SEMİTONE 100 MG/20 MG FİLM KAPLI TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Semitone 100/20 mg ne için kullanılır?
KT 1Kombine diüretikler adı verilen ilaç grubuna aittir.
SEMİTONE, vücudunuzdaki fazla su birikimini engellemek için kullanılır. Vücudunuzda fazla su birikimi, ayak bileklerinizde şişmeye, nefes darlığına ve normalden daha fazla yorgun hissetmenize neden olabilir.
SEMİTONE, normalden daha sık idrara çıkmanızı sağlayarak vücudunuzda su birikmesine engel olur. Vücudunuzdaki fazla su atılmazsa, kalbinizin, kan damarlarınızın, akciğerlerinizin ve böbreklerinizin normalden daha çok yorulmasına neden olur.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Spironolakton, furosemid veya sülfonilamid grubu antibiyotiklere ve her hangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlılığınız varsa,
- Sülfadiazin veya trimetoprim/sülfametoksazol grubu ilaçlara karşı aşırı duyarlılığınız varsa,
- Ciddi böbrek problemleriniz varsa,
- Ciddi karaciğer problemleriniz varsa,
- Kan hacminiz düşükse ya da vücudunuz susuz kalmışsa,
- İdrar yapamama gibi bir durumunuz varsa,
- Kan potasyum ya da sodyum değerleriniz çok yüksekse veya çok düşükse,
- Addison's hastalığı olarak adlandırılan bir hastalığınız varsa (bu hastalığa bağlı olarak kendinizi yorgun ve halsiz hissetme, hissedebilir düşük kan basıncı ve cilt renginde koyulaşma görülebilir),
- Hamile iseniz,
- Bebeğinizi emziriyorsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSes değişikliklerine neden olabilir. tedavisine başlarken, özellikle sesleri işleri için önemli olan hastalarda (örn; aktörler, şarkıcılar, öğretmenler) çok dikkatli olunmalıdır. Hastaların idrar çıkışı takip edilmelidir. Prostat hipertrofisi ya da miksiyon bozukluğuna sahip hastalar gibi idrar çıkışında parsiyel obstrüksiyon olan hastalar, artmış akut retansiyon gelişme riskine sahiptir ve bu hastaların dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir. tedavisine başlamadan önce, hipotansiyon ya da hipovolemi tedavi edilmelidir. Özellikle aşağıdaki durumları olan hastalar dikkatle takip edilmelidir. Hipotansiyonu olan hastalar, Kan basıncında belirgin bir düşüş yaşama riski olan hastalar, Hastalarda latent diyabet belirgin hale gelebilir ya da diyabetik hastaların insülin gereksinimleri artabilir, Gut hastalığı olan hastalar, Karaciğer sirozu ile birlikte renal fonksiyon bozukluğu olan hastalar, Hipoproteinemisi (örn; nefrotik sendrom ile ilişkili) olan hastalar (furosemidin etkisi azalabilir ve ototoksisitesi artabilir). Dikkatli bir şekilde doz titrasyonu yapılması gerekir. Serum potasyum düzeyi yüksek olan hastalara uygulanmamalıdır. ile triamteren, amilorid, potasyum takviyeleri ve non-steroid antiinflamatuar ilaçların eş zamanlı kullanımı hiperkalemiye neden olabileceğinden, önerilmemektedir. Elektrolit eksikliğine eğilimli hastalar dikkatli bir şekilde gözlenmelidir. Tedavi sırasında düzenli olarak serum sodyum, potasyum, kreatinin ve glukoz değerlerinin takip edilmesi önerilmektedir. Özellikle de elektrolit dengesizliği gelişme riski yüksek olan ya da belirgin sıvı kaybı olan hastaların yakından takip edilmesi gerekmektedir. Hastalarda hipovolemi ya da dehidratasyon gibi önemli bir elektrolit ve asit-baz dengesizliği varsa tedavi edilmelidir. Bu durum tedavisinin geçici bir süreliğine sonlandırılmasını gerektirebilir. Renal fonksiyon bozukluğu ve kreatinin klerensi 60 ml/dak/1.73 m2’den düşük olan hastalarda ve serum potasyum seviyelerini artmasına neden olan bazı ilaçlarla birlikte kullanan hastalarda serum potasyum seviyelerinin sık sık kontrol edilmesi gerekmektedir. Metastatik kastrasyon dirençli prostat kanseri olan bazı hastalarda, spironolakton tedavisi sırasında tümörün ilerlemesi gözlenmiştir. Spironolakton, androjen reseptörüne bağlanır ve prostata özgü antijen (PSA) değerini artırabilir. Radyokontrast nefropati için yüksek risk taşıyan hastalarda radyokontrast nefropatiye karşı önleyici bir tedbir olarak, furosemidin diürez için kullanılması önerilmemektedir. Risperidon ile eş zamanlı kullanım Demansı olan yaşlı hastalarda yapılan plasebo kontrollü risperidon çalışmalarında, sadece risperidon ile tedavi edilen hastalar (%3.1; ortalama yaş 84, yaş aralığı 70-96) sadece furosemid ile tedavi edilen hastalar (%4.1; ortalama yaş 80, yaş aralığı 67-90) ile karşılaştırıldığında, furosemid ve risperidon kombinasyonu ile tedavi edilen hastalarda (%7.3; ortalama yaş 89, yaş aralığı 75-97) mortalite insidansı daha yüksek bulunmuştur. Diğer diüretikler (özellikle düşük dozlardaki tiyazid diüretikleri) ile birlikte risperidon kullanımı benzer bulgular ile ilişkili değildir. Bu bulguyu açıklayan hiç bir patofizyolojik mekanizma ve ölüme sebep olan belirli bir sebep bulunmamaktadır. Bununla birlikte, gerekli tedbirler alınmalı ve bu kombinasyonun veya diğer güçlü diüretikler ile bir arada tedavinin risk ve yararı, kullanıma karar verileceği zaman öncelikli olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Risperidon ile diğer diüretiklerin birlikte kullanımı sonucu hastalardaki mortalite insidansında bir artış görülmemiştir. Tedaviye bakmaksızın, dehidratasyon mortalite için yüksek bir risk faktörüdür ve bu yüzden demansı olan yaşlı hastalarda kaçınılmalıdır. Sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır. Sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktivasyonu olasılığı vardır. laktoz monohidrat içerdiğinden nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. gün batımı sarısı içermektedir. Gün batımı sarısı alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, SEMİTONE'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, SEMİTONE'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Böbreklerde iltihaplanma (nefrit), ayak bileklerinde şişkinlik, deri döküntüsü, deri renginde değişiklik, deride şiddetli kabarma, güneş ışığına her zamankinden daha duyarlı olma, yüksek ateş ve kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlar,
- Nefes almada güçlük, soğuk ve nemli bir cilt, soluk ten rengi, hızlı kalp atımı gibi belirtilerle kendini gösteren şok (şiddetli alerjik reaksiyon),
- Şiddetli mide ve sırt ağrısı (pankreas iltihabı belirtisi olabilir),
- Vücutta daha kolay morarma meydana gelmesi, daha sık enfeksiyona yakalanma, normale göre daha güçsüz ve yorgun hissetme (SEMİTONE kan hücrelerinin sayısını etkileyerek ciddi kan problemlerine neden olabilir),
- Artmış susuzluk hissi, baş ağrısı, baş dönmesi, bayılma, bilinç bulanıklığı, kas ya da eklem ağrıları, güçsüzlüğü, krampları ya da spazmları, mide rahatsızlıkları veya düzensiz kalp atışı. Bunlar vücudunuzun susuz kaldığının ya da vücudunuzdaki kimyasalların miktarlarının değiştiğinin belirtisi olabilir. Vücudunuzda gözlenen ciddi susuzluk kan pıhtılaşmasına ya da gut hastalığına (damla hastalığı) neden olabilir.
- Derinizde ya da gözlerinizde sararma, idrarınızın daha koyu renkte olması. Bunlar karaciğer hastalıklarının belirtisi olabilir. Eğer SEMİTONE kullanmaya başlamadan önce karaciğer hastalığınız varsa, karaciğer ensefalopatisi olarak adlandırılan ciddi karaciğer problemleri gözlenebilir. Karaciğer ensefalopatisi belirtileri ise unutkanlık, kriz, duygu durum değişiklikleri ve komadır.
- Dudaklar, gözler, ağız, burun ve genital bölgenin etrafında kabarıklık, grip benzeri semptomlar ve ateş. Bunlar Stevens-Johnson sendromu olarak adlandırılan bir hastalığın belirtileri olabilir. Bu belirtilerin daha şiddetli gözlendiği hastalık ise Toksik Epidermal Nekroliz olarak adlandırılır. Toksik Epidermal Nekroliz'de aynı zamanda tüm vücutta deri katmanları, hassas deri kalacak şekilde büyük parçalar halinde soyulur.
- Akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP) semptomları cildin çok sayıda küçük püstül ile kaplı şişmiş bölgelerle kırmızılaşmasını içerir.
- Eozinofili ve Sistemik Semptomlarla İlaç Reaksiyonu (DRESS). Başlangıçta yüzde kızarıklık olan grip benzeri semptomlar sonra uzun süreli döküntü, yüksek ateş, genişlemiş lenf düğümleri kan testlerinde görülen artmış karaciğer enzimleri ve beyaz kan hücresi artışı (Eozinofili) ile görülür.
- Baş dönmesi, bayılma ve bilinç kaybı.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yemek yemeden önce ya da sonrasında midede ağrı, siyah veya katran benzeri dışkılama. Bunlar mide ülserinin belirtileri olabilir.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Kulaklarda çınlama (tinnitus) (özellikle böbrek hastalıkları olan hastalarda gözlenir),
- Ağır işitme,
- Vücutta karıncalanma ya da uyuşukluk hissi,
- Heyecanlı ve endişeli hissetme gibi duygu durum değişiklikleri,
- Baş ağrısı ve ayağa hızlı bir şekilde kalkıldığında baş dönmesi. Aynı zamanda konsantrasyon bozukluğu, yavaş hareket etme, uykulu ve güçsüz hissetme, görme ile ilgili problemler, ağız kuruluğu. Bu belirtiler kan basıncının düşmesiyle gözlenebilir.
- Mide bulantısı, kusma, ishal, hasta hissetme, kabızlık,
- Kafa karışıklığı, sallanarak ve sendeleyerek yürümek, enerji eksikliği
- Göğüslerde şişme, büyüme, ağrı ve hassasiyet,
- Erkeklerde göğüslerin genişlemesi
- Ereksiyon ya da cinsel boşalma sağlama ve sürdürmede güçlük,
- Deride kızarıklık,
- Saçların normalden daha fazla uzaması,
- Menstrüel periyotların normalden daha uzun sürmesi ve ağır geçmesi,
- Ses değişikliği. Kadın ve erkeklerde ses kalınlaşması ve ses kısıklığı (SEMİTONE tedavisinin sonlandırılmasının ardından bir süre devam edebilir),
- Mesane ya da prostat hastalıkları olan hastalarda idrar çıkışının artması nedeniyle idrar yaparken ağrı.
- Şeker hastalığı olan hastalarda kan glukoz düzeylerinin kontrolünde azalma,
- SEMİTONE kullanımın ardından 1 ya da 2 saat sonra normalde olandan daha fazla idrar çıkışı,
- Semptomlar hastalar arasında önemli ölçüde değişiklik gösterir ancak en yaygın olanları şunlardır: eklem ağrıları, şişmiş eklemler, baş ağrıları, güneş ışığına karşı artan hassasiyet, deri döküntüleri, böbrek problemleri, yorgunluk ve halsizlik, ağız ülseri, saç dökülmesi, anksiyete ve depresyon, ateş ve gece terlemeleri karın ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, anemi (sistemik lupus eritematozus),
- Deride, cinsel organlarda veya ağızda küçük, kaşıntılı kırmızımsı mor, çokgen şeklinde lezyonlar şeklinde karakterize likenoid reaksiyonları,
- Prostat kanserinin gelişiminin artışı veya PSA değerinde gözlenen artış,
- Vücutta bulunan kolesterol ve trigliserid olarak adlandırılan yağların ve karaciğer enzimlerinin değerlerinde artış.
Bunlar SEMİTONE'nun hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamilelik döneminde SEMİTONE kullanılmamalıdır. Hamile iseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız ya da hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza danışınız.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeEmzirme döneminde SEMİTONE kullanılmamalıdır. SEMİTONE anne sütüne geçebilir.
Bebeğinizi emziriyorsanız ya da bebeğinizi emzirmeyi düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerSEMİTONE sodyum (tuz) ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum (tuz) diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
SEMİTONE laktoz monohidrat içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karsı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
SEMİTONE gün batımı sarısı içermektedir. Gün batımı sarısı alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 10 adet | 8680199092639 | ||
| 20 adet | 8680199092684 | ||
| 30 adet | 8680199092691 |
Diğer dozlar, formlar ve ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik konjestif kalp yetmezliği ve hepatik siroz gibi sekonder hiperaldestoronizmle birlikte olan dirençli ödemin tedavisinde endikedir. Bu sabit doz kombinasyon, sadece içeriğindeki ilaçların ayrı ayrı kullanılıp etkili dozun tespit edildiği hastaların kronik idame tedavisinde kullanılmalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Spironolaktona, furosemide, sülfonamidlere, sülfonamid türevlerine veya içeriğindeki yardımcı maddelere karşı hipersensitivitesi olan hastalarda, Hipovolemisi veya sıvı kaybı (hipotansiyon ile birlikte veya hipotansiyon olmadan) olan hastalarda, Böbrek fonksiyon bozukluğu olan ve kreatin klerensi 30 ml/dak/1.73 m2 daha düşük olan hastalarda, Anürisi olan ya da furosemid tedavisine yanıt vermeyen anüri ile birlikte böbrek yetmezliği olan hastalarda, Nefrotoksik ya da hepatoksik ajanlara bağlı renal yetmezlik gelişen hastalarda ya da hepatik koma ile ilişkili renal yetmezliği olan hastalarda, Hiperkalemisi, şiddetli hipokalemisi, şiddetli hiponatremisi olan hastalarda, Addison’s hastalığı olan hastalarda, Gebelik ve emzirme döneminde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSes değişikliklerine neden olabilir. tedavisine başlarken, özellikle sesleri işleri için önemli olan hastalarda (örn; aktörler, şarkıcılar, öğretmenler) çok dikkatli olunmalıdır. Hastaların idrar çıkışı takip edilmelidir. Prostat hipertrofisi ya da miksiyon bozukluğuna sahip hastalar gibi idrar çıkışında parsiyel obstrüksiyon olan hastalar, artmış akut retansiyon gelişme riskine sahiptir ve bu hastaların dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir. tedavisine başlamadan önce, hipotansiyon ya da hipovolemi tedavi edilmelidir. Özellikle aşağıdaki durumları olan hastalar dikkatle takip edilmelidir. Hipotansiyonu olan hastalar, Kan basıncında belirgin bir düşüş yaşama riski olan hastalar, Hastalarda latent diyabet belirgin hale gelebilir ya da diyabetik hastaların insülin gereksinimleri artabilir, Gut hastalığı olan hastalar, Karaciğer sirozu ile birlikte renal fonksiyon bozukluğu olan hastalar, Hipoproteinemisi (örn; nefrotik sendrom ile ilişkili) olan hastalar (furosemidin etkisi azalabilir ve ototoksisitesi artabilir). Dikkatli bir şekilde doz titrasyonu yapılması gerekir. Serum potasyum düzeyi yüksek olan hastalara uygulanmamalıdır. ile triamteren, amilorid, potasyum takviyeleri ve non-steroid antiinflamatuar ilaçların eş zamanlı kullanımı hiperkalemiye neden olabileceğinden, önerilmemektedir. Elektrolit eksikliğine eğilimli hastalar dikkatli bir şekilde gözlenmelidir. Tedavi sırasında düzenli olarak serum sodyum, potasyum, kreatinin ve glukoz değerlerinin takip edilmesi önerilmektedir. Özellikle de elektrolit dengesizliği gelişme riski yüksek olan ya da belirgin sıvı kaybı olan hastaların yakından takip edilmesi gerekmektedir. Hastalarda hipovolemi ya da dehidratasyon gibi önemli bir elektrolit ve asit-baz dengesizliği varsa tedavi edilmelidir. Bu durum tedavisinin geçici bir süreliğine sonlandırılmasını gerektirebilir. Renal fonksiyon bozukluğu ve kreatinin klerensi 60 ml/dak/1.73 m2’den düşük olan hastalarda ve serum potasyum seviyelerini artmasına neden olan bazı ilaçlarla birlikte kullanan hastalarda serum potasyum seviyelerinin sık sık kontrol edilmesi gerekmektedir. Metastatik kastrasyon dirençli prostat kanseri olan bazı hastalarda, spironolakton tedavisi sırasında tümörün ilerlemesi gözlenmiştir. Spironolakton, androjen reseptörüne bağlanır ve prostata özgü antijen (PSA) değerini artırabilir. Radyokontrast nefropati için yüksek risk taşıyan hastalarda radyokontrast nefropatiye karşı önleyici bir tedbir olarak, furosemidin diürez için kullanılması önerilmemektedir. Risperidon ile eş zamanlı kullanım Demansı olan yaşlı hastalarda yapılan plasebo kontrollü risperidon çalışmalarında, sadece risperidon ile tedavi edilen hastalar (%3.1; ortalama yaş 84, yaş aralığı 70-96) sadece furosemid ile tedavi edilen hastalar (%4.1; ortalama yaş 80, yaş aralığı 67-90) ile karşılaştırıldığında, furosemid ve risperidon kombinasyonu ile tedavi edilen hastalarda (%7.3; ortalama yaş 89, yaş aralığı 75-97) mortalite insidansı daha yüksek bulunmuştur. Diğer diüretikler (özellikle düşük dozlardaki tiyazid diüretikleri) ile birlikte risperidon kullanımı benzer bulgular ile ilişkili değildir. Bu bulguyu açıklayan hiç bir patofizyolojik mekanizma ve ölüme sebep olan belirli bir sebep bulunmamaktadır. Bununla birlikte, gerekli tedbirler alınmalı ve bu kombinasyonun veya diğer güçlü diüretikler ile bir arada tedavinin risk ve yararı, kullanıma karar verileceği zaman öncelikli olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Risperidon ile diğer diüretiklerin birlikte kullanımı sonucu hastalardaki mortalite insidansında bir artış görülmemiştir. Tedaviye bakmaksızın, dehidratasyon mortalite için yüksek bir risk faktörüdür ve bu yüzden demansı olan yaşlı hastalarda kaçınılmalıdır. Sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır. Sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktivasyonu olasılığı vardır. laktoz monohidrat içerdiğinden nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. gün batımı sarısı içermektedir. Gün batımı sarısı alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Kemik iliği depresyonu, trombositopeni, lökopeni, agronülositoz, aplastik anemi veya hemolitik anemi, eozinofili. Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anafilaktik ya da anafilaktoid reaksiyonlar (örn; şok ile birlikte), sistemik lupus eritematozusun alevlenmesi veya aktivasyonu. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Diğer diüretikler gibi, uzun süreli tedavi sonrasında diürez nedeniyle elektrolit ve su dengesi bozulabilir. Furosemid, sodyum ve klorür ve dolayısıyla suyun atılımının artmasına yol açar. Ek olarak diğer elektrolitlerin de (özellikle kalsiyum ve magnezyum) atılımını arttırır. İki aktif madde potasyum atılımı üzerine karşıt etki göstermektedir. Serum potasyum konsantrasyonu özellikle tedavinin başlangıcında azalabilir (furosemidin etkisi daha erken başladığı için), buna rağmen özellikle tedaviye devam edilmesi durumunda potasyum konsantrasyonu özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda artabilir (spironolaktonun etkisinin başlangıcı daha geç olduğu için). Semptomatik elektrolit bozuklukları ve metabolik alkaloz, giderek artan elektrolit eksikliği şeklinde veya örneğin daha yüksek furosemid dozlarının normal renal fonksiyonlu hastalara uygulandığı durumda akut ciddi elektrolit kaybı şeklinde gelişebilir. Elektrolit bozukluklarının uyarıcı belirtileri arasında susamada artış, baş ağrısı, hipotansiyon, konfüzyon, kas krampları, tetani, kas zayıflığı, kardiyak ritim bozuklukları ve gastrointestinal semptomlar yer alır. Düzensiz nabız, yorgunluk veya kas zayıflığı (örneğin bacaklarda) durumunda hiperkalemi olasılığına karşı özel bir önem gösterilmelidir. Önceden var olan metabolik alkaloz (örneğin karaciğerin dekompanse sirozunda) furosemid uygulamasıyla tekrar ortaya çıkabilir. Furosemidin yanlış kullanımı durumunda veya uzun dönemli kullanımında Pseudo-Bartter sendromu meydana gelebilir. Elektrolit denge bozuklukları düzeltilmelidir. Diüretik etki özellikle yaşlı hastalarda dehidratasyon ve hipovolemiye neden olur veya yol açar. Bunu önlemek için, istenmeyen sıvı kaybını (ishal, kusma veya yoğun şekilde terleme nedeniyle) gidermek önemlidir. Şiddetli sıvı azalması tromboz gelişme eğilimi ile birlikte hemokonsantrasyona neden olabilir. Furosemid tedavisi sırasında serum kolesterol ve trigliserid düzeyleri artabilir. Bu durum, uzun süreli tedavi sırasında genellikle altı ay içinde normale dönecektir. Glukoz toleransı furosemid ile azalabilir. Diabetes mellitusu olan hastalarda, metabolik kontrolünün bozulmasına yol açabilir; latent diabetes mellitus belirgin hale gelebilir. Diğer diüretikler gibi, furosemid ile tedavi kan kreatinin ve üre seviyelerinde geçici artışa yol açabilir. Serum ürik asit düzeyleri artabilir ve gut atakları meydana gelebilir. Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Parestezi hepatosellüler yetmezliği olan hastalarda hepatik ensefalopati baş dönmesi, bayılma ve bilinç kaybı (semptomatik hipotansiyonun neden olduğu), baş ağrısı. Kulak ve iç kulak hastalıkları Seyrek: İşitme bozuklukları ve kulak çınlaması. Oral veya IV furosemid uygulaması sonrasında bazen geri dönüşümsüz sağırlık vakaları bildirilmiştir. Vasküler hastalıklar Bilinmiyor: Furosemid kan basıncında azalmaya neden olabilir, böyle bir durumda konsantrasyon ve reaksiyon bozukluğu, bayılma hissi, kafada basınç hissi, baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, halsizlik, görme bozukluğu, ağız kuruluğu, ortostatik intolerans gibi belirti ve semptomlar meydana gelebilir. Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Seyrek: Spironolakton, seyrek olarak ses değişimlerine neden olabilir (örn; kadınlarda sesin kısılması veya erkeklerde sesin kalınlaşması). Bazı hastalarda bu ses değişiklikleri kullanımı sonlandırıldıktan sonra bile devam eder. Gastrointestinal hastalıklar Seyrek: Mide bulantısı, halsizlik veya gastrik bozukluklar (kusma veya diyare) gibi minör yan etkiler meydana gelebilir fakat genellikle tedavinin bırakılmasını gerektirecek kadar ciddi değildir. Spironolaktonun gastrointestinal intoleransı indüklediği bildirilmiştir. Seyrek olarak mide ülserleri (bazen kanamalı) bildirilmiştir. Spironolakton ayrıca sersemlik, baş ağrısı, ataksi ve mental konfüzyona neden olabilir. Hepato-bilier hastalıkları Bilinmiyor: İzole durumlarda, intrahepatik kolestaz, karaciğer transaminazlarında artma ya da akut pankreatit meydana gelebilir. Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Deri döküntüleri, fotosensitivite, vaskülit, ateş veya interstisyel nefrit gibi alerjik reaksiyonlar, kaşıntı, ürtiker, diğer döküntüleri veya büllöz lezyonlar, eritema multiforme, büllöz pemfigoid, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eksfolyatif dermatit, purpura, AGEP (akut jeneralize ekzantematöz püstülozis) ve DRESS (eozinofili ve sistemik semptomlar ile ilaç döküntüleri). Böbrek ve idrar hastalıkları Serum kalsiyum düzeyleri azalabilir; çok nadir vakalarda tetani gözlenmiştir. Prematüre bebeklerde nefrokalsinoz/nefrolitiazis bildirilmiştir. İdrar üretiminin artması idrar çıkışı obstrüksiyonu olan hastalarda şikayetlere neden olabilir veya şikayetleri arttırabilir. Bu nedenle, mesane boşalma bozuklukları, prostat hiperplazisi veya üretra daralması olan hastalarda muhtemel ikincil komplikasyonlar ile birlikte akut idrar retansiyonu meydana gelebilir. Üreme sistemi ve göğüs hastalıkları Spironolakton cinsiyet hormonlarına kimyasal olarak benzerliğinden dolayı meme başlarını dokunmaya daha hassas yapabilir. Her iki cinsiyette de doza bağlı olarak mastodini ve geri dönüşlü jinekomasti meydana gelebilir. Seyrek olarak makülopapüler veya eritematöz kütanöz erüpsiyonlar bildirilmiştir. Bunların yanında hafif androjenik manifestasyonlar bulunur, örneğin hirsutizm ve menstrüal düzensizlikler. Erkeklerde bazen cinsel güç bozulabilir. Kastrasyon dirençli prostat kanserinin ilerlemesi olabilir Furosemid yaşamın ilk haftaları sırasında prematüre bebeklere uygulanırsa, duktus arteriozuzun devam etme riskini arttırır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.