GAUDİT 6 MG/6ML IV İNFÜZYONLUK KONSANTRE ÇÖZELTİ
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Gaudit 6 mg/6 mL ne için kullanılır?
KT 1- Çözeltinin 1 mL'si 1 mg ibandronik asit ihtiva etmektedir.
- GAUDİT'in etkin maddesi ibandronik asit, bisfosfonatlar olarak bilinen ilaç grubuna dahildir. Kemiklerden artmış kalsiyum kaybını engeller (kemik yıkımı) ve ayrıca kanın sıvı kısmındaki (serum) artmış kalsiyum düzeylerini normale döndürür. Aynı zamanda kanser hücrelerinin kemiğe yayılması sonucu oluşan kemik rahatsızlıklarını ve kırıklarını engeller.
- GAUDİT aşağıdaki durumlarda kullanılır:
- Tümörler sonucu anormal (patolojik) olarak artmış serum kalsiyum seviyelerinin (hiperkalsemi) tedavisinde,
- Kanser hücreleri kemiğe yayılmış olan meme kanseri hastalarındaki iskelet ile ilgili bozuklukların (anormal kırıklar, ışın tedavisi ve ameliyatı gerektiren kemik rahatsızlıklarının) önlenmesinde.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etkin maddeye veya ilacın içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine alerjik (aşırı duyarlı) iseniz. Damar içine uygulanan (intravenöz) ibandronik asit ile tedavi edilen hastalarda ciddi ve bazen ölümcül olabilen alerjik reaksiyonlar rapor edilmiştir. Alerjik reaksiyon meydana gelmesi durumunda GAUDİT tedaviniz hemen kesilmeli ve uygun tedavi düzenlenmelidir.
- Geçmişte veya şimdi kan kalsiyum değerlerinizde düşme varsa (hipokalsemi). Bu konu hakkında bilgi almak için lütfen doktorunuza danışınız.
GAUDİT çocuklarda kullanılmamalıdır.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKlinik deneyim yokluğu nedeniyle çocuklarda kullanılmamalıdır. Meme kanserine bağlı kemik metastazı olan hastalarda yapılan randomize plasebo kontrollü klinik çalışmalar, uzun süreli tedavisi ile böbrek fonksiyonlarında herhangi bir bozulma belirtisi göstermemiştir. Bununla birlikte, her bir hastanın klinik değerlendirmesine bağlı olarak, ile tedavi edilen hastalarda böbrek fonksiyonu, serum kalsiyum, fosfat ve magnezyum seviyelerinin izlenmesi tavsiye edilir. Klinik veri bulunmadığından, ağır karaciğer yetmezliği olan hastalar için doz önerisi yapılamamaktadır. Kalp yetmezliği riski bulunan hastalarda aşırı hidratasyondan kaçınılmalıdır. Bifosfonat ile tedavi edilen hastalarda atipik bölgelerde (subtrokanterik ve femur şaft) kırıklar görülebilir. Bu kırıklar genellikle travma olmaksızın ya da minimal travma ile gelişmektedir. Bifosfonat kullanan ve uyluk ya da kasık ağrısı ile başvuran hastalar atipik kırık şüphesi ile değerlendirilmelidir. Bu hastalarda bireysel risk/yarar analizine göre bifosfonat tedavisinin kesilmesi gündeme gelebilir. Metastatik kemik hastalığı için tedavisine başlanmadan önce, hipokalsemi ve diğer kemik ve mineral metabolizması bozuklukları etkin şekilde tedavi edilmelidir. Tüm hastalar için, yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alımı önemlidir. Günlük alımın yetersiz olduğu durumlarda, hastalar kalsiyum ve D vitamini desteği almalıdırlar. Hipokalsemi gelişebilir ve hastanın serum kalsiyum düzeyleri buna göre ayarlanmalıdır. Primer olarak intravenöz uygulanan bisfosfonatlar dahil çeşitli tedavi rejimleri gören kanserli hastalarda, genellikle diş çekimi ve/veya lokal infeksiyonla (osteomiyelit dahil) ilişkili çene osteonekrozu vakaları bildirilmiştir. Bu hastaların büyük çoğunluğu aynı zamanda kemoterapi ve kortikosteroidler de almıştır. Çene osteonekrozu, ayrıca oral bisfosfonatlarla tedavi edilen osteoporoz hastalarında da rapor edilmiştir. Beraberinde gelen risk faktörleri (örn. kanser, kemoterapi, radyoterapi, kortikosteroidler, zayıf oral hijyen) bulunan hastalarda, bisfosfonatlarla tedavi öncesinde uygun koruyucu diş hekimliği ile dental bir kontrol düşünülmelidir. Bu hastalar tedavi süresince, invaziv dental prosedürlerden eğer mümkünse kaçınmalıdır. Bisfosfonat tedavisi sırasında çene osteonekrozu gelişen hastalarda, dental ameliyat durumu kötüleştirebilir. Dental prosedürlere ihtiyaç duyan hastalar için bisfosfonat tedavisinin kesilmesinin çene osteonekrozu riskini azalttığına dair veri bulunmamaktadır. Tedaviyi yapan hekimin klinik kararı, tek tek yarar/risk değerlendirmesine dayanarak her hastanın tedavisine yol göstermelidir. Bu tıbbi ürün her mL’sinde 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”. İntravenöz ibandronik asit ile tedavi edilen hastalarda, ölümcül olabilen vakaları da içeren anafilaktik reaksiyon/şok vakaları rapor edilmiştir. intravenöz olarak uygulanacağı zaman uygun tıbbi destek ve gözlem koşullarının hazır bulundurulması gerekmektedir. Eğer anafilaktik veya diğer şiddetli hipersensitivite reaksiyonları meydana gelirse, infüzyon hemen kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, GAUDİT'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdaki yan etkiler GAUDİT damar içine (intravenöz) olarak verildiğinde gözlenmiştir.
Yan etkiler sıklık başlığı altında en sıktan başlayarak takip eden şekilde sıralanmıştır:
- Çok yaygın (10 hastanın en az 1'inde görülebilir)
- Yaygın (10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir) Yaygın olmayan (100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir) Seyrek (1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir) Çok seyrek (10.000 hastanın 1'inden az görülebilir)
- Aşağıdakilerden biri olursa, GAUDİT'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Çok seyrek olarak, hastalarda hırıltılı solumaya ve nefessiz kalmaya veya deri döküntülerine neden olabilecek alerjik reaksiyonlar olmuştur.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin GAUDİT'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Seyrek görülen yan etkiler:
- Sürekli göz ağrısı ve iltihabı
- Uyluk, kalça veya kasık bölgesinde yeni ağrı, hassasiyet ya da rahatsızlık hissi. Uyluk kemiği kırıklarına ait erken belirtiler olabilir.
Çok seyrek görülen yan etkiler:
- Çene ya da ağızda ağrı veya sızı. Ağır çene problemlerinin (nekroz, ölü kemik dokusu) erken belirtileri olabilir.
- Kaşıntı, yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda şişkinlikle birlikte nefes almada güçlük. Ciddi, hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonunuz olabilir.
Diğer yan etkiler:
Yaygın görülen yan etkiler:
- Vücut sıcaklığında artış
- Karın ve mide ağrısı, hazımsızlık, bulantı, kusma veya ishal
- Kanda kalsiyum veya fosfat seviyelerinde düşüş
- Gamma GT veya kreatinin gibi kan test sonuçlarında değişiklikler
- “Kalp (dal) bloku” olarak adlandırılan kalp ritim bozukluğu
- Kemik veya kas ağrısı
- Baş ağrısı, baş dönmesi veya zayıflık
- Susama, boğaz kuruluğu, tat bozuklukları
- Ayak veya bacaklarda şişkinlik
- Eklem ağrısı, eklemlerde iltihaplanma veya diğer eklem sorunları
- Paratiroid bezi ile ilgili bozukluklar
- Zedelenme
- Enfeksiyonlar
- Katarakt olarak adlandırılan göz bozuklukları
- Cilt bozuklukları
- Diş bozuklukları
Yaygın olmayan yan etkiler:
- Titreme
- Vücut sıcaklığının aşırı düşmesi (hipotermi)
- “Serebrovasküler bozukluk” olarak adlandırılan, beyin kan damarlarını etkileyen durum (inme veya beyin kanaması)
- Kalp ve dolaşım bozuklukları (çarpıntı, kalp krizi, hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ve varis dahil)
- Kan hücrelerinde değişiklik (anemi)
- Kanda alkalin fosfataz seviyesinde artış
- Sıvı toplanması ve şişme (“lenfödem”)
- Akciğerlerde su toplanması
- “Gastroenterit” veya “gastrit” gibi mide problemleri
- Safra taşı
- İdrara çıkmada güçlük, sistit (mesane iltihabı)
- Migren
- Sinirlerde ağrı, sinir köklerinin zedelenmesi
- Sağırlık
- Ses, tat, his veya koku duyularında hassasiyet artışı
- Yutmada güçlük
- Ağız ülserleri, dudaklarda şişme (“keilitis”), ağızda pamukçuk
- Ağız kenarındaki ciltte kaşıntı
- Pelvik ağrı, akıntı, kaşıntı veya vajinada ağrı
- “İyi huylu cilt neoplazması” adında ciltte oluşumlar
- Hafıza kaybı
- Uyku problemleri, endişe, duygusal dengesizlik veya ruhsal değişiklikler
- Ciltte döküntü
- Saç dökülmesi
- Enjeksiyon yerinde zedelenme veya ağrı
- Kilo kaybı
- Böbrek kisti (böbrekte sıvı içeren kesecik oluşumu) Bilinmiyor (Eldeki verilerle tahmin edilemiyor)
- Astım vakaları görülmüştür.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelik- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Hamile iseniz GAUDİT kullanmamalısınız.
- Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirme- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Emziriyor iseniz GAUDİT kullanmamalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerGAUDİT 6mg/6mL'lik dozunda 23 mg'dan daha az sodyum ihtiva eder. Sodyuma bağlı herhangi bir olumsuz etki beklenmez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Gaudit 6 mg/6 mL muadilleri
Gaudit 6 mg/6 mL ile aynı etken maddeyi (ibandronik asit monosodyum tuzu monohidrat) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKemik metastazlı meme kanseri hastalarındaki iskelet ile ilgili olayların (radyoterapi ve cerrahiyi gerektiren komplikasyonlar ve patolojik fraktür) önlenmesinde, Metastazlı veya metastazlı olmayan tümör kaynaklı hiperkalsemi tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarHipokalsemide kontrendikedir ibandronik aside veya ilacın içerdiği diğer maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Diğer bisfosfonatlara duyarlılığı olduğu bilinen hastalarda önlem alınmalıdır. çocuklarda kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKlinik deneyim yokluğu nedeniyle çocuklarda kullanılmamalıdır. Meme kanserine bağlı kemik metastazı olan hastalarda yapılan randomize plasebo kontrollü klinik çalışmalar, uzun süreli tedavisi ile böbrek fonksiyonlarında herhangi bir bozulma belirtisi göstermemiştir. Bununla birlikte, her bir hastanın klinik değerlendirmesine bağlı olarak, ile tedavi edilen hastalarda böbrek fonksiyonu, serum kalsiyum, fosfat ve magnezyum seviyelerinin izlenmesi tavsiye edilir. Klinik veri bulunmadığından, ağır karaciğer yetmezliği olan hastalar için doz önerisi yapılamamaktadır. Kalp yetmezliği riski bulunan hastalarda aşırı hidratasyondan kaçınılmalıdır. Bifosfonat ile tedavi edilen hastalarda atipik bölgelerde (subtrokanterik ve femur şaft) kırıklar görülebilir. Bu kırıklar genellikle travma olmaksızın ya da minimal travma ile gelişmektedir. Bifosfonat kullanan ve uyluk ya da kasık ağrısı ile başvuran hastalar atipik kırık şüphesi ile değerlendirilmelidir. Bu hastalarda bireysel risk/yarar analizine göre bifosfonat tedavisinin kesilmesi gündeme gelebilir. Metastatik kemik hastalığı için tedavisine başlanmadan önce, hipokalsemi ve diğer kemik ve mineral metabolizması bozuklukları etkin şekilde tedavi edilmelidir. Tüm hastalar için, yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alımı önemlidir. Günlük alımın yetersiz olduğu durumlarda, hastalar kalsiyum ve D vitamini desteği almalıdırlar. Hipokalsemi gelişebilir ve hastanın serum kalsiyum düzeyleri buna göre ayarlanmalıdır. Primer olarak intravenöz uygulanan bisfosfonatlar dahil çeşitli tedavi rejimleri gören kanserli hastalarda, genellikle diş çekimi ve/veya lokal infeksiyonla (osteomiyelit dahil) ilişkili çene osteonekrozu vakaları bildirilmiştir. Bu hastaların büyük çoğunluğu aynı zamanda kemoterapi ve kortikosteroidler de almıştır. Çene osteonekrozu, ayrıca oral bisfosfonatlarla tedavi edilen osteoporoz hastalarında da rapor edilmiştir. Beraberinde gelen risk faktörleri (örn. kanser, kemoterapi, radyoterapi, kortikosteroidler, zayıf oral hijyen) bulunan hastalarda, bisfosfonatlarla tedavi öncesinde uygun koruyucu diş hekimliği ile dental bir kontrol düşünülmelidir. Bu hastalar tedavi süresince, invaziv dental prosedürlerden eğer mümkünse kaçınmalıdır. Bisfosfonat tedavisi sırasında çene osteonekrozu gelişen hastalarda, dental ameliyat durumu kötüleştirebilir. Dental prosedürlere ihtiyaç duyan hastalar için bisfosfonat tedavisinin kesilmesinin çene osteonekrozu riskini azalttığına dair veri bulunmamaktadır. Tedaviyi yapan hekimin klinik kararı, tek tek yarar/risk değerlendirmesine dayanarak her hastanın tedavisine yol göstermelidir. Bu tıbbi ürün her mL’sinde 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”. İntravenöz ibandronik asit ile tedavi edilen hastalarda, ölümcül olabilen vakaları da içeren anafilaktik reaksiyon/şok vakaları rapor edilmiştir. intravenöz olarak uygulanacağı zaman uygun tıbbi destek ve gözlem koşullarının hazır bulundurulması gerekmektedir. Eğer anafilaktik veya diğer şiddetli hipersensitivite reaksiyonları meydana gelirse, infüzyon hemen kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Enfeksiyon Sistit, vajinit, oral kandidiyazis (Kist ve polipler de dahil olmak üzere) iyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar Benign cilt neoplazması Kan ve lenf sistemi hastalıkları Anemi, kan diskrazisi Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık†, bronkospazm†, anjiyoödem†, anafilaktik reaksiyon/şok†** Endokrin hastalıkları Paratiroid bozukluğu Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipokalsemi** Hipofosfatemi Psikiyatrik hastalıklar Uyku bozukluğu, anksiyete, duygudurum değişkenliği Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı, sersemlik, disgüzi (tat alma bozukluğu) Serebrovasküler bozukluk, sinir kökü lezyonu, amnezi, migren, nevralji, hipertoni, hiperestezi, sirkumoral parestezi, parosmi Göz hastalıkları Katarakt Oküler inflamasyon†** Kulak ve iç kulak hastalıkları Sağırlık Kardiyak hastalıkları Kalp (dal) bloku Miyokardiyal iskemi, kardiyovasküler bozukluk, palpitasyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Farenjit Akciğer ödemi, stridor Gastrointestinal hastalıklar Diyare, kusma, dispepsi, gastrointestinal ağrı, diş bozukluğu Gastroenterit, gastrit, ağız ülserasyonu, disfaji, dudak iltihabı Hepato-bilier hastalıklar Kolelitiyazis Deri ve deri altı doku hastalıkları Deri bozuklukları Ekimoz Döküntü, alopesi Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Osteoartrit, miyalji, artralji, eklem bozuklukları, kemik ağrısı Atipik subtrokanterik ve diafiseal femur kırıkları† Çene osteonekrozu†** Böbrek ve idrar hastalıkları Üriner retensiyon, renal kist Üreme sistemi ve meme hastalıkları Pelvik ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Asteni, Influenzabenzeri hastalık, Periferal ödem, Susuzluk hissi Pireksi, grip benzeri hastalık**, periferal ödem, asteni, susuzluk Hipotermi Araştırmalar Gamma-GT artışı, kreatinin düzeylerinde artış Kan alkali fosfataz artışı, kilo kaybı Yaralanma ve zehirlenme İncinme, enjeksiyon yerinde ağrı **Daha fazla bilgi için aşağıya bakınız †Pazarlama sonrası deneyimlerde belirlenmiştir. Belli advers reaksiyonların tanımı Hipokalsemi Böbreklerden kalsiyum atılımındaki azalmaya, serum fosfat düzeylerinde terapötik tedbirler gerektirmeyen bir azalma eşlik edebilir. Serum kalsiyum düzeyi hipokalemik değerlere azalabilir. Grip benzeri hastalık Ateş, titreme, kemik ve / veya kas ağrısı benzeri ağrıdan oluşan grip benzeri sendrom görülmüştür. Çoğu durumda özel bir tedavi gerektirmez ve semptomlar birkaç saat / birkaç gün sonra kendiliğinden iyileşir. Çene osteonekrozu Bisfosfonatlarla tedavi edilen hastalarda çene osteonekrozu vakaları rapor edilmiştir. Bu vakalar çoğunlukla kanser hastalarında görülmekle birlikte, bazıları da postmenopozal osteoporoz hastalarında görülmüştür. Çene osteonekrozu genellikle diş çekimi ve/veya lokal infeksiyonla (osteomiyelit dahil) ilişkilidir. Kanser teşhisi, kemoterapi, radyoterapi, kortikosteroidler ve zayıf oral hijyen de bilinen risk faktörleridir. Oküler inflamasyon İbandronik asit kullanımıyla üveit, episklerit ve sklerit gibi göz inflamasyonu olayları bildirilmiştir. Bazı vakalarda bu olaylar ibandronik asit sonlandırılana kadar ortadan kalkmamıştır. Anafilaktik reaksiyon/şok İntravenöz ibandronik asit ile tedavi uygulanan hastalarda ölümcül olaylar dahil anafilaktik reaksiyon/şok vakaları bildirilmiştir. Astım alevlenmesini içeren alerjik reaksiyonlar rapor edilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.