FORTINE 100 MG 15 FILM KAPLI TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Fortine 100 mg ne için kullanılır?
KT 1FORTİNE çeşitli ağrıları ortadan kaldırmak ya da hafifletmek amacı ile kullanılan steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) olarak bilinen grupta yer alır.
FORTİNE,
- Eklemlerde ağrı, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı (kronik) bir hastalık (romatoid artrit)
- Eklemlerin aşınması sonucu ortaya çıkan ve halk arasında kireçlenme olarak da bilinen bir hastalık (osteoartrit)
- Eklemlerde ağrı, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı (kronik) bir hastalık (Ankilozan spondilit)
- Akut kas iskelet sistemi ağrıları
- Akut gut artriti
- Adet ağrısı (dismenore) tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- FORTİNE'in içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlığınız varsa,
- Aspirin veya başka bir steroid olmayan antiinflamatuvar ilaç kullanımı sonrası astım, kurdeşen veya başka bir alerjik tipte reaksiyon yaşadıysanız,
- Koroner atardamar bypass cerrahisinden hemen önce ve sonra ağrınız olursa,
- Ağır karaciğer yetmezliğiniz varsa,
- Ağır böbrek yetmezliğiniz varsa,
- Şiddetli kalp yetmezliğiniz varsa,
- Aktif veya daha önceden geçirmiş olduğunuz peptik ülser hastalığınız varsa,
- Daha önceden NSAİİ kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan mide ya da bağırsaklarınızda kanama ya da delinme öykünüz varsa,
- Mide ya da bağırsaklarınızda kanamanız, beyin kanamanız ve diğer herhangi bir kanamanız varsa,
- Hamileliğin geç evresinde (6. aydan itibaren) iseniz kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Bilinen kalp ve kan damarları ile ilgili (kardiyovasküler) bir rahatsızlığınız varsa. Böyle bir durumda, doktorunuz en düşük etkili dozu kullanacaktır. Daha önce kardiyovasküler belirtiler yaşamamış olsanız bile doktorunuz ve siz bu tür olayların ortaya çıkmasına karşı dikkatli olmalısınız, doktorunuz böyle bir durumda ne yapmanız gerektiği hakkında size bilgi verecektir.
- Kan basıncınız yüksek (hipertansiyon) ise. FORTİNE tedavisinin başlatılması sırasında ve tedavi seyri boyunca kan basıncınızı doktorunuz yakından takip edecektir.
- Sıvı tutulması veya ödem olursa,
- Önceden mevcut kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliği, ödem, karaciğerde büyüme ile belirgin hastalığınız varsa,
- Mide ve bağırsaklarda iltihap, kanama ve delinme olursa,
- Yaşlıysanız, kalp ve kan damarları hastalığınız varsa, eşzamanlı aspirin kullanıyorsanız veya ülserasyon, mide-bağırsak yolunuzda kanama oluştuysa veya iltihaplı rahatsızlıklar gibi mide-bağırsak hastalığı yaşadıysanız veya yaşıyorsanız,
- Önceden var olan astım hastalığınız söz konusu ise,
- Kansızlık (anemi) oluşursa ya da kan pıhtılaşması ile ilgili rahatsızlıklarınız varsa,
- Hamile kalmayı planlıyorsanız,
- Sistemik lupus eritematozus (SLE) ya da diğer bağ dokusu hastalıklarınız varsa,
- Kalp yetmezliği, karaciğer sirozu ve ileri böbrek hastalığınız varsa. Böbrek fonksiyonlarınızda bozukluk varsa doktorunuz düşük doz flurbiprofen verecektir.
- Deri döküntüsü, mukoza bozuklukları veya başka her türlü aşırı duyarlılık belirtisi olursa. Böyle bir durumda doktorunuz tedavinizi kesecektir.
- Gözünüz ile ilgili şikayetler oluşursa. Böyle bir durumda göz doktoruna danışınız.
Diğer benzeri ağrı kesiciler ile birlikte kullanmayınız.
Flurbiprofen ile ilişkili olarak çok nadiren ve bazıları ölümcül olabilen, eksfoliyatif dermatit denilen bir tür deri hastalığı, ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklık ile seyreden iltihap (Stevens-Johnson sendromu) ve toksik epidermal nekroliz dahil ciddi deri reaksiyonları görülebilir. En çok tedavinizin başlarında bu olaylarla ilgili risk altında olursunuz, olguların çoğunluğunda olay başlangıcı tedavinin birinci ayında meydana gelmektedir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, FORTİNE'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, FORTİNE'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Aşırı duyarlılık (alerjik) reaksiyonları (deri döküntüsü, mukoza bozuklukları veya başka her türlü aşırı duyarlılık belirtisi gibi) ırı duyarlılık (alerjik) reaksiyonları (deri döküntüsü, mukoza bozuklukları veya başka her türlü aşırı duyarlılık belirtisi gibi)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin FORTİNE'e karşı alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yaygın:
- Burun iltihabı (rinit)
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Vücut ağırlığında değişiklikler
- İç huzursuzluk (anksiyete)
- Depresyon
- Uykusuzluk
- Sinirlilik
- Unutkanlık (amnezi)
- Baş dönmesi (vertigo)
- Baş ağrısı
- Reflekslerde artma
- Uykululuk hali (somnolans)
- Titreme
- Görmede değişiklikler
- Kulak çınlaması (tinnutus)
- Karın ağrısı
- Kabızlık
- İshal
- Hazımsızlık (dispepsi)
- Gaz
- Mide ve bağırsak kanaması (gastrointestinal kanama)
- Bulantı
- Kusma
- Ciltte döküntü
- Bitkinlik (asteni)
- Vücutta sıvı birikimi, örneğin ayak bileklerinde şişlik (ödem)
- Halsizlik, hasta hissetme
- Yükselmiş karaciğer enzimleri
Yaygın olmayan:
- Kansızlık (demir eksikliği anemisi)
- Kanda ürik asit seviyesinin artması (hiperürisemi)
- Sıvı tutulumu (sıvı retansiyonu)
- Bilinç bulanıklığı (konfüzyon)
- Bronşların daralması (bronkospazm)
- Kas koordinasyon bozukluğu (ataksi)
- Beyne giden kan akımında azalma (serebrovasküler iskemi)
- Uyuşma (parestezi)
- Koku almada bozukluk (parosmi)
- Göz iltihabı (konjuktivit)
- Kalp yetmezliği
- Damar hastalıkları
- Kan damarlarının genişlemesi (vazodilatasyon)
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Astım
- Burun kanaması (epistaksis)
- Kanlı ishal
- Yemek borusu hastalığı
- Mide iltihabı (gastrit)
- Karaciğer fonksiyon bozukluğu
- Kan kusma (hematemez)
- Mide ya da oniki parmak bağırsağında yara (peptik ülser)
- Ağız iltihabı (stomatit)
- Mide-bağırsak kanalında yara (gastrointestinal ülser)
- Karaciğer iltihabı (hepatit)
- Bir çeşit alerjik rahatsızlık (anjiyoödem)
- Egzema
- Kaşıntı
- Kurdeşen (ürtiker)
- Seğirme
- İdrarda kan görülmesi (hematüri)
- Böbrek yetmezliği
- Ürperme
- Ateş
- Bazı test sonuçlarında değişiklikler (hemoglobin ve hematokrit düzeylerinde azalma)
Seyrek:
- Ciddi alerjik reaksiyonlar (anafilaktik reaksiyonlar)
- Kalp krizi (miyokard infarktüsü)
- Mide-bağırsak kanalında delinme (gastrointestinal perforasyon)
- Böbrekte iltihap (glomerulonefrit)
- Böbrekte doku ölümü (renal papiller nekroz)
- Böbreğin en küçük yapı birimi nefronlarda yapı bozukluğu (nefrotik sendrom)
Bilinmiyor:
- Kanın pıhtılaşmasının engellenmesi (trombosit agregasyonu inhibisyonu) Aşağıdaki yan etkiler temel olarak dünya genelindeki pazarlama sonrası deneyimlerden ve literatürlerden elde edilmiştir. Kesin sıklık tahmini genellikle mümkün değildir.
- Kansızlık (aplastik anemi, hemolitik anemi)
- Kandaki platelet seviyesinin azalması (trombositopeni)
- Alerjik şok (anafilaksi)
- Kalın bağırsak iltihabı (kolit)
- İltihabi bağırsak hastalığı şiddetlenmesi
- Kandaki parçalı hücre sayısında azalma (nötropeni)
- Kan ve protein kaybı ile birlikte ince bağırsak inflamasyonu
- Sarılık
- Bir çeşit cilt iltihabı (eksfoliyatif dermatit)
- Işığa duyarlılık (fotosensitivite)
- Deri hastalıkları (Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroz)
- Beyin zarı iltihabı (aseptik menenjit)
- Kusma ile seyreden böbrek iltihabı (interstisyel nefrit) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
FORTİNE, gerekli olmadıkça hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
Gebeliğin son döneminde (6. aydan itibaren) FORTİNE kullanmayınız. Doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe hamilelik döneminde kullanımı önerilmez.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilacı alırken emzirmeyiniz. Çünkü, flurbiprofen anne sütüne geçer ve bebeğinize zarar verebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerFORTİNE'in her dozu 1 mmol (23 mg)'den daha az sodyum ihtiva eder; dozu nedeniyle herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
Bu tıbbi ürün, 203,6 mg laktoz monohidrat içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı tahammülsüzlüğünüz olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fortine 100 mg muadilleri
Fortine 100 mg ile aynı etken maddeyi (flurbiprofen) içeren 15 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonRomatoid artrit, osteoartrit ve ankilozan spondilit belirti ve bulgularının tedavisi ile akut kas iskelet sistemi ağrıları, akut gut artriti ve dismenore tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarFlurbiprofene hipersensitivitesi olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. astım, ürtiker veya aspirin veya başka bir NSAİİ kullanımı sonrasında alerjik tipte reaksiyonlar geçirmiş hastalarda kullanılmamalıdır. Bu gibi hastalarda NSAİİ’lere karşı şiddetli, nadiren fatal, anafilaktik benzeri reaksiyonlar bildirilmiştir (bk.. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri-Anafilaktoid reaksiyonlar ve önceden var olan astım). Aspirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak, aspirin veya NSAİİ’leri aldıktan sonra nazal polipli veya polipsiz rinit veya şiddetli, potansiyel olarak fatal bronkospazm geçiren astımlı hastalarda meydana gelir. Aktif peptik ülseri olan veya daha önce peptik ülser geçirmiş hastalarda flurbiprofenin kullanımı kontrendikedir. Daha önceki NSAİİ tedavisiyle ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü olan hastalarda kontrendikedir. Gastrointestinal kanamada, serebrovasküler kanama ve diğer kanamalarda kontrendikedir. Şiddetli kalp yetmezliği, hepatik yetmezlik ve renal yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir. Koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir. Hamileliğin son trimesterinde kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriCOX-2 inhibitörleri dahil, aspirin dışındaki diğer sistemik NSAİİ’lerle birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Sistemik NSAİİ’ler ile diğer NSAİİ’lerin birlikte kullanımı gastrointestinal (Gİ) ülser ve kanama sıklığında artışa neden olabilir. Kardiyovasküler risk NSAİİ’ler, ciddi kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme risklerinde ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilirler. Bu risk kullanım süresiyle birlikte artabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan veya kardiyovasküler hastalıkla ilgili risk faktörü taşıyan hastalarda bu risk en yüksek düzeydedir. Koroner arter by-pass greft operasyonu geçirenlerde ameliyat öncesi ve sonrası ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir. Gastrointestinal risk NSAİİ’ler, kanama, ülser, mide ya da bağırsak perforasyonu gibi ciddi gastrointestinal advers etkilerle ilgili riskte ölümcül olabilecek artışlara sebep olabilir. Bu etkiler, kullanım sırasında her an, uyarıcı semptomlar göstermeden ortaya çıkabilir. Ciddi gastrointestinal etkiler için yaşlılar en büyük risk grubunu oluşturur. Uyarılar Kardiyovasküler trombotik etkiler: Bazı selektif COX-2 inhibitörü ya da non-selektif NSAİİ’lerle, 3 yıla varan klinik araştırmalar, ölümcül olabilecek derecede ciddi kardiyovasküler trombotik olaylarda, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabileceğini göstermiştir. Bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalar daha büyük risk altında olabilir. ile tedavi edilen hastalarda kardiyovasküler advers olay riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Daha önce kardiyovasküler semptomlar yaşanmamış olsa bile, hekimler ve hastalar bu tür olayların ortaya çıkmasına karşı tetikte olmalıdır. Hastalara, ciddi kardiyovasküler toksisite belirti ve/veya semptomları hakkında ve meydana geldikleri takdirde yapılması gerekenler hakkında bilgi verilmelidir (bk.. Kontrendikasyonlar). Eş zamanlı aspirin kullanımının NSAİİ kullanımıyla ilişkili artmış ciddi KV trombotik olay riskini azalttığını gösteren tutarlı bir kanıt yoktur. Aspirin ve eş zamanlı kullanımı ciddi gastrointestinal olay riskini artırmaktadır (bk.. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri, Gastrointestinal (Gİ) etkiler Gİ ülserasyon, kanama ve perforasyon riski). Flurbiprofen için böyle bir risk dışarıda bırakabilecek yeterli veri bulunmamaktadır. Kontrolsüz hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, kanıtlanmış iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar ancak dikkatli değerlendirmeden sonra flurbiprofen ile tedavi edilmelidir. Kardiyovasküler hastalık için risk faktörleri (ör; hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara içme) olan hastaların uzun süreli tedavisine başlamadan önce de benzer bir değerlendirme yapılmalıdır. Yapılan iki büyük kontrollü klinik araştırma sonucuna göre, koroner arter bypass greft uygulamasını takiben 10-14 gün arasında ağrı tedavisi için bir COX-2 selektif NSAİİ kullanımının miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olduğu gözlemlenmiştir (bk.. Kontrendikasyonlar). Hipertansiyon: Diğer tüm NSAİİ’lerde olduğu gibi, flurbiprofen de hipertansiyon oluşumuna veya daha önce mevcut hipertansiyonun kötüleşmesine ve bu iki durum da kardiyovasküler olaylar riskinin artmasına neden olabilir. Tiazidler ya da loop diüretikler alan hastalarda NSAİİ kullanımı, bu tedavilere yanıtın bozulmasına neden olabilir. Flurbiprofen de dahil, NSAİİ’ler hipertansiyonlu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Flurbiprofen tedavisi başlangıcında ve tedavi seyri boyunca kan basıncı yakından izlenmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem: Prostaglandin sentezini inhibe ettiği bilinen diğer ilaçlarla olduğu gibi, flurbiprofen dahil NSAİİ’ler alan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem gözlenmiştir. Bu nedenle, sıvı retansiyonu, hipertansiyon veya kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Gastrointestinal (Gİ) etkiler Gİ ülserasyon, kanama veya perforasyon riski: NSAİİ uygulanan hastalarda, semptomları olsun veya olmasın herhangi bir zamanda mide, ince bağırsak veya kalın bağırsakta inflamasyon, kanama, ülserasyon veya perforasyon gibi fatal olabilen ciddi Gİ toksisite meydana gelebilir. Dispepsi gibi hafif üst Gİ sorunlar yaygındır ve tedavi sırasında herhangi bir zamanda yaşanabilir. Bu yüzden, önceden Gİ semptomlar yaşanmamış olsa bile hekim ve hastalar ülserasyon veya kanama durumuna karşı tetikte olmalıdır. Hastalara, ciddi Gİ toksisitesinin belirti ve/veya semptomları ve meydana geldikleri takdirde yapmaları gerekenler hakkında bilgi verilmelidir. Periyodik laboratuvar gözlemlerinin yararı henüz kanıtlanmamış olmakla birlikte yeteri kadar değerlendirme de yapılmamıştır. Nonsteroid antiinflamatuvar bir ilaçla tedavi sırasında ciddi bir Gİ advers olay geliştiren her beş hastadan yalnızca biri semptomatiktir. NSAİİ’ler nedeniyle üst Gİ ülser, büyük kanama veya perforasyonların, 3 ila 6 ay süreyle tedavi edilen hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl tedavi gören hastalarınsa yaklaşık %2 ila %4’ü arasında meydana geldiği görülmektedir. Bu eğilimlerin zaman içinde sürmesi, hastanın tedavinin herhangi bir safhasında ciddi bir Gİ olay geliştirme olasılığını artırmaktadır. Ne var ki, kısa süreli tedavi dahi risksiz değildir. Komplike hemoraji veya perforasyon öyküsü olup; yaşlı olan hastalarda artan NSAİİ dozları ile Gİ kanama ülserasyon, perforasyon riski yükselir. Bu hastalarda mevcut olan en düşük dozda tedaviye başlamak gerekir. NSAİİ’ler, önceden ülser hastalığı veya Gİ kanaması hikayesine sahip hastalara reçetelenirken son derece dikkatli olunmalıdır. Bu hastalarda ve düşük doz asetilsalisilik asit veya gastrointestinal riski artıran diğer etkin maddelerin birlikte kullanılması gereken hastalarda, koruyucu ajanlarla kombinasyon tedavisi (ör; misoprostol veya proton pompa inhibitörleri) düşünülmelidir. Düzenli aralıklarla klinik gözlem tavsiye edilir. Gastrointestinal toksisite öyküsü olan hastalar (özellikle de yaşlılar) özellikle tedavinin ülser gelişimi veya kanama riskini artırabilecek tıbbi ürünleri, örneğin; oral kortikosteroidler, varfarin gibi antikoagülanlar, selektif serotonin-geri alınım inhibitörleri ya da asetilsalisilik asit gibi antitrombosit ajanlar, birlikte kullanan hastalarda dikkatli olunması tavsiye edilmelidir. Flurbiprofen tedavisi uygulanan hastalarda gastrointestinal kanama ya da ülser meydana geldiğinde tedavi kesilmelidir. Hastalıkları alevlenebileceğinden, NSAİİ’ler gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalara dikkatle verilmelidir. Yaşlı hastalarda NSAİİ’lerle ilişkili advers reaksiyonların (özellikle ölümle sonuçlanabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) sıklığı artmaktadır. Fatal Gİ olaylar hakkındaki spontan raporların çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarda görülmektedir; bu nedenle bu popülasyonda tedavi yaparken özellikle dikkatli olmak gerekir. Advers bir Gİ olayın potansiyel riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süreyle en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Yüksek risk grubundaki hastalarda, nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar içermeyen alternatif tedaviler dikkate alınmalıdır. Yapılan çalışmalar, NSAİİ kullanan, önceden peptik ülser ve/veya Gİ kanama hikayesine sahip hastaların, bu risk faktörlerine sahip olmayan hastalara kıyasla Gİ kanama geliştirme riskinin 10 kat fazla olduğunu göstermiştir. Ülser hikayesine ek olarak, yapılan farmakoepidemiyolojik çalışmalarda, Gİ kanama riskini artırabilecek aşağıdakiler gibi çok sayıda başka birlikte tedavi ve komorbiditeye yol açabilecek durum tanımlanmıştır: aspirin kullanımı, oral kortikosteroidlerle tedavi, antikoagülanlarla veya selektif serotonin geri alım inhibitörleri ile tedavi, NSAİİ’lerle tedavinin uzaması, sigara içmek, alkol bağımlılığı, ilerlemiş yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması. Renal etkiler: NSAİİ’lerin uzun süreli kullanımı renal papiller nekroz ve diğer renal hasarlarla sonuçlanmıştır. Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, flurbiprofenin uzun süreli uygulanması renal papiller nekroz ve renal medullada diğer değişikliklere yol açmıştır. Renal prostaglandinlerin renal perfüzyonun korunmasında telafi edici bir rol oynadığı hastalarda ikinci bir renal toksisite şekli görülmüştür. Bu hastalarda bir NSAİİ’nin uygulanması, prostaglandin oluşumunda ve ikincil olarak renal kan akımında açık renal dekompansasyonu tetikleyebilecek doza bağımlı bir düşmeye neden olabilir. Bu reaksiyon açısından en büyük risk altında bulunan hastalar böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği veya karaciğer yetmezliği olanların yanısıra diüretik veya ADE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) inhibitörleri kullananlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesinden sonra, genelde tedavi öncesindeki duruma geri dönülür. Klinik çalışmalarda, böbrek yetmezliği olan hastalarda flurbiprofen eliminasyonun yarı ömründe değişiklik olmamıştır. Flurbiprofen metabolitlerinin başlıca eliminasyon yolu böbreklerdir. Orta ila şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda 4’-hidroksi-flurbiprofenin eliminasyonunda azalma meydana gelmiştir. Bu nedenle, böbrek fonksiyonlarında önemli derecede azalma olan hastalarda, flurbiprofen metabolitlerinin birikmesini önlemek için doz azaltımı gerekebilir. Bu gibi hastalar yakından izlenmelidir. İlerlemiş böbrek hastalığı: İlerlemiş böbrek hastalığına sahip hastalarda tedavisi önerilmez. Ancak, NSAİİ ile tedaviye başlamak zorunluysa, hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından takip edilmesi tavsiye edilir (bk.. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri-Renal Etkiler). Anafilaktoid reaksiyonlar: Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, önceden bilinen bir maruziyeti olmayan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlara neden olabilir. Aspirin triadı olan hastalara flurbiprofen verilmemelidir. Bu semptom kompleksi tipik olarak, nazal polipli ya da polipsiz rinit geçiren veya aspirin ya da diğer NSAİİ ilaçları aldıktan sonra şiddetli ve potansiyel olarak fatal olabilen bronkospazm sergileyen astımlı hastalarda ortaya çıkar…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Rinit, İdrar yolu enfeksiyonu belirti ve bulguları Kan ve lenf sistemi hastalıkları Demir eksikliği anemisi Trombosit agregasyonu inhibisyonu Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Vücut ağırlığında değişiklikler Hiperürisemi, Sıvı retansiyonu Psikiyatrik hastalıklar Anksiyete, Depresyon, Uykusuzluk, Sinirlilik Konfüzyon Sinir sistemi hastalıkları Amnezi, Baş dönmesi, Baş ağrısı, Reflekslerde artma, Somnolans, Titreme Ataksi, Serebrovasküler iskemi, Parestezi, Parosmi Göz hastalıkları Görmede değişiklikler Konjonktivit Kulak ve iç kulak hastalıkları Tinnitus, vertigo Kardiyak hastalıklar Kalp yetmezliği Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar Vasküler hastalıklar, Vazodilatasyon, Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Astım, Epistaksis, Bronkospazm Gastrointestinal hastalıklar Abdominal ağrı, Kabızlık, İshal, Dispepsi, Gaz, Gİ kanama, Bulantı, Kusma Kanlı ishal, Özofagus hastalığı, Gastrit, Hematemez, Peptik ülser hastalığı, Stomatit, Gastrointestinal ülser Gastrointestinal perforasyon Hepatobiliyer hastalıklar Hepatit, Karaciğer fonksiyon bozukluğu Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Anjiyoödem, Egzema, Kaşıntı, Ürtiker Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Seğirme Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Hematüri, Böbrek yetmezliği Glomerülonefrit, Renal papiller nekroz, Nefrotik sendrom Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Asteni, Ödem, Halsizlik, Yorgunluk Ürperme, Ateş Araştırmalar Yükselmiş karaciğer enzimleri Hemoglobin ve hemotokrit düzeylerinde azalma Aşağıdaki yan etkiler temel olarak dünya genelindeki pazarlama sonrası deneyimlerden ve literatürlerden elde edilmiştir. Kesin sıklık tahmini genellikle mümkün değildir. Yan etkiler Kan ve lenf sistemi hastalıkları Aplastik anemi, hemolitik anemi, trombositopeni, nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaksi Sinir sistemi hastalıkları Aseptik menenjit Gastrointestinal hastalıklar Kolit, iltihabi bağırsak hastalığı şiddetlenmesi, kan ve protein kaybı ile birlikte ince bağırsak inflamasyonu Hepatobiliyer hastalıklar Kolestatik ve kolestatik olmayan sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Eksfoliyatif dermatit, fotosensitivite, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları İnterstisyelnefrit.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.