KYPROLIS 60 MG IV ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇİN TOZ İÇEREN FLAKON ,1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Kyprolis 60 mg ne için kullanılır?
KT 1KYPROLİS® etkin maddesi karfilzomibdir.
KYPROLİS® daha önce bortezomib ve bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine saldıran kısmını uyaran bir ilaç (immünomodülatör ajan) içeren en az 1 seri tedaviyi uygun dozda ve yeterli sürede kullanmış olmasına rağmen yanıt alınamayan veya nüks gelişmiş olan multipl miyelomlu hastaları tedavi etmek için kullanılan bir tür ilaçtır. Tek başına veya lenalidomid ve/veya deksametazon ile kombine kullanılır. Multiple miyelom, plazma hücrelerinin (immünoglobulin adı verilen bir protein türünü üreten bir tür beyaz kan hücresi) kanseridir.
Karfilzomib olarakta adlandırılan KYPROLİS® bir proteazom inhibitörüdür. Proteazomlar hasarlı veya artık gereksinim olmayan proteinleri yıkıma uğratarak hücre fonksiyonunda ve çoğalmasında önemli bir rol oynamaktadır. KYPROLİS® proteazomları bloke eder, bu da hücre içerisinde aşırı protein birikmesine yol açabilir. Kanser hücrelerinin yüksek miktarda anormal protein içerme olasılığı daha fazla olduğundan KYPROLİS® özellikle kanser hücrelerinde hücre ölümüne neden olabilir.
KYPROLİS® size tek başına veya lenalidomid artı deksametazon ile kombinasyon halinde veya sadece deksametazon ile verilebilir. Lenalidomid ve deksametazon multipl miyelomu tedavi etmek için kullanılan diğer ilaçlardır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenmiş olan yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Emziren kadınlar.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyak toksisiteler ® uygulamasının ardından, yeni başlayan veya önceden mevcut olup kötüleşen kalp yetmezliği (örneğin konjestif kalp yetmezliği, pulmoner ödem, düşük ejeksiyon fraksiyonu), kısıtlayıcı kardiyomiyopati ve fataliteler dahil miyokard iskemisi ve miyokard enfarktüsü meydana gelmiştir. Bazı olaylar başlangıç ventrikül fonksiyonu normal olan hastalarda meydana gelmiştir. ile yapılan klinik çalışmalarda, bu olaylar ® tedavisinin uygulanması boyunca meydana gelmiştir. uygulamasından sonraki bir gün içerisinde kardiyak areste bağlı ölüm meydana gelmiştir. Lenalidomid ve deksametazon ile kombinasyon halinde (KRd) karşı lenalidomid ve deksametazonu (Rd) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada kalp yetmezliği olaylarının insidansı KRd kolunda %6 iken, Rd kolunda ise %4 olmuştur. artı deksametazona (Kd) karşı bortezomib artı deksametazonu (Vd) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada kalp yetmezliği olaylarının insidansı Kd kolunda %8 iken, Vd kolunda %3 olmuştur. Hastalar kalp yetmezliği veya kardiyak iskemi klinik belirtileri veya semptomları için izlenmelidir. Kardiyak toksisite şüphesi varsa hemen değerlendirme yapılmalıdır. 3. veya 4. derece kardiyak advers olayların görülmesi durumunda bu olaylar düzelene kadar durdurulmalıdır ve yarar/risk değerlendirmesinin sonucuna göre ® 1 doz düzeyinde azaltarak tekrar başlanıp başlanılmamasına karar verilmelidir. 1. döngüde her dozdan önce yeterli sıvı yüklemesi gereklidir, fakat tüm hastalar ve özellikle kalp yetmezliği olan hastaların fazla miktarda sıvı yüklenmesine karşı da izlenmesi gereklidir. Başlangıçta kalp yetmezliği olan veya kalp yetmezliği riski taşıyan hastalarda total sıvı alımı klinik olarak uygun şekilde düzenlemelidir. 75 yaş ve üzerindeki hastalarda kalp yetmezliği riski 75 yaş altındaki hastalara göre daha yüksektir. New York Kalp Derneği (New York Heart Association (NYHA)) sınıflamasına göre Sınıf III ve IV kalp yetmezliği olan, yakın zamanda miyokard enfarktüsü geçirmiş olan ve tıbbi ilaçlarla kontrol edilemeyen ileti anomalileri, angina veya aritmileri olan hastalar klinik çalışmalara dahil edilmemiştir. NYHA Sınıf III/IV kalp yetmezliği, yakın zamanda geçirilmiş miyokard enfarktüsü ve kontrol edilemeyen ileti anormallikleri olan hastalarda kardiyak komplikasyonların gelişme riski daha yüksek olduğu için bu grup hastalarda kullanımı önerilmemektedir. NYHA Sınıf III veya IV kalp yetmezliği belirtileri veya semptomları, yakın zamanda geçirilmiş (son 4 ayda) miyokard enfarktüsü hikayesi ve kontrol edilemeyen anjin veya aritmileri olan hastalarda ile tedaviye başlamadan önce kapsamlı bir tıbbi değerlendirme (kan basıncı ve sıvı yönetimini içeren) yapılmalıdır. Elektrokardiyografik değişiklikler Klinik çalışmalarda QT intervalinde uzama saptanan olgular bildirilmiştir. QT intervali üzerindeki etkisi gözardı edilmemelidir. Akut böbrek yetmezliği ® kullanan hastalarda akut böbrek yetmezliği olguları bildirilmiştir. ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %10'unda böbrek yetersizliğine ilişkin advers olaylar (böbrek yetmezliğini de içeren) meydana gelmiştir. monoterapisi uygulanan ileri evre relaps ve refrakter multipl miyelomlu hastalarda akut böbrek yetmezliğinin daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Başlangıç tahmini kreatinin klerensi düşük (Cockcroft ve Gault denklemi kullanarak hesaplanır) olan hastalarda bu risk daha yüksektir. Renal fonksiyon, serum kreatininin ve/veya tahmini kreatinin klerensinin ölçümüyle düzenli olarak izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya kesilmelidir. Tümör lizis sendromu ® ile tedavi gören hastalarda ölümcül sonuçlar da görülebilen tümör lizis sendromu (TLS) olguları bildirilmiştir. TLS, uygulamasını takiben hastaların < %1’inde meydana gelmiştir. Yüksek tümör yükü olan multipl miyelomlu hastalarda TLS riskinin daha fazla olduğu dikkate alınmalıdır. 1. döngüde ve gerektiğinde takip eden döngülerde, verilmeden önce hastaların iyice hidrate edildiğinden emin olunmalıdır. TLS riski altında olan hastalarda ürik asit azaltıcı ilaçlar düşünülmelidir. Tedavi sırasında hastalar TLS kanıtları yönünden izlenmeli ve bunların bulunması durumunda TLS düzelene kadar ara vermek de dahil hızlıca tedavi edilmelidir. Pulmoner toksisite ® ile tedavi gören hastaların %1'den azında Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (Acute Respiratory Distress Syndrome (ARDS)), akut solunum yetmezliği, pnömoni ve interstisyel akciğer rahatsızlığı gibi akut diffüz infiltratif pulmoner hastalıklar görülmüştür. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. İlaca bağlı pulmoner toksisite durumunda değerlendirilmeli ve olay düzelene kadar durdurulmalıdır, ve yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Pulmoner hipertansiyon ® ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %1'inde pulmoner arteriyel hipertansiyon rapor edilmiştir ve hastaların %1'inden azında 3. derece veya üzerindedir. Hastalar kardiyak görüntüleme ve/veya gereken diğer testlerle değerlendirilmelidir. Pulmoner hipertansiyon durumunda olay düzelene veya başlangıç durumuna dönene kadar durdurulmalı ve yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Dispne ® ile tedavi edilen hastaların %28'inde dispne rapor edilmiştir ve hastaların %4'ünde 3. derece veya üzerindedir. Kalp yetmezliği ve pulmoner sendromlar gibi kardiyopulmoner hastalıkları dışlamak için dispne değerlendirmesi yapılmalıdır. 3 veya 4. derece dispne olduğunda düzelene veya başlangıç durumuna dönene kadar tedavisi durdurulmalıdır. Yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Hipertansiyon ® tedavisi ile hipertansif kriz ve acil hipertansif tablo dahil olmak üzere hipertansiyon gözlenmiştir. KRd kombinasyonu halinde karşı Rd’yi değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada hipertansiyon olaylarının insidansı KRd kolunda %16, Rd kolunda ise %8 olmuştur. Kd koluna karşı Vd kolunun karşılaştırıldığı randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada hipertansiyon olaylarının insidansı Kd kolunda %26, Vd kolunda ise %10 olmuştur. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. Tüm hastalarda kan basıncı düzenli olarak izlenmelidir. Hipertansiyonun yeterince kontrol edilemediği durumlarda durdurulmalı ve değerlendirme yapılmalıdır. Yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlayıp başlamamak düşünülmelidir. Venöz tromboz ® ile venöz tromboembolik olaylar (derin ven trombozunu ve pulmoner emboliyi içerecek şekilde) gözlenmiştir. KRd koluna karşı Rd kolunu (her iki kolda tromboprofilaksi kullanılarak) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada ilk 12 döngüde venöz tromboembolik olayların insidansı KRd kolunda %13, Rd kolunda ise %6 olmuştur. Kd koluna karşı Vd kolunu değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada venöz tromboembolik olayların insidansı 1 ila 6. aylarda Kd kolunda %9, Vd kolunda ise %2 olmuştur. monoterapisi ile venöz tromboembolik olayların insidansı %2 olmuştur. ® ile deksametazon veya lenalidomid artı deksametazon kombinasyonuyla tedavi edilmekte olan hastalar için tromboprofilaksi önerilir. Tromboprofilaksi rejiminde, hastanın altta yatan risklerinin değerlendirmesi esas alınmalıdır. Oral kontraseptifler veya tromboz riskiyle ilişkili hormonal gebelikten korunma yöntemi kullanan hastalarda deksametazon veya lenalidomid artı deksametazon ile kombinasyon halinde ile tedavi sırasında gebelikten korunmak için alternatif etkili bir yöntemin kullanılması düşünülmelidir. İnfüzyon reaksiyonları ® alan hastalarda yaşamı tehdit eden reaksiyonlar da dahil, infüzyon reaksiyonları meydana gelmiştir. Semptomlar arasında ateş, ürperme, artralji, miyalji, yüzde ateş basması, yüzde ödem, kusma, güçsüzlük, nefes darlığı, hipotansiyon, senkop, göğüs sıkışması veya angina yer alır. Bu reaksiyonlar, ® uygulamasından hemen sonra veya 24 saat içinde meydana gelebilir. İnfüzyon reaksiyonlarının insidansını ve şiddetini azaltmak amacıyla öncesinde deksametazon uygulanmalıdır. Hastalar riskler ve semptomlar konusunda uyarılmalı ve infüzyon reaksiyonu semptomlarının meydana gelmesi durumunda hemen bir hekime başvurmaları konusunda bilgilendirilmelidir. Hemoraji ® ile tedavi edilen hastalarda ölümcül veya ciddi hemoraji vakaları rapor edilmiştir. Hemorajik olaylar gastrointestinal, pulmoner ve intrakraniyal hemorajiyi ve epistaksisi içermiştir. Kanama spontan olabilir ve intrakraniyal hemoraji travma olmadan meydana gelmiş olabilir. Hemoraji trombosit sayımları düşük veya normal olan hastalarda bildirilmiştir. Hemoraji ayrıca antitrombosit tedavisi veya antikoagülasyon uygulanmayan hastalarda da bildirilmiştir. Kan kaybına ilişkin belirtiler ve semptomlar hemen değerlendirilmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Trombositopeni ®, en düşük trombosit değerinin her bir 28 günlük döngünün 8. ve 15. günleri arasında gözlendiği ve trombosit sayısının genellikle bir sonraki döngünün başından önce başlangıç değerine döndüğü trombositopeniye neden olmaktadır. ® ile yapılan klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %40'ında trombositopeni rapor edilmiştir. ile tedavi sırasında trombosit sayımları sık sık izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Hemoraji meydana gelebilir. Hepatik toksisite ve hepatik yetmezlik ® ile tedavi sırasında ölümcül olgular dahil olmak üzere, hepatik yetmezlik olguları bildirilmiştir (< %1). serum transaminazlarının yükselmesine neden olabilir. Başlangıç değerleri dikkate alınmadan, karaciğer enzimleri düzenli olarak izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Trombotik mikroanjiyopati ® ile tedavi gören hastalarda trombotik trombositopenik purpura ve hemolitik üremik sendrom (TTP/HUS) da dahil olmak üzere trombotik mikroanjiyopati olguları bildirilmiştir. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. TTP/HUS belirtileri ve semptomları izlenmelidir…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, KYPROLİS®'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Dikkat etmeniz gereken durumlar Bazı yan etkiler ciddi olabilir. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark edersiniz hemen doktorunuza söyleyin:
- Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya ayaklarda şişme, bunlar kalp sorunlarının belirtileri olabilir,
- Nefes almada güçlük, örneğin; dinlenme halindeyken veya hareket ederken nefes darlığı veya öksürük (dispne), hızlı nefes alıp verme, yeteri kadar nefes alamadığınızı hissetme, hırıltı veya öksürük, bunlar akciğer toksisitesinin belirtileri olabilir,
- Çok yüksek kan basıncı, şiddetli göğüs ağrısı, şiddetli baş ağrısı, zihin karışıklığı, bulanık görme, bulantı ve kusma veya şiddetli ruhsal sıkıntı, bunlar hipertansif kriz olarak bilinen bir hastalığın belirtileri olabilir,
- Günlük faaliyetler sırasında veya dinlenme halindeyken nefes darlığı, düzensiz kalp atışı, hızlı nabız, yorgunluk, sersemlik hissi ve bayılma nöbetleri, bunlar pulmoner hipertansiyon olarak bilinen bir hastalığın belirtileri olabilir,
- Ayak bilekleri, eller veya ayaklarda şişme, iştah kaybı, idrara çıkmada azalma veya anormal kan testi sonuçları, bunlar böbrek sorunları veya böbrek yetmezliğinin belirtileri olabilir,
- Tümör hücrelerinin hızla parçalanmasından kaynaklanabilen ve düzensiz kalp atışı, böbrek yetmezliği veya anormal kan testi sonuçlarına yol açabilen tümör lizis sendromu olarak adlandırılan bir yan etki olabilir,
- İnfüzyona tepki olarak ateş, ürperme veya titreme, eklem ağrısı, kas ağrısı, yüzde ateş basması veya şişme, halsizlik, nefes darlığı, düşük kan basıncı, bayılma, göğüs sıkışması ve göğüs ağrısı ortaya çıkabilir,
- Olağandışı morarma veya kesik gibi bir durumda durması normalden uzun süren olağandışı kanama veya öksürükle birlikte kan gelmesi, kan kusma, koyu katrana benzer dışkı veya dışkıda parlak kırmızı kan gibi iç kanama; yüzün bir tarafı, bacaklar, kollarda ani uyuşma veya felç; ani şiddetli baş ağrısı veya görme, konuşma veya yutmada güçlüğe yol açan beyin kanaması,
- Bacak veya kolda ağrı veya şişme (bacak veya kol derin damarlarında kan pıhtılaşması olduğunun belirtisi olabilir), göğüs ağrısı veya nefes darlığı (akciğerlerde kan pıhtılaşması olduğunun bir belirtisi olabilir),
- Cildiniz ve gözlerinizde sararma (sarılık), karında ağrı veya şişme, bulantı veya kusma, bunlar karaciğer yetmezliği dahil olmak üzere karaciğer sorunlarının belirtileri olabilir,
- Kanama, morarma, güçsüzlük, zihinsel karışıklık, ateş, bulantı, kusma ve ishal, akut böbrek yetmezliği, bunlar trombotik mikroanjiyopati olarak bilinen bir kan hastalığının belirtileri olabilir,
- Baş ağrıları, zihinsel karışıklık, nöbetler, görme kaybı ve yüksek kan basıncı (hipertansiyon), bunlar posterior reversibl ensefalopati sendromu (PRES) olarak bilinen bir nörolojik hastalığın belirtileri olabilir.
Diğer olası yan etkiler Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın yan etkiler (10 kişide 1'den fazla kişiyi etkileyebilir)
- İnfüzyona tepkiler,
- Ciddi akciğer enfeksiyonu (pnömoni),
- Solunum yolu enfeksiyonu (hava yollarında enfeksiyon),
- Burun akıntısı veya burun tıkanıklığı,
- Kolay morarma veya kanamaya yol açabilen düşük trombosit sayısı (trombositopeni),
- Enfeksiyonla savaşma gücünüzü azaltabilen ve ateş ile birlikte görülebilen düşük beyaz kan hücresi sayısı,
- Yorgunluk ve bitkinliğe yol açabilen düşük kırmızı kan hücresi sayısı (anemi),
- Kan testlerinde değişiklik (kandaki potasyum düzeylerinde azalma, kandaki şeker ve/veya kreatinin düzeylerinde artış),
- İştahta azalma,
- Uyuma güçlüğü (uykusuzluk),
- Baş ağrısı,
- Eller ve/veya ayaklarda uyuşukluk, karıncalanma veya duyu azalması,
- Sersemlik hissi,
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon),
- Nefes darlığı,
- Öksürük,
- İshal,
- Bulantı,
- Kabızlık,
- Kusma,
- Karın ağrısı,
- Sırt ağrısı,
- Eklem ağrısı,
- Uzuvlar, eller veya ayaklarda ağrı,
- Kas spazmları,
- Ateş,
- Eller, ayaklar veya ayak bileklerinde şişme,
- Güçsüz hissetmek,
- Yorgunluk (bitkinlik).
Yaygın yan etkiler (10 kişide en fazla 1 kişiyi etkileyebilir)
- Kalp yetmezliği ve hızlı, kuvvetli veya düzensiz kalp atışı dahil olmak üzere kalp sorunları,
- Böbrek yetmezliği dahil olmak üzere böbrek sorunları,
- Toplardamarlarda kan pıhtılaşması (derin ven trombozu),
- Aşırı sıcaklık hissi,
- Akciğerlerde kan pıhtılaşması,
- Akciğerlerde sıvı,
- Hırıltı,
- Kanda enfeksiyon (sepsis) dahil olmak üzere ciddi enfeksiyon,
- Kandaki karaciğer enzimlerinde artış dahil olmak üzere karaciğer sorunları,
- Grip benzeri belirtiler (influenza),
- İdrar yolu enfeksiyonu (idrarı taşıyan yapılarda enfeksiyon),
- Göğüs sıkışması ya da ağrı, burun tıkanıklığını içerebilen öksürük (bronşit),
- Boğaz ağrısı,
- Burun ve boğazda enflamasyon,
- Burun akıntısı veya aksırma,
- Viral enfeksiyon,
- Kan testlerinde değişiklik (kandaki sodyum, magnezyum, protein, kalsiyum veya fosfat düzeylerinde azalma; kandaki kalsiyum, ürik asit, potasyum, bilirubin veya c-reaktif protein düzeylerinde artış),
- Vücudun susuz kalması,
- Ruhsal sıkıntı,
- Bulanık görme,
- Katarakt,
- Düşük kan basıncı (hipotansiyon),
- Burun kanaması,
- Seste değişiklik veya ses kısıklığı,
- Hazımsızlık,
- Diş ağrısı,
- Döküntü,
- Kemik ağrısı, kas ağrısı, göğüs ağrısı,
- Kas güçsüzlüğü,
- Kaslarda ağrı,
- Deride kaşıntı,
- Deride kızarıklık,
- Terlemede artış,
- Ağrı,
- Ürperme,
- Damarınızda enjeksiyonu aldığınız bölgede ağrı, şişme, tahriş veya rahatsızlık,
- Kulak çınlaması (tinnitus).
Yaygın olmayan yan etkiler (100 kişide en fazla 1 kişiyi etkileyebilir)
- KYPROLİS®'e alerjik tepki,
- Çoklu organ yetmezliği,
- Kalp krizi,
- Kalbe kan akışında azalma,
- Beyin kanaması,
- İnme,
- Kalp zarının şişmesi (perikardit); göğüs kemiğinin arkasında bazen ateşin eşlik ettiği, bazen boyun ve omuzlara yayılan ağrı gibi belirtileri vardır,
- Kalp zarında sıvı birikmesi (perikard efüzyonu); göğüste ağrı veya basınç ve nefes darlığı gibi belirtileri vardır,
- Karaciğerden safra akışında tıkanıklık (kolestaz); deride kaşıntı, sarı cilt, çok koyu renk idrar ve çok açık renk dışkıya yol açabilir,
- Sindirim sistemi perforasyonu,
- Akciğer enfeksiyonu.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
KYPROLİS® kullanan kadınlar Gebeyseniz, gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız veya gebe kalmayı planlıyorsanız KYPROLİS®'i kullanmayın. KYPROLİS® ile tedavi gebe kadınlarda değerlendirilmemiştir.
KYPROLİS® kullanırken ve tedaviyi kestikten sonraki 30 gün boyunca gebe kalmamanızı sağlamak için uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız. Uygun doğum kontrol yöntemleri hakkında doktorunuz veya hemşirenizle konuşmalısınız. Gebeyseniz, gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız veya gebe kalmayı planlıyorsanız, bu durumu doktorunuza veya hemşirenize söylemeniz önemlidir.
Karfilzomib tedavisi sırasında doğum kontrol hapları (oral kontraseptiflerin) etkililiğinin azalma olasılığı göz ardı edilemez. Ayrıca, karfilzomib ile ilişkili toplar damarda pıhtı nedeniyle tıkanma (venöz tromboembolik olaylar) riskindeki artış nedeniyle, kadınlar karfilzomib ile tedavi sırasında damar tıkanıklığı (tromboz) riski taşıyabilen hormonal kontraseptiflerin (örneğin; doğum kontrol hapları) kullanımından kaçınmalıdır. Hasta mevcut durumda doğum kontrol hapları (oral kontraseptifler) veya damar tıkanıklığı (tromboz) riski taşıyabilen kontrasepsiyonun bir hormonal yöntemini kullanıyorsa, alternatif etkili doğum kontrol yöntemine geçmelidir.
KYPROLİS® kullanan erkekler KYPROLİS® kullanırken ve tedavi sonlandırıldıktan sonraki 90 gün boyunca partnerinizin gebe olmadığından emin olmak için prezervatif kullanınız.
Eğer siz KYPROLİS® kullanırken veya tedavi sonlandırıldıktan sonraki 90 gün içinde partneriniz gebe kalırsa hemen doktorunuzu veya hemşirenizi bilgilendiriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız KYPROLİS® kullanmayın. KYPROLİS®'in insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Emziriyorsanız veya emzirmeyi planlıyorsanız, bu durumu doktorunuza veya hemşirenize söylemeniz önemlidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerKYPROLİS® sodyum içerir.
Bu tıbbi ürün sulandırılmış çözeltinin her ml'sinde 0,3 mmol (7 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kyprolis 60 mg muadilleri
Kyprolis 60 mg ile aynı etken maddeyi (karfilzomib) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon® daha önce bortezomib ve bir immünomodülatör ajan içeren en az 1 seri tedaviyi uygun dozda ve yeterli sürede kullanmış olmasına rağmen yanıt alınamayan veya nüks gelişmiş olan multipl miyelom hastalarının tedavisinde tek başına veya lenalidomid ve/veya deksametazon ile kombine kullanımda endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenmiş olan yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Emziren kadınlar.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyak toksisiteler ® uygulamasının ardından, yeni başlayan veya önceden mevcut olup kötüleşen kalp yetmezliği (örneğin konjestif kalp yetmezliği, pulmoner ödem, düşük ejeksiyon fraksiyonu), kısıtlayıcı kardiyomiyopati ve fataliteler dahil miyokard iskemisi ve miyokard enfarktüsü meydana gelmiştir. Bazı olaylar başlangıç ventrikül fonksiyonu normal olan hastalarda meydana gelmiştir. ile yapılan klinik çalışmalarda, bu olaylar ® tedavisinin uygulanması boyunca meydana gelmiştir. uygulamasından sonraki bir gün içerisinde kardiyak areste bağlı ölüm meydana gelmiştir. Lenalidomid ve deksametazon ile kombinasyon halinde (KRd) karşı lenalidomid ve deksametazonu (Rd) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada kalp yetmezliği olaylarının insidansı KRd kolunda %6 iken, Rd kolunda ise %4 olmuştur. artı deksametazona (Kd) karşı bortezomib artı deksametazonu (Vd) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada kalp yetmezliği olaylarının insidansı Kd kolunda %8 iken, Vd kolunda %3 olmuştur. Hastalar kalp yetmezliği veya kardiyak iskemi klinik belirtileri veya semptomları için izlenmelidir. Kardiyak toksisite şüphesi varsa hemen değerlendirme yapılmalıdır. 3. veya 4. derece kardiyak advers olayların görülmesi durumunda bu olaylar düzelene kadar durdurulmalıdır ve yarar/risk değerlendirmesinin sonucuna göre ® 1 doz düzeyinde azaltarak tekrar başlanıp başlanılmamasına karar verilmelidir. 1. döngüde her dozdan önce yeterli sıvı yüklemesi gereklidir, fakat tüm hastalar ve özellikle kalp yetmezliği olan hastaların fazla miktarda sıvı yüklenmesine karşı da izlenmesi gereklidir. Başlangıçta kalp yetmezliği olan veya kalp yetmezliği riski taşıyan hastalarda total sıvı alımı klinik olarak uygun şekilde düzenlemelidir. 75 yaş ve üzerindeki hastalarda kalp yetmezliği riski 75 yaş altındaki hastalara göre daha yüksektir. New York Kalp Derneği (New York Heart Association (NYHA)) sınıflamasına göre Sınıf III ve IV kalp yetmezliği olan, yakın zamanda miyokard enfarktüsü geçirmiş olan ve tıbbi ilaçlarla kontrol edilemeyen ileti anomalileri, angina veya aritmileri olan hastalar klinik çalışmalara dahil edilmemiştir. NYHA Sınıf III/IV kalp yetmezliği, yakın zamanda geçirilmiş miyokard enfarktüsü ve kontrol edilemeyen ileti anormallikleri olan hastalarda kardiyak komplikasyonların gelişme riski daha yüksek olduğu için bu grup hastalarda kullanımı önerilmemektedir. NYHA Sınıf III veya IV kalp yetmezliği belirtileri veya semptomları, yakın zamanda geçirilmiş (son 4 ayda) miyokard enfarktüsü hikayesi ve kontrol edilemeyen anjin veya aritmileri olan hastalarda ile tedaviye başlamadan önce kapsamlı bir tıbbi değerlendirme (kan basıncı ve sıvı yönetimini içeren) yapılmalıdır. Elektrokardiyografik değişiklikler Klinik çalışmalarda QT intervalinde uzama saptanan olgular bildirilmiştir. QT intervali üzerindeki etkisi gözardı edilmemelidir. Akut böbrek yetmezliği ® kullanan hastalarda akut böbrek yetmezliği olguları bildirilmiştir. ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %10'unda böbrek yetersizliğine ilişkin advers olaylar (böbrek yetmezliğini de içeren) meydana gelmiştir. monoterapisi uygulanan ileri evre relaps ve refrakter multipl miyelomlu hastalarda akut böbrek yetmezliğinin daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Başlangıç tahmini kreatinin klerensi düşük (Cockcroft ve Gault denklemi kullanarak hesaplanır) olan hastalarda bu risk daha yüksektir. Renal fonksiyon, serum kreatininin ve/veya tahmini kreatinin klerensinin ölçümüyle düzenli olarak izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya kesilmelidir. Tümör lizis sendromu ® ile tedavi gören hastalarda ölümcül sonuçlar da görülebilen tümör lizis sendromu (TLS) olguları bildirilmiştir. TLS, uygulamasını takiben hastaların < %1’inde meydana gelmiştir. Yüksek tümör yükü olan multipl miyelomlu hastalarda TLS riskinin daha fazla olduğu dikkate alınmalıdır. 1. döngüde ve gerektiğinde takip eden döngülerde, verilmeden önce hastaların iyice hidrate edildiğinden emin olunmalıdır. TLS riski altında olan hastalarda ürik asit azaltıcı ilaçlar düşünülmelidir. Tedavi sırasında hastalar TLS kanıtları yönünden izlenmeli ve bunların bulunması durumunda TLS düzelene kadar ara vermek de dahil hızlıca tedavi edilmelidir. Pulmoner toksisite ® ile tedavi gören hastaların %1'den azında Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (Acute Respiratory Distress Syndrome (ARDS)), akut solunum yetmezliği, pnömoni ve interstisyel akciğer rahatsızlığı gibi akut diffüz infiltratif pulmoner hastalıklar görülmüştür. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. İlaca bağlı pulmoner toksisite durumunda değerlendirilmeli ve olay düzelene kadar durdurulmalıdır, ve yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Pulmoner hipertansiyon ® ile tedavi edilen hastaların yaklaşık %1'inde pulmoner arteriyel hipertansiyon rapor edilmiştir ve hastaların %1'inden azında 3. derece veya üzerindedir. Hastalar kardiyak görüntüleme ve/veya gereken diğer testlerle değerlendirilmelidir. Pulmoner hipertansiyon durumunda olay düzelene veya başlangıç durumuna dönene kadar durdurulmalı ve yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Dispne ® ile tedavi edilen hastaların %28'inde dispne rapor edilmiştir ve hastaların %4'ünde 3. derece veya üzerindedir. Kalp yetmezliği ve pulmoner sendromlar gibi kardiyopulmoner hastalıkları dışlamak için dispne değerlendirmesi yapılmalıdır. 3 veya 4. derece dispne olduğunda düzelene veya başlangıç durumuna dönene kadar tedavisi durdurulmalıdır. Yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlanıp başlanmamasına karar verilmelidir. Hipertansiyon ® tedavisi ile hipertansif kriz ve acil hipertansif tablo dahil olmak üzere hipertansiyon gözlenmiştir. KRd kombinasyonu halinde karşı Rd’yi değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada hipertansiyon olaylarının insidansı KRd kolunda %16, Rd kolunda ise %8 olmuştur. Kd koluna karşı Vd kolunun karşılaştırıldığı randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada hipertansiyon olaylarının insidansı Kd kolunda %26, Vd kolunda ise %10 olmuştur. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. Tüm hastalarda kan basıncı düzenli olarak izlenmelidir. Hipertansiyonun yeterince kontrol edilemediği durumlarda durdurulmalı ve değerlendirme yapılmalıdır. Yarar/risk değerlendirmesi esas alınarak yeniden başlayıp başlamamak düşünülmelidir. Venöz tromboz ® ile venöz tromboembolik olaylar (derin ven trombozunu ve pulmoner emboliyi içerecek şekilde) gözlenmiştir. KRd koluna karşı Rd kolunu (her iki kolda tromboprofilaksi kullanılarak) değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada ilk 12 döngüde venöz tromboembolik olayların insidansı KRd kolunda %13, Rd kolunda ise %6 olmuştur. Kd koluna karşı Vd kolunu değerlendiren randomize, açık etiketli, çok merkezli bir çalışmada venöz tromboembolik olayların insidansı 1 ila 6. aylarda Kd kolunda %9, Vd kolunda ise %2 olmuştur. monoterapisi ile venöz tromboembolik olayların insidansı %2 olmuştur. ® ile deksametazon veya lenalidomid artı deksametazon kombinasyonuyla tedavi edilmekte olan hastalar için tromboprofilaksi önerilir. Tromboprofilaksi rejiminde, hastanın altta yatan risklerinin değerlendirmesi esas alınmalıdır. Oral kontraseptifler veya tromboz riskiyle ilişkili hormonal gebelikten korunma yöntemi kullanan hastalarda deksametazon veya lenalidomid artı deksametazon ile kombinasyon halinde ile tedavi sırasında gebelikten korunmak için alternatif etkili bir yöntemin kullanılması düşünülmelidir. İnfüzyon reaksiyonları ® alan hastalarda yaşamı tehdit eden reaksiyonlar da dahil, infüzyon reaksiyonları meydana gelmiştir. Semptomlar arasında ateş, ürperme, artralji, miyalji, yüzde ateş basması, yüzde ödem, kusma, güçsüzlük, nefes darlığı, hipotansiyon, senkop, göğüs sıkışması veya angina yer alır. Bu reaksiyonlar, ® uygulamasından hemen sonra veya 24 saat içinde meydana gelebilir. İnfüzyon reaksiyonlarının insidansını ve şiddetini azaltmak amacıyla öncesinde deksametazon uygulanmalıdır. Hastalar riskler ve semptomlar konusunda uyarılmalı ve infüzyon reaksiyonu semptomlarının meydana gelmesi durumunda hemen bir hekime başvurmaları konusunda bilgilendirilmelidir. Hemoraji ® ile tedavi edilen hastalarda ölümcül veya ciddi hemoraji vakaları rapor edilmiştir. Hemorajik olaylar gastrointestinal, pulmoner ve intrakraniyal hemorajiyi ve epistaksisi içermiştir. Kanama spontan olabilir ve intrakraniyal hemoraji travma olmadan meydana gelmiş olabilir. Hemoraji trombosit sayımları düşük veya normal olan hastalarda bildirilmiştir. Hemoraji ayrıca antitrombosit tedavisi veya antikoagülasyon uygulanmayan hastalarda da bildirilmiştir. Kan kaybına ilişkin belirtiler ve semptomlar hemen değerlendirilmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Trombositopeni ®, en düşük trombosit değerinin her bir 28 günlük döngünün 8. ve 15. günleri arasında gözlendiği ve trombosit sayısının genellikle bir sonraki döngünün başından önce başlangıç değerine döndüğü trombositopeniye neden olmaktadır. ® ile yapılan klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %40'ında trombositopeni rapor edilmiştir. ile tedavi sırasında trombosit sayımları sık sık izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Hemoraji meydana gelebilir. Hepatik toksisite ve hepatik yetmezlik ® ile tedavi sırasında ölümcül olgular dahil olmak üzere, hepatik yetmezlik olguları bildirilmiştir (< %1). serum transaminazlarının yükselmesine neden olabilir. Başlangıç değerleri dikkate alınmadan, karaciğer enzimleri düzenli olarak izlenmelidir. Doz uygun şekilde azaltılmalı veya durdurulmalıdır. Trombotik mikroanjiyopati ® ile tedavi gören hastalarda trombotik trombositopenik purpura ve hemolitik üremik sendrom (TTP/HUS) da dahil olmak üzere trombotik mikroanjiyopati olguları bildirilmiştir. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. TTP/HUS belirtileri ve semptomları izlenmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın advers olaylar (gönüllülerin %20’sinden fazlasında meydana gelen) şunlar olmuştur: anemi, yorgunluk, ishal, trombositopeni, bulantı, pireksi, dispne, solunum yolu enfeksiyonu, öksürük ve periferik ödem. 20 mg/m2 düzeyindeki ilk karfilzomib dozlarının ardından, doz 1. çalışmada 27 mg/m2 ve 2. çalışmada 56 mg/m2 yükseltilmiştir. 2. çalışmanın ve deksametazon (Kd) kolunda meydana gelen advers reaksiyonlar ile 1. çalışmanın ®, lenalidomid ve deksametazon (KRd) kolunda meydana gelen advers reaksiyonlar arası karşılaştırması, aşağıdaki advers reaksiyonlarda dozla potansiyel ilişki olabileceğini ortaya koymuştur: kalp yetmezliği (Kd %8,2, KRd %6,4), dispne (Kd %30,9, KRd %22,7), hipertansiyon (Kd %25,9, KRd %15,8) ve pulmoner hipertansiyon (Kd %1,3, KRd %0,8). Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Advers reaksiyonlar aşağıdaki sistem organ sınıfı ve sıklık kategorisine göre sunulmaktadır. Sıklık kategorileri havuzlanmış klinik çalışmalardan oluşan veri kümesinde her advers reaksiyon için rapor edilen kaba insidans oranından belirlenmiştir (n = 2.044). Her sistem organ sınıfı ve sıklık kategorisinde advers olaylar azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Advers reaksiyonların insidansı, sistem organ sınıfları ve sıklık esas alınarak aşağıda listelenmiştir. Tablo 7: Advers reaksiyonların tablo halinde listesi MedDRA sistem organ sınıfı Yaygın değil Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Pnömoni Solunum yolu enfeksiyonu Nazofarenjit Sepsis Grip İdrar yolu enfeksiyonu Bronşit Viral enfeksiyon Rinit Akciğer enfeksiyonu Bağışıklık sistemi hastalıkları İlaca aşırı duyarlılık Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Trombositopeni Nötropeni Anemi Lenfopeni Febril nötropeni Lökopeni HUS TTP Trombotik mikroanjiyopati Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipokalemi Hiperglisemi İştahta azalma Dehidrasyon Hiperkalemi Hipomagnezemi Hiponatremi Hiperkalsemi Hipokalsemi Hipofosfatemi Hiperürisemi Hipoalbüminemi Tümör lizis sendromu Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk Anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Sersemlik hissi Periferik nöropati Baş ağrısı Parestezi Hipoestezi İntrakraniyal hemoraji Serebrovasküler olay PRES Göz hastalıkları Katarakt Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Tinnitus Kardiyak hastalıklar Kalp yetmezliği Atriyal fibrilasyon Taşikardi Çarpıntı Kardiyak arest Miyokard enfarktüsü Miyokard iskemisi Düşük ejeksiyon fraksiyonu Perikardit Perikard efüzyonu MedDRA sistem organ sınıfı Yaygın değil Vasküler hastalıklar Hipertansiyon Derin ven trombozu Hipotansiyon Kızarma Hipertansif kriz Hemoraji Hipertansif acil durum Respiratuar, torasik ve mediastinal hastalıklar Dispne Öksürük Pulmoner emboli Pulmoner ödem Epistaksi Orofarengeal ağrı Disfoni Hırıltı Pulmoner hipertansiyon ARDS Akut solunum yetmezliği Pulmoner hemoraji İnterstisyel akciğer hastalığı Pnömoni Gastrointestinal hastalıklar Kusma İshal Kabızlık Karın ağrısı Bulantı Dispepsi Diş ağrısı Gastrointestinal kanama Gastrointestinal perforasyon Hepatobiliyer hastalıklar Yüksek alanin aminotransferaz Yüksek aspartat aminotransferaz Yüksek gama glutamiltransferaz Hiperbilirubinemi Karaciğer yetmezliği Kolestaz Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Pruritus Eritem Hiperhidroz Kas-iskelet ve bağ dokusu hastalıkları Sırt ağrısı Artralji Ekstremitede ağrı Kas spazmları Kas-iskelet ağrısı Kas-iskelet göğüs ağrısı Kemik ağrısı Miyalji Kas güçsüzlüğü Renal ve üriner hastalıklar Kanda yüksek kreatinin Akut böbrek yetmezliği Böbrek yetmezliği Böbrek bozukluğu Düşük kreatinin renal klerensi Genel hastalıklar ve uygulama bölgesindeki durumlar İnfüzyon reaksiyonu Pireksi Periferik ödem Asteni Yorgunluk Göğüs ağrısı Ağrı İnfüzyon yeri reaksiyonu Ürperme Çoklu organ yetmezliği Araştırmalar Yüksek c-reaktif protein Kanda yüksek ürik asit Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması Kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü ve miyokard iskemisi ® ile ilgili klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %7’sinde kalp yetmezliği (hastaların %5’inden daha azında 3. derece ve üstü olgu gelişmiştir), yaklaşık %2’sinde miyokard enfarktüsü (hastaların %1,5’inden daha azında 3. derece ve üstü olgu gelişmiştir) ve yaklaşık %1’inde miyokard iskemisi (hastaların %1’inden daha azında 3. derece ve üstü olgu gelişmiştir) bildirilmiştir. Bu olgular tipik olarak tedavisinin erken döneminde (< 5 döngü) meydana gelmiştir. tedavisi sırasında kardiyak bozuklukların klinik tedavisi için.4. Dispne ® ile ilgili klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %30’unda dispne bildirilmiştir. Dispne advers reaksiyonlarının çoğunluğu ciddi olmamış (hastaların %5’inden daha azında 3. derece ve üstü olgu gelişmiştir), giderilmiş, nadiren tedavinin kesilmesi ile sonuçlanmış ve çalışmanın erken bir döneminde (< 3 döngü) ortaya çıkma özelliği göstermiştir. tedavisi sırasında dispnenin klinik tedavisi için.4. Hipertansif krizler dahil hipertansiyon ® uygulamasından sonra hipertansif krizler (hipertansif aciliyet veya acil hipertansif tablo) görülmüştür. Bu olgulardan bazılarının ölümcül olduğu kaydedilmiştir. Klinik çalışmalarda hipertansiyon advers reaksiyonları hastaların yaklaşık %20’sinde görülmüş, yaklaşık %6’sında 3. derece ve üstü hipertansiyon olgusu gelişmiş, %0,5’inden daha azında ise hipertansif kriz görülmüştür. Hipertansiyon advers reaksiyonlarının insidansı, önceden hipertansiyon ile ilgili tıbbi öyküsü olan veya olmayan hastalar arasında benzerlik göstermiştir. tedavisi sırasında hipertansiyonun klinik tedavisi için.4. Trombositopeni ® ile ilgili klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %40’ında trombositopeni bildirilmiş ve yaklaşık %20’sinde 3. derece ve üstü olgu gelişmiştir. ®, megakaryositlerden trombosit gelişiminin inhibisyonu yoluyla trombositopeniye neden olmakta, bu durum her 28 günlük döngünün 8. veya 15. gününde ortaya çıkan en düşük trombosit düzeyi ile klasik döngüsel bir trombositopeniye yol açmakta ve genellikle bir sonraki döngünün başlangıcında başlangıç değerine geri dönüş ile ilişkilendirilmektedir. ® tedavisi sırasında trombositopeninin klinik tedavisi için.4. Venöz tromboembolik olgular ® alan hastalarda, ölümcül sonuçları olan derin ven trombozu ve pulmoner emboliyi de içeren venöz tromboembolik olgular bildirilmiştir. İki farklı faz 3 çalışmasının kollarında venöz tromboembolik olguların genel insidansı daha yüksek olmuştur. 1. çalışmada venöz tromboembolik olguların insidansı KRd kolunda %15,3, Rd kolunda ise %9,0 olmuştur. KRd kolundaki hastaların %5,6’sında, Rd kolundaki hastaların ise %3,9’unda 3. derece ve daha üstü venöz tromboembolik olgu bildirilmiştir. 2. çalışmada, venöz tromboembolik olguların insidansı Kd kolunda %10,6, bortezomib ve deksametazon (Vd) kolunda ise %3,1 olmuştur. Kd kolundaki hastaların %3,0’ında, Vd kolundaki hastaların ise %1,5’inde 3. derece ve daha üstü venöz tromboembolik olgu bildirilmiştir. Karaciğer yetmezliği ® ile ilgili klinik çalışmalarda hastaların %1’inden azında ölümcül olgular da dahil olmak üzere karaciğer yetmezliği olguları bildirilmiştir. ® tedavisi sırasında hepatik toksisitenin klinik tedavisi için.4. Periferik nöropati Deksametazon ile kombinasyon halinde 30 dakikalık infüzyon yoluyla mg/m2 alan hastaları (Kd, n = 464) bortezomib ve deksametazon alan hastalar (Vd, n = 465) ile karşılaştıran randomize, açık etiketli çok merkezli bir çalışmada Kd kolunda multipl miyelom hastalarının %6’sında 2. derece ve daha üzeri periferik nöropati vakaları bildirilmiş, Vd kolunda ise bu oran %32 olmuştur. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Geriyatrik popülasyon: Genel olarak bazı advers olayların (kardiyak aritmiler, kardiyak yetmezlik, dispne, lökopeni ve trombositopeni dahil olmak üzere) klinik çalışmalarında görülme sıklığı, 75 yaş altındaki hastalarla kıyaslandığında 75 yaş ve üstü hastalar için daha yüksektir. Pazarlama sonrası deneyim ® ile pazarlama sonrası deneyimde aşağıdaki advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar büyüklüğü belli olmayan bir popülasyondan gönüllülük ilkesine dayanarak raporlandığından sıklıklarını güvenilir biçimde tahmin etmek veya ilaç maruziyetiyle nedensel bir ilişki kurmak her zaman mümkün değildir: hemolitik üremik sendrom (HUS), gastrointestinal perforasyon, perikardit.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.