WİNRHO SDF 1500 IU (300 MCG)/1,3 ML IV/IM ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Winrho Sdf 1500 IU/300 mcg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonGebelik ve gebelikle ilgili diğer koşullar SDF, daha önce Rho (D) faktörüne karşı duyarlılaşmamış Rho (D) negatif annelerde Rh immünizasyonunun önlenmesi için endikedir. SDF, Rh antikorları geliştirme riski taşıyan Rho (D) negatif kadınların Rh immünizasyonunun önlenmesi için önerilmektedir. Rho (D) immünoglobulin (İnsan), Rho (D) pozitif fetüs taşıyan ve daha önceden duyarlı olmayan Rho (D) negatif annede, Rh antikorlarının gelişmesini önler, böylece fetüste veya yenidoğanda hemolitik hastalık oluşumunu önler. Yukarıdaki koşulları sağlayan kadınlara SDF uygulaması, çocuğun babası Rho (D) pozitif ise veya bilinmiyorsa, yaklaşık 28 haftalık gebelikte yapılmalıdır. SDF, bebek Rho (D) pozitif veya bilinmiyorsa doğumdan sonraki 72 saat içinde uygulanmalıdır. SDF uygulaması, ayrıca aynı kadınlarda, fetüsün veya babanın kan tipinin Rho (D) negatif olduğu doğrulanmadığı sürece, spontan veya uyarılmış abortus, amniyosentez, koryon villus örneklemesi, rüptüre tubal gebelik, karın travması veya transplasental kanamadan sonra 72 saat içinde uygulanması önerilir. Düşük tehdidi nedeniyle anne kanaması durumunda mümkün olan en kısa sürede uygulanmalıdır. Kan transfüzyonu SDF’nin çocuk sahibi olunabilecek yaşlarda iken, Rho (D) pozitif kırmızı kan hücreleri veya Rho (D) pozitif kırmızı kan hücreleri içeren kan bileşenleri ile transfekte edilmesi durumunda, Rho (D) negatif kız çocuklarda ve kadın yetişkinlerde, alloimmunizasyonu önlemek için önerilir. Transfüzyon yapılan Rho (D) pozitif kan, toplam dolaşımdaki kırmızı hücrelerin %20'sinden daha azını temsil ediyorsa, tedavi ancak bundan sonra yapılmalıdır (değişim öncesi transfüzyon olmadan). İmmün Trombositopenik purpura (ITP) SDF splenektomi yapılmamış olan Rho D (+)] hastalarda aşırı kanamayı önlemek için trombosit sayısında bir artış gerektiren, kronik veya akut ITP’li çocukların, kronik ITP’li yetişkinlerin ve HIV enfeksiyonu izleyen ITP hastası yetişkin veya çocukların tedavisinde endikedir. SDF güvenliği ve etkinliği, trombositopeninin ITP dışı nedenleri olan hastalarda veya daha önce splenektomi yapılmış hastalar için klinik çalışmalarda değerlendirilmemiştir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarRh immünizasyonunun profilaksisinde: SDF aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır: Bebekler dahil olmak üzere Rho (D) pozitif hastalara Özellikle standart Rh antikor tarama testleri ile kanıtlanmış, Rh immünizasyonu olan Rh (D) negatif kadınlara İnsan immünoglobulinlerine karşı, anaflaktik ya da ciddi sistemik reaksiyon geçmişi olan hastalarda, lg A yetersizliği olan hastalarda, IgA'ya karşı antikorları veya IgA aşırı duyarlılık öyküsü olanlarda, Bu ilaca ya da formülasyonundaki ya da ambalajındaki bileşenlerden herhangi birine aşırı duyarlı olan kişilerde. İmmün Trombositopenik Purpura (ITP) tedavisinde: SDF aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır: Rho (D) negatif kişilerde, Splenektomi yapılmış kişilerde, Lösemi, Lenfoma ya da EBV veya HCV gibi aktif viral enfeksiyonlar dahil diğer koşullara sekonder ITP olan hastalarda, Akut hemolitik reaksiyon’a (AHR) ait komplikasyonlara zemin hazırlayan, altta yatan kardiyak, renal ya da hepatik ilave hastalıklara sahip yaşlılarda, Otoimmün hemolitik anemi (Evan’s sendromu), ya da antifosfolipit antikor sendrom kanıtı olan hastalarda. Bu ilaca veya diğer insan bağışıklık globulinlerine anafilaktik veya diğer ciddi sistemik reaksiyon öyküsü olan hastalar, lg A yetersizliği olan hastalarda, IgA'ya karşı antikorları veya IgA aşırı duyarlılık öyküsü olanlarda, Bu ilaca ya da formülasyonundaki ya da ambalajındaki bileşenlerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan kişilerde.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUYARI: İNTRAVASKÜLER HEMOLİZ (IVH) Bu uyarı, Rh izoimmünizasyonunun baskılanması için tedavi edilen Rho(D)-negatif hastalar için geçerli değildir. İmmün trombositopenik purpura (ITP) için SDF ile tedavi edilen hastalarda ölüme yol açan intravasküler hemoliz (IVH) bildirilmiştir. IVH, klinik olarak tehlikeli anemiye ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) dahil olmak üzere çoklu organ sistemi yetmezliğine yol açabilir. Şiddetli anemi, akut böbrek yetmezliği, böbrek yetmezliği ve yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) gibi ciddi komplikasyonlar da bildirilmiştir. ITP için SDF ile tedavi edilen hastalar, uygulamadan sonra en az 8 saat boyunca sağlık hizmetleri sağlanabilen bir ortamda yakından izlenmelidir. Hematüri ve hemoglobinüriyi izlemek için uygulama öncesi ve uygulamadan 2 saat, 4 saat sonra idrar dipstik testleri yapılmalıdır. Hastalar uyarılmalı ve sırt ağrısı, üşüme, titreme, ateş ve idrarda renk değişikliği veya hemoglobinüri dahil IVH belirti ve semptomları izlenmelidir. IVH'in bu belirti ve/veya semptomlarının 8 saat içinde olmaması, IVH'nin sonradan oluşmayacağını göstermez. SDF uygulamasından sonra IVH belirtileri ve/veya semptomları mevcutsa veya bundan şüpheleniliyorsa, plazma hemoglobin, haptoglobin, LDH ve plazma bilirubini (direk ve indirek) dahil olmak üzere tedavi sonrası laboratuvar testleri yapılmalıdır. SDF aldıktan sonra ITP hastalarına transfüzyon yapılacaksa, devam eden hemolizi alevlendirmemek için Rho(D)-negatif kırmızı kan hücreleri kullanılmalıdır. CİDDİ UYARILAR VE ÖNLEMLER Altta yatan kardiyak, renal ya da hepatik ilave hastalıklara sahip ileri yaştaki hastalar (>65 yaş), IVH geliştirdikleri takdirde, ciddi renal, hepatik ya da kardiyovasküler komplikasyonlar geliştirme açısından daha yüksek bir risk altında olurlar.. Doktorlara, eğer bir hastada hemoliz bulgusu var ise (%3’ten büyük retikülositoz) ya da hasta yüksek hemoliz riski altında ise alternatif tedavilerin kullanılması gereği tavsiye edilmektedir. Doktorlar SDF’nin risk ve yararlarını değerlendirmeli, ITP için tedavi edilen hastaları, belirti ve semptomlar hakkında uyarmalıdır. Çok nadir lgA-noksanlığı ya da insan immünoglobulin’e karşı aşırı duyarlılık vakalarında, aşırı duyarlılık reaksiyonları meydana gelebilmektedir. SDF maltoz içerir. IVIG ürünlerindeki maltozun, bazı kan şekeri test sistemlerinde yanlış yüksek kan şekeri seviyeleri verdiği gösterilmiştir. Hastalarda enfeksiyon, enflamasyon, kanser ve/veya eşlik eden başka bir otoimmün hastalık (SLE, antifosfolipid sendrom) mevcutsa yüksek olasılıkla akut intravasküler hemoliz gelişme riski vardır. Diğer ITP hastalarında da SDF kullanımıyla akut intravasküler hemoliz gelişme riski ekarte edilemez. SDF verilen tüm hastalar bu açıdan monitörize edilmelidir. Ayrıca; SDF kullanılması gerekiyorsa hekim tarafından, hastalık yapıcı etkenlerin hastaya bulaşmasını önlemek için uygun asıların (Hepatit A, Hepatit B vb.) yaptırılması önerilebilir. Hastalar açısından SDF her uygulandığında, hastayla ürünün seri numarası arasındaki bağlantının korunabilmesi için, ürünün adı ve seri numarası kaydedilmelidir. Rh immünizasyonu profilaksisi Rh immünizasyonu profılaksisi için SDF uygulamasını takiben hastalar, muhtemel yan etkiler için en az 20 dakika gözlem altında tutulmalıdır. Bu ürün, pasif bağışıklık kazandırıcı ajanların kullanımı ve Rh (D) pozitif kırmızı kan hücreleri alan sensitize olmamış Rh (D) negatif hastaların yönetimi konusunda deneyimli, nitelikli bir sağlık uzmanının gözetimi altında uygulanmalıdır. Tedavi ve komplikasyonların uygun bir biçimde yönetimi, yalnızca yeterli tanı ve tedavi imkanlarının halihazırda bulunduğu durumda mümkündür. Hamileliğin ileri döneminde ya da doğumu takiben meydana gelen büyük bir fetomaternal kanama, zayıf bir karışmış alan (mixed fıeld) pozitif DU test sonucuna sebep olabilir. Pozitif DU test sonucuna sahip bir hasta, büyük miktardaki bir fetomaternal kanama için taranmalı ve SDF dozu bu doğrultuda ayarlanmalıdır. ITP tedavisi ITP tedavisi için SDF (IV) uygulamasını takiben hastalar muhtemel yan etkilerin izlenmesi amacıyla, en az sekiz saat gözlem altında tutulmalıdır. Bu ürün, pasif bağışıklık kazandırıcı ajanların kullanımı ve ITP teşhisi konmuş hastalar konusunda, deneyimli, nitelikli bir Uygulanacak SDF dozu hesaplanırken dikkat edilmelidir. Ürün için uluslararası birim (IU) ile mikrogram (μg) arasında veya hastanın vücut ağırlığı için pound (Ibs) veya kilogram (kg) arasında meydana gelebilecek bir karışıklık, ya ciddi bir hemolitik reaksiyona yol açabilecek bir doz aşımına ya da etkili olmayacak kadar düşük bir doz uygulamasına yol açabilir. Virüs güvenliği, SDF, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. SDF’de Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içerisinde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV gibi zarflı olmayan virüsler için etkili önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir. Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı alınan tedbirler sınırlı sayıda olabilir. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. sağlık uzmanının gözetimi altında uygulanmalıdır. Tedavi ve komplikasyonların uygun bir biçimde yönetimi, yalnızca, yeterli tanı ve tedavi imkanlarının halihazırda bulunduğu durumda mümkündür. SDF’nin etkililiği intramüsküler ya da subkutan yollarla belirlenmemiş olduğundan, ITP tedavisi için intravenöz yol ile uygulanmalıdır. SDF etkililiği bu hastalarda kanıtlanmamış olduğundan, Rho (D) negatif ya da splenektomi yapılmış bireylerde uygulanmamalıdır. ITP hastalarının SDF ile tedavisini takiben, IVH’ye ait ciddi advers olaylar bildirilmiştir Tromboembolik olaylar İmmünglobulin tedavisi alan hastalarda tromboz oluşabilir. Arteriyel veya venöz tromboz hikayesi olan hastalar, çoklu kardiyovasküler risk faktörlerine sahip hastalar, ileri yaştaki hastalar, bozulmuş kalp debisine sahip hastalar, hiperkoagülabilite bozukluğuna sahip hastalar, uzun süre hareketsiz kalan hastalar, östrojen kullanımı hikayesi olan hastalar, kalıcı santral vasküler kateter bulunan hastalar ve/veya bilinen ya da şüphe edilen hipervizkoziteye sahip hastalar risk altındadır. Bilinen risk faktörlerinin yokluğunda da tromboz oluşabilir. SDF uygulamasını takiben trombotik advers olayları yaşama riski oldukça düşük olsa da, kriyoglobulinler, açlık kilomikronemi/belirgin derecede yüksek trigliseridler, ya da monoklonal gammopatilere sahip olanlar dahil, hipervizkozite riski altındaki hastalarda dikkatli olunmalıdır. Ayrıca IVIG uygulaması ile miyokardiyal enfarktüs, felç, pulmoner emboli ve derin damar trombozları gibi tromboembolik olaylar arasında bir bağlantıya dair (SDF durumunda, risk hastalarında hemoliz ile ilişkili olabilir) klinik kanıt da mevcuttur. Obez hastalar ile trombotik olaylar için önceden var olan risk faktörlerine sahip (65 yaş üzeri), hipertansiyon, diabet ve iskemik rahatsızlıklar ya da trombotik episodlar dahil vasküler hastalık geçmişi, edinilmiş ya da kalıtsal trombofilik hastalıklara sahip hastalar, uzun süre hareketsiz olan veya şiddetli hipovolemik hastalar gibi hastalarda, SDF reçete edilirken dikkatli olunmalıdır. Hemoliz SDF’nin ITP tedavisindeki etki mekanizması tam olarak anlaşılmamış olsa da, anti-D’nin Rho (D) RBC’ye bağlandığı ve akabinde antikor-kaplı RBC komplekslerinin oluştuğu kabul edilmektedir. Retiküloendotel sistemde bulunan makrofajlar tarafından, antikor kaplı RBC komplekslerinin öncelikli olarak yok edilmeleri sebebiyle, antikor kaplı RBC komplekslerinin immün aracılı klirensi, antikor kaplı trombositleri koruyacaktır. Bu faaliyetin yan etkisi hemoglobin seviyelerinde yaşanacak bir düşüştür (ekstravasküler hemoliz). ITP çalışmalarından elde edilen veriler sonucu, SDF uygulamasından sonra 7 gün içerisinde hemoglobin seviyelerinde taban değerden en az 1,2 g/dL’lik maksimum bir düşüş olduğu kanıtlanmıştır. ITP tedavisi olan çoğu vakada, pazarlama sonrası intravasküler hemoliz (IVH)’e ait belirtiler olarak, uygulamayı takiben 4 saat içerisinde ortaya çıkan sırt ağrısı, üşüme ve titreme, ateş ile farklı renkte idrar gibi semptomlar bildirilmiştir. SDF uygulamasını takiben hemoglobin seviyelerinde beklenen maksimum düşüş (ekstravasküler hemoliz) genellikle 3,0 g/dL’den azdır ve uygulama sonrası 7 ila 14 gün içerisinde meydana gelir. İntravasküler hemoliz geçiren hastalarda, hemoglobin seviyelerindeki düşüş tipik olarak ≥3,0 g/dL’dir ve genellikle SDF uygulamasını takiben 72 saat içerisinde meydana gelir. Ayrıca IVH’e ait bildirilmiş potansiyel olarak ciddi komplikasyonlar, klinik olarak riskli anemi, akut renal yetmezlik, ya da bazı vakalarda ölümcül yaygın damar içi pıhtılaşmayı (DIC) içermektedir. IVH ve komplikasyonlarına ait riskin boyutu bilinmemektedir. Ancak, özellikle on bin vakada bir’den daha az sıklıkta ortaya çıkan DIC için "yaygın olmayan" (>%0,1) olarak bildirilmektedir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerIg-A noksanlığınız olduğu söylendiyse, WINRHO® SDF'ye karşı bir alerjik reaksiyon geliştirme riskiniz daha fazladır.
Tüm ilaçlar gibi WINRHO® SDF'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdaki belirtilerden biri olursa WINRHO® SDF'yi kullanmayı DERHAL durdurunuz ve doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Vücut genelinde kaşıntı ve döküntü
- Göğüste baskı hissi-sıkışma hissi
- Hırıltı
- Nefes darlığı (dispne)
- Ayağa kalktığınızda baş dönmesi veya baş dönmesi hissi (kan basıncında düşüş anlamına gelebilir)
Bu belirtilerden herhangi birini yaşarsanız, derhal doktorunuzu arayın.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise WINRHO® SDF'ye karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
- Sırt ağrısı
- Rengi değişmiş veya koyu renkte idrar
- İdrar miktarında azalma
- Cilt veya gözlere sarı renk
- Şişme, ödem
- Nefes darlığı
- CİDDİ YAN ETKİLER, SIKLIKLARI VE MEYDANA GELDİĞİNDE YAPILMASI GEREKENLER
- Yan etki Doktorunuzla veya eczacınızla konuşun
- İlaç almayı derhal bırakın ve doktorunuzu veya eczacınızı arayın
- Sadece şiddetli ise
- Her durumda
- Yaygın Enjeksiyon bölgesinde rahatsızlık veya şişme, sıcaklıkta yükselme +
- Yaygın olmayan Alerjik reaksiyon,
- Sırt ağrısı, idrarda renk değişikliği, idrar renginde koyulaşma, azalmış idrar çıkışı, ciltte veya göz aklarında sarı renk, şişme, nefes darlığı + + + +
- Bu yan etkilerin tam bir listesi değildir. WINRHO® SDF alırken beklenmedik etkiler için doktorunuza veya eczacınıza başvurun. Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Rh-pozitif kana maruz kalan Rh-negatif kadınlarda zararlı antikorların gelişimine karşı koruma WINRHO® SDF'ye reaksiyonlar Rh negatif bireylerde nadirdir.
Yaygın:
- Enjeksiyon bölgesinde rahatsızlık veya hafif şişme
- Sıcaklıkta hafif yükselme
ITP için tedavi edilen hastalarda görülen istenmeyen etkiler Çoğu WINRHO® SDF kullanan hasta ilaca bağlı herhangi bir yan etki yaşamamaktadır.
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Titreme
- Ateş
- Baş dönmesi
- Enfeksiyon
- Demir eksikliği ile oluşan kansızlık, kansızlık
- Kilo artışı
- Kaygı
- Baş dönmesi
- Kasların aşırı gerginliği
- Duyularda azalma
- Uyku hali
- Yüksek tansiyon
- Çarpıntı
- Astım
- Nefes darlığı
- Yutak iltihabı
- Nezle
- İştahsızlık
- Ishal
- Mide bağırsak iltihabı
- Mide bağırsak hastalıkları
- Dil iltihabı
- Ülseratif ağız iltihabı
- Kurdeşen
- Karın ağrısı
- Kusma
- Halsizlik
- Enfeksiyon
- Kırıklık
- Sırt ve eklem ağrısı
Bilinmiyor:
- Mide bulantısı
- Düşük tansiyon
- Kalp hızında artış
- İntravasküler hemoliz (kırmızı kan hücrelerinin tahrip edilmesi)
- Hemoglobinüri (kahverengimsi idrarda yapma)
- Akut böbrek yetmezliği (böbrek yetmezliği)
- Aşırı duyarlılık ve anaflaktik reaksiyon/şok, deri sertliği, kaşıntı ve / veya şişme dahil enjeksiyon bölgesi reaksiyonu
- Kaşıntı ve döküntü, aşırı terleme
- Göğüs ağrısı, yorgunluk, ödem
- Yaygın damar içi pıhtılaşma, hemoglobinemi (kan plazmasında serbest hemoglobin bulunması)
- Kalp yetmezliği, kalp krizi
- Aniden başlayan ve nefes alamama ile kendini gösteren solunum sıkıntısı durumu, kan veya bir kan ürününün transferi ile ilişkili ağır akciğer hasarı
- Sarılık
- Kas ağrısı, kasların aniden ve istemsiz kasılması, eller ve ayaklarda ağrı
- İdrara çıkamama, koyu renkli idrar, idrarda kan görülmesi Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Mevcut verilere göre WINRHO® SDF'nin hamileliğinizde Rh immünizasyonunun önlenmesinde kullanmanız, bebekte hasar oluşturmaz.
WINRHO® SDF hamilelikte ITP tedavisi için önerilmez. WINRHO® SDF hamilelik döneminde doktorunuzun risk/yarar değerlendirmesi sonrasında uygun görmesi halinde, açık olarak gerekliyse kullanılmalıdır.
Hamileliğiniz sırasında WINRHO® SDF hamileliğiniz sırasında gerekli olmadıkça (kan grubunuz Rh pozitif ise ya da sensitize durumuna maruz kalmadığınız durumlarda) kullanmayınız.
Doğum anında WINRHO® SDF'nin güvenli kullanımı bildirilmemiştir.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Mevcut verilere göre, WINRHO® SDF'nin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına / tedaviden kaçınılıp kaçınılmayacağına ilişkin karar verilirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve WINRHO® SDF tedavisinin çocuk açısından zararı dikkate alınmalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren bir yardımcı madde içermemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Winrho Sdf 1500 IU/300 mcg muadilleri
Winrho Sdf 1500 IU/300 mcg ile aynı etken maddeyi (anti-d insan immünoglobülini) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonGebelik ve gebelikle ilgili diğer koşullar SDF, daha önce Rho (D) faktörüne karşı duyarlılaşmamış Rho (D) negatif annelerde Rh immünizasyonunun önlenmesi için endikedir. SDF, Rh antikorları geliştirme riski taşıyan Rho (D) negatif kadınların Rh immünizasyonunun önlenmesi için önerilmektedir. Rho (D) immünoglobulin (İnsan), Rho (D) pozitif fetüs taşıyan ve daha önceden duyarlı olmayan Rho (D) negatif annede, Rh antikorlarının gelişmesini önler, böylece fetüste veya yenidoğanda hemolitik hastalık oluşumunu önler. Yukarıdaki koşulları sağlayan kadınlara SDF uygulaması, çocuğun babası Rho (D) pozitif ise veya bilinmiyorsa, yaklaşık 28 haftalık gebelikte yapılmalıdır. SDF, bebek Rho (D) pozitif veya bilinmiyorsa doğumdan sonraki 72 saat içinde uygulanmalıdır. SDF uygulaması, ayrıca aynı kadınlarda, fetüsün veya babanın kan tipinin Rho (D) negatif olduğu doğrulanmadığı sürece, spontan veya uyarılmış abortus, amniyosentez, koryon villus örneklemesi, rüptüre tubal gebelik, karın travması veya transplasental kanamadan sonra 72 saat içinde uygulanması önerilir. Düşük tehdidi nedeniyle anne kanaması durumunda mümkün olan en kısa sürede uygulanmalıdır. Kan transfüzyonu SDF’nin çocuk sahibi olunabilecek yaşlarda iken, Rho (D) pozitif kırmızı kan hücreleri veya Rho (D) pozitif kırmızı kan hücreleri içeren kan bileşenleri ile transfekte edilmesi durumunda, Rho (D) negatif kız çocuklarda ve kadın yetişkinlerde, alloimmunizasyonu önlemek için önerilir. Transfüzyon yapılan Rho (D) pozitif kan, toplam dolaşımdaki kırmızı hücrelerin %20'sinden daha azını temsil ediyorsa, tedavi ancak bundan sonra yapılmalıdır (değişim öncesi transfüzyon olmadan). İmmün Trombositopenik purpura (ITP) SDF splenektomi yapılmamış olan Rho D (+)] hastalarda aşırı kanamayı önlemek için trombosit sayısında bir artış gerektiren, kronik veya akut ITP’li çocukların, kronik ITP’li yetişkinlerin ve HIV enfeksiyonu izleyen ITP hastası yetişkin veya çocukların tedavisinde endikedir. SDF güvenliği ve etkinliği, trombositopeninin ITP dışı nedenleri olan hastalarda veya daha önce splenektomi yapılmış hastalar için klinik çalışmalarda değerlendirilmemiştir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarRh immünizasyonunun profilaksisinde: SDF aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır: Bebekler dahil olmak üzere Rho (D) pozitif hastalara Özellikle standart Rh antikor tarama testleri ile kanıtlanmış, Rh immünizasyonu olan Rh (D) negatif kadınlara İnsan immünoglobulinlerine karşı, anaflaktik ya da ciddi sistemik reaksiyon geçmişi olan hastalarda, lg A yetersizliği olan hastalarda, IgA'ya karşı antikorları veya IgA aşırı duyarlılık öyküsü olanlarda, Bu ilaca ya da formülasyonundaki ya da ambalajındaki bileşenlerden herhangi birine aşırı duyarlı olan kişilerde. İmmün Trombositopenik Purpura (ITP) tedavisinde: SDF aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır: Rho (D) negatif kişilerde, Splenektomi yapılmış kişilerde, Lösemi, Lenfoma ya da EBV veya HCV gibi aktif viral enfeksiyonlar dahil diğer koşullara sekonder ITP olan hastalarda, Akut hemolitik reaksiyon’a (AHR) ait komplikasyonlara zemin hazırlayan, altta yatan kardiyak, renal ya da hepatik ilave hastalıklara sahip yaşlılarda, Otoimmün hemolitik anemi (Evan’s sendromu), ya da antifosfolipit antikor sendrom kanıtı olan hastalarda. Bu ilaca veya diğer insan bağışıklık globulinlerine anafilaktik veya diğer ciddi sistemik reaksiyon öyküsü olan hastalar, lg A yetersizliği olan hastalarda, IgA'ya karşı antikorları veya IgA aşırı duyarlılık öyküsü olanlarda, Bu ilaca ya da formülasyonundaki ya da ambalajındaki bileşenlerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan kişilerde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUYARI: İNTRAVASKÜLER HEMOLİZ (IVH) Bu uyarı, Rh izoimmünizasyonunun baskılanması için tedavi edilen Rho(D)-negatif hastalar için geçerli değildir. İmmün trombositopenik purpura (ITP) için SDF ile tedavi edilen hastalarda ölüme yol açan intravasküler hemoliz (IVH) bildirilmiştir. IVH, klinik olarak tehlikeli anemiye ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) dahil olmak üzere çoklu organ sistemi yetmezliğine yol açabilir. Şiddetli anemi, akut böbrek yetmezliği, böbrek yetmezliği ve yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) gibi ciddi komplikasyonlar da bildirilmiştir. ITP için SDF ile tedavi edilen hastalar, uygulamadan sonra en az 8 saat boyunca sağlık hizmetleri sağlanabilen bir ortamda yakından izlenmelidir. Hematüri ve hemoglobinüriyi izlemek için uygulama öncesi ve uygulamadan 2 saat, 4 saat sonra idrar dipstik testleri yapılmalıdır. Hastalar uyarılmalı ve sırt ağrısı, üşüme, titreme, ateş ve idrarda renk değişikliği veya hemoglobinüri dahil IVH belirti ve semptomları izlenmelidir. IVH'in bu belirti ve/veya semptomlarının 8 saat içinde olmaması, IVH'nin sonradan oluşmayacağını göstermez. SDF uygulamasından sonra IVH belirtileri ve/veya semptomları mevcutsa veya bundan şüpheleniliyorsa, plazma hemoglobin, haptoglobin, LDH ve plazma bilirubini (direk ve indirek) dahil olmak üzere tedavi sonrası laboratuvar testleri yapılmalıdır. SDF aldıktan sonra ITP hastalarına transfüzyon yapılacaksa, devam eden hemolizi alevlendirmemek için Rho(D)-negatif kırmızı kan hücreleri kullanılmalıdır. CİDDİ UYARILAR VE ÖNLEMLER Altta yatan kardiyak, renal ya da hepatik ilave hastalıklara sahip ileri yaştaki hastalar (>65 yaş), IVH geliştirdikleri takdirde, ciddi renal, hepatik ya da kardiyovasküler komplikasyonlar geliştirme açısından daha yüksek bir risk altında olurlar.. Doktorlara, eğer bir hastada hemoliz bulgusu var ise (%3’ten büyük retikülositoz) ya da hasta yüksek hemoliz riski altında ise alternatif tedavilerin kullanılması gereği tavsiye edilmektedir. Doktorlar SDF’nin risk ve yararlarını değerlendirmeli, ITP için tedavi edilen hastaları, belirti ve semptomlar hakkında uyarmalıdır. Çok nadir lgA-noksanlığı ya da insan immünoglobulin’e karşı aşırı duyarlılık vakalarında, aşırı duyarlılık reaksiyonları meydana gelebilmektedir. SDF maltoz içerir. IVIG ürünlerindeki maltozun, bazı kan şekeri test sistemlerinde yanlış yüksek kan şekeri seviyeleri verdiği gösterilmiştir. Hastalarda enfeksiyon, enflamasyon, kanser ve/veya eşlik eden başka bir otoimmün hastalık (SLE, antifosfolipid sendrom) mevcutsa yüksek olasılıkla akut intravasküler hemoliz gelişme riski vardır. Diğer ITP hastalarında da SDF kullanımıyla akut intravasküler hemoliz gelişme riski ekarte edilemez. SDF verilen tüm hastalar bu açıdan monitörize edilmelidir. Ayrıca; SDF kullanılması gerekiyorsa hekim tarafından, hastalık yapıcı etkenlerin hastaya bulaşmasını önlemek için uygun asıların (Hepatit A, Hepatit B vb.) yaptırılması önerilebilir. Hastalar açısından SDF her uygulandığında, hastayla ürünün seri numarası arasındaki bağlantının korunabilmesi için, ürünün adı ve seri numarası kaydedilmelidir. Rh immünizasyonu profilaksisi Rh immünizasyonu profılaksisi için SDF uygulamasını takiben hastalar, muhtemel yan etkiler için en az 20 dakika gözlem altında tutulmalıdır. Bu ürün, pasif bağışıklık kazandırıcı ajanların kullanımı ve Rh (D) pozitif kırmızı kan hücreleri alan sensitize olmamış Rh (D) negatif hastaların yönetimi konusunda deneyimli, nitelikli bir sağlık uzmanının gözetimi altında uygulanmalıdır. Tedavi ve komplikasyonların uygun bir biçimde yönetimi, yalnızca yeterli tanı ve tedavi imkanlarının halihazırda bulunduğu durumda mümkündür. Hamileliğin ileri döneminde ya da doğumu takiben meydana gelen büyük bir fetomaternal kanama, zayıf bir karışmış alan (mixed fıeld) pozitif DU test sonucuna sebep olabilir. Pozitif DU test sonucuna sahip bir hasta, büyük miktardaki bir fetomaternal kanama için taranmalı ve SDF dozu bu doğrultuda ayarlanmalıdır. ITP tedavisi ITP tedavisi için SDF (IV) uygulamasını takiben hastalar muhtemel yan etkilerin izlenmesi amacıyla, en az sekiz saat gözlem altında tutulmalıdır. Bu ürün, pasif bağışıklık kazandırıcı ajanların kullanımı ve ITP teşhisi konmuş hastalar konusunda, deneyimli, nitelikli bir Uygulanacak SDF dozu hesaplanırken dikkat edilmelidir. Ürün için uluslararası birim (IU) ile mikrogram (μg) arasında veya hastanın vücut ağırlığı için pound (Ibs) veya kilogram (kg) arasında meydana gelebilecek bir karışıklık, ya ciddi bir hemolitik reaksiyona yol açabilecek bir doz aşımına ya da etkili olmayacak kadar düşük bir doz uygulamasına yol açabilir. Virüs güvenliği, SDF, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. SDF’de Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içerisinde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV gibi zarflı olmayan virüsler için etkili önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir. Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı alınan tedbirler sınırlı sayıda olabilir. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. sağlık uzmanının gözetimi altında uygulanmalıdır. Tedavi ve komplikasyonların uygun bir biçimde yönetimi, yalnızca, yeterli tanı ve tedavi imkanlarının halihazırda bulunduğu durumda mümkündür. SDF’nin etkililiği intramüsküler ya da subkutan yollarla belirlenmemiş olduğundan, ITP tedavisi için intravenöz yol ile uygulanmalıdır. SDF etkililiği bu hastalarda kanıtlanmamış olduğundan, Rho (D) negatif ya da splenektomi yapılmış bireylerde uygulanmamalıdır. ITP hastalarının SDF ile tedavisini takiben, IVH’ye ait ciddi advers olaylar bildirilmiştir Tromboembolik olaylar İmmünglobulin tedavisi alan hastalarda tromboz oluşabilir. Arteriyel veya venöz tromboz hikayesi olan hastalar, çoklu kardiyovasküler risk faktörlerine sahip hastalar, ileri yaştaki hastalar, bozulmuş kalp debisine sahip hastalar, hiperkoagülabilite bozukluğuna sahip hastalar, uzun süre hareketsiz kalan hastalar, östrojen kullanımı hikayesi olan hastalar, kalıcı santral vasküler kateter bulunan hastalar ve/veya bilinen ya da şüphe edilen hipervizkoziteye sahip hastalar risk altındadır. Bilinen risk faktörlerinin yokluğunda da tromboz oluşabilir. SDF uygulamasını takiben trombotik advers olayları yaşama riski oldukça düşük olsa da, kriyoglobulinler, açlık kilomikronemi/belirgin derecede yüksek trigliseridler, ya da monoklonal gammopatilere sahip olanlar dahil, hipervizkozite riski altındaki hastalarda dikkatli olunmalıdır. Ayrıca IVIG uygulaması ile miyokardiyal enfarktüs, felç, pulmoner emboli ve derin damar trombozları gibi tromboembolik olaylar arasında bir bağlantıya dair (SDF durumunda, risk hastalarında hemoliz ile ilişkili olabilir) klinik kanıt da mevcuttur. Obez hastalar ile trombotik olaylar için önceden var olan risk faktörlerine sahip (65 yaş üzeri), hipertansiyon, diabet ve iskemik rahatsızlıklar ya da trombotik episodlar dahil vasküler hastalık geçmişi, edinilmiş ya da kalıtsal trombofilik hastalıklara sahip hastalar, uzun süre hareketsiz olan veya şiddetli hipovolemik hastalar gibi hastalarda, SDF reçete edilirken dikkatli olunmalıdır. Hemoliz SDF’nin ITP tedavisindeki etki mekanizması tam olarak anlaşılmamış olsa da, anti-D’nin Rho (D) RBC’ye bağlandığı ve akabinde antikor-kaplı RBC komplekslerinin oluştuğu kabul edilmektedir. Retiküloendotel sistemde bulunan makrofajlar tarafından, antikor kaplı RBC komplekslerinin öncelikli olarak yok edilmeleri sebebiyle, antikor kaplı RBC komplekslerinin immün aracılı klirensi, antikor kaplı trombositleri koruyacaktır. Bu faaliyetin yan etkisi hemoglobin seviyelerinde yaşanacak bir düşüştür (ekstravasküler hemoliz). ITP çalışmalarından elde edilen veriler sonucu, SDF uygulamasından sonra 7 gün içerisinde hemoglobin seviyelerinde taban değerden en az 1,2 g/dL’lik maksimum bir düşüş olduğu kanıtlanmıştır. ITP tedavisi olan çoğu vakada, pazarlama sonrası intravasküler hemoliz (IVH)’e ait belirtiler olarak, uygulamayı takiben 4 saat içerisinde ortaya çıkan sırt ağrısı, üşüme ve titreme, ateş ile farklı renkte idrar gibi semptomlar bildirilmiştir. SDF uygulamasını takiben hemoglobin seviyelerinde beklenen maksimum düşüş (ekstravasküler hemoliz) genellikle 3,0 g/dL’den azdır ve uygulama sonrası 7 ila 14 gün içerisinde meydana gelir. İntravasküler hemoliz geçiren hastalarda, hemoglobin seviyelerindeki düşüş tipik olarak ≥3,0 g/dL’dir ve genellikle SDF uygulamasını takiben 72 saat içerisinde meydana gelir. Ayrıca IVH’e ait bildirilmiş potansiyel olarak ciddi komplikasyonlar, klinik olarak riskli anemi, akut renal yetmezlik, ya da bazı vakalarda ölümcül yaygın damar içi pıhtılaşmayı (DIC) içermektedir. IVH ve komplikasyonlarına ait riskin boyutu bilinmemektedir. Ancak, özellikle on bin vakada bir’den daha az sıklıkta ortaya çıkan DIC için "yaygın olmayan" (>%0,1) olarak bildirilmektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen yan etkiler baş ağrısı (hastaların %14'ü), ateş (hastaların %11'i) ve asteni (hastaların %11'i) idi. 46 hastada (%29) toplam 117 advers ilaç reaksiyonu bildirilmiştir. Baş ağrısı, titreme ve ateş en sık ilişkili yan etkilerdi (Tablo 1). Uygulama başına güvenlik profili ile ilgili olarak, klinik çalışmalardaki 848 infüzyonun 60'ı (%7), çalışma ilacı ile ilişkili olduğu düşünülen en az bir advers olay ile ilişkilendirilmiştir. En sık görülen yan etkiler baş ağrısı (19 infüzyon; %2), titreme (14 infüzyon; <%2) ve ateş (dokuz infüzyon; %1) idi. Hepsi immünoglobulin infüzyonu ile ilişkili beklenen advers olaylardır. Tablo: SDF ile Tedavi Gören ITP'li Hastalarda Advers İlaç Reaksiyonları ≥%5 Organ sistemi Advers reaksiyon Tüm çalışmalar Pediyatrik Yetişkin Hastalar Tüm vücut sistemleri Tüm Tüm vücut Tüm Asteni Titreme Ateş Baş ağrısı Enfeksiyon Sinir sistemi Tüm Baş dönmesi <%5 görülen advers ilaç reaksiyonları şunlardır: Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın: Anemi, hipokromik anemi. Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Yaygın: Kilo artışı. Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Anksiyete, baş dönmesi, hipertoni, hipostezi, uyku hali, titreme. Kardiyak hastalıklar: Yaygın: Yüksek tansiyon, çarpıntı. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın: Astım, dispne, farenjit, rinit. Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın: Anoreksi, ishal, gastroenterit, gastrointestinal hastalıklar, glosit, ülseratif ağız iltihabı, kusma. Deri ve deri altı doku hastalıklar: Yaygın: Ürtiker. Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları: Yaygın: Eklem ağrısı. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Karın ağrısı, halsizlik, sırt ağrısı, enfeksiyon, kırıklık, ağrı. SDF’nin güvenirliliği akut ITP’li çocuklarda, yüksek doz IVIG (20g/kg); düşük doz IVIG (0,8 g/kg) ve prednizon ile karşılaştırılmıştır. SDF grubunda en sık bildirilen advers etkiler titreme, ateş ve baş ağrısı idi (Tablo 2), bu tüm ITP çalışmalarında bildirilen ilgili advers olaylara benzer idi (Tablo 1). Yüksek doz ve düşük doz IVIG uygulamalarından sonra en sık bildirilen advers etkiler baş ağrısı ve kusma ve prednizon uygulamasından sonra ise iştah artışıdır. Tablo 2: Akut ITP’li çocuklarda ≥%5’lik bir oluş sıklığına sahip advers ilaç reaksiyonları Vücut sistemi tercih edilen tanım Yüksek doz IVIG Düşük doz Prednizon SDF (2,0 g/kg) N=35 (0,8 g/kg) N=34 (4,0 mg/kg/gün) N=39 (250 IU/KG IV) N=38 Hasta Sayısı Tüm vücut sistemleri 21 (%60) 14 (%41) 15 (%39) 10 (%26) Sinir Sistemi hastalıkları 4 (%11) 1 (%3) 6 (%15) 0 Duygusal eğilim (%8) 0 Sinirlilik (%5) 0 Titreme 2 (%6) 0 1 (%3) 0 Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar (%6) 1 (%3) 2 (%5) Gastrointestinal hastalıklar 10 (%29) 5 (%15) 9 (%23) 3 (%8) Anoreksi (%5) İshal (%5) 1 (%3) Hazımsızlık (%5) 0 İştah artışı (%13) 0 Kusma 10 (%30) 5 (%15) 3 (%8) 1 (%3) Deri ve deri altı doku hastalıkları 1 (%3) 0 2 (%5) 0 Sivilce (%5) 0 Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin rahatsızlıklar 19 (%54) 10 (%29) 5 (%13) 10 (%26) Karın ağrısı (%9) 3 (%8) 2 (%5) Ürperme 5 (%14) 1 (%3) 0 3 (%8) Ateş 9 (%26) 3 (%9) 1 (%3) 3 (%8) Baş ağrısı 12 (%34) 8 (%24) 2 (%5) 3 (%8) Önerilen etki mekanizması sebebiyle, (yani Fc blokajı, anti RBC antikorları ile trombositlerin korunması) SDF’nin Rho (D) pozitif hastalara uygulanmasının, bir dereceye kadar ekstravasküler hemoliz yaratacağı beklenmektedir. SDF uygulamasından sonra, 7 gün içerisinde hemoglobin seviyelerindeki ortalama düşüş, tüm ITP çalışmalarında 1,2 g/dL olmuştur. Yapılan çalışmalarda SDF uygulamasını takiben hemoglobin seviyelerindeki düşüş doza bağımlı gibi görülmüştür. Önerilen başlangıç IV dozu olan 250 IU (50 mikrogram)/kg ile tedavi edilen hastaların yer aldığı 4 klinik çalışmada, hemoglobinde ortalama maksimum azalış, 1,70 g/dL (+0,40 ila 6,1 g /dL) arası olmuştur. 125-200 IU (25-40 mikrogram)/kg arasında daha düşük bir dozda hemoglobindeki maksimum azalış, 0,81 g/dL (+0,65 ila 1,9 g/dL arası) olmuştur. 137 hastanın yalnızca 5’i hemoglobinde 4 g/dL’den (4,2 ila 6,1 g/dL aralığı) daha büyük bir maksimum azalışa sahip olmuşlardır. Çoğu vakada RBC yıkımının dalakta gerçekleştiğine inanılmaktadır. Ancak SDF uygulamasından sonra dakikalar içerisinde ve birkaç güne kadar ortaya çıkan sırt ağrısı, titreme, ürperti ve/veya hemoglobinüri dahil IVH ile tutarlı belirti ve semptomlar bildirilmiştir. Pazarlama sonrası veriler: Pazarlama sonrası olayların değerlendirme ve yorumlanmasını, altta yatan teşhis, birlikte kullanılan ilaçlar, önceden var olan durumlar ve pasif gözetimin doğasından gelen kısıtlamalar karıştırmaktadır. Klinik raporların karışıklığı ile sunulan az miktarda pre ve post SDF verisi bulunmasından dolayı, aşağıdaki vakalar için neden sonuç ilişkisi tanımlanamamıştır, bununla birlikte bunlar seyrek veya çok seyrek olarak bildirilmişlerdir. Pazarlama sonrası olayların değerlendirilmesi ve yorumlanması, altta yatan tanı, eşlik eden ilaçlar, önceden var olan koşullar ve pasif sürveyansın doğal sınırlamaları ile karıştırılmaktadır. Klinik raporların karmaşıklığı ve sağlanan minimum SDF öncesi ve sonrası verisi nedeniyle, aşağıdaki durumlar için nedensellik tanımlanmamıştır. SDF’nin, Mart l993 ten ve Mart 2010’a pazarlama sonrası gözetiminde Cangene şirketi toplam ciddi 187 şüpheli ve doğrulanmış IVH vakası bildirmiştir. Bu 187 değişik ciddi vakadan, 54 vaka kesinlikle IVH (hemoglobinüri ve/veya hemoglobinemi bulguları ile), 60’ı olası IVH ve 56’sı muhtemel IVH olarak nitelendirilmiştir. Kalan bildirilmiş vakalar ya muhtemelen IVH değildir (n=11) ya da bu vakalar için ilave klinik bilgi mevcut değildir. (n=6) Bildirilen 54 ciddi kesin IVH vakasından 23’ü renal yetmezlik akut başlangıcı ya da alevlenmesi ile ilişkilendirilmiş 11 vaka DIC ile, 13 vaka kardiyovasküler olaylar ile, 6 vaka ise solunum güçlüğü sendromu ile ilişkilendirilmiştir. Bildirilen 54 ciddi IVH vakasından 17’si ölümle sonuçlanmıştır. Ölümle sonuçlanan hastaların yaklaşık %76’sı 65 yaş üzerinde olup, 17 ölümcül vakadan 16’sında (%94) hastalar, ölümcül sonuçlara yol açan başlatılmış ya da alevlenmiş patolojik durumlara sahip olarak kabul edilen, altta yatan beraber seyreden ciddi hastalık geçmişine sahiptir. SDF uygulamasını takiben IVH etiyolojisi bilinmemektedir. Bu advers olay ile ilişkili risk faktörleri; aktif viral enfeksiyonlar (EBV ya da HCV dahil), hematolojik malingniteler (Non-Hodgkins Lenfoma, Hodgkin’s hastalığı ya da Kronik Lenfositik Lösemi dahil), otoimmün bozukluklar (SLE, Antifosfolipid Sendromu ve Otoimmün hemolitik anemi), gibi eşlik eden hastalıklara sahip ilerlemiş yaş (65 yaş üzeri) renal yetmezlik ön-tedavisi, düşük hemoglobin seviyeleri (< l0 g/dL) ön tedavisi, birlikte uygulanan paketlenmiş kırmızı kan hücreleri (PRBC)’ler 300 IU / kg’ı aşan SDF dozudur. Zemin hazırlayan rahatsızlıklara sahip ve ileri yaştaki hastalarda (>65 yaş), IVH görülme oral, IVH komplikasyonu oranı ve ölüm dahil komplikasyonların şiddeti, 65 yaşın altındaki hastalarda görülenlerden oldukça daha yüksektir. Pazarlama sonrası görülen istenmeyen etkiler, belirsiz boyuttaki bir popülasyon tarafından gönüllülük esasına dayalı bir şekilde bildirildiğinden gerçek görülme sıklık oranları kesin olarak hesaplanamaz; ancak bunlar seyrek veya çok seyrek olarak bildirilmiştir. Rh immünizasyon profilaksisi için tedavi edilen tüm hastalarda pazarlama sonrası advers ilaç reaksiyonları: Bağışıklık sistemi hastalıkları: Bilinmiyor: Aşırı duyarlılık ve anaflaktik reaksiyon/şok, endürasyon, kaşıntı ve / veya şişme dahil enjeksiyon bölgesi reaksiyonu Deri ve deri altı doku hastalıkları: Bilinmiyor: Kaşıntı ve döküntü, aşırı terleme Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Bilinmiyor: Göğüs ağrısı, yorgunluk, ödem, ağrı Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Bilinmiyor: İntravasküler hemoliz, yaygın damar içi pıhtılaşma, hemoglobinemi Kardiyak hastalıklar: Bilinmiyor: Kalp yetmezliği, miyokard enfarktüs, taşikardi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları: Bilinmiyor: Akut solunum yetmezliği sendromu, transfüzyon ile ilişkili ağır akciğer hasarı Gastroentestinal hastalıklar: Bilinmiyor: Mide bulantısı Hepato-bilier hastalıklar: Bilinmiyor: Sarılık Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Bilinmiyor: Kas ağrısı, kas spazmı, eller ve ayaklarda ağrı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Bilinmiyor: Renal yetmezlik, anüri, kromatüri, hemoglobinüri, hematüri Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Böbrek yetmezliği: SDF IV uygulaması sonrası renal yetmezlik, şeker hastalığı, hacim düşüklüğü, aşırı kilo, sepsis, eş zamanlı uygulanan nefrotoksik ilaç kullanımı ya da 65 yaş üzeri gibi önceden var olan risk faktörleri taşıyan hastalarda hemoglobinüri (IVH’yi belirtmektedir) ile ilişkili olabilir. Geriyatrik popülasyon: Bildirilen klinik çalışma, kardiyorespiratuvar kompensasyon, hepatik yetmezlik, ya da renal yetmezlik gibi ilave rahatsızlıklara sahip ileri yaştaki hastaların (65 yaş üzeri), IVH gibi akut hemolitik bir reaksiyon meydana geldiği takdirde, artan bir sekel geliştirme riski altında olabileceklerini akla getirmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.