IMBRUVİCA 140 MG FİLM KAPLI TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Imbruvica 140 mg ne için kullanılır?
KT 1IMBRUVICA ibrutinib etkin maddesini içeren bir antikanser ilacıdır. Protein kinaz inhibitörleri olarak bilinen bir ilaç sınıfına aittir. Vücuttaki, kanser hücrelerinin yaşamasına ve büyümesine yardımcı olan bir proteini bloke etmek suretiyle etkili olur. Bu protein “Bruton tirozin kinazı” olarak adlandırılır. Bu proteini bloke ederek, IMBRUVICA kanser hücrelerinin yok edilmesine ve sayısının azaltılmasına yardımcı olur. Kanserin yayılmasını da yavaşlatır.
Yetişkinlerde aşağıda belirtilen kan kanserlerinin tedavisinde kullanılır:
- Lenf düğümlerini etkileyen bir kanser türü olan Mantle Hücreli Lenfoma'da (MHL); eğer hastalık nüks ettiyse (yeniden ortaya çıktıysa) ya da tedaviye yanıt vermediyseniz,
- Lenf bezlerini de içeren, beyaz kan hücresi denilen lenfositleri etkileyen bir kanser türü olan Kronik Lenfositik Lösemi'de (KLL)'de aşağıdaki durumların tedavisinde:
- Daha önceden tedavi almamış bir KLL hastasıysanız ilk basamak tedavinizde; tek başına ya da rituksimab veya obinutuzumab veya venetoklaks ile birlikte olarak,
- İlk basamak tedaviye yanıt vermemiş veya ilk basamak tedaviden sonra nüks etmiş bir KLL hastasıysanız ikinci basamak ve sonraki basamak tedavilerinizde; tek başına ya da bendamustin ve rituksimab ile birlikte olarak kullanılmaktadır.
- Lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerini etkileyen bir kanser türü olan Waldenström Makroglobulinemisi için daha önce en az bir kez tedavi sonrasında hastalığınız tekrarlamış yada direnç gelişmişse ya da kemoimmunoterapi almak için uygun olmamanız halinde ilk basamak tedavinizde tek başına rituksimab ile birlikte kullanılmaktadır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İbrutinibe veya içerdiği maddelerden (yukarıda listelenmiştir) herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerji) varsa,
- Depresyon tedavisinde kullanılan Sarı kantaron (St John's Wort) isimli bitkisel ilaç kullanıyorsanız. Bundan emin değilseniz, ilacı kullanmadan önce doktorunuz, eczacınız ya da hemşireniz ile konuşun.
Yukarıda belirtilen durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse bu ilacı kullanmayınız.
Emin olmadığınız her durumda bu ilacı almadan önce doktorunuz veya eczacınızla konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEğer sizde aşağıdaki durumlardan biri varsa IMBRUVICA kullanmadan önce doktorunuza, eczacınıza ya da hemşirenize söyleyiniz:
- Daha önce anormal morarma oluşumu ya da kanama yaşadıysanız ya da kanama riskinizi arttıran ilaçlar ya da takviyeler kullanıyorsanız (bkz. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı)
- Düzensiz kalp atımınız ya da düzensiz kalp atımına veya şiddetli kalp yetmezliğine dair öykünüz varsa ya da şunlardan herhangi birini hissederseniz: nefes darlığı, güçsüzlük, baş dönmesi, sersemlik, bayılma ya da bayılma hissi, göğüs ağrısı ve bacaklarda şişlik
- Hepatit B enfeksiyonu geçirdiyseniz veya şimdi geçiriyorsanız (karaciğer enfeksiyonu) dahil olmak olmak üzere karaciğer sorunlarınız varsa
- Yüksek tansiyonunuz varsa
- Özellikle de mide ya da bağırsaklarınızdan besin ve ilaçların emilimini etkileyeceği için, yakın zamanda cerrahi müdahale geçirdiyseniz
- Size yönelik bir cerrahi müdahale planlanıyor ise; doktorunuz sizden kısa bir süre için cerrahi öncesinde ve sonrasında (3 ila 7 gün) IMBRUVICA kullanmayı bırakmanızı isteyebilir
- Böbrek sorunlarınız varsa.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse (ya da emin değilseniz) bu ilacı almadan önce veya alırken lütfen doktorunuza danışınız. ("Olası yan etkiler" bölümüne bakınız.) IMBRUVICA kullanırken şunları fark ederseniz ya da başkaları sizde olduğunu fark ederse derhal doktorunuzla konuşun: hafıza kaybı, düşünme zorluğu, yürüme güçlüğü veya görme kaybı - bunlar çok nadir ancak ölümcül olabilen ciddi bir beyin enfeksiyonunun (Progresif Multifokal Lökoensefalopati veya PML) belirtileri olabilir.
Bunlardan birinin sizde olduğunu fark ederseniz ya da başka biri sizde olduğunu fark ederse derhal doktorunuza bildiriniz: uzuvlarda ani uyuşma veya güçsüzlük (özellikle vücudun bir tarafında), ani kafa karışıklığı, konuşma veya anlamada zorluk, görme kaybı, yürüme zorluğu, denge kaybı veya koordinasyon eksikliği, bilinen bir nedeni olmayan ani şiddetli baş ağrısı.
Bunlar inme belirtileri ve semptomları olabilir.
IMBRUVICA kullanmayı bıraktıktan sonra sol üst göbek (karın) ağrısı, sol göğüs kafesinin altında veya sol omzunuzun ucunda ağrı (bunlar dalağın yırtılmasının belirtileri olabilir) ortaya çıkarsa derhal doktorunuza bildiriniz.
Kalp üzerindeki etkiler IMBRUVICA ile tedavi, özellikle ritim sorunları, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon gibi kalp hastalıklarınız varsa, diyabetiniz varsa veya ileri yaştaysanız kalbi etkileyebilir. Etkiler şiddetli olabilir ve bazen ani ölüm dahil olmak üzere ölüme neden olabilir. IMBRUVICA tedavisi öncesinde ve sırasında kalp fonksiyonunuz kontrol edilecektir. IMBRUVICA tedavisi sırasında nefes darlığı hissederseniz, yatarken nefes almakta güçlük çekerseniz, ayaklarda, ayak bileklerinde veya bacaklarda şişme ve halsizlik/yorgunluk hissederseniz bunlar kalp yetmezliği belirtileri olabilir.
IMBRUVICA ile tedavi sırasında viral, bakteriyel veya mantar enfeksiyonları yaşayabilirsiniz. Ateş, titreme, halsizlik, kafa karışıklığı, vücut ağrıları, soğuk algınlığı veya grip semptomlarınız varsa, yorgun hissediyorsanız veya nefes darlığı hissediyorsanız, ciltte ve ya gözlerde sararma (sarılık) varsa doktorunuzla iletişime geçiniz. Bunlar bir enfeksiyon belirtisi olabilir.
Hemofagositik lenfohistiyositoz Erken teşhis edilip tedavi edilmezse ölümcül olabilen, iltihapla ilişkili beyaz kan hücrelerinin aşırı aktivasyonuna (hemofagositik lenfohistiyositoz) ilişkin nadir raporlar bulunmaktadır.
Eğer ateş, şişmiş bezler, morarma veya deri döküntüsü gibi birden fazla semptom yaşarsanız, derhal doktorunuza başvurunuz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse (ya da emin değilseniz) lütfen doktorunuza danışınız.
Tedavi sırasında ve öncesindeki testler ve kontroller Tümör lizis sendromu (TLS): Kanser tedavisi sırasında ve bazen tedavi olmaksızın, kanser hücrelerinin hızlı yıkımı kanda olağandışı kimyasal seviyelerine neden olur. Bu, böbrek fonksiyonlarında değişikliklere, anormal kalp atışına veya nöbetlere neden olabilir.
Doktorunuz veya başka bir sağlık uzmanı TLS'yi kontrol etmek için kan testleri yapabilir.
Lenfositoz: Laboratuvar testleri, tedavinin ilk birkaç haftasında kan sayımınızın daha fazla beyaz kan hücresi (“lenfosit” olarak adlandırılan) içerdiğini gösterebilir. Bu beklenen bir durum olup, birkaç ay sürebilir. Bu, her zaman kan kanserinizin kötüye gittiğini göstermeyebilir. Doktorunuz tedavi öncesinde ve sırasında kan sayımlarınızı kontrol edecek ve nadir durumlarda size başka bir ilaç vermesi gerekebilecektir. Test sonuçlarınızın ne anlama geldiği konusunda doktorunuz ile konuşunuz.
Karaciğer ile ilgili olaylar: Doktorunuz, karaciğerinizin düzgün çalışıp çalışmadığını veya viral hepatit olarak bilinen bir karaciğer enfeksiyonunuz olup olmadığını veya hepatit B'nin ölümcül olabilecek şekilde yeniden aktif hale gelip gelmediğini kontrol etmek için bazı kan testleri yapacaktır.
Çocuklar ve ergenler IMBRUVICA çocuklar ve ergenler tarafından kullanılmamalıdır.
Yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerli ise (ya da emin değilseniz), bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, IMBRUVICA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir, ancak bunlar her kullanıcıda ortaya çıkmaz. Bu ilaç ile aşağıdaki yan etkiler görülebilir:
Aşağıdakilerden biri olursa, IMBRUVICA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Kaşıntılı yumrulu döküntü, nefes alma güçlüğü, yüz, dudak, dil ya da boğazda şişlik – ilaca karşı alerjik reaksiyon yaşıyor olabilirsiniz.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin IMBRUVICA'ya karşı ciddi allerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastanede yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Çok yaygın
- Ateş, ürperti, vücutta ağrılar, yorgunluk, nezle ya da grip belirtileri, nefes darlığı – bunlar enfeksiyon belirtisi olabilir (viral (virüsten kaynaklanan), bakteriyel ya da mantar). Bunlar arasında burun, sinüs ya da boğaz enfeksiyonları (üst solunum yolu enfeksiyonu) veya akciğer veya deri enfeksiyonu yer alabilir.
- Morarma ya da morarma eğiliminin artması
- Ağızda yara
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Kabızlık
- Hasta hissetme ya da olma (bulantı veya kusma)
- Hazımsızlık
- İshal (Diyare) – doktorunuzun size bir sıvı ve tuz replasmanı (yerine koyma tedavisi) ya da diğer bir ilaç vermesi gerekebilir.
- Deri döküntüsü
- Kol ve bacaklarda ağrı
- Sırt ya da eklem ağrısı
- Kaslarda kramp, spazm ya da sızı
- Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan hücrelerin (trombosit) sayısının düşüklüğü, çok düşük beyaz kan hücresi sayısı (kan testlerinde gösterilen)
- Kan testlerinde beyaz kan hücrelerinin sayı ya da oranında bir artış
- Ellerde, ayak bilekleri ve ayaklarda şişme
- Yüksek kan basıncı
- Kandaki “kreatinin” düzeyinde artış
- Yaygın
- Bütün vücutta seyreden ciddi enfeksiyon (sepsis)
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Burun kanaması, derinin altındaki kanamaya bağlı kırmızı ya da mor lekeler
- Mide, bağırsak, dışkı ya da idrarda kan, daha ağır geçen adet dönemi, yaralanmaya bağlı durdurulamayan kanama
- Kalp yetmezliği
- Atlayan kalp atışları, zayıf ya da eşit olmayan nabız, baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı (kalp ritim bozukluğuna ait belirtiler)
- Ateşin eşlik ettiği düşük beyaz kan hücresi sayımı (febril nötropeni)
- Melanom dışı (non-melanom) cilt kanseri, en sık görülen skuamöz (pul pul dökülen) hücre ve bazal (zemin) hücre cilt kanseri
- Bulanık görme
- Ciltte kızarıklık
- Kalıcı hasara yol açabilecek düzeyde akciğerlerin iltihaplanması
- Kan testlerinde gösterildiği üzere guta neden olabilecek yüksek kan “ürik asit” düzeyi
- Tırnaklarda kırılganlık
- Aniden gelişen böbrek hasarı
- Ellerde veya ayaklarda veya vücudun diğer bölümlerinde güçsüzlük, uyuşukluk, karıncalanma veya ağrı (periferal nöropati)
- Yaygın olmayan
- Karaciğer yetmezliği, ölümcül sonucu olanlar dahil
- Şiddetli mantar enfeksiyonları
- Kafa karışıklığı, konuşma bozukluğu veya baygınlık hissi ile baş ağrısı - bunlar beyninizdeki ciddi iç kanama belirtileri olabilir
- Kanser tedavisi sırasında ve bazen tedavi olmaksızın kanser hücrelerinin hızlı yıkımı sonucunda kanda olağandışı kimyasal seviyeleri (tümör lizis sendromu)
- Yüz, dudak, ağız, dil veya boğazda şişme, yutkunma veya nefes almada güçlük, kaşıntılı döküntü (kurdeşen) dahil, bazen ciddi olabilen alerjik reaksiyonlar
- Deri altındaki yağ dokusunun enflamasyonu
- Kan kaybı ve felç nedeniyle beyin veya sinir fonksiyonlarında azalma
- Gözde kanama (bazı durumlarda görme kaybıyla ilişkili)
- Anormal derecede hızlı kalp çarpıntısı
- Kalp durması (kalbin atışının durması)
- Ağrılı cilt ülseri (piyoderma gangrenozum) veya ciltte kırmızı, ağrılı deri alanları, ateş ve beyaz kan hücrelerinde artış (bunlar akut febril nötrofilik dermatoz veya Sweet sendromunun belirtileri olabilir)
- Ciltte kolayca kanayabilen küçük, kırmızı yumru (piyojenik granülom).
Seyrek
- Hücrelerin kümelenmesine neden olabilecek ciddi oranda artan beyaz kan hücresi sayısı (akyuvar)
- Özellikle ağız, burun, göz ve genital bölge çevresinde kabarıklık ve derinin soyulmasını takiben şiddetli döküntü (Stevens-Johnson Sendromu).
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilacı kullanırken gebe kalmamalısınız.
IMBRUVICA gebelik sırasında kullanılmamalıdır. IMBRUVICA'nın gebe kadınlarda kullanımının güvenliliğine dair bilgi yoktur.
Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar IMBRUVICA tedavisi sırasında gebe kalmayı önlemek üzere IMBRUVICA tedavisi sırasında ve sonrasında 3 aya kadar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Doğum kontrol hapı ya da cihazı gibi hormonal doğum kontrol araçları kullanıyorsanız, ikinci bir doğum kontrolü bariyer yöntemi kullanmalısınız (örneğin, prezervatif).
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
IMBRUVICA kullanırken emzirmeyiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerIMBRUVICA laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMantle Hücreli Lenfoma (MHL): En az 3 kür rituksimab ve alkilleyici ajan kombinasyonu sonrası nüks eden veya dirençli olan veya otolog kök hücre nakli sonrası nüks eden mantle hücreli lenfomada (MHL) endikedir. Kronik Lenfositik Lösemi (KLL): Daha önce tedavi edilmemiş kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısı olan yetişkin hastaların tedavisinde monoterapi olarak ya da rituksimab veya obinutuzumab veya venetoklaks ile kombine kullanımda, Relaps refrakter yetişkin KLL hastalarının tedavisinde monoterapi olarak ya da bendamustin ve rituksimab (BR) ile kombine kullanımda endikedir. Waldenström Makrogloblunemisi (WM): Waldenström makrogloblunemisi (WM) tanısı olan ve en az bir sıra tedavi sonrasında relaps yada dirençli erişkin hastaların tedavisinde ya da kemo-immunoterapi için uygun olmayan hastaların ilk sıra tedavisinde monoterapi veya rituksimabla kombinasyon halinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye ya da listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda ve St. John’s Wort (Sarı kantaron) içeren ürünler ile birlikte kullanımı kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKanama ilişkili olaylar ile tedavi edilen hastalarda, trombositopeninin eşlik ettiği ve etmediği kanama olay bildirimleri olmuştur. Bunlar arasında kontüzyon, burun kanaması ve peteşi gibi minor kanama olayları ve gastrointestinal kanama, intrakraniyal kanama ve hematüri gibi bazıları ölümcül olan, majör kanama olayları yer alır. Varfarin ya da diğer K vitamini antagonistleri ile eş zamanlı olarak kullanılmamalıdır. ile birlikte antikoagülan veya trombosit fonksiyonunu inhibe eden (antiplatelet ajanlar) tıbbi ürünlerin eş zamanlı kullanılması majör kanama riskini arttırır. Antikoagülanlarda, antiplatelet ajanlardan daha fazla majör kanama riski gözlendi. ile birlikte uygulandığında, antikoagülan veya antiplatelet tedavisinin risklerini ve yararlarını göz önünde bulundurun. Kanama bulgu ve semptomları için hasta izlenmelidir. Balık yağı ve E vitamini gibi gıda takviyelerinin kullanımından kaçınılmalıdır. tedavisi cerrahinin tipine ve kanama riskine bağlı olarak, cerrahi öncesinde ve sonrasında en az 3 ila 7 gün kesilmelidir. Kanama ile ilişkili olayların mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır. Konjenital kanama diyatezi olan hastalar incelenmemiştir. Lökostaz ile tedavi edilen hastalarda lökostaz vakaları bildirilmiştir. Dolaşımdaki lenfosit sayısının yüksek olması (> 400.000/mcL) riskte artışa neden olabilir. tedavisinin geçici olarak ara verilmesi düşünülmelidir. Hastalar yakından izlenmelidir. Belirtildiği şekilde hidrasyon ve/veya sitoredüksiyon dahil, destekleyici bakım uygulanmalıdır. Dalak rüptürü tedavisinin kesilmesinin ardından dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir. tedavisine ara veya son verildiğinde, hastalık durumu ve dalak boyutu dikkatle izlenmelidir (örn. klinik muayene, ultrason). Sol üst karın veya omuz ucu ağrısı gelişen hastalar değerlendirilmeli ve dalak rüptürü tanısı düşünülmelidir. Enfeksiyonlar ile tedavi edilen hastalarda enfeksiyonlar gözlenmiştir (sepsis, nötropenik sepsis, bakteri, virüs ya da mantar enfeksiyonları dahil). Bu enfeksiyonların bazıları hastaneye yatma ve ölümle sonuçlanmıştır. Ölümcül enfeksiyonları olan hastaların çoğunda nötropeni de vardır. Hastalar ateş, anormal karaciğer fonksiyon testleri, nötropeni ve enfeksiyonlar açısından izlenmeli ve endike olduğu gibi uygun anti-enfektif tedavi başlatılmalıdır. Fırsatçı enfeksiyon açısından artmış risk altında olan hastalar için standart tedaviye göre profilaksi düşünülmelidir. İbrutinib kullanımını takiben Aspergillozis, Kriptokokkozis ve Pnömosistis jiroveci enfeksiyonları vakaları dahil olmak üzere invazif fungal enfeksiyon vakaları bildirilmiştir. Rapor edilen invaziv mantar enfeksiyonu vakaları ölümcül sonuçlarla ilişkilendirilmiştir. Geçmişte ya da eşzamanlı alınan immünosupresif tedavi koşullarında ölümcül olanları dahil olmak üzere Progresif Multifokal Lökoensefalopati (PML) vakaları rapor edilmiştir. Hekimler yeni ya da kötüleşen nörolojik, bilişsel ya da davranışsal belirti veya semptomları olan hastalarda PML’yi ayırıcı tanıda değerlendirmelidir. PML’den şüphelenildiği takdirde, uygun tanısal değerlendirmeler gerçekleştirilmeli ve PML ekarte edilene kadar tedavi durdurulmalıdır. Herhangi bir şüphe varsa, hastanın bir nöroloji uzmanına sevk edilmesi ve PML için tercihen kontrastlı MRG, JC Viral DNA için beyin-omurilik sıvısı (BOS) testi ve tekrarlayan nörolojik değerlendirmeler gibi uygun tanısal ölçümler düşünülmelidir. Hepatik olaylar ile tedavi edilen hastalarda hepatotoksisite, hepatit B reaktivasyonu ve kronik olabilen hepatit E vakaları meydana gelmiştir. ile tedavi edilen hastalarda ölümcül olaylar dahil karaciğer yetmezliği meydana gelmiştir. ile tedaviye başlamadan önce karaciğer fonksiyonu ve viral hepatit durumu değerlendirilmelidir. Hastalar, tedavi sırasında karaciğer fonksiyon parametrelerindeki değişiklikler için periyodik olarak izlenmelidir. Klinik olarak belirtildiği gibi, enfeksiyöz hepatit için viral yük ve serolojik testler, yerel tıbbi kılavuzlara göre yapılmalıdır. Hepatik olay teşhisi konan hastalar için, yönetim için bir karaciğer hastalığı uzmanına danışmayı düşünün. Sitopeniler ile tedavi sırasında ortaya çıkan Derece 3 ya da 4 sitopeniler (nötropeni, trombositopeni ve anemi) bildirilmiştir. Ayda bir tam kan sayımları izlenmelidir. İnterstisyel Akciğer Hastalığı (İAH) ile tedavi edilen hastalarda İAH vakaları bildirilmiştir. Hastalar, İAH’na işaret eden akciğer semptomları bakımından izlenmelidir. Semptomların ortaya çıkması durumunda, ara verilmeli ve İAH uygun şekilde tedavi edilmelidir. Semptomların devam etmesi halinde, tedavisinin risk ve faydaları hesaplanmalı ve doz modifikasyonu kılavuzuna uyulmalıdır. Kardiyak aritmiler ve kardiyak yetmezlik ile tedavi edilen hastalarda ölümcül ve ciddi kardiyak aritmiler ve kalp yetmezliği meydana gelmiştir. İleri yaşlı, Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) performans durumu ≥2 olan veya kardiyak komorbiditeleri olan hastalar ani ölümcül kardiyak olaylar açısından daha yüksek riske sahip olabilirler. Özellikle akut enfeksiyonlar ya da kardiyak risk faktörleri, hipertansiyon dahil, diyabet hastalığı ve geçmiş bir kardiyak aritmi öyküsü olan hastalarda atriyal fibrilasyon, atriyal flutter ve ventriküler taşiaritmi ve kardiyak yetmezlik vakaları bildirilmiştir. başlamadan önce klinik olarak uygun kardiyak öykü ve fonksiyonun değerlendirmesi yapılmalıdır. Hastalar, tedavi sırasında kardiyak fonksiyonda klinik kötüye gitme belirtileri açısından dikkatle izlenmeli ve klinik olarak değerlendirilmelidir. Kardiyovasküler açıdan endişeler olan hastalar için ileri değerlendirme (örn., EKG, ekokardiyogram) düşünülmelidir. Kardiyak olaylar için ilgili risk faktörleri olan hastalarda, alternatif tedavi ile tedaviye başlamadan önce dikkatlice yarar/risk değerlendirilerek düşünülebilir. Ventriküler taşiaritmi belirti ve/veya semptomları gelişen hastalarda, geçici olarak kesilmeli ve tedaviye yeniden başlamadan önce kapsamlı bir klinik yarar/risk değerlendirmesi gerçekleştirilmelidir. Antikoagülan tedavisi gerektiren, halihazırda atriyal fibrilasyonu olan hastalarda, alternatif tedaviler düşünülmelidir. ile tedavi sırasında atriyal fibrilasyon gelişirse, hastalar tromboembolik hastalık riski açısından incelenmelidir. Yüksek riski olan ve alternatiflerinin uygun olmadığı hastalarda, antikoagülanlar ile çok yakından takip ederek tedavi düşünülmelidir. tedavisi sırasında hastalar kardiyak yetmezlik bulgu ve belirtileri açısından izlenmelidir. Bu vakaların bazılarında, kesilmesinden veya dozun azaltılmasından sonra kalp yetmezliği düzelmiş veya iyileşmiştir. Serebrovasküler olaylar Eşlik eden atriyal fibrilasyon ve/veya hipertansiyonu olan ve olmayan ile tedavi edilen hastalarda, serebrovasküler olay, geçici iskemik atak ve ölümleri içeren iskemik inme vakaları bildirilmiştir. Bildirilen gecikmeli vakalar arasında, ile tedaviye başlanmasından merkezi sinir iskemik vasküler durumlarının başlangıcına kadar çoğu vakada birkaç ay bulunması (%78'inde 1 aydan fazla ve vakaların %44'ünde 6 aydan fazla) hastaların düzenli olarak izlenmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Tümör lizis sendromu Tümör lizis sendromu (TLS) tedavisinde bildirilmiştir. Tümör lizis sendromu riski taşıyan hastalar, tedavi öncesi tümör yükü yüksek olan hastalardır. Hastalar yakından takip edilmeli ve uygun önlemler alınmalıdır. Non-melanom cilt kanseri Havuzlanmış randomize Faz 3 karşılaştırmalı çalışmalarda, ile tedavi edilen hastalarda karşılaştırma kollarına oranla daha sık non-melanom cilt kanseri bildirilmiştir. Hastalar non-melanom cilt kanseri açısından yakından takip edilmelidir. Hipertansiyon ile tedavi edilen hastalarda hipertansiyon meydana gelmiştir. ile tedavi edilen hastalarda kan basıncı düzenli olarak izlenmelidir. ile tedavi boyunca uygun görüldüğü takdirde antihipertansif ilaçlar başlatılmalı veya dozu ayarlanmalıdır. Hemofagositik lenfohistiyositoz (HLH) ile tedavi edilen hastalarda HLH vakaları (ölümcül vakalar dahil) bildirilmiştir. HLH, aşırı sistemik inflamasyonun klinik belirti ve semptomları ile karakterize, yaşamı tehdit eden bir patolojik immün aktivasyon sendromudur. HLH ateş, hepatosplenomegali, hipertrigliseridemi, yüksek serum ferritin ve sitopeniler ile karakterizedir. Hastalar HLH semptomları hakkında bilgilendirilmelidir. Patolojik immün aktivasyonun erken belirtilerini geliştiren hastalar derhal değerlendirilmeli ve HLH tanısı düşünülmelidir. İlaç-ilaç etkileşimleri güçlü ya da orta dereceli CYP3A4 inhibitörleri ile eş zamanlı kullanımı ibrutinib maruziyetini artırabilir ve dolayısıyla toksisite için yüksek risk oluşturabilir. Öte yandan, CYP3A4 enzimini indükleyen ilaçların eş zamanlı kullanımı maruziyetini azaltabilir ve dolayısıyla etkililikte azalma riski ortaya çıkabilir. Bu sebeple, güçlü CYP3A4 inhibitörleri ve güçlü ya da orta dereceli CYP3A4 indükleyicileri ile eş zamanlı kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalı ve eş zamanlı kullanım sadece potansiyel yarar potansiyel zarardan üstün olduğunda düşünülmelidir. CYP3A4 inhibitörü kullanılması zorunlu olan hastalar, toksisite belirtileri açısından yakından izlenmelidir. Eğer bir CYP3A4 indükleyicisinin kullanılması gerekiyorsa, hastalar etkisizlik riski belirtileri açısından izlenmelidir. Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar Çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlar kullanırken yüksek düzeyde etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Yardımcı maddelere intolerans Nadir kalıtımsal galaktoz intolerans problemi, lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz–galaktoz malabsorsiyonu olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın görülen advers ilaç reaksiyonları diyare, nötropeni, kas-iskelet ağrısı, döküntü, hemoraji (örneğin morarma), döküntü, bulantı, trombositopeni, artralji ve üst solunum yolu enfeksiyonu olmuştur. En yaygın Derece 3 veya 4 advers ilaç reaksiyonları arasında nötropeni, lenfositoz, trombositopeni, hipertansiyon ve pnömoni yer almıştır. Sıklık dereceleri şöyledir: İstenmeyen etkiler her sıklık gruplamasında ciddiyette azalma sırasına göre sunulmaktadır. Tablo 1: B-hücreli Maligniteleri Olan Hastalarda Klinik Çalışmalarda ve Pazarlama Sonrası Raporlanan Advers Reaksiyonlar† Sistem Organ Sınıfı Sıklık (tüm dereceler) Advers reaksiyon Tüm Dereceler Derece ≥ 3 Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın Pnömoni*,# Üst solunum yolu enfeksiyonu Deri enfeksiyonu* 12 21 15 7 1 2 Sistem Organ Sınıfı Sıklık (tüm dereceler) Advers reaksiyon Tüm Dereceler Derece ≥ 3 Yaygın Sepsis*,# Üriner sistem enfeksiyonu Sinüzit* 3 9 9 3 1 1 Yaygın olmayan Cryptococcal enfeksiyonlar* Pneumocystis enfeksiyonlar*# Aspergillus enfeksiyonları* Hepatit B reaktivasyonu@,# <1 <1 <1 <1 0 <1 <1 <1 İyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar (kist ve polipler de dahil olmak üzere) Yaygın Non-melanom cilt kanseri* Bazal hücreli karsinom Skuamöz hücreli karsinom <1 <1 Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın Nötropeni* Trombositopeni* Lenfositoz* 39 29 15 31 8 11 Yaygın Febril nötropeni Lökositoz Seyrek Lökostaz sendromu <1 <1 Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın İnterstisyel akciğer hastalığı*,# 2 <1 Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın Hiperürisemi Yaygın olmayan Tümör lizis sendromu Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Baş dönmesi Baş ağrısı <1 1 Yaygın Periferal nöropati* 7 <1 Yaygın olmayan Serebrovasküler olaylar# Geçici iskemik atak İskemik inme# <1 <1 <1 <1 <1 <1 Göz hastalıkları Yaygın Görme bulanıklığı Yaygın olmayan Göz kanaması‡ <1 0 Kardiyak hastalıklar Yaygın Kardiyak yetmezlik*,# Atriyal fibrilasyon Yaygın olmayan Ventriküler taşiaritmi*,# Kardiyak arrest# 1 <1 <1 <1 Vasküler hastalıklar Çok yaygın Kanama*,# Morarma* Hipertansiyon* 35 27 18 1 <1 8 Yaygın Burun kanaması Peteşi <1 0 Yaygın olmayan Subdural hematom# 1 <1 Sistem Organ Sınıfı Sıklık (tüm dereceler) Advers reaksiyon Tüm Dereceler Derece ≥ 3 Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın Diyare Kusma Stomatit* Bulantı Kabızlık Dispepsi <1 <1 Hepato-biliyer hastalıklar Yaygın olmayan Karaciğer yetmezliği*,# <1 <1 Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Döküntü* 34 3 Yaygın Ürtiker Eritem Tırnak kırılması <1 <1 0 Yaygın olmayan Anjiyoödem Pannikülit* Nötrofilik dermatozlar* Piyojenik granülom <1 <1 <1 <1 <1 <1 <1 0 Çok seyrek Stevens Johnson sendromu <1 <1 Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın Artralji Kas spazmları Kas-iskelet ağrısı* 24 15 36 2 <1 3 Renal ve üriner hastalıklar Yaygın Akut böbrek yetmezliği# <2 <1 Genel hastalıklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın Pireksi Periferik ödem Araştırmalar Çok yaygın Kan kreatinin artışı 10 <1 † Frekanslar en yakın tam sayıya yuvarlanır. * Çoklu advers reaksiyon şartlarını içerir. ‡ Bazı durumlarda görme kaybı ile ilişkili. # Ölümle sonuçlanan olayları da içerir. @ Seçim için kullanılan düşük düzey terimi (LLT). Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Advers reaksiyonlara bağlı tedavi sonlandırması ve doz azaltımı B-hücreli maligniteler için ile tedavi olan 1981 hastadan %6’sı temelde advers ilaç reaksiyonlarına bağlı olarak tedaviyi kesmiştir. Bu advers ilaç reaksiyonlarının başında pnömoni, atriyal fibrilasyon, nötropeni, döküntü, trombositopeni ve kanama gelir. Hastaların yaklaşık %8’inde dozun azaltılmasına neden olan advers ilaç reaksiyonları görülmüştür. Geriatrik popülasyon ile tedavi gören 1981 hastanın %50’si 65 yaş veya daha üzerinde idi. ile tedavi edilen yaşlı hastalarda Derece 3 veya daha yüksek pnömoni (65 yaş ve üzeri hastaların %11’ine karşılık 65 yaş altındaki hastaların %4’ünde) ve trombositopeni (65 yaş ve üzeri hastaların %11'ine karşılık 65 yaş altındakilerin %5'i) daha sık meydana gelmiştir. Uzun dönem güvenlilik verileri ile tedavi edilen 1284 hastada (tedavi görmemiş KLL/SLL n=162, nüks/dirençli KLL/SLL n=646, nüks/dirençli MHL n=370 ve WM n=106) 5 yıllık bir sürede elde edilen uzun süreli güvenlilik verileri analiz edilmiştir. KLL/SLL için medyan tedavi süresi 51 aydır (aralık; 0,2 ila 98 ay) ve hastaların %70’i 2 yıl ve %52’si ise 4 yıldan uzun bir süreyle tedavi görmüştür. MHL için medyan tedavi süresi 11 aydır (aralık; 0 ila 87 ay) ve hastaların %31'i 2 yıl ve %17’si ise 4 yıldan uzun süreyle tedavi görmüştür. WM için medyan tedavi süresi 47 aydır (aralık; 0,3 ila 61 ay) ve hastaların %78'i 2 yıl ve %46’si ise 4 yıldan uzun süreyle tedavi görmüştür. maruz kalan hastaların bilinen genel güvenlik profili tutarlı kalırken hipertansiyon prevalansındaki bir artış dışında hiçbir yeni güvenlilik endişesi belirlenmemiştir. Derece 3 veya üzeri hipertansiyon prevalansı %4 (0-1 yıl), %7 (1-2 yıl), %9 (2-3 yıl), %9 (3-4 yıl) ve %9 (4-5 yıl) ve 5 yıllık dönemdeki insidansı %11 olmuştur. Pediatrik popülasyon Güvenlik değerlendirmesi, rituksimab, ifosfamid, karboplatin, etoposid ve deksametazon (RICE) rejimi veya rituksimab, vinkristin, ifosfamid, karboplatin, idarubisin ve deksametazon (RVICI) rejimi ile kombinasyon halinde arka plan tedavisi olarak ya da nüks eden veya refrakter matür B hücreli non-Hodgkin lenfomalı pediyatrik ve genç erişkin hastalarda (3 ila 19 yaş arası) tek başına arka plan tedavisi olarak bir Faz 3 çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışmada hiçbir yeni advers reaksiyon gözlenmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.