PARLODEL 2.5 MG TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Parlodel 2,5 mg ne için kullanılır?
KT 1PARLODEL içeriğindeki laktoz, hayvansal kaynaklı sığır sütünden elde edilmiştir.
Bromokriptin, beyinde sinirler arasında aracılık yapan bir madde olan dopaminin dokularda bağlandığı alıcılarından birine bağlanarak dopamine benzer aktivite gösteren bir ilaçtır. Aynı zamanda beyin tabanında küçük bir bez olan hipofizin ön lobundan memelerden süt salınmasını sağlayan bir hormon olan prolaktinin salgılanmasını engeller.
PARLODEL aşağıdaki durumların tedavisinde kullanılır:
- Parkinson hastalığı (Beyinde dopamin azlığı sonucu ortaya çıkabilen ve temel belirtileri uzuvlarda titreme, kaslarda sertlik ve hareketlerin yavaşlaması olan bir sinir sistemi hastalığı. Dopamin beyinde hareketlerin koordinasyonunda önemli rol oynayan bir maddedir.)
- Prolaktinoma (Beyinde hipofiz bezinde prolaktin hormonu (süt hormonu) salgılayan iyi huylu tümör.)
- Akromegali (Kanda büyüme hormonunun fazla olduğu bir durumdur. Çocukluk çağında iskelet kemiklerinde fazla büyüme artışına bağlı devliğe (jigantizm) ve erişkin dönemde alt çene kemiğinde büyüme, el ve ayakların boyutlarında artma ve yüz özelliklerinde genel bir kabalık ve iriliğe yol açar. PARLODEL kandaki büyüme hormonunun miktarını azaltır.)
- Erkeklerde prolaktin hormonunun aşırı salgılanması (sperm sayısında azalma, cinsel istek azalması ve iktidarsızlık (impotans) ile seyreder.)
- Adet (menstrüel siklus) bozuklukları, kadınlarda kısırlık (Hiç adet görememe (amenore), çok az adet görme (oligomenore) ve bunlara eşlik edebilen göğüslerden süt gelmesi (galaktore) durumları.) ‐ Kanda prolaktin hormonu fazla veya normal olabilir. ‐ Bazı ilaçlara bağlı olarak da gelişebilir.
- Kadınlarda prolaktine bağlı olmayan kısırlık ‐ Yumurtalıklarda oluşan birden fazla kistlere bağlı gelişen bir durum (polikistik over sendromu) ‐ Yumurtlamanın olmadığı (anovülasyon) adet dönemleri (bu durumda anti-östrojen sınıfı, kadınlık hormonuna zıt etki yapan ilaçlara ek olarak)
- Gebelik sonrası göğüslerden süt gelmesinin (laktasyon) tıbbi nedenlerle durdurulması gerektiği durumlar ‐ Doğum esnasında kayıp, doğum sonrası bebek ölümü ‐ Annede insan bağışıklık yetmezliği virüsü (HIV) ile enfeksiyon (HIV virüsünün süte geçişini önlemek için)
Doğum sonrası göğüslerinizdeki şişkinlik ve ağrı semptomları, meme desteği veya buz uygulanması ya da gerektiğinde ağrı kesici kullanımı gibi yöntemlerle tedavi edilebiliyorsa PARLODEL kullanımı önerilmez.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Bromokriptine veya PARLODEL'in içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine ya da migren türü baş ağrılarında kullanılan ergot alkaloidlerine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa
- Kontrol altına alınamayan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), gebelikte esnasında ortaya çıkan yüksek kan basıncı (eklampsi, pre-eklampsi veya gebeliğe bağlı hipertansiyon), doğum sonrası ve lohusalık dönemi içerisinde yüksek kan basıncı şikayetiniz var ise
- Kalbi besleyen damarlarınızda (koroner damarlar) bir rahatsızlığınız veya başka kalp ve kan damarı sistemine ait ciddi bir hastalığınız var ise
- Ciddi psikiyatrik rahatsızlığınız veya benzeri belirtileriniz var ise veya daha önce bu tür şikayetleriniz olduysa
- Kalp kapaklarınızda herhangi bir sorununuz olduğu söylenmişse
- Kalbinizi etkileyen fibrozis (bağ dokusu artışı) tanınız varsa
- Emziriyorsanız
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Premenstrüel semptomların (adet (regl) öncesi dönemde görülebilen ruh hali değişiklikleri, göğüslerde hassasiyet, aşırı yemek isteği, yorgunluk, sinirlilik ve depresyon gibi çeşitli belirtiler) ve iyi huylu meme hastalıklarının tedavisinde PARLODEL kullanmanız önerilmemektedir.
- Geçmişte mide ülseri ve kanama hikayeniz varsa veya sürekli mide ağrısı şeklinde şikayetleriniz oluyorsa.
- Özellikle Parkinson hastası iseniz ve sık sık aniden uykuya dalma gibi şikayetleriniz var ise veya günlük aktivitelerinizi yaparken dikkat azalması oluyorsa PARLODEL dozunun azaltılması veya tedavinizin durdurulması gerekebilir.
- Parkinson hastası iseniz ve doktorunuz tarafından dozunuzun azaltılması veya kesilmesi gerektiği söylenmişse, bunun kademeli olarak yapılması gerekmektedir. Dozun hızlı azaltılması veya kesilmesi, kaslarda sertlik veya katılık, zihinsel durumda değişme ve vücut ısısının aşırı yükselmesi gibi belirtilerle seyreden nöroleptik malign sendromuna veya duyumsamazlık/duygusuzluk, kaygı, depresyon, yorgunluk/bitkinlik, terleme ve ağrı gibi belirtiler ile seyreden yoksunluk sendromuna neden olabilir. Bu belirtileri gösterirseniz derhal doktorunuza başvurunuz.
- Özellikle uzun süre ve yüksek doz PARLODEL kullandıysanız ve nefes darlığı, genel yorgunluk ve güçsüzlük, iştah ve kilo kaybı ile birlikte öksürük gibi şikayetleriniz varsa, bu gibi durumlar akciğerlerinizi veya kalbinizi saran zarlara ait bir bozukluğun belirtileri olabilir. Bu tür durumlar PARLODEL tedavisi esnasında seyrek olarak bildirilmiştir. Bu tür şikayetleriniz oluştuğunda doktorunuz tedaviyi durdurmanızı söyleyebilir.
- Sırt ağrısı, bacak ve ayaklarda şişlik, böbrek işlevlerinde bozulmalar gibi şikayetleriniz varsa veya tedavi esnasında gelişirse dikkatle araştırılması gerekir. Bu şikayetler karın zarı arkasındaki dokulardaki bir bozukluğun belirtileri olabilir. Bu tür şikayetleriniz oluştuğunda doktorunuz tedaviyi durdurmanızı söyleyebilir.
- Eğer aşırı kumar oynama isteğiniz oluşursa, aşırı cinsel dürtü hissederseniz, zorlayıcı alışveriş yapma arzusu, aşırı yemek yeme veya engellenemeyen yemek yeme arzusu gelişirse doktorunuz ilacınızın dozunu azaltabilir veya tedaviyi durdurmanızı söyleyebilir.
- PARLODEL tedavisi ile üreme yeteneği yeniden kazanılabilir. Hamile kalmak istenmediğinde güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız.
- Karaciğer rahatsızlığınız var ise.
- PARLODEL alan hastalarda (özellikle tedavinin ilk gününde) ortaya çıkabilecek problemlerin erkenden teşhis edilebilmesi ve tedavinin sonlandırılabilmesi için kan basıncı ölçülmelidir.
- Geçmişte akciğerinizi, böbreğinizi, sırtınızı etkileyen fibrozis (bağ dokusu artışı) tanınız varsa.
- Doğum sonrası ve lohusalık dönemi içerisinde nöbet, şiddetli baş ağrınız, görme bozukluğunuz varsa. Bu tür şikayetleriniz oluştuğunda doktorunuz tedaviyi durdurmanızı söyleyebilir.
PARLODEL tedaviniz sırasında doktorunuz bazı tetkikleri isteyebilir: ‐ Özellikle tedavinin ilk günlerinde düzenli kan basıncı kontrolü ‐ Rahim ağzında “smear test” incelemesi ‐ Hipofiz tümörü için kullanıyorsanız, görme sinirine olası baskı nedeniyle görme alanı testi ‐ Tümör nedeniyle kullanıyorsanız, tümör boyutu ve şeklinin izlenmesi ‐ Akciğerlerinizi veya kalbinizi saran zarlara ait bir bozukluktan ve karın zarı arkasındaki dokulardaki bozukluklardan emin olmak için göğüs röntgeni, bazı kan tahlilleri (alyuvar çökme hızı, kanda kreatinin düzeyi vb.) Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, PARLODEL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkileri olabilir. En yaygın yan etkisi bulantıdır.
Aşağıdakilerden biri olursa, PARLODEL'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Geçmeyen veya şiddetli başağrınız varsa
- Doğumdan sonra görmenizde herhangi bir sorununuz varsa
- Bayılma hissi, baş dönmesi veya görme bulanıklığınız varsa
- Dışkınızda kan varsa. Bu durumda dışkınız siyah ve katran gibi görünebilir.
- Kan veya kahve granülleri gibi görünebilen koyu partiküller kusarsanız
- Midenizde şiddetli ağrınız varsa
- Nefes almada zorluk, nefes darlığı, bacaklarda şişkinlik, göğüs veya sırt ağrınız varsa
- Eğer yüzünüzde, dudaklarınızda, boğazınızda yutmayı ve nefes almayı zorlaştıracak derecede şişme, bununla birlikte şiddetli kaşıntı ve kızarıklık varsa.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler görülme sıklığına göre aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- Başağrısı
- Baş dönmesi
- Sersemlik
- Kendinizi hasta hissetmek
- Bulantı
- Kabızlık
- Kusma
- Burun tıkanıklığı
- Yaygın olmayan
- Huzursuzluk
- Psikomotor ajitasyon (kişinin anlamsız hareket etmesine neden olan endişe hissi)
- Kafa karışıklığı veya varsanılar (halüsinasyon)
- İstemsiz tekrarlayan vücut hareketleri
- Ağız kuruluğu
- Düşmenize neden olabilecek ayaktayken baş dönmesi veya bayılma hissi (kan basıncınız düşük olabilir)
- Bacak krampları
- Kaşıntılı, kızarık veya şişmiş cilt
- Saç kaybı
- Yorgunluk/bitkinlik
- Seyrek
- Aşırı sersemlik
- Uyku bozukluğu
- Karıncalanma
- Akıl sağlığı sorunları
- İshal
- Karın ağrısı
- İdrar yapamama ve sırt ağrısı
- Kalbin anormal şekilde yavaş veya hızlı atmasını içeren düzensiz kalp atışı
- Nefes alma zorluğu, nefes darlığı, nefes alırken ağrı veya geçmeyen öksürüğe neden olabilen akciğer sorunları
- Retroperitoneal fibroz (karın zarı arkasındaki doku yapısının bozulması)
- Gastrointestinal ülser (sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağında yara) ve mide kanaması
- Ayak bileğinde şişme (Periferik ödem)
- Görme bozukluğu, bulanık görme
- Burundan sulu akıntı
- Kulaklarda çınlama
- Çok seyrek
- Kalp kapağı bozuklukları - nefes almada zorluğa, göğüs ağrısına, güçsüzlük ve bacak ve ayak bileklerinde şişkinliğe neden olabilir.
- Gün içerisinde aşırı sersemleme veya beklenmedik şekilde uykuya dalma
- Soğuk havayla oluşan el ve ayak parmaklarında solukluk
- Ciddi kişisel veya ailesel sonuçlarına rağmen aşıdır derecede kumar oynamak için güçlü uyarım
- Değişmiş veya artmış cinsel ilgi ve davranış, örneğin artmış cinsel dürtü
- Kontrol edilemeyen alışveriş yapma ve para harcama hissi
- Aşırı yemek yeme (kısa bir zaman içerisinde büyük miktarda yiyecek yemek) veya kompulsif yemek yeme (normalden daha fazla ve açlığınızı giderecek miktardan daha fazla yemek yeme)
- Nöroleptik Malign Sendrom (tipik belirtileri kaslarda sertlik veya katılık, zihinsel durumda değişme ve vücut ısısının aşırı yükselmesidir)
Diğer yan etkiler:
- Bu ilacın hızlı azaltılması veya kesilmesi, duyumsamazlık/duygusuzluk, kaygı, depresyon, yorgunluk/bitkinlik, terleme ve ağrı gibi belirtiler ile seyreden yoksunluk sendromlarına neden olabilir. Bu belirtiler sizde mevcut ise, doktorunuza danışınız.
Önlem olarak, doktorunuz ilacınıza devam etmenizi veya doz azaltılmasından önceki doza geri dönmenizi önerebilir.
Yeni doğum yaptıysanız belli bazı durumlar için daha fazla riskte olabilirsiniz. Bunlar çok seyrektir fakat yüksek kan basıncı, kalp krizi, nöbet geçirme, inme veya akıl sağlığı problemleri görülebilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilacı kullanırken hamile kalmanız durumunda, doktorunuz tarafından kullanmanızı gerektirecek tıbbi bir durumunuz olduğu söylenmemişse, PARLODEL tedavisini kesiniz.
Bu ilaç ile hamile kalma şansınız artabilir veya üreme yeteneği yeniden kazanılabilir. Hamile kalmak istemiyorsanız, doktorunuza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
PARLODEL süt salgılanmasını engellediğinden, emziriyorsanız PARLODEL kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerEğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde bulunan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Parlodel 2,5 mg muadilleri
Parlodel 2,5 mg ile aynı etken maddeyi (bromokriptin mesilat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonParkinson hastalığı: Tek başına veya diğer antiparkinson ilaçlarla kombine olarak, idiopatik ve post-ensefalitik Parkinson hastalığının tüm evrelerinde. Prolaktinoma: Prolaktin salgılayan hipofizer mikroadenom ve makroadenomların konservatif tedavisi. Cerrahi girişimden önce tümör boyutunun küçültülmesi ve tümörün alınmasını kolaylaştırmak amacıyla. Cerrahi girişimden sonra, prolaktin seviyesinin hala yüksek olduğu durumlarda. Akromegali: Cerrahi girişim ve radyoterapiye yardımcı tedavi veya bazı özel durumlarda alternatif tedavi olarak. Erkekte hiperprolaktinemi: Prolaktine bağlı hipogonadizm (oligospermi, libido azalması, impotans). Menstrüel siklus bozuklukları, kadın infertilitesi: Prolaktine bağlı hiperprolaktinemik ve görünürde normoprolaktinemik durumlar: Amenore (galaktoreli veya galaktoresiz), oligomenore Luteal faz yetmezliği İlaca bağlı hiperprolaktinemik bozukluklar (örn. psikotrop veya antihipertansif ilaç kullanımının indüklediği) Prolaktine bağlı olmayan kadın infertilitesi: Polikistik over sendromu Anovulatuvar sikluslar (klomifen gibi anti-östrojenlere ek olarak) Laktasyonun tıbbi nedenlerle inhibisyonu: Post-partum fizyolojik laktasyonun baskılanmasının ya da kesilmesinin sadece tıbbi olarak endike olduğu durumlarda (doğum esnasında kayıp, doğum sonrası bebek ölümü, annede HIV infeksiyonu bulunması, vb.) uygulanır. Laktasyonun rutin olarak baskılanması ve farmakolojik müdahale olmaksızın (memelerin sıkı bir şekilde desteklenmesi, buz uygulanması gibi) ve/veya basit analjeziklerle yeterli şekilde tedavi edilebilen post-partum ağrı ve konjesyon semptomlarının giderilmesinde önerilmez.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBromokriptine veya içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine ya da diğer ergot alkaloidlerine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Bromokriptin, kontrol altına alınamayan hipertansiyon, gebelikte hipertansif hastalıklar (eklampsi, pre-eklampsi veya gebeliğe bağlı hipertansiyon dahil), post-partum ve puerperal dönemdeki hipertansiyon hastalarında kontrendikedir. Bromokriptin, laktasyonun baskılanması veya koroner arter hastalığı öyküsü ya da diğer şiddetli kardiyovasküler durumu olan hastaların hayatı tehdit etmeyen endikasyonlarında veya şiddetli psikiyatrik bozukluk semptomları/öyküsü olanlarda kontrendikedir. Uzun dönem tedavi: Tedavi öncesinde ekokardiyografi ile saptanan kardiyak valvulopati bulgusu olanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriPremenstrüel semptomların ve memenin iyi huylu hastalıklarının tedavisinde etkili olduğuna dair kanıtlar yetersizdir. Dolayısıyla bu tür durumları olan hastalarda kullanımı önerilmemektedir. Hiperprolaktinemi, idiyopatik, ilaca bağlı veya hipotalamik ya da hipofiz bezi hastalığına bağlı olabilir. Hiperprolaktinemik hastalarda hipofiz bezi tümörü bulunabileceği olasılığı akılda bulundurulmalı ve böyle hastaların özelleşmiş ünitelerde kapsamlı şekilde araştırılması önerilir. Hipofiz bezi tümörlü hastalarda prolaktin düzeylerini etkili bir şekilde düşürecektir ancak akromegalide uygun olduğu yerde radyoterapi veya cerrahi girişim için gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Bazı semptom ve bulgulara dikkat edilmelidir; Dispne, nefes darlığı, inatçı öksürük veya göğüs ağrısı gibi plöro-pulmoner hastalık Kardiyak yetmezlik (perikardiyal fibrozis gibi vakalar sıklıkla kardiyak yetmezlik şeklinde açığa çıkmaktadır). Eğer böyle semptomlar görülürse, konstriktif perikardit dışlanmalıdır. Konstiktif perikardit durumda kullanılmamalıdır. Hiperprolaktinemi ile ilişkili olmayan durumlara sahip kadınlar ile tedavi edilirse, semptomları iyileştirmek için gereken en düşük etkili doz verilmelidir; bunun amacı luteal fonksiyonun bozulmasına neden olacak plazma prolaktin düzeyinin normal düzeylerin altına düşmesinden kaçınmaktır. Uzun süreler boyunca kullanan kadınlarda tercihen servikal ve endometriyal sitolojiyi de içeren jinekolojik kontrol önerilir. Postmenopozal kadınlarda 6 ayda bir, normal düzenli menstruasyonu olan kadınlarda yıllık kontroller önerilir. Birkaç gastrointestinal kanama ve gastrik ülser vakası bildirilmiştir. Eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa, kesilmelidir. Peptik ülser öyküsü veya bulgusu olan hastalar, tedavi sırasında yakından izlenmelidir. Hipotansif reaksiyonlar, özellikle tedavinin ilk günlerinde, zaman ortaya çıkabilir ve dikkatte azalmayla sonuçlanabilir, araç veya makine kullanırken özellikle dikkat edilmelidir. Özellikle Parkinson hastalığı olan hastalarda somnolans (uyuklama), ve aniden uykuya dalma atakları ile ilişkilendirilmiştir. Çok seyrek olarak günlük aktiviteler sırasında, bazı vakalarda farkında olmaksızın veya uyarıcı belirtiler olmadan aniden uyku başlangıcı bildirilmiştir. Hastalar bu konuda bilgilendirilmeli ve bromokriptin tedavisi sırasında araç veya makine kullanmamaları önerilmelidir. Uyuklama ve/veya ani uykuya dalma atakları yaşayan hastalar araç veya makine kullanmamalıdır. Ayrıca, dozaj azaltılması veya tedavinin sonlandırılması da düşünülebilir. tedavisindeki hastalar arasında, özellikle uzun dönem ve yüksek doz tedavisindekilerde plevral ve perikardiyal effüzyonlar ile plevral ve pulmoner fibrozis ve konstriktif perikardit nadiren bildirilmiştir. Açıklanamayan plöropulmoner rahatsızlıkları olan hastalar ayrıntılı bir şekilde muayene edilmeli ve tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. tedavisi alan birkaç hastada, özellikle uzun dönem ve yüksek doz tedavisinde retroperitoneal fizrozis bildirilmiştir. Retroperitoneal fibrozisin geri dönüşebilir erken safhasında teşhisi için, bu kategorideki hastalardaki bulguların (örneğin, sırt ağrısı, ayak ve bacaklarda ödem, böbrek fonksiyonlarında bozulma) izlenmesi önerilmektedir. Eğer retroperitonda fibrotik değişiklikler saptanırsa veya şüphe edilirse tedavisi kesilmelidir. Fibrotik bozukluk teşhisini desteklemek üzere gerekirse eritrosit sedimantasyon hızı, göğüs röntgeni ve serum kreatinin ölçümü gibi uygun incelemeler yapılmalıdır. Ayrıca tedaviye başlamadan önce eritrosit sedimantasyon hızı veya diğer inflamatuvar belirteçlerin, akciğer fonksiyonları/göğüs röntgeni ve böbrek fonksiyonlarının referans değerlendirmesinin yapılması uygundur. Bu hastalıkların başlangıcı sinsi olabilir ve kullanan hastalar progresif fibrotik bozuklukların belirtileri için düzenli ve dikkatli izlenmelidir. Fibrotik veya serosal inflamatuvar değişimler teşhis veya şüphe edildiği takdirde tedavisi kesilmelidir. Post-partum kadınlarda kullanımı Nadir vakalarda, hipertansiyon, miyokard infaktüsü, nöbetler, inme veya psişik bozukluklar gibi ciddi advers olaylar laktasyon inhibisyonu için ile tedavi edilen postpartum kadınlarda bildirilmiştir. Bazı hastalarda, nöbetlerden veya inmeden önce ciddi başağrısı ve/veya geçici görme bozukluğu olmuştur. Özellikle terapinin ilk günlerinde kan basıncı itinayla izlenmelidir. Eğer hipertansiyon, anlamlı göğüs ağrısı, şiddetli, ilerleyen ya da sürekli devam eden baş ağrısı (görme bozukluğu ile veya görme bozukluğu olmaksızın), ya da santral sinir sistemi toksisitesi bulgusu gelişirse kesilmelidir ve hasta derhal değerlendirilmelidir. Sempatomimetikler ya da ergometrin ve metilergometrin dahil ergot arkaloidleri gibi vazokonstriktörler vb kan basıncını değiştirebilen ilaçlarla eş zamanlı tedavi gören veya yakın zamanda tedavi edilen hastalarda özel dikkat gereklidir ve doğum sonrası dönemde birlikte kullanılmaları önerilmez. Prolaktin salgılayan adenomlu hastalarda kullanımı Makroadenom endikasyonu için kullanan ciddi kardiyovasküler hastalıkları veya psikiyatrik hastalıkları bulunan hastaların ilacı, beklenen faydaları potansiyel risklerinden daha fazlaysa kullanmaları gerekmektedir. Hipofizde makro-adenomu olan hastalar, hipofiz dokusunun baskı altında kalması veya hasarına bağlı bir hipopitutarizm eşlik edebileceğinden hipofiz fonksiyonlarına ait tam bir değerlendirme yapılmalı ve uygulamasından önce uygun ikame tedavisi başlatılmalıdır. Sekonder adrenal yetmezliği olan hastalarda kortikosteroid ikamesi gereklidir. Hipofizer makro-adenomu olan hastalarda tümör boyutunun gelişimi dikkatle izlenmeli ve eğer tümör büyümesi gelişirse cerrahi prosedürler düşünülmelidir. Eğer adenom hastalarında uygulamasından sonra hamilelik meydana gelirse dikkatli gözlem gerekir. Prolaktin salgılayan adenomlar, gebelik sırasında genişleyebilir. Bu hastalarda ile tedavi sıklıkla tümörün küçülmesi ve görme alanı kayıplarının hızla düzelmesiyle sonuçlanır. Ciddi vakalarda optik sinirin veya diğer kraniyal sinirlerin kompresyonu acil hipofiz cerrahisi gerektirebilir. Görme alanı bozukluğu, makroprolaktinomanın bilinen bir komplikasyonudur. ile etkili tedavi hiperprolaktinemide bir azalmaya ve sıklıkla görme bozukluğunun iyileşmesine yol açar. Ancak bazı hastalarda prolaktin düzeylerinin normale dönmesine ve tümörün küçülmesine rağmen, tümörün kısmen boş olan sella içine aşağı doğru optik kiazma üzerine çekilmesinden kaynaklanan görme alanında sekonder bir kötüleme gelişmektedir. Böyle vakalarda görme alanı kaybı bromokriptin dozajının azaltılmasıyla düzelebilirken, prolaktin biraz yükselir ve tümör bir miktar tekrar-genişler. Bu nedenle makroprolaktinomalı hastalarda kiazma herniasyonuna bağlı sekonder görme alanı kaybının erken farkına varılması ve ilaç dozajının ayarlanması için görme alanının izlenmesi önerilmektedir. ile tedavi edilen prolaktin salgılayan adenomlu bazı hastalarda beyin omurilik sıvısı rinoresi gözlenmiştir. Mevcut veriler, bunun invazif tümörün büzülmesinin sonucu olabileceğini öne sürmektedir. Dürtü Kontrol Bozuklukları Hastalar dürtü kontrol bozukluğu gelişimi yönünden düzenli olarak izlenmelidir. Hastalar ve bakıcıları, dahil dopamin agonistleriyle tedavi edilen hastalarda patolojik kumar oynama hastalığı, libido artışı, hiperseksüalite, alışveriş hastalığı, aşırı yeme ve kompulsif yemek yeme gibi dürtü kontrol bozukluklarının davranışsal semptomlarının ortaya çıkabileceği konusunda dikkatli olmalıdırlar. Eğer böyle semptomlar gelişirse doz azaltılması veya kademeli olarak kesilmesi düşünülmelidir. Parkinson hastalarında kullanımı dozunun azaltılması veya kesilmesi gereken durumlarda, doz kademeli olarak azaltılmalıdır. Dozun hızlı azaltılması veya kesilmesi nöroleptik malign sendromuna neden olabilir. İlave olarak, dopamin reseptör agonistlerinin dozunun hızlı azaltılması veya kesilmesi yoksunluk sendromlarına (apati, anksiyete, depresyon, yorgunluk/bitkinlik, terleme, ağrı vb. ile karakterize) neden olabilir. Pediyatrik popülasyon (7-17 yaş) Pediatrik hastalarda bromokriptinin güvenliliği ve etkililiği sadece 7 yaş ve üzerindeki prolaktinomalı ve akromegalisi olan hastalarda belirlenmiştir. 7 yaş altındaki pediatrik hastalarda bromokriptin kullanımına ait sadece çok az veri mevcuttur. Özellikle uzun süreli kullanımda güvenlik bilgileri sınırlıdır. Pazarlama sonrası advers olay bildirimleri dahil rapor edilen diğer klinik deneyimlerde yetişkinler ve adölesanlar veya çocuklar arasında tolerabilite açısından bir fark tanımlanmamıştır. kullanan pediyatrik hastalarda advers reaksiyon proflinde hiçbir değişiklik gözlenmemiş olsa da, bazı genç hastaların daha duyarlı olması kesin bir şekilde dışlanamaz. Pediyatrik hastalarda doz titrasyonunun dikkatli yapılması önerilmektedir. Geriyatrik popülasyon klinik çalışmalarında, yaşlılarda genç hastalardan daha farklı yanıtlar verip vermediğini saptayacak kadar 65 yaş ve üzerindeki hasta grubuna ait yeterli katılım olmamıştır. Ancak, pazarlama sonrası advers olay bildirimleri dahil bildirilen diğer klinik deneyimler, yaşlı ve genç hastalar arasında tedavi cevabı veya tolerabilite açısından bir fark tanımlamamaktadır. kullanan yaşlı hastalarda etkililik ve advers reaksiyon profilinde hiçbir farklılık görülmemiş olsa da bazı yaşlı hastaların daha fazla duyarlı olması kesin bir şekilde dışlanamaz. Genel olarak yaşlı hastalarda karaciğer, böbrek veya kalp fonksiyonlarında azalma veya birlikte seyreden hastalık veya diğer ilaçlarla tedavi sıklığı fazla olduğu için doz seçimi dikkatli yapılmalı ve doz aralığının en alt seviyesinden başlanmalıdır. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol’den (23 mg) daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerPsikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Konfüzyon, psikomotor ajitasyon, halüsinasyonlar Seyrek: Psikotik bozukluklar, uykusuzluk Çok seyrek: Libido artışı, hiperseksüalite, patolojik kumar oynama hastalığı, alışveriş bağımlılığı, aşırı yeme, kompulsif yeme sendromu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi, sersemlik Yaygın olmayan: Diskinezi Seyrek: Somnolans, parestezi Çok Seyrek: Gündüz saatlerinde aşırı somnolans, aniden uyku başlangıcı Göz hastalıkları Seyrek: Görme bozukluğu, bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Seyrek: Kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Seyrek: Perikardial efüzyon, konstriktif perikardit, taşikardi, bradikardi, aritmi. Çok seyrek: Kalp kapak bozuklukları (regürjitasyon dahil) ve ilintili bozukluklar (perikardit ve perikardial effüzyon), kalp kapağı fibrozu. Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon (çok ender olarak senkopa yol açan) Çok seyrek: El ve ayak parmaklarında soğuğa bağlı olarak gelişen, geriye dönüşlü renk solması (özellikle, Raynaud fenomeni hikayesi olan hastalarda) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Nazal konjesyon Seyrek: Plevra effüzyonu, plevra fibrozu, plörezi, akciğer fibrozu, dispne Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, kabızlık, kusma Yaygın olmayan: Ağız kuruluğu Seyrek: Diyare, karın ağrısı, retroperitoneal fibroz, gastrointestinal ülser, gastrointestinal kanama. Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Alerjik deri reaksiyonları, saç kaybı. Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Bacak krampları Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan: Bitkinlik Seyrek: Periferik ödem Çok seyrek: Kullanımına birdenbire son verildiğinde, Nöroleptik Malign Sendromu taklit eden bir sendrom. Diğer istenmeyen etkiler Yoksunluk sendromu* (apati, anksiyete, depresyon, yorgunluk/bitkinlik, terleme, ağrı vb.) * Herhangi bir olağandışı/anormal durum gözlendiğinde, uygulamaya devam edilmesi veya doz azaltılmasından önceki doza geri dönülmesi gibi uygun önlemler alınmalıdır. Post-partum fizyolojik laktasyonun inhibisyonu için kullanımı seyrek olarak ortaya çıkan hipertansiyon, miyokard infarktüsü, nöbetler, inme veya psişik bozukluklar ile ilişkilendirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.