MICROGYNON 150 MCG/30MCG KAPLI TABLET, 21 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Microgynon 150/30 mcg ne için kullanılır?
KT 1- Östrojen ve progesteron hormonlarını içeren ve ağız yoluyla alınan doğum kontrol haplarına “Kombine Oral Kontraseptif (KOK)” denir. MICROGYNON da bu grupta yer alan bir ilaçtır.
- MICROGYNON'un içindeki levonorgestrel ve etinilestradiol hormonları üç şekilde çalışarak hamile kalmanızı engeller. Yumurtalıklarınızdan yumurtanın bırakılmasını engeller, servikal mukusu (sıvıyı) koyulaştırır, bu sayede spermin ovuma ulaşması engellenir ve rahim iç zarını da incelterek döllenmiş bir yumurtanın yerleşmesini engeller.
- MICROGYNON, gebeliği önlemek amacıyla kullanılır.
- MICROGYNON 21 günlük haptır, 21 gün boyunca her gün bir tane alınır, sonraki 7 gün boyunca alınmaz.
MICROGYNON alımının faydaları aşağıdakileri içermektedir:
- Doğru şekilde kullanıldığında en güvenilir geri dönüşümlü doğum kontrol yöntemlerinden biridir.
- Cinsel aktiviteye engel olmaz.
- Adetlerinizi genellikle düzenli, daha hafif ve daha ağrısız hale getirir.
- Adet öncesi belirtilerinize yardımcı olabilir.
MICROGYNON sizi klamidya veya HIV gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz.
Sadece kondomlar (prezervatif) bunu yapmakta yardımcı olabilir.
Hamileliği engellemek için MICROGYNON anlatıldığı gibi kullanılmalıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızAşağıdaki durumlardan herhangi bir geçerli ise MICROGYNON'u kullanmayınız. Bunlardan herhangi biri size uyuyorsa, doktorunuza danışın. Doktorunuz doğum kontrol yöntemlerinden hangisinin daha uygun olduğunu sizinle tartışacaktır.
- Derin ven trombozu (DVT; bacak toplardamarında tıkanma), pulmoner embolizm (PE; akciğer atardamarlarının kan pıhtısı ile tıkanması), ya da vücudunuzun başka yerinde pıhtı ya da pıhtı hikayesi (önceden geçirilmiş/oluşmuş) varsa,
- Kan pıhtılaşmasını etkileyen bir hastalığınız varsa (Örneğin protein C yetersizliği, protein S yetersizliği, antitrombin-III-yetersizliği Faktör V Leiden ya da antifosfolipid antikorlar),
- Uzun süreli hareketsizliğe neden olan ameliyat geçirmeniz gerekiyorsa (Bkz. Bölüm 'Kan pıhtıları'),
- Kalp krizi veya inme geçirdiyseniz,
- Kalbi besleyen damarlarda oksijen eksikliğine bağlı kalp kası kasılması sonucu oluşan ve sol kola da yayılabilecek şiddetli göğüs ağrısına sebep olan ve kalp krizinin ilk belirtisi olabilecek anjina pektoris varsa veya geçici iskemik atak denilen kalıcı etkisi olmayan hafif bir inme varsa (veya geçmişte olduysa),
- Atardamarlarınızda pıhtı riskini artırabilecek aşağıdaki hastalıklardan birine sahipseniz:
- Damarları etkilemiş şeker hastalığınız varsa,
- Çok yüksek kan basıncı,
- Çok yüksek kan yağ düzeyi (kolesterol ya da trigliseritler),
- Hiperhomosisteinemi (hem atardamar hem de toplardamarda kan pıhtısına neden olabildiği gösterilmiş tek kalıtımsal risk faktörü) olarak bilinen durum.
- Görme bozuklukları, konuşma bozukluğu, vücudun herhangi bir yerinde güçsüzlük veya his kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği migreniniz varsa (veya geçmişte olduysa),
- Mevcut veya geçirilmiş karaciğer hastalığınız (belirtileri ciltte sarılık ya da vücutta kaşıntı olabilir) varsa ve karaciğeriniz halen normal olarak çalışmıyorsa,
- Ombitasvir, paritaprevir veya dasabuvir ve bunların kombinasyonlarını içeren herhangi bir antiviral ilaç alıyorsanız. Bu antiviral ilaçlar kronik (uzun süreli) hepatit C hastalığının (hepatit C virüsünün neden olduğu, karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon hastalığı) tedavisinde kullanılmaktadır.
- Meme kanseriniz varsa ya da daha önce geçirdiyseniz,
- 'Auralı migren' adı verilen bir tür migreniniz varsa (veya daha önce geçirdiyseniz),
- Şiddetli bir karaciğer hastalığınız olduysa ve doktorunuz size karaciğer fonksiyon testi sonuçlarınızın henüz normale dönmediğini söylediyse,
- İyi ya da kötü huylu karaciğer tümörünüz varsa (veya geçmişte olduysa),
- Tanı konulmamış vajinal kanamanız varsa,
- Gebe iseniz veya gebe olduğunuzdan şüpheleniyorsanız,
- MICROGYNON'un içerdiği maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz (aşırı duyarlılık) varsa, Alerjik reaksiyonun bazı belirtileri, kaşıntı, deride döküntü veya şişme olabilir.
Hepatit C hastalığınız varsa ve ombitasvir/paritaprevir/ritonavir, dasabuvir, glekaprevir/ pibrentasvir veya sofosbuvir/velpatasvir/voksilaprevir içeren ilaçlar alıyorsanız MICROGYNON'u kullanmayınız (ayrıca Bkz.Bölüm "Diğer ilaçlarla birlikte kullanımı").
Eğer tıbbi probleminiz ya da hastalığınız varsa doktorunuza söyleyiniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda acil tıbbi yardım alınız ve doktorunuza danışınız:
Bacağınızda kan pıhtısı (ör. derin ven trombozu) veya akciğerinizde kan pıhtısı (ör. pulmoner embolizm) olduğu, kalp krizi veya inme geçirdiğiniz anlamına gelebilecek olası kan pıhtısı belirtilerini fark ederseniz doktorunuza danışınız (Bkz. 'Kan pıhtıları').
Bu ciddi yan etkilerin belirtilerine ilişkin açıklama için lütfen “Kan pıhtısı nasıl fark edilir?” bölümüne bakınız.
Bu ilacı kullanırken aşağıda belirtilen bazı hastalıklarda kötüleşme görülebilir veya bu hastalıklar bu ilacın sizin için uygun olmadığı anlamına gelebilir. Yine de MICROGYNON kullanabilirsiniz ancak dikkatli olmanız ve daha sık kontrol yaptırmanız gerekir.
Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin ilk kez oluşması ya da kötüleşmesi durumunda doktorunuza bildiriniz:
- Yüzde, dilde ve/veya boğazda şişme ve/veya yutma güçlüğü veya potansiyel olarak nefes almada güçlük çekmeye eşlik eden kurdeşen gibi anjiyoödem (alerji) belirtileri yaşarsanız, derhal bir doktora başvurunuz. Östrojen içeren ürünler, kalıtsal (irsî) ve edinilmiş anjiyoödem belirtilerine neden olabilir veya bunları kötüleştirebilir.
- Bağırsakta ülsere neden olan veya bağırsak duvarında kalınlaşma, mukozada ülser ve bölgesel lenf düğümlerinde büyüme ile belirgin Crohn hastalığınız ya da ülseratif kolit (kronik iltihabi bağırsak hastalığı) varsa,Eklem ağrıları ve deri döküntülerine neden olan sistemik lupus eritematozusunuz varsa,
- Böbrek yetmezliğine neden olan bir pıhtılaşma bozukluğu olan hemolitik üremik sendromunuz varsa,
- Bir tür kansızlık olan orak hücreli aneminiz varsa,
- Pankreas iltihabınız (pankreatit) varsa,
- Kanınızdaki yağ düzeyi yüksekse (hipertrigliseridemi) veya bu rahatsızlıkla ilgili pozitif aile öykünüz varsa. Hipertrigliseridemi, pankreatit (pankreas iltihabı) geliştirme riskinde artışla ilişkilendirilmiştir.
- Bir ameliyat geçirmeniz gerekiyorsa veya bir rahatsızlıktan dolayı uzun süredir yatıyorsanız (Bkz. 'Kan Pıhtıları'),
- Yeni doğum yapan kadınlarda kan pıhtısı riski artar. Doğumdan ne kadar süre sonra MICROGYNON kullanmaya başlayabileceğinizi doktorunuza sormalısınız.
- Cildinizin altındaki damarlarda iltihap varsa (yüzeysel tromboflebit),
- Varisli damarlarınız varsa,
- Diyabetiniz (şeker hastalığı) varsa,
- Siz veya birinci dereceden bir akrabanız kalp veya yüksek kan basıncı gibi bir dolaşım sorunu yaşadıysa,
- Siz veya birinci dereceden bir akrabanız kan pıhtılaşmasıyla ilgili bir sorun yaşadıysa,
- Porfiri adı verilen kalıtımsal bir hastalığınız varsa,
- Obez iseniz,
- Migren hastalığınız varsa,
- Hamilelik veya daha önceki ilaç kullanımı sırasında kötüleşen herhangi bir hastalığınız varsa (Bkz. Bölüm “ 4. Olası yan etkiler nelerdir?”).
Kan pıhtıları Dolaşım bozuklukları ile ilgili yan etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir.
MICROGYNON gibi kombine hormonal kontraseptif kullanan kadınlarda kan pıhtısı geliştirme riski kullanmayanlara göre artar. Nadir durumlarda, kan pıhtısı damarları tıkayarak ciddi sorunlara neden olabilir.
Kan pıhtısı aşağıdaki bölgelerde oluşabilir:
- Toplardamarlardaki tıkanma ('Venöz tromboz', 'venöz tromboembolizm' veya 'VTE' olarak adlandırılır.)
- Atardamarlardaki tıkanma ('Arteriyel tromboz', 'arteriyel tromboembolizm' veya 'ATE' olarak adlandırılır.)
Kan pıhtıları her zaman tam olarak düzelmez. Nadiren, ciddi ve uzun süreli etkilere veya çok nadiren ölüme neden olabilir.
MICROGYNON'a bağlı olarak tehlikeli kan pıhtısı oluşumuna yönelik genel riskin düşük olduğu unutulmamalıdır.
Kan pıhtısı nasıl fark edilir?
Aşağıdaki bulgu veya belirtilerden herhangi birini fark ederseniz hemen tıbbi yardım alınız.
Bu belirtilerden herhangi biri sizde var mı? Olası sorun nedir?
- Özellikle aşağıdaki durumlarla birlikte seyrettiğinde, bir bacakta ya da bacak veya ayaktaki bir damarda şişme:
- bacakta, yalnızca ayağa kalkınca veya yürüyünce hissedilebilecek ağrı veya hassasiyet
- söz konusu bacakta artan sıcaklık hissi
- bacak derisinde renk değişikliği, örneğin sararma, kızarma veya mavileşme
- Derin ven trombozu
- Açıklanamayan bir şekilde aniden nefessiz kalma veya hızlı nefes alma
- Kanla birlikte gelebilecek belirgin bir nedeni olmayan ani öksürük
- Derin nefes alındığında artabilecek keskin göğüs ağrısı
- Şiddetli bayılma hissi veya baş dönmesi
- Hızlı veya düzensiz kalp atışı
- Midenizde şiddetli ağrı
Öksürük veya nefessiz kalma gibi bazı belirtiler, solunum yolları enfeksiyonu gibi (ör. 'soğuk algınlığı') daha hafif bir durumla karıştırılabileceğinden, emin değilseniz mutlaka doktorunuza danışınız.
Pulmoner embolizm
Belirtiler genellikle bir gözde meydana gelir:
- ani görme kaybı veya
- görme kaybına kadar ilerleyebilecek ağrısız bulanık görme
- Retinal ven trombozu (gözde kan pıhtısı)
- Göğüste ağrı, rahatsızlık, basınç, ağırlık hissi
- Göğüs, kol veya göğüs kemiğinin altında sıkışma veya dolgunluk hissi
- Tokluk, hazımsızlık veya tıkanma hissi
- Sırt, çene, boğaz, kol ve mideye yayılan üst gövde rahatsızlığı
- Terleme, mide bulantısı, kusma veya baş dönmesi
- Aşırı güçsüzlük, endişe veya nefes darlığı
- Hızlı veya düzensiz kalp atışı
- Kalp krizi
- Özellikle vücudun bir tarafında, yüz, kol veya bacakta ani güçsüzlük veya uyuşma
- Ani zihin bulanıklığı, konuşma veya anlama güçlüğü
- Bir veya her iki gözde ani görme güçlüğü
- Ani yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge veya koordinasyon kaybı
- Bilinen nedeni olmayan ani, şiddetli veya uzun süreli baş ağrısı
- Nöbetle birlikte veya nöbet olmadan bilinç kaybı veya bayılma
- Bazen inme belirtileri kısa sürebilir ve neredeyse hemen İnme
Bu belirtilerden herhangi biri sizde var mı? Olası sorun nedir? tamamen iyileşebilir, ancak bir başka inme riski altında olabileceğinizden, yine de acil tıbbi yardım almalısınız.
- Bir uzuvda şişme ve hafif mavi renk değişikliği
- Midenizde şiddetli ağrı (akut abdomen)
- Diğer kan damarlarını tıkayan kan pıhtıları
En kısa sürede bir doktora görününüz. Doktorunuz kullanabileceğinizi söyleyene kadar MICROGYNON kullanmayınız. Aynı zamanda bir başka doğum kontrol yöntemi (kondom gibi) kullanınız.
Toplardamardaki Kan Pıhtıları Toplardamarda kan pıhtısı oluştuğunda ne olabilir?
- Kombine hormonal kontraseptif kullanımı, damarda kan pıhtısı (VTE) oluşumu riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, bu yan etki nadir görülür. Pıhtı oluşumunun en sık görüldüğü dönem, kombine hormonal kontraseptifin ilk kullanıldığı yıldır.
- Bacak veya ayak damarlarınızdan birinde kan pıhtısı oluşumu DVT'ye neden olabilir.
- Kan pıhtısının bacağınızdan akciğerinize taşınması pulmoner embolizme yol açabilir.
- Çok nadir durumlarda, göz gibi başka bir organdaki bir damarda pıhtı oluşabilir (retinal ven trombozu).
Damarda kan pıhtısı oluşma riskinin en yüksek olduğu dönem hangisidir?
Damarda pıhtı oluşumu riskinin en yüksek olduğu dönem, ilk kez kombine hormonal kontraseptif kullanılan ilk yıldır. Ayrıca, 4 hafta veya daha uzun süre ara verdikten sonra kombine hormonal kontraseptif kullanımına tekrar başlandığında da (aynı veya farklı ürün) risk daha yüksek olabilir.
İlk yıldan sonra risk azalsa da, kombine hormonal kontraseptif kullanmayan kadınlara göre her zaman biraz yüksek kalacaktır.
MICROGYNON kullanmayı bıraktığınızda, kan pıhtısı riski birkaç hafta içinde normale döner.
Kan pıhtısı oluşma riski nedir?
Risk, doğal VTE riskinize ve kullanmakta olduğunuz kombine hormonal kontraseptifin türüne bağlıdır.
Dolaşım bozuklukları ile ilgili yan etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir.
MICROGYNON kullanımı sonucunda bacak veya akciğerde kan pıhtısı (DVT veya PE) oluşumuna dair genel risk düşüktür.
- Herhangi bir kombine hormonal kontraseptif kullanmayan ve gebe olmayan 10.000 kadından yaklaşık 2'sinde bir yıl içinde kan pıhtısı oluşabilir.
- MICROGYNON gibi levonorgestrel içeren bir kombine hormonal kontraseptif kullanan 10.000 kadından yaklaşık 5-7'sinde bir yıl içinde kan pıhtısı oluşumu görülebilir.
- Kan pıhtısı oluşumu riski kişisel tıbbi öykünüze göre değişir (Bkz. Bölüm "Damarda kan pıhtısı oluşumu riskini artıran faktörler").
Bir yıl içinde kan pıhtısı oluşma riski Kombine hormonal kontraseptif kullanmayan ve gebe olmayan kadınlar 10.000 kadından yaklaşık 2'si Levonorgestrel içeren kombine hormonal kontraseptif kullanan kadınlar 10.000 kadından yaklaşık 5-7'si MICROGYNON kullanan kadınlar 10.000 kadından yaklaşık 5-7'si Damarda kan pıhtısı oluşumu riskini artıran faktörler MICROGYNON kullanımına bağlı kan pıhtısı riski düşük olmakla birlikte bazı durumlar riski artırır. Aşağıdaki durumlarda risk yüksektir:
- Obez iseniz (Vücut kitle indeksi 30 kg/m2'nin üzerinde ise),
- Birinci dereceden bir akrabanızda genç yaşta (ör. yaklaşık 50 yaşın altında) bacak, akciğer veya bir başka organda kan pıhtısı görüldüyse. Bu durumda, kalıtımsal kan pıhtılaşma bozukluğunuz olabilir.
- Bir ameliyat geçirmeniz gerekiyorsa veya yaralanma ya da bir hastalıktan dolayı uzun süredir yatıyorsanız veya bacağınızda alçı varsa. Bir ameliyattan en az 4 hafta önce veya hareketli olmadığınız zamanlarda MICROGYNON kullanımının kesilmesi gerekebilir. MICROGYNON'u bırakmanız gerekiyorsa, ne zaman tekrar başlayabileceğinizi doktorunuza sorun.
- İlerleyen yaş (özellikle yaklaşık 35 yaş üzeri),
- Birkaç haftadan kısa süre önce doğum yaptıysanız.
Yukarıdaki durumlardan ne kadar fazlası sizi için geçerliyse, kan pıhtısı oluşumuna dair riskiniz de o kadar artar.
Özellikle yukarıda belirtilen diğer faktörlerden birkaç tanesi sizde varsa uçak seyahati (4 saatten uzun) kan pıhtısı riskini geçici olarak artırabilir.
Emin olmasanız bile, bu durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse doktorunuza söylemeniz önemlidir. Doktorunuz MICROGYNON'un bırakılması gerektiğine karar verebilir.
MICROGYNON kullanırken yukarıdaki durumlardan herhangi bir değişirse, örneğin bir aile ferdi nedeni bilinmeyen bir tromboz yaşarsa veya çok fazla kilo alırsanız doktorunuza söyleyiniz.
Atardamardaki kan pıhtıları Atardamarda kan pıhtısı oluştuğunda ne olabilir?
Damardaki kan pıhtısı gibi, atardamardaki kan pıhtısı da ciddi sorunlara yol açabilir. Örneğin kalp krizi veya inmeye neden olabilir.
Atardamarda kan pıhtısı oluşumu riskini artıran faktörler MICROGYNON kullanımına bağlı kalp krizi veya inme riskinin çok düşük olduğunu ancak aşağıdaki faktörlere bağlı olarak artabileceğini unutmayınız:
- Artan yaş (yaklaşık 35 yaş üzeri),
- Sigara kullanımı. MICROGYNON gibi bir kombine hormonal kontraseptif kullanırken sigarayı bırakmanız önerilir. Sigarayı bırakamıyorsanız ve yaşınız 35'in üzerindeyse, doktorunuz farklı bir kontraseptif tipi kullanmanızı tavsiye edebilir.
- Aşırı kilo,
- Yüksek kan basıncı,
- Birinci dereceden bir akrabanızın genç yaşta (ör. yaklaşık 50 yaşın altında) kalp krizi veya inme geçirmesi. Bu durumda, sizin de kalp krizi veya inme geçirme riskiniz daha yüksek olabilir.
- Siz veya birinci dereceden bir akrabanızda kanda yüksek yağ düzeyi (kolesterol veya trigliseritler) varsa,
- Özellikle auralı migren (baş ağrınız başlamadan önce; baş dönmesi, kulaklarda çınlama, zig zag şekiller görme ve ışığa duyarlılık gibi belirtilerin görüldüğü migren tipi) olmak üzere migreniniz varsa,
- Herhangi bir kalp sorunu (kalp kapak hastalığı, atriyal fibrilasyon adı verilen ritim bozukluğu),
- Diyabetiniz varsa.
Yukarıdaki durumlardan birden fazlası sizin için geçerliyse veya içlerinden herhangi biri özellikle şiddetliyse kan pıhtısı oluşumuna ilişkin risk daha da artabilir.
MICROGYNON kullanırken yukarıdaki durumlardan herhangi bir değişirse, örneğin sigara içmeye başlarsanız, bir aile ferdi nedeni bilinmeyen bir tromboz yaşarsa veya çok fazla kilo alırsanız doktorunuza söyleyiniz.
Kanser Yüksek doz kombine doğum kontrol hapları uzun süreyle kullanıldığında yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltıyor olmakla birlikte, MICROGYNON gibi daha düşük doz hapların da aynı koruyucu etkileri gösterip göstermediği tam olarak bilinmemektedir. Buna karşın, MICROGYNON kullanımı rahim ağzı kanserine ilişkin riski hafif derecede artırıyor gibi görünmektedir; ancak bunun nedeni MICROGYNON'dan ziyade cinsel ilişkide kondom kullanılmaması olabilir. Tüm kadınlar düzenli olarak smear testi yaptırmalıdır.
Meme kanseri iseniz veya önceden meme kanseri tanısı aldıysanız, doğum kontrol haplarını kullanmamalısınız, zira bunlar meme kanseri riskini hafif ölçüde artırmaktadır. Bu risk MICROGYNON kullanmaya devam ettikçe artar ancak bıraktıktan sonra yaklaşık 10 yıl içerisinde normale döner. Meme kanseri 40 yaş altı kadınlarda nadir olduğundan, MICROGYNON kullananlarda veya yakın zamanda kullanmış olanlarda fazla meme kanseri olgusu azdır. Örneğin:
- Hiç doğum kontrol hapı kullanmamış olan 10.000 kadından yaklaşık 16'sında 35 yaşına gelene kadar meme kanseri görülmektedir.
- Yirmili yaşların başında 5 yıl süreyle doğum kontrol hapı kullanmış olan 10.000 kadından yaklaşık 17-18'inde 35 yaşına gelene kadar meme kanseri görülmektedir.
- Hiç doğum kontrol hapı kullanmamış olan 10.000 kadından yaklaşık 100'ünde 45 yaşına gelene kadar meme kanseri görülmektedir.
- Otuzlu yaşların başında 5 yıl süreyle doğum kontrol hapı kullanmış olan 10.000 kadından yaklaşık 110'unda 45 yaşına gelene kadar meme kanseri görülmektedir.
Aşağıdaki durumlarda meme kanserine ilişkin risk daha yüksektir:
- Yakın bir akrabanızda (anne, kız kardeş veya büyükanne) meme kanseri öyküsü
- Ciddi derecede aşırı kilolu olma
Memede çukurlaşma, meme uçlarında değişiklikler veya görünen ya da hissedilebilen yumru gibi herhangi bir değişiklik fark ederseniz en kısa sürede bir doktora başvurunuz.
MICROGYNON kullanımı sarılık ve kanser olmayan karaciğer tümörleri gibi karaciğer hastalıkları ile de ilişkilendirilmiştir ancak bu durum nadirdir. Çok nadir olarak;
MICROGYNON uzun süre kullanan kadınlarda bazı karaciğer kanseri tipleri ile de ilişkilendirilmiştir.
Midenizde şiddetli ağrı veya cildinizde ya da gözlerinizde sararma (sarılık) meydana gelirse en kısa sürede bir doktora başvurunuz. MICROGYNON kullanmayı bırakmanız gerekebilir.
Psikiyatrik bozukluklar MICROGYNON dahil hormonal kontraseptif kullanan bazı kadınlar depresyon veya depresif ruh hali bildirmiştir. Depresyon ciddi olabilir ve bazen intihar düşüncelerine yol açabilir. Ruh hali değişiklikleri ve depresif belirtiler yaşıyorsanız, mümkün olan en kısa sürede daha fazla tıbbi tavsiye için doktorunuza başvurunuz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, MICROGYNON'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Özellikle şiddetli ve kalıcı herhangi bir yan etki yaşarsanız veya sağlığınızda MICROGYNON'a bağlı olabileceğini düşündüğünüz herhangi bir değişiklik varsa, lütfen doktorunuzla konuşunuz.
Toplardamarlarınızda artan kan pıhtısı (VTE) veya atardamarlarınızda kan pıhtısı (ATE) riski kombine hormonal kontraseptif alan tüm kadınlar için mevcuttur. Kombine hormonal kontraseptiflerin alınmasından kaynaklı farklı riskler hakkında daha ayrıntılı bilgi için “2.
MICROGYNON kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler" bölümüne bakınız.
Olası yan etkiler, görülme sıklıklarına göre de aşağıda yer almaktadır.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilmiyor.
MICROGYNON'a bağlı olabileceğini düşündüğünüz herhangi bir yan etkiden şüpheleniyorsanız doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz.
Aşağıdakilerden biri olursa, MICROGYNON'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Seyrek:
- Bir toplardamarda veya atardamarda zararlı kan pıhtıları, örneğin: o bacakta veya ayakta (örn DVT) o akciğerde (örn. PE) o kalp krizi o inme o geçici iskemik ataklar olarak bilinen mini inme veya geçici inme benzer belirtiler (TIA) o karaciğer, mide/bağırsak, böbrek veya gözde kan pıhtıları.
Kan pıhtısı oluşma olasılığı, riski artıran başka durumlara sahipseniz daha yüksek olabilir (kan pıhtısı riskini artıran durumlar ve kan pıhtısı belirtileri hakkında daha fazla bilgi için Bkz. Bölüm 2. MICROGYNON kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler).
Kan pıhtısı belirtileri (Bkz. Bölüm “Kan pıhtıları”) Aşağıdaki anjiyoödem belirtilerinden herhangi birini yaşarsanız, hemen bir doktora başvurunuz: Yüzde, dilde ve/veya boğazda şişme ve/veya yutma güçlüğü veya potansiyel olarak nefes almada güçlük çekmeye eşlik eden kurdeşen (ayrıca “MICROGYNON'u kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler” bölümüne bakınız).
- Şiddetli alerjik reaksiyon veya kalıtımsal anjiyoödemin kötüleşmesine yönelik belirtiler:
- El, yüz, dudak, ağız, dil veya boğazda şişme. Dilde / boğazda şişme, yutma ve nefes almada güçlük yaşanmasına yol açabilir.
- Kırmızı pürüzlü döküntü (kurdeşen) ve kaşıntı.
- Meme kanseri belirtileri:
- Ciltte çukurlanma/gamze oluşumu,
- Meme ucunda değişiklik,
- Görülen veya elle hissedilebilen her türlü yumru.
- Serviks kanseri belirtileri:
- Kötü kokulu ve/veya kanlı vajinal akıntı,
- Olağan dışı vajinal kanama,
- Pelvik ağrı,
- Ağrılı cinsel ilişki.
- Şiddetli karaciğer sorunlarına ilişkin belirtiler arasında aşağıdakiler yer almaktadır:
- Batının üst kısmında şiddetli ağrı,
- Gözlerin veya cildin sarı renk alması (sarılık),
- Karaciğer iltihabı (hepatit),
- Tüm vücutta kaşıntı başlaması.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin MICROGYNON'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yaygın
- Bulantı
- Karın ağrısı
- Kiloda artış
- Baş ağrısı
- Depresif duygu durumu
- Duygu durum değişiklikleri
- Meme ağrısı
- Meme hassasiyeti
- Yaygın olmayan
- Kusma
- İshal
- Sıvı tutulumu
- Migren
- Cinsel istekte azalma
- Memede büyüme
- Döküntü
- Kaşıntı
- Seyrek
- Kontakt lense toleranssızlık
- Aşırı duyarlılık
- Kiloda azalma
- Cinsel istekte artış
- Vajinal akıntı
- Memede akıntı
- Bacak ve kollarda oluşan ağrılı şişliklerle seyreden döküntülü hastalık (eritema nodozum)
- Ağızda ve tüm vücutta derinin su toplaması ile kendini gösteren bir hastalık (eritema multiforme)
- Venöz ve arteriyel tromboembolik bozukluklar (toplardamarlarda ve atardamarlarda kan pıhtısı oluşumu sonucu tıkanma)*
- Bildirilen diğer yan etkiler
- İlk birkaç ay boyunca zaman zaman adet dönemleriniz arasında kanama ve lekelenme gerçekleşebilir ancak vücudunuz MICROGYNON'a alıştıktan sonra bu şikâyetler genellikle geçer. Devam ederse, şiddeti artarsa veya yeniden başlarsa doktorunuza danışın (Bkz. Bölüm 2 “MICROGYNON'u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ”).
- Kloazma (yüzde ve diğer bölgelerde koyu kahverengi lekelerin varlığı). Bu durum, MICROGYNON'u birkaç aydır kullanıyor olsanız bile gelişebilir. Çok fazla güneş ışığı ve/veya UV lambalara maruz kalmaktan kaçınarak kloazma azaltılabilir.
- Kore adı verilen hareket bozukluğunun gelişimi veya kötüleşmesi,
- Crohn hastalığı (kronik iltihabi bağırsak hastalığı) veya ülseratif kolit (kalın barsağın iltihaplı bir hastalığı),
- Hipertrigliseridemili kadınlar (KOK'ları kullanırken pankreas iltihabı (pankreatit) riski artışına neden olan kan yağları artışı),
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon),
- KOK'larla bağlantısı kesin olmayan koşulların oluşumu veya kötüleşmesi: Safra yolları tıkanıklığına bağlı sarılık ve kaşıntı; safra taşı oluşumu; demir birikimi görülen porfiri; eklem ağrıları ve deri döküntülerine neden olan sistemik lupus eritematozus; böbrek yetmezliğine neden olan bir pıhtılaşma bozukluğu olan hemolitik üremik sendrom; beyine bağlı bir hastalık olan Sydenham koresi; herpes gestasyonis (hamilelik sırasında meydana gelen bir deri koşulu); otosklerozla (orta kulakta ve iç kulakta anormal kemik yapımı sonucu ortaya çıkan bir hastalık) ilgili duyma kaybı,
- Karaciğer fonksiyon bozuklukları,
- Hamilelik veya daha önceki hap kullanımı sırasında kötüleşebilecek durumlar:
- Ciltte sararma (sarılık)
- Sürekli kaşıntı (prurit)
- Karaciğer ya da böbrek sorunları
- Safrataşı
- Sistemik lupus eritematozus gibi seyrek görülen bazı tıbbi durumlar
- Hamilelik sırasında su toplaması benzeri döküntü (herpes gestasyonis)
- Kalıtımsal işitme kaybı (otoskleroz)
- Bir tür orak hücre hastalığı ile ilgili kişisel öykü veya aile öyküsü
- Porfiri adı verilen kalıtımsal bir hastalık
- Serviks kanseri
MICROGYNON'dan kaynaklanabileceğini düşündüğünüz herhangi bir yan etkiden şüpheleniyorsanız doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz. Ayrıca, önceden var olup MICROGYNON'u alırken kötüleşen herhangi bir rahatsızlığınız varsa da söyleyiniz.
Adetler arasında kanama uzun sürmemelidir.
Bazı kadınlarda özellikle ilk birkaç ay boyunca, MICROGYNON 'u alırken beklenmedik bir kanama veya lekelenme görülmektedir. Normalde, bu kanama endişelenilmesi gereken bir problem değildir ve bir veya iki gün sonra durmaktadır. Her zamanki gibi MICROGYNON almaya devam ediniz. İlk birkaç paketten sonra problem ortadan kalkmalıdır.
Ayrıca, haplarınızı düzenli olarak kullanmıyorsanız, beklenmeyen bir kanama görülebilir, bu yüzden hapınızı her gün aynı saatte almaya çalışınız. Ayrıca, beklenmeyen kanama bazen diğer ilaçlardan da kaynaklanabilir.
- İlk birkaç aydan daha fazla süren,
- MICROGYNON'u bir süredir kullanırken sonradan başlayan,
- MICROGYNON almayı bıraktıktan sonra bile devam eden, kanama ya da lekelenme yaşarsanız, doktorunuzla görüşünüz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
MICROGYNON, hamilelikte kullanılmamalıdır. Hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız, MICROGYNON almayı durdurmadan önce hamile olduğunuzu doğrulamak için hamilelik testi yapınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
MICROGYNON'un emzirme dönemi sırasında kullanımı genel olarak tavsiye edilmemektedir. Eğer emzirirken hap kullanmak istiyorsanız, doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün laktoz ve sukroz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Microgynon 150/30 mcg muadilleri
Microgynon 150/30 mcg ile aynı etken maddeyi (levonorgestrel, etinilestradiol) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonOral kontrasepsiyon (doğum kontrolü). reçete etme kararı, venöz tromboembolizmi (VTE) olan kadınlar başta olmak üzere her kadının mevcut risk faktörleri ve ile ortaya çıkan VTE riskinin diğer kombine hormonal kontraseptifler (KHK) ile karşılaştırması dikkate alınarak verilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKombine oral kontraseptifler (KOK) aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır. İlk kez KOK kullanırken aşağıdaki durumlardan herhangi birinin görülmesi halinde kullanım derhal durdurulmalıdır. Venöz tromboembolizm (VTE) varlığı veya riski: Venöz tromboembolizm mevcut VTE (antikoagülanlar üzerinde) veya öyküsü (örn. derin ven trombozu veya pulmoner embolizm), APC direnci (Faktör V Leiden dahil), antitrombin III eksikliği, protein C eksikliği, protein S eksikliği gibi VTE için bilinen kalıtımsal veya kazanılmış yatkınlık, Uzun süreli hareketsizliğe neden olan majör cerrahi müdahale, Çoklu risk faktörlerinin varlığından kaynaklanan yüksek VTE riski. Arteriyel tromboembolizm (ATE) varlığı veya riski: Arteriyel tromboembolizmi mevcut ATE, ATE öyküsü (örn. miyokard infarktüsü) veya prodromal durum (örn. anjina pektoris), Serebrovasküler hastalık mevcut inme, inme veya prodromal durum öyküsü (örn. geçici iskemik atak, TIA), Hiperhomosisteinemi ve antifosfolipid antikorlar (antikardiyolipin antikorlar, lupus antikoagülanı) gibi ATE için bilinen kalıtımsal veya kazanılmış yatkınlık, Fokal nörolojik semptomlu migren öyküsü, Çoklu risk faktörlerinden kaynaklanan yüksek ATE riski veya aşağıdaki gibi bir ciddi risk faktörü varlığı: vasküler semptomlu diabetes mellitus, şiddetli hipertansiyon, şiddetli dislipoproteinemi. Ağır karaciğer hastalığı varlığı veya öyküsü, örn. aktif virütik hepatit ve ciddi siroz (karaciğer fonksiyon değerleri normale dönmedikçe), Ombitasvir/paritaprevir/ritonavir ve dasabuvir, glekaprevir/pibrentasvir veya sofosbuvir/velpatasvir/voxilaprevir içeren tıbbi ürünlerin eş zamanlı kullanımı, Karaciğer tümörü varlığı ya da öyküsü (iyi ve kötü huylu), Meme kanseri varlığı veya meme kanseri öyküsü, Tanı konulmamış vajinal kanama, Bilinen gebelik varlığı ya da gebelik şüphesi, Etkin ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar Aşağıda belirtilen durum veya risk faktörlerinden herhangi biri varsa, uygun olup olmadığı kadın ile tartışılmalıdır. Bu durumlardan veya risk faktörlerinden herhangi birinin şiddetlenmesi veya ilk kez ortaya çıkması halinde, kadının kullanımının sonlandırılmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesi için doktoru ile iletişime geçmesi tavsiye edilmelidir. Dolaşım bozuklukları Dolaşım bozuklıkları ile ilgili advers etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir. Venöz tromboembolizm (VTE) riski KHK kullanan kadınlarda VTE riski kullanmayanlara göre artar. gibi levonorgestrel içeren ürünler, norgestimat veya noretisteron içeren ürünler en düşük VTE riski ile ilişkilendirilmiştir. kullanma kararı; kadının ile ilişkili VTE riskini, mevcut risk faktörlerinin bu riski nasıl etkilediğini ve VTE riskinin kullanımın ilk yılında en yüksek olduğunu anladığından emin olduktan sonra verilmelidir. Ayrıca kullanıma 4 hafta veya daha uzun süre ara verildikten sonra KHK kullanımına tekrar başlandığında riskin arttığını gösteren bazı kanıtlar vardır. KHK kullanmayan ve gebe olmayan kadınlarda, 10.000 kişiden yaklaşık 2'si bir yıllık süre içinde VTE geliştirir. Bununla birlikte, herhangi bir kadında altta yatan risk faktörlerine bağlı olarak söz konusu risk çok daha yüksek olabilir (aşağı bakınız). Levonorgestrel içeren bir KHK kullanan 10.000 kadından yaklaşık 6'sının bir yıl içinde VTE geliştireceği tahmin edilmektedir. Bir yıldaki VTE sayısı gebelikte veya postpartum dönemde kadınlarda beklenen sayıdan düşüktür. VTE, bu vakaların %1-2'sinde ölümcül olabilir. Grafik-1: Bir yıl içinde her 10.000 kadında görülen VTE vakası sayısı Son derece nadir olarak, KHK kullanıcılarında diğer kan damarlarında (örn. hepatik, mesenter, renal, serebral veya retinal toplardamarlar ve atardamarlar) tromboz meydana geldiği rapor edilmiştir. VTE Risk faktörleri Venöz tromboembolik komplikasyon riski KHK kullanıcılarında özellikle çoklu risk faktörleri olduğunda, ilave risk faktörleri olan kadınlarda ciddi ölçüde artabilir. Yüksek venöz tromboz riski oluşturan çoklu risk faktörleri mevcut olan kadında kullanımı kontrendikedir. Bir kadın birden fazla risk faktörü varsa, riskteki artışın ayrı ayrı faktörlerin toplamından daha yüksek olması olasılığı vardır. Bu durumda VTE toplam riski dikkate alınmalıdır. Fayda ve risk dengesinin negatif olduğu düşünülüyorsa, KHK reçete edilmemelidir. Tablo-1: VTE Risk faktörleri Risk faktörü: Açıklama Obezite (vücut kitle indeksi 30 kg/m2’nin üstündeyse) Vücut kitle indeksi yükseldiğinde risk ciddi ölçüde artar. Diğer risk faktörleri mevcutsa özellikle dikkate alınmalıdır. Uzun süreli hareketsizlik, majör cerrahi müdahale, bacaklara ve pelvise cerrahi müdahale, nörocerrahi, veya majör travma Not: 4 saatten fazla hava yolu seyahati dahil geçici hareketsizlik de özellikle diğer risk faktörleri olan kadınlarda VTE için bir risk faktörü olabilir. Bu durumlarda ilacı kesmek (cerrahi müdahale durumunda en az 4 hafta önceden) ve tamamen iyileştikten iki hafta sonrasına kadar devam etmemek önerilir. İstenmeyen gebeliği önlemek için başka bir kontrasepsiyon yöntemi kullanılmalıdır. Önceden kesilmemişse, antitrombotik tedavi düşünülmelidir. Pozitif aile geçmişi (herhangi bir ebeveyn ya da kardeşte erken yaşlarda (örn. 50 yaşından genç) VTE görülmemişse.) Kalıtımsal bir eğilimden şüpheleniliyorsa, KHK kullanımından önce mutlaka bir uzmandan tavsiye alınmalıdır. VTE ile ilişkili diğer tıbbi durumlar Kanser, sistemik lupus eritematoz, hemolitik üremik sendrom ve kronik inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit) ve orak hücre hastalığı. İlerleyen yaş Özellikle 35 yaş üstü Variköz venlerin ve yüzeysel tromboflebitin venöz tromboembolideki olası rolü konusunda görüş birliği yoktur. Gebelikte ve özellikle 6 haftalık puerperium periyodunda tromboemboli riskindeki artış dikkate alınmalıdır. VTE semptomları (Derin ven trombozu ve Pulmoner embolizm) Semptomlar olması halinde, kadınlara acil tıbbi yardım almaları ve sağlık çalışanlarını KHK aldıkları konusunda bilgilendirmeleri tavsiye edilmelidir. Derin ven trombozu (DVT) semptomları aşağıdakileri kapsayabilir: bacakta/ayakta tek taraflı ya da bacaktaki bir damar boyunca şişme; bacakta yalnızca ayakta dururken ya da yürürken hissedilebilen ağrı ya da hassasiyet, etkilenen bacakta sıcaklık artışı; bacakta ciltte kırmızılık ya da renk değişmesi. Pulmoner embolizm (PE) semptomları aşağıdakileri kapsayabilir: aniden ortaya çıkan, açıklanamayan nefes darlığı ya da hızlı soluma; hemoptizi ile ilişkili ani öksürük; keskin göğüs ağrısı; şiddetli dengesizlik ya da baş dönmesi; hızlı veya düzensiz kalp atışı. Bu semptomlardan bazıları (ör, “nefes darlığı”, “öksürük”) özgün değildir ve daha yaygın ya da daha az şiddetli olaylar (ör, solunum yolu enfeksiyonları) şeklinde yanlış yorumlanabilir. Vasküler oklüzyona ilişkin diğer belirtiler; bir ekstremitedeki ani ağrı, şişme ya da mavi tonda hafif renk değişikliği olabilir. Gözdeki damarlarda tıkanma meydan geldiği takdirde, semptomlar ağrısız bulanık görme ile başlayıp görme kaybına kadar ilerleyebilir. Bazen, görme kaybı aniden meydana gelebilir. Arteriyel tromboembolizmi (ATE) riski Epidemiyolojik çalışmalarda, KHK kullanımı ATE (miyokard enfarktüsü) veya serebrovasküler olay (ör. geçici iskemik atak, inme) riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. ATE ölümcül olabilir. ATE Risk faktörleri Arteriyel tromboembolik komplikasyon veya serebrovaksüler olay riski, risk faktörleri olan KHK kullanıcılarında artar. Yüksek arteriyel tromboz riskine maruz bırakan ciddi ya da çoklu ATE risk faktörleri mevcut olan kadında kullanımı kontrendikedir. Bir kadında birden fazla risk faktörü varsa, riskteki artışın ayrı ayrı faktörlerin toplamından daha yüksek olması olasılığı vardır. Bu durumda ATE toplam riski dikkate alınmalıdır. Fayda ve risk dengesinin negatif olduğu düşünülüyorsa, KHK reçete edilmemelidir. Tablo-2: ATE Risk faktörleri Risk faktörü: Açıklama İlerleyen yaş Özellikle 35 yaş üstü Sigara Kadınlar KHK kullanıyorsa sigara içmemeleri tavsiye edilmelidir. 35 yaşın üzerindeki sigara içmeye devam eden kadınlarda farklı bir kontrasepsiyon yönteminin kullanılması şiddetle tavsiye edilmelidir. Hipertansiyon Obezite (vücut kitle indeksi 30 kg/m2’nin üstündeyse) Vücut kitle indeksi arttığında risk ciddi ölçüde artar Diğer risk faktörleri mevcutsa özellikle dikkate alınmalıdır. Pozitif aile geçmişi (Herhangi bir ebeveyn ya da kardeşte erken yaşlarda (örn. 50 yaşından genç) arteriyel tromboembolizm görülmüşse.) Kalıtımsal bir eğilimden şüpheleniliyorsa, KHK kullanımından önce mutlaka bir uzmandan tavsiye alınmalıdır. Migren KHK kullanımı sırasında migrenin şiddetinde veya sıklığında bir artış (serebrovasküler olay için bir ön belirti olabilir) ilacın hemen kesilmesi için bir neden olabilir. Advers vasküler olaylarla ilişkili diğer tıbbi durumlar Diabetes mellitus, hiperhomosisteinemi, kalp kapak hastalığı ve atriyal fibrilasyon, dislipoproteinemia ve sistemik lupus eritematoz. ATE semptomları Semptomlar görüldüğünde, en kısa sürede tıbbi yardıma başvurmaları ve KHK kullandıklarını sağlık uzmanına bildirmek konusunda kadınlar bilgilendirilmelidir. Serebrovasküler bir olaya ilişkin semptomlar şunlardır: yüzde, bacak veya kolda, özellikle vücudun bir tarafında ani hissizlik ya da güçsüzlük; ani konfüzyon, konuşma ya da kavramada güçlük; bir ya da her iki gözde ani görme güçlüğü; ani yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge ya da koordinasyon kaybı; bilinen nedeni olmayan ani, şiddetli veya uzun süren baş ağrısı; bilinç kaybı ya da nöbetin eşlik ettiği ya da tek başına bayılma. Geçici belirtiler olayın geçici iskemik atak olduğunu göstermektedir. Miyokard enfarktüsü (MI) semptomları şunları kapsayabilir: göğüs, kol ya da göğüs kemiği altında ağrı, rahatsızlık, basınç, ağırlık, sıkışma ya da dolgunluk hissi; sırt, çene, boğaz, kol ve mideye yayılan rahatsızlık; dolgunluk, hazımsızlık ya da sıkıştırma hissi; terleme, bulantı, kusma ya da baş dönmesi; aşırı güçsüzlük, anksiyete, nefes darlığı; hızlı veya düzensiz kalp atışı. Tıbbi Muayene Hastanın oral kontraseptif kullanmaya başlamadan ya da kullanmaya devam etmeden önce ve sonrasında düzenli aralıklarla tıbbi öyküsü (aile öyküsünü de içerecek şekilde) değerlendirilmelidir ve gebelik ekarte edilmelidir. Kan basıncı ölçülmeli ve fiziksel muayene kontrendikasyonlar ile uyarılar doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. VTE ve ATE semptomları, bilinen risk faktörleri ve şüpheli tromboz durumunda ne yapılacağı, diğer KHK’lara kıyasla riski de dahil olmak üzere venöz ve arteriyel tromboz bilgilerine kadının dikkatini çekmek önemlidir. Ayrıca kadın, kullanma talimatını dikkatle okuması ve yapılan tavsiyelere uyması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir. Bu değerlendirmelerin içeriği ve sıklığı ilgili kılavuzlar doğrultusunda olmalı ve kadına özgü şekilde uyarlanmalıdır. Hormonal kontraseptiflerin HIV enfeksiyonu (AIDS) ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu olmadığı bilgisi kullanıcılara verilmelidir. Tanı konmamış altta yatan nedene ilişki şüpheli bulunan vajinal kanama araştırılmalıdır. Sıkı tıbbi gözetim gerektiren durumlar KOK reçete edilmesi konusu klinik karar kullanılarak ve hastanın fikri alınarak kararlaştırılmalıdır. Bu durum veya risk faktörlerinden birinin ilk kez ortaya çıkması veya alevlenmesi oral kontraseptif kullanımının kesilmesi gerektiğine işaret edebilir. Kadın doktoruna danışmalı, doktor da KOK kullanımına son verilip verilmemesine ilişkin karar vermelidir: Hafif vasküler hastalık veya hafif nefropati, retinopati veya nöropatinin eşlik ettiği diyabet Yeterli kontrol altında olan (sistolik >140 ila 159 mm Hg veya diyastolik >90 ila 94 mm Hg hipertansiyon (Ayrıca, kontrasepsiyonun devamlılığını sağlamak için hormonal olmayan kontrasepsiyon kullanılmalıdır. 1. Migren tipi ya da olağan dışı sıklıkta veya olağan dışı şiddette baş ağrısının ilk kez ortaya çıkması veya alevlenmesi 2…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın olarak bildirilen advers reaksiyonlar mide bulantısı, abdominal ağrı, kilo artışı, baş ağrısı, depresif ruh hali, duygu durum bozukluğu, meme ağrısı, meme hassasiyetidir. Kullanıcıların ≥ %1'inde meydana gelir. Ciddi advers reaksiyonlar ATE ve VTE’dir. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; Etinilestradiol/levonorgestrel kullanımı sırasında aşağıdaki advers etkiler bildirilmiştir: Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Sıvı tutulumu Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Depresif duygu durumu, duygu durum değişiklikleri Yaygın olmayan: Libido azalması Seyrek: Libido artışı Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Migren Göz hastalıkları Seyrek: Kontakt lense toleranssızlık Vasküler hastalıkları Seyrek: Venöz tromboembolik bozukluklar*, arteriyel tromboembolik bozukluklar* Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, karın ağrısı Yaygın olmayan: Kusma, diyare Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü, ürtiker Seyrek: Eritema nodozum, eritema multiforme Araştırmalar Yaygın: Kiloda artış Seyrek: Kiloda azalma Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Meme ağrısı, meme hassasiyeti Yaygın olmayan: Memede hipertrofi Seyrek: Vajinal akıntı, memede akıntı * -Bir grup KOK’u kapsayan epidemiyolojik çalışmalardan gelen tahmini sıklık. ‘Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar' aşağıda belirtilen tıbbi kayıtları özetler: Periferik derin venöz oklüzyonu, tromboz ve embolizm/Pulmoner vasküler oklüzyon, tromboz, embolizm ve enfarktüs/Miyokard enfarktüsü/Serebral enfarktüs ve hemorajik olarak belirtilmeyen inme Pazarlama sonrası raporlanan advers olaylar Bağışıklık sistemi hastalıkları Kalıtsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarının şiddetlenmesi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipertrigliseridemi Sinir sistemi hastalıkları Korenin şiddetlenmesi Gastrointestinal hastalıklar Crohn hastalığı, ülseratif kolit Hepato-bilier hastalıklar Karaciğer fonksiyon bozuklukları Deri ve deri altı doku hastalıkları Kloazma Üreme sistemi ve meme hastalıkları Menstural kanamada azalma, lekelenme, ani kanama ve atlanan çekilme kanaması, ilaç sonrası amenore Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı KOK kullanan kadınlarda miyokard infarktüsü, inme, geçici iskemik ataklar, venöz tromboz ve pulmoner emboli dahil olmak üzere arteriyel ve venöz trombotik ve tromboembolik olaylar riskinde artış gözlenmiştir, daha ayrıntılı olarak tartışılmaktadır. KOK kullanan kadınlarda, "Özel kullanım uyarıları ve önlemleri" başlığı altında açıklanan aşağıdaki ciddi advers olaylar bildirilmiştir: Venöz tromboembolik bozukluklar Arteriyel tromboembolik bozukluklar İnme (ör. geçici iskemik atak, iskemik inme, hemorajik inme) Hipertansiyon Karaciğer tümörleri (benign ve malign) KOK kullanıcılarında meme kanseri tanısının sıklığı çok hafif bir artış göstermiştir. Meme kanseri 40 yaş altı kadınlarda seyrek görüldüğünden, rakamdaki artış genel meme kanseri riskiyle kıyaslandığında düşüktür. KOK kullanımı ile nedensel ilişkisi bilinmemektedir. Daha fazla bilgi için.3 ve 4.4. Gebelik veya önceden KOK kullanımıyla kötüleştiği bildirilen koşullar: Kolestazla ilgili sarılık ve/veya kaşıntı; safra taşı oluşumu; sistemik lupus eritematozus; herpes gestasyonis; otoskleroza bağlı duyma kaybı; orak hücreli anemi; renal fonksiyon bozukluğu; kalıtsal anjiyoödem; porfiri; serviks kanseri. KOK kullanan kadınlarda, glukoz toleransında değişiklik veya periferik insülin direnci üzerinde etki bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.