MİTOXANTRONE BAXTER 20 MG/10 ML ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ, 1 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Mitoxantrone Baxter 20 mg/10 mL ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · Endikasyonİleri evre ve/veya metastaz yapmış meme karsinomunun tedavisinde. Erişkinlerdeki orta ve ileri evre malign non-Hodgkin lenfomaların (NHL) kombine tedavisinde. Erişkinlerdeki akut miyeloid löseminin (AML) kombine tedavisinde. Kombinasyon rejimlerinde, kronik miyeloid lösemide blast krizinin remisyon indüksiyon tedavisinde endikedir Kortikosteroidler ile kombinasyon halinde, ilerlemiş, kastrasyona dirençli prostat kanseri ile ilişkili palyasyon için (örneğin ağrı giderme) için endikedir. Sekonder progressif multipl skleroz (SPSS) veya nükseden-şiddeti azalan multipl skleroz (RRMS)'lu hastaların tedavisinde.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Daha önce MITOXANTRONE BAXTER'in içerdiği etkin madde olan mitoksantron veya yardımcı maddelerden birini aldığınızda ya da antrasiklin grubundan benzer bir ilaç kullandığınızda alerjik bir tepki gösterdiyseniz (Soluk kesilmesi, hırıltılı solunum, derinizde döküntüler, kaşıntı ya da vücudunuzda şişme gibi belirtiler oluştuysa);
- sülfite alerjiniz varsa;
- sülfit alerjili bir astım türünüz (bronşiyal astım) varsa;
- emziriyorsanız (bkz. bölüm “hamilelik ve emzirme”).
- Şiddetli kemik iliği işlev bozukluğunuz varsa.
- Multiple skleroz tedavisi olarak kullanıldığında
- Hamileyseniz.
Yukarıda belirtilen durumların sizde olması durumunda doktorunuza söyleyiniz; doktorunuz ilacınızı değiştirmeye karar verebilir.
Uyarılar ve önlemler MITOXANTRONE BAXTER, hücrelerinize toksik olan kanser ilaçlarının (sitotoksik kemoterapi ajanları) kullanımında deneyimli bir doktor gözetiminde uygulanmalıdır.
MITOXANTRONE BAXTER damar içine yavaş ve serbest akan infüzyonla verilmelidir.
MITOXANTRONE BAXTER deri altına (subkutan), kas içine (intramusküler) veya atardamar (intra-arteryel) uygulanmamalıdır. Uygulama sırasında mitoksantron eğer çevreleyen dokuda sızarsa (ekstravazasyon) ciddi lokal doku hasarı meydana gelebilir.
MITOXANTRONE BAXTER ayrıca beyin veya omurilik altındaki alana (intratekal enjeksiyon) enjekte edilmemelidir, çünkü bu, kalıcı bir bozulmanın eşlik ettiği ciddi yaralanmalara neden olabilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda MITOXANTRONE BAXTER kullanmadan önce doktorunuzla, eczacınızla veya hemşirenizle konuşunuz:
- karaciğer sorunlarınız varsa;
- böbrek sorunlarınız varsa;
- daha önce MITOXANTRONE BAXTER kullandıysanız;
- eğer kalbiniz iyi çalışmıyorsa;
- eğer göğsünüze önceden radyoterapisi yaptıysanız;
- eğer zaten kalbinizi etkileyen başka ilaçlar kullanıyorsanız;
- eğer daunorubisin veya doksorubisin gibi antrasiklinlerle veya antrasenedionlar ile önceden tedavileriniz gördüyseniz;
- kemik iliğiniz iyi çalışmıyorsa (baskılanmışsa) veya genel olarak sağlık durumunuz kötüyse;
- bir enfeksiyonunuz varsa. Bu enfeksiyon mitoksantron kullanmadan önce tedavi edilmelidir;
- tedavi sırasında bir aşılama veya bağışıklama planlıyorsanız. Aşılar ve bağışıklamalar mitoksantron ile tedavi sırasında ve tedavi bitiminden 3 ay sonra etki göstermeyebilir;
- hamileyseniz veya siz ya da eşiniz çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız, MITOXANTRONE BAXTER kullanılmamalıdır.
- emziriyorsanız. MITOXANTRONE BAXTER kullanmadan önce emzirmeyi kesmelisiniz.
MITOXANTRONE BAXTER ile tedavi sırasında aşağıdaki belirtilerden veya semptomlardan herhangi birini yaşarsanız derhal doktorunuza veya eczacınıza ya da hemşirenize bildiriniz:
- ateş, enfeksiyonlar, açıklanamayan kanama veya morluk, halsizlik ve kolay yorulma hali;
- nefessiz kalma (gece nefessiz kalma dahil), öksürük, ayak bileklerinde veya bacaklarda sıvı tutulumu (şişlik), kalp çarpıntısı (düzensiz kalp atışı). Bu, mitoksantron ile tedaviden aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir.
Doktorunuzun tedavinizi ayarlaması veya mitoksantronu geçici veya kalıcı olarak durdurması gerekebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
MITOXANTRONE BAXTER ile tedavi öncesinde ve sırasında kan testleri MITOXANTRONE BAXTER, kan hücresi sayınızı etkileyebilir. MITOXANTRONE BAXTER 'a başlamadan önce ve tedavi sırasında doktorunuz kan hücrelerinin sayısını ölçmek için bir kan testi yapacaktır. Doktorunuz, aşağıdaki durumlarda, özellikle kandaki beyaz kan hücrelerinin sayısını (nötrofilik lökositler) izleyeceği kan testlerini daha sık gerçekleştirecektir:
- eğer spesifik bir tür beyaz kan hücresinin sayısı (nötrofiller) sizde düşük ise (1.500 hücre/mm3'ten az);
- eğer mitoksantronu yüksek dozlarda kullanıyorsanız (günde> 14 mg/m2 x 3 gün). MITOXANTRONE BAXTER ile tedavi öncesinde ve sırasında kalp fonksiyon testleri MITOXANTRONE BAXTER kalbinize zarar verebilir ve kalp fonksiyonunuzun bozulmasına veya daha ciddi durumlarda kalp yetmezliğine neden olabilir. Daha yüksek doz MITOXANTRONE BAXTER kullanıyorsanız ya da aşağıdaki durumlarda bu yan etkilere daha yatkınsınızdır:
- eğer kalbiniz iyi çalışmıyorsa;
- eğer göğsünüze önceden radyoterapisi yaptıysanız;
- eğer zaten kalbinizi etkileyen başka ilaçlar kullanıyorsanız
- eğer daunorubisin veya doksorubisin gibi antrasiklinlerle veya antrasenedionlar ile önceden tedavileriniz gördüyseniz.
Doktorunuz MITOXANTRONE BAXTER 'a başlamadan önce ve terapi sırasında düzenli aralıklarla kalp fonksiyon testleri yapacaktır. Multipl skleroz tedavisi için MITOXANTRONE BAXTER kullanırsanız eğer tedaviden önce tedavi bitiminden 5 yıl sonrasına kadar kalp fonksiyonlarınız test edilmelidir.
Akut miyeloid lösemi (AML) ve Miyelodisplastik sendrom
- Mitoksantron da dahil olmak üzere bir grup kanser karşıtı ilaç (topoizomeraz II inhibitörleri), tek başlarına, özellikle de diğer kemoterapi ve/veya radyoterapiyle kombinasyon halinde kullanıldığında aşağıdaki hastalıklara neden olabilir:
- beyaz kan hücrelerinin kanseri (akut miyeloid lösemi, AML)
- anormal şekilli kan hücrelerine neden olan ve lösemiye (miyelodisplastik sendrom) yol açan kemik iliği bozukluğu
- İdrarda ve diğer dokularda renk değişikliği
Mitoksantron, uygulamadan sonra 24 saat boyunca idrarda mavi-yeşil bir renklenmeye neden olabilir. Gözlerinizin, cildinizin ve tırnaklarınızın beyazlarında mavimsi bir renk değişikliği de oluşabilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi MITOXANTRONE BAXTER'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa MITOXANTRONE BAXTER'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Cildiniz solgunsa ve zayıf hissediyorsanız veya ani bir nefes darlığı yaşarsanız, bu kırmızı kan hücrelerinde bir azalmanın işareti olabilir.
- Öksürükle birlikte kan gelmesi, kusmuğunuzda veya idrarınızda kan bulunması veya siyah renkli dışkı gibi olağandışı morarma veya kanama (trombosit azalmasının potansiyel işareti).
- Yeni veya kötüleşen solunum güçlükleri.
- Göğüs ağrısı, nefessiz kalma , kalp atışlarınızdaki değişiklikler (hızlı veya yavaş), ayak bileklerinde veya bacaklarda sıvı tutulumu (şişlik) (kalp problemlerinin potansiyel belirtileri veya semptomları).
- Şiddetli kaşıntılı kızarıklıklar (kurdeşen), ellerin, ayakların, ayak bileklerinin, yüzün, dudakların, ağzın veya boğazın şişmesi (yutma veya nefes almada zorlanmaya neden olabilir) veya bayılacak gibi hissetme;bunlar şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri olabilir.
- Ateş veya enfeksiyonlar.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise MITOXANTRONE BAXTER'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
MITOXANTRONE BAXTER aşırı duyarlılık dışında diğer bazı yan etkilere de neden olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Enfeksiyonlar.
- Yorgunluk hissine ve nefes darlığına neden olabilecek düşük kırmızı kan hücresi (sayısı anemi). Kan nakli gerekebilir.
- Belirli beyaz kan hücrelerinin (nötrofiller ve lökositler) düşük sayıda olması
- Mide bulantısı (hasta gibi hissetme ).
- Kusma (hastalanma).
- Saç kaybı.
Yaygın:
- Düşük trombosit düzeyi; kanamaya veya morarmaya neden olabilir.
- Belirli bir beyaz kan hücresinin (granülosit) düşük sayıda olması.
- İştah kaybı.
- Yorgunluk, halsizlik ve enerji eksikliği.
- Konjestif kalp yetmezliği (kalbin artık yeterince kan pompalayamadığı ağır bir durum ).
- Kalp krizi.
- Nefes darlığı.
- Kabızlık.
- İshal.
- Ağız ve dudakların iltihabı.
- Ateş.
Yaygın olmayan:
- Kemik iliğinin azalmış aktivitesi. Kemoterapi veya radyoterapi gördüyseniz kemik iliğiniz daha fazla baskılanmış olabilir veya daha uzun bir süre baskılanmış olabilir.
- Kemik iliğinde kan hücrelerinin yetersiz üretimi (kemik iliği yetmezliği).
- Anormal sayıda beyaz kan hücresi.
- Şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaktik şok dahil anafilaktik reaksiyon); ani kaşıntılı kızarıklıklar (kurdeşen), ellerin, ayakların, ayak bileklerinin, yüzün, dudakların, ağzın veya boğazın şişmesi, yutma veya nefes almada zorlanma durumları yaşayabilirsiniz ki şişlikler yutma ve nefes alıp verme güçlüğüne neden olabilir ve bayılacak gibi hissedebilirsiniz).
- Üst solunum yollarının enfeksiyonları.
- İdrar yolu enfeksiyonları.
- Kan zehirlenmesi (sepsis).
- Normalde, sağlıklı bir bağışıklık sisteminde, hastalığa neden olmayan mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlar (fırsatçı enfeksiyonlar).
- Beyaz kan hücrelerinin kanseri (akut miyeloid lösemi (AML)).
- Lösemiye yol açan anormal kan hücrelerinin oluşumuna neden olan kemik iliği anormallikleri (miyelodisplastik sendrom (MDS)).
- Ağırlıktaki değişiklikler.
- Metabolik bozukluklar (tümör lizis sendromu).
- Anksiyete.
- Zihin karışıklığı.
- Baş ağrısı.
- Karıncalanma hissi.
- Düzensiz kalp atışı veya yavaşlamış kalp atışı.
- Anormal elektrokardiyogram.
- Sol ventrikülün pompalayabileceği kan hacminde herhangi bir belirti olmadan azalma.
- Morarma.
- Ağır kanama.
- Düşük tansiyon.
- Karın ağrısı.
- Karnınızdaki veya bağırsaklarınızdaki kanama; kusmukta kanı, bağırsakları boşaltırken kanamayı veya siyah, katranımsı dışkıyı içerebilir.
- Mukozal inflamasyon.
- Pankreas iltihabı.
- Karaciğer anormallikleri.
- Deri iltihapları (eritem).
- Tırnak anormallikleri (örneğin tırnağın tırnak yatağından ayrılması, tırnak doku ve yapısındaki değişiklikler).
- Döküntü.
- Gözaklarının renginde değişiklikler.
- Cilt renginde değişiklik.
- Sıvının çevreleyen dokuya sızması (ekstravazasyon):
- Kızarıklık (eritem). Şişme.
- Ağrı.
- Ciltte yanma hissi ve/veya ciltte renk değişikliği.
- Ölü hücrelerin uzaklaştırılması ve cilt naklini ihtiyacını doğurabilecek doku hücrelerinin ölümü.
- Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını kontrol etmek için yapılan kan testlerinde anormal sonuçlar (kanda yükselmiş aspartat aminotransferaz düzeyleri, yüksek kreatinin ve üre azot konsantrasyonu).
- Böbreklerde hasar; şişlik ve halsizliğe (nefropati) neden olur.
- İdrar renginde değişiklik.
- Anormal adet yokluğu (amenore).
- Şişme (ödem).
- Tat bozuklukları.
Seyrek:
- İkincil bazı kötü huylu hastalıklar ve kanserlerin ortaya çıkması
- Kansızlık (Anemi)
- Miyokart enfarktüsü (Kalp krizi)
- Toplar damarlarda mavi renklenme
- Bazı kan testlerinin (Karaciğer enzimleri, kreatinin, ürik asit, üre ve bilirubin) değerlerinde değişiklikler
- Tırnaklarda mavi renklenme
- Gözde mavi renklenme
- Mevcut tümörün parçalanmasına bağlı kan ürik asit, kalsiyum, fosfat değerlerinde değişiklikler (Tümör lizis sendromu)
- Akciğer iltihabı (zatürree).
- Kalp kasının zarar görmesi; kalbin düzgün şekilde pompalanmasını önler (kardiyomiyopati).
Çok seyrek:
- Bağışıklık sisteminin baskılanması
- Kalple ilgili bozukluklar (Kardiyomiyopati)
- İlacın uygulandığı toplardamarlar boyunca kolda ağrı, ateş, kızarıklık oluşması
- İlacın damar dışına kaçmasına bağlı doku ölümü (Nekroz)
Bilinmiyor:
- Gözlerde yanma, kızarma, sulanma (Konjonktivit)
- Tat duyumunda değişiklikler
- Ciltte döküntüler
- Tırnaklarda şekil bozukluğu
- Endişe hali (Anksiyete)
Bu yan etkilerin önemli bölümü ciddi yan etkiler olmasına rağmen, doktorunuz kanserin riski ile yan etkilerin riskine göre karar vererek ilacı kesmenizi ya da devam etmenizi isteyecektir.
Eğer yan etkilerden herhangi birisi kötüleşecek olursa veya bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, size bu ilaç verilmeden önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Mitoksantron, karnınızdaki bebeğinize zarar verebilir. Bu nedenle hamile kalmaktan kaçınmalısınız.
Mitoksantron tedavisi sırasında gebe kalırsanız, derhal doktorunuza söylemeli ve mitoksantron tedavisini kesmelisiniz.
Erkekler tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonra en az 6 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, her bir dozdan önce negatif bir gebelik testine sahip olmalı ve mitoksantron tedavisini bıraktıktan sonra en az 4 ay süreyle etkili doğrum kontrolü uygulamalıdır.
Mitoksantron, çocuk doğurma çağındaki kadınlarda geçici veya kalıcı adet görmemesi (amenore) riskini artırabilir. Bu nedenle, gelecekte hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuzla konuşmalısınız; yumurtalarınızın dondurulması gerekebilir. Erkeklerde veri mevcut değildir.
Ancak, erkek hayvanlarda testislerde hasar ve sperm sayısında azalma gözlenmiştir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
MITOXANTRONE BAXTER anne sütüne salgılanır ve bebeğinizde ciddi advers reaksiyonlara neden olabilir. Mitoksantron kullanırken ve son uygulamadan sonra bir aya kadar emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her dozunda 23 mg'dan (1 mmol) daha az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Mitoxantrone Baxter 20 mg/10 mL muadilleri
Mitoxantrone Baxter 20 mg/10 mL ile aynı etken maddeyi (mitoksantron hidroklorür) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyonİleri evre ve/veya metastaz yapmış meme karsinomunun tedavisinde. Erişkinlerdeki orta ve ileri evre malign non-Hodgkin lenfomaların (NHL) kombine tedavisinde. Erişkinlerdeki akut miyeloid löseminin (AML) kombine tedavisinde. Kombinasyon rejimlerinde, kronik miyeloid lösemide blast krizinin remisyon indüksiyon tedavisinde endikedir Kortikosteroidler ile kombinasyon halinde, ilerlemiş, kastrasyona dirençli prostat kanseri ile ilişkili palyasyon için (örneğin ağrı giderme) için endikedir. Sekonder progressif multipl skleroz (SPSS) veya nükseden-şiddeti azalan multipl skleroz (RRMS)'lu hastaların tedavisinde.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBileşiminde bulunan mitoksantron hidroklorüre, diğer antrasiklinlere ya da sülfit dahil yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlığı bilinen durumlarda kullanılmamalıdır. Belirgin kemik iliği depresyonu olan hastalarda kullanımı, hastanın klinik durumuna bağlı olarak nisbi kontrendikasyon oluşturur. gebelikte ve laktasyon döneminde kontrendikedir. Gebe kadınlarda multipl skleroz tedavisinde kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriTıbbi ürünü kullanmadan veya uygulamadan önce alınması gereken önlemler: serbestçe akan bir intravenöz infüzyona yavaşça verilmelidir. deri altından, kas içinden veya arter damar içinden verilmemelidir. Arter içi enjeksiyonun ardından, bazıları geri dönüşü olmayan lokal/bölgesel nöropati rapor edilmiştir. Uygulama sırasında ekstravazasyon varsa, ciddi lokal doku hasarı meydana gelebilir. Bugüne kadar, ekstravazasyon nedeniyle sadece izole ciddi lokal reaksiyonlar (nekroz) vakaları tanımlanmıştır. intratekal enjeksiyonla verilmemelidir. İntratekal uygulama ile kalıcı sekellere sahip ağır yaralanma meydana gelebilir. İntratekal enjeksiyonun ardından hem merkezi hem de periferik nöropati ve nörotoksisite rapor edilmiştir. Bu raporlar komaya ve ciddi nörolojik sekellere yol açan nöbetleri, bağırsak felci ve mesane fonksiyon bozukluğunu içermiştir. Mitoksantron ile tedavi sırasında ya da tedavinin sonlanmasından aylar/yıllar sonra fatal olabilen konjestif kalp yetmezliği görülebilmektedir. Kardiyotoksisite riski kümülatif dozların artmasıyla yükselmekte ve hastalarda tedavi öncesinde kalp hastalığı açısından risk faktörü bulunsa da, bulunmasa da görülebilmektedir. Bu riski azaltmak amacıyla ilacın reçetelenmesinde şunlar dikkate alınmalıdır: Tüm hastalarda: − tedavisine başlanmadan önce tüm hastaların anamnezi alınarak, fizik muayenesi yapılarak ve EKG'si çekilerek kardiyak belirti ve işaretler açısından değerlendirmesi yapılmalıdır. − Tüm hastaların tedaviye başlamadan önce ekokardiyografi, multi-gated radyonüklid anjiyografi (MUGA), MRI gibi uygun yöntemlerle sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) açısından kantitatif bir değerlendirmesi yapılmış olmalıdır. Multipl sklerozu olan hastalarda: Tedaviye başlamadan önce ölçülen LVEF değerleri normalin altındaysa, hastaya mitoksantron tedavisi uygulanmamalıdır. Hastalar bir kalp hastalığının belirti ve işaretlerinin varlığı açısından her dozdan önce anamnez, fizik muayene ve EKG ile değerlendirilmelidir. Her dozdan önce daha önce ölçülen yöntemle hastaların LVEF değerleri kantitatif olarak değerlendirilmelidir. Mitoksantron tedavisi sırasında LVEF değerleri normalin altına düşerse ya da LVEF değerlerindeki klinik açıdan anlamlı bir düşme görülürse hastalara ek mitoksantron dozu uygulanmamalıdır. Hastalara kümülatif olarak 140 mg/m2’den yüksek dozlar verilmemelidir. Uzun dönemde oluşabilecek kardiyotoksisiteyi izlemek amacıyla, tedavi bittikten sonra da hastalarda tedavi sırasında kullanılan yöntemle yıllık LVEF değerlendirmeleri yapılmalıdır. Kanserli hastalarda: Daha önceden daunorubisin ya da doksorubisin ile tedavi görmüş hastalarda mitoksantron ile yapılacak tedavinin olası fayda ve risklerini tartabilmek açısından, mitoksantron tedavisine başlamadan önce bu ilaçların kalp üzerindeki olası tehlikeleri dikkate alınmalıdır. Hastaların geçmişinde önemli bir kalp rahatsızlığı hikayesinin bulunması, birlikte mediastinal/perikardiyal bölgeye radyoterapi uygulanıyor ya da daha önceden uygulanmış olması, daha önceden antrasiklin veya antrasenedionlarla tedavi uygulanmış olması veya birlikte diğer kardiyotoksik ilaçların kullanılması kardiyak toksisite riskini arttırabilir. Bu hastalar, tedaviye başlandıktan sonra LVEF ölçümleriyle düzenli olarak izlenmelidir. Kardiyak fonksiyon En ağır şekliyle potansiyel olarak geri dönüşlü olmayan ve ölümcül konjestif kalp yetmezliği (KKY) ile kendini gösteren, miyokart toksisitesi, MitoksantronMITOXANTRONE tedavisi sırasında veya tedavinin sona ermesinden aylarca veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu risk kümülatif doz ile artar. Tek başına veya diğer kemoterapötik ajanlarla birlikte 140 mg/m2 kümülatif dozunu alan kanser hastalarında, kümülatif klinik konjestif kalp yetmezliği olasılığı %2.6 olmuştur. Karşılaştırmalı onkoloji çalışmalarında, bu dozda LVEF'de orta veya şiddetli düşüşlerin toplam kümülatif olasılık oranı %13 bulunmuştur. Aktif veya inaktif kardiyovasküler hastalıklar, mediastinal/perikardiyal alana önceden veya eşzamanlı radyoterapi, diğer antrasiklinlerle veya antrasenerasyonlarla önceki tedavi veya diğer kardiyotoksik tıbbi ürünlerin birlikte kullanılması kardiyak toksisite riskini artırabilir. Kanser hastalarında ilk MitoksantronMITOXANTRONE dozunun verilmesinden önce sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) ekokardiyogram veya çok geçişli alma (MUGA) ile değerlendirilmesi önerilmektedir. Kanser hastaları için kardiyak fonksiyon tedavi sırasında dikkatle izlenmelidir. Düzenli aralıklarla ve/veya konjestif kalp yetmezliği belirtileri veya semptomlarının ortaya çıkması halinde LVEF değerlendirmesi önerilir. MitoksantronMITOXANTRONE tedavisi sırasında herhangi bir zamanda kardiyotoksisite oluşabilir ve risk, kümülatif dozla artar. MitoksantronMITOXANTRONE ile kardiyak toksisite, kardiyak risk faktörlerinin mevcut olup olmadığına bakılmaksızın daha düşük toplam dozlarda ortaya çıkabilir. Daha önce daunorubisin veya doksorubisin ile tedavi edilen hastalarda olası kardiyak etki tehlikesi nedeniyle, bu gibi hastalarda MitoksantronMITOXANTRONE tedavisinin fayda-risk oranı tedaviye başlamadan önce belirlenmelidir. Akut miyeloid lösemi nedeniyle ile tedavi edilen hastalarda zaman akut konjestif kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Kemik iliği baskılanması ile tedaviye, hematolojik ve kimyasal laboratuar parametrelerinin yakından ve sık izlenmesinin yanı sıra sık hasta gözlemi eşlik etmelidir. ilk dozunun uygulanmasından önce, uygulamayı takip eden 10 gün sonra ve sonraki her infüzyondan önce ve enfeksiyonun belirtileri ve semptomlarının gelişmesi durumunda trombositleri de içeren tam bir kan sayımı alınmalıdır. Hastalar, akut löseminin riskleri, semptomları ve belirtileri hakkında bilgilendirilmeli ve beş yıllık bir süre geçmiş olsa dahi bu gibi semptomlardan herhangi birinin ortaya çıkması durumunda tıbbi yardım almaları talimatı verilmelidir. Genel durumu kötü olan veya önceden kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanan hastalarda miyelosupresyon daha şiddetli ve uzun süreli olabilir. Akut miyeloid löseminin tedavisi dışında, tedavisi genellikle, 1.500 hücre/mm3'ten düşük bazal nötrofil sayısı olan hastalara verilmemelidir. alan tüm hastalara, başta nötropeni olmak üzere şiddetli olabilen ve enfeksiyonla sonuçlanabilen kemik iliği baskılamasını izlemek amacıyla periferik kan hücresi sayımlarının yapılması önerilmektedir. Löseminin tedavisinde endike olduğu gibi yüksek dozlarda (> 14 mg/m2/gx3 gün) kullanıldığında, şiddetli miyelosupresyon meydana gelecektir. Konsolidasyon tedavisine başlamadan önce (bu tedavi kullanılıyorsa) tam hematolojik iyileşmenin sağlanmasına özel dikkat gösterilmeli ve hastalar bu aşamada yakından izlenmelidir. Herhangi bir dozda uygulanan, miyelosupresyona neden olabilir. Sekonder akut miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendrom Monoterapi olarak veya özellikle diğer antineoplastik ajanlarla ve / veya radyoterapiyle birlikte kullanıldığında dahil olmak üzere topoizomeraz II inhibitörleri, Akut Miyeloid Lösemi veya Miyelodisplastik Sendromun gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Sekonder malignitelerin gelişme riski nedeniyle, tedaviye başlamadan tedavisinin fayda-risk oranı önce belirlenmelidir. Metastatik olmayan meme kanseri Meme kanserinin adjuvan tedavisinde yeterli etkililik verileri bulunmadığından ve lösemi riskinin arttığı göz önünde bulundurularak, sadece metastatik meme kanseri için kullanılmalıdır. Enfeksiyonlar gibi immünsüpresif ajanlar alan hastalar, enfeksiyona karşı immünolojik yanıtta azalma gösterir. Sistemik enfeksiyonlar, ile tedaviyle eşzamanlı olarak veya tedaviye başlanmadan hemen önce tedavi edilmelidir. Aşılama Canlı virüs aşılarıyla bağışıklama (örneğin sarı humma aşılaması), tedavisi sırasında olduğu gibi immün yetmezliği azalmış hastalarda enfeksiyon ve kangrenli vaksiniya ve genel vaksiniya gibi diğer advers reaksiyonlar riskini artırır. Bu nedenle, tedavi sırasında canlı virüs aşıları uygulanmamalıdır. Kemoterapiyi durdurduktan sonra canlı virüs aşılarının dikkatli kullanılması ve son kemoterapi dozundan en geç 3 ay sonra aşılanması önerilir. Erkeklerde ve kadınlarda kontrasepsiyon genotoksiktir ve potansiyel bir insan teratojeni olarak kabul edilir. Bu nedenle, terapi altındaki erkeklere çocuk yapmamaları ve tedavi sırasında ve tedaviden sonra en az 6 ay süreyle doğum kontrol önlemleri kullanmaları önerilmelidir. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, her bir dozdan önce negatif bir gebelik testine sahip olmalı ve tedavi sırasında ve tedavinin sona ermesinden sonra en az 4 ay boyunca etkili doğum kontrolü kullanmalıdır. Emzirme, son uygulamadan sonra bir ay boyunca anne sütünde tespit edilmiştir. Bebeklerde bağlı ciddi advers reaksiyon potansiyeli nedeniyle, emzirme kontrendikedir ve tedaviye başlamadan önce kesilmelidir. Fertilite Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, geçici veya kalıcı amenore riski hakkında bilgilendirilmelidir. Mutajenisite ve karsinojenisite Bakteriyel ve memeli test sistemlerinde ve sıçanlarda in vivo koşullarda mutajenik olduğu bulunmuştur. Etkin madde deney hayvanlarında önerilen klinik dozun altındaki dozlarda kanserojen olmuştur. Bu nedenle, insanlarda kanserojen olma potansiyeline sahiptir. Tümör lizis sendromu kullanımı ile tümör lizis sendromu vakaları bildirilmiştir. Ürik asit, elektrolitler ve üre seviyeleri izlenmelidir. İdrar ve diğer dokuların renk değişikliği, uygulamadan sonra 24 saat boyunca idrarda mavi-yeşil bir renklenmeye neden olabilir ve hastalara tedavi sırasında bunu beklemeleri önerilmelidir. Sklerada, cilt ve tırnaklar da mavimsi renk değişikliği de görülebilir. Bu tıbbi ürün her bir flakonda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez.”
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen yan etkiler (10 hastanın 1'inden fazlasında görülür) anemi, lökopeni, nötropeni, enfeksiyonlar, amenore, alopesi, bulantı ve kusmadır. tedavisi gören hastalarda aşağıdaki yan etkiler görülebilir. Bu etkilerin sıklığı aşağıdaki şekilde belirtilmiştir: Sıklık Advers Reaksiyon Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın Enfeksiyon (ölümcül sonuç dahil) Yaygın olmayan İdrar yolu enfeksiyonu Üst solunum yolu enfeksiyonu Sepsis Fırsatçı enfeksiyonlar Seyrek Zatürree İyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar (kistler ve polipler dahil) Yaygın olmayan Akut miyeloid lösemi, miyelodisplastik sendrom, akut lösemi Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın Anemi Nötropeni Lökopeni Yaygın Trombositopeni Granülositopeni Yaygın olmayan Miyelosupresyon Kemik iliği yetmezliği Anormal beyaz kan hücresi sayımı Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan Anafilaksi / anafilaktoid reaksiyonlar (şok dahil) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın Anoreksi Yaygın olmayan Kilo dalgalanmaları Tümör lizis sendromu * Sıklık Advers Reaksiyon * Akut T ve B lenfoblastik lösemi ve Hodgkin olmayan lenfomlar (NHL) en sık TLS ile ilişkilidir Sinir sistemi hastalıkları Yaygın Letarji Yaygın olmayan Anksiyete Konfüzyon Baş Ağrısı Paraestezi Göz hastalıkları Yaygın olmayan Skleral renk değişikliği Kardiyak hastalıklar Yaygın Konjestif kalp yetmezliği Miyokard enfarktüsü (ölümcül olaylar dahil) Yaygın olmayan Aritmi Sinüs bradikardi Elektrokardiyogram anormal Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda azalma Seyrek Kardiyomiyopati Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan Kontüzyon Kanama Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın Dispne Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın Bulantı Kusma Yaygın Kabızlık İshal Stomatit Sıklık Advers Reaksiyon Yaygın olmayan Karın ağrısı Gastrointestinal kanama Mukoza iltihabı Pankreatit Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın olmayan Karaciğer toksisitesi Yükselmiş aspartat aminotransferaz düzeyleri Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Alopesi Yaygın olmayan Eritem Tırnak hastalıkları Döküntü Cilt renk değişikliği Doku nekrozu (ekstravazasyondan sonra) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan Yükselmiş serum kreatinin Yükselmiş kan üre azot düzeyleri Toksik nefropati İdrarda renk değişikliği Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan Amenore Genel bozukluklar ve uygulama yerine ilişkin hastalıklar Yaygın Asteni Yorgunluk Yüksek ateş Yaygın olmayan Ödem Ekstravazasyon * Disguzi * İnfüzyon yerinde eritem, şişlik, ağrı, yanma ve/veya cildin mavi renklenmesine neden olabilen ekstravazasyon bildirilmiştir. Ekstravazasyon, sonuçta debridman ve deri greftlemesi gerektirebilecek olan doku nekrozuna neden olabilir. İnfüzyon yerinde flebit de bildirilmiştir. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı En ağır şekliyle potansiyel olarak geri dönüşlü olmayan ve ölümcül konjestif kalp yetmezliği (KKY) ile kendini gösteren, miyokart toksisitesi, tedavisi sırasında veya tedavinin sona ermesinden aylarca veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu risk kümülatif doz ile artar. Tek başına veya diğer kemoterapötik ajanlarla birlikte 140 mg/m2 kümülatif dozunu alan kanser hastalarında, kümülatif klinik konjestif kalp yetmezliği olasılığı %2.6 olmuştur. Miyelosupresyon, doz sınırlayıcı istenmeyen bir etkisidir. Daha önce kemoterapi veya radyoterapi alan hastalarda miyelosupresyon daha belirgin ve daha uzun süreli olabilir. Akut lösemi hastaları ile yapılan klinik bir çalışmada, tedavisi alan tüm hastalarda önemli miyelosupresyon meydana gelmiştir. 80 hasta arasında en düşük beyaz kan hücresi sayısı ve trombosit sayısı için medyan değerleri sırasıyla 400/μl (WHO derece 4) ve 9.500/μl (WHO derece 4) olmuştur. Akut lösemide hematolojik toksisitenin değerlendirilmesi zordur, çünkü beyaz kan hücresi ve trombosit sayısı gibi geleneksel kemik iliği depresyonu parametrelerinin değerlendirilmesi, lösemik hücrelerin iliği replasmanı ile zorlaşır. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon Pediyatrik popülasyonda tedavisi önerilmemektedir. Güvenlik ve etkinlik saptanmamıştır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.