MAPROTIL 25 MG TABLET, 30 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Maprotil 25 mg ne için kullanılır?
KT 1MAPROTİL® tetrasiklik antidepresanlar olarak isimlendirilen ilaç grubuna aittir.
Depresyon ve ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılır.
MAPROTİL®, endişe, üzüntü, ilginin kaybı, günlük işleri yapmakta zorluklar, sinirlilik ve başarısız ya da suçluluk hissetme gibi depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.
Ayrıca depresyona bağlı gelişen enerji eksikliği, yorgunluk, uykusuzluk, baş dönmesi, baş ağrısı, hazımsızlık ve ağrı gibi fiziksel belirtileri de iyileştirir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Maprotilin veya bu kullanma talimatının başında listelenen MAPROTİL'in diğer yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) var ise,
- Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara(trisiklik antidepresanlar) karşı alerjiniz var ise
- Sara krizleri geçirdiniz ise,
- Ciddi kalp hastalığınız var ise ya da son zamanlarda bir kalp krizi geçirdiniz ise,
- Ciddi karaciğer ya da böbrek rahatsızlıklarınız var ise,
- Yüksek göz basıncı şikayetiniz var ise (dar açılı glokom),
- İdrar yapmada zorluklarınız var ise (idrarın retansiyonu),
- Halen, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAO engelleyicileri) olarak bilinen tipteki depresyona/ruhsal çöküntüye karşı etkili ilaçları alıyorsanız,
- Zihinsel durumunuzu etkileyen büyük miktarlarda alkol veya maddeler (örnek: hipnotik veya psikotropik ajanları) aldığınız zaman MAPROTİL® kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- İntihar etme düşünceniz varsa,
- Düzensiz kalp ritmlerine karşı ilaç alıyorsanız (örn:kinidin)
- Kalp hastalığınız varsa ya da geçmişte kalbiniz ile ilgili sorunlarınız oldu ise,
- Kardiyovasküler hastalıklar geçirdiniz ise,
- Şizofreni olarak adlandırılan hastalığınız ya da mani olarak adlandırılan ruhsal hastalığınızın olduğu doktorunuz tarafından size söylenmiş ise,
- Sık ve ciddi kabızlık çekiyorsanız (tedaviniz sırasında, kabızlık olursa doktorunuza bildiriniz.),
- Aşırı aktif bir tiroidiniz var ise, ya da şu an tiroit hormon içeren ilaçlar kullanıyorsanız,
- Kontakt lens kullanıyorsanız,
- Bugüne kadar, göz basıncı artışınız oldu ise,
- Bugüne kadar, idrar yapmada zorluklarınız oldu ise,
- Tedaviniz sırasında, özellikle tedavinin ilk birkaç ayı boyunca ateş ve/veya gırtlak iltihabınız olursa doktorunuza söyleyiniz.
- Eğer yaşamınızın herhangi bir döneminde, yaşamın değerli olmadığını hissederseniz, hemen tıbbi yardım almalısınız.
- Dozaj ayarlamalarınızı yapabilmek ve yan etkilerin azaltılmasını sağlamak için doktorunuzun düzenli olarak sizi kontrol etmesi önemlidir. Doktorunuz tedaviniz sırasında ve öncesinde karaciğerinizin veya böbreklerinizin işleyişini kontrol etmek ve bazı kan örnekleri almak isteyebilir.
- MAPROTİL®, diş çürümesi riskini artıran ağız kuruluğuna neden olabilir. Uzun süreli tedavi sırasında diş kontrolünüzü düzenli olarak yaptırmalısınız.
- Diş tedavisi ya da herhangi bir çeşit ameliyat olmadan önce, MAPROTİL® aldığınızı sorumlu doktora veya diş hekimine söyleyiniz.
- MAPROTİL®, cildinizin güneş ışığına karşı daha hassas olmasına neden olabilir. Kısa süreli güneş ışığına maruz kalmak bile, ciltte döküntüye, kaşınmaya, kızarıklıklara ve /veya renk değişimine sebep olabilir. Direkt güneş ışığında kalmayınız ve koruyucu kıyafet ve güneş gözlüğü kullanınız.
- MAPROTİL®, hızlı, yavaş ya da düzensiz kalp atışına neden olabilir. Tedaviniz sırasında doktorunuz kan basıncınızı ve kalp fonksiyonunuzu ölçmek isteyebilir.
- MAPROTİL®, şeker hastalığı tedavisi ile kombine olarak kullanıldığı zaman kan şeker seviyesinin düşmesine neden olabilir. Eğer şeker hastalığınız var ise, kan glikozunuzu yakından izlemelisiniz.
- Depresyon geçiren yakınınızın/hastanızın aşırı heyecan, gerginlik, saldırganlık, düzensiz uyku, dikkat bozukluğu, endişe, huzursuzluk, gerçekte orada olmayan bir şeyler duymak ya da görmek, sabit yanlış inançları sürdürmek, kötüye giden depresyon, intihar etme düşüncesi gibi davranış değişikliklerini gösterip göstermediğini izlemelisiniz. Bu tür belirtilerin olması halinde, özellikle bunlar ciddi, ani başlangıçlı veya hastanın önceki belirtilerinin bir parçası değilse, bunu hastanın doktoruna bildirmelisiniz. Özellikle antidepresan tedavinin erken başlangıç döneminde ve dozun arttırıldığı veya azaltıldığı dönemde bu tür belirtileri, belirtiler ani olabileceği için, her gün değerlendirmelisiniz. Bu tür bulgular, intihar etme düşüncesi ve intihar davranışı riskini artması ile bağlantılı olabilir. Hastaları çok yakından izleme ihtiyacı doğabilir ve olanaklar dahilinde ilaçla tedavi değiştirebilir.
- Bugüne kadar bazı şekerlere (örnek:laktoz) karşı tahammülsüzlüğünüz olduğu, doktorunuz tarafından söylendi ise, MAPROTİL®'i dikkatli kullanınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm diğer ilaçlar gibi, MAPROTİL® içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkileri olabilir.
MAPROTİL®'in kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir:
Aşağıdakilerden herhangi biri olursa, MAPROTİL®'ı kullanmayı durdurunuz ve derhal doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Aşırı heyecan(mani, hipomani): kötüleşen depresyon; psikotik bulgular, krizler
- Kalp atışının hızlanması; anormal kalp ritmi(yavaş, hızlı, düzensiz); kısmi ya da tamamen bilinç kaybı(senkop).
- Cildin ve göz aklarının sarıya doğru renk değiştirmesi (sarılık) ile birlikte olan veya olmayan karaciğer iltihabı(hepatit)
- Olağandışı kanama gibi ya da cilt altında çürüme gibi alerjik reaksiyonları; kırmızı noktalarla belirlenen ciddi cilt reaksiyonları, içi su dolu küçük kabarcıklar ya da diğer yaygın cilt reaksiyonları.
- Akciğer enflamasyonu (semptomlar öksürme, solunum güçlüğü ve hırıltılı solunumu içerebilir).
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza söyleyiniz:
Çok yaygın yan etkiler (100 hastanın 10'unda ya da daha fazlasında görülen)
- Uyuşukluk, baş dönmesi; baş ağrısı
- Titreme; Anormal kas kasılmaları
- Ağız kuruluğu
- Yorgunluk
- Yaygın yan etkiler (100 hastanın 10'undan daha azında görülen)
- İştah artışı
- Yerinde duramama; huzursuzluk; saldırganlık; endişe; uyku bozuklukları; dikkat bozukluğu; cinsel içgüdünün bozukluğu
- Sakinlik; hafıza bozuklukları; konuşma bozuklukları; uyuşukluk veya karıncalanma duyusunu hissetmek
- Göz problemleri
- Bulantı; kusma ;karın ağrısı; kabızlık
- Işığa karşı cildin duyarlılığının yükselmesi; terlemenin artması
- İdrar yapmada güçlükler
- Ereksiyon sorunları
- Kilo artışı
- Kas zayıflığı
- Oturma ya da yatma pozisyonundan kalkarken baş dönmesi; sıcak basması Seyrek yan etkiler (Her 1,000 hastada 1'den daha azında görülen)
- Zihin karışıklığı: ani ciddi zihin karışıklığı durumu: gerçekten orada olmayan şeyleri görmek, duymak veya hissetmek: sinirlilik
- Koordinasyon eksikliği ve kararsızlık
- Çok seyrek yan etkiler (Her 10,000 hastadan 1'den daha azında görülen)
- Kendi vücudundan veya zihinsel süreçlerinden ayrılma hissi (kişiliğini kaybetme)
- Anormal koordinasyonlar ve hareketler
- Tat alma hissinin bozulması
- Kulaklarda çınlama veya diğer bitmeyen ısrarlı gürültüler (kulak çınlaması)
- Nefes alma zorluğu; öksürük; burun tıkanıklığı
- Ciltte morumsu benekler
- İshal
- Ağzın mukozasının iltihabı
- Kaşınma
- Göğüste şişkinlik, anne sütünün anormal salgısı
- Fazla su birikmesinin sonucu olarak yumuşak dokuların şişliği(ödem)
- Bayılma
- Diş çürükleri
- Bu grup ilaçları kullanan 50 yaş ve üzeri hastalarda kemik kırığı ile karşılaşma riski artmaktadır.
- Seyrek olarak da olsa doktorunuz, yüksek kan basıncı veya karaciğer enzimlerinde artma fark edebilir. Ayrıca çok seyrek olarak doktorunuz kanınızda anormallikleri fark edebilir.
Bunlar MAPROTİL®'in hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız MAPROTİL® kullanmadan önce bunu doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz. Doktorunuz tarafından özellikle size reçete edilmeden hamilelik sırasında MAPROTİL® kullanılmamalıdır. MAPROTİL® ile tedaviniz sırasında hamile kalırsanız hemen doktorunuza söyleyiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer bebeğinizi emziriyorsanız MAPROTİL® kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz. MAPROTİL®'in etkin maddesi maprotilin anne sütüne geçer.
MAPROTİL® tedavisi sırasında emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerMAPROTİL® laktoz içerir. Doktorunuz size bazı şekerlere (örneğin:laktoz) karşı tahammülsüzlüğünüz olduğunu söylediyse, MAPROTİL® kullanmaya başlamadan önce doktorunuza bunu bildiriniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Maprotil 25 mg muadilleri
Maprotil 25 mg ile aynı etken maddeyi (maprotilin hidroklorür) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDepresyon: Endojen ve geç yaşta başlayan (involüsyonel) depresyon. Psikojen, reaktif ve nörotik depresyon, yorgunluğa bağlı depresyon. Somatojen depresyon. Maskeli depresyon. Menopoza bağlı depresyon.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarMaprotiline veya ilacın bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlık veya trisiklik antidepresanlara çapraz duyarlık. Konvülsif hastalık veya nöbet eşiğinin düşük olması (örneğin çeşitli etiyolojileri olan beyin hasarı, alkolizm). Miyokard enfarktüsünün akut evresi ve kardiyak iletim kusurları. Ağır karaciğer veya böbrek bozukluğu. Dar açılı glokom veya idrar retansiyonu (örneğin:prostat hastalığına bağlı). MAO inhibitörleriyle birlikte kullanım (“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri”bölümüne bakınız). Alkol, uyku ilacı veya psikotrop ilaçlarla akut zehirlenme (“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız).
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını arttırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında, ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir. çocuklarda ve ergenlerde (0-17 yaş) güvenlilik ve etkililiği saptanmamıştır. Bu nedenle bu yaş gruplarında kullanılması önerilmez. Antiaritmikler: Güçlü birer CYP2D6 inhibitörü olan kinidin ve propafenon gibi antiaritmikler, ® ile birlikte kullanılmamalıdır. Kinidinin antikolinerjik etkileri, ® ile doz bağımlı sinerjizme neden olabilir(“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız). İntihar riski: İntihar riski şiddetli depresyonun doğasında mevcuttur ve önemli ölçüde remisyon sağlanıncaya kadar devam edebilir. Depresif bozuklukları olan erişkin ya da pediyatrik hastalarda, antidepresan ilaç kullansınlar ya da kullanmasınlar depresyon kötüleşebilir ve/veya intihar düşüncesi ve davranışı veya diğer psikiyatrik semptomlar gelişebilir. Antidepresanlar, depresif bozuklukları ya da diğer psikiyatrik bozuklukları olan çocuklar, ergenler ve 25 yaş altı genç erişkinlerde yapılan kısa dönem çalışmalarında intihar düşüncesi ve davranışı riskini artırmıştır. Ayrıca antidepresanların ender vakalarda intihar eğilimlerini şiddetlendirdiği bildirilmiştir. unipolar depresyona karşı profilaksi amacıyla kullanıldığı bir çalışmada, aktif tedavi altındaki grupta intihar davranışının arttığı gözlemlenmiştir. ölümle sonuçlanan doz aşımı olasılığının diğer antidepresanlarla karşılaştırılabilir olduğu bildirilmiştir. Hastalar, tedavinin her aşamasında dikkatle gözlem altında tutulmalıdır. Hangi endikasyonla olursa olsun ile tedavi edilen hastalar, özellikle tedavinin başlangıç döneminde veya doz değişikliği yapıldığında olmak üzere; klinik tablonun kötüleşmesi, intihar düşüncesi ve davranışı ve diğer psikiyatrik semptomlar açısından yakından gözlenmelidir (“İstenmeyen etkiler” bölümüne bakınız). Bu hastalarda, özellikle de değişikliklerin şiddetli olduğu, birdendire başladığı veya hastanın mevcut semptomlarının bir parçası olmadığı durumlarda tedavi rejiminde değişliklik yapılması ve olasılıkla ilaç kullanılmasına son verilmesi düşünülmelidir (“Özel kullanım uyarıları ve önlemleri”bölümünün tedaviye son verilmesi kısmına bakınız). Psikiyatrik ve psikiyatrik olmayan endikasyonlar nedeniyle antidepresanlarla tedavi edilen pediyatrik ya da erişkin hastaların aileleri ve bu hastaların bakımından sorumlu olanlar hastada diğer psikiyatrik semptomların (“İstenmeyen etkiler” bölümüne bakınız) ayrıca intihar düşüncelerinin ve davranışlarının ortaya çıkma olasılığı nedeniyle uyanık olmaları ve bu gibi semptomları hemen doktora bildirmeleri açısından uyarılmalıdır. Doz aşımı riskinin azaltılması için hastanın iyi bir şekilde tedavisini sağlayacak mümkün olan en az miktarda reçete edilmelidir. Konvülsiyonlar: terapötik dozları ile tedavi edilen ve nöbet hikayesi olmayan hastalarda konvülsiyonların olduğu ender olarak bildirilmiştir. Bu hastaların bazılarında, konvülsiyon eşiğini düşürdüğü bilinen başka ilaçların da birlikte kullanılmakta olması gibi, bu duruma yol açabilecek diğer faktörlerin varlığı söz konusudur. Antipsikotiklerle (örn. fenotiyazinler, risperidon) birlikte kullanım (“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız), birlikte kullanılan benzodiazepinlerin kullanımına birdenbire son verilmesi veya önerilen dozunun hızla aşılması, konvülsiyon riskini artırabilir. ile konvülsiyonlar arasında sebepsel bir ilişki saptanmamasına rağmen, tedaviye düşük dozda başlanması; başlangıç dozuna 2 hafta devam edildikten sonra bunun küçük artışlarla yavaşça yükseltilmesi; idame dozunun etkili en düşük düzeyde tutulması; konvülsiyon eşiğini düşüren ilaçların (örneğin fenotiyazinler, risperidon) diğer ilaçlarla birlikte alınmasından kaçınılması veya dozlarının dikkatli bir şekilde ayarlanması veya benzodiazepin dozlarının hızla düşürülmesiyle konvülsiyon riski azaltılabilir. kullanan hastalarda elektrokonvülsif tedavi ancak dikkatli gözetim altında uygulanmalıdır. Kardiyak ve vasküler bozukluklar: Trisiklik ve tetrasiklik antidepresanların kardiyak aritmilere, sinüs taşikardisine ve iletim zamanının uzamasına yol açtıkları bildirilmiştir. Ventriküler taşikardi, ventriküler fibrilasyon ve Torsade de Pointes; kullanan hastalarda çok ender bildirilmiş ve bu vakaların bazıları ölümle sonuçlanmıştır. Yaşlılarda ve geçmişinde miyokard enfarktüsü, aritmiler ve/veya iskemik kalp hastalığı dahil kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda dikkatli olmak gerekir. Bu gibi hastalarda, özellikle uzun süreli tedavi sırasında EKG dahil kalp fonksiyonunun izlenmesi gerekir. Ortostatik hipotansiyona yatkın olan hastalarda kan basıncı düzenli aralıklarla ölçülmelidir. Diğer psikiyatrik etkiler: Trisiklik antidepresan alan şizofrenik hastalarda psikozun bazen aktive olabildiği gözlenmiştir ve bu durum ile de bir risk olarak düşünülmelidir. Bunun gibi, depresif bir dönem sırasında trisiklik bir antidepresanla tedavi altında olan bipolar bozuklukları olan hastalarda hipomani veya mani nöbetleri bildirilmiştir. Bu gibi durumlarda dozunun azaltılması veya ilacın kullanımına son verilerek antipsikotik bir ajan verilmesi gerekebilir. Fenotiyazinler, risperidon gibi antipsikotiklerin birlikte kullanılması, maprotilin plazma düzeylerinin yükselmesiyle, konvülsiyon eşiğinin düşmesiyle ve konvülsiyonlarla sonuçlanabilir (“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız). CYP2D6 inhibitörü olan tiyoridazin ile birlikte kullanılması ciddi kalp aritmilerine neden olabilir. Bu durumda doz ayarlaması gerekebilir. Trisiklik antidepresanlar, yaşlı ve eğilimli olan hastalarda, özellikle geceleri olmak üzere farmakojen (delirium tipi) psikozları teşvik edebilir; bunlar, ilacın kesilmesiyle birkaç gün içerisinde, tedavi uygulanmaksızın ortadan kaybolur. Hipoglisemi: ® ile birlikte oral sülfonilüreler veya insülin kullanan hastalarda hipoglisemi olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Diyabet hastalarının kan glikoz düzeyi ® tedavisi başlatıldığında veya sona erdirildiğinde yakından izlenmelidir (“Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız). Lökosit sayımı: ile lökosit sayısındaki değişiklikler sadece çok ender vakalarda bildirilmesine rağmen, özellikle tedavinin ilk birkaç ayı boyunca periyodik kan sayımları yapılmalı ve ateş ve boğaz ağrısı gibi semptomlar izlenmelidir. Bu önlemlerin uzun süreli tedavi sırasında alınması da önerilir. Anestezi: Genel ve lokal anestezi öncesinde, hastanın kullanmakta olduğu anesteziste bildirilmelidir. Tedaviye devam edilmesi, ameliyat öncesinde ilacın kesilmesi nedeniyle doğabilecek muhtemel riskten daha güvenlidir. Spesifik hasta popülasyonları ve uzun süreli tedavi: Uzun süreli tedavi sırasında karaciğer ve böbrek fonksiyonunun izlenmesi önerilebilir. Geçmişinde intraoküler basınç artışı, kronik şiddetli kabızlık veya özellikle prostat hipertrofisi varlığında idrar retansiyonu hikayesi bulunan hastalarda dikkatli kullanılması önerilir. Trisiklik antidepresanlar, özellikle yaşlılarda ve hastanede tedavi edilen hastalarda paralitik ileusa neden olabilir. Bu nedenle kabızlık durumunda uygun önlemler alınmalıdır. Hipertiroid hastalarında ve tiroid hormonu preparatları alan hastalarda dikkatli kullanılması önerilmelidir (istenmeyen kardiyak etkilerde muhtemel artış). Antidepresanlarla uzun süreli tedavide, diş çürüklerinde artış bildirilmiştir. Bu nedenle, uzun süreli tedavi sırasında düzenli diş kontrolleri yapılması önerilir. Trisiklik antidepresanların antikolinerjik özelliklerine eşlik eden lakrimasyon azalması ve nispi mükoid salgı birikimi, kontakt lens kullanan hastalarda kornea epitelinin zarar görmesine sebep olabilir. Tedaviye son verilmesi: Olası advers reaksiyonlar nedeniyle tedavinin birdenbire durdurulmasından veya dozun birdenbire azaltılmasından sakınılmalıdır. Tedaviye son verilmesi kararlaştırılmışsa ilacın dozu, mümkün olduğunca çabuk azaltılmalı ancak bu sırada tedaviye birdenbire son verilmesine belirli semptomların eşlik edebileceği unutulmamalıdır (® tedavisine son verilmesine eşlik edebilen riskler için “İstenmeyen etkiler”bölümüne bakınız). Laktoz: laktoz monohidrat içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Diş çürükleri Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Lökopeni, agranülositoz, eozinofili, trombositopeni Endokrin hastalıklar Çok seyrek: Yetersiz antidiüretik hormon salgılanması Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: İştah artışı Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Huzursuzluk, anksiyete, ajitasyon, mani, hipomani, libido sorunları, agresyon, uyku bozukluğu, uykusuzluk, kabuslar görmek, depresyon Seyrek: Delirium, konfüzyon, halüsinasyon (özellikle yaşlı hastalarda), sinirlilik hali Çok seyrek: Psikotik semptomların aktivasyonu, depersonalizasyon Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Somnolans, baş dönmesi, baş ağrısı, tremor, miyoklonus Yaygın: Sedasyon, bellek bozukluğu, dikkat bozuklukları, parestezi, dizartri Seyrek: Konvülsiyon, akatizi, ataksi Çok seyrek: Diskinezi, anormal koordinasyon, senkop, tat almada bozukluk Göz hastalıkları Yaygın: Bulanık görme, akomodasyon bozuklukları Kulak ve iç kulak hastalıkları Çok seyrek: Tinnitus Kardiyak hastalıklar Yaygın: Sinüzal taşikardi, palpitasyon Seyrek: Aritmi Çok seyrek: İletim bozuklukları (örneğin QRS kompleksinin genişlemesi, dal bloku, PQ değişiklikleri), QT aralığının uzaması, ventriküler taşikardi, ventriküler fibrillasyon, torsade de pointes Vasküler hastalıklar Yaygın: Sıcak basması, ortostatik hipotansiyon Çok seyrek: Purpura Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Allerjik alveolit (eozinofiliyle birlikte ya da eozinofili olmaksızın), interstisyel akciğer hastalığı (subakut interstisyel pnömoni), bronkospazm, nazal konjesyon Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Ağız kuruması Yaygın: Bulantı, kusma, abdominal sorunlar, kabızlık Seyrek: İshal Çok seyrek: Stomatit Hepato-bilier hastalıklar Çok seyrek: Hepatit (sarılıkla birlikte veya sarılık olmaksızın) Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Allerjik dermatit, deri döküntüsü, ürtiker, fotosensitivite reaksiyonu, hiperhidroz Çok seyrek: Kaşıntı, kutanöz vaskülit, alopesi, eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas zayıflığı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Miktürisyon sorunları Çok seyrek: İdrar retansiyonu Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Erektil disfonksiyon Çok seyrek: Meme hipertrofisi, galaktore Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Bitkinlik Yaygın: Ateş yükselmesi Çok seyrek: Ödem (lokal veya genel) Tetkik sonuçları anormallikleri Yaygın: Vücut ağırlığının artması, elektrokardiyogram anormallikleri (örneğin ST ve T dalgası değişiklikleri) Seyrek: Kan basıncının yükselmesi, karaciğer fonksiyon testi anormallikleri Çok seyrek: Anormal elektroensefalogram Yaralanma ve zehirlenme Çok seyrek: Düşme Kesilme semptomları Bağımlılık göstermemesine rağmen aşağıdaki semptomlar ilacın birdenbire bırakılması veya dozun hızla azaltılmasından sonra bazen meydana gelir: bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, uykusuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, arka plandaki depresyonun kötüleşmesi veya depresif duygudurumun tekrarlaması (“Özel kullanım uyarıları ve önlemleri” bölümüne bakınız). Kemik Kırıkları Özellikle 50 yaş ve üzeri hastalarda yapılan epidemiyolojik çalışmalarda, SSRI veya trisiklik antidepresan kullanan hastalarda kemik kırığı riskinde artış gözlenmiştir. Bu riske yol açan mekanizma bilinmemektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.