DEPAKIN %20 ORAL ÇÖZELTİ, 40 ML
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Depakin %20 ne için kullanılır?
KT 1- DEPAKİN, antiepileptikler (epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar) adı verilen bir ilaç grubuna dahildir.
- DEPAKİN, epilepsi (sara) adı verilen bir merkezi sinir sistemi hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Birçok epilepsi türünün tedavisinde etkilidir.
- DEPAKİN, lityumun uygun olmadığı ya da yan etkileri nedeniyle kullanılamadığı durumlarda, bipolar bozuklukla ilişkili aşırı coşkulu ve enerjik dönemlerin (manik epizodların) tedavisinde kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Bipolar bozukluk ve epilepsi
- Hamileyseniz ve eğer sizin için başka bir tedavi etkili olabiliyorsa (aşağıdaki 'hamilelik_ kadınlar için önemli bilgi' bölümüne bakınız)
- Çocuk doğurma potansiyeli olan bir kadınsanız ve tüm DEPAKİN tedaviniz boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız (Doktorunuza danışmadan DEPAKİN almayı veya doğum kontrol yönteminizi bırakmayınız. Doktorunuz daha iyi tavsiyede bulunacaktır (aşağıdaki 'hamilelik_ kadınlar için önemli bilgi' bölümüne bakınız)) Çocuk sahibi olma potansiyeline sahip bir erkekseniz ve size valproat reçete edildiyse lütfen aşağıdaki “Hamilelik, emzirme ve doğurganlık – çocuk sahibi olma potansiyeline sahip erkekler için önemli bilgiler” paragrafına bakınız.
- DEPAKİN'in içindeki etkin madde olan sodyum valproat veya ilacın içerdiği diğer maddelerden birine karşı alerjiniz varsa,
- Divalproat, valpromid gibi valproat ile aynı aileden bir ilaca karşı alerjiniz varsa,
- Karaciğerinizde akut veya kronik iltihap varsa,
- Daha önceden sizde veya ailenizdeki bireylerde ilaç kullanımına bağlı olarak gelişen ağır karaciğer iltihabı öyküsü varsa,
- Oldukça nadir görülen ve hepatik porfiri adı verilen metabolik bir hastalığınız (kalıtımsal karaciğer hastalığınız) varsa,
- Kanınızda amonyak düzeyinin artmasına neden olabilecek metabolik bir hastalığınız varsa (üre döngüsündeki enzimlerin eksikliği),
- Tedavi edilmemiş karnitin eksikliğiniz (çok nadir bir metabolik hastalık) varsa,
- Mitokondriumdaki (hücrenin bir bölümü) bozukluğa bağlı gelişen genetik bir hastalığınız (Alpers-Huttenlocher Sendromu) varsa ya da 2 yaşından küçük çocuğunuzda bu hastalıktan şüpheleniliyorsa,
- Eğer aşağıdaki ilacı kullanıyorsanız:
- Sarı Kantaron (St. John's Wort) (depresyon tedavisinde kullanılan bitkisel bir ilaç)
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızDEPAKİN, 3 yaşından küçük çocuklara, eş zamanlı başka antiepileptik ilaçlar kullanan kişilere ya da başka bir nörolojik ya da metabolik hastalığı ya da şiddetli formda bir epilepsisi olan kişilere veriliyorsa karaciğer hasarı riski artmaktadır.
DEPAKİN ile tedavi sırasında siz veya çocuğunuz, denge ve koordinasyon sorunları, uyuşukluk hissi (letarji) veya dikkat eksikliği ya da kusma yaşarsanız, derhal doktorunuza söyleyiniz.
Bunlar, kandaki artan amonyum miktarından kaynaklanıyor olabilir.
- Böbrek hastalığınız varsa (böbrek yetmezliği),
Bu tıbbi ürün, çok nadir olarak, ciddi veya yaşamı tehdit edici olabilen karaciğer hasarına (hepatit) veya pankreas hasarına (pankreatit) neden olabilir.
Karaciğerin işlevlerinde herhangi bir bozulmayı erkenden tespit edebilmek için doktorunuz özellikle tedavinin ilk altı ayı boyunca düzenli aralıklarla kan testleri yaparak sizi veya çocuğunuzu yakından izlemek isteyebilir.
Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark ederseniz derhal doktorunuza bilgi veriniz:
- Sizde veya çocuğunuzda aniden gelişen halsizlik, iştah kaybı, aşırı yorgunluk, baş dönmesi, bacaklarda şişme, genel keyifsizlik,
- Tekrarlayan kusmalar, bulantı, karın ağrısı veya bağırsaklarda ağrı, deride ve göz aklarında sararma (sarılık),
- Tedavinizi doğru şekilde almaya devam etmenize rağmen epilepsi durumunuzda kötüleşme meydana gelirse.
- Sistemik lupus eritematozus hastalığınız (nadir görülen, deriyi, kemikleri, eklemleri ve iç organları tutan bir bağışıklık sistemi hastalığı) varsa,
- Karaciğerindeki hasar riski nedeniyle, ailenizdeki bir mitokondriyal bozukluğun (mitokondri denilen yediğimiz yiyeceklerden oksijeni ve maddeleri enerjiye dönüştüren vücut hücre yapılarının iyi çalışması için yeterli enerjiyi üretememesine neden olan) yol açtığı genetik bir sorununuz olduğunu biliyorsanız veya doktorunuz bundan şüpheleniyorsa,
- Kanınızda amonyum düzeyinin artmasına neden olabilecek metabolik bir hastalığınız varsa (üre döngüsündeki enzimlerin eksikliği),
- “Karnitin palmitoiltransferaz II eksikliği” adı verilen, nadir bir hastalığınız (kalıtsal metabolik hastalık) varsa, çünkü bu durumda ciddi kas hastalıkları (rabdomiyoliz) geliştirme riskiniz daha yüksektir.
- Özellikle 10 yaşından küçük çocuklarda, beslenmede karnitin (et ve süt ürünlerinde bulunur) eksikliği varsa,
- Bir karnitin eksikliğiniz varsa ve karnitin takviyesi alıyorsanız,
- Cerrahi bir operasyon (ameliyat) geçirecekseniz bu ilacı kullandığınızı doktorunuza söyleyiniz.
- Tedavinize başlamadan önce doktorunuz hamile olup olmadığınızı ve uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanıp kullanmadığınızı kontrol edecektir (“Hamilelik” bölümüne bakınız).
- Diğer epilepsi ilaçlarıyla (antiepileptiklerde) olduğu gibi, bu ilacı almanız nöbetlerinizin kötüleşmesine veya daha sıklaşmasına ve hatta farklı tipte nöbet görmenize neden olabilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız derhal doktorunuza danışınız.
- Bu ilaç kilo almaya neden olabilir. Doktorunuz diyetinizle ilgili tavsiyelerde bulunacak ve kilonuzu izleyecektir.
- DEPAKİN gibi epilepsi tedavisi için kullanılan ilaçlar (antiepileptikler) ile tedavi edilen az sayıdaki hastada kendine zarar verme veya intihar düşüncesi bildirilmiştir. Eğer sizde herhangi bir anda böyle düşünceler oluşursa derhal doktorunuzla temasa geçiniz.
- Titreme, kol ve bacaklarda tutulma ve yürümede güçlük (ekstrapiramidal bozukluklar) veya hafıza ve zihinsel güç bozuklukları gibi belirtileri yaşarsanız doktorunuzu bilgilendiriniz. Doktorunuz bu belirtilerin altta yatan bir hastalık sebebiyle mi yoksa DEPAKİN'e bağlı olarak gelişip gelişmediğini araştıracaktır. Tedavinizin durdurulması gerekli olabilir
- Çocuğunuz başka bir epilepsi ilacı (antiepileptik) kullanıyorsa veya çocuğunuzun başka bir nörolojik veya metabolik hastalığı varsa veya şiddetli formda bir epilepsisi varsa doktorunuza bilgi veriniz.
- Çocuğunuz 3 yaşından küçük ise ve DEPAKİN'in asetilsalisilik asit (aspirin) ile birlikte kullanılmaması gerekir.
Lamotrijin (epilepsi nöbetlerinde kullanılan bir ilaç) veya imipenem, panipenem, meropenem gibi bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılan bazı antibiyotikler kullanıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
DEPAKİN ile tedaviniz sırasında alkol kullanmayınız.
DEPAKİN esas olarak böbreklerden atılır ve şeker hastası iseniz idrar testlerinde yanlış olarak pozitif sonuç verebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, DEPAKİN'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor Aşağıdakilerden biri olursa, DEPAKİN kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kusma ile birlikte denge ve koordinasyon sorunları, uyuşukluk hissi (letarji) veya dikkat eksikliği. Bunlar, kanınızda amonyum miktarının artmasından kaynaklanıyor olabilir.
- Ciddi ve hayati risk oluşturabilecek ve yorgunluk, iştah kaybı, bitkinlik, sersemlik, bulantı, kusma ve bağırsaklarda ağrı ile seyredip aniden başlayabilen karaciğer hasarı (hepatit) ya da pankreas hasarı (pankreatit)
- Aşırı duyarlılık reaksiyonu (alerjik reaksiyon)
- Nefes almayı zorlaştırabilecek ve hayati risk oluşturabilecek (anjiyoödem) şekilde yüz ve/veya boyunda ani şişme
- Ateş, cilt döküntüsü, lenf yumrularında artış, karaciğer hasarı, böbrek hasarı ve bazı beyaz kan hücrelerinin (eozinofil) sayısında artış şeklinde anormal kan testi sonuçları gibi birkaç belirtinin dahil olduğu ciddi alerjik reaksiyon (ilaç aşırı duyarlılığı sendromu)
- Ağız bölgesinde zaman zaman içi su dolu kabarcık şeklinde (eritema multiforme) görülen yoğun cilt döküntüsü ve tüm vücuda hızla yayılabilen ve hayati risk oluşturabilen deride önce ağrılı kızarıklarla başlayan, daha sonra büyük kabartılarla devam eden ve derinin tabaka halinde soyulması ile son bulan ciddi boyutlardaki deri reaksiyonu (toksik epidermal nekroliz) ve dudak, göz, ağız, burun ve genital bölgede oluşan şiddetli kabartılar ve kanamayla belirgin seyrek görülen bir deri hastalığı (Stevens Johnson sendromu)
- Kanda eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış ve tüm vücudu etkileyen bazı belirtilerin eşlik ettiği ilaç reaksiyonu (DRESS). DRESS, kaşıntı döküntü gibi deri reaksiyonları, kanda eozinofil sayısında artış, ateş, lenf bezi büyümesi ve bir ya da birden fazla tüm vücudu etkileyen hastalıktan (karaciğer iltihabı, böbrek iltihabı, zatürre, kalp kası iltihabı ve kalp zarı iltihabı gibi) en az üçünün birlikte görülmesiyle oluşmaktadır Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Diğer olası yan etkiler:
- Konjenital (doğuştan) doğum kusurları ile ruhsal ve fiziksel gelişim bozuklukları (Bölüm 2 “Hamilelik ve emzirme”ye bakınız)
- Aşağıdaki yan etkilerinden herhangi biri şiddetlenirse veya birkaç günden uzun sürerse doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz; tıbbi tedaviye ihtiyacınız olabilir:
Çok yaygın:
- Bulantı
- Titreme (tremor)
Yaygın:
- Tedavinin başında: kusma, karın ağrısı, ishal
- Kilo artışı
- Baş ağrısı
- Uyuşukluk
- Nöbet (konvülziyon)
- Bellek bozuklukları
- Zihin karışıklığı (konfüzyon), saldırganlık (agresyon), dikkat eksikliği, endişe, gerginlik (ajitasyon), halüsinasyon (gerçekte olmayan şeyleri görme, duyma veya hissetme)
- Ekstrapiramidal bozukluklar (titreme, bacaklarda katılık ve yürüme güçlüğü gibi belirtiler)*.
- İdrar kaçırma (üriner inkontinans)
- Şaşkınlık, şok hali veya düşünme yavaşlığı (stupor)
- İlaç etkisine bağlı sakinleşme (sedasyon)
- Hızlı ve kontrol altına alınamayan göz hareketleri (nistagmus)
- İşitme kaybı
- Özellikle diş eti boyutunda artış (gingival hipertrofi) şeklinde dişeti hastalıkları (gingival bozukluklar)
- Ağrılı ve şişmiş ağız, ağız yarası ve ağızda yanma hissi (stomatit)
- Saç dökülmesi (alopesi)
- Menstrüel bozukluklar (adet düzensizliği)
- Karaciğer hastalığı
- Kanama (hemoraji)
- Bulantı veya baş dönmesi
- Tırnak veya tırnak yatağı hastalıkları
- Kan pulcuğu sayısında azalma (trombositopeni), kırmızı kan hücreleri sayısında azalma (anemi)
- Kandaki sodyum miktarında azalma (hiponatremi)
Yaygın olmayan:
- Uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (vücutta sıvı tutulmasına yol açan bir hormonun aşırı üretilmesine bağlı olarak kan sodyum düzeyinin düşmesi ve buna bağlı halsizlik, yorgunluk veya zihin karışıklığı)
- Koma
- Beyin dokusunu etkileyen bir bozukluk (ensefalopati)
- Yorgunluk uyuşukluk hali ya da enerji eksikliği hissetme (letarji)
- Geri dönüşümlü Parkinson sendromu*
- Hareketlerin koordine edilmesinde güçlük (ataksi)
- El ve ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma hissi (parestezi)
- Saç dokusunda anormallik, saç renginde değişiklik, saç uzamasında anormallik
- Ciltte döküntü veya kurdeşen
- Aşırı saç uzaması, özellikle kadınlarda erkeksilik (virilizm), kadınlarda yüz ve vücutta kıllanma, sivilce, erkek tipi kellik (hiperandrogenizm)
- Böbrek yetmezliği
- Vücut ısısında azalma (hipotermi)
- Uzuvlarda şişme (ödem)
- Amenore (adet görmeme)
- Nöbetlerde kötüleşme ve sıklık artışı; farklı tipte nöbet başlangıcı
- Akciğerin koruyucu zarlarının iltihabından dolayı (plevral efüzyon) nefes almada güçlük ve ağrı
- Tüm kan hücreleri sayısında azalma: beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri ve trombositler (pansitopeni), beyaz kan hücreleri sayısında azalma (lökopeni)
- Kemiklerin kolay kırılır hale gelmesi (osteopeni), kemik kütlesinde azalma (osteoporoz) ve kırıklar (fraktür) şeklinde kemik hastalıkları olguları bildirilmiştir. Antiepileptik bir ilaç ile uzun süredir tedavi görüyorsanız, osteoporoz öykünüz varsa ya da kortikosteroid (iltihabı önleyici bir ilaç) kullanıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Kan damarı iltihabı
Seyrek:
- Aşama aşama görülen bellek kapasitesi bozuklukları ve zihinsel kapasite bozuklukları (bilişsel (kognitif) bozukluklar, bunama (demans))* bu bozukluklar tedavi bırakıldıktan sonra birkaç hafta ila birkaç ay sonra düzelir.
- Erkeklerde kısırlık, genellikle tedavi durdurulduktan sonra en az 3 ay sonra ve doz azaltıldıktan geri dönüşümlü olması muhtemeldir. Doktorunuza danışmadan önce tedavinizi kesmeyiniz.
- Yumurtalıkların (over) işlevini doğru şekilde yerine getirmemesi (polikistik over sendromu)
- Davranış bozuklukları, psikomotor faaliyetlerde artış (yoğun etkinlik ve hareketlilikte olma durumu), öğrenme güçlüğü
- Eklem ağrısı, cilt döküntüsü ve ateş ile birlikte görülen otoimmün reaksiyon (vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturma durumu) (sistemik lupus eritematozus)
- Tiroid bezi faaliyetinde azalma (hipotiroidizm)
- Ciddi olabilen kas ağrısı, kas güçsüzlüğü (rabdomiyoliz)
- Aşırı kilolu olma durumu (obezite)
- Özellikle geceleri idrar kaçırma (enürezi)
- İdrar miktarında azalma şeklinde ortaya çıkabilen böbrek hasarı (böbrek yetmezliği, tübülointerstisyel nefrit)
- Çok fazla idrar yapma ve susama (Fanconi sendromu)
- Kırmızı kan hücreleri boyutunda artış (makrositoz), kırmızı kan hücrelerinin normalden daha büyük boyutta olması ve beraberinde kanda oksijen taşıyan pigment sayısının normalin altına düşmesi (makrositik anemi), beyaz kan hücreleri sayısında majör azalma (agranülositoz)
- Kan hücresi üretiminde azalma (kemik iliği aplazisi), kan hücresi üretiminde anormallik (miyelodisplazi)
- Pıhtılaşma faktörlerinde azalma, anormal kan pıhtılaşma testi sonuçları (INR'de artış, aktive parsiyel tromboplastin zamanında artış)
- B8 vitamini (biotin)/biotinidaz miktarında azalma
- Kandaki amonyum düzeyinin artmasıyla oluşan metabolik hastalık (hiperamoniyemi)
- Çift görme (diplopi)
- Hafıza ve zihinsel kapasite bozukluklarının kademeli olarak başlaması (bilişsel bozukluklar, demans)*
- Erkek kısırlığı genellikle tedavinin kesilmesinden sonra geri dönüşümlüdür ve dozun azaltılmasından sonra geri dönüşümlü olabilir. Doktorunuzla konuşmadan tedavinizi kesmeyiniz. *Tedavi kesildikten birkaç hafta ila birkaç ay sonra bu sorunlar azalır.
Bilinmiyor:
- Azalan karnitin seviyesi (kan ve kas testlerinde görülür).
Doktorunuza danışmadan önce tedavinizi kesmeyiniz. *Bu belirtiler beyin görüntüleme bulguları ile ilişkili olabilir (serebral atrofi) Kemik Hastalıkları Osteopeni ve osteoporoz (kemiğin incelmesi) ve kırıklar dahil olmak üzere kemik hastalıklarına ilişkin raporlar bulunmaktadır. Uzun süreli antiepileptik ilaç kullanıyorsanız, osteoporoz öykünüz varsa veya steroid kullanıyorsanız doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çocuklarda görülebilecek ilave yan etkiler Valproat kullanımında, çocuklarda bazı yan etkiler daha sık görülür veya yetişkinlere göre daha ciddi olabilir. Bu yan etkiler arasında karaciğer hasarı, pankreas iltihabı (pankreatit), saldırganlık, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı, anormal davranışlar, aşırı hareketlilik ve öğrenme bozuklukları bulunur.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DEPAKİN kullanırken bebeğinizi emzirip emziremeyeceğinizi doktorunuza danışınız.
Doktorunuz tarafından söylenmediği sürece emzirirken bu ilacı kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün 200 mg sodyum valproat başına 28 mg sodyum içermektedir, bu miktar bir yetişkin için DSÖ tarafından önerilen günlük maksimum 2 g sodyum alımının % 1,4'üne eşdeğerdir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Depakin %20 muadilleri
Depakin %20 ile aynı etken maddeyi (sodyum valproat) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonJeneralize veya fokal nöbetler (yetişkinlerde ve çocuklarda): Jeneralize nöbetler: Absans nöbetleri, klonik, tonik veya tonik-klonik nöbetler, miyoklonik nöbetler, atonik nöbetler, Lennox-Gastaut sendromu Fokal nöbetler: Basit veya kompleks nöbetler, Sekonder jeneralize olan ve olmayan kısmi nöbetler, tek başına veya diğer antiepileptik ilaçlar ile kombinasyon halinde kullanılmalıdır. Çocuklarda, benzodiazepinlerle aralıklı profilaksinin etkili olmadığı durumlarda, komplike febril konvülsiyon kriterlerini ortaya koyarak, bir veya daha fazla ateşli konvülsiyondan sonra nöbetlerin tekrarı önlenmelidir. Lityumun kontrendike olduğu veya tolere edilmediği durumlarda bipolar bozukluklarla ilişkili manik epizodlarının tedavisinde endikedir. Akut manide valproata yanıt veren hastalarda manik ataklardan sonra tedavinin sürdürülmesi düşünülebilir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarValproat, divalproat, valpromid veya ilaç içindeki yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılık hikayesi olanlarda Akut hepatit Kronik hepatit Kişide veya ailede özellikle ilaca bağlı ağır hepatit hikayesi olanlarda (Child Pugh C) Hepatik porfiri Üre döngüsündeki enzim eksikliği Primer, düzeltilmemiş, sistemik karnitin eksikliği olan hastalarda. Mitokondrial enzim polimeraz gama (POLG) enzimini kodlayan nükleer gende mutasyonun neden olduğu mitokondrial hastalığı (örn. Alpers-Huttenlocher Sendromu) olan hastalarda ve POLG ile ilişkili bozukluk şüphesi olan 2 yaşından küçük çocuklarda St. John’s Wort (Sarı kantaron) ile birlikte kullanımı kontrendikedir. Epilepsi ve Bipolar bozukluk tedavisinde Uygun bir alternatif tedavinin mevcut olması durumunda gebelikte Gebelik Önleme Programı koşulları yerine getirilmediği takdirde çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriÖzel uyarılar Gebelik Önleme Programı Valproat, yüksek teratojenik potansiyele sahiptir ve uterus içi valproata maruz kalan çocuklarda konjenital malformasyon ve nörogelişimsel bozukluk riski yüksektir. Valproat, kız çocuklarında ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda yalnızca diğer tedaviler etkisiz olduğunda ya da tolere edilemediğinde kullanılmalıdır. Başka bir tedavi imkanı yoksa, aşağıdaki Gebelik Önleme Programı’na uyulmalıdır. aşağıdaki durumlarda kontrendikedir: Epilepsi ve Bipolar bozukluk tedavisinde Uygun bir alternatif tedavinin mevcut olması durumunda gebelikte Gebelik Önleme Programı koşulları yerine getirilmediği takdirde çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda Gebelik Önleme Programının Koşulları Bu ilacı reçete edenler aşağıdakileri sağlamalıdır: Her olguda hastayı da tartışmaya dahil ederek hastanın katılımını garanti etmek, tedavi seçeneklerini ele almak ve hastanın riskleri ve bu riskleri azaltmak için gereken önlemleri anlamasını sağlamak için bireysel koşullar değerlendirilmelidir. Tüm kadın hastalar için gebelik potansiyeli değerlendirilmelidir. Hasta, konjenital malformasyon ve nörogelişimsel bozukluk riskini ve bu risklerin uterus içi valproata maruz kalan çocuklardaki etkisini anlamalı ve kabul etmelidir. Hasta, gerektiği şekilde tedaviden önce ve tedavi sırasında gebelik testi yaptırması gerektiğini bilmelidir. Hastaya doğum kontrolü hakkında tavsiyede bulunulmalı ve hasta valproat ile yapılan tüm tedavi süresince kesintisiz olarak etkili bir doğum kontrolü yöntemi (daha fazla ayrıntı için bu uyarı kutusunun doğum kontrolüne ilişkin alt bölümüne bakınız) kullanma zorunluluğuna uyabilmelidir. Hasta, epilepsi veya bipolar bozukluk tedavisinde deneyimli bir uzman tarafından tedavinin düzenli (en az yılda bir) olarak incelenmesi gerektiğini bilmelidir. Hasta, konunun zamanında ele alınması için gebe kalmadan ve doğum kontrolü bırakılmadan önce alternatif tedavi seçeneklerine geçilebilmesi amacıyla gebelik planlar planlamaz doktoruna danışması gerektiğini bilmelidir. Hasta, gebelik durumunda derhal doktoruna danışması gerektiğini bilmelidir. Hasta bilgilendirme kılavuzu almalıdır. Hasta, valproat kullanımı ile ilgili riskleri ve alınması gereken önlemleri anladığını onaylamalıdır (Yıllık Risk Onam Formu) Yukarıdaki koşullar aynı zamanda, reçete edenlerin gebelik riski bulunmadığını gösterecek çok güçlü nedenler mevcut olduğunu söylemedikleri sürece, cinsel olarak aktif olmayan kadınlar için de geçerlidir. Kız çocukları Reçete edenler, kız çocuklarının ebeveynlerinin/bakıcılarının valproat kullanan çocuklarında menarş görülür görülmez bir uzmanla görüşmeleri gerektiğini anlamalarını sağlamalıdır. Reçete edenler, menarş görülen kız çocuklarının ebeveynlerine/bakıcılarına konjenital malformasyon ve nörogelişimsel bozukluk riskleri ve bu risklerin valproata uterus içi maruz kalan çocuklar için ciddiyeti üzerine kapsamlı bilgi verilmesini sağlamalıdır. Menarş görülen hastalarda, reçete yazan uzman valproat tedavisi gerekliliğini her yıl tekrar değerlendirmeli ve alternatif tedavi seçeneklerini düşünmelidir. Tek uygun tedavi valproat tedavisi ise, etkili bir doğum kontrol yöntemi gerekliliği ve Gebelik Önleme Programının diğer tüm şartları tartışılmalıdır. Yetişkinliğe girmeden önce uzman tarafından kız çocuklarının alternatif bir tedaviye geçirilmesi için her türlü çaba gösterilmelidir. Gebelik testi Valproat ile tedaviye başlamadan önce gebelik dışlanmalıdır. Gebelikte istenmeyen kullanımdan kaçınmak için gebelik testinden (en az 25 mIU/mL’lik duyarlılığa sahip plazma gebelik testi) sağlık mesleği mensubu tarafından doğrulanmış negatif bir sonuç alınmadığı takdirde çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda valproat ile tedaviye başlanmamalıdır. Bu gebelik testi, tedavi sırasında düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Doğum kontrolü Valproat reçete edilmiş çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, valproat ile tedavi sırasında ara vermeden etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Bu hastalara, gebeliğin önlenmesi hakkında kapsamlı bilgi sunulmalı ve hastalar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorlarsa bir doğum kontrol danışmanlığı almaya yönlendirilmelidirler. En az bir etkili doğum kontrol yöntemi (tercihen spiral veya implant gibi kullanıcıdan bağımsız bir form) veya bariyer yöntemi dahil iki tamamlayıcı doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır. Doğum kontrol yöntemine karar verirken her olguda hastayı da tartışmaya dahil ederek hastanın katılımını ve üzerinde karara varılan önlemlere uyacağını garanti etmek için bireysel koşullar değerlendirilmelidir. Regl görülmüyor olsa bile etkili doğum kontrolü ile ilgili tüm tavsiyelere uyulmalıdır. Östrojen içeren ilaçlar Östrojen içeren hormonal kontraseptifler dahil östrojen içeren tıbbi ürünlerle eş zamanlı kullanım, potansiyel olarak valproat etkililiğini azaltabilir. İlacı reçete eden hekimler, östrojen içeren ilaçlarla tedaviyi başlatırken veya durdururken, klinik yanıtı takip etmelidir (epilepsi kontrolü veya duygudurum kontrolü). Bu durumun tersine, valproat hormonal kontraseptiflerin etkililiğini azaltmaz. Uzman tarafından yapılacak yıllık tedavi incelemesi Uzman, en az yılda bir kez valproatın hasta için en uygun tedavi olup olmadığını değerlendirmelidir. Ayrıca her yıllık incelemenin başında ve her bir yıllık yeniden inceleme sırasında risklere ilişkin bilgilendirmenin olduğu “Yıllık Risk Onam Formu”nu ele almalı ve hastanın bu formun içeriğini anladığından emin olmalıdır. Risk Onam Formu, reçete eden ve hasta (ya da yasal temsilcisi) tarafından doldurulmalı ve imzalanmalıdır. Gebelik planlama Epilepsisi olan bir kadın gebe kalmayı planladığında, epilepsi yönetiminde deneyimli bir uzman tarafından valproat tedavisini tekrar değerlendirmeli ve alternatif tedavi seçeneklerini düşünmelidir. Gebe kalmadan ve doğum kontrolü bırakılmadan önce alternatif tedavi seçeneklerine geçilebilmesi için her türlü çaba sarf edilmelidir. Tedavide böyle bir geçiş mümkün değilse, gebe kalmayı planlayan kadına ebeveynlik planlaması hakkında bilinçli karar vermesine destek olmak için valproatın doğmamış çocuk için risklerine ilişkin ek tavsiyelerde bulunulmalıdır. Bipolar bozukluğu olan bir kadın gebe kalmayı planladığında, bipolar bozukluk tedavisinde deneyimli bir uzmana danışılmalı gebe kalmadan ve doğum kontrolü bırakılmadan önce valproat tedavisi sonlandırılmalı ve gerekirse başka bir alternatif tedavi ile değiştirilmelidir. Gebelik durumunda Valproat kullanan bir kadının gebe kalması durumunda, valproat ile tedavinin tekrar değerlendirilmesi ve alternatif seçeneklerin ele alınması için vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır. Gebeliği sırasında valproata maruz kalan hastalar ve partnerleri, gebelik maruziyet görülen gebelik hakkında değerlendirme ve tavsiye için alanında deneyimli bir uzmana yönlendirilmelidir. Hekimler aşağıdakileri sağlamalıdır: Her valproat verildiğinde beraberinde hastaya yönelik hazırlanmış “hasta kılavuzu” daverilmeli ve hastanın bu kılavuzun içeriğini anladığından emin olunmalıdır. Hastalara, planlı ya da şüpheli gebelik durumunda valproat almayı durdurmaları ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları tavsiye edilmelidir. Eğitim materyalleri Sağlık mesleği mensuplarına ve hastalara gebelik sırasında valproata maruziyetten kaçınmada yardımcı olmak amacıyla ruhsat sahibi, çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda valproat kullanımına ilişkin uyarıları (teratojenite (konjenital malformasyonlar) ve fetotoksisite (nörogelişimsel bozukluklar)) pekiştirmek, valproat kullanımına ilişkin tavsiyeler sağlamakve Gebelik Önleme Programının detaylarını sunmak için eğitim materyalleri sağlamıştır. Valproat kullanan, çocuk doğurma potansiyeli olan tüm kadınlara bir hasta kılavuzu sağlanmalıdır. Yıllık risk onam formunun, tedavi başlangıcında ve valproat tedavisinin her yıl gözden geçirmesi sırasında uzman ve hasta (ya da yasal temsilcisi) tarafından usulüne uygun olarak doldurulup imzalanması gerekir. Çocuk sahibi olma potansiyeline sahip erkek hastalarda kullanım Retrospektif bir çalışmadan elde edilen veriler, babaları konsepsiyondan önceki üç ay içinde valproat ile tedavi edilen çocuklar, babaları lamotrijin veya levetirasetam ile tedavi edilen çocuklarla ile karşılaştırıldığında, babaları valporat ile tedavi gören çocukların nörogelişimsel bozukluk riskinde artış olduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın sınırlamaları, bu aşamada bu potansiyel risk hakkında sonuç çıkarılmasına izin vermemektedir ve ek verilere ihtiyaç vardır. Bir önlem olarak, reçeteyi yazan kişi çocuk sahibi olabilecek hastaları bu potansiyel risk konusunda bilgilendirmelidir. Reçeteyi yazan kişi, hasta ile aşağıdaki konuları tartışmalıdır: Tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonra en az üç ay boyunca etkili doğum kontrol önlemlerine ihtiyaç duyulması, Çocuk sahibi olmayı planlayan hastalar için tedavi alternatiflerinin olasılığı, Valproat tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonraki en az üç ay boyunca sperm bağışlamamak. Valproat ile tedavi edilen erkek hastalar, valproatın hasta için en uygun tedavi olmaya devam edip etmediğini değerlendirmek üzere reçeteyi yazan kişi tarafından düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Konsepsiyondan; üç aydan daha öncesinde valproatı bırakan erkeklerin, babası olduğu çocuklarda nörogelişimsel bozukluk riski bilinmemektedir. Sağlık profesyonelleri ve erkek hastalara yönelik eğitim materyalleri mevcuttur. Valproat kullanan erkek hastalara hasta kılavuzu sağlanmalıdır. Kötüleşen Nöbetler Diğer antiepileptiklerle olduğu gibi, valproat uygulaması, iyileşme yerine nöbetlerin sıklığı ve şiddetinde (status epileptikus dahil) geri dönüşlü alevlenmelere veya yeni tipte bir nöbetin başlamasına yol açabilir. Hastalara eğer nöbet alevlenmeleri meydana gelirse derhal hekimlerine danışmaları önerilmelidir. Bu nöbetler farmakokinetik bir etkileşmeden, bir toksisite durumundan (karaciğer hastalığı veya ensefalopati) ya da doz aşımından ileri gelebilen nöbetlerden ayrıştırılmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın: Anemi, trombositopeni Genelde sistematik olarak fark edilen ve klinik belirti vermeyen, doza bağlı trombositopeni vakaları bildirilmiştir. Trombositopeninin asemptomatik olması durumunda, eğer trombosit miktarı uygun ve epileptik hastalığın kontrolü mümkünse, yalnızca sodyum valproat pozolojisinin azaltılmasıyla, genellikle bu trombositopeninin düzelmesi sağlanabilir. Yaygın olmayan: Pansitopeni, lökopeni Seyrek: Kemik iliği aplazisi veya saf kırmızı kan hücresi aplazisi, agranülositoz, makrositik anemi, makrositoz Endokrin hastalıkları: Yaygın olmayan: Uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması sendromu (UADHS), hiperandrojenizm (hirsutizm, virilizm, akne, erkek tipi alopesi ve/veya androjen hormon seviyesinde artış) Seyrek: Hipotiroidizm Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Yaygın: Hiponatremi Seyrek: Hiperamoniyemi*, obezite *Sıklıkla karaciğer fonksiyon testlerinde değişikliğe neden olmayan özellikle birden fazla ilaç ile tedavi esnasında izole ve orta derecede hiperamoniyemi ortaya çıkabilmektedir. Bu durum tedavinin kesilmesini gerektirmez. Nörolojik semptomların eşlik ettiği hiperamoniyemi (komaya kadar giden) de bildirilmiştir. Bu vakalarda daha ileri tetkiklere başvurulmalıdır. Bilinmiyor: Hipokarnitinemi Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın: Konfüzyonel durum, halüsinasyonlar, agresyon*, ajitasyon*, dikkat bozukluğu* Seyrek: Anormal davranış*, psikomotor hiperaktivite*, öğrenme bozukluğu* * Bu yan etkiler daha çok pediyatrik popülasyonda gözlenir. Sinir sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Tremor Yaygın: Ekstrapiramidal bozukluk**, stupor*, sedasyon, konvülziyon*, bellek bozukluğu, baş ağrısı, nistagmus, bulantı veya baş dönmesi Yaygın olmayan: Koma*, ensefalopati*, letarji*, geri dönüşümlü parkinsonizm**, ataksi, parestezi, nöbetlerin kötüleşmesi Seyrek: Diplopi, tedavinin kesilmesini takiben birkaç hafta ya da birkaç ay içinde geriye dönebilen sinsi ve yavaş başlangıçlı kognitif bozukluklar** (demansın tüm klinik özelliklerini gösterebilen) bildirilmiştir. Bilinmiyor: Sedasyon *Tedavi sırasında bazen geçici komaya/ensefalopatiye kadar gidebilen stupor ve letarji, tek başına veya konvülziyonlarda paradoksal artışla birlikte görülmüştür ve tedavi durdurulduğunda veya doz azaltıldığında, azalmıştır. Bu etkiler genellikle birden fazla ilaçla tedavi sırasında (özellikle fenobarbital veya topiramat) ve valproat dozu birden artırıldığında ortaya çıkar. **Bu semptomlar serebral atrofinin görüntüleme bulguları ile ilişkili olabilir. Kulak ve iç kulak hastalıkları: Yaygın: Sağırlık Göz Hastalıkları: Seyrek: Diplopi (çift görme) Vasküler hastalıklar: Yaygın: Hemoraji Yaygın olmayan: Kutanöz vaskülit, özellikle lökositoklastik vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın olmayan: Plevral efüzyon Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: Mide bulantısı* *Ayrıca intravenöz enjeksiyonun uygulanmasından sonra kendiliğinden çözülmesinden ardından gözlenir. Yaygın: Bazı hastalarda tedavinin ilk günlerinde sıklıkla sindirim sistemine ait yan etkiler (kusma, esas olarak gingival hiperplazi olmak üzere gingival bozukluklar, stomatit, üst karın ağrısı, diyare) görülebilir, bunlar çoğunlukla tedaviyi durdurmaya gerek kalmadan birkaç gün içinde kendiliğinden ortadan kalkar. Ayrıca, diş eti patolojileri (çoğunlukla diş eti hiperplazisi) görülebilir. Yaygın olmayan: Bazen fatal olabilen, tedavinin erken kesilmesine ihtiyaç duyulabilecek pankreatit Hepato-bilier hastalıklar: Yaygın: Karaciğer hastalığı Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın: Geçici ve/veya doza bağlı alopesi, tırnak ve tırnak yatağı bozuklukları Yaygın olmayan: Anjiyoödem, deri reaksiyonları, saç bozuklukları (saç yapısı anormallikleri, saç rengi değişiklikleri, saç uzama anormallikleri gibi). Seyrek: Toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), Stevens-Johnson sendromu ve eritema multiforme, DRESS Sendromu (eozinofili ve sistemik semptomların görüldüğü ilaç reaksiyonu) veya ilaca aşırı duyarlılık reaksiyonu. Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Yaygın olmayan: uzun süre tedavi gören hastalarda kemik mineral yoğunluğunda azalma, osteopeni, osteoporoz ve kırıklar. kemik metabolizmasını etkileme mekanizması henüz belirlenememiştir. Seyrek: Akut sistemik lupus eritematosus, rabdomiyoliz. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın: Üriner inkontinans Yaygın olmayan: Böbrek yetmezliği Seyrek: Enürezis, tubulointerstisyel nefrit, Fanconi sendromu Üreme sistemi hastalıkları ve meme hastalıkları: Yaygın: Menstrüel düzensizlikler Yaygın olmayan: Amenore Seyrek: Erkeklerde infertilite, polikistik over sendromu Konjenital ve kalıtımsal/genetik hastalıklar: Konjenital malformasyonlar ve nörogelişimsel bozukluklar. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın olmayan: Hipotermi, ciddi olmayan periferik ödem Araştırmalar: Yaygın: Kilo artışı* Seyrek: Koagülasyon faktörlerinde azalma (en az birinde), koagülasyon testlerinde anormallik (protrombin zamanında uzama, aktive parsiyel tromboplastin zamanında uzama, trombin zamanında uzama, INR’de uzama gibi), B8 vitamini (biotin) eksikliği/biotinidaz eksikliği. *Kilo artışı polikistik over sendromu için bir faktör olduğundan dikkatlice izlenmelidir. Valproat esas olarak böbrekler yoluyla ketonlar şeklinde atıldığından, diyabetik hastalarda keton atılım testi yanlış pozitif sonuçlara yol açabilir. Özel popülasyonlara iliskin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon Pediyatrik popülasyondaki valproat güvenlilik profili yetişkinlere benzerdir ancak bazı advers reaksiyonlar daha ciddi ve esas olarak pediyatrik popülasyonda gözlenmektedir. Özellikle 3 yaşın altındaki bebeklerde ve küçük çocuklarda ciddi karaciğer hasarı riski bulunmaktadır. Ayrıca küçük çocuklar özellikle pankreatit riski altındadır. Bu riskler artan yaşla birlikte azalmaktadır. Saldırganlık, ajitasyon, dikkat bozukluğu, anormal davranış, psikomotor hiperaktivite ve öğrenme bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklar esas olarak pediyatrik popülasyonda gözlenmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.