IMURAN 50 MG TABLET, 100 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Imuran 50 mg ne için kullanılır?
KT 1İMURAN yeni bir böbrek, kalp veya karaciğer organ naklinin vücut tarafından kabul edilmesine yardımcı olmak veya bağışıklık sisteminizin kendi vücudunuza karşı tepki gösterdiği bazı hastalıklarda (otoimmün hastalık) kullanılabilir.
İMURAN'ın kullanıldığı otoimmun hastalıklar aşağıdadır:
- Şiddetli romatoid artrit (bağışıklık sisteminin eklemleri kaplayan hücrelere saldırdığı, eklemlerde şişme, ağrı ve sertliğe neden olan bir hastalık),
- Sistemik lupus eritematosus (bağışıklık sisteminin cilt, eklemler, böbrekler, beyin gibi diğer organlar da dahil olmak üzere vücudun birçok organına ve dokusuna saldırdığı,ve şiddetli yorgunluk, ateş, sertlik ve eklem ağrısına yol açan bir hastalık),
- Dermatomiyosit/polimiyosit (kas iltihabına, kas güçsüzlüğüne ve deri döküntüsüne neden olan bir grup hastalık),
- Otoimmün kronik aktif hepatit (bağışıklık sisteminin karaciğer hücrelerine saldırdığı ve karaciğer iltihabı, yorgunluk, kas ağrıları, cildin sararması ve ateşe neden olan bir hastalık),
- Pemfigus vulgaris (bağışıklık sisteminin cilt hücrelerine saldırdığı, cildin, ağzın, burnun, boğazın ve cinsel organların şiddetli kabarmasına neden olan bir hastalık),
- Poliarteritis nodosa (kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan nadir bir hastalık),
- Otoimmün hemolitik anemi (Vücudun kırmızı kan hücrelerini üretebileceğinden daha hızlı yok ettiği, zayıflık ve nefes darlığı belirtilerinin görüldüğü, ciddi bir kan hastalığı),
- Kronik refrakter idiyopatik trombositopenik purpura purpura (Kolay veya aşırı morarma ve kanamaya neden olabilen düşük trombosit sayısının olduğu bir durum).
İMURAN ayrıca enflamatuar bağırsak hastalığını (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit) tedavi etmek için de kullanılabilir.
Doktorunuz bu ilacı size ve durumunuza uyacak şekilde seçmiştir.
İMURAN kendi başlarına kullanılabilir, ancak diğer ilaçlarla birlikte daha sık kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Azatioprine veya bu ilacın diğer bileşenlerine karşı alerjiniz varsa,
- Merkaptopürine ( İMURAN'ın etkin maddesi olan azatioprine benzer bir ilaç) karşı alerjiniz varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Yakın zamanda aşı olduysanız ya da aşı oluyorsanız. Eğer İMURAN kullanıyorsanız, doktorunuz güvenli olduğunu söyleyinceye kadar, canlı organizma aşısı (örneğin; grip aşısı, kızamık aşısı, BCG aşısı v.b.) olmamalısınız. Bunun nedeni, İMURAN kullanırken olunan bazı aşılar sizin enfeksiyon almanıza neden olabilir.
- Lesch-Nyhan Sendromu olarak bilinen bir genetik durumunuz varsa. Bu nadir ailevi durum, hipoksantin-guanin-fosforiboziltransferaz adı verilen bir maddenin eksikliğine neden olur.
- Böbrek veya karaciğer probleminiz varsa,
- TPMT eksikliği (vücudunuzun tiyopürin metiltransferaz adı verilen bir enzimi çok az ürettiği durum) adı verilen genetik bir rahatsızlığınız varsa,
- Suçiçeği veya zona geçirdiyseniz,
- Hepatit B hastalığınız varsa (bir virüsün yol açtığı bir karaciğer hastalığı)
- Bir ameliyat geçirecekseniz (bunun nedeni, ameliyat sırasında kas gevşetici olarak kullanılan tubokürarin veya süksinilkolin içeren ilaçların İMURAN ile etkileşime girebilmesidir.). Ameliyat öncesinde anestezi uzmanına İMURAN kullandığınıza dair bilgi vermelisiniz.
Yukarıda bahsedilenlerden herhangi birinden emin değilseniz, İMURAN kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
İMURAN kullandığınız dönemde, herhangi bir değişikliği kontrol etmek amacıyla, doktorunuz sizden düzenli olarak kan tahlili yaptırmanızı isteyecektir. Kan testlerinin sıklığı İMURAN almaya devam ettiğiniz sürece genellikle azalacaktır.
İmmünosupresif tedavi görüyorsanız, İMURAN kullanmak sizi daha büyük bir risk altına sokabilir:
- Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi gören hastalarda cilt kanseri de dahil olmak üzere, tümörlerin gelişme ihtimali vardır. Bu nedenle güneş ve ultraviyole ışınlara maruz kalmamaya özen gösteriniz, koruyucu giysiler giyiniz ve yüksek koruyucu faktörlü güneş kremi kullanınız.
- Lemfoproliferatif bozukluklar
İMURAN tedavisi, lemfoproliferatif bozukluklar olarak adlandırılan bir kanser tipine yakalanma riskini artırır. Çoklu immünosupresanlar (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaçları (tiyopürinleri kapsayan) kapsayan tedavi rejimi ile ölüme neden olabilir.
Çoklu immünosupresanlar (bağışıklık sistemini baskılayan) ilaçların bir kombinasyonunun birlikte verilmesi, bir viral enfeksiyona (Epstein-Barr virus (EBV)- lemfoproliferatif bozukluklar ile birlikte) bağlı olarak lenf sistemi bozukluklarının riskini artırır.
- Genellikle belirli artrit tipleri, ciddi suçiçeği veya zona enfeksiyonu olan insanlarda Makrofaj Aktivasyon Sendromu (enflamasyonla ilişkili beyaz kan hücrelerinin aşırı aktivasyonu) adı verilen ciddi bir durum gelişebilir.
Bu nedenle, İMURAN alırken su çiçeği veya zona hastalığı olan kişilerle temastan kaçınınız.
- Önceden geçirilmiş bir hepatit B enfeksiyonunun tekrar aktif olması.
- Fırsatçı bir enfeksiyon olan PML (Progresif Multifokal Lökoensefalopati) gibi diğer enfeksiyonlar. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi hissettiğinizde doktorunuz ile iletişime geçiniz (bkz. Bölüm 4 “Olası yan etkiler”)
- Pellagra
İshal, vücudun belirli bölgeleriyle sınırlı koyu renkli (pigmentli) döküntü (dermatit), hafızanızda, muhakeme yeteneğinizde veya diğer düşünme becerilerinizde gerileme (demans) yaşarsanız derhal doktorunuzla konuşun; çünkü bu belirtiler B3 vitamini eksikliğini (nikotinik asit eksikliği/pellagra) işaret edebilir.
NUDT15-gen mutasyonu NUDT15-geninde (vücutta merkaptopürinin parçalanmasında rol oynayan bir gen) kalıtsal bir mutasyonunuz varsa, enfeksiyon ve saç dökülmesi riskiniz daha yüksektir ve doktorunuz size daha düşük bir doz verebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, İMURAN'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek: 1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa İMURAN'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerjik reaksiyonlar: (100 hastanın 1'den azını etkileyen, yaygın olmayan yan etkiler olabilir)
- Genel yorgunluk hali, baş dönmesini de içeren sersemlik hali, bulantı, kusma, karın ağrısı veya ishal.
- Göz kapaklarında, yüzde ve dudaklarda şişme
- Deride kızarıklık, deri nodülleri veya deri döküntüsü (kabarcıklar, kaşıntı ve cilt soyulması dahil)
- Kas ve eklemlerde ağrı
- Ani hırıltı, öksürme veya nefes almada zorluk
- Bu reaksiyonlar, ciddi vakalarda yaşamı tehdit edici olabilir (10.000 hastanın 1'den azını etkileyen çok seyrek yan etkiler olabilir)
- Özellikle ağız, burun, gözler ve cinsel organlar (Stevens-Johnson sendromu) etrafında meydana gelen kabarcıklar ve cildin soyulması gibi yaygın döküntü, toksik epidermal nekroliz gibi hayatı tehdit eden cilt reaksiyonlarına dönüşebilen deri döküntüleri veya kızarıklık ) (10.000 hastanın 1'den azını etkileyen, çok seyrek yan etkiler olabilir)
- Tersinir pnömonit (akciğerlerinizin nefes darlığı, öksürük ve ateşe neden olan iltihabı) (10.000 hastanın1'den azını etkileyen, çok seyrek yan etkiler olabilir)
- Belirtileri zayıflık, yorgunluk, solukluk, kolayca morarma, olağandışı kanama veya enfeksiyonlar olan kan ve kemik iliği ile ilgili problemler (10 hastanın 1'den fazlasını etkileyen, çok yaygın yan etkiler olabilir)
- İMURAN diğer immünosupresiflerle birlikte kullanıldığında beyninize zarar veren bir virüs kapabilirsiniz. Bu, baş ağrılarına, davranışlarda değişikliklere, konuşma bozukluğuna, hafıza, dikkat ve karar verme gibi yeteneklerin kötüleşmesine (bilişsel düşüş) neden olabilir ve ölümcül olabilir (JC virüsü ile ilişkili Progresif Multifokal Lökoensefalopati olarak bilinen durum) (10.000 hastanın 1'den azını etkileyen, çok seyrek yan etkiler olabilir)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
- Yüksek vücut sıcaklığı (ateş) veya boğaz ağrısı, ağrılı ağız, idrar problemleri ya da nefes darlığı ve öksürüğe neden olan göğüs enfeksiyonu gibi başka bir enfeksiyon belirtiniz varsa (bunlar 10 hastanın 1'den fazlasını etkileyen, çok yaygın yan etkiler olabilir)
- Karaciğerinizle ilgili problemler, belirtileri cildinizin veya gözlerinizin beyazlarının sararmasıdır (sarılık) (100 hastanın 1'den azını etkileyen, yaygın olmayan yan etkiler olabilir)
- Kan, lenf ve cilt kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türleri (Bkz. Bölüm 2 Uyarılar ve Önlemler) (1000 hastanın 1'den azını etkileyen, seyrek yan etkiler olabilir).
- Sweet sendromu (akut febril nötrofilik dermatoz olarak da bilinir). Özellikle kollarınızda, ellerinizde, parmaklarınızda, yüzünüzde ve boynunuzda da ateş (yüksek sıcaklık) ile birlikte ortaya çıkabilecek bir döküntü (dokunması acı veren, kırmızı, pembe veya mor topaklar) gelişebilir (bu yan etkilerin ortaya çıkma oranı bilinmemektedir - mevcut verilerden tahmin edilemez)
- Belirli bir lenfoma türü (hepatosplenik T hücreli lenfoma). Burun kanaması, yorgunluk, önemli gece terlemeleri, kilo kaybı ve açıklanamayan ateşler (yüksek sıcaklık) gelişebilir (bu yan etkilerin ortaya çıkma oranı bilinmemektedir - mevcut verilerden tahmin edilemez).
Yukarıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, İMURAN Tablet almayı bırakın ve hemen bir doktora görünün.
Diğer yan etkiler Çok yaygın (10 hastanın 1'i etkilenir)
- Kan testlerinde enfeksiyona neden olabilecek akyuvarlarda düşme Yaygın (10 hastanın 1'den azı etkilenir)
- Bulantı (hasta hissetme)
- Yaygın olmayan (100 hastanın 1'den azı etkilenir)
- Anemi (kırmızı kan hücrelerinin seviyesinin azalması)
- Özellikle ellerde ve ayaklarda yoğun kaşıntıya neden olabilen gebelik kolestazı (hamilelik sırasında karaciğeri etkileyen durum)
- Şiddetli üst karın ağrısına neden olabilen pankreatit (pankreas iltihabı) Seyrek (1000 hastanın 1'den azı etkilenir)
- İMURAN alırken saç dökülmesi durumu dikkat çekebilir. Genellikle İMURAN tedavisi devam etse dahi, saçlar tekrar uzar. Eğer endişeleniyorsanız doktorunuza sorun.
Çok Seyrek (10.000 hastanın 1'den azı etkilenir)
- Bağırsaklarınızda ishal, karın ağrısı, kabızlık, duygu veya hastalığa neden olan problemler (bağırsak perforasyonu)
- Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle sıklığı tahmin edilemiyor)
- Fotosensitivite (ışığa veya günışığına duyarlılık)
- Koyu renkli (pigmentli) döküntü; ishal; veya hafıza kaybı ile ilişkili pellagra (B3 vitamini (niasin) eksikliği)
- Özellikle kollarınızda, ellerinizde, parmaklarınızda, yüzünüzde ve boynunuzda, ateşin de eşlik edebileceği döküntüler (dokunduğunuzda acı veren kırmızı, pembe veya mor kabarıklıklar) ortaya çıkabilir (Sweet sendromu, aynı zamanda akut ateşli nötrofilik dermatoz olarak da bilinir.). Bu yan etkilerin ortaya çıkma oranı bilinmemektedir (mevcut verilerden hareketle tahmin edilememektedir).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelik- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Eşlerden biri İMURAN kullanırken, hamileliği önlemek için güvenilir doğum kontrolü önlemleri alınmalıdır.
- Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız.
- Hamileliğiniz sırasında döküntü olmadan yoğun kaşıntı yaşarsanız derhal doktorunuzla konuşun. Ayrıca bulantı ve kaşıntının yanı sıra iştah kaybı da yaşayabilirsiniz; bu durum gebelik kolestazı (hamilelik sırasında karaciğeri etkileyen durum) adı verilen bir rahatsızlığınızın olduğunu gösterir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirme- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Küçük miktarlarda İMURAN anne sütüne geçebilir. İMURAN alan kadınların, ilaçtan sağlayacakları fayda, çocuk için potansiyel risklerden daha ağır basmadığı sürece emzirmeden kaçınmaları önerilir. Emzirmeden önce doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerİMURAN'ın içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı alerjiniz yoksa bu maddelere bağlı olumsuz bir etki oluşması beklenmez.
İMURAN laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Imuran 50 mg muadilleri
Imuran 50 mg ile aynı etken maddeyi (azatioprin) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTek başına, ya da daha sık olarak, bağışıklık cevabını etkileyen diğer maddeler (genellikle kortikosteroidler) ve yöntemlerle birlikte uygulanan bir immünosüpresan antimetabolittir. Terapötik etkisi ancak haftalar ya da aylar sonra görülebilir ve steroidden tasarruf ettirici bir etki de yapabilir; böylece yüksek dozlarda ve uzun süreli kortikosteroid kullanımı ile ilişkili toksisiteyi azaltır. Kortikosteroidlerle ve/veya diğer immünosüpresif madde ve yöntemlerle birlikte, renal transplant, kardiyak transplant ve hepatik transplant gibi organ transplantlarının sağkalımını artırmak için endikedir. Ayrıca renal transplant alıcılarının kortikosteroid gereksinimlerini de azaltır. orta ila şiddetli İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (IBD) (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit) tedavisinde, kortikosteroid tedavisinin gerekli olduğu hastalarda, kortikosteroid tedavisini tolere edemeyen hastalarda veya hastalığı diğer standart ilk basamak tedaviye refrakter olan hastalarda endikedir. Tek başına veya daha çok kortikosteroidler ve / veya diğer tıbbi ürünler ve yöntemler ile kombinasyon halinde, aşağıdakilerden muzdarip hastaların bir kısmında klinik fayda (dozun azaltılması veya kortikosteroidlerin kesilmesini içerebilir) göstermiştir: Ciddi romatoid artrit, Sistemik lupus eritematosus, Dermatomiyosit/polimiyosit, Otoimmün kronik aktif hepatit, Pemfigus vulgaris, Poliarteritis nodosa, Otoimmün hemolitik anemi, Kronik refrakter idiyopatik trombositopenik purpura.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAzatioprine veya ilacın diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlı oldukları bilinen hastalarda kontrendikedir. Hastada 6-merkaptopürine (6-MP) karşı aşırı duyarlılık varsa, karşı da olası aşırı duyarlılık bulunabilir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriCanlı organizma aşısı kullanılarak yapılan bağışıklama, bağışıklığı zayıflamış konakçılarda enfeksiyona neden olma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, hastaların azatioprin ile tedavilerinin bitiminden en az 3 ay sonrasına kadar canlı organizma aşıları almamaları önerilir. Ribavirin ve azatioprinin birlikte uygulanması tavsiye edilmez. Ribavirin, etkililiği azaltabilir ve azatioprinin toksisitesini artırabilir. İzleme: kullanımının neden olabileceği potansiyel tehlikeler vardır. Sadece, tedavi sırasında hastada görülebilecek toksik etkiler gerektiği gibi izlenebilecek ise kullanılmalıdır. Hematolojik yanıtın izlenmesine ve idame dozunun klinik yanıt için gerekli minimum doza düşürülmesine özellikle dikkat edilmelidir. Tedavinin ilk sekiz haftası içinde, trombosit sayımı dahil tam kan sayımlarının haftada bir ya da yüksek doz kullanıldığı veya hastada ciddi renal ve/veya hepatik bozukluk bulunduğu takdirde daha sık yapılması gerekir. Kan sayımı sıklığı tedavinin ilerleyen safhalarında azaltılabilir, fakat tam kan sayımlarının her ay tekrarlanması ya da en azından en fazla üçer ay arayla devam edilmesi önerilir. Kan sayımlarında anormal düşüşün ilk işaretlerinde, tedavi hemen kesilmelidir çünkü lökositler ve trombositler tedavi sonlandırıldıktan sonra düşmeye devam edebilir. alan hastalara, herhangi bir enfeksiyon belirtisini, boğaz ülseri, ateş, beklenmedik morarmaları veya kanamayı ya da diğer kemik iliği depresyonu belirtilerini derhal bildirmeleri gerektiği söylenmelidir. Azatioprin yeterince erken kesilebilirse, kemik iliği supresyonu geri dönüşlüdür. Azatioprin hepatotoksiktir ve tedavi sırasında karaciğer fonksiyon testleri rutin olarak izlenmelidir. Öncesinde karaciğer hastalığı bulunan veya hepatotoksik olabilecek bir başka tedavi alanlarda daha sık izlem uygun olabilir. Hasta sarılık ortaya çıktığında azatioprini derhal bırakması konusunda bilgilendirilmelidir. Azatioprin tedavisiyle ilişkili olarak nadiren gebelik kolestazı rapor edilmiştir. Gebelik kolestazı meydana gelirse, ürünün risk-yarar profili dikkate alınarak vaka bazında değerlendirme yapılması gerekir (potansiyel sonlandırma/doz azaltımı). Kalıtımsal tiyopürin metiltransferaz enzim (TPMT) eksikliği olan kişilerde, azatioprin ile tedaviyi takiben, alışılmışın dışında azatioprinin miyelosupresif etkisine hassasiyet ve hızlı kemik iliği depresyonuna eğilim görülebilir. Bu sorun, olsalazin, mesalazin veya sülfasalazin gibi TPMT’yi inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanımda daha da kötüleşebilir. Diğer sitotoksik ilaçlarla kombinasyon halinde 6-merkaptopürin (azatioprinin aktif metaboliti) alan kişilerde TPMT aktivitesinin azalması ile sekonder lösemiler ve miyelodisplazi arasında muhtemel bir ilişki olduğu bildirilmiştir. Bazı laboratuvarlar TPMT yetmezliğine yönelik testler sunmakta olsa da bu testlerde bütün hastalarda ciddi toksisite riskinin saptandığı görülmemiştir. Bu nedenle, kan sayımlarının yakından izlemi yine de gereklidir. Allopurinol, oksipurinol veya tiopurinol ACE inhibitörleri, trimetoprim/sülfometoksazol, simetidin veya indometasin Antikoagülanlar azatioprinle birlikte verildiğinde koagülasyon yakından izlenmelidir. Primer veya sekonder toksisitesi miyelosupresyon olan başka tıbbi ürünler ile birlikte kullanıldığında azatioprinin dozunun azaltılması gerekebilir. Aşırı Duyarlılık Geçmişinde 6-merkaptopürine karşı aşırı duyarlılığı olduğundan şüphelenilen hastalara, allerji testleri ile hastanın 6-merkaptopürine karşı aşırı duyarlı olduğu, ama azatioprin açısından negatif olduğu doğrulanmadıkça, bunun ön ilacı olan azatiopirin kullanmaları önerilmemelidir. Kalıtsal NUDT15 gen mutasyonu olan hastalar Kalıtsal mutasyona uğramış NUDT15 geni olan hastalar, klasik tiyopürin tedavisi dozlarında, erken lökopeni ve alopesi gibi şiddetli azatioprin toksisitesi açısından yüksek risk altındadır. Bu hastalardan, özellikle NUDT15 varyant homozigotları olanlarda genellikle dozun azaltılması gereklidir. NUDT15 c.415C> T'nin sıklığı Doğu Asyalılarda yaklaşık %10, Hispaniklerde %4, Avrupalılarda %0,2 ve Afrikalılarda %0 olarak etnik değişkenlik göstermektedir. Her durumda, kan sayımlarının yakından izlenmesi gereklidir. Böbrek ve/veya karaciğer yetmezliği Böbrek yetmezliği ve/veya karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda azatioprin uygulaması sırasında dikkatli olunması önerilir. Bu hastalarda başlangıç dozunun azaltılması değerlendirilmeli ve hematolojik yanıt dikkatle izlenmelidir Lesch-Nyhan sendromu Sınırlı sayıdaki kanıtlar, hipoksantin-guanin fosforiboziltransferaz eksikliği (Lesch-Nyan sendromu) olan hastalarda azatioprinin etkili olmadığını düşündürmektedir. Bu nedenle, bu hastalardaki anormal metabolizma göz önüne alındığında, bu hastalara azatioprin verilmesi önerilmez. Nöromüsküler blokör ajanlar Azatioprin, atrakuryum, roküronyum, sisatraküryum veya süksametonyum (süksinilkolin olarak da bilinir) gibi nöromüsküler bloke edici ajanlarla birlikte verildiğinde özel dikkat gereklidir. Anestezi uzmanları, ameliyattan önce hastalarına azatioprin verilip verilmediğini kontrol etmelidir. Mutajenisite ile tedavi edilen erkek ve kadın hastalarda kromozomal anormallikler gösterilmiştir. bu anormalliklerin gelişimindeki rolünü değerlendirmek güçtür. Zamanla ortadan kalkan kromozomal anormallikler ile tedavi edilen hastaların çocuklarında lenfositlerinde gösterilmiştir. Son derece seyrek görülen durumlar dışında, ile tedavi edilen hastaların çocuklarında fiziksel bir anormallik kanıtının ortaya çıktığı gözlenmemiştir. ve uzun dalga ultraviyole ışınlarının, ile tedavi edilen bir dizi hastalığı olan kişilerde sinerjistik klastojenik etkisinin olduğu gösterilmiştir. Karsinojenisite Azatioprin dahil olmak üzere, immünosüpresif tedavi alan hastalar, lenfoproliferatif hastalıklar ve diğer maligniteler, özellikle cilt kanserleri (melanomlar ve –melanom olmayanlar), sarkomalar (Kaposi ve Kaposi olmayan) ve in situ uterin serviks kanseri gelişmesi açısından risk altındadır. Artan risk, immünosüpresyonun derecesi ve süresi ile ilişkili görünmektedir. İmmünosüpresyonun kesilmesi ile lenfoproliferatif hastalıklarda kısmi regresyon sağlanabildiği bildirilmiştir. Çoklu immünosüpresanları (tiyopürinler dahil) içeren bir tedavi rejimi kullanırken dikkatli olunmalıdır çünkü bu bazılarının ölüme yol açtığı bildirilen lenfoproliferatif hastalıklarla sonuçlanabilmektedir. Eş zamanlı olarak uygulanan çoklu immünosüpresanların birlikte verilmesi Epstein-Barr virüsü (EBV)-ilişkili lenfoproliferatif hastalıklar riskini arttırmaktadır. Multipl immünosupresif ajanları alan hastalar fazla immunosupresyon riski altında olabilir bu nedenle bu tür tedaviler etkili olabileceği en alt seviyede sürdürülmelidir. Genellikle hastalarda cilt kanseri riskini artırdığı için güneş ve UV ışıklarına maruziyet sınırlandırılmalı, ayrıca hastalar koruyucu giysiler giymeli ve yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmalıdır. Azatioprin tek başına veya anti-TNF ajanları ya da diğer immünosupresanlar ile birlikte kullanıldığında, hepatosplenik T hücresi lenfoma raporları alınmıştır. Bildirilen vakaların çoğunun İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı (IBD) popülasyonunda ortaya çıkmasına rağmen, bu popülasyonun dışında da bildirilen vakalar da vardır. Makrofaj aktivasyon sendromu Makrofaj aktivasyon sendromu (MAS), otoimmün rahatsızlıkları olan, özellikle İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (IBD) olan hastalarda gelişebilen, bilinen ve yaşamı tehdit eden bir hastalıktır ve azatioprin kullanımı ile bu durumun gelişme olasılığı artabilir. MAS ortaya çıkarsa veya bundan şüpheleniliyorsa, değerlendirme ve tedaviye olabildiğince erken başlanmalı ve azatioprin tedavisi kesilmelidir. MAS için bilinen tetikleyiciler olduğundan, doktorlar EBV ve sitomegalovirüs (CMV) gibi enfeksiyon semptomlarına dikkat etmelidir. Metabolizma ve beslenme bozuklukları Pürin analoglarının (azatiyoprin ve merkaptopurin) uygulanması, niasin yoluna müdahale edebilir ve potansiyel olarak nikotinik asit eksikliği/pellagraya yol açabilir. Özellikle İBH (Crohn hastalığı, ülseratif kolit) hastalarında azatioprin kullanımıyla ilgili az sayıda vaka rapor edilmiştir. Lokalize pigmente döküntü (dermatit); gastroenterit (ishal); ve bilişsel gerileme (demans) dahil yaygın nörolojik bozukluklar ile başvuran bir hastada pellagra tanısı düşünülmelidir. Niasin/nikotinamid takviyesi ile birlikte uygun tıbbi tedavi başlatılmalı ve azatioprinin dozunun azaltılması veya kesilmesi düşünülmelidir. Varisella zoster virüs enfeksiyonu Varisella zoster virüsü enfeksiyonu (VZV; su çiçeği ve herpes zoster) immünosupresanların uygulanması sırasında şiddetli hale gelebilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda dikkatli olunmalıdır. Immunosupresanları uygulamaya başlamadan önce hekimin hastada herhangi bir VZV hikayesi olup olmadığı kontrol edilmelidir. Daha önce maruziyetleri belirlemek için serolojik testlerin yapılması yararlı olabilir. Daha önce herhangi bir maruziyet hikayesi olmayan hastalar suçiçeği veya herpes zosterli kişilerle temastan kaçınmalıdır. Eğer hasta VZV’ye maruz kalmışsa hastaların suçiçeği veya herpes zoster geliştirmesini önlemek için özel ilgi gösterilmelidir ve varisella zoster immunglobuliniyle (VZIG) pasif immunizasyon düşünülebilir. Eğer hasta VZV ile enfekte ise, antiviral ve destekleyici tedavi dahil uygun önlemler alınmalıdır. Progresif Multifokal Lökoensefalopati (PML) Diğer immünosüpresif ajanlar ile birlikte azatioprin alan hastalarda JC (Human polyomavirus 2) virüsün neden olduğu fırsatçı bir enfeksiyon olan PML bildirilmiştir. PML'yi düşündüren ilk belirti veya semptomlarda immünosüpresif tedavi kesilmeli ve bir tanı koymak için uygun değerlendirme yapılmalıdır.. Hepatit B Hepatit B taşıyıcıları (altı aydan uzun süredir hepatit B yüzey antijeni pozitif olan hastalar olarak tanımlanır) veya belgelenmiş geçmiş HBV enfeksiyonu olan, immünosupresanlar alan hastalar, serum HBV DNA ve ALT seviyelerinde asemptomatik artışlarla birlikte HBV replikasyonunun yeniden aktivasyonu riski altındadır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Diğer immünosüpresanlarla kombine olarak azatioprin alan transplantasyon hastalarında viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlar. Yaygın olmayan: Diğer hasta popülasyonlarında viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlar. Çok seyrek: Diğer immünosüpresanlarla kombine azatioprin kullanımı sonrası JC virüs ilişkili PML olguları bildirilmiştir tek başına veya diğer immünosüpresanlarla özellikle kortikosteroidlerle kombine olarak alan hastalar, şiddetli veya atipik varisella enfeksiyonu, hepatit B, herpes zoster ve diğer enfeksiyöz ajanlar dahil viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı bir duyarlılık artışı gösterirler. İyi huylu, kötü huylu ve tanımlanmamış neoplazmalar (kistler ve polipler dahil) Seyrek: Lenfoproliferatif bozukluklar, cilt kanserleri (melanomlar ve melanom olmayanlar), sarkomlar (Kaposi ve Kaposi olmayanlar) ve in situ uteri serviks kanseri, akut miyeloid lösemi ve miyelodisplastik sendrom dahil neoplazmalar. Bilinmiyor: Hepatosplenik T hücreli lenfoma Non Hodgkin lenfoma ve diğer malign durumların özellikle cilt kanserleri (melanom ve non melanom), sarkomlar (Kaposi ve Kaposi olmayan), in situ uterin serviks kanseri gibi durumların gelişme riski, immünosüpresan ilaçlar alan hastalarda özellikle de nakil alıcılarında artmıştır ve bu nedenle agresif tedavi alan transplant alıcılarında bu tür tedaviler en alt etkili düzeyde sürdürülmelidir. Bağışıklık sisteminin baskılanmış olduğu romatoid artrit hastalarında Non-Hodgkin lenfoma geliştirme riskinin yüksek olduğu durumlar genel popülasyonla kıyaslandığında en azından kısmen hastalığın kendisi ile ilgili olduğu görünmektedir. Akut myeloid lösemi ve myelodisplazi (bazıları kromozomal anomalilerle birlikte) seyrek olarak bildirilmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Kemik iliği fonksiyonunun baskılanması, lökopeni Yaygın: Trombositopeni Yaygın olmayan: Anemi Seyrek: Agranülositoz, pansitopeni, aplastik anemi, megaloblastik anemi, eritroid hipoplazi daha sıklıkla lökopeni ancak bazen anemi, trombositopeni ve seyrek olarak agranülositoz, pansitopeni ve aplastik anemi olarak ifade edilen dozla ilişkili genellikle geri dönüşümlü kemik iliği fonksiyonunun baskılanmasına sebep olabilir. Bu gibi durumlar özellikle miyelotoksisiteye yatkınlığı olan hastalarda, örneğin tiyopürin metiltransferaz enziminin (TPMT) eksikliğinde, böbrek veya karaciğer yetmezliği olan ve dozunun azaltılmasında başarısız olunan hastalarda ve aynı zamanda allopürinol tedavisi alıyorlar ise meydana gelebilir. Geri dönüşümlü, doza bağlı alyuvarların ortalama hacminde ve hemoglobin içeriğinde tedavisiyle birlikte artış meydana gelmiştir. Ayrıca megaloblastik kemik iliği değişiklikleri gözlenmiştir fakat şiddetli megaloblastik anemi ve eritroid hipoplazi seyrektir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Hipersensitivite reaksiyonları. Çok seyrek: Stevens Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz. Zaman idiyosinkratik hipersensitivite niteliğinde görülen çeşitli farklı klinik sendromlar azatioprin tablet ve enjeksiyon uygulanmasını takiben tanımlanmıştır. Bu sendromlar, genel halsizlik, baş dönmesi, bulantı, kusma, diyare, ateş, titreme, ekzantem, kızartı, eritema nodozum, vaskülit, adale ağrıları, artralji, hipotansiyon, böbrek fonksiyon bozukluğu, karaciğer fonksiyon bozukluğu ve kolestaz şeklindedir. Pek çok vakada, ile bir bağlantı olduğu kanıtlanmıştır. tedavisine derhal son verilmesi ve dolaşım destekleyici önlemlerin alınması vakaların büyük bir kısmında iyileşme sağlamıştır. Altta yatan başka patolojiler çok nadir olarak bildirilen ölüm vakalarına katkıda bulunmuştur. karşı bir hipersensitivite reaksiyonunun izlenmesinde, devam eden uygulamasının gerekliliği kişilere göre dikkatle değerlendirilmelidir Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Pellagra Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Reversibl pnömoni. Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Bulantı. Yaygın olmayan: Pankreatit. Çok seyrek: Kolit, divertikülit ve bağırsak perforasyonu transplantasyon yapılan popülasyonlarda ve ayrıca şiddetli diyare inflamatuar bağırsak hastalığı popülasyonlarında bildirilmiştir. Hastaların az bir kısmında, ilk kez aldıklarında mide bulantısı görülür. Mide bulantısı, tabletlerin yemeklerden sonra verilmesi halinde ortadan kalkmaktadır. Bununla birlikte, azatioprin tabletlerin yemek sonrası alınması oral emilimi azaltabilir; bu nedenle, bu şekilde uygulanmasını takiben, terapötik etkinliğinin izlenmesi değerlendirilmelidir. İmmünosupresif tedavi uygulanan transplant alıcılarında kolit, divertikülit ve bağırsak perforasyonu dahil ciddi komplikasyonlar tanımlanmıştır. Ancak etiyolojisi açıkça bilinmemektedir ve yüksek doz kortikosteroidler ile ilgili olabilir. İnflamatuar bağırsak hastalığı için ile tedavi edilen hastalarda ilacın tekrar verilmesi ile nükseden şiddetli diyare bildirilmiştir. Bu tür hastalar tedavi edilirken semptomların şiddetlenmesinin ilaca bağlı olabileceği ihtimali her zaman göz önünde tutulmalıdır. ile tedavi olan hastaların küçük bir yüzdesinde, özellikle renal transplant hastalarında ve inflamatuar bağırsak hastalığı teşhis edilmiş kişilerde pankreatit bildirilmiştir. Hepatobilier hastalıklar Yaygın olmayan: Kolestaz ve gebelik kolestazı. Seyrek: Hayati tehlike yaratabilecek karaciğer hasarı. tedavisine bağlı olan kolestaz ve karaciğer fonksiyonunun bozulması bazen bildirilmiştir ve genellikle tedavinin kesilmesi ile geri dönüşümlüdür. Bu durum hipersensitivite reaksiyonları ile ilişkili olabilir. Nadir, fakat hayati tehlikesi olan karaciğer hasarı, özellikle transplant hastaları olmak üzere uzun dönem uygulamasına bağlı olarak bildirilmiştir. Hastalardaki histolojik bulgular sinüzoidal dilatasyon, peliozis hepatis, vena oklizif hastalığı, nodüler rejeneratif hiperplaziyi içermektedir. Bazı durumlarda kesilmesi karaciğer histolojisinde ve semptomlarında geçici veya kalıcı düzelmelerle sonuçlanmıştır. Deri ve deri -altı doku hastalıkları Seyrek: Alopesi Bilinmiyor: Sweet sendromu (akut febril nötrofilik dermatoz), fotosensitivite Araştırmalar: Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluk Saç kaybı, azatioprin ve diğer immünosupresif ilaçları alan hastalardaki birkaç durumda görülmüştür. Pek çok örnekte tedavinin devam etmesine karşın durum kendiliğinden çözümlenmiştir. Pediyatrik popülasyon: Çocuklarda istenmeyen etkilerin sıklık, tip ve şiddetinin erişkinlerdeki ile aynı olması beklenir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.