XELTABIN 150 MG 60 FILM KAPLI TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Xeltabin 150 mg ne için kullanılır?
KT 1- XELTABİN® , kanser hücrelerinin büyümesini durduran, “Sitostatik ajanlar” adlı ilaç grubuna aittir.
- XELTABİN® , kendisi sitotoksik (hücreyi öldüren veya fonksiyonlarını durduran) bir ilaç olmayan, kapesitabin maddesini içerir. Bu madde ancak vücut tarafından emildikten sonra tümör hücresinin içinde sitotoksik maddeye dönüşür. (Tümör dokusunun içinde normal dokuda olduğundan daha fazla miktarda bulunur)
- XELTABİN® kalın bağırsak, kalın bağırsağın uç kısmı (rektum), mide veya meme kanserlerinin tedavisinde kullanılır. Ayrıca XELTABİN® kalın bağırsak kanserinin yeniden oluşumunu önlemek amacıyla ameliyatla tümörün tamamen çıkarılmasından sonra doktorunuz tarafından reçete edilebilir.
- XELTABİN® tek başına veya diğer ajanlarla kombinasyon halinde (birlikte) kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKapesitabin ya da yardımcı maddelerin herhangi birisine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Floropirimidin tedavisine karşı ağır ve beklenmeyen reaksiyon öyküsü olan hastalarda veya florourasile karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Diğer floroprimidinler gibi, tam dihidropirimidin dehidrojenaz (DPD) eksikliği olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 30 mL/dk’nın altında) kontrendikedir. Yakın zamanda veya eş zamanlı olarak brivudin ile tedavi gören hastalarda kontrendikedir. Eğer kombinasyon rejimindeki herhangi bir ajana bağlı bir kontrendikasyon mevcutsa, bu ajan kullanılmamalıdır. gebelik ve laktasyonda kontrendikedir. Ağır lökopenisi, nötropenisi veya trombositopenisi olan hastalarda, ağır karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızXELTABİN®'i kullanmadan önce eğer
- Dihidropirimidin dehidrojenaz (DPD) enziminin aktivitesinde kısmi bir eksikliğiniz olduğunu biliyorsanız
- Ailenizde kısmi veya tam dihidropirimidin dehidrojenaz (DPD) enzimi eksikliği olan bir birey varsa
- Karaciğer veya böbrek hastalığınız varsa
- Kalp probleminiz (örneğin düzensiz kalp atışı veya fiziksel eforla ortaya çıkan ve kalbe giden kan akışıyla ilgili sorunlardan kaynaklanan göğüs, çene ve sırt ağrıları) veya göğüs ağrısı gibi başka bir hastalığınız varsa veya önceden olduysa
- Beyin hastalığınız varsa (örneğin beyne yayılan kanser veya sinirlerde zedelenme [nöropati])
- Kalsiyum dengesizliğiniz varsa (kan testlerinde tespit edilmiş)
- Diyabetiniz (şeker hastalığı) varsa
- Mide bulantısı, kusma nedeniyle vücudun susuz ya da besinsiz kalması durumunda
- İshaliniz varsa
- Susuz kaldıysanız
- Kanınızda bulunan iyonlarda (vücut işlevleri için gerekli bazı tuzlar) bir dengesizlik saptandıysa (testlerde görülen elektrolit dengesizlikleri)
- Gözünüzle ilgili geçmişte problemler yaşadıysanız, tedavi sırasında gözünüzün ayrıca izlenmesi gerekebilir.
- Şiddetli bir deri reaksiyonunuz varsa.
DPD eksikliği: DPD eksikliği, belirli ilaçları almadığınız sürece genellikle sağlık sorunlarıyla ilişkili olmayan genetik bir durumdur. DPD eksikliğiniz varsa ve XELTABİN® alıyorsanız, ciddi yan etkiler (Bölüm 4 Olası yan etkiler altında listelenen) yaşama riskiniz artar. Tedaviye başlamadan önce DPD eksikliği için test yaptırmanız önerilir. Eğer enzim aktivitesine sahip değilseniz XELTABİN® almamalısınız. Eğer enzim aktiviteniz azalmışsa (kısmi eksiklik) doktorunuz size azaltılmış bir doz reçete edebilir. DPD eksikliği için test sonuçlarınız negatif ise, yine de ciddi ve hayatı tehdit eden yan etkiler ortaya çıkabilir.
Çocuklar ve ergenler XELTABİN® çocuklarda ve ergenlerde endike değildir. Çocuklara ve ergenlere XELTABİN® vermeyiniz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, XELTABİN®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, XELTABİN®'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- İshal: Eğer günlük normal bağırsak boşaltım sıklığınız ile karşılaştırıldığında bağırsak boşaltımınızdaki artış 4 kat veya daha fazla ise veya gece ishaliniz var ise
- Kusma: Eğer 24 saatlik zaman içinde bir kereden fazla kusarsanız
- Bulantı: Eğer iştahınızda azalma varsa veya her gün yediğiniz yiyecek miktarı normalden daha az ise
- Stomatit: Eğer ağzınızda ve/veya boğazınızda ağrı, kızarıklık, şişlik ve yara varsa
- El ve ayak derisi reaksiyonları: Eğer ellerinizde ve/veya ayaklarınızda ağrı, şişlik ve kızarıklık veya karıncalanma varsa
- Ateş: Eğer vücut sıcaklığınız 38ºC veya üstü ise
- Enfeksiyon: Bakterilerin veya virüslerin veya diğer organizmaların neden olduğu enfeksiyon belirtileriniz varsa
- Göğüs ağrısı: Eğer göğsünüzün merkezinde ağrı hissediyorsanız, özellikle egzersiz sırasında oluşuyorsa
- Steven-Johnson sendromu: Eğer vücudunuzda yayılma ve kabarcıklanma eğilimi gösteren, ağrılı, kırmızı veya mora çalan döküntüler gözlemliyorsanız ve/veya mukoza tabakasında (örn., ağız ve dil) yeni lezyonlar oluşmaya başladıysa, özellikle de daha önce ışığa duyarlılık, solunum sistemi enfeksiyonu (örn., bronşit) ve/veya ateş olduysa.
- DPD Eksikliği: Eğer bilinen bir DPD eksikliğiniz varsa, kapesitabinin neden olabileceği toksisitenin akut ve erken başlangıcına ve şiddetli, hayati tehlike oluşturan veya ölümcül olabilen advers reaksiyonlarına karşı artmış risk altındasınız (örneğin; stomatit, mukozal inflamasyon, ishal, nötropeni ve nörotoksisite).
- Anjiyoödem: özellikle yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda, yutkunmayı ve nefes almayı zorlaştıracak biçimde şişme, ciltte kaşıntı ve döküntüler oluşursa derhal acil tıbbi yardım almanız gerekebilir. Bunlar anjiyoödem belirtileri olabilir.
Eğer erken farkedilirse, bu yan etkiler tedavinin kesilmesinden sonra 2-3 gün içinde düzelecektir.
Eğer yan etkiler devam ederse doktorunuza başvurunuz. Doktorunuz sizi ilaca düşük dozda yeniden başlamaya yönlendirebilir.
Tedavinizin ilk siklusunda ciddi stomatit (ağızda, boğazda ağrı), mukoza iltihabı, ishal, nötropeni (alyuvarlar sayısında azalma, enfeksiyonlara yatkınlığa neden olur) veya nörotoksisite (beyinsinir dokusu üzerine toksik etki) gelişirse bunlar DPD enzim eksikliğinin göstergesi olabilir (bkz.
Bölüm 2. XELTABİN® 'i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler).
El-ayak sendromu denen yan etki en sonunda parmak izinizin kaybolmasına neden olabilir. Bu da ileride kimlik tespitinize etki edebilir.
Yukarıdakilere ek olarak XELTABİN®'in tek başına kullanıldığında çok yaygın (10 hastanın
1'inden fazlasında) görülen yan etkileri:
- Karın ağrısı
- Döküntü, kuru veya kaşıntılı cilt
- Yorgunluk
- İştah kaybı (anoreksi)
Bu yan etkiler şiddetlenebilir, bu yüzden, her zaman bir yan etki görülmeye başladığında, derhal doktorunuzla temasa geçmeniz çok önemlidir. Doktorunuz sizi dozunuzu azaltmaya veya geçici bir süre XELTABİN® 'e ara vermeye yönlendirebilir. Bu, yan etkilerin devam etme ya da şiddetlenme olasılığını azaltır.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin XELTABİN® 'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler şunlardır:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- Beyaz kan hücresi (akyuvar) veya kırmızı kan hücresi (alyuvar) sayısında azalmalar (kan testlerinde görülen)
- Su kaybı (dehidrasyon), kilo kaybı
- Uykusuzluk, depresyon
- Baş ağrısı, sersemlik hali, baş dönmesi, deride anormal his (uyuşma, keçeleşme veya karıncalanma hissi), tat değişiklikleri
- Göz tahrişi, gözyaşı artışı, gözde kızarıklık (konjunktivit)
- Toplardamarlarda iltihaplanma (tromboflebit)
- Nefes darlığı, burun kanamaları, öksürük, burun akıntısı
- Uçuklar veya diğer herpes enfeksiyonları
- Akciğer veya solunum sistemi enfeksiyonları (örneğin zatürre veya bronşit)
- Bağırsak kanaması, kabızlık, üst karın bölgesinde ağrı, hazımsızlık, aşırı bağırsak gazı, ağız kuruluğu
- Deri döküntüsü, saç dökülmesi (alopesi), deride kızarıklık, kuru cilt, kaşıntı (pruritus), deride renk bozulması, deri kaybı, deri iltihabı, tırnak bozukluğu
- Eklemlerde veya vücut uzuvlarında (kollarda, bacaklarda), göğüs veya sırtta ağrı
- Ateş, vücut uzuvlarında şişme, hasta hissetme
- Karaciğer fonksiyonlarında problemler (kan testlerinde görülen) ve kan bilirubin (karaciğerden salgılanır) seviyelerinde artış
- Yaygın olmayan
- Kan enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, deride enfeksiyon, burun ve boğaz iltihabı, mantar enfeksiyonları (ağızda görülenler dahil), grip, sindirim sistemi iltihabı (gastroenterit), diş apsesi
- Deri altında şişkinlik (lipoma)
- Trombositler (pıhtılaşmadan sorumlu kan hücreleri) de dahil olmak üzere kan hücrelerinin sayısında azalma, kanda incelme (pıhtılaşma azalması) (kan testlerinde görülen)
- Alerji
- Şeker hastalığı (diyabet), kan potasyum (vücut işlevi için gerekli bir tuz) seviyelerinde azalma, beslenme yetersizliği, kan trigliserit (bir yağ) düzeylerinde artış
- Zihin bulanıklığı durumu, panik ataklar, depresif ruh hali, cinsel istek azalması
- Konuşmada güçlük, hafıza kaybı, hareket koordinasyon (eşgüdüm) kaybı, denge bozukluğu, bayılma, sinir hasarı (nöropati) ve duyumsama problemleri
- Bulanık veya çift görme
- Baş dönmesi (vertigo), kulak ağrısı
- Düzensiz kalp atışı ve çarpıntılar (ritim bozuklukları), göğüs ağrısı ve kalp krizi (enfarktüs)
- Derin toplardamarlarda kan pıhtıları, yüksek veya düşük kan basıncı, ateş basmaları, kol, bacak gibi vücut uzantılarında soğukluk, ciltte morluklar
- Akciğer toplardamarlarında kan pıhtıları (pulmoner emboli), akciğer sönmesi, öksürürken kan gelmesi, astım, efor sırasında nefes darlığı
- Bağırsak tıkanması, karında sıvı toplanması, ince veya kalın bağırsakta, midede veya yemek borusunda iltihaplanma, karnın alt bölgesinde ağrı, karında rahatsızlık hissi, göğüste ağrılı yanma hissi (yemeklerin mideden geri dönmesi), dışkıda kan
- Sarılık (deride ve gözlerde sararma)
- Deri ülseri ve su toplaması, derinin gün ışığına reaksiyon vermesi, avuç içlerinde kızarma, yüzde şişme veya ağrı
- Eklemlerde şişme veya tutukluk, kemik ağrısı, kaslarda zayıflık veya katılık
- Böbreklerde sıvı birikmesi, gece idrara çıkma sıklığında artış, idrar tutamama, idrarda kan görülmesi, kan kreatinin (vücutta protein yıkımının bir ürünü) seviyelerinde artış (böbrek fonksiyon bozukluğu işareti)
- Vajinada olağan dışı kanama
- Şişme (ödem), ürperti ve kasılmalar
- Seyrek
- Anjiyoödem (yüzde, dudakta, dilde veya boğazda şişme, kaşıntı ve döküntüler) Bu yan etkilerin bazıları kapesitabin kanser tedavisinde diğer ilaçlar ile kullanıldığında daha yaygın görülür. Bu uygulamada görülen diğer yan etkiler şunlardır:
- Yaygın
- Kanda sodyum, magnezyum veya kalsiyum seviyelerinde azalma, kan şekerinde artış
- Sinir ağrısı
- Kulaklarda çınlama veya uğultu (tinnitus), işitme kaybı
- Toplardamar iltihaplanması
- Hıçkırık, seste değişme
- Ağızda ağrı veya his değişikliği/anormal his, çene ağrısı
- Terleme, gece terlemeleri
- Kas spazmı
- İdrar yapmada güçlük, idrarda kan veya protein
- Enjeksiyon bölgesinde (aynı zamanda enjeksiyonla verilen ilaçların da neden olduğu) yaralanma veya reaksiyon
- Seyrek
- Gözyaşı kanalında daralma veya tıkanma (lakrimal kanal stenozu)
- Karaciğer yetmezliği
- Safra salgılanmasında fonksiyon bozukluğuna veya tıkanmaya yol açan iltihaplanma (kolestatik hepatit)
- Elektrokardiyogramda spesifik (tipik, özgül) değişimler (QT uzaması)
- Belli aritmi (kalp ritim bozukluğu) tipleri (ventriküler fibrilasyon, torsade de pointes ve bradikardi dahil)
- Göz ağrısına ve muhtemel görüş yeteneği problemlerine yol açan göz iltihaplanması
- Bir bağışıklık sistemi hastalığına bağlı, kırmızı, pul pul deri alanlarına neden olan deri iltihaplanması
- Deri döküntüsü, ağız, burun, genital bölge, eller, ayaklar ve gözde (kırmızı ve şiş gözler) ülser ve kabarma gibi ciddi deri reaksiyonları.
Çok seyrek
- Stevens-Johnson sendromu (özellikle ağız, burun, gözler ve cinsel organlarda oluşan içi sıvı dolu kabarcıklı yaygın alanda döküntü ve derinin soyulması ile seyreden bir hastalık)
- Toksik epidermal nekroliz (genellikle ilaçlara karşı gelişen, akut seyirli, deri ve mukozaları tutan ve şiddetli döküntü ile seyreden bir hastalık)
- Toksik lökoensefalopati (lökotoksik ajanlara maruz kalmanın neden olduğu serebral beyaz cevher bozukluğu)
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya olabileceğinizi düşünüyorsanız XELTABİN® kullanmamalısınız.
Hamile kalma potansiyeli olan bir kadınsanız, XELTABİN® ile tedavi boyunca ve son dozdan sonraki 6 aya kadar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız.
Eğer erkek bir hastaysanız ve çocuk doğurma potansiyeline sahip bir eşiniz varsa, XELTABİN® ile tedavi boyunca ve son dozdan sonraki 3 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız XELTABİN® kullanmamalısınız. XELTABİN® 'in son dozundan iki hafta sonrasına kadar emzirmeyiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün yardımcı madde olarak anhidröz (susuz) laktoz (süt şekeri) içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız, duyarlılığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün her dozunda tablette 1 mmol'den (23 mg) az sodyum ihtiva eder, yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Xeltabin 150 mg muadilleri
Xeltabin 150 mg ile aynı etken maddeyi (kapesitabin) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMeme kanseri lokal olarak ilerlemiş ya da metastatik meme kanseri olan hastaların tedavisinde, antrasiklin içeren sitotoksik tedavinin başarısız olmasından sonra ya da antrasiklin kullanımının kontrendike olduğu durumlarda taksanlar (dosetaksel) ile kombine olarak; taksan ve antrasiklin tedavisi almış hastalarda ise monoterapi olarak endikedir. Kolon, kolorektal kanser Erken evre opere edilmiş evre III (Dukes’ Evre C) lenf nodu metastazı bulunan kolon kanserli hastaların adjuvan tedavisinde endikedir. Metastatik kolorektal kanserli hastaların tedavisinde endikedir. Mide kanseri İlerlemiş mide kanserinin tedavisinde, platin-bazlı bir rejimle kombine olarak ilk seçenek olarak endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKapesitabin ya da yardımcı maddelerin herhangi birisine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Floropirimidin tedavisine karşı ağır ve beklenmeyen reaksiyon öyküsü olan hastalarda veya florourasile karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Diğer floroprimidinler gibi, tam dihidropirimidin dehidrojenaz (DPD) eksikliği olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 30 mL/dk’nın altında) kontrendikedir. Yakın zamanda veya eş zamanlı olarak brivudin ile tedavi gören hastalarda kontrendikedir. Eğer kombinasyon rejimindeki herhangi bir ajana bağlı bir kontrendikasyon mevcutsa, bu ajan kullanılmamalıdır. gebelik ve laktasyonda kontrendikedir. Ağır lökopenisi, nötropenisi veya trombositopenisi olan hastalarda, ağır karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriDoz kısıtlayıcı toksisiteler: Doz kısıtlayıcı toksisiteler diyare, karın ağrısı, mide bulantısı, stomatit ve el-ayak sendromunu (el-ayak deri reaksiyonları, palmar-plantar eritrodisestezi) içerir. Advers reaksiyonların çoğu geri dönüşlüdür ve dozların kesilmesi veya azaltılması gerekse bile, tedavinin kalıcı olarak kesilmesini gerektirmez. Diyare: Şiddetli diyare hastaları dikkatle izlenmeli ve su kaybetmeleri halinde sıvı ve elektrolit replasmanı yapılmalıdır. Standart diyare önleyici tedaviler (örn., loperamid) kullanılabilir. Kanada Ulusal Kanser Enstitüsü Klinik Çalışma Grubu (NCIC-CTC) tarafından 2. derece diyare, dışkılama sıklığının 4-6/gün olması veya gece dışkılaması, 3. derece diyare, dışkılama sıklığının 7-9/gün olması veya gece dışkılaması veya dışkının tutulamaması ve malabsorbsiyon olarak tanımlanmaktadır. 4. derece diyare, günlük dışkılama sayısının ≥ 10 olması veya belirgin kanlı diyare görülmesi veya parenteral destek ihtiyacı duyulmasıdır. Doz gerektiği biçimde azaltılmalıdır. Dehidratasyon: Dehidratasyon başladığı anda önlenmeli ya da düzeltilmelidir. Anoreksi, asteni, bulantı, kusma ya da diyaresi olan hastalar hızla dehidrate olabilirler. Özellikle daha önce böbrek fonksiyonlarında bozulma olan hastalarda ya da nefrotoksik ilaçlar ile eş zamanlı verildiği durumlarda, dehidratasyon akut böbrek yetmezliğine neden olabilir. 2. derece (ya da daha yüksek) dehidratasyon ortaya çıktığında, tedavisine derhal ara verilmeli ve dehidratasyon düzeltilmelidir. Hasta rehidrate edilinceye ve dehidratasyona zemin hazırlayan neden düzeltilinceye ya da kontrol altına alınıncaya değin, tedaviye yeniden başlanmamalıdır. Uygulanan doz modifikasyonları tetikleyici advers olaylar için gerekli olduğu şekilde uygulanmalıdır. El-ayak sendromu: El-ayak sendromu (el-ayak deri reaksiyonu veya palmar-plantar eritrodizestezi veya kemoterapiye bağlı akral eritem olarak da bilinir): 1. derece el ve ayak sendromu, el ve/veya ayaklarda uyuşmalar, dezestezi/parestezi, karıncalanma, ağrısız şişlikler ya da eritem ve/veya bu organlarda hastanın normal aktivitelerini bozmayan bir rahatsızlık hissidir. 2. derece el ve ayak sendromu, el ve/veya ayaklarda ağrılı eritem ve şişlikler ve/veya hastanın günlük yaşam aktivitelerini etkileyen bir rahatsızlık hissidir. 3. derece el ve ayak sendromu, el ve/veya ayaklarda nemli deri soyulması, ülserasyon, bül oluşumu ve şiddetli ağrı ve/veya hastanın çalışamamasına veya günlük yaşam aktivitelerini yerine getirememesine yol açan şiddetli bir rahatsızlık hissidir. Kalıcı veya şiddetli (2. derece ve üzeri) el-ayak sendromu, en sonunda hastanın parmak izinin kaybolmasına neden olarak kimliğini etkileyebilir. 2 ya da 3. derece el ve ayak sendromu ortaya çıkarsa, bu durum iyileşinceye ya da 1. dereceye gerileyinceye kadar, tedavisine ara verilmelidir. 3. derece el ve ayak sendromu sonrasında, müteakip dozları azaltılmalıdır. ve sisplatin kombine olarak kullanıldığında, sisplatinin etkililiğini azalttığı yönünde yayınlanan raporlar doğrultusunda, el ve ayak sendromunun semptomatik veya sekonder profilaktik tedavisinde B6 vitaminin (piridoksin) kullanımı tavsiye edilmez. Dekspantenolün kapesitabin ile tedavi edilen hastalarda el-ayak sendromu profilaksisi için etkili olduğuna dair bazı kanıtlar mevcuttur. Kardiyotoksisite, miyokard enfarktüsü, anjina, ritim bozuklukları, kardiyojenik şok, ani ölüm ve elektrokardiyografik değişiklikler (çok nadir QT uzaması vakaları dahil) dahil olmak üzere floropirimidin tedavisi ile ilişkilendirilmiştir. Bu advers reaksiyonlar, önceden koroner arter hastalığı öyküsü olan hastalarda daha yaygın olabilir. Kapesitabin alan hastalarda kardiyak aritmiler (ventriküler fibrilasyon, torsades de pointes ve bradikardi dahil), anjina pektoris, miyokard enfarktüsü, kalp yetmezliği ve kardiyomiyopati bildirilmiştir. Önemli kalp hastalığı, aritmi ve anjina pektoris öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hipo veya hiperkalsemi: Kapesitabin tedavisi sırasında hipo veya hiperkalsemi bildirilmiştir. Önceden hipo veya hiperkalsemisi olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Santral veya periferik sinir sistemi hastalıkları: Santral veya periferik sinir sistemi hastalığı (örn. beyin metastazı, nöropati) olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Diabetes mellitus veya elektrolit dengesizliği: tedavisi sırasında kötüleşebileceğinden dolayı diabetes mellitusu veya elektrolit dengesizliği olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Kumarin-türevi antikoagülanlar Tek doz varfarin uygulaması ile yapılan bir etkileşim çalışmasında, S-varfarinin ortalama EAA değerinde belirgin bir artış (% 57) meydana gelmiştir. Bu sonuçlar, sitokrom P450 2C9 izoenzim sisteminin kapesitabin tarafından inhibisyonuna bağlı bir etkileşimin varlığını düşündürmektedir. ile eş zamanlı olarak oral kumarin türevi antikoagülan tedavisi alan hastaların antikoagülan yanıtları (INR veya protrombin zamanı) yakından izlenmeli ve antikoagülan dozu bu doğrultuda ayarlanmalıdır. Brivudin, kapesitabin ile eş zamanlı uygulanmamalıdır. Bu ilaç etkileşimini takiben ölümcül vakalar bildirilmiştir. Brivudin tedavisinin bitişi ile kapesitabin tedavisinin başlangıcı arasında en az 4 haftalık bir bekleme süresi olmalıdır. Brivudin tedavisine son kapesitabin dozundan 24 saat sonra başlanabilir. Kapesitabin ile tedavi edilen hastalara kazara brivudin uygulanması durumunda, kapesitabinin toksisitesini azaltmak için etkili önlemler alınmalıdır. Derhal hastaneye yatış önerilmektedir. Sistemik enfeksiyonları ve dehidratasyonu önlemek için tüm önlemler başlatılmalıdır. Karaciğer yetmezliği: Karaciğer yetmezliği olan hastalarda etkililik ve güvenlilik verilerinin olmamasından dolayı, metastaz bulunup bulunmamasından bağımsız olarak düşük veya orta derecede karaciğer bozukluğu olan hastalarda kullanımı dikkatle izlenmelidir. Bilirubinde tedaviyle ilgili >3,0 x normal üst sınırda artış veya karaciğer aminotransferazında (ALT, AST) tedaviyle ilgili >2,5 x normal üst sınırda artış olursa uygulamasına ara verilmelidir. Bilirubin ≤3,0 x normal üst sınır düzeyine veya karaciğer aminotransferazı ≤2,5 x normal üst sınır düzeyine düşerse tedaviye kaldığı yerden devam edilebilir. Böbrek yetmezliği: Orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi 30-50 mL/dk), 3. veya 4. derece advers reaksiyonların insidansı genel popülasyona kıyasla artmıştır. Dihidropirimidin dehidrojenaz (DPD) eksikliği DPD aktivitesi, 5-fluorourasil katabolizmasında hız sınırlayıcıdır. Bu nedenle DPD eksikliği olan hastalar, örneğin stomatit, diyare, mukozal inflamasyon, nötropeni ve nörotoksisite dahil olmak üzere floroprimidinlere bağlı toksisite riski altındadır. DPD eksikliğine bağlı toksisite genellikle tedavinin ilk siklusu sırasında veya doz artışından sonra ortaya çıkar. Tam DPD eksikliği Tam DPD eksikliği nadir görülür (Beyaz ırkların %0,01-0,5’i). Tam DPD eksikliği olan hastalar, yaşamı tehdit eden veya ölümcül toksisite için yüksek risk altındadır ve ile tedavi edilmemelidir. Kısmi DPD eksikliği Kısmi DPD eksikliğinin Beyaz ırk nüfusunun %3-9’unu etkilediği tahmin edilmektedir. Kısmi DPD eksikliği olan hastalar, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden ciddi bir toksisite riski altındadır. Bu toksisiteyi sınırlamak için azaltılmış bir başlangıç dozu düşünülmelidir. DPD eksikliği, doz azaltılması için diğer rutin önlemlerle birlikte dikkate alınması gereken bir parametre olarak düşünülmelidir. Başlangıç dozunun azaltılması tedavinin etkinliğini etkileyebilir. Ciddi toksisite olmaması durumunda, dikkatli izleme ile sonraki dozlar arttırılabilir. DPD eksikliği testi Optimum tedavi öncesi test metodolojilerine ilişkin belirsizliklere rağmen ile tedaviye başlamadan önce fenotip ve/veya genotip testi yapılması önerilir. Uygulanabilir klinik kılavuzlar dikkate alınmalıdır. Böbrek fonksiyon bozukluğu, orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda DPD eksikliğinin yanlış teşhisine yol açabilecek şekilde kandaki urasil düzeylerinin yükselmesine neden olabilir. Kapesitabin, şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir. DPD eksikliğinin genotipik karakterizasyonu DPYD geninin nadir mutasyonları için tedavi öncesi testler, DPD eksikliği olan hastaları belirleyebilir. Dört DPD varyantı c.1905+1G>A, c.1679T>G, c.2846A>T ve c.1236G>A/HapB3 DPD enzimatik aktivitesinin tamamen yokluğuna veya azalmasına neden olabilir. Diğer nadir varyantlar da ciddi veya yaşamı tehdit eden toksisite riskinin artmasıyla ilişkili olabilir. DPYD gen lokusundaki belirli homozigot ve bileşik heterozigot mutasyonların (örneğin c.1905+1G>A veya c.1679T>G’nin en az bir alleli ile dört varyantın kombinasyonları), DPD enzimatik aktivitesinin tamamen veya tamamına yakınının yokluğuna neden olduğu bilinmektedir. Belirli heterozigot DPYD varyantları (c.1905+1G>A, c.1679T>G, c.2846A>T ve c.1236G>A/HapB3 varyantları dahil) olan hastalarda, floropirimidinlerle tedavi şiddetli toksisite riskinde artışa neden olur. Beyaz ırktan hastalarda DPYD genindeki heterozigot c.1905+1G>A genotipinin sıklığı yaklaşık %1, c.2846A>T için %1,1, c.1236G>A/HapB3 varyantları için %2,6-6,3 ve c.1679T>G için %0,07 ile %0,1’dir. Beyaz ırk dışındaki diğer popülasyonlarda dört DPYD varyantının (c.1905+1G>A, c.1679T>G, c.2846A>T ve c.1236G>A/HapB3) sıklığına ilişkin veriler sınırlıdır. Şu anda dört DPYD varyantının Afrika (-Amerika) veya Asya kökenli popülasyonlarda neredeyse hiç olmadığı kabul edilmektedir. DPD eksikliğinin fenotipik karakterizasyonu DPD eksikliğinin fenotipik karakterizasyonu için plazmada endojen DPD substratı urasilin (U) tedavi öncesi kan düzeylerinin ölçülmesi önerilir. Tedavi öncesi yüksek urasil konsantrasyonu, artan toksisite riski ile ilişkilidir. Tam ve kısmi DPD eksikliğini tanımlayan urasil eşikleri üzerindeki belirsizliklere rağmen kan urasil seviyesi ≥ 16 ng/ml ve <150 ng/ml, kısmi DPD eksikliğinin göstergesi olarak kabul edilmeli ve floroprimidin toksisitesi için artan risk ile ilişkilendirilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En yaygın bildirilen ve/veya klinik açıdan önemli tedaviyle ilişkili advers ilaç reaksiyonları (AİR’ler); gastrointestinal hastalıklar (özellikle diyare, bulantı, kusma, karın ağrısı, stomatit), elayak sendromu (palmar-plantar eritrodisestezi), yorgunluk, asteni, anoreksi, kardiyotoksisite, daha önce kısıtlı böbrek fonksiyonu olanlarda böbrek fonksiyon bozukluğunda artış ve tromboz/emboli olmuştur. Advers reaksiyonların tablo şeklinde özeti Araştırmacı tarafından kapesitabin uygulaması ile muhtemelen, olası veya uzaktan ilişkili kabul edilen AİR’ler, tek ajan olarak verilen kapesitabin için Tablo 4’te ve çok sayıda endikasyonda farklı kemoterapi rejimleriyle kombinasyon halinde verilen kapesitabin için Tablo 5’te sunulmaktadır. Her sıklık grubunda, AİR’ler azalan önem sırasında sunulmaktadır. Kapesitabin Monoterapisi: Tablo 4’te; 1900’den fazla hastayı içeren üç önemli çalışmadan (çalışma M66001, SO14695 ve SO14796) elde edilen güvenlilik verilerinin toplu bir analizine dayalı olarak, kapesitabin monoterapisi kullanımı ile ilişkili AİR’ler listelenmektedir. AİR’ler, toplu analizden elde edilen genel insidansa göre uygunluk sıklık grubuna eklenmiştir. Tablo 4: Kapesitabin monoterapisi ile tedavi edilen hastalarda bildirilen ilişkili AİR’lerin özeti Vücut Sistemi Çok Yaygın Tüm dereceler Yaygın Tüm dereceler Yaygın Olmayan Şiddetli ve/veya Yaşamı tehdit eden (derece 3-4) veya tıbbi olarak önemli kabul edilenler Seyrek/Çok Seyrek (Pazarlama Sonrası Deneyim) Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Herpes virüsü enfeksiyonu, Nazofarenjit, Alt solunum yolu enfeksiyonu Sepsis, İdrar yolu enfeksiyonu, Selülit, Tonsillit, Farenjit, Oral kandidiyaz, Grip, Gastroenterit, Mantar enfeksiyonu, Enfeksiyon, Diş apseleri Benign, malign ve belirlenememiş neoplazm Lipom Kan ve lenf sistemi hastalıkları Nötropeni, Anemi Febril nötropeni, Pansitopeni, Granülositopeni, Trombositopeni, Lökopeni, Hemolitik anemi, Uluslararası Normalize Oranda (INR) artış/Protrombin zamanı uzaması Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Anjiyoödem (seyrek) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Anoreksi Dehidrasyon, Kilo kaybı Diyabet, Hipokalemi, İştah bozukluğu, Malnütrisyon, Hipertrigliseridemi Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk, Depresyon Konfüzyonel durum, Panik atak, Depresyon hali, Libido azalması Sinir sistemi Baş ağrısı, Letarji, Afazi, Bellek Toksik hastalıkları Baş dönmesi, Parestezi, Tat alma duyusunda değişiklik bozukluğu, Ataksi, Senkop, Denge bozukluğu, Duyusal bozukluk, Periferik nöropati lökoensefalopati (çok seyrek) Göz hastalıkları Lakrimasyonda artış, Konjunktivit, Göz iritasyonu Görme keskinliğinde azalma, Çift görme Gözyaşı kanalı darlığı (seyrek), kornea hastalıkları (seyrek), keratit (seyrek), benekli keratit (seyrek) Kulak ve iç kulak hastalıkları Vertigo, Kulak ağrısı Kalp hastalıkları Kararsız anjina, Anjina pektoris, Miyokard iskemisi/enfarktüs, Atriyal fibrilasyon, Aritmi, Taşikardi, Sinüs taşikardisi, Çarpıntılar Ventriküler fibrilasyon (seyrek), QT uzaması (seyrek), Torsade de pointes (seyrek), Bradikardi (seyrek), Vazospazm (seyrek) Vasküler hastalıklar Tromboflebit Derin ven trombozu, Hipertansiyon, Peteşi, Hipotansiyon, Sıcak basması, Periferik soğukluk Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Dispne, Epistaksis, Öksürük, Rinore Pulmoner emboli, Pnömotoraks, Hemoptiz, Astım, Efor dispnesi Gastrointestinal hastalıklar İshal, Kusma, Bulantı, Stomatit, Karın ağrısı Gastrointestinal kanama, Kabızlık, Üst karın ağrısı, Dispepsi, Gaz, Ağız kuruluğu Bağırsak tıkanıklığı, Assit, Enterit, Gastrit, Disfaji, Alt karın ağrısı, Özofajit, Karında rahatsızlık, Gastroözofageal reflü hastalığı, Kolit, Dışkıda kan Hepato-biliyer hastalıklar Hiperbilirubinemi, Karaciğer fonksiyon testi anormallikleri Sarılık Karaciğer yetmezliği (seyrek), Kolestatik hepatit (seyrek) Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Palmarplantar eritrodisestezi sendromu* Döküntü, Alopesi, Eritem, Deride kuruluk, Kaşıntı, Deride aşırı pigmentasyon, Maküler döküntü, Deri deskuamasyonu, Dermatit, Pigmentasyon hastalığı, Tırnak bozukluğu Bül, Deri ülseri, Döküntü, Ürtiker, Işığa duyarlılık reaksiyonu, Palmar eritem, Yüzde şişme, Purpura, Radyasyon recall sendromu Deride lupus eritematozus (seyrek), Stevens-Johnson Sendromu ve Toksik Epidermal Nekroliz (çok seyrek) gibi ciddi deri reaksiyonları Kas iskelet ve bağ doku hastalıkları Ekstremitede ağrı, Sırt ağrısı, Artralji Eklemlerde şişme, Kemik ağrısı, Yüz ağrısı, Kas iskelet sertliği, Kas zayıflığı Böbrek ve idrar hastalıkları Hidronefroz, İdrar kaçırma, Hematüri, Noktüri, Kan kreatinin düzeyinde artış Üreme sistemi ve meme hastalıkları Vajinal kanama Genel hastalıklar ve uygulama bölgesi rahatsızlıkları Yorgunluk, Asteni Pireksi, Periferik ödem, Halsizlik/Kırıklık, Göğüs ağrısı Ödem, Üşüme, Grip benzeri hastalık, Rigor, Vücut sıcaklığında artış *: Pazarlama sonrası deneyime göre, kalıcı veya şiddetli palmar-plantar eritrodisaestezi sendromu sonunda parmak izi kaybına neden olabilir. Kombinasyon tedavisinde kapesitabin: Tablo 5’te; 3000’den fazla hastadan elde edilen güvenlilik verilerine dayalı olarak, kapesitabinin çok sayıda endikasyonda farklı kemoterapi rejimleri ile kombinasyon halinde kullanılmasıyla ilişkili AİR’ler listelenmektedir. AİR’ler, majör klinik çalışmalardan herhangi birinde görülen en yüksek insidansa göre uygun sıklık grubuna (Çok yaygın veya Yaygın) eklenmiştir ve yalnızca, kapesitabin monoterapisinde görülenlere ek olarak meydana gelmeleri veya kapesitabin monoterapisine kıyasla daha yüksek sıklık grubunda görülmeleri durumunda eklenmiştir. Kombinasyon tedavisinde kapesitabin için bildirilen yaygın olmayan AİR’ler, kapesitabin monoterapisi için bildirilen veya kombinasyon ajanıyla monoterapi için bildirilen AİR’lerle tutarlıdır (literatürde ve/veya ilgili kısa ürün bilgilerinde). AİR’lerden bazıları, kombinasyon ajanıyla yaygın görülen reaksiyonlardır (örn. dosetaksel veya oksaliplatin ile periferik duyusal nöropati, bevasizumab ile görülen hipertansiyon); kapesitabin tedavisiyle bir alevlenme olduğu da göz ardı edilemez. Tablo 5: Kombinasyon tedavisinde kapesitabin ile tedavi edilen hastalarda bildirilen, kapesitabin monoterapisiyle görülenlere ek olarak veya kapesitabin monoterapisine kıyasla daha yüksek sıklık grubunda görülen ilişkili AİR’lerin özeti Vücut Sistemi Çok Yaygın Tüm dereceler Yaygın Tüm dereceler Seyrek/Çok Seyrek (Pazarlama Sonrası Deneyim) Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Herpes zoster, İdrar yolu enfeksiyonu, Oral kandidiyaz, Üst solunum yolu enfeksiyonu, Rinit, Grip, +Enfeksiyon, Oral herpes Kan ve lenf sistemi hastalıkları +Nötropeni, +Lökopeni, +Anemi, +Nötropenik ateş, Trombositopeni Kemik iliği depresyonu, +Febril Nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştah azalması Hipokalemi, Hiponatremi, Hipomagnezemi, Hipokalsemi, Hiperglisemi Psikiyatrik hastalıklar Uyku bozukluğu, Anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Parestezi ve disestezi, Periferik nöropati, Periferik duyusal nöropati, Tat alma duyusunda değişiklik, Baş ağrısı Nörotoksisite, Tremor, Nevralji, Aşırı duyarlılık reaksiyonu, Hipoestezi Göz hastalıkları Lakrimasyonda artış Görme bozuklukları, Göz kuruluğu, Göz ağrısı, Görme kaybı, Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Kulak çınlaması, Hipoakuzi Kalp hastalıkları Atriyal fibrilasyon, Kardiyak iskemi/infarktüs Vasküler hastalıklar Alt ekstremitede ödem, Hipertansiyon, +Emboli ve tromboz Kızarma, Hipotansiyon, Hipertansif kriz, Sıcak basması, Flebit Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Boğaz ağrısı, Farenks disestezisi Hıçkırık, Farengolarengeal ağrı, Ses kısıklığı Gastrointestinal Kabızlık, Dispepsi Üst gastrointestinal hastalıklar kanama, Ağız ülserleri, Gastrit, Karında şişkinlik, Gastroözofageal reflü hastalığı, Oral ağrı, Disfaji, Rektal kanama, Alt karın ağrısı, Oral disestezi, Oral parestezi, Oral hipoestezi, Karında rahatsızlık Hepato-biliyer hastalıklar Anormal karaciğer fonksiyonu Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Alopesi, Tırnak bozukluğu Hiperhidroz, Eritematöz döküntü, Ürtiker, Gece terlemeleri Kas iskelet ve bağ doku hastalıkları Miyalji, Artralji, Ekstremitede ağrı Çene ağrısı, Kas spazmları, Çene kilitlenmesi, Kas zayıflığı Böbrek ve idrar hastalıkları Hematüri, Proteinüri, Renal kreatinin klerensinde azalma, Dizüri Dehidrasyona bağlı akut böbrek yetmezliği (seyrek) Genel hastalıklar ve uygulama bölgesi rahatsızlıkları Pireksi, Güçsüzlük, +Letarji, Sıcaklık intoleransı Mukozal inflamasyon, Bacak ağrısı, Ağrı, Üşüme, Göğüs ağrısı, Grip benzeri hastalık, +Ateş, İnfüzyonla ilişkili reaksiyon, Enjeksiyon bölgesi reaksiyonu, İnfüzyon bölgesinde ağrı, Enjeksiyon bölgesinde ağrı Yaralanma, zehirlenme ve prosedürle ilişkili komplikasyonlar Kontüzyon + Her terim için, sıklık sayımında, tüm derecelerden AİR’ler temel alınmıştır. “+” ile işaretlenen terimler için sıklık sayımında derece 3-4 AİR’ler temel alınmıştır. AİR’ler, majör kombinasyon çalışmalarının herhangi birinde görülen en yüksek insidansa göre eklenmiştir. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı El ve ayak sendromu (EAS) : Kapesitabin monoterapisi çalışmalarında (kolon kanserinde adjuvan tedaviyi, metastatik kolorektal kanser tedavisini ve meme kanseri tedavisini içerir) 3 haftada bir, 1. ila 14. günlerde günde iki kez 1250 mg/m2’lik kapesitabin dozu için tüm derecelerden EAS %53 ila % 60 sıklığında gözlenmiş ve bu sıklık, metastatik meme kanserinin tedavisi için kapesitabin/dosetaksel kolunda % 63 olmuştur. Kapesitabin kombinasyon tedavisinde, 3 haftada bir 1. ila 14. günlerde günde iki kez 1000 mg/m2 kapesitabin dozu için tüm derecelerden EAS % 22 ila % 30 sıklığında gözlenmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.