg/16,6 mL ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonOver Kanserinde |, : Platin içeren bir ilaç ile kombine olarak ilerlemiş veya metastatik over kanserinin birinci basamak tedavisinde, © İlerlemiş veya metastatik over kanserinin ikinci basamak tedavisinde endikedir. Meme Kanserinde : Erken evre adjuvan tedavide: * EFBETAXEL'in, nod pozitif meme kanserinin adjuvan tedavisinde antrasiklin ve 1 siklofosfamid tedavisini takiben kullanımı endikedir. Birinci basamak tedavide: * ilerlemiş veya metastatik meme kanserinin birinci basamak tedavisinde; i Antrasiklin tedavisinin uygun olduğu hastalarda bir antrasiklinle kombine olarak veya Antrasiklin tedavisinin uygun olmadığı hastalarda tek ajan olarak veya HER-2’si kuvvetli pozitif (3 pozitif veya FISH tekniği ile pozitif) olduğu 1 immunohistokimyasal yöntem ile tayin edilen hastalarda trastuzumab ile kombine i olarak endikedir. İkinci basamak tedavide: e, kombinasyon kemoterapisinin başarısız olduğu metastatik meme kanserinin ikinci basamak tedavisinde endikedir. Uygulanan birinci basamak tedavisinde klinik açıdan kontrendikasyon bulunmadıkça bir antrasiklin yer almalıdır. Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanserinde (NSCLC), küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin birinci basamak tedavisinde küratif cerrahi müdahale veya radyasyon tedavisi almayacak hastalarda bir platin bileşiği ile kombine olarak endikedir. Kaposi Sarkomada AIDS’e bağlı Kaposi Sarkoma’nın ikinci basamak tedavisinde endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPaklitaksele veya özellikle polioksietillenmiş kastor yağı olmak üzere diğer bileşenlerine karşı alerjisi olanlarda kontrendikedir. |, gebelik ve laktasyon döneminde kontrendikedir. Ayrıca başlangıç nötrofil sayısı 1,500 hücre/mm*`den düşük solid tümörü olan hastalarda ve başlangıç ya da takip eden nötrofil sayımıları 1,000 hücre/mm*`den düşük olan AIDS’e bağlı Kaposi sarkomu olan hastalarda da kontrendikedir. Kaposi Sarkomunda; tekrarlayan, ciddi ve kontrol altına alınamayan enfeksiyonların görüldüğü hastalarda kontrendikedir.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar : Çok yaygın: Enfeksiyon Yaygın olmayan: Septik şok : Bilinmiyor: Kriptokokal menenjit, sepsis, lökoensefalopati, fırsatçı enfeksiyon, cytomegalo virus enfeksiyonu, pneumocystis carinii enfeksiyonu, mycobacterium avium kompleks : enfeksiyonu, özofageal kandidiyazis, kriptosporidial gastroenterit, pnömoni, Herpes simplex, idrar yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, rinit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Kemik iliği yetmezliği, kanama, nötropeni, anemi, trombositopeni, lökopeni, Seyrek: Febril nötropeni Bilinmiyor: Akut miyeloid lösemi, miyelodisplastik sendrom, hematotoksisite, platelet sayısında azalma Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok yaygın: Aşırı duyarlılık reaksiyonları, kızarma Yaygın olmayan: Solunum sıkıntısı, anjiyoödem, genel ürtiker Bilinmiyor: Anafilaktik şok, anafilaktik reaksiyon (fatal sonuçlanabilen) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Anoreksi Psikiyatrik hastalıklar Bilinmiyor: Konfiüzyonel durum Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Nörotoksisite, periferal nöropati, anormal görsel uyarılmış potansiyeller Bilinmiyor: Grand mal nöbet, otonomik nöropati, ensefalopati, konvülziyon, periferal motor nöropati, sersemlik, koordinasyon anormalliği, hipertoni, parestezi, baş ağrısı, uykusuzluk : Göz hastalıkları Bilinmiyor: Optik sinir bozukluğu, gözde kıvılcım çakması, fotopsi, görsel yüzen cisimcikler Kulak ve iç kulak hastalıkları : Bilinmiyor: Duyma kaybı, ototoksisite, vertigo, kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar : Çok yaygın: Anormal elektrokardiyogram Yaygın: Bradikardi Yaygın olmayan: Miyokardiyal enfarktüs, kardiyomiyopati, ventriküler taşikardi, atriyoventriküler blok ve taşikardi Bilinmiyor: Ventriküler yetmezlik, kardiyak yetmezlik, konjestif kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon, ejeksiyon fraksiyonunda azalma, supraventriküler taşikardi, iletim bozukluğu, ekstrasistoller, sinus bradikardi, elektrokardiyogram repolarizasyon anormalliği Vasküler hastalıklar Çok yaygın: Hipotansiyon : Yaygın olmayan: Tromboz, hipertansiyon, trombofilebit Bilinmiyor: Şok, filebit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar : Bilinmiyor: Solunum yetmezliği, pulmoner embolizm, pulmoner fibröz, intersitisyel akciğer hastalığı, radyasyon pnömonisi, dispne, akciğer zarında efüzyon, burun kanaması, öksürük j ' Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Karın ağrısı, diyare, bulantı, kusma Bilinmiyor: Barsak tıkanması, barsak perforasyonu, mezenterik tromboz, iskemik kolit, pankreatit, psödomembranöz kolit, nötropenik enterokolit, assit, özofajit, mukozal enflamasyon, kabızlık Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Aspartat aminotransferazda artış, kan alkalin fosfatazında artış, karaciğer fonksiyon testi anormalliği Yaygm olmayan: Kan bilirubininde artış Bilinmiyor: Hepatik nekroz (fatal sonuçlanabilen), hepatik ensefalopati (fatal sonuçlanabilen) Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygm: Alopesi Yaygm: Cilt ve tımak değişiklikleri Bilinmiyor: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, multiform eritem, eksfoliyatif dermatit, ürtiker, recall fenomeni, ciltte dökülme, ciltte fibroz, selülit, kaşıntı, döküntü, eritem, onikoliz, akne Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygm: Artralji, miyalji Yaygın olmayan: Bel ağrısı Bilinmiyor: Ekstremitelerde ağrı : Böbrek ve idrar hastalıkları Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği, böbrek toksisitesi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ekstravazasyon, enjeksiyon bölgesi reaksiyonu, lokalize ödem, ağrı, dokuda sertleşme, yumuşaklık, ciltte renk değişimi, titreme, zedelenme : Bilinmiyor: Dehidrasyon, pireksi, ödem, göğüs ağrısı, hiperhidroz, asteni, kırıklık Laboratuvar bulguları Bilinmiyor: Kan kreatinin seviyesinde yükselme Tek-Ajan Çalışmalarındaki Yan Etki Deneyimlerinin Ortak Analizi Başka türlü belirtilmediği sürece, aşağıdaki tartışma klinik çalışmalarda tek-ajan : ile (135 veya 175 mg/m’ dozlarından biriyle ve 3 veya 24 saatlik uygulamayla) tedavi edilen : solid tümörleri olan 812 hastanın genel güvenlilik veritabanını yansıtmaktadır. Hematolojik toksisite: doz kısıtlayıcı en önemli toksisitesi kemik iliği süpresyonudur. En önemli hematolojik toksisite olan nötropeni doza ve plana bağlı olmuş ve genellikle hızla reversibl olmuştur. Ciddi nötropeni (<500 hücre/mm’) 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik ile olduğundan daha sık görülmüştür; infüzyon süresinin miyelosupresyon üzerindeki etkisi dozdan daha fazla olmuştur. Nötropenide kümülatif ilaç almı ile artış olmamıştır ve daha önce radyasyon tedavisi görmüş hastalarda daha sık veya daha şiddetli : olarak ortaya çıkmamıştır. : Enfeksiyon episodları çok yaygm olarak gözlenmiş ve bütün hastaların %1l'inde fatal olmuştur ve bunlara sepsis, pnömoni ve peritonit dahildir. İdrar yolu enfeksiyonları ve üst solunum yolu enfeksiyonları en sık rapor edilen enfeksiyöz komplikasyonlar olmuştur. İleri : HIV hastalığı ve kötü prognozlu AIDS'e bağlı Kaposi sarkomu olan immun sistemi baskı altında bulunan hasta popülasyonunda, hastaların % 61'inde en az bir firsatçı enfeksiyon rapor edilmiştir. Ciddi nötropeni gelişen hastalarda G-CSF dahil destek tedavisi kullanımı önerilir. Hastaların yüzde yirmisinin trombosit sayımları tedavideyken en az bir defa 100000 : hücre/mm”'ün altına düşmüştür; %7'sinin trombosit sayımı en kötü <50000 hücre/mm’ düzeyinde olmuştur. Kanama episodları bütün kürlerin %4’ünde ve bütün hastaların %14'ünde rapor edilmiştir, ama hemorajik episodların çoğunluğu lokalize olmuş ve bu : olayların sıklığı dozu ve planı ile bağlantısız bulunmuştur. Nörolojik: Tek ajan alan hastalarda nörolojik belirtilerin sıklığı ve şiddeti genellikle doza bağlı olmuştur. Periferal nöropati sıklığı kümülatif dozla artmıştır. Parestezi genellikle hiperestezi şeklinde ortaya çıkar. Periferal nöropati bütün hastaların %1’inde kesilme sebebi olmuştur. tedavisinin kesilmesi ile birlikte bir kaç ay içinde sensor semptomlar iyileşmiş ve kaybolmuştur. Daha önceki tedaviler sonucu oluşmuş nöropatiler tedavisi için bir kontrendikasyon değildir. Literatürdeki seyrek anormal görme raporları hastalarda inatçı optik sinir zararları olabileceğini hatırlatmaktadır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları (ADR): Bütün hastalara '’den önce ön tedavi uygulanmıştır. Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının şiddeti ve sıklığı dozu ve : planından etkilenmemiştir. Bu ciddi reaksiyonlar sırasında en sık gözlenen semptomlar dispne, kızarma, göğüs ağrısı ve taşikardi olmuştur. Ayrıca karın ağrısı, ekstremitelerde ağrı, terleme ve hipertansiyon da bildirilmiştir. Özellikle kızarma ve döküntü gibi minor aşırı : duyarlılık reaksiyonları terapötik müdahale veya tedavisinin bırakılmasını : gerektirmemiştir. Enjeksiyon Yeri Reaksiyonu: Enjeksiyon yeri reaksiyonları genellikle hafif olmuş ve lokalize ödem, ağrı, eritem, yumuşaklık, sertlik şeklinde kendini göstermiştir. Bazen ekstravazasyon, selülit ile sonuçlanabilir. Bazen ekstravazasyona bağlı olarak ciltte kabuklaşma ve soyulma bildirilmiştir. Ayrıca ciltte renk değişikliği de görülebilir. Bu reaksiyonlar 24-saatlik infüzyonla, 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. Bazı vakalarda, enjeksiyon yeri reaksiyonunun ortaya çıkması ya uzun süreli bir infüzyon sırasında ortaya çıkmış ya da bir hafta ila 10 günlük bir gecikme görülmüştür. Kardiyovasküler: Bütün hastaların %12'’sinde ve uygulanan bütün kürlerin % 3'ünde infüzyonun ilk 3 saati içinde hipotansiyon görülmüştür. Bütün hastaların %3’ünde ve bütün kürlerin %1'inde infüzyonun ilk 3 saati içinde bradikardi gözlenmiştir. Klinik çalışmalarda sinus bradikardi, sinus taşikardi ve prematüre vuruşlar gibi repolarizasyon anormallikleri şeklindeki elektrokardiyogram (EKG) değişiklikleri gözlenmiştir. tedavisi süresince hastaların <%1'inde ciddi kardiyak iletim anormallikleri bildirilmiştir. Eğer hastalar belirgin iletim anormalliği geliştirirse, uygun tedavi uygulanmalı ve tedavisi süresince sürekli elektrokardiyografik izleme yapılmalıdır. Gastrointestinal (GI) Toksisite: Bütün hastalarda çok yaygın olarak bulantı/kusma, diyare ve mukozit kaydedilmiştir. Mukozit plana bağlı olmuş ve 24-saatlik infüzyonla, 3-saatlik infüzyonla olduğundan daha sık görülmüştür. ile tek başına ve diğer kemoterapötik ajanlarla kombine olarak tedavi edilen hastalarda G-CSF'nin birlikte uygulanmasına rağmen nadiren nötropenik enterokolit (tiflit) : gözlenmişitr. Aşağıda tek ajan uygulaması ile (klinik çalışmalarda tedavi edilen 812 hasta) veya ile pazarlama sonrası deneyimde bildirilen yan etkiler verilmiştir…Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKanser kemoterapi ilaçlarının kullanımında deneyimli bir doktorun gözetimi altında uygulanmalıdır. Önemli aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişebileceğinden uygun destekleyici ekipmanların bulundurulması gerekir. seyreltilerek infüzyon şeklinde uygulanmalıdır. ile tedaviden önce hastalara kortikosteroidler, antihistaminikler ve H; : antagonistleriyle ön tedavi uygulanmalıdır. sisplatin ile kombine olarak verildiği zaman sisplatinden önce verilmelidir. Anafilaksi ve Aşırı duyarlılık Reaksiyonları Anaflaksi ve ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları, alan hastalarda yaygın olarak oluşmuştur. Bu reaksiyonlar muhtemelen histamine bağlıdır. Ön tedaviye rağmen hastalarda nadiren ölümcül reaksiyonlar görülmüştür. Tüm hastalara kortikosteroidler, antihistaminikler ve H; antagonistleriyle ön tedavi uygulanmalıdır.. Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonu görülürse infüzyonu derhal kesilmeli ve hastaya bir daha uygulanmamalıdır. Yüz ve boyunda kızarıklık, deri reaksiyonları, taşikardi, dispne ve hipotansiyon gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları tedavisinin kesilmesini genellikle gerektirmeyebilir, ancak dikkatli olunması gerekir. Hematolojik Toksisite Kemik iliği supresyonu (özellikle nötropeni) doza ve uygulanan programa bağlıdır ve doz sınırlayan toksisitedir. ile tedavi sırasında sık sık kan sayımı yapılmalıdır. Başlangıç nötrofil sayısı 1500 hücre/mm*’ den az (Kaposi sarkomu olan hastalarda 1000 hücre/mm” den az olduğunda) olan hastalara uygulanmamalıdır. ile yapılan bir kür tedavi sırasında ciddi nötropeni (500 hücre/mm”’ den az) gelişmesi halinde sonraki kürlerin dozunun % 20 azaltılması önerilir. Ağır Kalp lletim Anormallikieri Tedavi sırasında ender olarak ağır iletinı anormallikleri kaydedilmiştir. uygulanması sırasında ciddi iletim anormallikleri gelişirse uygun tedavi uygulanma!lı ve daha sonra uygulandığında devamlı olarak elektrokardiyografik gözlem yapılmalıdır. Kardiyovasküler Toksisite uygulanması sırasında hipotansiyon, hipertansiyon ve bradikardi gözlenmiştir; hastalar genellikle asemptomatiktir ve çoğunlukla tedavi gerekmez. Ciddi vakalarda, doktorun : kararı doğrultusunda infüzyonlarının kesilmesi ya da ara verilmesi gerekebilir. Özellikle infüzyonunun ilk saatlerinde hayati bulguların sık sık gözlenmesi önerilir. Ciddi iletim anormallikleri olan hastalar dışmda, devamlı elektrokardiyografik monitorizasyon gerekmez. |, metastatik meme kanserinin birinci basamak tedavisinde trastuzumab veya doksorubisin ile kombine kullanıldığında kardiyak fonksiyonların izlenmesi tavsiye edilir. söz konusu kombinasyonları ile tedavi düşünüldüğünde hastalar kardiyak geçmiş, fiziksel muayene, EKG, ekokardiyogram ve/veya MUGA incelemelerini kapsayan temel kardiyak değerlendirmeye tabi tutulmalıdırlar. Kardiyak fonksiyon, tedavi süresince her 3 ayda bir devamlı olarak izlenmelidir. İzleme kardiyak bozukluk gelişen hastaların tespit edilmesine yardımcı olabilir. Tedaviyi gerçekleştiren doktor tarafından ventriküler fonksiyon değerlendirmesinin sıklığına karar verilirken, uygulanan antrasiklinin kümülatif dozu (mg/m) : dikkatle değerlendirilmelidir. Testlerde kardiyak fonksiyonda bozulma görülürse, bu asemptomatik olsa dahi, geri dönüşümsüz kardiyak hasar oluşması potansiyeline karşı tedaviye devam edilmesi halinde sağlanacak klinik yararlar tedaviyi gerçekleştiren doktor tarafından dikkatlice değerlendirilmelidir. Eğer tedaviye devam edilmesine karar verilirse; kardiyak fonksiyon daha sık izlenmelidir (örn. her 1-2 siklus). Sinir Sistemi Her ne kadar periferal nöropati insidansı yüksek olsa da, ciddi semptomlar nadiren ortaya çıkar. Ciddi vakalarda, daha sonraki tüm kürlerinde dozun % 20 azaltılması önerilir. dehidrate etanol içerir ve bütün hastalarda etanolün merkezi sinir sistemi (MSS) üzerine olası etkileri ve diğer etkileri dikkate alınmalıdır. Çocuklar etanolün etkilerine yetişkinlerden daha duyarlı olabilir (Uyarı ve önlemler için Pediyatrik Kullanım bölümüne bakınız). : Enjeksiyon Yeri Reaksiyonu Ekstravazasyona sekonder reaksiyonlar dahil, enjeksiyon yeri reaksiyonları genellikle hafif olmuş ve eritem, yumuşaklık, deride renk değişmesi ya da enjeksiyon yerinde kabarıklık şeklinde kendini göstermiştir. Bu reaksiyonlar 24-saatlik infüzyonla 3-saatlik infüzyonda olduğundan daha sik gözlenmiştir. Farklı bir yerde farklı bir bölgeye uygulanmasını takiben daha önce ekstravazasyon olan bir yerde deri reaksiyonlarının reküre : etmesi, yani “tekrarı” nadiren rapor edilmiştir. Flebit, selülit, indurasyon, deride eksfolyasyon, nekroz ve fibroz gibi daha ciddi olaylar güvenlilik çalışmasında ender olarak : bildirilmiştir. Bazı vakalarda enjeksiyon yeri reaksiyonları ya uzun süreli bir infüzyon sırasında ortaya çıkmış ya da bir hafta ila on gün geç görülmüştür. Halen ekstravazasyon reaksiyonları için bilinen spesifik bir tedavi yoktur. Ekstravazasyon olasılığı bulunduğundan, ilaç uygulanması sırasında infüzyon yerinin yakından gözlenerek infiltrasyon olasılıklarının kontrol edilmesi önerilir. Karaciğer Yetmezliği Karaciğer yetmezliği olan hastalarda toksisite riski (özellikle III IV. derece : miyelosupresyon) artabilir. 3 ve 24 saatlik inftizyonlar için tavsiye edilen doz ayarlaması “Pozoloji ve uygulama şekli’ bölümiündeki tabloda verilmiştir, Hastalar miyelosupresyon ön bulguları bakımından yakından izlenmelidir. : kronolojik sıralamasından bağımsız şekilde akciğerlerdeki radyoterapiyle kombinasyon halinde, interstisyel pnömoni gelişimine yol açabilir. : KS hastalarında, ciddi mukozit seyrek görülmektedir, Ciddi reaksiyonlar oluşursa, paklitaksel 1 dozu %25 azaltılmalıdır. : Psödomembranöz kolit, eşzamanlı antibiyotik tedavisi uygulanmayan hastalar da dahil olmak : üzere, nadir olarak bildirilmiştir. Paklitaksel tedavisi sırasında veya kısa süre sonra oluşan ciddi veya sürekli diyare vakalarının ayırıcı tanısında bu reaksiyon dikkate alınmalıdır. Pediyatrik Kullanım pediyatrik hastalardaki güvenliliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır. 3 saatlik intravenöz infüzyonla 350 mg/m°’den 420 mg/m’'ye kadar giden dozlarda uygulandığı bir klinik çalışmada MSS toksisitesi raporları (nadiren ölümle bağlantılı) alınmıştır. Çok büyük olasılıkla toksisite kısa bir infüzyon süresinde verilen taşıyıcısındaki etanol komponentinin yüksek dozu ile ilişkilidir. : Antihistaminlerin eşzamanlı kullanımı bu etkiyi yoğunlaştırabilir. Paklitakselin kendisinin direkt bir etkisinin olabileceği de göz ardı edilememekle birlikte, bu çalışmada kullanılan yüksek dozlar (önerilen yetişkin dozunun iki katından daha fazla) bu popülasyondaki güvenliliği değerlendirilirken dikkate alınmalıdır. Geriyatrik Kullanım İleri derecede yumurtalık kanseri, meme kanseri veya NSCLC tedavisinin güvenliğini ve : etkinliğini değerlendiren sekiz klinik çalışmada alan 2228 hasta ve adjuvan meme kanseri çalışmasında alacak şekilde randomize edilen 1570 hasta arasında 649 hasta (%17) 65 yaş veya üzerinde, bunlardan 49'u da (%1) 75 yaş veya üzerindedir. 1 Çalışmaların çoğunda, ciddi miyelosupresyon yaşlı hastalarda daha sık görülürken, bazı çalışmalarda ciddi nöropati yaşlı hastalarda daha yaygın olmuştur. NSCLC ile ilgili iki klinik : çalışmada, ile tedavi edilen yaşlı hastalarda kardiyovasküler olayların görülme sıklığı daha yüksek olmuştur. Etkinlikle ilgili tahminler, yaşlı ve genç hastalarda aynı gibi görünür, ancak çalışmaya katılan yaşlı hastaların sayısının düşük olması nedeniyle : karşılaştırmalı etkinlik kesin olarak belirlenememiştir. Yumurtalık kanserinin tedavisiyle ilgili bir çalışmada, yaşlı hastalar, genç hastalara oranla daha düşük bir ortalama hayatta kalma oranı sergilemiş, ancak diğer etkinlik parametrelerinin hiçbiri genç grubun lehinde olmamıştır. Her mililitrede 401.7 mg alkol içerir. 300 mg/50 ml'lik bir dozu 20 : g alkol içerir (450 ml bira veya 175 ml şaraba eşdeğer). i Bu ilaç alkolik hastalar için zararlı olabilir. Hamile veya emziren kadınlar, çocuklar ve : karaciğer hastalığı ya da epilepsi gibi yüksek risk grubundaki hastalar için dikkate alınmalıdır.; Bu ilacın yardımcı maddelerinden biri olan kastor yağı (%50 polioksietillenmiş kastor yağı), şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Ebetaxel 100 mg/16,6 mL muadilleri
Ebetaxel 100 mg/16,6 mL ile aynı etken maddeyi (paklitaksel) içeren 6 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.