HYQVİA 5 G/50 ML SC KULLANIM İÇİN İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Hyqvia 5 g/50 mL ne için kullanılır?
KT 1HYQVIA, deri altına (subkutan (SC)) infüzyon için 2 çözelti içeren bir üründür. Kauçuk tıpa ile kapatılmış bir cam flakon berrak, renksiz veya açık sarı renkte %10 insan normal immünoglobulini (etkin madde) çözeltisi ve kauçuk tıpa ile kapatılmış diğer cam flakon berrak ve renksiz rekombinant insan hiyalüronidazı (%10 insan normal immünoglobulininin kanınıza ulaşmasına yardımcı olan bir madde) çözeltisi içerir. %10 insan normal immünoglobulini, “insan normal immünoglobulinleri” olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir. İmmünoglobulinler, aynı zamanda antikorlar olarak da bilinir ve sağlıklı insanların kanında bulunur. Antikorlar, bağışıklık sisteminin (vücudun doğal savunmasının) bir parçasıdır ve vücudunuzun mikrobik hastalıklarla (enfeksiyonlarla) savaşmasına yardımcı olur.
Rekombinant insan hiyalüronidazı, immünoglobulinlerin deri altına daha kolay infüze edilmesini (damla damla verilmesini) ve kan sisteminize ulaşmasını sağlayan bir proteindir.
İmmünoglobulinler insan vücudunun bağışıklık sistemi tarafından üretilmektedir. Vücudunuzun bakteri ve virüsler tarafından oluşturulan enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olur veya bağışıklık sisteminizdeki dengenin korunmasına katkıda bulunurlar (immünomodülasyon olarak adlandırılır). İlaç, kanda doğal olarak bulunan immünoglobulinlerle aynı şekilde çalışmaktadır.
Yetişkinlerde ve çocuklarda (0 ile 18 yaş arası) yerine koyma tedavisi HYQVIA, kanlarında yeterli miktarda antikor bulunmayan, daha sık enfeksiyona yakalanma eğilimi olan zayıf bir bağışıklık sistemine sahip aşağıdaki hasta gruplarında kullanılır.
- Doğuştan antikor üretemeyen ya da az üretebilen hastalar (primer immün yetmezlikler)
- Diğer hastalıklara ya da tedavilere bağlı olarak zayıflayan bağışıklık sistemi sebebiyle şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonları olan hastalarda (sekonder immün yetmezliklerde (SİY)) kullanılır.
Düzenli ve yeterli dozlarda HYQVIA, kanınızdaki anormal düşük olan immünoglobulin seviyelerini normal seviyelere çıkarabilir (yerine koyma tedavisi).
Yetişkinlerde, çocuklarda ve ergenlerde (0-18 yaş) immünomodülatör tedavi HYQVIA, kronik inflamatuar demiyelinizan poliradikülonöropatisi (KİDP) olan yetişkinlerde, çocuklarda ve ergenlerde (0-18 yaş) kullanılmaktadır. KİDP, özellikle bacaklarda ve kollarda kas zayıflığına ve/veya uyuşukluğa neden olan periferik sinirlerin kronik enfeksiyonu ile karakterizedir.
Vücudun kendi savunma sisteminin periferik sinirlere saldırarak sinir hasarı ve enfeksiyona neden olduğu düşünülmektedir. HYQVIA'da bulunan immünoglobulinlerin, sinirlerin bağışıklık sistemi tarafından zarar görmesini önlemeye yardımcı olduğu düşünülmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer immünoglobulinlere, hiyalüronidaza, rekombinant hiyalüronidaza veya yukarıda listelendiği şekilde bu ilacın içinde bulunan diğer maddelere karşı alerjiniz varsa.
- Eğer kanınızda immünoglobulin A'ya (IgA) karşı antikorlarınız varsa. Bu durum IgA eksikliğiniz varsa gerçekleşebilir. HYQVIA çok az miktarlarda da olsa immünoglobulin A içerdiği için (0,14 mg/mL'den daha az; ortalama 0,037 mg), alerjik reaksiyon gösterebilirsiniz.
- Kan damarı içine (intravenöz olarak) veya kas içine (intramüsküler) enjekte etmeyiniz veya uygulamayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızHYQVIA kullanmadan önce doktorunuzla veya hemşirenizle konuşunuz.
- Tedavi öncesinde, aşağıda listelenen durumlardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuza veya sağlık profesyoneline bildiriniz:
Siz bilmeseniz de, siz veya çocuğunuz immünoglobulinlere karşı alerjik olabilirsiniz. Kan basıncında ani düşme veya anafilaktik şok (boğazda şişlik, nefes alıp vermede zorlanma ve deri döküntüsü gibi diğer belirtilerle birlikte kan basıncında şiddetli bir düşme) gibi alerjik reaksiyonlar seyrektir ancak daha önceden benzer tedavilerle sorun yaşamamış olsanız dahi ara sıra bu reaksiyonlar gerçekleşebilir. Anti-IgA antikorları ile birlikte IgA eksikliğiniz varsa alerjik reaksiyon gösterme riskiniz artar. Seyrek görülen bu alerjik reaksiyonların belirtileri veya bulguları aşağıdakileri içerir:
- Sersemlik, baş dönmesi veya bayılma hissi,
- Deri döküntüsü ve kaşıntı, ağızda veya boğazda şişlik, nefes alıp vermede zorlanma, hırıltılı solunum,
- Anormal kalp atış hızı, göğüs ağrısı, dudakların veya el-ayak parmaklarının morarması,
- Bulanık görme.
- İnfüzyon süresince bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, derhal doktorunuz veya hemşirenize bildiriniz. Doktorunuz veya hemşireniz, infüzyon hızını yavaşlatıp yavaşlatmama veya infüzyonu tamamen durdurup durdurmama kararını verecektir.
Doktorunuz veya hemşireniz, herhangi bir alerjik reaksiyonun saptanabilmesi ve derhal tedavi edilebilmesi için ilk infüzyon sırasında rekombinant insan hiyaluronidazı (HY) uyguladıktan sonra immünoglobulini (IG) yavaşça uygulayacaktır ve sizi dikkatli bir şekilde izleyecektir.
- Aşırı kilolu iseniz, yaşlı iseniz, diyabet hastası iseniz, uzun süre yatağa bağlı kalmışsanız, yüksek tansiyonunuz varsa, kan hacminiz düşükse (hipovolemi), kan damarlarınızla ilgili problemleriniz varsa (vasküler hastalıklar), kanınızın pıhtılaşmaya eğilimi artmışsa (trombofili veya trombotik epizodlar) veya kanınızın yoğunlaşmasına neden olan bir hastalığınız veya durumunuz varsa (hipervisköz kan) doktorunuz özel bir tedavi uygulayacaktır. Bu durumlarda, immünoglobulinler, çok nadiren de olsa, kalp krizi (kardiyak enfarktüs), inme, akciğerde kan pıhtısı (akciğer embolisi) veya bacakta bir kan damarının tıkanması riskini artırabilmektedir.
- İnfüzyon sırasında nefes darlığı, ağrı, bir uzvun şişmesi ve göğüs ağrısı dahil olmak üzere eğer bu belirtilerden ve semptomlardan herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza veya hemşirenize hemen bildirin. İnfüzyon hızını yavaşlatmaya veya tamamen durdurmaya karar verilecektir.
Doktorunuz veya hemşireniz, herhangi bir tromboembolik olayın hemen tespit edilip tedavi edilebilmesi için infüzyonlar süresince sizi dikkatle izleyecektir.
- A, B veya AB kan grubuna sahipseniz ve altta yatan bir enfeksiyon durumunuz varsa, bu ilacı 1 gün veya 2 gün boyunca yüksek dozlarda alacaksınız. Bu koşullarda, immünoglobulinlerin kırmızı kan hücrelerinin parçalanma riskini (hemoliz) artırdığı yaygın olarak rapor edilmiştir.
- Beyin ve omurilik çevresindeki zarların iltihaplanması (aseptik menenjit sendromu), immünoglobulin tedavisiyle ilişkilendirilerek rapor edilmiştir.
- Eğer infüzyondan sonra şiddetli baş ağrısı, boyun sertliği, uykulu hal, ateş, ışığa karşı hassasiyet, bulantı ve kusma gibi belirtiler fark ederseniz, derhal doktorunuza veya hemşirenize bildirin.
Doktorunuz, daha fazla test yapılmasının gerekli olup olmadığına ve HYQVIA'nın kullanımına devam edilip edilmeyeceğine karar verecektir.
İnfüzyon hızı İlacın doğru hızda infüze edilmesi çok önemlidir. Doktorunuz veya hemşireniz, evde HYQVIA infüze ederken kullanılacak uygun infüzyon hızına dair size tavsiyede bulunacaktır (bkz. “Bölüm 3 HYQVIA nasıl kullanılır?”).
İnfüzyon süresince izlem Aşağıdaki durumlar söz konusu ise belirli yan etkiler daha sıklıkla gerçekleşebilir.
- İlk kez HYQVIA alıyorsanız.
- Bir başka immünoglobulin almış ve HYQVIA'ya geçiş yapmışsanız.
- HYQVIA'yı en son aldığınızdan itibaren uzun bir süre (örneğin, 2 veya 3 infüzyon aralığından daha uzun bir süre) geçmiş ise.
- Bu gibi durumlarda, ilk infüzyonunuz süresince ve infüzyonunuzun durdurulmasından sonraki bir saat içerisinde yakından izleneceksiniz.
Tüm diğer durumlarda, infüzyon süresince ve ilk birkaç infüzyon için HYQVIA almanızdan sonraki en az 20 dakika içerisinde izlenmelisiniz.
Evde tedavi Evde tedaviye başlamadan önce, bir kişiyi gözetmen olarak tayin etmelisiniz. Siz ve gözetmeniniz, yan etkilerin, özellikle alerjik reaksiyonların erken belirtilerini saptamak üzere eğitileceksiniz. Bu gözetmen, potansiyel yan etkilerin izlenmesinde size yardımcı olmalıdır.
İnfüzyon süresince yan etkilerin ilk belirtilerine dikkat etmelisiniz (ek detaylar için, bkz. “Bölüm 4 Olası yan etkiler nelerdir?”).
- Herhangi bir yan etki yaşarsanız, siz veya gözetmeniniz derhal infüzyonu durdurmalı ve bir doktor ile iletişime geçmelisiniz.
- Şiddetli bir yan etki yaşarsanız, derhal acil tedavi almalısınız veya gözetmeniniz acil tedavi almanızı sağlamalıdır.
Bölgesel enfeksiyonların yayılması HYQVIA'yı deriniz üzerindeki mikrop kapmış veya kırmızı, şişmiş bir bölgeye veya bu gibi bir bölgenin etrafına infüze etmeyiniz çünkü bu durum enfeksiyonun yayılmasına neden olabilir.
Klinik çalışmalarda deride hiçbir uzun süreli (kronik) değişim gözlemlenmemiştir. Uzun süreli iltihap, yumru (nodül) veya infüzyon yerinde meydana gelen ve birkaç günden uzun süren iltihap doktorunuza bildirilmelidir.
Kan testleri üzerindeki etkiler HYQVIA, bazı kan testlerini (serolojik testler) etkileyebilecek farklı antikorlar içermektedir.
- Herhangi bir kan testi yaptırmadan önce doktorunuza HYQVIA ile tedavi aldığınıza dair bilgi veriniz.
HYQVIA insan kanının sıvı olan kısmından (plazmasından) elde edilir. Bu nedenle pek çok insanın kanı toplanmakta ve bu kanların plazmasından yararlanılmaktadır. İlaçlar insan plazmasından üretildiğinde, hastalara geçebilecek enfeksiyon ajanlarını önlemek için bir dizi önlemler alınır. Bu önlemler, hastalık taşıma riski olan kan vericilerini saptamak ve dışarıda bırakıldıklarından emin olmak için, plazma vericilerinin dikkatli bir şekilde seçimini ve her bir kan bağışının ve plazma havuzlarının, virüs/enfeksiyon belirtileri açısından test edilmesini içerir. Bu ürünlerin üreticileri ayrıca, plazmanın işlenmesi sürecine virüsleri arındıracak ya da etkisiz hale getirecek basamakları da dahil ederler.
Bütün bu önlemlere rağmen, insan plazmasından hazırlanan ilaçlar hastalara uygulandığında, bir enfeksiyonun bulaşma olasılığı tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu ayrıca bilinen (AIDS'e neden olan HIV virüsü, karaciğer hastalığına neden olan Hepatit A, Hepatit B ve Hepatit C virüsleri, parvovirüs B19 gibi zarfsız virüsler) ya da sonradan ortaya çıkan virüsler veya Creutzfeld-Jacobs hastalığı gibi diğer enfeksiyon çeşitleri için de geçerlidir.
Bu nedenle ileride oluşabilecek bir hastalıkla kullanılmış ürün arasındaki bağlantıyı kurabilmek için, kullandığınız ürünün adı ve seri numarasını kaydederek bu kayıtları saklayınız.
Ayrıca;
HYQVIA kullanmanız gerekiyorsa doktorunuz, hastalık yapıcı etkenlerin size bulaşmasını önlemek için uygun aşılarınızı (Hepatit A, Hepatit B vb.) yaptırmanızı önerebilir.
HYQVIA'yı her kullandığınızda aşağıdaki verilerin tedavi günlüğünüze kaydedilmesi kuvvetle önerilir:
- Ürünün adı
- Uygulama tarihi,
- İlacın seri numarası ve
- Enjekte edilen hacim, akış hızı, infüzyon yerlerinin sayısı ve konumu.
Çocuklar ve ergenler Yerine koyma tedavisi Yetişkinler için olan endikasyonlar, doz ve infüzyon sıklığı çocuklar ve ergenler için de geçerlidir (0 ile 18 yaş arası).
KİDP hastalarında immünomodülatör terapi HYQVIA'nın güvenliliği ve etkililiği KİDP'li çocuklar ve adolesanlarda (0 ile 18 yaş arası) çalışılmamıştır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi HYQVIA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Baş ağrısı, üşüme veya vücutta ağrı gibi belirli yan etkiler infüzyon hızının yavaşlatılması ile azaltılabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, HYQVIA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
HYQVIA gibi ilaçların infüzyonları ara sıra ciddi, ancak seyrek görülen alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Kan basıncında ani bir düşüş yaşayabilirsiniz ve birkaç istisnai durumda anafilaktik şok yaşanabilir. Doktorlar bu olası yan etkilerin farkındadır ve sizi ilk infüzyonlar süresince ve sonrasında izleyecektir.
Tipik belirtiler veya bulgular aşağıdakileri içerir:
- Sersemlik, baş dönmesi veya bayılma hissi,
- Deri döküntüsü ve kaşıntı, ağızda veya boğazda şişlik, nefes alıp vermede zorlanma, hırıltılı solunum,
- Anormal kalp atış hızı, göğüs ağrısı, dudakların veya el-ayak parmaklarının morarması,
- Bulanık görme.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Bu ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise sizin HYQVIA'ya alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahale veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Evde HYQVIA kullanırken, infüzyonu, görevlendirilen bir gözetmenin eşliğinde gerçekleştirmelisiniz. Bu gözetmen, alerjik reaksiyonlara dikkat etmenize, infüzyonu durdurmanıza ve gerekirse destek almanıza yardımcı olacaktır.
Lütfen alerjik reaksiyon riskine ve evde HYQVIA kullanımına dair bilgiler için bu kullanma talimatının 2. bölümüne de bakınız.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- İnfüzyon bölgesindeki reaksiyonlar (aşağıda listelenen tüm infüzyon bölgesi reaksiyonlarını içerir). Bu reaksiyonlar genellikle birkaç gün içerisinde yok olur.
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Hasta hissetme (bulantı)
- İnfüzyon bölgesinde ağrı, rahatsızlık, hassasiyet, kızarıklık, şişme ve kaşıntı gibi reaksiyonlar
- Sıcaklık hissi, ateş
- Güçsüzlük (asteni), yorgunluk, enerji eksikliği (letarji) ve genel olarak kötü hissetme
Yaygın olmayan:
- Baş dönmesi
- Migren
- Uyuşukluk, karıncalanma, iğne batması gibi hisler (parestezi)
- Hızlı kalp atışı (taşikardi)
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
- Karın ağrısı/karında hassasiyet
- Karın şişliği (abdominal distansiyon)
- İshal
- Kusma
- Ciltte kızarıklık (eritem)
- Döküntü
- Kaşıntı (pruritus)
- Kaşıntılı döküntü (ürtiker)
- Kas ağrısı (miyalji)
- Eklem ağrısı (artalji)
- Sırt ağrısı
- Uzuv ağrısı (kol ve bacaklarda rahatsızlık dahil)
- Kasa bağlı göğüs ağrısı
- Eklem sertliği
- İnfüzyon bölgesinde reaksiyonlar (renk değişikliği, morarma, kızarıklık (hematom), kanama (hemoraji), kan damarında delinme, kitle (nodül), sertleşme, şişlik (Ödem), titreme, yanma hissi, döküntü gibi).
- Genital bölgede şişlik
Seyrek:
- Titreme (tremor)
- İnme
- Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
- Nefes alma güçlüğü (dispne)
- Kasık ağrısı
- Kahverengi idrar (hemosiderinüri)
- Aşırı terleme (hiperhidroz)
- İnfüzyon bölgesinde iltihaplanma
- İnfüzyon bölgesinde sıcaklık hissi
- İnfüzyon bölgesinde uyuşukluk, karıncalanma, iğne batması gibi hisler (infüzyon bölgesinde parestezi)
- Coombs testinin pozitif sonucu
Bilinmiyor:
- Beyin ve omurilik çevresindeki zarların iltihaplanması (aseptik menenjit)
- Alerjik reaksiyonlar (aşırı duyarlılık)
- İnfüzyon bölgesinde sızıntı
- Grip benzeri hastalık (influenza benzeri hastalık) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
HYQVIA hamilelerde dikkatli kullanılmalıdır. İmmünoglobulin içeren ürünlerin anne karnından veya rahimden geçtikleri ve bu geçişin son üç aylık döneminde giderek arttığı gösterilmiştir.
İmmünoglobulinlerle olan klinik deneyimlere göre gebelik döneminde veya cenin ve yenidoğan bebek üzerinde olumsuz etkilerin görülmesi beklenmez.
Rekombinant insan hiyalüronidazının uzun süreli kullanımının hamilelik, emzirme ve doğurganlık üzerindeki etkileri sınırlıdır. HYQVIA'nın hamileyken kullanılıp kullanılamayacağına doktorunuz karar verecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziren kadınlarda HYQVIA ile hiçbir klinik çalışma yapılmamıştır. İmmünoglobulinler anne sütüne geçer ve yenidoğanın mukozalarından girebilecek mikroplardan korunmasında yardımcı olabilir.
Rekombinant insan hiyalüronidazının uzun süreli kullanımının emzirme üzerindeki etkileri sınırlıdır. HYQVIA'nın emzirirken kullanılıp kullanılamayacağına doktorunuz karar verecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddeler. rHuPH20 Rekombinant insan hiyalüronidazı, DSÖ tarafından erişkin için önerilen maksimum günlük 2 g sodyum alım miktarının %0,25 ile %3'ü arasına denk gelmektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAşağıda yer alan hastalıklarda çocuk ve adolesanlar (0 ila 18 yaş arası) ile yetişkinlerin replasman tedavisi: Antikor üretim bozukluğunun görüldüğü primer immün yetmezlik sendromları (PİY). Şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişen, antimikrobiyal tedavinin yetersiz kaldığı ve kanıtlanmış spesifik antikor yetmezliği (SAE)* olan ya da serum IgG düzeyi <4 g/L olan hastalarda sekonder immün yetmezliklerde (SİY) kullanılır. *Kanıtlanmış SAE: IgG antikor titresinde pnömokokal polisakkarit ve polipeptit antijen aşılarına en az 2 kat artış sağlanamaması. Yetişkinlerde, çocuklarda ve ergenlerde (0 ila 18 yaş arası) immünomodülatör tedavi: Kronik inflamatuar demiyelinizan poliradikülonöropatisi (KİDP) olan hastalarda intravenöz immünoglobulin (IVIg) ile stabilizasyondan sonra idame tedavisi olarak endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlarİntravenöz veya intramüsküler olarak verilmemelidir. Etkin madde (IgG) veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. İnsan immünoglobulinlerine karşı aşırı duyarlılık, özellikle de çok nadir olarak hastada IgA'ya karşı antikor geliştiğinde görülen IgA yetmezliği durumlarında. Hiyalüronidaza veya rHuPH20’e karşı bilinen sistemik aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKazara hastanın kan damarına uygulanırsa, hastada şok gelişebilir. önerilen infüzyon hızına uyulmalıdır. Hastalar, özellikle de tedaviye başlayan hastalar, infüzyon süresi boyunca yakından izlenmelidir. Belirli advers reaksiyonlar, ilk kez insan normal immünoglobulini alan hastalarda veya nadiren insan normal immünoglobulin ürününün değiştirildiği veya önceki infüzyondan sonra uzun bir süre olduğu durumlarda daha sık ortaya çıkabilir. Aşağıdaki kurallara uyulması ile olası komplikasyonlar genellikle engellenebilir: İlk olarak ürün yavaş bir şekilde infüze edilmelidir. Hastaların, infüzyon süresi boyunca semptomlar açısından dikkatli bir şekilde izlendiğinden emin olunmalıdır. Özellikle, daha önce insan normal immünoglobulini almamış hastalar, bir başka immünoglobulin ürününden geçiş yapmış hastalar veya bir önceki infüzyonundan beri uzun bir süre geçmiş hastalar, olası advers belirtilerin tespit edilmesi için ilk infüzyon süresince ve ilk infüzyondan sonra bir saat süreyle izlenmelidir. Tüm diğer hastalar, uygulama sonrasında en az 20 dakika süreyle gözlemlenmelidir. Tedavi evde verildiğinde, advers reaksiyonların tedavi edilmesi veya ciddi bir advers reaksiyon meydana gelirse yardım çağrılması için bir başka sorumlu kişiden destek alınmalıdır. Evde tedavi uygulayacak hastalar ve/veya hasta ile ilgilenen kişiler de aşırı duyarlılık reaksiyonlarının erken belirtilerinin tespiti için eğitilmelidir. Advers reaksiyon durumunda, uygulama hızı azaltılmalıdır veya infüzyon durdurulmalıdır. Gerekli tedavi, advers reaksiyonun niteliğine ve şiddetine bağlıdır. Şok durumunda, infüzyon derhal durdurulmalı ve hasta şok için tedavi edilmelidir. Klinik çalışmalarda deride hiçbir kronik değişim gözlemlenmemiştir. Kronik inflamasyonun, nodüllerin veya infüzyon yerinde meydana gelen ve birkaç günden uzun süren inflamasyonun bildirilmesi gerektiği hastalara hatırlatılmalıdır. %10 IG'ye karşı aşırı duyarlılık Gerçek anlamda aşırı duyarlılık reaksiyonları seyrektir. Bu reaksiyonlar, özellikle anti-IgA antikorlarının eşlik ettiği hastalarda meydana gelebilir ve bu hastalar dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Anti-IgA antikorlarının görüldüğü, SCIg ürünleri ile tedavinin tek seçenek olarak kaldığı hastalar, yalnızca yakın tıbbi gözetim altındayken ile tedavi edilmelidir. Nadiren, insan normal immünoglobulini, daha önce insan normal immünoglobulini ile tedaviyi tolere etmiş hastalarda dahi anafilaktik reaksiyon ile birlikte kan basıncında düşüşü indükleyebilir. Bir hastanın alerjik reaksiyon gösterme riski yüksekse, tıbbi ürün, sadece yaşamı tehdit edici reaksiyonlara yönelik destekleyici bakım mevcutsa uygulanmalıdır. Hastalar, anafilaksinin/aşırı duyarlılığın erken belirtileri (kurdeşen, kaşıntı, yaygın ürtiker, göğüste sıkışma, hırıltı ve hipotansiyon) hakkında bilgilendirilmelidir. İlişkili reaksiyonun şiddetine ve tıbbi uygulamaya bağlı olarak, premedikasyon bu tür reaksiyonları önleyebilir. İnsan immünoglobulinine karşı bilinen anafilaktik veya şiddetli aşırı duyarlılık mevcut ise, bu durum hasta kayıtlarına işlenmelidir. rHuPH20’ye karşı aşırı duyarlılık Rekombinant insan hiyalüronidazı uygulamasını takiben herhangi bir alerjik veya anafilaktik benzeri reaksiyon şüphesi, infüzyonunun derhal sonlandırılmasını gerektirir ve gerekirse, standart medikal tedavi uygulanmalıdır. rHuPH20’nin immünojenisitesi Klinik çalışmalarda alan hastalarda rHuPH20 bileşenine karşı nötralize edici olmayan ve nötralize edici antikorların geliştiği bildirilmiştir. Bu tür antikorların erişkin erkek testislerinde, epididimiste ve spermde eksprese edildiği bilinen endojen hiyalüranidaz ile çapraz reaksiyona girme ihtimali mevcuttur. Bu antikorların insanlarda klinik anlamlılıklarının olup olmadığı bilinmemektedir. Tromboembolizm İmmünoglobulin kullanımı ile miyokard enfarktüsü, inme, derin ven trombozu ve pulmoner emboli dahil olmak üzere arteriyel ve venöz tromboembolik olaylar ilişkilendirilmiştir. Hastalar immünoglobulin kullanmadan önce yeterince hidrate edilmelidir. Daha önceden tromboembolik olay risk faktörleri (ileri yaş, hipertansiyon, diabetes mellitus ve vasküler hastalık veya trombotik epizod öyküsü, edinilmiş veya kalıtsal trombofilik bozuklukların görüldüğü hastalar, uzun süre hareketsiz kalmış hastalar, ciddi seviyede hipovolemik hastalar, kan viskozitesini artıran bir hastalığın görüldüğü hastalar) bulunan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hastalar tromboz belirti ve semptomları için izlenmeli ve hiperviskozite riski taşıyan hastaların kan viskozitesi değerlendirilmelidir. Tromboz bilinen risk faktörlerinin yokluğunda da görülebilmektedir. Hastalar, nefes darlığı, ekstremitelerde ağrı ve şişlik, fokal nörolojik defisit ve göğüs ağrısı dahil olmak üzere tromboembolik olayların ilk semptomları hakkında bilgilendirilmeli ve hastalara semptomların başlaması halinde hemen hekimleri ile iletişime geçmeleri tavsiye edilmelidir. Hemolitik anemi İmmünoglobulin ürünleri, hemolizinler olarak etki edebilen kan grubu (örn. A, B, D) antikorlarını içerir. Bu antikorlar alyuvar (RBC) epitoplarına (pozitif direkt antiglobulin testi ile saptanabilen bağlanmaktadır ve nadiren hemolize neden olabilir. İmmünoglobulin ürün kullanan hastalar, hemolizin klinik belirtileri ve semptomları açısından izlenmelidir. Aseptik menenjit sendromu (AMS) IVIg ve SCIg tedavisi ile ilişkili olarak aseptik menenjit sendromunun meydana geldiği bildirilmiştir; semptomlar, genellikle immünoglobulin tedavisini takiben birkaç saatten 2 güne kadar değişen bir süre içerisinde başlar. Hastalar şiddetli baş ağrısı, boyunda sertlik, sersemlik, ateş, fotofobi, bulantı ve kusmayı içeren ilk semptomlar hakkında bilgilendirilmelidir. İmmünoglobulin tedavisinin sonlandırılması, AMS'nin birkaç gün içerisinde sekel bırakmaksızın remisyonu ile sonuçlanabilir. Beyin omurilik sıvısı çalışmaları, ağırlıklı olarak granülositik serilerden mm3 başına birkaç bin hücreye ulaşan pleositoz ve birkaç yüz mg/dL'ye ulaşan yükselmiş protein seviyeleri açısından sıklıkla pozitiftir. AMS, yüksek dozda (2 g/kg) IVIg tedavisi ile ilişkili olarak daha sık meydana gelebilir. Pazarlama sonrası verilerine göre, AMS ile daha yüksek dozlar arasında net bir bağlantı görülmemiştir. Kadınlarda daha yüksek AMS insidansı görülmektedir. Virüs güvenliği, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenemez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içerisinde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV gibi zarflı olmayan virüsler için etkili önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir. Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı alınan tedbirler sınırlı sayıda olabilir. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal enfeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemofilik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. Ayrıca; kullanılması gerekiyorsa hekim tarafından, hastalık yapıcı etkenlerin hastaya bulaşmasını önlemek için uygun aşıların (Hepatit A, Hepatit B vb.) yaptırılması önerilebilir. Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler Sodyum içeriği rHuPH20 Rekombinant insan hiyalüronidazı, DSÖ tarafından erişkin için önerilen maksimum günlük 2 g sodyum alım miktarının %0,25 ile %3’ü arasına denk gelmektedir. Serolojik testlerle etkileşim İmmünoglobulinlerin infüzyonundan sonra pasif olarak transfer edilmiş değişik birçok antikorun hastanın kanında geçici olarak yükselmesi, serolojik testlerde yanlış pozitif sonuçlara neden olabilir. Eritrosit yüzey antijenlerine (örn. A, B, D) antikorların pasif geçişi, direkt antiglobulin testi (DAT; direkt Coombs testi) gibi alyuvar antikorlarının bazı serolojik testleriyle etkileşebilir. İmmünoglobulin ürünlerinin infüzyonları, fungal enfeksiyonların tanısı için β-D-glukanların saptanmasına dayanan tayinlerde yanlış pozitif okumalara neden olabilir; bu durum ürünün infüzyonundan sonra haftalar boyunca devam edebilir. Bulaşıcı ajanlar İnsan normal immünoglobulini ve rekombinant insan hyaluronidaz (rHuPH20)’un stabilizatörü olan insan serum albumini, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan kanı veya plazmasından hazırlanan tıbbi ürünlerin kullanımıyla ilişkili enfeksiyonların önlenmesine yönelik standart önlemler; donör seçimi, bireysel bağışların ve plazma havuzlarının belirli enfeksiyon belirteçleri açısından taranması ve virüslerin inaktivasyonu/eliminasyonuna yönelik etkili üretim adımının dahil edilmesini kapsamaktadır. Bununla birlikte, insan kanı veya plazmasından hazırlanan tıbbi ürünler uygulandığında, bulaşıcı ajanların bulaşma ihtimali tamamen dışlanamaz. Bu durum, bilinmeyen ya da yeni ortaya çıkan virüsler ve diğer patojenler için de geçerlidir. Alınan önlemlerin; insan immün yetmezlik virüsü (HIV), hepatit B virüsü (HBV) ve hepatit C virüsü (HCV) gibi zarflı virüslere ve zarfsız hepatit A virüsü (HAV) ile parvovirüs B19’a karşı etkili olduğu kabul edilmektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerRHuPH Subkutan olarak uygulanan sıvıların veya tıbbi ürünlerin dağılımı ve emilimi açısından benzer formülasyonlarda rHuPH20’nin pazarlama sonrası kullanımı süresince en sık bildirilen advers reaksiyonlar, eritem ve ağrı gibi hafif şiddette lokal infüzyon yeri reaksiyonları olmuştur. Yüksek hacimli subkutan sıvı uygulaması ile ilişkili olarak en sık ödem bildirilmiştir. rHuPH20’ye karşı gelişen antikorlar Pivotal PİY çalışmasına katılan 83 gönüllünün 13'ünde, klinik çalışma süresince en az bir kez rHuPH bağlanabilen bir antikor gelişmiştir. Bu antikorlar, rHuPH20’yi nötr hale getirememiştir. Advers reaksiyonlar ile anti-rHuPH antikorlarının varlığı arasında hiçbir geçici ilişkilendirme gösterilememiştir. rHuPH20’ye karşı antikor gelişen hastalarda advers reaksiyonların insidansında veya şiddetinde hiçbir artış görülmemiştir. KİDP çalışmalarında izlem süresi 289 hasta-yılı olan 132 hastadan 16'sı, en az bir kez rHuPH20'ye karşı bağlayıcı antikorlar gelişmiştir. İki hasta, anti-rHuPH nötralize edici antikor geliştirmiştir. Bağlayıcı veya nötralize edici antikor pozitifliği ile ilgili herhangi bir etkililik veya güvenlilik sorunu tespit edilmemiştir. Advers reaksiyonların listesi güvenliliği, 6 klinik çalışmada toplam 7287 infüzyon alan 228 hastada değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme, PİY’li 124 hastaya 3202 infüzyonun uygulandığı 4 klinik çalışmayı (160602, 160603, 160902 ve 161101) ve KİDP’li 104 hastaya 4085 infüzyonun uygulandığı 2 klinik çalışmayı (161403 Epoch 1 ve 161505) kapsamaktadır. Aşağıda sunulan tablo MedDRA Sistem Organ Sınıflandırmasına (SOC ve Tercih Edilen Terim Düzeyi) göre oluşturulmuştur. Sıklık düzeyleri aşağıdaki kurala göre değerlendirilmiştir: Her bir sıklık gruplandırmasında, advers reaksiyonlar azalan şiddete göre sunulmaktadır. Klinik çalışmalarda (160602, 160603, 160902,161101, 161403 Epoch 1 ve 161505) ve pazarlama sonrası verilerde ile tedavi edilen hastalarda raporlanan hasta başına (N=228) advers reaksiyonların (ADR) sıklığı Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Bilinmiyor: Aseptik menenjit* Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Hipersensitivite* Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Baş ağrısı Yaygın: Baş dönmesi, migren, titreme, parestezi, yanma hissi Yaygın olmayan: Serebrovasküler olay ve iskemik inme Kardiyak hastalıklar Yaygın: Sinüs taşikardisi ve taşikardi Vasküler hastalıklar Çok yaygın: Hipertansiyon ve kan basıncında artış Yaygın: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın: Bulantı, karın ağrısı, alt karın ağrısı, üst karın ağrısı ve karında hassasiyet, diyare, kusma Yaygın: Abdominal distansiyon Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Eritem, kaşıntı, döküntü, eritematöz döküntü, maküler döküntü, makülopapüler döküntü ve papüler döküntü, ürtiker, hiperhidroz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Artralji Yaygın: Miyalji, uzuvlarda rahatsızlık ve ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı, müsküloskeletal göğüs ağrısı, kasık ağrısı Yaygın olmayan: Eklem sertliği Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Hemosiderinüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Çok yaygın: Lokal reaksiyonlar (bütün), infüzyon yerinde rahatsızlık, infüzyon yerinde ağrı, enjeksiyon yerinde ağrı, iğne giriş yerinde ağrı ve hassasiyet, infüzyon yerinde eritem ve enjeksiyon yerinde eritem, infüzyon yerinde ödem, enjeksiyon yerinde ödem, infüzyon yerinde şişlik, enjeksiyon yerinde şişlik ve şişme (lokal), infüzyon yerinde kaşıntı, enjeksiyon yerinde kaşıntı, iğne giriş yerinde kaşıntı ve vulvovajinal kaşıntı, sıcak hissetme ve ateş, asteni, yorgunluk, letarji ve halsizlik Yaygın: İnfüzyonla ilişkili reaksiyon, infüzyon yerinde morarma, enjeksiyon yerinde morarma, infüzyon yerinde hematom, enjeksiyon yerinde hematom, infüzyon yerinde hemoraji ve damar delinme yerinde morarma, infüzyon yerinde reaksiyon, enjeksiyon yerinde reaksiyon, iğne giriş yerinde reaksiyon, infüzyon yerinde kitle, enjeksiyon yerinde kitle, infüzyon yerinde nodül, infüzyon yerinde renk değişikliği, infüzyon yerinde döküntü, enjeksiyon yerinde döküntü, infüzyon yerinde sertlik, enjeksiyon yerinde sertlik, infüzyon yerinde sıcaklık, infüzyon yerinde parestezi, enjeksiyon yerinde parestezi, infüzyon yerinde inflamasyon, üşüme, ödem, periferik ödem, şişlik (sistemik), lokalize ödem, periferik şişlik ve deri ödemi, gravitasyonel ödem, genital ödem, skrotal şişme ve vulvovajinal şişlik Bilinmiyor: İnfüzyon yerinde sızıntı*, grip benzeri hastalık* Araştırmalar Yaygın: Pozitif Direkt Coombs testi ve pozitif Coombs testi *Pazarlama sonrası verilerden elde edilen advers reaksiyonlar Klinik çalışmalarda (160602, 160603, 160902,161101, 161403 Epoch 1 ve 161505) ve pazarlama sonrası verilerde ile tedavi edilen hastalarda raporlanan infüzyon başına (N=7287) advers reaksiyonların (ADR) sıklığı Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Bilinmiyor: Aseptik menenjit* Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Hipersensitivite* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Baş dönmesi, migren, parestezi, yanma hissi Seyrek: Serebrovasküler olay ve iskemik inme, titreme Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Sinüs taşikardisi ve taşikardi Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Hipertansiyon ve kan basıncında artış Seyrek: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Seyrek: Dispne Gastrointestinal hastalıkları Yaygın: Bulantı Yaygın olmayan: Karın ağrısı, alt karın ağrısı, üst karın ağrısı ve karında hassasiyet, diyare, kusma, abdominal distansiyon Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Eritem, kaşıntı, döküntü, eritematöz döküntü, maküler döküntü, makülopapüler döküntü ve papüler döküntü, ürtiker Seyrek: Hiperhidroz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Miyalji, artralji, uzuvlarda rahatsızlık ve ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı, eklem sertliği müsküloskeletal göğüs ağrısı Seyrek: Kasık ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Seyrek: Hemosiderinüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Çok yaygın: Lokal reaksiyonlar (bütün), Yaygın: İnfüzyon yerinde rahatsızlık, infüzyon yerinde ağrı, enjeksiyon yerinde ağrı, iğne giriş yerinde ağrı ve hassasiyet, infüzyon yerinde eritem ve enjeksiyon yerinde eritem, infüzyon yerinde ödem, enjeksiyon yerinde ödem, infüzyon yerinde şişlik, enjeksiyon yerinde şişlik ve şişme (lokal), infüzyon yerinde kaşıntı, enjeksiyon yerin de kaşıntı, iğne giriş yerinde kaşıntı ve vulvovajinal kaşıntı, sıcak hissetme ve ateş, asteni, yorgunluk, letarji ve halsizlik Yaygın olmayan: İnfüzyonla ilişkili reaksiyon, infüzyon yerinde morarma, enjeksiyon yerinde morarma, infüzyon yerinde hematom, enjeksiyon yerinde hematom, infüzyon yerinde hemoraji ve damar delinme yerinde morarma, infüzyon yerinde reaksiyon, enjeksiyon yerinde reaksiyon, iğne giriş yerinde reaksiyon, infüzyon yerinde kitle, enjeksiyon yerinde kitle, infüzyon yerinde nodül, infüzyon yerinde renk değişikliği, infüzyon yerinde döküntü, enjeksiyon yerinde döküntü, infüzyon yerinde sertlik, enjeksiyon yerinde sertlik, üşüme, ödem, periferik ödem, şişlik (sistemik), lokalize ödem, periferik şişlik ve deri ödemi, gravitasyonel ödem, genital ödem, skrotal şişme ve vulvovajinal şişlik Seyrek: İnfüzyon yerinde sıcaklık, infüzyon yerinde parestezi, enjeksiyon yerinde parestezi, infüzyon yerinde inflamasyon Bilinmiyor: İnfüzyon yerinde sızıntı*, grip benzeri hastalık* Araştırmalar Seyrek: Pozitif Direkt Coombs testi ve pozitif Coombs testi *Pazarlama sonrası verilerden elde edilen advers reaksiyonlar Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Pivotal klinik çalışmalar süresince gözlemlenen en yaygın lokal reaksiyonlar, infüzyon yerinde ağrı, infüzyon yerinde eritem ve infüzyon yerinde ödemi içermektedir. Bu lokal reaksiyonların çoğunluğu hafif şiddette olup kendiliğinden sınırlıdır. PİY çalışmalarında lokal istenmeyen etkilerde 2 şiddetli reaksiyon (infüzyon yerinde ağrı ve infüzyon yerinde şişlik) ve KİDP çalışmalarında 4 şiddetli reaksiyon (infüzyon yerinde ekstravazasyon, infüzyon yerinde inflamasyon, infüzyon yerinde kaşıntı ve infüzyon yerinde reaksiyon) meydana gelmiştir. PİY çalışmalarında, iki geçici genital ödem olgusu gözlenmiştir. Bu olaylardan biri şiddetli olarak değerlendirilmiştir ve tıbbi ürünün karındaki infüzyon yerinden yayılmasından kaynaklanmıştır. KİDP çalışmalarında ise hafif şiddette bir genital ödem (penil şişlik) vakası meydana gelmiştir. Klinik çalışma süresince düzelmeyen hiçbir deri değişimi gözlenmemiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: PİY Pivot çalışma 160603'te, 24 pediyatrik hastadan 2’sinde toplam anti-rHuPH antikor seviyeleri 1:160 veya üzerinde olmuştur. Hiçbir hastada nötralize edici antikora rastlanmamıştır. Avrupa'da yapılan prospektif, Faz 4, çok merkezli bir çalışma, daha önce immunoglobulin tedavisi almış 42 pediyatrik hastayı (2 ila <18 yaş) değerlendirmiştir (Çalışma 161504). Yeni güvenlik endişeleri tespit edilmemiştir. Hiçbir hastada bağlayıcı AntirHuPH antikorları açısından pozitifliğe (titre ≥160) rastlanmamıştır. primer immün yetmezlik sendromları olan pediyatrik hastalarda (2 ila <18 yaş) arasında güvenli ve tolere edilebilir olduğu tespit edilmiştir. Klinik çalışmaların sonuçları, yetişkinlerde ve pediyatrik popülasyonda, advers reaksiyonların yapısı, sıklığı, şiddeti ve geri dönüşlülüğü dahil olmak üzere benzer güvenlilik profili göstermektedir. KİDP, KİDP'li çocuk veya adolesan hastalar (0 ile 18 yaş arası) üzerinde klinik çalışmalarda değerlendirilmemiştir. Yaşlı hastalar Primer immün yetmezlik Ruhsatlandırma sonrası güvenlilik çalışmaları (AB 161302, ABD 161406) sırasıyla 15 ve 77 yaşlı denek içermiştir. Genel olarak, 65 yaş üstü PİY hastaları ile 18-65 yaş arası hastalar arasında güvenlilik açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.