DORİFEN 400 MG/100 ML İ.V. İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ (CALDOFEN), 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Dorifen 400 mg/100 mL ne için kullanılır?
KT 1İbuprofen “non-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlar” veya NSAİİ'ler olarak bilinen bir ilaç grubuna aittir.
DORİFEN, ağrının ya da hiperterminin (yüksek ateş) tedavisi için damar içi yolun klinik olarak gerekli görüldüğü acil durumlarda ve/veya diğer uygulama yollarının mümkün olmadığı durumlarda (özellikle cerrahi girişimlerden sonra, orta şiddette ağrının ve ateşin kısa süreli tedavisinde) kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İbuprofen veya ilacın içeriğinde bulunan herhangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlılığınız varsa,
- Daha önceden ibuprofen, asetilsalisilik asit veya benzer ağrı kesici (NSAİİ'ler) kullandığınızda, nefes darlığı, astım, döküntü, kaşıntılı burun akıntısı veya yüzde şişkinlik gibi yan etkiler oluşmuşsa,
- Aktif kanamaya eğiliminiz yüksek ise,
- Aktif ve ya tekrarlayan mide ülseri veya mide kanamanız varsa,
- Mide veya bağırsağınızda NSAİİ alımına bağlı kanama veya yırtılma oluşmuşsa,
- Beyin kanamanız veya başka bir yerinizde aktif kanamanız varsa,
- Ciddi böbrek, karaciğer veya kalp probleminiz varsa,
- Ciddi dehidratasyon (kusma, ishal veya yetersiz sıvı alımından kaynaklı su kaybı) probleminiz varsa,
- Hamileliğin son üç ayında iseniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kalp yetmezliği, anjina (göğüs ağrısı) gibi kalp problemleriniz varsa veya kalp krizi, baypas ameliyatı, periferik arter hastalığı (dar veya tıkanmış arterler nedeniyle ayaklarda zayıf dolaşım) ve inmenin herhangi bir türünü (kısa süreli iskemik atak (mini strok) veya geçici iskemik atak "GİA" dahil) geçirmişseniz,
- Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterolünüz varsa, ailenizin kalp hastalığı veya felç geçmişi varsa veya sigara içiyorsanız,
- Büyük bir ameliyat geçirmişseniz,
- Eğer mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, kanaması veya delinmesi gibi problemler yaşamışsanız. Bu durumlarda, doktorunuz mideniz için koruyucu bir ilaç vermeyi düşünecektir.
- Astım veya herhangi bir nefes alma probleminiz varsa,
- Enfeksiyon tedavisi alıyorsanız (Bu ilaç enfeksiyonun önemli bir işareti olan ateşi maskeleyebilir),
- Böbrek veya karaciğer probleminiz varsa, 60 yaş üstündeyseniz veya uzun süre ibuprofen kullanmışsanız, doktorunuz düzenli olarak kontrolünüzü yapmaya ihtiyaç duyabilir. Doktorunuz bu kontrollerin sıklığını size söyleyecektir.
- İshalden dolayı susuz kalmışsanız, bol bol su içiniz ve acilen doktorunuz ile görüşünüz çünkü bu durumda ibuprofen susuzluğun sonucu olarak böbrek yetmezliğine neden olabilir.
- Eksfolyatif dermatit (derinin yaygın kızarıklığı ve pullanması), Stevens-Johnson sendromu (ilaca karşı vücudun verdiği büyük boyutlu alerjik tepki) ve toksik epidermal nekroliz (ciddi hayat tehdit edici deri problemleri) gibi ciddi deri reaksiyonu probleminiz varsa. Deri döküntüsü, mukozal lezyon veya alerjik reaksiyonların herhangi bir belirtisi oluşursa derhal ilacın alımı kesilmelidir.
- Crohn hastalığı veya ülseratif kolit probleminiz varsa (ibuprofen bu hastalıkları daha da kötüleştirebilir),
- Herhangi bir yaralanma, şişme veya deride kızarıklık gözlemlerseniz, nefes darlığı (nefes alamama) varsa, derhal DORİFEN almayı durdurunuz ve doktorunuz ile iletişime geçiniz.
- Suçiçeği hastalığınız var ise istenmeyen durumlar oluşabilir.
- Porfirin metabolizmasının kalıtsal hastalığını (örn. akut aralıklı meydana gelen porfiri) taşıyorsanız,
- DORİFEN alımına yakın zamanda alkol almışsanız, mide, bağırsak ve sinir sistemi ile ilgili istenmeyen etkiler artabilir,
- Saman nezlesi, nazal polip veya kronik obstrüktif akciğer hastalığınız (KOAH) varsa, alerjik reaksiyon riski yüksektir. Alerjik reaksiyonlar; astım atakları (analjezik astım denilen), hızlı şişme (Quincke ödemi) veya döküntü gibi belirtiler gösterebilir.
- Ağrıyı hafifletmek ve kontrol etmek için size ilacın en düşük dozun verilmesi önemlidir, semptomları kontrol altına almak için gerekli olandan daha uzun süre DORİFEN uygulanmaz.
- Genellikle tedavinin başlangıcında alerjik reaksiyonlar oluşabilir. Bu durumda, tedavi kesilmelidir.
- Bu ilacın kullanımına bağlı az sayıda aseptik menenjit vakası olmuştur. Sistemik lupus eritematöz ve buna bağlı bağ dokusu hastalığı probleminiz varsa risk daha fazladır.
- Siklooksigenaz-2 seçici inhibitörleri dahil diğer NSAİİ'ler ile eşzamanlı kullanımından kaçınılmalıdır.
İbuprofen gibi anti-inflamatuvar/ ağrı kesici ilaçlar, özellikle yüksek dozlarda kullanıldığında, kalp krizi veya inme riskinde küçük bir artışla ilişkili olabilir. Tavsiye edilen doz veya tedavi süresi aşılmamalıdır.
İstenmeyen etkileri en aza indirmek ve semptomları kontrol etmek için gerekli en düşük doz kullanılmalıdır ve en kısa tedavi süresince uygulanmalıdır.
Genel olarak, analjezik kullanım alışkanlığı kalıcı ciddi böbrek problemlerine neden olabilir.
Ağrı kesicilerinin uzun süreli kullanımı ile baş ağrısı oluşabilir. Bu durum ilacın artan dozlarıyla tedavi edilmemelidir.
İbuprofen aşağıdaki laboratuvar testlerini değiştirebilir:
- Kanama süresi (tedavinin bitiminden 1 gün sonraya kadar uzayabilir)
- Kan-glukoz değerleri (düşebilir)
- Kreatinin klirensi (düşebilir)
- Hematokrit veya hemoglobin (düşebilir)
- Kanda üre azotu, serum kreatinin ve serum potasyum (yükselebilir)
- Karaciğer fonksiyon testi: Transaminaz seviyesi yükselir İbuprofen kullanıyorsanız veya yakın zamanda kullanmışsanız ve klinik testlerden geçecekseniz doktorunuza bildiriniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen advers etkiler gastrointestinal etkilerdir. Özellikle yaşlılarda peptik ülser, perforasyon veya Gİ kanama bazen ölümcül olabilir. Uygulamadan sonra mide bulantısı, kusma, ishal, gaz, kabızlık, dispepsi, karın ağrısı, melena, hematemez, ülseratif stomatit, kolit alevlenmesi ve Crohn hastalığı bildirilmiştir. Daha seyrek olarak, gastrit görülmüştür. Özellikle gastrointestinal kanama riski doz aralığına ve kullanım süresine bağlıdır. Çok seyrek olarak aşırı duyarlılık reaksiyonları (infüzyon yeri reaksiyonları, anafilaktik şok dahil) ve Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), eritema multiforme ve alopesi dahil olmak üzere büllöz reaksiyonlar gibi ciddi kutanöz advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçların kullanımı ile çakışan enfeksiyonla ilişkili inflamasyonların (örn. gelişme nekrotizan fasiitis) alevlenmesi açıklanmıştır. Bu, muhtemelen non-steroid anti-inflamatuar ilaçların etki mekanizması ile ilişkilendirilir. Fotosensitivite, alerjik vaskülit ve istisnai durumlarda ciddi cilt enfeksiyonları ve yumuşak doku komplikasyonları varisella enfeksiyonu sırasında ortaya çıkabilir. Ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği NSAİİ tedavisi ile bağlantılı olarak bildirilmiştir. Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Enfeksiyonla ilişkili enflamasyonların alevlenmesi (örn. nekrotizan fasiit gelişimi). Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Kan oluşumundaki bozukluklar (anemi, agranülositoz, lökopeni, trombositopeni ve pansitopeni). İlk belirtiler: ateş, boğaz ağrısı, yüzeysel ağız yaraları, influenza benzeri şikâyet, şiddetli halsizlik, burun ve deri kanamaları. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Ciltte döküntü ve kaşıntının yanında astım ataklarının oluşmasıyla (muhtemelen kan basıncında düşüş ile oluşan) aşırı duyarlılık reaksiyonları. Çok seyrek: Sistemik lupus eritematöz, aşırı duyarlılık reaksiyonları (yüzde ödem, dilin şişmesi, hava yollarının daralması ile internal larinksin şişmesi, solunum zorluğu, çarpıntı, hipotansiyon ve hayatı tehdit eden şok). Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Anksiyete, huzursuzluk. Seyrek: Psikotik reaksiyonlar, sinirlilik, konfüzyon veya oryantasyon bozukluğu ve depresyon. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Yorgunluk veya uykusuzluk, baş ağrısı, baş dönmesi. Yaygın olmayan: Uykusuzluk, ajitasyon, sinirlilik veya yorgunluk. Çok seyrek: Aseptik menenjit (sert boyun, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş veya konfüzyon). Otoimmün bozukluğu olan hastalar (SLE, karışık bağ dokusu hastalığı) yatkın görünmektedir. Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozukluğu. Seyrek: Reversibl toksik ambliyopi. Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo. Yaygın olmayan: Tinnitus. Seyrek: İşitme bozuklukları. Kardiyak hastalıklar: Çok seyrek: Çarpıntı, kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü. Vasküler hastalıklar Çok seyrek: Arteriyel hipertansiyon. Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Astım, bronkospazm, dispne ve hırıltılı solunum. Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Reflü, karın ağrısı, bulantı, kusma, gaz, ishal, kabızlık ve istisnai durumlarda anemiye neden olabilecek hafif gastrointestinal kanama. Yaygın: Kanama olasılığı bulunan gastrointestinal ülserler ve perforasyon. Ülseratif stomatit, kolitin alevlenmesi ve Crohn hastalığı. Yaygın olmayan: Gastrit. Seyrek: Özofagus stenozu, divertiküler hastalığın alevlenmesi, tanımlanmamış hemorajik kolit. Gastrointestinal kanama meydana gelirse anemi ve hematemez. Çok Seyrek: Özöfagus yangısı, bağırsak, diyafram benzeri darlıkların oluşumu. Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, karaciğer hasarı, özellikle de uzun süreli tedavide, akut hepatit. Bilinmiyor: Karaciğer yetmezliği. Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ciltte döküntü. Yaygın olmayan: Ürtiker, pruritus, purpura (alerjik purpura dahil), isilik. Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromunu içeren büllöz reaksiyonlar ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), eritema multiforme alopesi, fotosensitivite reaksiyonları ve alerjik vaskülit. İstisnai olgularda; ağır cilt enfeksiyonları ve varisella enfeksiyonunda yumuşak doku komplikasyonları (ayrıca bkz. "Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar"). Bilinmiyor: Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksivonu (DRESS sendromu) Kas-iskelet sistemi, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Boyun spazmı. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: Azalan idrar boşaltımı ve ödem, özellikle arteriyel hipertansiyon veya böbrek hastalarda yetmezlik, nefrotik sendrom, akut böbrek yetmezliğinin eşlik edebileceği interstisyel nefrit. Seyrek: Böbrek doku hasarı (papiller nekroz), özellikle uzun süreli tedavide kanda serum ürik asit konsantrasyonunda artış. Genel ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Uygulama bölgesinde ağrı ve yanma hissi. Bilinmeyen: Enjeksiyon yerinde şişme, hematom veya kanama.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuz düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışınız.
Hamileliğin son üç ayında DORİFEN kullanılmamalıdır.
İbuprofen hamile kalmanızı zorlaştırabilir. Hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamile kalma probleminiz varsa doktorunuzu bilgilendiriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İbuprofen anne sütüne geçer ancak, eğer tavsiye edilen dozda ve mümkün olan en kısa süre kullanılırsa emzirme sırasında kullanılabilir. Ancak, günlük 1200 mg'den fazla kullanılırsa veya uzun süreli kullanılırsa, doktorunuz size emzirmeyi bırakmanızı tavsiye edebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her 100 ml'sinde 11 mmol (ya da 255 mg) sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Dorifen 400 mg/100 mL muadilleri
Dorifen 400 mg/100 mL ile aynı etken maddeyi (ibuprofen) içeren 5 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAğrının ya da hiperterminin tedavisi için intravenöz yolun klinik olarak gerekli görüldüğü acil durumlarda ve/veya diğer uygulama yollarının mümkün olmadığı durumlarda (özellikle cerrahi girişimlerden sonra, orta şiddette ağrının ve ateşin kısa süreli tedavisinde) endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtken maddeye, diğer NSAİİ’lere veya verilen herhangi bir maddeye karşı duyarlılık, Asetilsalisilik asit (ASA) veya diğer NSAİİ’lerin alınması ile ilişkili bronkospazm, astım, rinit, anjiyoödem veya ürtiker öyküsü olan, Trombositopeni gibi artmış aktif kanama eğilimi gibi durumlar, Aktif veya tekrarlayan peptik ülser / kanama (iki veya daha fazla kanıtlanmış ülserasyon veya kanama), Koroner arter by-pass graft cerrahisi perioperatif ağrı tedavisinde, Önceki NSAİİ tedavisi ile ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü, Serebrovasküler veya diğer aktif kanama, Ciddi karaciğer veya böbrek yetmezliği, Şiddetli kalp yetmezliği (NYHA Sınıf IV), Ciddi dehidratasyon (kusma, diyare veya yetersiz sıvı alınması nedeniyle), Hamileliğin son trimesterinde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKardiyovasküler risk: NSAİİ’lar ölümcül olabilecek kardiyovasküler trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kardiyovasküler hastalığı olan veya kardiyovasküler hastalık risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir. koroner arter by-pass graft cerrahisi perioperatif ağrı tedavisinde kontrendikedir. Gastrointestinal (GI) risk: NSAİİ’lar kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu gibi ölümcül olabilecek ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar. Gastrointestinal (Gİ) etkiler, ülserasyon, kanama ve perforasyon riski: İbuprofen dahil NSAİİ’lar; mide, ince bağırsak veya kalın bağırsak inflamasyonu, kanaması, ülserasyonu ve perforasyonu gibi ölümcül olabilen ciddi gastrointestinal advers olaylara yol açabilirler. Bu ciddi advers olaylar NSAİİ’lar ile tedavi edilen hastalarda herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir semptom vererek ya da herhangi bir semptom vermeksizin ortaya çıkabilir. NSAİİ tedavisinde ciddi üst gastrointestinal advers etki gelişen beş hastadan sadece biri semptomatiktir. NSAİİ’ların neden olduğu üst gastrointestinal ülser, büyük kanama ya da perforasyon, 3-6 ay süreyle tedavi gören hastaların yaklaşık %1’inde, bir yıl süreyle tedavi gören hastaların ise %2-4’ünde ortaya çıkmaktadır. Daha uzun süreli kullanımda bu eğilim devam ederken, tedavi süresince herhangi bir zamanda ciddi gastrointestinal advers olay gelişme olasılığı artar. Ancak kısa süreli tedavi bile risksiz değildir. Önceden ülser hastalığı ya da gastrointestinal kanama hikayesi olan hastalara ibuprofen dahil NSAİİ’lar önerilirken çok dikkatli olunmalıdır. Önceden peptik ülser hastalığı ve/veya gastrointestinal kanama hikayesi olan NSAİİ kullanan hastalarda gastrointestinal kanama görülme riski, bu risk faktörlerinden hiçbirine sahip olmayan hastalara göre 10 kattan daha fazladır. NSAİİ’lar ile tedavi edilen hastalarda gastrointestinal kanama riskini arttıran diğer faktörler; beraberinde oral kortikosteroid ya da antikoagülan kullanımı, daha uzun süreli NSAİİ tedavisi, sigara içimi, alkol kullanımı, ileri yaş, genel sağlık durumunun zayıf olmasıdır. Ani ölümcül gastrointestinal olaylar en çok yaşlı veya bakıma ihtiyaç duyan hastalarda görüldüğünden, bu hasta popülasyonunun tedavisinde özellikle dikkatli olunmalıdır. NSAİİ ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda olası bir gastrointestinal advers olay riskini en aza indirmek için, en düşük etkin doz olası en kısa sürede kullanılmalıdır. Hastalar ve doktorlar NSAİİ tedavisi boyunca, gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirti ve semptomlarına karşı hazırlıklı olmalı ve herhangi bir gastrointestinal advers olay şüphesi durumunda derhal değerlendirme ve tedaviyi başlatmalıdırlar. Ciddi gastrointestinal advers olay olasılığı ortadan kalkana kadar, NSAİİ tedavisinin sonlandırılması da alınacak tedbirler arasındadır. Yüksek riskli hastalarda NSAİİ içermeyen alternatif tedaviler düşünülmelidir. Asetil salisilik asit ve diğer NSAİİ’ların birlikte kullanımı ciddi gastrointestinal advers olay riskini artırmaktadır. Gastrointestinal hastalık öyküsü olan hastalar, özelliklede yaşlı olan hastalar, tedavinin başlangıç dönemlerinde, olağandışı herhangi bir abdominal semptomu (özellikle gastrointestinal kanama) bildirmelidir. İbuprofen alan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon gelişirse tedavi kesilmelidir. Yaşlı hastalarda NSAİİ ilaçlara karşı artan sıklıkta advers reaksiyon (özellikle ölümcül olabilen gastrointestinal kanama ve perforasyon) mevcuttur. Kardiyovasküler ve serebrovasküler etkiler: Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bütünüyle ele alındığında epidemiyolojik çalışmalar, düşük doz ibuprofenin (örn. <1200 mg/gün), miyokard enfarktüsü riskinde artış ile ilişkili olabileceğini düşündürmemektedir. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği (NYHA II-III), mevcut iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serobrovasküler hastalığı olan hastalar, sadece dikkatli bir değerlendirme sonrasında ve yüksek dozlardan (2400 mg/gün) kaçınarak ibuprofen ile tedavi edilmelidirler. Özellikle yüksek dozlarda ibuprofen (2400 mg/gün) kullanımı gerektiğinde, kardiyovasküler olaylara yönelik risk faktörleri olan (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diyabet, sigara) hastalarda uzun süreli bir tedavi başlatılmadan önce de dikkatli değerlendirme yapılmalıdır. Hipertansiyon: İbuprofen dahil NSAİİ’lar, yeni hipertansiyon gelişimine veya var olan hipertansiyonun kötüleşmesine yol açabilirler. Her iki durumda da kardiyovasküler olayların oluşma sıklığının artmasına katkıda bulunabilir. İbuprofen dahil NSAİİ’lar hipertansiyonlu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlangıcında ve tedavi süresince kan basıncı yakından takip edilmelidir. NSAİİ alımına bağlı olarak ADE inhibitörleri, tiyazid ya da kıvrım diüretikleri alan hastalarda, bu tedavilere yetersiz yanıt gelişebilir. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem: NSAİİ kullanan bazı hastalarda sıvı retansiyonu ve ödem gözlenmiştir. sıvı retansiyonu ya da kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Ciddi deri reaksiyonları: İbuprofen dahil NSAİİ’lar, eksfolyatif dermatit, Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) gibi ölümcül olabilen ciddi deri reaksiyonlarına neden olabilir. Bu ciddi etkiler herhangi bir uyarıcı semptom olmaksızın ortaya çıkabilir. Hastalar deri üzerinde ciddi belirtilerin işaret ve semptomları hakkında bilgilendirilmeli, deri döküntüsü veya başka bir aşırı duyarlılık belirtisi görüldüğü anda, tedavisi sonlandırılmalıdır. Karaciğer üzerindeki etkiler: İbuprofen dahil NSAİİ’ları kullanan hastaların % 15’inde, bir veya daha fazla karaciğer testinde sınırda yükselmeler görülebilir. Bu laboratuvar anormallikleri, devam eden tedavi ile ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya geçici olabilir. Hastalarda NSAİİ’larla yapılan klinik çalışmaların yaklaşık % 1’inde, kayda değer ALT, AST yükselmeleri (normal üst değerlerin yaklaşık 3 veya daha fazla katı) rapor edilmiştir. Ek olarak sarılık, fulminant hepatit, karaciğer nekrozu, karaciğer yetmezlik gibi, bazıları ölümle sonuçlanan nadir ciddi karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir. İbuprofen tedavisindeyken, hastada karaciğer fonksiyonunun bozulduğuna dair belirti ve/veya semptomlar oluşmuşsa veya karaciğer testleri anormalse, daha ciddi karaciğer reaksiyonlarının gelişimine yönelik değerlendirme yapılmalıdır. Eğer karaciğer hastalığı gelişimi ile uyumlu klinik belirti ve semptomlar veya sistemik belirtiler (eozinofili, deri döküntüsü vb.) ortaya çıkarsa, ibuprofen tedavisi kesilmelidir. Böbrekler üzerindeki etkiler: Dehidrate olmuş hastalarda ile tedaviye başlarken dikkatli olunmalıdır. NSAİİ’ların uzun süre kullanımı papiller nekroz ve diğer böbrek hasarları ile sonuçlanmaktadır. Böbrek toksisitesi, böbrek perfüzyonunun sağlanmasında prostaglandinlerin telafi edici etkinliği olan hastalarda görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ uygulaması prostaglandin oluşumunda doza bağlı bir azalmaya ve ikincil olarak böbrek6 yetmezliğini hızlandırabilen böbrek kan akımında azalmaya neden olabilir. Böbrek fonksiyonları bozukluğu, kalp yetmezliği ve karaciğer bozukluğu olanlar, diüretik ve ADE inhibitörleri alanlar ve yaşlılarda, bu reaksiyonun gelişme riski daha fazladır. NSAİİ tedavisinin kesilmesi ile genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmektedir. İleri böbrek yetmezliği: Kontrollü klinik çalışmalardan ibuprofenin ilerlemiş böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanımına dair herhangi bir bilgi mevcut değildir. Dolayısı ile ileri böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanılması önerilmez. Ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda ile tedavi gerekmekteyse, hastanın böbrek fonksiyonları yakından izlenmelidir. Anafilaktoid Reaksiyonlar: Diğer NSAİİ’lar gibi, daha önce ibuprofen kullanımı bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabilir. Asetilsalisilik asit triadı olan hastalarda kontrendikedir. Bu belirti kompleksi tipik olarak, daha önce nazal polipli veya polipsiz rinit geçirmiş astım hastalarında veya asetilsalisilik asit veya diğer NSAİİ’ların alımı sonrası ciddi potansiyel olarak ölümcül bronkospazm gösteren hastalarda oluşabilir. Solunum bozuklukları: Bu ürün, bronşiyal astım, kronik rinit veya alerjik rahatsızlığı olan hastalara uygulanıyorsa, bu hastalarda bronkospazm, ürtiker veya anjiyoödem oluşturduğu bildirildiğinden, dikkatli olunmalıdır. Hematolojik etkiler: geçici olarak kan-platelet fonksiyonunu bozarak (trombosit agregasyonunun inhibisyonu) kanama zamanını ve kanama riskini artırabilir. İbuprofen, trombosit agregasyonunu inhibe etmek için ASA alan hastalarda özel dikkatle kullanılmalıdır. Pıhtılaşma bozukluğu olan veya cerrahi işlem uygulanan hastalar izlenmelidir. Büyük tıbbi ameliyattan hemen sonra hastalar için özel dikkat gerekmektedir. Uzun süren ibuprofen uygulaması sırasında, hastalara ait karaciğer biyokimyasal parametreleri ile böbrek fonksiyonlarının düzenli olarak kontrol edilmesi ve hastaların kan sayımlarının yapılması gerekmektedir. Konjenital porfiri metabolizması (örn. akut intermitent porfiri) hastalarında ancak fayda / riskin sıkı değerlendirilmesinden sonra kullanılmalıdır. Eşzamanlı alkol kullanımı sırasında, aktif madde ile ilgili istenmeyen etkiler, özellikle gastrointestinal sistem veya merkezi sinir sistemini ilgilendiren istenmeyen etkiler artabilir. Daha fazla kötüleşmesi muhtemel belirli koşullara sahip hastalarda dikkatli olunmalıdır: Başka maddelere karşı da alerjisi olan hastalarda, kullanımında bu hastalar için artmış aşırı duyarlılık riski bulunmaktadır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen advers etkiler gastrointestinal etkilerdir. Özellikle yaşlılarda peptik ülser, perforasyon veya Gİ kanama bazen ölümcül olabilir. Uygulamadan sonra mide bulantısı, kusma, ishal, gaz, kabızlık, dispepsi, karın ağrısı, melena, hematemez, ülseratif stomatit, kolit alevlenmesi ve Crohn hastalığı bildirilmiştir. Daha seyrek olarak, gastrit görülmüştür. Özellikle gastrointestinal kanama riski doz aralığına ve kullanım süresine bağlıdır. Çok seyrek olarak aşırı duyarlılık reaksiyonları (infüzyon yeri reaksiyonları, anafilaktik şok dahil) ve Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), eritema multiforme ve alopesi dahil olmak üzere büllöz reaksiyonlar gibi ciddi kutanöz advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Non-steroid anti-inflamatuar ilaçların kullanımı ile çakışan enfeksiyonla ilişkili inflamasyonların (örn. gelişme nekrotizan fasiitis) alevlenmesi açıklanmıştır. Bu, muhtemelen non-steroid anti-inflamatuar ilaçların etki mekanizması ile ilişkilendirilir. Fotosensitivite, alerjik vaskülit ve istisnai durumlarda ciddi cilt enfeksiyonları ve yumuşak doku komplikasyonları varisella enfeksiyonu sırasında ortaya çıkabilir. Ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği NSAİİ tedavisi ile bağlantılı olarak bildirilmiştir. Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprofen kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riskinde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Enfeksiyonla ilişkili enflamasyonların alevlenmesi (örn. nekrotizan fasiit gelişimi). Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Kan oluşumundaki bozukluklar (anemi, agranülositoz, lökopeni, trombositopeni ve pansitopeni). İlk belirtiler: ateş, boğaz ağrısı, yüzeysel ağız yaraları, influenza benzeri şikâyet, şiddetli halsizlik, burun ve deri kanamaları. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Ciltte döküntü ve kaşıntının yanında astım ataklarının oluşmasıyla (muhtemelen kan basıncında düşüş ile oluşan) aşırı duyarlılık reaksiyonları. Çok seyrek: Sistemik lupus eritematöz, aşırı duyarlılık reaksiyonları (yüzde ödem, dilin şişmesi, hava yollarının daralması ile internal larinksin şişmesi, solunum zorluğu, çarpıntı, hipotansiyon ve hayatı tehdit eden şok). Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Anksiyete, huzursuzluk. Seyrek: Psikotik reaksiyonlar, sinirlilik, konfüzyon veya oryantasyon bozukluğu ve depresyon. Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Yorgunluk veya uykusuzluk, baş ağrısı, baş dönmesi. Yaygın olmayan: Uykusuzluk, ajitasyon, sinirlilik veya yorgunluk. Çok seyrek: Aseptik menenjit (sert boyun, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş veya konfüzyon). Otoimmün bozukluğu olan hastalar (SLE, karışık bağ dokusu hastalığı) yatkın görünmektedir. Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozukluğu. Seyrek: Reversibl toksik ambliyopi. Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo. Yaygın olmayan: Tinnitus. Seyrek: İşitme bozuklukları. Kardiyak hastalıklar: Çok seyrek: Çarpıntı, kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü. Vasküler hastalıklar Çok seyrek: Arteriyel hipertansiyon. Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Astım, bronkospazm, dispne ve hırıltılı solunum. Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Reflü, karın ağrısı, bulantı, kusma, gaz, ishal, kabızlık ve istisnai durumlarda anemiye neden olabilecek hafif gastrointestinal kanama. Yaygın: Kanama olasılığı bulunan gastrointestinal ülserler ve perforasyon. Ülseratif stomatit, kolitin alevlenmesi ve Crohn hastalığı. Yaygın olmayan: Gastrit. Seyrek: Özofagus stenozu, divertiküler hastalığın alevlenmesi, tanımlanmamış hemorajik kolit. Gastrointestinal kanama meydana gelirse anemi ve hematemez. Çok Seyrek: Özöfagus yangısı, bağırsak, diyafram benzeri darlıkların oluşumu. Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, karaciğer hasarı, özellikle de uzun süreli tedavide, akut hepatit. Bilinmiyor: Karaciğer yetmezliği. Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ciltte döküntü. Yaygın olmayan: Ürtiker, pruritus, purpura (alerjik purpura dahil), isilik. Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromunu içeren büllöz reaksiyonlar ve toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), eritema multiforme alopesi, fotosensitivite reaksiyonları ve alerjik vaskülit. İstisnai olgularda; ağır cilt enfeksiyonları ve varisella enfeksiyonunda yumuşak doku komplikasyonları (ayrıca bkz. "Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar"). Bilinmiyor: Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksivonu (DRESS sendromu) Kas-iskelet sistemi, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Boyun spazmı. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: Azalan idrar boşaltımı ve ödem, özellikle arteriyel hipertansiyon veya böbrek hastalarda yetmezlik, nefrotik sendrom, akut böbrek yetmezliğinin eşlik edebileceği interstisyel nefrit. Seyrek: Böbrek doku hasarı (papiller nekroz), özellikle uzun süreli tedavide kanda serum ürik asit konsantrasyonunda artış. Genel ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Uygulama bölgesinde ağrı ve yanma hissi. Bilinmeyen: Enjeksiyon yerinde şişme, hematom veya kanama.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.