TECENTRIQ 1200 MG / 20 ML İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN KONSANTRE, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Tecentriq 1200 mg/20 mL ne için kullanılır?
KT 1TECENTRIQ, atezolizumab adlı etkin maddeyi içeren, kanser tedavisinde kullanılan bir ilaçtır.
Monoklonal antikorlar olarak adlandırılan bir ilaç grubundadır. Monoklonal antikor vücuttaki belirli bir hedefi tanımak ve buna bağlanmak için tasarlanmış bir protein türüdür. Bu antikor bağışıklık sisteminizin kanserle mücadele etmesine yardımcı olabilir.
Atezolizumab, Çin hamsteri yumurtalık (ÇHO) hücre dizisi kullanılarak üretilmiştir.
TECENTRIQ, yetişkinlerde, akciğerleri etkileyen ve aşağıdaki özelliklerin görüldüğü, Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) olarak adlandırılan kanser türünün tedavisinde kullanılır:
- Vücudun diğer bölgelerine yayılma,
- Önceki tedaviden sonra hastalığın tekrar ortaya çıkması.
Eğer kanser hücrelerinizde ALK, EGFR ya da ROS adlı genlerde spesifik bir mutasyon (genetik bir hata) varsa, TECENTRIQ tedavinizde kullanılmayacaktır.
Eğer vücudun diğer bölgelerine yayılmış olan akciğer kanseri öncesinde kemoterapi almamışsanız, TECENTRIQ size nab-paklitaksel ve karboplatin adlı ilaçlarla veya bevacizumab, paklitaksel ve karboplatin adlı ilaçlarla kombinasyon halinde verilebilir.
Kullandığınız diğer anti-kanser ilaçlarının kullanma talimatlarını okumanız da önemlidir. Bu ilaçlar hakkında herhangi bir sorunuz olduğunda doktorunuza danışınız.
TECENTRIQ, yetişkinlerde Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) tedavisinde ameliyattan sonra kullanılabilir (ameliyat sonrası tedaviye adjuvan tedavi denir).
TECENTRIQ, yetişkinlerde akciğerleri etkileyen Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK) olarak adlandırılan kanser türünün tedavisinde, aşağıdaki özelliği sağladığınız durumda kullanılır:
- Yaygın evre KHAK için daha önceden kemoterapi tedavisi almadığınızda.
- TECENTRIQ size karboplatin ve etoposid adlı ilaçlarla birlikte verilir.
TECENTRIQ, yetişkinlerde Hepatoselüler Karsinom olarak adlandırılan bir karaciğer kanseri türünün tedavisinde, aşağıdaki özelliği sağladığınız durumda kullanılır:
- Operasyon ile çıkartılamayan karaciğer kanseriniz varsa ve daha önce sistemik tedavi almadıysanız, TECENTRIQ size bevacizumab adlı ilaçla birlikte verilir.
TECENTRIQ, vücudunuzdaki "PD-L1" olarak adlandırılan bir proteine bağlanarak etki eder.
Bu protein, vücuttaki bağışıklık sisteminin yeterince iyi çalışmamasına yol açar; bağışıklık hücrelerinin kanser hücrelerine saldırmasını engeller. TECENTRIQ, bu proteine bağlanarak bağışıklık sisteminizin kanserinizle mücadele etmesine yardımcı olur.
TECENTRIQ diğer anti-kanser ilaçları ile birlikte verilebilir. Kullandığınız diğer anti-kanser ilaçlarının kullanma talimatlarını okumanız da önemlidir. Bu ilaçlar hakkında herhangi bir sorunuz olduğunda doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızTECENTRIQ'in etkin maddesi olan atezolizumaba veya yardımcı maddelerinden birine karşı alerjiniz varsa.
Emin değilseniz, TECENTRIQ kullanmadan önce doktorunuzla görüşünüz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİmmünite ile ilişkili advers reaksiyonlar: ile tedavi sırasında oluşan immünite ile ilişkili advers reaksiyonların çoğu ilacın kesilmesi ve kortikosteroidlerin ve/veya destekleyici tedavinin başlatılmasıyla geri döndürülebilir olmuştur. Birden fazla vücut sistemini etkileyen immünite ile ilişkili advers reaksiyonlar görülmüştür ve bu reaksiyonlar son dozundan sonra da oluşabilir. İmmünite ile ilişkili şüpheli advers reaksiyonlar için etyolojiyi doğrulamak veya diğer nedenleri dışlamak için yeterli değerlendirme yapılmalıdır. Advers etkilerin şiddetine bağlı olarak, tedavisine ara verilir ve kortikosteroid uygulanır. Olay ≤ 1. dereceye iyileştiğinde kortikosteroid kullanımı ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili istenmeyen reaksiyonların kortikosteroid kullanımı ile kontrol edilemediği hastalarda, klinik çalışmalardan elde edilen sınırlı verilere dayanarak, diğer sistemik immunosupresan ajanların kullanımı düşünülebilir. Herhangi bir 3. derece immünite ile ilişkili advers reaksiyon ikinci defa ortaya çıkarsa ve replasman hormonlar ile kontrol edilen endokrinopatiler hariç herhangi bir 4. derece immünite ile ilişkili advers reaksiyon görülürse tedavisi tamamen kesilmelidir. Gözlemsel çalışmalardan elde edilen veriler, önceden otoimmün hastalığı olan hastalarda immün kontrol noktası inhibitör tedavisini takiben immünite ile ilişkili advers reaksiyon riskinin, önceden otoimmün hastalığı olmayan hastalardaki riskle karşılaştırıldığında artabileceğini göstermektedir. Ek olarak, altta yatan otoimmün hastalıkların alevlenmesi sık olmuştur, ancak çoğunluğu hafif ve kontrol altına alınabilir nitelikte olmuştur. İmmünite ile ilişkili pnömonit: ile yürütülen klinik çalışmalarda ölümcül vakalar da dahil olmak üzere pnömonit vakaları gözlenmiştir. Hastalar pnömonit belirtileri ve semptomları için izlenmeli ve immünite ile ilişkili pnömonit dışındaki sebepler dışlanmalıdır. 2. derece pnömonit durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 3. veya 4. derece pnömonit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. İmmünite ile ilişkili hepatit: ile yürütülen klinik çalışmalarda bazıları ölümcül sonuçlara yol açan hepatit vakaları gözlenmiştir. Hastalar hepatit belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve bilirubin, ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında periyodik olarak ve klinik değerlendirmeye göre endike olduğu gibi izlenmelidir. Hepatoselüler kanseri olmayan hastalarda 2. derece olay (ALT veya AST >3-5 x NÜS veya kan bilirubin >1,5-3 x NÜS) 5-7 günden uzun süre devam ederse ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Olaylar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 3. veya 4. derece olaylarda (ALT veya AST >5 x NÜS veya kan bilirubin >3 x NÜS) ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Hepatoselüler kanseri olan hastalarda, ALT veya AST başlangıçtaki normal sınırlardan >3 ila ≤10 x NÜS’e; veya başlangıçtan >1 ila ≤3 x NÜS’ten >5 ila ≤10 x NÜS’e; veya başlangıçtan >3 ila ≤5 x NÜS’ten >8 ila ≤10 x NÜS’e yükselir ve 5-7 günden uzun süre devam ederse ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Olaylar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. 12 hafta içinde olaylar ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg veya eşdeğerine azaltılırsa tedavisine devam edilebilir. ALT veya AST >10 x NÜS veya total bilirubin >3 x NÜS’e yükselirse tedavisi tamamen kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili kolit: ile yürütülen klinik çalışmalarda diyare veya kolit vakaları gözlenmiştir. Hastalar kolit belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. 2. veya 3. derece diyare (başlangıca göre ≥4 dışkı/gün artış) veya kolit (semptomatik) durumunda ile tedaviye ara verilmelidir. 2. derece diyare veya kolit durumunda semptomlar >5 gün devam ederse veya nüksederse, günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. 3. derece diyare veya kolit durumunda IV kortikosteroidlerle (1-2 mg/kg vücut ağırlığı/gün metilprednizolon veya eşdeğeri) tedavi başlatılmalı ve semptomlar iyileşmeye başladığında günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğerine geçilmelidir. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 4. derece (yaşamı tehdit edici; acil müdahale endike) diyare veya kolit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Kolit ile ilişkili potansiyel gastrointestinal perforasyon komplikasyonu dikkate alınmalıdır. İmmünite ile ilişkili endokrinopatiler: ile yürütülen klinik çalışmalarda hipotiroidizm, hipertiroidizm, adrenal yetmezlik, hipofizit ve diyabetik ketoasidoz dahil olmak üzere tip 1 diabetes mellitus vakaları gözlenmiştir. Hastalar endokrinopatilerin klinik belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Tiroid fonksiyonu ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında periyodik olarak izlenmelidir. Başlangıçta anormal tiroid fonksiyon testleri olan hastaların uygun şekilde tedavi edilmesi düşünülmelidir. Tiroid fonksiyonu testleri anormal olan asemptomatik hastalar alabilir. Semptomatik hipotiroidizm durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve tiroid hormonu replasmanı gerektiğinde başlatılmalıdır. İzole hipotiroidizm kortikosteroidler kullanılmadan replasman tedavisi ile yönetilebilir. Semptomatik hipertiroidizm durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve bir anti-tiroid tıbbi ürün gerektiği gibi başlatılmalıdır. Semptomlar kontrol altına alındığında ve tiroid fonksiyonu iyileştiğinde ile tedaviye devam edilebilir. Semptomatik adrenal yetmezlik durumunda ile tedavi durdurulmalı ve intravenöz kortikosteroid (günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalıdır. Semptomlar iyileştiğinde günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi uygulanmalıdır. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ve hastanın durumu replasman tedavisinde stabilse (gerekli ise) tedaviye devam edilebilir. 2. veya 3. derece hipofizit için ile tedavi durdurulmalı ve intravenöz kortikosteroidler (1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalı ve ihtiyaca göre hormon replasman tedavisi başlatılmalıdır. Belirtiler düzeldiğinde 1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün prednizon veya eşdeğeri ile tedavi uygulanmalıdır. Semptomlar ≤ 1. dereceye iyileşirse, kortikosteroidler ≥ 1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay, 12 hafta içinde ≤ 1. dereceye iyileşir ve kortikosteroidler günde ≤ 10 mg prednizona veya eşdeğerine düşürülürse ve hasta replasman tedavisinde (eğer gerekli ise) stabil kalırsa, tedaviye devam edilebilir. 4. derece hipofizit için tedavisi kesilmelidir. Tip 1 diabetes mellitus için insülin tedavisi başlatılmalıdır. ≥3. derece hiperglisemi (açlık glukozu >250 mg/dL veya 13,9 mmol/L) durumunda ile tedaviye ara verilmelidir. İnsülin replasman tedavisinde metabolik kontrol elde edilirse ile tedaviye devam edilebilir. İmmünite ile ilişkili meningoensefalit: ile yürütülen klinik çalışmalarda meningoensefalit gözlenmiştir. Hastalar menenjit veya ensefalitin klinik belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Herhangi bir derece menenjit veya ensefalit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. İntravenöz kortikosteroidler (günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalı ve hastanın durumu iyileştiğinde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğerine geçilmelidir. İmmünite ile ilişkili nöropatiler: alan hastalarda fasiyal parezi ve yaşamı tehdit edici olabilen miyastenik sendrom/miyastenia gravis veya Guillain-Barré sendromu gözlenmiştir. Hastalar motor ve duyusal nöropati semptomları için izlenmelidir (ayrıca bu bölümde yer alan ‘‘İmmünite ile ilişkili miyokardit-miyozit miyastenia gravis örtüşme (overlap) sendromu’’ başlığına bakınız). ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda miyelit gözlenmiştir. Hastalar miyeliti düşündüren belirti ve semptomlar bakımından yakından izlenmelidir. Herhangi bir derece miyastenik sendrom/miyastenia gravis veya Guillain-Barré sendromu durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Günde 1-2 mg/kg dozda prednizon veya eşdeğeri ile sistemik kortikosteroidlerin başlatılması düşünülmelidir. 1. veya 2. derece fasiyal parezi durumunda tedavisine ara verilmelidir ve sistemik kortikosteroidlerle tedavi (1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün prednison veya eşdeğeri) düşünülmelidir. Tedavi, yalnızca olayın tamamen geçmesi durumunda yeniden başlatılabilir. 3. veya 4. derece fasiyal parezi durumunda veya ara verildiğinde tamamen geçmeyen herhangi bir başka nöropati durumunda, tedavisi tamamen kesilmelidir. 2. 3. veya 4. derece miyelit durumunda tedavisi tamamen kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili pankreatit: ile yürütülen klinik çalışmalarda serum amilaz ve lipaz düzeylerinde artışlar dahil olmak üzere pankreatit gözlenmiştir. Hastalar akut pankreatiti düşündüren belirtiler ve semptomlar bakımından yakından izlenmelidir. Serum amilaz veya lipaz düzeylerinde ≥3. derece artış (> 2 NÜS) veya 2. veya 3…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi TECENTRIQ de yan etkilere neden olabilir ancak bu yan etkiler herkeste görülmeyebilir.
Yan etkiler, aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın 1'inden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa TECENTRIQ'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Alerjik, anaflaktik reaksiyonlar ve bulguları. Bunlar yüzünüzün ve boğazınızın şişmesi ve solunum güçlüğünü kapsayabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin TECENTRIQ'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıda belirtilen yan etkileri fark ederseniz veya bu yan etkiler kötüleşirse hemen doktorunuza söyleyiniz. Yan etkiler son dozunuzdan haftalar veya aylar sonra meydana gelebilir. Kendinizi başka ilaçlarla tedavi etmeye çalışmayınız.
TECENTRIQ'in tek başına kullanıldığı klinik çalışmalarda aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:
Çok yaygın:
- Ateş
- Bulantı
- Kusma
- Çok halsiz hissetmek (yorgunluk)
- Enerji eksikliği
- Deride kaşıntı
- İshal
- Eklem ağrısı
- Döküntü
- İştah kaybı
- Nefes darlığı
- İdrar yolları enfeksiyonu
- Sırt ağrısı
- Öksürük
- Baş ağrısı
Yaygın:
- Akciğerlerin iltihabı (pnömonit)
- Akciğer iltihabına bağlı, nefes darlığına yol açabilen düşük oksijen düzeyleri (hipoksi)
- Karın ağrısı
- Kas ve kemik ağrısı
- Karaciğer iltihabı
- Karaciğerde iltihap belirtisi olabilecek, karaciğer enzimlerinde yükselme (test sonuçlarında görülür)
- Yutma güçlüğü
- Kanda düşük potasyum (hipokalemi) veya sodyum (hiponatremi) düzeylerinin görüldüğü test sonuçları
- Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
- Tiroid bezinin yetersiz çalışması (hipotiroidizm)
- İlacın infüzyonuna bağlı reaksiyonlar (infüzyon-ilişkili reaksiyon, aşırı duyarlılık, sitokin salınım sendromu veya anaflaksi)
- Grip benzeri hastalık
- Ürperme
- Bağırsak iltihabı
- Kanama veya morarmalara daha yatkın hale gelmenize sebep olabilecek olan düşük trombosit sayımı (trombositopeni)
- Yüksek kan şekeri
- Soğuk algınlığı (nazofarenjit)
- Ağız-boğaz ağrısı veya ağız kuruluğu
- Ciltte kuruma
- Böbrek testlerinde anormallik (olası böbrek hasarı)
- Tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm)
- Kalp kesesinde sıvı birikmesiyle birlikte kalp kesesi iltihabı (bazı vakalarda) (perikardiyal bozukluklar)
- Uyuşukluk, ağrı ve/veya motor fonksiyon kaybına yol açabilecek sinir hasarı (periferal nöropati)
- Eklemlerde iltihaplanma (artrit)
- Enfeksiyon riskini artırabilen, ateşin eşlik ettiği veya etmediği düşük beyaz kan hücresi sayısı (nötropeni)
- Kan testlerinde yüksek düzeyde gama-glutamiltransferaz
- Kan testlerinde düşük düzeyde albümin (hipoalbüminemi), fosfat (hipofosfatemi) veya kalsiyum (hipokalsemi)
Yaygın olmayan:
- Pankreas iltihabı
- Guillain-Barre sendromu belirtileri olabilecek olan hissizlik ve paralizi (felç)
- Omurilik ve beyni çevreleyen zarın iltihabı
- Düşük adrenal hormon düzeyleri
- Tip 1 diyabet (şeker hastalığı)
- Kas iltihabı (miyozit)
- Kalınlaşmış ciltte kırmızı, kuru, pullu lekeler (sedef hastalığı)
- Böbreklerin iltihabı
- Ciltte kaşıntı, kabarma, soyulma veya yara ve/veya ağız, burun iç çeperi, boğaz veya genital bölgede şiddetli olabilen ülserler (şiddetli cilt reaksiyonları)
- Beynin alt kısmında yer alan hipofiz bezinin iltihabı
- Kanda kreatin fosfokinaz seviyesinin yükselmesi (testlerde gösterilmiştir); bu durum kas ya da kalpte iltihaplanmanın belirtisi olabilir
- Cildin ve/veya genital bölgenin herhangi bir bölgesinde kuruma, incelme, kaşıntı ve ağrı ile ilişkili değişiklikler (liken hastalıkları)
- Gözde iltihaplanma (üveit)
- Tendon çevresinde iltihaplanma (tenosinovit)
Seyrek:
- Kalp kası iltihabı (miyokardit)
- Kas güçsüzlüğüne neden olabilen bir hastalık olan Myastenia gravis
- Bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşan histiyosit ve lenfosit adı verilen hücreleri çok fazla üretmesinin çeşitli belirtilere neden olabildiği bir durum (hemofagositik lenfohistiyositoz)
- Omurilik iltihabı (miyelit)
- Yüz sinirlerinde veya kaslarında güçsüzlük (fasiyal parezi)
- Çölyak hastalığı (karın ağrısı, ishal, ve gluten içeren besinler tükettikten sonra şişkinlik gibi belirtilerle karakterize bir hastalık)
- Bir çeşit herpes virüs enfeksiyonu (sitomegalovirüs enfeksiyonu)
- Esas olarak deri, akciğer ve gözü etkileyen iltihabi hastalık (sarkoidoz)
- Kırmızı kan hücrelerinin anormal yıkımı (otoimmün hemolitik anemi)
Raporlanan diğer yan etkiler (Sıklığı bilinmiyor):
- Sık ve/veya ağrılı idrar yapma, idrara çıkma ihtiyacı, idrarda kan, alt karında ağrı veya baskı gibi belirtileri içeren mesane iltihabı
- Pankreas tarafından salgılanan sindirim enzimlerin yokluğu ya da sindirim enzimlerinde azalma (pankreatik ekzokrin yetmezliği)
- TECENTRIQ'in diğer kanser ilaçlarıyla kombinasyon halinde kullanıldığı klinik çalışmalarda aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:
Çok yaygın:
- Yorgunluğa ve nefes darlığına sebep olabilecek, düşük kırmızı kan hücresi sayımı
- Enfeksiyon riskinde artışa neden olabilecek, ateş ile birlikte veya tek başına, düşük beyaz kan hücresi sayımı (nötropeni, lökopeni)
- Kanama veya morarmalara daha yatkın hale gelmenize sebep olabilecek olan düşük trombosit sayımı (trombositopeni)
- Kabızlık
- Hissizlik, ağrı ve/veya motor fonksiyon kaybı ile sonuçlanan sinir hasarı (periferik nöropati)
- Tiroid bezinin yetersiz çalışması (hipotiroidizm)
- İştah kaybı
- Nefes darlığı
- İshal
- Bulantı
- Deride kaşıntı
- Döküntü
- Eklem ağrısı
- Çok halsiz hissetmek (yorgunluk)
- Ateş
- Baş ağrısı
- Öksürük
- Kas ve kemik ağrısı
- Kusma
- Sırt ağrısı
- Enerji eksikliği
- Akciğer enfeksiyonu
- Soğuk algınlığı (nazofarenjit)
- Saç dökülmesi
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
- Kollarda ve bacaklarda şişme
Yaygın:
- Kanda düşük potasyum (hipokalemi) veya sodyum (hiponatremi) düzeylerinin görüldüğü test sonuçları
- Ağız veya dudakların iltihabı
- Ses kısılması (disfoni)
- İdrarda protein görülmesi (proteinüri)
- Halsizliğe ve kas kramplarına, kol ve bacaklarda hissizlik ve ağrıya neden olabilecek düşük magnezyum seviyeleri (hipomagnezemi)
- Bağırsaklarda iltihaplanma
- Bayılma
- Karaciğer iltihabının belirtisi olabilecek yükselmiş karaciğer enzimleri (testlerde gösterilmiştir.)
- Tat almada bozukluk (disguzi)
- Enfeksiyon riskinde artışa neden olabilecek düşük lenfosit sayısı (beyaz kan hücresi tipi)
- Anormal böbrek testi (olası böbrek hasarı)
- Tiroid bezinin fazla çalışması (hipertiroidizm)
- Baş dönmesi
- İlacın infüzyonuna bağlı reaksiyonlar (infüzyon-ilişkili reaksiyon, aşırı duyarlılık, sitokin salınım sendromu veya anaflaksi)
- Kanda şiddetli enfeksiyon (sepsis)
- Eklemlerde iltihaplanma (artrit)
- Kan testlerinde yüksek düzeyde gama-glutamiltransferaz
- Kan testlerinde düşük düzeyde albümin (hipoalbüminemi), fosfat (hipofosfatemi) veya kalsiyum (hipokalsemi)
Yaygın olmayan:
- Kalınlaşmış ciltte kırmızı, kuru, pullu lekeler (sedef hastalığı)
- Ciltte kaşıntı, kabarma, soyulma veya yara ve/veya ağız, burun iç çeperi, boğaz veya genital bölgede şiddetli olabilen ülserler (şiddetli cilt reaksiyonları)
- Kalp kesesinde sıvı birikmesiyle birlikte kalp kesesi iltihabı (bazı vakalarda) (perikardiyal bozukluklar)
- Beynin alt kısmında yer alan hipofiz bezinin iltihabı
- Tendon çevresinde iltihaplanma (tenosinovit)
- Seyrek
- Bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşan histiyosit ve lenfosit adı verilen hücreleri çok fazla üretmesinin çeşitli belirtilere neden olabildiği bir durum (hemofagositik lenfohistiyositoz)
- Yüz sinirlerinde veya kaslarında güçsüzlük (fasiyal parezi)
- Çölyak hastalığı (karın ağrısı, ishal, ve gluten içeren besinler tükettikten sonra şişkinlik gibi belirtilerle karakterize bir hastalık)
- Cildin ve/veya genital bölgenin herhangi bir bölgesinde kuruma, incelme, kaşıntı ve ağrı ile ilişkili değişiklikler (liken hastalıkları)
- Gözde iltihaplanma (üveit)
- Bir çeşit herpes virüs enfeksiyonu (sitomegalovirüs enfeksiyonu)
- Kırmızı kan hücrelerinin anormal yıkımı (otoimmün hemolitik anemi)
Raporlanan diğer yan etkiler (Sıklığı bilinmiyor):
- Pankreas tarafından salgılanan sindirim enzimlerin yokluğu ya da sindirim enzimlerinde azalma (pankreatit ekzokrin yetmezliği)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza söyleyiniz.
Hamileyseniz, doktorunuz aksini belirtmedikçe TECENTRIQ kullanmayınız. TECENTRIQ, doğmamış bebeğinize zarar verebilir.
Hamile kalabilecek durumdaysanız, aşağıda belirtilen durumlarda etkin doğum kontrol yöntemleri kullanmalısınız:
- TECENTRIQ ile tedavi edilirken
- Son dozdan sonra en az 5 ay boyunca.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
TECENTRIQ'in anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emzirilen bebek açısından risk göz ardı edilemez. Emzirmeyi bırakmanızın gerekip gerekmediğini veya TECENTRIQ ile tedavinizi bırakmanız gerekip gerekmediğini doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerHer bir TECENTRIQ flakonu, 0,4 mg/mL'ye eşdeğer, 8 mg polisorbat 20 içermektedir.
Polisorbat 20 alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Eğer bilinen herhangi bir alerjiniz varsa doktorunuza söyleyiniz.
Hasta Uyarı Kartı Bu Kullanma Talimatında yer alan önemli bilgiler doktorunuz tarafından size verilmiş olan Hasta Uyarı Kartında bulunmaktadır. Bu Hasta Uyarı Kartını yanınızda taşımanız ve eşiniz veya size bakım veren kişilere göstermeniz önemlidir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErken Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (EE-KHDAK), PD-L1 ekspresyonu tümör hücrelerinde (TC) ≥ %50 olan, yetişkin Evre II-IIIA küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında, rezeksiyonu ve platin bazlı kemoterapiyi takiben, adjuvan tedavide monoterapi olarak endikedir. Non-skuamöz küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde EGFR ve ALK mutasyonlarının negatif olması gereklidir. Hastalık nüksü veya kabul edilemez toksisite olmadıkça maksimum 1 yıl süreyle kullanımı uygundur. İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK), performans durumu ECOG 0-1 olan, EGFR, ALK, ROS negatif, semptomatik beyin metastazı olmayan, lokal ileri ve/veya metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) nedeniyle daha önce 1-2 basamak kemoterapi almış ve progresyon gelişmiş hastaların tedavisinde tekrar progresyona kadar kullanımı endikedir. EGFR mutant ya da ALK pozitif olmayan ve PD-L1 ekspresyonu tümör hücrelerinde (TC) ≥ %50 ya da tümör infiltre edici immün hücrelerde ≥ %10 olan, aktif beyin metastazı olmayan, ECOG 0 veya 1 metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanseri yetişkin hastaların birinci basamak tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Yassı hücreli KHDAK hastalarında EGFR ve/veya ALK durumunun belirlenmiş olması aranmaz. ECOG performans skoru 0-1 olan, yeterli kardiyak, renal ve hepatik fonksiyonları bulunan, aktif beyin metastazı olmayan, EGFR ya da ALK mutasyonları bulunmayan ve eş zamanlı immünsüpresif veya kortikosteroid tedavisi almayan metastatik yassı hücreli olmayan KHDAK hastalarının birinci basamak tedavisinde, nab-paklitaksel ve karboplatinli kemoterapi rejimi ile kombine olarak progresyona kadar kullanımı endikedir. Tedavi sonu progresyonda diğer PD-1 ve PD-L1 inhibitörleri kullanılamaz. ECOG performans skoru 0-1, aktif beyin metastazı olmayan, PD-L1 ≥1 metastatik yassı hücreli olmayan ve EGFR mutant ya da ALK rearanjmanı bulunmayan KHDAK hastalarının birinci basamak tedavisinde bevacizumab, paklitaksel ve karboplatin ile kombinasyon halinde kullanımı endikedir. Adjuvan veya neoadjuvan tedavi uygulandıysa tedavi bitiminden sonra en az 6 ay geçmiş olmalıdır. Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK), karboplatin ve etoposidle kombine olarak yaygın evre küçük hücreli akciğer kanseri olan yetişkin hastaların birinci basamak tedavisinde kullanımı endikedir. Hepatoselüler Kanser bevacizumab ile kombine olarak, daha önce sistemik tedavi görmemiş, ECOG performans durumu 0 ve 1 olan, Child-Pugh skoru A olan, metastatik veya lokorejyonel tedaviye uygun olmayan rezeke edilemeyen hepatoselüler karsinomlu yetişkin hastaların tedavisinde kullanımı endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddesi atezolizumaba veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİmmünite ile ilişkili advers reaksiyonlar: ile tedavi sırasında oluşan immünite ile ilişkili advers reaksiyonların çoğu ilacın kesilmesi ve kortikosteroidlerin ve/veya destekleyici tedavinin başlatılmasıyla geri döndürülebilir olmuştur. Birden fazla vücut sistemini etkileyen immünite ile ilişkili advers reaksiyonlar görülmüştür ve bu reaksiyonlar son dozundan sonra da oluşabilir. İmmünite ile ilişkili şüpheli advers reaksiyonlar için etyolojiyi doğrulamak veya diğer nedenleri dışlamak için yeterli değerlendirme yapılmalıdır. Advers etkilerin şiddetine bağlı olarak, tedavisine ara verilir ve kortikosteroid uygulanır. Olay ≤ 1. dereceye iyileştiğinde kortikosteroid kullanımı ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili istenmeyen reaksiyonların kortikosteroid kullanımı ile kontrol edilemediği hastalarda, klinik çalışmalardan elde edilen sınırlı verilere dayanarak, diğer sistemik immunosupresan ajanların kullanımı düşünülebilir. Herhangi bir 3. derece immünite ile ilişkili advers reaksiyon ikinci defa ortaya çıkarsa ve replasman hormonlar ile kontrol edilen endokrinopatiler hariç herhangi bir 4. derece immünite ile ilişkili advers reaksiyon görülürse tedavisi tamamen kesilmelidir. Gözlemsel çalışmalardan elde edilen veriler, önceden otoimmün hastalığı olan hastalarda immün kontrol noktası inhibitör tedavisini takiben immünite ile ilişkili advers reaksiyon riskinin, önceden otoimmün hastalığı olmayan hastalardaki riskle karşılaştırıldığında artabileceğini göstermektedir. Ek olarak, altta yatan otoimmün hastalıkların alevlenmesi sık olmuştur, ancak çoğunluğu hafif ve kontrol altına alınabilir nitelikte olmuştur. İmmünite ile ilişkili pnömonit: ile yürütülen klinik çalışmalarda ölümcül vakalar da dahil olmak üzere pnömonit vakaları gözlenmiştir. Hastalar pnömonit belirtileri ve semptomları için izlenmeli ve immünite ile ilişkili pnömonit dışındaki sebepler dışlanmalıdır. 2. derece pnömonit durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 3. veya 4. derece pnömonit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. İmmünite ile ilişkili hepatit: ile yürütülen klinik çalışmalarda bazıları ölümcül sonuçlara yol açan hepatit vakaları gözlenmiştir. Hastalar hepatit belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve bilirubin, ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında periyodik olarak ve klinik değerlendirmeye göre endike olduğu gibi izlenmelidir. Hepatoselüler kanseri olmayan hastalarda 2. derece olay (ALT veya AST >3-5 x NÜS veya kan bilirubin >1,5-3 x NÜS) 5-7 günden uzun süre devam ederse ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Olaylar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 3. veya 4. derece olaylarda (ALT veya AST >5 x NÜS veya kan bilirubin >3 x NÜS) ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Hepatoselüler kanseri olan hastalarda, ALT veya AST başlangıçtaki normal sınırlardan >3 ila ≤10 x NÜS’e; veya başlangıçtan >1 ila ≤3 x NÜS’ten >5 ila ≤10 x NÜS’e; veya başlangıçtan >3 ila ≤5 x NÜS’ten >8 ila ≤10 x NÜS’e yükselir ve 5-7 günden uzun süre devam ederse ile tedaviye ara verilmeli ve günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. Olaylar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. 12 hafta içinde olaylar ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg veya eşdeğerine azaltılırsa tedavisine devam edilebilir. ALT veya AST >10 x NÜS veya total bilirubin >3 x NÜS’e yükselirse tedavisi tamamen kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili kolit: ile yürütülen klinik çalışmalarda diyare veya kolit vakaları gözlenmiştir. Hastalar kolit belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. 2. veya 3. derece diyare (başlangıca göre ≥4 dışkı/gün artış) veya kolit (semptomatik) durumunda ile tedaviye ara verilmelidir. 2. derece diyare veya kolit durumunda semptomlar >5 gün devam ederse veya nüksederse, günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi başlatılmalıdır. 3. derece diyare veya kolit durumunda IV kortikosteroidlerle (1-2 mg/kg vücut ağırlığı/gün metilprednizolon veya eşdeğeri) tedavi başlatılmalı ve semptomlar iyileşmeye başladığında günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğerine geçilmelidir. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ile tedaviye devam edilebilir. 4. derece (yaşamı tehdit edici; acil müdahale endike) diyare veya kolit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Kolit ile ilişkili potansiyel gastrointestinal perforasyon komplikasyonu dikkate alınmalıdır. İmmünite ile ilişkili endokrinopatiler: ile yürütülen klinik çalışmalarda hipotiroidizm, hipertiroidizm, adrenal yetmezlik, hipofizit ve diyabetik ketoasidoz dahil olmak üzere tip 1 diabetes mellitus vakaları gözlenmiştir. Hastalar endokrinopatilerin klinik belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Tiroid fonksiyonu ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında periyodik olarak izlenmelidir. Başlangıçta anormal tiroid fonksiyon testleri olan hastaların uygun şekilde tedavi edilmesi düşünülmelidir. Tiroid fonksiyonu testleri anormal olan asemptomatik hastalar alabilir. Semptomatik hipotiroidizm durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve tiroid hormonu replasmanı gerektiğinde başlatılmalıdır. İzole hipotiroidizm kortikosteroidler kullanılmadan replasman tedavisi ile yönetilebilir. Semptomatik hipertiroidizm durumunda ile tedaviye ara verilmeli ve bir anti-tiroid tıbbi ürün gerektiği gibi başlatılmalıdır. Semptomlar kontrol altına alındığında ve tiroid fonksiyonu iyileştiğinde ile tedaviye devam edilebilir. Semptomatik adrenal yetmezlik durumunda ile tedavi durdurulmalı ve intravenöz kortikosteroid (günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalıdır. Semptomlar iyileştiğinde günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğeri ile tedavi uygulanmalıdır. Semptomlar ≤1. dereceye iyileşirse kortikosteroidler ≥1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay 12 hafta içinde ≤1. dereceye iyileşirse ve kortikosteroidler günde ≤10 mg prednizon veya eşdeğerine düşürülürse ve hastanın durumu replasman tedavisinde stabilse (gerekli ise) tedaviye devam edilebilir. 2. veya 3. derece hipofizit için ile tedavi durdurulmalı ve intravenöz kortikosteroidler (1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalı ve ihtiyaca göre hormon replasman tedavisi başlatılmalıdır. Belirtiler düzeldiğinde 1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün prednizon veya eşdeğeri ile tedavi uygulanmalıdır. Semptomlar ≤ 1. dereceye iyileşirse, kortikosteroidler ≥ 1 ay boyunca azaltılarak kesilmelidir. Olay, 12 hafta içinde ≤ 1. dereceye iyileşir ve kortikosteroidler günde ≤ 10 mg prednizona veya eşdeğerine düşürülürse ve hasta replasman tedavisinde (eğer gerekli ise) stabil kalırsa, tedaviye devam edilebilir. 4. derece hipofizit için tedavisi kesilmelidir. Tip 1 diabetes mellitus için insülin tedavisi başlatılmalıdır. ≥3. derece hiperglisemi (açlık glukozu >250 mg/dL veya 13,9 mmol/L) durumunda ile tedaviye ara verilmelidir. İnsülin replasman tedavisinde metabolik kontrol elde edilirse ile tedaviye devam edilebilir. İmmünite ile ilişkili meningoensefalit: ile yürütülen klinik çalışmalarda meningoensefalit gözlenmiştir. Hastalar menenjit veya ensefalitin klinik belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Herhangi bir derece menenjit veya ensefalit durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. İntravenöz kortikosteroidler (günde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı metilprednizolon veya eşdeğeri) ile tedavi başlatılmalı ve hastanın durumu iyileştiğinde 1-2 mg/kg vücut ağırlığı prednizon veya eşdeğerine geçilmelidir. İmmünite ile ilişkili nöropatiler: alan hastalarda fasiyal parezi ve yaşamı tehdit edici olabilen miyastenik sendrom/miyastenia gravis veya Guillain-Barré sendromu gözlenmiştir. Hastalar motor ve duyusal nöropati semptomları için izlenmelidir (ayrıca bu bölümde yer alan ‘‘İmmünite ile ilişkili miyokardit-miyozit miyastenia gravis örtüşme (overlap) sendromu’’ başlığına bakınız). ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda miyelit gözlenmiştir. Hastalar miyeliti düşündüren belirti ve semptomlar bakımından yakından izlenmelidir. Herhangi bir derece miyastenik sendrom/miyastenia gravis veya Guillain-Barré sendromu durumunda ile tedavi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Günde 1-2 mg/kg dozda prednizon veya eşdeğeri ile sistemik kortikosteroidlerin başlatılması düşünülmelidir. 1. veya 2. derece fasiyal parezi durumunda tedavisine ara verilmelidir ve sistemik kortikosteroidlerle tedavi (1 ila 2 mg/kg vücut ağırlığı/gün prednison veya eşdeğeri) düşünülmelidir. Tedavi, yalnızca olayın tamamen geçmesi durumunda yeniden başlatılabilir. 3. veya 4. derece fasiyal parezi durumunda veya ara verildiğinde tamamen geçmeyen herhangi bir başka nöropati durumunda, tedavisi tamamen kesilmelidir. 2. 3. veya 4. derece miyelit durumunda tedavisi tamamen kesilmelidir. İmmünite ile ilişkili pankreatit: ile yürütülen klinik çalışmalarda serum amilaz ve lipaz düzeylerinde artışlar dahil olmak üzere pankreatit gözlenmiştir. Hastalar akut pankreatiti düşündüren belirtiler ve semptomlar bakımından yakından izlenmelidir. Serum amilaz veya lipaz düzeylerinde ≥3. derece artış (> 2 NÜS) veya 2. veya 3…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın advers reaksiyonlar; yorgunluk (%29,3), iştah kaybı (%20,1), döküntü (%19,7), bulantı (%18,8), öksürük (%18,2), diyare (%18,1), pireksi (%17,9), dispne (%16,6), artralji (%16,2), pirürit (%13,3), asteni (%13), sırt ağrısı (%12, 2), kusma (%11,7), idrar yolu enfeksiyonu (%11) ve baş ağrısı (%10,2) olmuştur. diğer tıbbi ürünlerle kombinasyonunda kullanımının güvenliliği, çoklu tümör tiplerinde 4535 hastada değerlendirilmiştir. En yaygın advers reaksiyonlar; anemi (%36,8), nötropeni, bulantı (%35,5), yorgunluk (%33,1), trombositopeni (%27,1), diyare (%27,6), döküntü (%27,8), alopesi (%28,1), konstipasyon (%25,8), iştah azalması (%24,7), periferal nöropati (%24,4) olmuştur. Adjuvan Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri koşulunda kullanımı Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hasta popülasyonunda adjuvan ortamda güvenlilik profili (IMpower), genel olarak ileri evre ortamında genel havuzlanmış monoterapi güvenlilik profili ile tutarlı olmuştur. Bununla birlikte, ileri evre hastalığı olan havuzlanmış monoterapi popülasyonunda immün sistemle ilişkili advers reaksiyonlarının insidansı %38,4 iken, IMpower çalışmasında atezolizumabın immün sistemle ilişkili advers reaksiyonlarının insidansı %51,7 olmuştur. Adjuvan ortamda immün sistemle ilgili yeni advers reaksiyonlar saptanmamıştır. bevacizumab, paklitaksel ve karboplatin ile kombinasyon halinde kullanımı Birinci basamak KHDAK çalışmasında (IMpower), bevacizumab, paklitaksel ve karboplatinden oluşan dörtlü ilaç rejiminde, paklitaksel ve karboplatin ile karşılaştırıldığında, 3. Derece ve 4. Derece olaylar (%63,6'ya karşı %57,5), 5. Derece olaylar (%6,1'e karşı %2,5), spesifik öneme sahip olaylar (%52,4'e karşı %48,0) ve aynı zamanda herhangi bir çalışma tedavisinin kesilmesine yol açan advers olaylar (%33,8’e karşı % 13,3) da dahil olmak üzere toplamda daha yüksek advers olay sıklığı gözlenmiştir. ile kombinasyon halinde bevacizumab, paklitaksel ve karboplatin alan hastalarda bulantı, diyare, stomatit, yorgunluk, pireksi, mukozal enflamasyon, iştah azalması, kilo kaybı, hipertansiyon ve proteinüri daha yüksek oranda bildirilmiştir (fark ≥%5). Bevacizumab, paklitaksel ve karboplatin kolunda daha sık gözlenen diğer klinik olarak anlamlı advers olaylar epistaksis, hemoptizi ve ölümcül olaylar da dahil olmak üzere serebrovasküler kazadır. Ciddi advers reaksiyonlara dair detaylı bilgiler Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri bölümünde verilmektedir. Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Advers İlaç Reaksiyonları (ADR), MedDRA sistem organ sınıfına (SOC) ve sıklık kategorilerine göre Tablo 2’de monoterapi veya kombinasyon tedavisi için listelenmiştir. Kombinasyon tedavisi kullanılan klinik çalışmalarda raporlanmasa bile, tek başına ile veya kemoterapiler ile ortaya çıkabileceği bilinen advers reaksiyonlar, kombinasyon tedavisi sırasında ortaya çıkabilir. Aşağıdaki sıklık kategorileri kullanılmıştır: Her bir sıklık grubunda advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasına göre yazılmıştır. Tablo 2: ile tedavi edilen hastalarda meydana gelen advers reaksiyonların özeti monoterapi kombinasyon tedavisi Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın İdrar yolları enfeksiyonua Akciğer enfeksiyonub Yaygın Sepsisaj Seyrek Sitomegalovirüs enfeksiyonu Sitomegalovirüs enfeksiyonu Kan ve lenf listemi hastalıkları Çok yaygın Anemi, trombositopenid, nötropenie, lökopenif Yaygın Trombositopenid, nötropenie Lenfopenig Seyrek Hemofagositik lenfohistiyositoz, otoimmün hemolitik anemiav Hemofagositik lenfohistiyositoz, otoimmün hemolitik anemiav Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın İnfüzyonla ilgili reaksiyonh İnfüzyonla ilgili reaksiyonh Seyrek Sarkoidozar Endokrin hastalıklar Çok yaygın Hipotiroidizmi Yaygın Hipotiroidizmi Hipertiroidizmj Yaygın olmayan Diabetes mellitusk, Adrenal yetmezlikl, Hipofizitm Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın İştah kaybı İştah kaybı Yaygın Hipokalemiae, Hiponatremiaf, Hiperglisemi, Hipoalbüminemi, Hipofosfatemi, Hipokalsemi Hipokalemiae, Hiponatremiaf, Hipomagnezemin, Hipoalbüminemi, Hipofosfatemi, Hipokalsemi Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Baş ağrısı Periferal nöropatio, Baş ağrısı Yaygın Periferal nöropatio Senkop, Baş dönmesi Yaygın olmayan Guillain-Barré sendromup, Meningoensefalitq Seyrek Miyastenik sendromr, fasiyal parezi, miyelit Fasiyal parezi monoterapi kombinasyon tedavisi Göz Hastalıkları Yaygın olmayan Üveitas Seyrek Üveitas Kardiyak hastalıklar Yaygın Perikardiyal bozukluklarao Yaygın olmayan Perikardiyal bozukluklarao Seyrek Miyokardits Vasküler hastalıklar Çok yaygın Hipertansiyonai Yaygın Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok yaygın Dispne, Öksürük Dispne, Öksürük, nazofarenjitam Yaygın Pnömonitt, Hipoksiag, Nazofarenjitam Disfoni Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın Bulantı, Kusma, Diyareu Bulantı, Kusma, Diyareu, Konstipasyon Yaygın Kolitv, Abdominal ağrı, Disfaji, Orafaringeal ağrıw, Ağız kuruluğu Stomatit, Disguzi, Kolitv Yaygın olmayan Pankreatitx Seyrek Çölyak hastalığı Çölyak hastalığı Hepatobiliyer hastalıkları Yaygın AST artışı, ALT artışı, Hepatity AST artışı, ALT artışı Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Döküntüz, Pirürit Döküntüz, Pirürit, Alopesiah Yaygın Ciltte kurulukap Yaygın olmayan Şiddetli kutanöz advers reaksiyonlarak, Psoriazisan, Liken hastalıklarıaq Şiddetli kutanöz advers reaksiyonlarak, Psoriazisan, Seyrek Pemfigoid, Liken hastalıklarıaq Kas-İskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın Artralji, Sırt ağrısı Artralji, Kas-iskelet ağrısıaa, Sırt ağrısı Yaygın Kas-iskelet ağrısıaa, Artritat Yaygın olmayan Miyozitab, Tenosinovitau Böbrek ve idrar hastalıkları Yaygın Kanda kreatinin yükselmesic Proteinüriac, Kanda kreatinin yükselmesic Yaygın olmayan Nefritad Bilinmiyor Enfektif olmayan sistital Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın Pireksi, Yorgunluk, Asteni Pireksi, Yorgunluk, Asteni, Periferik ödem Yaygın Grip benzeri hastalık, Ürperme Araştırmalar Yaygın Gama-glutamil transferaz yükselmesi Kanda alkalin fosfataz yükselmesi, gama-glutamil transferaz yükselmesi Yaygın olmayan Kanda kreatin fosfokinaz monoterapi kombinasyon tedavisi yükselmesi a İdrar yolları enfeksiyonu, sistit, piyelonefrit, escherichia idrar yolları enfeksiyonu, bakteriyel idrar yolları enfeksiyonu, böbrek enfeksiyonu, akut piyelonefrit, kronik piyelonefrit, piyelit, böbrek apsesi, streptokokal idrar yolu enfeksiyonu, üretrit, fungal idrar yolları enfeksiyonu, psödomonal idrar yolları enfeksiyonu raporlarını içerir. b Pnömoni, bronşit, alt solunum yolu enfeksiyonu, enfeksiyöz plevral efüzyon, trakeobronşit, atipik pnömoni, akciğer apsesi, kronik obstrüktif solunum yolu hastalığının enfektif alevlenmesi, parakanseröz pnömoni, piyopnömotoraks, plevral enfeksiyon, prosedür sonrası pnömoni raporlarını içerir. c Kanda kreatinin yükselmesi, hiperkreatinemi raporlarını içerir d İmmün trombositopeni (havuzlanmış veri setinin dışındaki çalışmalarda raporlanmış), trombositopeni ve platelet sayısında azalma raporlarını içerir. Nötropeni, nötrofil sayısında azalma, febril nötropeni, nötropenik sepsis, granülositopeni raporlarını içerir. f Beyaz kan hücresi sayısında azalma ve lökopeni raporlarını içerir. g Lenfopeni, lenfosit sayısında azalma raporlarını içerir. h İnfüzyonla ilişkili reaksiyon, sitokin salınım sendromu, aşırı duyarlılık ve anafilaksi raporlarını içerir. i Anti-tiroid antikor pozitifliği, otoimmün hipotiroidizm, otoimmün tiroidit, kanda tiroid stimüle edici hormon azalması, kanda tiroid stimüle edici hormon artışı, ötiroid hasta sendromu, guatr, hipotiroidizm, immünite ile ilişkili hipotiroidizm, immünite ile ilişkili tiroidit, miksödem, primer hipotiroidizm, tiroid bozukluğu, tiroid hormonlarında düşüş, tiroid fonksiyon testi anomalisi, tiroidit, akut tiroidit, tiroksin azalması, serbest tiroksin azalması, serbest tiroksin artışı, tiroksin artışı, triiyodotironin azalması, triiyodotironin artışı, anormal serbest triiyodotironin, serbest triiyodotironin azalması, serbest triiyodotironin artışı, sessiz tiroidit, raporlarını içerir. j Hipertiroidizm, Basedow hastalığı, endokrin oftalmopati, eksoftalmi raporlarını içerir. k Diabetes mellitus, tip 1 diabetes mellitus, diyabetik ketoasidoz, ketoasidoz raporlarını içerir. l Adrenal yetmezlik, kan kortikotropin azalması, glukokortikoid yetmezliği ve primer adrenal yetmezlik, sekonder adrenokortikal yetmezlik raporlarını içerir. m Hipofizit, hipopitüitarizm, sekonder adrenokortikal yetmezlik ve sıcaklık düzenleme bozukluğu raporlarını içerir. n Hipomagnezemi, kanda magnezyum düşüklüğü raporlarını içerir. Periferal nöropati, otoimmün nöropati, periferal duyusal nöropati, polinöropati, herpes zoster, periferal motor nöropati, nevraljik amyotrofi, periferal sensorimotor nöropati, toksik nöropati, aksonal nöropati, lumbosakral pleksopati, nöropatik artropati, periferal sinir enfeksiyonu, nevrit, immünite ile ilişkili nöropati raporlarını içerir. p Guillain-Barre sendromu, artan flask paralizi ve demiyalizan polinöropati raporlarını içerir. q Ensefalit, otoimmün ensefalit, menenjit, aseptik menenjit, fotofobi raporlarını içerir. r Myastenia gravis raporlarını içerir. s Miyokardit, otoimmün miyokardit, immünite ile ilişkili miyokardit raporlarını içerir. t Pnömonit, akciğer infiltrasyonu, bronşiolit, immünite ile ilişkili akciğer hastalığı,immünite ile ilişkili pnömonit, interstisyel akciğer hastalığı, alveolit, akciğer opasitesi, pulmoner fibrozis, pulmoner toksisite ve radyasyon pnömoniti raporlarını içerir. u Diyare, acil dışkılama ihtiyacı, sık bağırsak hareketleri, gastrointestinal hipermotilite raporlarını içerir. v Kolit, otoimmün kolit, iskemik kolit, mikroskobik kolit, ülseratif kolit, diversiyon koliti, eozinofilik kolit, immünite ile ilişkili enterokolit raporlarını içerir. w Orofaringeal ağrı, orofaringeal rahatsızlık, boğaz irritasyonu raporlarını içerir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.