TARKA FORTE 240/4 FILM TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Tarka Forte 240/4 ne için kullanılır?
KT 1- TARKA® FORTE iki değişik türden etkin madde içeren bir kombinasyon ilacıdır; verapamil, kalsiyum kanal blokörleri adı verilen bir ilaç grubunun üyesidir; trandolapril ise anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri (baskılayıcıları) denilen bir ilaç grubuna aittir.
Kalsiyum kanal blokörleri, kalbiniz ve kan damarlarınızdaki kas hücrelerinin içine giren kalsiyum miktarını değiştirirler. Bunun sonucunda kalp atışlarınızın kuvveti ve hızı değişir. Aynı zamanda kan damarlarınızın duvarlarındaki kaslar da gevşer.
Böylelikle kan basıncınızın azalmasına yardımcı olur ve kanın vücudunuza daha kolay pompalanmasını sağlarlar.
ACE inhibitörleri ise başka bir mekanizma ile kan damarlarınızın duvarlarındaki kasları gevşeterek etki gösterirler ve kan basıncınızın azalmasına yardımcı olurlar.
- TARKA® FORTE hipertansiyon (yüksek kan basıncı, yüksek tansiyon) tedavisinde kullanılmak içindir. Tek ilaç ile yapılan tedavinin yeterli olmadığı durumlarda, iki etkin maddeli kombinasyon tedavisi olarak kullanılır.
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) süreğen (kronik) bir hastalıktır ve kalp, böbrekler, beyin ve gözler gibi çeşitli organlarda zaman içerisinde harabiyete yol açabilir.
Hipertansiyon, TARKA® FORTE gibi ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Doktorunuz ilaç tedavisine yardımcı olmak üzere, size bazı yaşam tarzı değişiklikleri de önermiş olabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Trandolapril, verapamil veya ilacın içindeki diğer bileşenlerden herhangi birine karşı alerjik (aşırı duyarlı) iseniz. Bu maddeler kullanım talimatının başında verilmektedir. Eğer sizde böyle bir durum varsa, TARKA® FORTE almaya başlamadan önce sizi tedavi eden doktorunuza bildiriniz.
- Siz veya ailenizden biri daha önce başka bir ACE inhibitörüne karşı şiddetli bir alerjik reaksiyon geçirdiyseniz,
- Sizde (ya da ailenizden birinde) başka bir ACE inhibitörüne karşı yüzde, dilde ve boğazda şişme (anjiyonörotik ödem) gibi şiddetli bir alerjik reaksiyon geliştiyse,
- Ciddi kalp problemleri (şok durumu gibi) nedeniyle kan basıncınız çok düşük ise,
- Yakınlarda şiddetli bir kalp krizi (miyokard enfarktüsü) geçirdiyseniz,
- Doktorunuz sizde ikinci veya üçüncü derece AV (atriyoventriküler) blok (kalpte çok yavaş kalp atışına neden olan gecikmiş sinir sinyali), kalp yetmezliği, çok hızlı kalp atışına neden olan Wolff Parkinson White Sendromu (WPW) veya Lown Ganong Levis Sendromu gibi bir hastalık olduğunu söylediyse,
- Kalp kapakçık hastalığınız veya sinüs sendromunuz (düzensiz kalp atışı) varsa ve kalbinizde pil takılı değilse,
- Ağır böbrek yetmezliğiniz varsa,
- Diyalize giriyorsanız,
- Karnınızda sıvı toplanmasına (asit) neden olan şiddetli karaciğer probleminiz varsa,
- Şeker hastalığınız (diyabet) ya da böbrek yetmezliğiniz varsa ve aliskren içeren bir kan basıncı düşürücü ilaçla tedavi görüyorsanız.
- Doktorunuz sizde primer aldosteronizm (böbreküstü bezlerinden aldesteron salgısının artması) denilen bir hastalığın bulunduğunu söylediyse,
- Hamileyseniz,
- 18 yaşın altında iseniz,
- Hipertrofik kardiyomiyopatiniz varsa (Kalp kasında büyüme ve gevşeklik),
- Bazı kalp hastalıklarının tedavisi için ivabradin içeren bir ilaç kullanıyorsanız,
- Enjeksiyonluk beta-blokörle tedavi görüyorsanız (yoğun bakım durumu haricinde).
- Anjiyoödem (boğaz gibi bir bölgede hızlı deri altı şişmesi) riski nedeniyle yetişkinlerde kronik kalp yetmezliğinde kullanılan bir ilaç olan sakubitril/valsartan tedavisi aldıysanız veya alıyorsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- 65 yaşın üzerinde iseniz,
- Şeker hastası (diyabet) iseniz,
- Karaciğer veya böbreklerinizde yetmezlik varsa veya yakın bir zamanda böbrek nakli geçirdiyseniz,
- Kalp krizi veya inme geçirdiyseniz veya bunlardan birine dair yüksek risk taşıyorsanız,
- Lityum kullanıyorsanız (mani tedavisinde kullanılan ilaç),
- Digoksin (kalp atımını düzenleyen bir ilaç) kullanıyorsanız.
- Bir 'statin' (kolesterolü ya da kan yağlarını düşüren bir ilaç) kullanıyorsanız,
- Az tuzlu bir diyet uyguluyorsanız, kusuyorsanız, ishal iseniz, susuz kaldıysanız ya da diüretik (idrar söktürücü) veya kan potasyum düzeyini etkileyen diğer ilaçları kullanıyorsanız,
- Timolol etkin maddesini içeren göz damlaları (göz içi basıncı artışı (glokom) tedavisinde kullanılan ilaç) dahil olmak üzere beta-blokörler (kalp ritmini ya da kan basıncını kontrol etmek için kullanılan bir ilaç grubu) kullanıyorsanız,
- Yüksek tansiyon nedeniyle, aşağıdaki ilaçlardan birini alıyorsanız:
- Anjiyotensin II reseptör blokörü grubundan ilaçlar (örneğin valsartan, telmisartan, irbesartan), özellikle şeker hastalığına (diyabet) bağlı böbrek problemleriniz varsa.
- Aliskiren.
- Aşağıdaki ilaçlardan birini alıyorsanız, anjiyoödem (boğaz gibi bölgelerde cilt altında ani şişme) riski artar:
- İshal (diyare) tedavisinde kullanılan için bir ilaç olan rasekadotril,
- Sirolimus, everolimus gibi nakil yapılan organların vücut tarafından reddedilmesini önleyen ilaçlar,
- Şeker hastalığı (diyabet) tedavisinde kullanılan bir ilaç olan vildagliptin.
Eğer orta derece böbrek yetmezliğiniz varsa, böbrek fonksiyonlarınızı düzenli olarak kontrol ettiriniz.
Aşağıdakiler sizin için geçerliyse doktorunuza bildiriniz:
Kalp hastalığı:
- Yavaş ya da düzensiz kalp atımı,
- Doktorunuz sizde birinci derece kalp bloğu (kalbin yavaş atmasına neden olan sinir bloğu) ya da sol ventrikül disfonksiyonu (kalbinizin sol tarafının kanı iyi pompalamaması) olduğunu söylediyse.
Diğer durumlar:
- TARKA® FORTE'yi bağışıklık sisteminizi etkileyen ilaçlarla (örn. siklosporin) birlikte kullanıyorsanız ya da sistemik lupus eritematozus (eklem ağrısı, deride döküntü ve ateşe yol açan bir hastalık) veya skleroderma (deride sertleşme, kalınlaşma ve kıl kaybına yol açabilen bir durum) gibi bağışıklık sistemi hastalığınız varsa beyaz kan hücresi azalma riski artabilir.
- Miyastenia gravis (kronik yorgunluk ve kas güçsüzlüğü), Lambert-Eaton sendromu ya da ileri Duchenne musküler distrofisi gibi nöromusküler hastalığınız (kas-sinir sistemi hastalığı) varsa,
- Arı sokması sonucu gelişen alerjik reaksiyonları önlemek için enjeksiyon uygulanıyorsa (duyarsızlaşma (desensitizasyon) tedavisi),
- Hamile kalmaya çalışıyorsanız ya da hamile olduğunuzu fark ettiyseniz TARKA® FORTE kullanmamalısınız (bkz. “Hamilelik” bölümü),
- Emziriyorsanız (bkz. “Hamilelik ve emzirme” bölümü),
- LDL-aferez (kanınızdan kolesterolün bir makine yardımıyla uzaklaştırılması) uygulanıyorsa.
Allerjik reaksiyonlar:
- Seyrek olarak bazı hastalarda TARKA® FORTE gibi bir ACE inhibitörü kullanımı ardından ciddi alerjik reaksiyonlar gelişmiştir. Bu reaksiyonlar siyah ırka mensup insanlarda daha yaygındır ve kaşıntılı döküntü ve/veya yüz, dudak, dil ve boğazda şişmeye (anjiyonörotik ödem) yol açabilir. Şiddetli alerjik reaksiyonlar bağırsağı da etkileyebilir ve karın ağrısına neden olabilir (bulantı ve kusma eşlik edebilir) (intestinal anjiyoödem). Bu belirtilerden herhangi biri ortaya çıkarsa hemen TARKA® FORTE almayı bırakınız ve tıbbi yardım alınız.
Çocuklarda ve 18 yaşın altındaki gençlerde kullanım Bu ilaç, çocuklar ve 18 yaşın altındaki gençlerde kullanılmaz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TARKA® FORTE'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa TARKA® FORTE'yi kullanmayı durdurun ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Cildinizde kaşıntılı döküntü ve/veya yüz, göz kapakları, dil veya boğazınızda şişme, ve bunlara eşlik edebilecek soluk alıp vermede güçlük ile birlikte olabilen şiddetli alerjik reaksiyonlar;
- Deride ve ağız içinde ağrılı kırmızı ya da mor döküntü ve soyulmaya neden olan, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyon
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan sizde mevcut ise, sizin TARKA® FORTE'ye karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Sıklık dereceleri: Çok yaygın (≥1/10), yaygın (≥1/100 ila ≤1/10), yaygın olmayan (≥1/1,000 ila ≤1/100), seyrek (≥1/10,000 ila ≤1/1.000), çok seyrek (≤ 1/10,000) ve bilinmiyor (eldeki verilerle sıklığı saptanamıyor).
Diğer yan etkiler:
- Yaygın
- Öksürük
- Baş dönmesi (vertigo), baş ağrısı
- Kabızlık
- Sıcak basması, al basması
- Hızlı ya da yavaş kalp atımı (AV-blok)
- Yaşamı tehdit edebilen ani sirküler bozukluklar
- Kan basıncında aşırı düşme
- Ayağa kalkarken ya da otururken kan basıncında düşme Yaygın Olmayan
- Allerjik reaksiyonlar (döküntü ya da kaşıntı gibi)
- Uyuşukluk
- Titreme, vücutta seğirmeler
- Kalp atımınızın farkında olmak (çarpıntı)
- Göğüs ağrısı
- Bulantı, karın ağrısı
- Mide ve bağırsaklar ile ilgili bozukluklar
- İshal (diyare)
- Terleme
- Sık idrara çıkma ihtiyacı
- Anormal karaciğer fonksiyon testleri
- Kanda yağ düzeyinin artması (hiperlipidemi)
- Yüzde ödem (sıvı tutulumu)
- Seyrek
- İştah kaybı
- Baygınlık
- Saç kaybı
- Uçuk (herpes simpleks)
- Kanda safra pigmenti artışına bağlı deri ve göz akında sararma (hiperbilirubinemi)
- Üre, kreatinin (azotemi) gibi nitrojen içeren bileşiklerde artış
- Bazı deri problemleri
- Çok Seyrek
- Bronşit (üst solunum yollarında iltihaplanma)
- Sinüslerde tıkanma (burun tıkanıklığı, sinüs ve paranazal sinüs)
- Nefes darlığı/göğüste sıkışma
- Yorgunluk
- Güçsüzlük
- Saldırganlık, kaygı, depresyon, sinirlilik
- Denge koruma güçlüğü
- Uyku problemleri
- Deride iğnelenme hissi, sıcak/soğuk hissi
- Tat kaybı
- Görme problemleri (örn. bulanık görme)
- Deride ve göz akında sararma (sarılık)
- Pankreas ya da karaciğerde iltihaplanma
- Kusma
- Safra yollarında tıkanma
- Ağız ve boğaz kuruluğu
- Morarma, kanama ya da enfeksiyona karşı yatkınlığa yol açan kırmızı ve beyaz kan hücre düzeyinde değişiklikler
- Mayasıl/deri ülserleri; deri iltihapları, kaşıntılı döküntü, pulsu döküntü, kırmızı şişlikler ya da yaygın döküntüye neden olan alerjik reaksiyonlar dahil olmak üzere deri reaksiyonları
- Kas ve eklem ağrısı, kas güçsüzlüğü
- Cinsel güçsüzlük
- Memede şişlik, büyüme (erkeklerde)
- Kalbin üst odacıklarında düzensiz hızlı kasılmaya yol açan elektriksel ileti problemleri (atrial fibrilasyon), göğüs ağrısı, fizik egzersiz ardından kalbin kan akımındaki problemlerin yol açtığı çene ve sırtta ağrı (anjina pektoris) /kalp krizi, kalp atımında artma ya da azalma
- İnme
- Böbrek fonksiyonlarında ani azalma
- Vücut sıvı miktarında artışa bağlı şişlik
- Serum potasyum düzeyi değişiklikleri
- Kan basıncı değişiklikleri
- Bilinç kaybı
- Bilinmiyor
- Deride ve ağız içinde ağrılı kırmızı ya da mor döküntü ve soyulmaya neden olan, yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyon
- Deride kızarıklık, deride tahriş ve rahatsızlık hissi, akne, kuru deri
- İdrar yolu enfeksiyonu
- İştah artışı
- Kolesterol ve kan şekeri düzeyinde artış, sodyum düzeyinde azalma, kanda ürik asit düzeyinde artış
- Sanrı
- Libido azalması (cinsel dürtüde azalma)
- İstemsiz kas hareketi
- Migren
- Göz kapağında iltihaplanma ve şişlik göz bozukluğu
- Anormal kalp ritmi, anormal elektrokardiyografi (EKG)
- Deri yüzeyinde varisli damarlar
- Yüksek kan basıncı (Hipertansiyon hastalığı)
- Üst solunum yolu inflamasyonu, üst solunum yolu tıkanıklığı, balgamlı öksürük, boğaz ve ağızda inflamasyon, boğaz ağrısı, burun kanaması, nefes darlığı
- Kusmukta kan ve gaz, şişkinlik
- Sırt ağrısı, kol ve bacaklarda ağrı, kemik ağrısı, eklem sertliği, kas krampları
- Ateş, hasta hissetme, bitkinlik
- Bazı yan etkiler TARKA® FORTE veya içeriğindeki maddeler ile görülmemiş, ancak TARKA® FORTE türü diğer ilaçlardan biri ile görülmüş olabilir: Bu gibi yan etkiler şunlardır:
- Kırmızı kan hücrelerinde yıkım artışından kaynaklanan yorgunluk
- Zihin karışıklığı (konfüzyon)
- Kulak çınlaması (tinnitus)
- Beynin bir bölümünde kan akımının kısa süreli bozulmasına bağlı olarak gelişen geçici görme, konuşma ya da hareket kaybı
- Burun kanallarında (sinüs) enfeksiyon, kızarıklık ya da şişlik
- Burun içinde kızarıklık ve şişlik
- Dilde enfeksiyon ya da dilde kızarıklık ve şişlik
- Akciğerlerde havayollarında geçici daralmaya bağlı nefes darlığı
- Bağırsakları etkileyerek karın ağrısına (bazen bulantı ve kusma) yol açabilen şiddetli alerjik reaksiyon (intestinal anjiyoödem)
- Karında şişlik, mide ağrısı ve kabızlığa yol açan bağırsak hareketi bozuklukları
- Göz akında sararmaya yol açan karaciğerde safra akışı bozukluğu
- Deride kabarma ve soyulmaya yol açan ve yaşamı tehdit eden alerjik reaksiyon
- Anormal böbrek fonksiyon testleri
- Huzursuzluk, istemli/istemsiz hareketlerde bozuklukla seyreden hareket bozuklukları
- Memeden süt gelmesi, kanda süt yapımını sağlayan prolaktin hormon (kadın hormonu) artışı
- Dişetlerinde büyüme
- Bazı sinir ve kas hastalıklarının (örn. miyastenia gravis, Lambert-Eaton sendromu, Duchenne musküler distrofisi) alevlenmesi
- Kol ve bacak derisinde ağrılı kızarıklıklar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu ya da eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz ya da hamile kalmaya çalışıyorsanız hemen doktorunuza söyleyiniz.
Doktorunuz hamile kalmadan önce ya da hamile olduğunuzu fark ettiğinizde TARKA® FORTE kullanmayı bırakmanızı ve TARKA® FORTE yerine başka bir ilaç kullanmanızı söyleyecektir.
TARKA® hamileliğin erken döneminde tavsiye edilmez ve gebeliğin üçüncü ayından sonra alınmamalıdır. TARKA®, hamileliğin üçüncü ayından itibaren alındığın takdirde doğmamış çocuğunuzda ciddi hasara neden olabilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ya da emzirmeyi planlıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Emziren annelerin TARKA® FORTE kullanması önerilmez. Emzirmek istiyorsanız ve özellikle çocuğunuz yeni doğmuş ya da erken doğmuşsa doktorunuz başka bir tedavi önerebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerTARKA® FORTE laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
TARKA® FORTE aynı zamanda tablet başına 1,49 mmol (ya da 34,3 mg) sodyum içermektedir. Sodyumu kontrol altında olan bir diyet uyguluyor iseniz, bu durumu dikkate almalısınız.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Tarka Forte 240/4 muadilleri
Tarka Forte 240/4 ile aynı etken maddeyi (trandolapril ve verapamil) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonFORTE hipertansiyon tedavisinde endikedir. Monoterapinin yeterli olmadığı durumlarda kombinasyon tedavisi olarak kullanılabilir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTrandolapril ya da herhangi başka bir ACE inhibitörü ve/veya verapamile karşı, ayrıca ilacın içinde bulunan yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılık, Daha önce bir ACE inhibitörü tedavisiyle ilişkili anjiyonörotik ödem öyküsü, Herediter/idiyopatik anjiyonörotik ödem, Kardiyojenik şok, Yakın geçmişte komplikasyonlu miyokard enfarktüsü, Pacemaker olmaksızın ikinci ya da üçüncü derece atriyoventriküler (AV) blok, Sinoatriyal (SA) blok, Pacemaker olmaksızın hasta sinüs sendromu, Konjestif kalp yetmezliği, Atrium ve ventriküller arasında ekstra iletimin olduğu atriyal fibrilasyon/flatter (örn. Wolff-Parkinson-White sendromu, Lown-Ganong-Levine sendromu), Ivabradin ile kombinasyon, Şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi < 30 mL/dk), Diyaliz, Karaciğer sirozu ile birlikte asit, Aort ya da mitral stenozu, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati, Primer aldosteronizm, Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesteri, Çocuklarda ve adölesanlarda kullanım (< 18 yaş), İntravenöz uygulanan beta reseptör antagonistleri ile eş zamanlı kullanımı (yoğun bakım ünitesi hariç), FORTE ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabet veya böbrek yetmezliği (GFR<60 mL/dak/1,73m 2) olan hastalarda kontrendikedir, -Sakubitril/Valsartan ile eş zamanlı kullanım. Sakubitril/Valsartan’dan FORTE’ye veya FORTE’den Sakubitril/Valsartan’a geçilecekse en az 36 saat beklenmelidir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSemptomatik hipotansiyon: FORTE, belirli koşullar altında zaman semptomatik hipotansiyona yol açabilir. Bu risk uyarılmış bir renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine sahip (örn. diüretik kullanımı, düşük sodyumlu diyet, diyaliz, dehidratasyon, diyare veya kusmaya bağlı hacim ya da tuz eksikliği; sol ventrikül fonksiyonlarında azalma, renovasküler hipertansiyon) olan hastalarda yüksektir. Bu gibi hastalarda öncelikle hacim ya da tuz eksikliğinin düzeltilmesi gerekir ve tedavi tercihen bir hastane ortamında başlatılmalıdır. Titrasyon sırasında hipotansiyon geçiren hastalar sırt üstü yatırılmalıdır; bu gibi hastalarda oral sıvı desteği ya da intravenöz fizyolojik serum uygulamasıyla hacim genişletilmesine gerek duyulabilir. Kan hacmi ve basıncı etkili bir şekilde düzeltildikten sonra FORTE tedavisine genellikle devam edilebilir. İskemik kalp hastalığı ya da serebrovasküler hastalığı olan hastalarda da kan basıncında aşırı düşüş miyokard enfarktüsü ya da serebrovasküler olaya yol açabileceğinden, tedaviye başlarken ve doz ayarlaması yapılırken yakın takip gerekir. Böbrek yetmezliği: Orta derece böbrek yetmezliği olan hastalarda böbrek fonksiyonları düzenli olarak izlenmelidir. FORTE renal disfonksiyonlu hastalarda hiperkalemi oluşturabilir. Özellikle önceden beri böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastaların böbrek fonksiyonlarında akut kötüleşme (akut böbrek yetmezliği) ortaya çıkabilir. Verapamil hemodiyaliz ile uzaklaştırılamaz. Renovasküler hipertansiyon: Sekonder hipertansiyon ve özellikle renovasküler hipertansiyonda FORTE ile deneyim yeterli değildir. Sonuç olarak ® FORTE bu hastalarda kullanılmamalıdır. Önceden tek ya da çift taraflı renal arter stenozu olan ve ACE inhibitörleri ile tedavi edilmiş bazı hastalarda kanda üre ve serumda kreatinin yükselmesi gözlenmiştir ve bunlar tedavi kesildikten sonra genellikle düzelmiştir. Bu, özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda olması muhtemeldir. Eğer, renovasküler hipertansiyon belirtisi de bulunuyorsa, şiddetli hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riskinde ciddi artış bulunmaktadır. Proteinüri: Özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan veya göreceli olarak yüksek dozlarda ACE inhibitörleri almakta olan hastalarda proteinüri ortaya çıkabilir. Diyabetik hastalar: Oral kan glukozu düşürücü ilaçlar ya da insülin kullanan diyabetik hastalarda glisemik kontrol düzeyi ACE inhibitörü tedavisinin ilk ayı boyunca yakından izlenmelidir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı: ACE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokeörleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ACE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokeörleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Duyarlı kişilerde, özellikle bu sistemi etkileyecek kombinasyon kullanımlarında hipotansiyon, senkop, inme, hiperkalemi ve renal fonksiyonlarda değişiklikler (akut renal yetmezlik dahil) rapor edilmiştir. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ARB veya ACE inhibitörlerinin aliskiren ile beraber kullanımı önerilmemektedir. Aliskirenin ARB’ler veya ACE inhibitörleri ile beraber kullanımı diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60mL/dak/1,73 m 2) olan hastalarda kontrendikedir. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ACE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri birlikte kullanılmamalıdır. Şiddetli karaciğer yetmezliği: Bu hastalarda yeterli terapötik deneyim bulunmaması nedeniyle, FORTE kullanılması önerilemez. FORTE şiddetli karaciğer sirozu ile birlikte asidi olan hastalarda kontrendikedir. Çok seyrek olarak ACE inhibitörleri tedavisi kolestatik sarılık ya da hepatit ile başlayıp hızla yaygın nekroz ve bazen ölüme yol açan bir sendrom ile ilişkili bulunmuştur. Bu sendromun mekanizması bilinmemektedir. FORTE kullanan hastalarda sarılık ya da karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme saptanırsa tedavi kesilmeli ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Anjiyonörotik ödem: ACE inhibitörleri (örn. trandolapril gibi) ender olarak, yüz, ekstremiteler, dil, glottis ve/veya larinksin şişmesini içeren anjiyonörotik ödeme neden olabilir. Anjiyonörotik ödem geçirmekte olan hastalarda trandolapril tedavisi derhal durdurulmalı ve bu hastalar ödem geçinceye kadar izlenmelidir. Yüz ile sınırlı anjiyonörotik ödem sıklıkla kendiliğinden iyileşir. Sadece yüzü değil aynı zamanda glottisi de tutan ödem, havayolu obstrüksiyonu riski nedeniyle, hayatı tehdit edici nitelikte olabilir. Siyah ırktan olmayan hastalara kıyasla, ACE inhibitörleriyle tedavi edilen siyah ırktan hastalarda daha yüksek bir anjiyoödem sıklığı bildirilmiştir. ACE inhibitörlerinin rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile eş zamanlı olarak kullanılması anjiyoödem riskini arttırmaktadır (ör. solunum problemleri olsun veya olmasın, hava yollarının veya dilin şişmesi). Halihazırda bir ACE inhibitörü kullanmakta olan hastalarda rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus ve temsirolimus) ve vildagliptin ile tedaviye başlarken dikkatli olunmalıdır. Trandolaprilin Sakubitril/Valsartan ile kombinasyonu, artan anjiyoödem riskinden dolayı kontrendikedir. Trandolapril tedavisinin son dozundan sonra 36 saat geçene kadar Sakubitril/Valsartana başlanmamalıdır. Sakubitril/Valsartan ile tedavi kesildiğinde, Sakubitril/Valsartanın son dozundan sonra 36 saat geçene kadar Trandolapril ile tedaviye başlanmamalıdır. Dil, glottis ya da larinksi tutan anjiyonörotik ödem tablosu, diğer uygun terapötik önlemler ile birlikte, 0,3-0,5 mL epinefrin çözeltisinin (1:1000) subkütan yoldan derhal uygulanmasını gerektirir. İdiyopatik anjiyonörotik ödem öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, ve anjiyonörotik ödem bir ACE inhibitörüne karşı advers reaksiyon olarak gelişmiş ise FORTE kontrendikedir. İntestinal anjiyoödem: ACE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda ayrıca intestinal anjiyoödem bildirilmiştir. Trandolapril kullanırken karın ağrısı yaşayan (bulantı veya kusma olsun olmasın) hastalarda bu durum dikkate alınmalıdır. Nötropeni/Agranülositoz: Nötropeni riski doz ve tip ile ilişkili gibi görünmektedir ve hastanın klinik durumuna bağlıdır. Komplikasyonsuz hastalarda ender olarak görülür, ancak özellikle immünosupresif ajanlar ile tedavi gören, sistemik lupus eritematozus, skleroderma gibi kollajen vasküler hastalıklarla birlikte böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda da ortaya çıkabilir. Bu etkiler ACE inhibitörü bırakıldıktan sonra kaybolur. Öksürük: ACE inhibitörleriyle tedavi sırasında prodüktif olmayan, kuru bir öksürük ortaya çıkabilir; ilaç bırakıldıktan sonra kaybolur. Serum potasyumu: ACE inhibitörleri aldosteron salınımını inhibe ettiklerinden dolayı tedavi sırasında hiperkalemiye yol açabilirler. Bu etki normal böbrek fonksiyonuna sahip hastalarda etki genellikle anlamlı değildir. Bununla birlikte, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ve/veya potasyum takviyeleri (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu diüretikler, trimetoprim veya trimetoprim/sülfametoksazol olarak da bilinen ko-trimoksazol ve özellikle aldosteron antagonistleri veya anjiyotensin reseptör blokörleri alan hastalarda hiperkalemi gelişme riski vardır. Potasyum tutucu diüretikler ve anjiyotensin reseptör blokörleri, ACE inhibitörü alan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır ve serum potasyumu ile böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Yaşlılar: FORTE sadece kısıtlı sayıda yaşlı hipertansif hasta üzerinde incelenmiştir. Farmakokinetik veriler FORTE’nin sistemik yararlanımının, genç hipertansiflere kıyasla yaşlılarda daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bazı yaşlı hastalarda kan basıncını azaltıcı etki diğerlerindekinden daha güçlü olabilir. Tedavi başlangıcında böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi önerilmektedir. Cerrahi hastaları: Genel anestezi gerektiren majör cerrahi geçirecek hastalarda, ACE inhibitörleri hipotansiyon oluşturabilir; bu durum plazma hacim genişleticiler ile düzeltilebilir. Kalp yetmezliği: Önceden kalp yetmezliği epizodu geçirmiş hastalarda FORTE ile tedaviye başlanmadan önce ejeksiyon fraksiyonu %35’in üzerinde olmalıdır ve kalp yetmezliğinin tedavisi uygun biçimde sürdürülmelidir. Kalp bloğu / birinci derece AV blok: Verapamil, AV ve SA nodlarını etkiler ve AV iletim süresini uzatır. Tedaviler, birinci derece AV bloğu olan hastalarda dikkatli şekilde uygulanmalıdır. Not: ikinci ve üçüncü derece AV bloğu olan hastalarda kontrendikedir. Bradikardi: FORTE bradikardisi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Nöromusküler iletim bozukluğu: FORTE nöromusküler iletiyi etkileyen hastalıkları (miyastenia gravis, Lambert-Eaton sendromu, ilerlemiş Duchenne musküler distrofisi) olan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Desensitizasyon: ACE inhibitörü tedavisi almakta olan ve yanı sıra hayvan zehirlerine karşı desensitizasyon uygulanan hastalarda anaflaktoid reaksiyonlar (bazı durumlarda hayatı tehdit edici) gelişebilir. LDL aferezi: LDL aferezindeki hastalar aynı zamanda ACE inhibitörleri de aldıklarında hayatı tehdit edici anafilaktoid reaksiyonlar kaydedilmiştir. Hastalarda yapılacak değerlendirmeler, tedavi başlatılmadan önce ve tedavi sırasında böbrek fonksiyonu incelemelerini de içermelidir. FORTE’ye karşı alınan terapötik yanıtın değerlendirilmesine yönelik kan basıncı takibi her zaman için bir sonraki dozdan önce yapılmalıdır. Lityum: Lityum ve FORTE kombinasyonu önerilmemektedir. Beta adrenerjik blokörler: Kardiyovasküler etkilerin karşılıklı olarak arttırılması (daha yüksek dereceli AV blok, kalp frekansında daha yüksek dereceli düşüş, kalp yetmezliğinin ortaya çıkması, şiddetli kalp basınç düşüşü)…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık olarak bildirilen advers ilaç reaksiyonları öksürük, baş ağrısı, konstipasyon, vertigo, baş dönmesi ve sıcak basması olmuştur (aşağıdaki tabloya bakınız). Spontan olarak bildirilen ya da klinik çalışmalarda gözlenen yan etkiler ve FORTE için bildirilmemiş olmakla birlikte genel olarak ACE inhibitörleri ya da fenilalkilamin kalsiyum kanal blokörleri ile ilişkilendirilen istenmeyen etkiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Advers ilaç reaksiyonları, her sistem-organ sınıfı içerisinde, belirtilen sıklık dereceleri kullanılarak, sıklık derecesi başlıkları altında sıralanmıştır. Sıklık dereceleri: ve bilinmiyor (eldeki verilerle sıklığı saptanamıyor). Sistem-Organ Sınıfı Sıklık Derecesi İstenmeyen Etki Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor Çok seyrek Bilinmiyor Herpes simpleks Bronşit Üst solunum yolu enfeksiyonu, farenjit, sinüzit*, rinit*,glossit*, idrar yolu enfeksiyonu Lökopeni, pansitopeni, trombositopeni Agranülositoz, hemoglobinde azalma*, hematokritte azalma*, hemolitik anemi*1 Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan Hipersensitivite Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hiperlipidemi Anoreksi İştah artışı, hiperkalemi, hiperkolesterolemi, hiperglisemi, hiponatremi, hiperürisemi, gut, enzim sapmaları Psikiyatrik hastalıklar Çok seyrek Bilinmiyor Agresyon, anksiyete, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk Uyku bozukluğu*, halüsinasyonlar, libido azalması, konfüzyon* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın Baş dönmesi, baş ağrısı Yaygın olmayan Tremor, uykusuzluk Seyrek Senkop Çok seyrek Serebral hemoraji, bilinç kaybı, denge bozukluğu, hiperestezi, parestezi, disguzi Bilinmiyor GİA (geçici iskemik atak)*, serebrovasküler olay (SVO), miyoklonus, migren, ekstrapiramidal bozukluk**8; paralizi (tetraparezi) ** 6 Göz hastalıkları Çok seyrek Bilinmiyor Görme bozukluğu, bulanık görme Blefarit, konjunktival ödem, görme kusuru Kulak ve iç kulak Yaygın Vertigo hastalıkları Bilinmiyor Tinnitus* Kardiyak hastalıklar Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan Çok seyrek Bilinmiyor Birinci derece AV blok Çarpıntı Anjina pektoris, bradikardi, taşikardi, atriyal fibrilasyon, kalp yetmezliği, kardiyak arrest Miyokard enfarktüsü*2, ikinci ve üçüncü derece AV blok, sinüs bradikardisi, sinüs arresti, asistol, aritmi*2, ventriküler taşikardi, miyokardial iskemi, anormal elektrokardiyogram Hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon, şok, al basması, sıcak basması Kan basıncında dalgalanma Hipertansiyon, anjiyopati, periferik damar hastalığı, variköz venler Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın Çok seyrek Bilinmiyor Öksürük Astım, dispne, sinüslerde konjesyon Bronkospazmlar*, üst solunum yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu konjesyonu, prodüktif öksürük, farenjit, orofarengeal ağrı, epistaksis, solunum bozukluğu Gastrointestinal hastalıklar Yaygın Konstipasyon Yaygın olmayan Abdominal ağrı, diyare, gastrointestinal bozukluklar, bulantı Çok seyrek Bilinmiyor Ağız/boğaz kuruluğu, pankreatit, kusma Abdominal ağrı, abdominal rahatsızlık, hazımsızlık*, gastrit, gaz, gingival hiperplazi**5, hematemez, ileus*, intestinal anjiyoödem*, glossit* Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın olmayan Seyrek Anormal karaciğer fonksiyon testleri Hiperbilirubinemi Çok seyrek Bilinmiyor Kolestaz, hepatit, sarılık Kolestatik sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor Döküntü, kaşıntı, yüzde ödem, hiperhidroz Alopesi, deri bozuklukları Anjiyoödem, eritema multiforme, dermatit, psoriyazis, ürtiker Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz*3, eritromelalji**, purpura, egzama, akne, kuru deri Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok seyrek Bilinmiyor Artralji, miyalji, musküler zayıflık Sırt ağrısı, ekstremite ağrısı, kemik ağrısı, osteoartirit, kas spazmları, miyastenia gravis**8 Böbrek ve idrar yolu Yaygın olmayan Poliüri hastalıkları Seyrek Çok seyrek Bilinmiyor Azotemi Akut böbrek yetmezliği Pollaküri Üreme sistemi ve meme bozuklukları Çok seyrek Bilinmiyor Erektil disfonksiyon, jinekomasti Galaktore** Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın Olmayan Çok seyrek Bilinmiyor Göğüs ağrısı Ödem, periferal ödem, asteni, yorgunluk Ateş, malazi, hasta hissetme Araştırmalar Çok seyrek Kan alkalen fosfataz artışı, transaminazlarda artış, kan potasyum seviyelerinde artış, immunoglobulinlerde artış, gammaglutamiltranferaz (GGT) artışı, kan laktat dehidrogenaz (LDH) artışı, lipaz artışı Bilinmiyor Kanda kreatinin artışı*4, kanda üre artışı *4, kanda prolaktin artışı** *ACE inhibitörleri ADR sınıflandırmasını göstermektedir. ** FORTE ile ilgili olarak bildirilmemekle birlikte, genel olarak fenilalkilamin kalsiyum blokörleri ile ilişkilendirilen yan etkileri göstermektedir. 1Hemolitik anemi glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olan hastalarda bildirilmiştir. 2 ACE inhibitörleri ile ilişkili olarak hipotansiyon ile birlikte bireysel aritmi ve miyokardiyal enfarktüs olguları bildirilmiştir. 3Toksik nekroliz gibi hipersensitivite tablolarına ateş, miyalji, artralji, eozinofili ve/veya antinükleer antikor artışı eşlik edebilir. 4Özellikle böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve renovasküler hipertansiyon durumunda. Bununla birlikte bu artışlar ilaç tedavisi sonlandırıldıktan sonra geri dönüşlüdür. 5 Uzun süreli tedavi sonrasında çok seyrek olarak görülür ve ilaç tedavisi sonlandırıldıktan sonra geri dönüşlüdür. 6 Verapamil ve kolşisin kombinasyonu ile ilişkili paralizi (tetraparezi) için pazarlama sonrası bildirim bulunmamaktadır. Verapamil ve kolşisinin kombine kullanımı önerilmez. 7Semptomatik ya da ciddi hipotansiyon ACE inhibitörleri tedavisine başlandıktan sonra nadiren ortaya çıkmıştır. Bu durum esas olarak renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi uyarılmış risk gruplarında ortaya çıkar. Anjina pektoris ya da serebrovasküler hastalığı olup verapamil ile tedavi edilen hastalarda hipotansiyon miyokard enfarktüsü ya da serebrovasküler olaya yol açabilir. 8Bazı olgularda ekstrapiramidal bozukluk (Parkinson hastalığı, koreoatetoz, distoni gibi) ortaya çıkabilir. Bugüne kadarki deneyim bu semptomların ilaç kesildikten sonra kaybolduğunu göstermiştir. Miyastenia gravis, miyastenik sendrom (Lambert-Eaton sendromu gibi) ve ileri Duchenne musküler distrofisine ilişkin bağımsız bildirimler mevcuttur.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.