EXTRANEFROL PERİTON DİYALİZ ÇÖZELTİSİ, 2000 ML ÇİFTLİ
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| paket | 8699606886587 | 1.029,53 TL | |
| paket | 8699606886594 | 1.117,90 TL |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Extranefrol Periton Diyaliz ne için kullanılır?
KT 1Periton boşluğu, abdomende (karında) derinizle periton zarı arasında bulunan boşluktur. Periton, bağırsaklarınız ve karaciğeriniz gibi iç organlarınızı saran bir zardır. EXTRANEFROL çözeltisi, kanınızdan suyun ve atık ürünlerin uzaklaştırılacağı periton boşluğuna doldurulur. Bu işlem, aynı zamanda anormal düzeylerde olan farklı kan bileşenleri düzeylerinin düzeltilmesini de sağlar.
Aşağıdaki durumlarda size EXTRANEFROL reçete edilebilir:
- Periton diyalizine gereksinim duyan, kalıcı böbrek yetmezliği bulunan bir yetişkinseniz.
- Standart glukoz periton diyaliz çözeltileri tek başına yeterli suyu uzaklaştıramıyorsa EXTRANEFROL, tedavi biçimi olarak Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi (SAPD) ya da Aletli Periton Diyalizi (APD) ile uygulanabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Nişastadan (ör. Mısır nişastası) üretilmiş ürünlere, ikodekstrine, ürünün içerdiği etkin veya yardımcı maddelere karşı alerjiniz varsa,
- Maltoz ya da izomaltoza (nişastadan elde edilen şeker) karşı tahammülsüzlüğünüz (intolerans) varsa,
- Şiddetli laktik asidozunuz varsa (kanda çok fazla asit olması),
- Glikojen depo hastalığınız (vücutta bazı enzimlerin eksikliği veya yetersizliği sonucu ortaya çıkan nadir görülen bir çeşit genetik hastalık) varsa,
- Karından diyaliz tedavinize başlanmadan önceki son bir ay içinde karın bölgesini ilgilendiren bir ameliyat geçirmişseniz,
- Karın bölgenizde iyileşmeyen akıntılı bir yaranız (fistül) varsa,
- Karın bölgenizde tümör, açık bir yara, fıtık ya da karın boşluğunuzun bütünlüğünü etkileyebilecek diğer durumlar varsa,
- Karın duvarı ya da boşluğunuzu etkileyen ve cerrahi olarak düzeltilemeyen bir probleminiz varsa ya da karın enfeksiyon riskini arttıran ve düzeltilemeyen bir probleminiz varsa,
- Şiddetli periton yaralanması nedeniyle belgelenmiş periton fonksiyon kaybınız varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEXTRANEFROL kullanımı, bazı test kitleriyle yapılan kan şekeri ölçümlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Glukoz de-hidrogenaz pirolokinolinkinon (GDH PQQ) veya glukoz dye-oksiredüktaz bazlı kan şekeri ölçüm yöntemleri kullanılmamalıdır. Bu yöntemlerle yapılacak testler kan şekerini normalde olan değerinden yüksek olarak gösterebileceğinden, ihtiyacınız olandan daha fazla insülin kullanmanıza neden olabilir.
İhtiyaçtan fazla insülin kullanımı, bilinç kaybıyla başlayarak giderek koma durumuna, sinir sisteminizde hasara ve en sonunda da ölüme yol açabilecek şekilde kan şekerinizde düşmeye (hipoglisemi) neden olabilir. Ek olarak, yanlış olarak yüksek bulunan şeker seviyeleri, sizdeki gerçek bir kan şekeri düşüklüğünü de (hipoglisemi) maskeleyebilir ve benzer sonuçlara yol açacak şekilde tedavisiz kalmanıza neden olabilir. Kan şekerinizi ölçmeniz gerekiyorsa, doktorunuz size hangi test kitini kullanmanız gerektiğini söyleyecektir.
Yanlış yüksek glukoz okumaları, EXTRANEFROL tedavisini durdurduktan iki hafta sonraya kadar görülebilir. Hastaneye kabul edilme durumunda doktorları bu olası etkileşim konusunda uyarmanız gerekir. Test kitinin glukoza özgü olduğundan emin olmak için ürün bilgilerini dikkatlice incelemelidirler.
- Yaşlıysanız, dehidrasyon (susuz kalma) riski vardır.
- Diyabetikseniz ve bu çözeltiyi ilk defa kullanıyorsanız ya da glukoz bazlı periton diyaliz çözeltilerden EXTRANEFROL'e geçmişseniz, doktorunuzun insülin dozunda ayarlama yapması gerekebilir.
- Kanınızdaki glukoz düzeyini test etmeniz gerekiyorsa (örneğin eğer diyabetikseniz). Doktorunuz, hangi test kitini kullanmanız gerektiği konusunda size tavsiyelerde bulunacaktır.
- Eğer şiddetli laktik asidoz (kanda çok fazla asit) riskiniz varsa.
- Aşağıdaki durumlar, artmış laktik asidoz riski altında olduğunuzu gösterir:
- Çok aşırı düşük kan basıncı,
- Kan enfeksiyonu,
- Akut böbrek yetmezliği,
- Kalıtsal bir metabolik hastalık,
- Metformin (diyabet tedavisinde kullanılan bir ilaç) kullanımı,
- HIV tedavisi için özellikle de NRTI'ler (nükleosit/nükleotit ters transkriptaz inhibitörü) denilen ilaçların kullanımı,
- Sıvının boşaltımı sırasında karın ağrısı ya da bulanıklık, veya parçacıkların fark edilmesi. Bu peritonit (iltihaplı periton) ya da enfeksiyon belirtisi olabilir. Acilen doktorunuza başvurmalısınız. Ürünün lot numarasını not edin ve boşaltılan sıvı torbası ile birlikte doktorunuza başvurun. Doktorunuz tedavinin sonlandırılmasına veya herhangi bir düzeltici tedaviye başlanmasına karar verecektir. Örneğin, eğer enfeksiyonunuz varsa, doktorunuz sizin için en iyi olacak antibiyotiği belirlemek için bazı testler yapabilir. Doktorunuz sizde hangi enfeksiyon olduğunu bilene kadar, size çok çeşitli bakterilere karşı etkili bir antibiyotik verebilir. Bu geniş spektrumlu antibiyotik olarak adlandırılır.
- Periton diyalizi esnasında, vücudunuz protein, amino asit, vitamin kaybedebilir. Bunların ikame edilip edilmemesinin gerektiğini doktorunuz bilecektir.
- Eğer karın duvarı ya da karın boşluğunu etkileyen problemler varsa. Örneğin, bir fıtık veya bağırsaklarınızı etkileyen kronik enfeksiyöz veya enflamatuar durumunuz mevcutsa.
- Aort greft plasmanı (genişlemiş ya da yırtılmış aortun yapay bir damar kullanılarak değiştirilmesi),
- Ciddi akciğer hastalığı varsa. Örneğin anfizem mevcutsa.
- Solunum güçlüğü varsa,
- Normal beslenmeyi engelleyen hastalıklarınız varsa,
- Potasyum eksikliğiniz varsa.
Ayrıca aşağıdaki durum ve hususlar dikkate alınmalıdır:
- Enkapsüle peritoneal skleroz (EPS) adı verilen hastalık, nadir görülen bir periton diyalizi tedavisi komplikasyonudur. Mümkün olduğunca doktorunuzla birlikte bu olası komplikasyona karşı dikkatli olmalısınız. EPS;
- Karında (göbek) inflamasyon (iltihap),
- Organları kaplayan ve normal hareketlerini etkileyen fibröz doku tabakasının büyümesi. Bu nadiren ölümcül olabilir.
- Mümkün olduğunca doktorunuzla birlikte sıvı dengenizin ve vücut ağırlığınızın kaydını tutmalısınız. Doktorunuz düzenli aralıklarla kan parametrelerini izleyecektir.
- Doktorunuz potasyum seviyelerini düzenli aralıklarla kontrol edecektir. Potasyum seviyelerinin çok düşmesi halinde, size telafi amaçlı biraz potasyum klorür verebilir.
Bu çözelti ile tedavisi aşağıdaki durumda tavsiye edilmez:
- Akut böbrek hastalığı,
- Peritoneal fonksiyon kaybı veya peritoneal fonksiyona zarar veren kapsamlı adezyonların (yapışıklıkların) kanıtlanmış olması.
Çocuklarda;
EXTRANEFROL'ün 18 yaşın altındaki çocuklarda güvenliliği ve etkililiği gösterilmemiştir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerli ise lütfen doktorunuza danışınız.
EXTRANEFROL'ün yiyecek ve içecekle kullanımı Karın diyalizi sırasında günlük aktivitelerinize devam edebilir, normal yiyecek içeceklerinizi tüketebilirsiniz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi EXTRANEFROL'ün içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, EXTRANEFROL'ü kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Hipertansiyon (normalden yüksek kan basıncı),
- Ayak bilekleri ya da bacaklarda şişme, gözlerde şişkinlik, nefes darlığı ya da göğüs ağrısı (hipervolemi),
- Yüzde, boğazda ya da göz çevresinde şişmeyi içerebilen (anjiyödem) aşırı duyarlılık (alerjik reaksiyon),
- Karın ağrısı,
- Titremeler (ürperme/grip benzeri semptomlar).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin EXTRANEFROL'e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yaygın:
- Deride kızarma ve kabuklanma, deri döküntüsü, kaşıntı (prurit)
- Baş dönmesi ya da sersemlik hissetme, susama (dehidrasyon)
- Kan hacminde azalma (hipovolemi)
- Anormal laboratuvar testleri
- Zayıflık, baş ağrısı, yorgunluk
- Ayak bileklerinde ya da bacaklarda şişme
- Düşük kan basıncı (hipotansiyon)
- Kulaklarda çınlama
Diğer yan etkiler:
Periton diyaliz prosedürü ile bağlantılı ya da tüm periton diyaliz çözeltileri için ortak olan diğer yan etkiler:
- Peritondan çekilen çözeltinin bulanık olması, mide ağrısı
- Peritonel kanama, iltihap, şişme, ağrı ya da kateterin çıkış yeri çevresinde enfeksiyon, kateter blokajı, yaralanma, kateterle etkileşim.
- Düşük kan şekeri konsantrasyonu (hipoglisemi)
- Düşük kan şekeri konsantrasyonunun neden olduğu şok ya da koma
- Yüksek kan şekeri konsantrasyonu (hiperglisemi)
- Mide bulantısı, kusma, iştah kaybı, ağız kuruması, kabızlık, ishal, flatülans (gaz çıkarma), bağırsak tıkanması gibi mide ya da bağırsak rahatsızlıkları, mide ülseri, gastrit (mide iltihabı), hazımsızlık
- Karında şişkinlik, karın boşluğunda fıtık (bu, kasıkta bir yumrunun oluşmasına neden olur)
- Kan testlerinde değişiklik
- Anormal karaciğer fonksiyon testi
- Kilo artışı ya da azalması
- Ağrı, ateş, halsizlik
- Kalp hastalığı, daha hızlı nabız, nefes darlığı ya da göğüs ağrısı
- Anemi (derinizin soluk görünmesine ve güçsüzlük veya nefes darlığına yol açabilen, kırmızı kan hücrelerinizde azalma, kansızlık); beyaz kan hücresi sayılarında artış ya da azalma; kanama ya da morarma riskini arttıran, kan trombositlerinde azalma
- Uyuşma, karıncalanma, yanma hissi
- Hiperkinezi (hareketlerde artış ve hareketsiz duramama)
- Bulanık görme
- Tat hissinin kaybı
- Akciğerlerde sıvı (pulmoner ödem), nefes darlığı, solunum güçlüğü ya da hırıltı, öksürük, hıçkırık
- Böbrek ağrısı
- Tırnak bozukluğu
- Kurdeşen (ürtiker), sedef, deri ülseri, egzama, deride kuruma, deride renk değişimi, deride kabarcıklanma, alerjik ya da kontak dermatit, deri döküntüleri ve kaşıntı gibi deri hastalıkları.
- Deride kırmızı kabarcıklar veya döküntüler veya derinin dökülmesinin eşlik ettiği kaşıntılı kızarıklar. Aşağıdaki üç şiddetli tipte deri reaksiyonu meydana gelebilir:
- Toksik epidermal nekroliz (TEN). Aşağıdakilere yol açar:
- vücudun birçok kısmında kırmızı döküntü
- derinin dış tabakasının dökülmesi
- Eritema multiforme. Lekelere, kırmızı şeritlere ya da mor veya kabarcıklı alanlara yol açan bir alerjik deri reaksiyonu. Aynı zamanda ağzı, gözleri ve diğer nemli vücut alanlarını da etkileyebilir.
- Vaskülit. Vücutta bazı kan damarlarının iltihaplanması. Klinik semptomlar tutulumun olduğu vücut alanına bağlıdır; fakat deride kırmızı ya da menekşe rengi lekeler ya da şeritlerle karakterize olabilir ya da deri döküntüsü, eklem ağrısı ve ateş dahil olmak üzere bir alerjik reaksiyona benzer semptomlar gözlenebilir.
- Kas krampları, kemiklerde, eklemlerde, kaslarda, sırtta, boyunda ağrı
- Ayağa kalkınca kan basıncında düşme (ortostatik hipotansiyon)
- Fungal ya da bakteriyel enfeksiyonun neden olduğu peritonit dahil olmak üzere peritonit (iltihaplı periton)
- Grip sendromu dahil enfeksiyonlar, çıban
- Anormal düşünceler, endişe, sinirlilik hali
Bunlar EXTRANEFROL'ün hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
EXTRANEFROL'ü hamilelik ve emzirme döneminde kullanmayınız.
Gebe kalma olasılığınız varsa ve doğurganlık çağındaysanız ancak uygun doğum kontrol yöntemleri uyguluyorsanız EXTRANEFROL kullanabilirsiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
EXTRANEFROL'ün içeriğindeki maddelerin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Doktorunuz EXTRANEFROL'ü reçetelemeden önce çocuk için tedavinin potansiyel riskleriyle anne için olası yararını dikkatle göz önünde bulunduracaktır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her bir dozunda 132,6 mmol sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Extranefrol Periton Diyaliz muadilleri
Extranefrol Periton Diyaliz ile aynı etken maddeyi (ikodekstrin, sodyum klorür, sodyum laktat, kalsiyum klorür dihidrat, magnezyum klorür hekzahidrat) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik böbrek yetmezliği tedavisinde özellikle glukoz solüsyonlarında ultrafiltrasyonu kaybetmiş hastalar için sürekli ayaktan diyaliz (SAPD) veya aletli diyaliz (APD) rejiminin bir parçası olarak tek bir glukoz değişimi için günde bir kez önerilir. Çünkü bu tür hastalarda SAPD tedavisinde kalabilme süresini uzatabilir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddelere ya da listelenen yardımcı maddelere hipersensitivitesi bulunan hastalarda, Nişasta bazlı polimerlere (ör. Mısır nişastası) ve/veya ikodekstrine aşırı duyarlı olduğu bilinenlerde, Maltoz ya da izomaltoz intoleransı olan hastalarda, Glikojen depo hastalığı olan hastalarda, Önceden mevcut şiddetli laktik asidoz durumlarında, Etkili diyalizini engelleyen mekanik bozukluğu olan veya artmış enfeksiyon riski bulunan hastalarda, Kanıtlanmış fonksiyon kaybı olan ya da fonksiyonlarında bozulmaya neden olabilecek geniş çaplı adezyonları olan hastalarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriEnkapsülan sklerozu (EPS), diyalizi tedavisinin nadiren görülen bir komplikasyonudur. de dahil olduğu diyalizi çözeltisi kullanan hastalarda EPS rapor edilmiştir. Bu komplikasyona bağlı sık olmayan ancak ölümcül olabilen sonuçlar rapor edilmiştir. Peritonit gelişirse, kullanılacak antibiyotiğin seçimi ve dozaj mümkün olan her durumda izole organizma(ların) tanıma ve duyarlılık test sonuçlarına göre seçilmelidir. Peritonite neden olan organizma(ların) belirlenmesi için yapılacak testlerden önce geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı gerekebilir. Laktik asidoz riskini arttırabilecek tıbbi durumları olan hastaların [örn. şiddetli hipotansiyon, sepsis, akut böbrek yetmezliği, doğuştan metabolizma kusurları, metformin ve nükleozid/nükleotid ters transkriptaz inhibitörleri (NRTI’lar) gibi ilaçlarla tedavi] olduğu hastalar, laktat bazlı peritoneal diyaliz çözeltileri ile tedavilerine başlamadan önce ya da tedavileri sırasında laktik asidoz açısından izlenmelidir. Bireysel olarak her hastaya reçetelemeden önce, çözeltinin hastada daha önceden mevcut bir hastalığın tedavisi için kullanılan tedavilerle potansiyel etkileşimi olup olmadığına dikkat edilmelidir. Kalp glikozitleriyle tedavi gören hastalarda serum potasyum düzeyleri dikkatle izlenmelidir. diyalizi, protein, amino asit, suda çözünen vitaminler ve diğer ilaçların kaybına neden olabileceğinden bunların replasmanı gerekli olabilir. diyalizi şu durumlarda dikkatle uygulanmalıdır: 1) iyileşme tamamlanana kadar cerrahi girişimler, konjenital anomaliler ya da travma sonucu membranı ve diyafragmanın bütünlüğünün bozulması dahil, abdominal tümör, karın duvarının enfeksiyonu, herniler, fekal fistül veya kolostomi, büyük polikistik böbreklerin olması ya da karın duvarı, karın yüzeyi ya da karın boşluğunun bütünlüğünü bozan bir başka rahatsızlığın kullanımı, bazı test kitleriyle yapılan kan şekeri ölçümlerinin sonuçlarını etkileyebilir. Maltoz etkileşimini önlemek için kan şekeri ölçümü, glukoz spesifik yöntemlerle yapılmalıdır. Glukoz de-hidrogenaz pirolokinolinkinon (GDH-PQQ) veya glukoz dyeoksidoredüktaz (GDO) bazlı yöntemler kullanılmamalıdır. Yanlış olarak yüksek bulunan şeker seviyeleri, hastadaki gerçek kan şekeri düşüklüğünü de (hipoglisemi) maskeleyebilir ve benzer sonuçlara yol açacak şekilde tedavisiz kalmasına neden olabilir. Yanlış yüksek glukoz okumaları, tedavisini durdurduktan iki hafta sonraya kadar görülebilir. Hastaneye kabul edilme durumunda hastanın bu olası etkileşim durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Yanlış yüksek glukoz okumaları, tedavisini durdurduktan iki hafta sonraya kadar görülebilir. Hastaneye kabul edilme durumunda hastanın bu olası etkileşim durumu göz önünde bulundurulmalıdır. bulunması durumunda 2) aralarında son zamanlarda geçirilmiş aortik greft replasmanı ve şiddetli pulmoner hastalığın bulunduğu diğer durumlar. Hastalar aşırı ve yetersiz hidrasyon açısından dikkatle izlenmelidir. Fazla ultrafiltrasyon, özellikle yaşlı hastalarda dehidrasyona neden olabilir ve bu durum, hipotansiyon ve bir olasılıkla nörolojik semptomlara yol açabilir. Hastanın sıvı dengesinin dikkatlice kaydedildiği kayıtlar saklanarak vücut ağırlığı izlenmelidir. boşluğuna hacimce aşırı infüzyonu sonucu karında distansiyon ve, doluluk hissi ve/veya soluk kesilmesi görülebilir. Diyabetes mellituslu hastalar, Peritoneal Diyaliz (PD) sırasında glisemik kontrolün sürdürülmesi için sıklıkla ilave insüline ihtiyaç duymaktadır. Glukoz bazlı PD çözeltisinden geçiş, daha önce uygulanan insülin dozunda bir ayarlama gerektirebilir. İnsülin intraperitoneal olarak uygulanabilir. Kan glukoz ölçümü, maltoz ile karışmasını engellemek için glukoza spesifik bir yöntemle yapılmalıdır. GDH-PQQ ya da GDO bazlı yöntemler kullanılmamalıdır. Aynı zamanda, glukoz dehidrogenaz flavin-adenin dinükleotid (GDH-FAD) metodolojisini kullanan bazı glukoz izleme cihazı ve test şeritlerinin kullanımı, maltoz varlığı nedeniyle yanlış yükselmiş glukoz okumalarına yol açmıştır. İkodekstrin ya da maltozun girişime ya da yanlış yükselmiş glukoz sonuçlarına yol açıp açmadığını belirlemek için izleme cihazı ve test şeritlerinin üreticileri ile iletişime geçilmelidir. Eğer GDH-PQQ, GDO ya da GDH-FAD bazlı yöntemler kullanılırsa, kullanımı yanlış şekilde yüksek bir glukoz ölçümlerine neden olabilir ve bu da gerektiğinden daha fazla insülinin uygulanmasına yol açabilir. Hastaya gerekenden daha fazla insülin uygulaması; bilinç kaybı, koma, nörolojik hasar ve ölüme neden olan hipoglisemiye yol açmıştır. Buna ek olarak, maltoz girişimi nedeniyle meydana gelen yanlış yükselmiş kan glukoz ölçümleri, gerçek hipoglisemiyi maskeleyebilir ve tedavi edilmesini engelleyerek benzer sonuçlara yol açabilir. GDH-PQQ, GDO ya da GDH-FAD bazlı kan glukoz izleme cihazları ve test şeritleri kullanıldığında, (ikodekstrin) tedavisinin kesilmesini takiben iki haftaya kadar yanlış yükselmiş glukoz düzeyleri ölçülebilir. Hastane ortamlarında GDH-PQQ, GDO ya da GDH-FAD bazlı kan glukoz izleme cihazları kullanılabileceğinden, (ikodekstrin) kullanılarak peritoneal diyalizin yapıldığı hastalardan sorumlu sağlık meslek mensuplarının, sistemin (ikodekstrin) ile kullanıma uygun olup olmadığını belirlemek üzere kan glukoz test sisteminin ürün bilgilerini dikkatli bir şekilde incelemeleri gerekmektedir. Yanlış insülin uygulamasından kaçınmak için hastalara, hastaneye kabul edildiklerinde bu etkileşim konusunda sağlık meslek mensuplarını bilgilendirmeleri söylenmelidir. Abdominal ağrı dahil olmak üzere peritoneal reaksiyonlar, bakteri ile birlikte ya da tek başına bulanık çıkış sıvısı (aseptik peritonit) ile ilişkilendirilmiştir. Peritoneal reaksiyon durumunda, hasta ikodekstrin drenajı yapılmış sıvı torbasını seri numarası ile birlikte saklamalı ve drenaj yapılmış sıvı torbasının analizi için tıbbi ekiple temas kurmalıdır. Drenajla alınmış sıvı, enfeksiyon ya da aseptik peritonite işaret edebilen, fibrin veya bulanıklık varlığı açısından incelenmelidir. Hastalardan, böyle bir durumda hekimlerini bilgilendirmeleri istenmeli ve uygun mikrobiyolojik örnekler alınmalıdır. Antibiyotik tedavisinin başlatılması, şüpheli bir enfeksiyonun olup olmamasına bağlı olarak klinik bir karar olmalıdır. Bulanık sıvının diğer olası nedenleri olasılık dışı bırakıldıysa, durdurulmalı ve bu adımın sonucu değerlendirilmelidir. durdurulursa ve sıvı bundan sonra berrak hale gelirse, yakın gözetim yapılmadıkça yeniden uygulanmamalıdır. ile yeniden maruziyet neticesinde, bulanık sıvı tekrar ortaya çıkarsa, bu durumda bu hastaya tekrar reçete edilmemelidir. Alternatif peritoneal diyaliz tedavisi başlatılmalı ve hasta yakın gözetim altında tutulmalıdır. Eğer peritonit meydana gelirse, uygulanacak olan antibiyotik seçimi ve doz ayarlaması mümkünse izole organizma tanımlama ve duyarlılık çalışmalarının sonucuna göre belirlenmelidir. İlgili organizmanın (organizmaların) belirlenmesinden önce, geniş spektrumlu antibiyotikler uygun olabilir. Nadiren, toksik epidermal nekroliz, anjiyödem, eritema multiforme ve vaskülit gibi karşı ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar meydana gelebilir. Eğer şüpheli bir aşırı duyarlılık reaksiyonunun işaretleri veya semptomları gelişirse, infüzyon acilen durdurulmalı ve çözelti peritoneal boşluktan çekilmelidir. Ürünün klinik olarak endike olduğu durumlarda uygun terapötik önlemler uygulanmalıdır. -, akut böbrek yetmezliği olan hastalarda önerilmemektedir. aşırı infüzyonunun tedavisi, peritoneal boşlukta bulunan hacminin drenajı yoluyla, peritoneal boşluktan boşaltılmasıdır. Diğer peritoneal diyaliz sıvılarında da olduğu gibi ikodekstrin de, normal nütrisyonu engelleyen tıbbi durumları, solunum fonksiyonunda bozulma ya da potasyum eksikliği olan hastalarda, potansiyel riskler ve faydalarla ilgili ayrıntılı bir değerlendirme yapıldıktan sonra dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Magnezyum ve bikarbonat dahil olmak üzere, sıvı dengesi, hematoloji, kan kimyası ve elektrolit konsantrasyonları periyodik olarak takip edilmelidir. Eğer serum magnezyum düzeyleri düşükse, oral magnezyum takviyeleri ya da daha yüksek magnezyum konsantrasyonları içeren peritoneal diyaliz çözeltileri kullanılabilir. Bazı hastalarda serum sodyum ve klorür düzeyinde bir azalma gözlenmiştir. Bu düşüşlerin klinik olarak anlamlı olmadığı düşünülmüş olsa da, serum elektrolit düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi önerilmektedir. Uzun süreli tedavi gören PD hastalarında yaygın bir bulgu olarak serum amilaz düzeylerinde bir azalma fark edilmiştir. Azalmaya herhangi bir yan etkinin eşlik etmediği bildirilmiştir. Diğer yandan, normalin altındaki amilaz düzeyinin, akut pankreatitte yaygın olarak görülen, serum amilazdaki yükselmeyi maskeleyip maskeleyemeyeceği bilinmemektedir. Klinik çalışmalar sırasında, serum alkalen fosfatazda yaklaşık 20 IU/L’lik bir artış görülmüştür. Artmış alkalen fosfatazın yükselmiş SGOT düzeyleriyle ilişkili olduğu bireysel vakalar mevcuttur. Pediatrik popülasyon: -, çocuklarda önerilmez. Bu tıbbi ürün 132-133 mmol/litre sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz gönünde bulundurulmalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Bağışıklık sistemi hastalıkları Vaskülit Hipersensitivite** Bilinmiyor Metabolizma ve beslenme hastalıkları Dehidrasyon Hipovolemi Hipoglisemi Hiponatremi Hiperglisemi Hipervolemi Anoreksi Hipokloremi Hipomagnezemi Hipoproteinemi Şok hipoglisemi Sıvı dengesizliği Psikiyatrik hastalıkları Anormal düşünce Anksiyete Sinirlilik Yaygın olmayan Sinir Sistemi hastalıkları Sersemlik hali Başağrısı Hiperkinezi Parestezi Aguzi Hipoglisemik koma Yanma hissi Göz hastalıkları Bulanık görme Bilinmiyor Kulak ve iç kulak hastalıkları Çınlama Yaygın Kalp hastalıkları Kardiyovasküler bozukluk Taşikardi Yaygın olmayan Vasküler bozukluklar Hipotansiyon Hipertansiyon Ortostatik hipotansiyon Yaygın olmayan Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Pulmoner ödem Dispne Öksürük Hıçkırık Bronkospazm Yaygın olmayan Bilinmiyor Gastrointestinal hastalıkları Karın ağrısı Bağırsak tıkanıklığı Peritonit Kanlı peritoneal sıvı Diyare Gastrik ülser Gastrit Kusma Kabızlık Dispepsi Bulantı Ağızda kuruluk Gaz Yaygın olmayan Assit Kasık fıtığı Abdominal rahatsızlık Bilinmiyor Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü (maküler, papüler, eritematöz dahil) Kaşıntı Deri eksfoliasyonu Ürtiker Büllöz dermatit Psoriazis Deri ülseri Ekzema Tırnak hastalığı Deride kuruma Deride renk değişikliği Toksik epidermal nekroliz Eritema multiforme Anjioödem Genel ürtiker Toksik deri döküntüsü Periorbital ödem Dermatit (alerjik ve kontakt dermatit dahil) Kızarıklık Blister (kabarcık) Kas-iskelet sistemi bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Kemik ağrısı Kas spazmı Miyalji Boyun ağrısı Artralji Sırt ağrısı Kas-iskelet ağrısı Yaygın olmayan Bilinmiyor Böbrek Ve İdrar Yolu hastalıkları Böbrek ağrısı Yaygın olmayan Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Periferik ödem Asteni Göğüs ağrısı Yüzde ödem Ödem Ağrı Ateş Titreme Halsizlik Kateter bölgesinde kızarıklık Kateter bölgesinde inflamasyon İnfüzyondan kaynaklı reaksiyon (infüzyon bölgesinde ağrı, instilasyon bölgesinde ağrı dahil) Araştırma Bulguları Alanin amino transferaz artışı Aspartat amino transferaz artışı Kan alkalen fosfataz artışı Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik Kilo azalması Kilo artışı Yaygın olmayan Yaralanma ve zehirlenme Cihaz etkileşimi* Bilinmiyor * İkodekstrin kan şekeri ölçüm cihazlarına etki eder. ** kullanan hastalarda bronkospazm, hipotansiyon, döküntü, pruritus ve ürtiker dahil aşırı duyarlılık tipi reaksiyonlar bildirilmiştir. diyalizi ile ilgili diğer istenmeyen etkiler: fungal peritonit, bakteriyel peritonit, kateter bölgesi enfeksiyonu, kateterle ilişkili enfeksiyon ve kateterle ilişkili komplikasyon. Artmış ultrafiltrasyon, özellikle yaşlı hastalarda, hipotansiyon, baş dönmesi ve muhtemelen nörolojik semptomlarla sonuçlanan dehidratasyona yol açabilir. Diyabetik hastalarda hipoglisemik ataklar. Serum alkalin fosfatazlarında ve elektrolit bozukluklarında artış (örn. Hipokalemi, hipokalsemi ve hiperkalsemi). Karın ağrısı, bakteri içeren veya içermeyen bulanık atıklar ve aseptik peritonit dahil olmak üzere peritoneal reaksiyonlar. Yorgunluk genellikle spontane olarak raporlanmıştır; literatürde ise prosedürle ilgili istenmeyen bir etki olarak bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.