CORLTO 5 MG TABLET, 20 TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Corlto 5 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonEndokrin bozukluklar Primer ve sekonder adrenokortikal yetmezlik (hidro-kortizon veya kortizon ilk seçenektir; gerekli hallerde sentetik analoglar mineralokortikoidler ile birlikte kullanılabilirler; bebeklerde mineralokortikoid takviyesi özel önem taşır). Konjenital adrenal hiperplazi Non-süpüratif tiroidit Kanserle birlikte görülen hiperkalsemi Romatizmal hastalıklar Kısa süre için yardımcı tedavi olarak verilmek üzere (hastanın akut bir hadiseyi veya alevlenmeyi atlatabilmesi için): Psoriatik artrit Romatoid artrit, juvenil romatoid artrit (seçilmiş vakalar düşük doz idame tedavisi gerektirebilir) Ankilozan spondilit Akut ve subakut bursit Akut non-spesifik tenosinovit Akut gut artriti Posttravmatik osteoartrit sinoviti Epikondilit Kollajen hastalıklar Bir alevlenme esnasında veya seçilmiş vakalarda idame tedavisi olarak: Sistemik lupus eritematosus Sistemik dermatomiyozit (polimiyozit) Akut romatizmal kardit Deri hastalıkları Pemfigus Bullöz herpetiform dermatit Şiddetli eritema multiforme (Stevens-Johnson Sendromu) Eksfoliatif dermatit Mikozis fungoides Şiddetli psoriaz Şiddetli seboreik dermatit Alerjik durumlar Geleneksel tedavinin yeterli miktarına rağmen geçmeyen şiddetli veya faaliyeti engelleyen alerjik durumları kontrol altına almak için: Mevsime bağlı veya perennial alerjik rinit Bronşial astma Kontakt dermatit Atopik dermatit Serum hastalığı İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları Göz hastalıkları Göz ve etrafındaki dokuların şiddetli, akut veya kronik, alerjik veya enflamatuar rahatsızlıkları: Alerjik konjonktivit Keratit Alerjik marjinal kornea ülserleri Oftalmik herpes zoster Irit ve iridosiklit Korioretinit Anterior segman enflamasyonu Diffüz posterior uveit ve koroidit Optik nörit Sempatik oftalmi Solunum yolu hastalıkları Semptomatik sarkoidoz Diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen Loeffler sendromu Berilioz Fulminan veya disemine akciğer tüberkülozu uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanılarak Aspirasyon pnömonisi Hematolojik bozuklukluklar Erişkinde idiopatik trombositopenik purpura Erişkinde sekonder trombositopeni Kazanılmış (oto-immün) hemolitik anemi Eritroblastopeni (kırmızı kan hücresi anemisi) Konjenital (eritroid) hipoplastik anemi Neoplastik hastalıklar Şunların palyatif tedavisinde: Erişkinde lösemiler ve lenfomalar Çocuklukta akut lösemi Ödem durumları Üremisiz idiopatik veya lupus eritematosusa bağlı nefrotik sendromda diürezi başlatmak veya proteinüriyi durdurmak için. Gastro-intestinal hastalıklar Hastanın, hastalığın kritik bir dönemini atlatabilmesi için: Ülseratif kolit Rejyonel enterit Muhtelif Subaraknoid blok teşekkül etmiş veya etmek üzere olan tüberküloz menenjitde uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanmak üzere; Nörolojik veya miyokardiyal tutulum gösteren trişinozda.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Prednisolona veya CORLTO içindeki herhangi bir maddeye karşı alerjikseniz (aşırı duyarlıysanız)
- Tedavi edilmemiş ciddi bir enfeksiyonunuz varsa
- Sistemik mantar enfeksiyonunuz varsa
- Gözünüzde herpes enfeksiyonu varsa
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlar varsa ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız:
- Daha önce şiddetli depresyon veya manik-depresyon (iki uçlu hastalık) geçirdiyseniz veya daha önce CORLTO benzeri steroid ilaçlar aldığınızda depresyon yaşadıysanız
- Eğer yakın akrabalarınızdan herhangi birinde bu hastalıklar varsa Eğer yukarıdakilerden herhangi biri size uygunsa CORLTO almadan önce doktorunuza danışınız.
- Tüberkülozunuz (verem) varsa veya daha önce tüberküloz tedavisi geçirdiyseniz.
- Kan basıncınız yüksekse
- Kalp hastalığınız varsa
- Karaciğer veya böbrek sorunlarınız varsa
- Sizde veya ailenizdeki herhangi birisinde şeker hastalığı varsa
- Osteoporozunuz (kemik erimesi) varsa, özellikle de menopoz dönemini geçtiyseniz
- Şu anda duygusal çalkantı yaşıyorsanız veya psikotik eğilimleriniz varsa
- Epilepsiniz (sara) varsa
- Mide ülseriniz varsa
- Daha önce CORLTO (veya başka bir steroid) aldınız ve kas sorunları yaşadınızsa (steroide bağlı miyopati)
- Miyastenia gravis isimli bir hastalık için ilaç alıyorsanız (bu hastalık nadir görülen ve kas güçsüzlüğüne yol açan bir hastalıktır)
- Daha önce kan pıhtılaşması sorunu yaşadıysanız (örneğin derin ven trombozu, yani DVT veya tromboembolizm)
- Aşı olacaksanız
- Cushing hastalığınız varsa. Bu bir hormon hastalığıdır ve şu belirtilere yol açabilmektedir: özellikle gövdede ve yüzde çok hızlı kilo alımı, cildin incelmesi ve terleme.
- Hipotiroidizm sorununuz varsa (bu durumda tiroit beziniz normalin altında çalışmaktadır ve bu durum yorgunluk veya kilo alımına yol açabilir.)
- Duchenne müsküler distrofiniz varsa
- Adrenokortikal yetmezlik olursa (böbrek üstü bezi yetmezliği)
- Enfeksiyona karşı hassasiyetiniz artarsa ve enfeksiyonun şiddeti artarsa
- Feokromasitoma rahatsızlığınız (böbrek üstü bezinde tümör) varsa ya da olduğundan şüpheleniliyorsa
- Uzun süreli CORLTO tedavisi alırsanız. Bu göz sinirlerinizde olası bir hasar yaratan glokom denilen hastalığa sebep olabilir. Gözde mantar veya viral enfeksiyonların yerleşmesi artabilir.
Eğer bir enfeksiyon geliştiğini düşünüyorsanız. CORLTO kullanırken bir enfeksiyon geçirme ihtimaliniz daha yüksektir. Var olan enfeksiyonlar da daha kötüye gidebilir. Bu durum özelikle stres dönemleri için geçerlidir. Bazı enfeksiyonlar kontrol altına alınmazlarsa durum ciddi bir hal alabilir.
Siz, aile üyelerinden birisi veya yakın temasta olduğunuz birileri suçiçeği veya zonaya yakalanırsa. Çünkü bu ilacı kullanırken bu hastalıkları geçirirseniz durumunuz epey ağırlaşabilir. Dolayısıyla CORLTO kullanırken veya kullanmayı kestikten sonraki 3 aylık süre zarfında suçiçeği veya zonası olan kişilerden uzak durunuz. CORLTO almayı kesmeyiniz.
Siz, aile üyelerinden birisi veya yakın temasta olduğunuz birileri kızamığa yakalanırsa.
Kızamığı olan kişilerden uzak durunuz.
Doktorunuz size bir steroid tedavi kartı verecektir. Bu kartı her zaman yanınızda taşımalısınız.
Sizi tedavi eden doktor, hemşire veya dişçinize bu steroid tedavi kartını göstermelisiniz.
CORLTO kullanırken karşınıza çıkabilecek zihinsel sorunlar:
CORLTO gibi steroidler kullanırken zihinsel sorunlar yaşayabilirsiniz.
Bu hastalıklar ciddi olabilir.
- Genellikle ilaca başlanmasını takiben birkaç günde veya haftada başlarlar.
- Genellikle yüksek dozlarda ortaya çıkarlar.
- Bu sorunlardan çoğu doz düşürüldüğü veya ilaç kesildiği anda ortadan kalkarlar. Ancak bu sorunlar varsa tedavi gerekmektedir.
Siz (veya ilacı kullanan kişi) herhangi bir zihinsel sorun yaşarsanız bu durumdan doktorunuzu haberdar ediniz. Özellikle depresyonda iseniz veya intiharı düşünüyorsanız bu çok önemlidir.
Bazı vakalarda zihinsel sorunlar doz düşürüldüğünde veya ilaç kesildiğinde ortaya çıkmaktadır.
Uzun süreli kortikosteroid tedavisi gören bebek veya çocukların büyüme ve gelişmeleri dikkatle gözlenmelidir.
Yaşlılarda hayatı tehdit edici reaksiyonların önüne geçilmesi için yakın klinik denetim gerekmektedir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Enfeksiyonlara karşı savunmanın inhibisyonu, enfeksiyonların aktivasyonu (örneğin tüberküloz) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Lökositoz (intravasküler granülositozun redistribüsyonu nedeniyle) Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Hipersensitivite Endokrin hastalıkları Yaygın: Endojen ACTH ve kortizol sekresyonunda inhibisyon, Cushingoid semptomlar, çoçuklarda büyüme-gelişme inhibisyonu Bilinmiyor: Feokromasitomaya bağlı kriz, pitüiter-adrenal aksis supresyonu (özellikle travma, ameliyat ya da hastalık gibi stres durumlarında) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hipokalemi, sodyum retansiyonu, glukoneogenezde artış, katabolik etkiler, osteoporoz Bilinmiyor: İştah artışı (kilo artışına neden olabilir), su retansiyonu, glukoz toleransında bozukluk Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Geçmişteki psikolojik rahatsızlıkların aktivasyonu (yüksek dozda) Seyrek: Depresyon, mental rahatsızlık öyküsü olmayan hastalarda mani Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Benign intrakranial hipertansiyon Bilinmiyor: Epidural lipomatoz, konvülsiyonlar, sersemlik, baş ağrısı Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Glokom, posterior katarakt Bilinmiyor: Santral seröz koryoretinopati, ekzoftalmi Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor: Vertigo Kardiyak hastalıklar: Bilinmiyor: Konjestif kalp yetmezliği (duyarlı bireylerde) Vasküler hastalıklar: Yaygın: Ödem, hipertansiyon Yaygın olmayan: Tromboz Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Bilinmiyor: Pulmoner embolizm Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Peptik ülser (muhtemel perforasyon ve kanama ile), pankreatit, ülseratif özofajit, abdominal distansiyon, abdominal ağrı, diyare, dispepsi, bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Deri atrofisi, yara iyileşmesinde bozulma Bilinmiyor: Hirsutism, peteşi, ekimozlar, eritem, hiperhidroz, deri testlerine reaksiyonların baskılanması, prurit, döküntü, eritematoöz döküntü, ürtiker Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas atrofisi Seyrek: Aseptik kemik nekrozu, tendon bozukluğu Bilinmiyor: Miyopati, kas güçsüzlüğü, miyalji, osteonekroz (femur ve humerus başında), patolojik fraktür (uzun kemiklerde), büyümede gecikme Üreme sistemi ve meme hastalıkları Bilinmiyor: Menstruasyon düzensizliği Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Yorgunluk, bitkinlik Araştırmalar Bilinmiyor: İntraoküler basıncın artışı, korbonhidrat toleransında azalma, insulin gereksiniminde artış (ya da diyabetiklerde oral hipoglisemik ajanların gereksiniminde artış), kan potasyum değerinin azalması, negatif nitrojen balansı (protein katabolizması nedeniyle) Karbonhidrat toleransındaki etkiler diyabeti şiddetlendirebilir ve latent diyabetin açığa çıkmasına neden olabilir. Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Bilinmiyor: Spinal kompresyon kırığı İlacın kesilmesi: Uzun süreli tedavi sonrasında kortikosteroid dozunun çok hızlı bir şekilde düşürülmesi, akut adrenal yetmezlik, hipotansiyon ve ölüme sebep olabilir.. Adrenokortikal yetmezlikle ilişkisiz görünen steroid “yoksunluk sendromu” glukokortikoidlerin aniden kesilmesini takiben ortaya çıkabilmektedir. Bu sendrom şu belirtileri içermektedir: anoreksi, bulantı, kusma, letarji, baş ağrısı, ateş, eklem ağrısı, deskuamasyon, miyalji, artralji, rinit, konjonktivit, ağrılı ve kaşıntılı deri nodülleri, kilo kaybı ve/veya hipotansiyon. Bu etkilerin düşük kortikosteroid seviyelerinden ziyade, glukokortikoid konsantrasyonundaki ani değişimden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebeyseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız, tedaviye başlamadan önce doktorunuzu durumdan haberdar etmelisiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer emziriyorsanız, tedaviye başlamadan önce doktorunuzu durumdan haberdar etmelisiniz.
Doktorunuz tedaviniz sırasında bebeğinizi muayene etmek isteyecektir. Steroidler az miktarda süte geçmektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün laktoz ihtiva eder. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Corlto 5 mg muadilleri
Corlto 5 mg ile aynı etken maddeyi (prednisolon) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonEndokrin bozukluklar Primer ve sekonder adrenokortikal yetmezlik (hidro-kortizon veya kortizon ilk seçenektir; gerekli hallerde sentetik analoglar mineralokortikoidler ile birlikte kullanılabilirler; bebeklerde mineralokortikoid takviyesi özel önem taşır). Konjenital adrenal hiperplazi Non-süpüratif tiroidit Kanserle birlikte görülen hiperkalsemi Romatizmal hastalıklar Kısa süre için yardımcı tedavi olarak verilmek üzere (hastanın akut bir hadiseyi veya alevlenmeyi atlatabilmesi için): Psoriatik artrit Romatoid artrit, juvenil romatoid artrit (seçilmiş vakalar düşük doz idame tedavisi gerektirebilir) Ankilozan spondilit Akut ve subakut bursit Akut non-spesifik tenosinovit Akut gut artriti Posttravmatik osteoartrit sinoviti Epikondilit Kollajen hastalıklar Bir alevlenme esnasında veya seçilmiş vakalarda idame tedavisi olarak: Sistemik lupus eritematosus Sistemik dermatomiyozit (polimiyozit) Akut romatizmal kardit Deri hastalıkları Pemfigus Bullöz herpetiform dermatit Şiddetli eritema multiforme (Stevens-Johnson Sendromu) Eksfoliatif dermatit Mikozis fungoides Şiddetli psoriaz Şiddetli seboreik dermatit Alerjik durumlar Geleneksel tedavinin yeterli miktarına rağmen geçmeyen şiddetli veya faaliyeti engelleyen alerjik durumları kontrol altına almak için: Mevsime bağlı veya perennial alerjik rinit Bronşial astma Kontakt dermatit Atopik dermatit Serum hastalığı İlaç aşırı duyarlılık reaksiyonları Göz hastalıkları Göz ve etrafındaki dokuların şiddetli, akut veya kronik, alerjik veya enflamatuar rahatsızlıkları: Alerjik konjonktivit Keratit Alerjik marjinal kornea ülserleri Oftalmik herpes zoster Irit ve iridosiklit Korioretinit Anterior segman enflamasyonu Diffüz posterior uveit ve koroidit Optik nörit Sempatik oftalmi Solunum yolu hastalıkları Semptomatik sarkoidoz Diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen Loeffler sendromu Berilioz Fulminan veya disemine akciğer tüberkülozu uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanılarak Aspirasyon pnömonisi Hematolojik bozuklukluklar Erişkinde idiopatik trombositopenik purpura Erişkinde sekonder trombositopeni Kazanılmış (oto-immün) hemolitik anemi Eritroblastopeni (kırmızı kan hücresi anemisi) Konjenital (eritroid) hipoplastik anemi Neoplastik hastalıklar Şunların palyatif tedavisinde: Erişkinde lösemiler ve lenfomalar Çocuklukta akut lösemi Ödem durumları Üremisiz idiopatik veya lupus eritematosusa bağlı nefrotik sendromda diürezi başlatmak veya proteinüriyi durdurmak için. Gastro-intestinal hastalıklar Hastanın, hastalığın kritik bir dönemini atlatabilmesi için: Ülseratif kolit Rejyonel enterit Muhtelif Subaraknoid blok teşekkül etmiş veya etmek üzere olan tüberküloz menenjitde uygun antitüberkülö kemoterapi ile birlikte kullanmak üzere; Nörolojik veya miyokardiyal tutulum gösteren trişinozda.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTablet formülasyonunda yer alan maddelerden herhangi birisine aşırı duyarlılık Sistemik mantar enfeksiyonu Spesifik antiinfektif tedavi yapılmayacaksa sistemik enfeksiyonlar Olası bir perforasyondan ötürü oküler herpes simpleks.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriHastalar ve/veya bakıcıları, sistemik steroidlere bağlı olarak ortaya çıkabilecek şiddetli psikiyatrik advers reaksiyonlara karşı uyarılmalıdır. Semptomlar genellikle tedavi başladıktan sonra birkaç gün veya haftada ortaya çıkmaktadır. Yüksek doz/sistemik maruziyet ile riskler artabilir ancak doz seviyeleri reaksiyonların başlaması, tipi, şiddeti veya süresi konusunda tahmin yapmak mümkün değildir. Pek çok reaksiyon doz azaltıldıktan veya kesildikten sonra geçmektedir. Ancak spesifik tedavi gerekli olabilir. Hastalar/bakıcılar eğer psikolojik belirtilerin geliştiğinden, özellikle de depresif ruh durumundan veya intihar düşüncelerinden endişe ederse tıbbi yardım almaya teşvik edilmelidir. Hastalar/bakıcılar ayrıca sistemik steroidlerin doz azaltımı veya kesilmesi sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek olası psikiyatrik bozukluklar konusunda da tetikte olmalıdır. Ancak bu tür reaksiyonlar seyrektir. Kendileri veya birinci derece akrabalarında önceden geçirilmiş veya şu anda yaşanılan şiddetli affektif bozuklukları olan hastalarda sistemik kortikosteroid tedavisi düşünüldüğünde özel dikkat gerekmektedir. Bu tür hastalar arasında depresif veya manik depresif hastalığı olanlar ve önceden steroide bağlı psikoz geçirenler bulunmaktadır. gibi oral kortikosteroidleri alan, aşağıdaki durumlara sahip hastalarda dikkatli olunmalıdır ve sık sık takip etmek gerekmektedir. − Tüberküloz: Önceden tüberküloz geçirenler veya tüberküloza özgü röntgen değişiklikleri gösterenler. Ancak aktif tüberkülozun ortaya çıkması profilaktik anti tüberküloz ilaçlarının kullanılmasıyla önlenebilir. − Hipertansiyon − Konjestif kalp yetmezliği − Karaciğer yetmezliği − Böbrek yetmezliği − Diabetes mellitusu veya ailesinde diyabet öyküsü olanlar − Osteoporoz: özellikle risk altındaki post-menopozal kadınlarda özel bir öneme sahiptir. − Şiddetli affektif bozukluk öyküsü olan hastalar ve özellikle de önceden steroide bağlı psikoz öyküsü olanlar. Ayrıca, duygusal çalkantılar yaşayanlar veya psikotik eğilimleri olanlarda prednisolon gibi kortikosteroidler durumun ağırlaşmasına sebep olabilir. − Epilepsi ve/veya nöbete yol açan hastalıklar − Peptik ülser − Daha önce steroide bağlı miyopati yaşayanlar − Antikolinesteraz tedavisi gören miyastenia gravis hastalarında glukokortikoidler dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır. − Nadiren kortizonun kan pıhtılaşmasını artırdığı ve intravasküler tromboz, tromboembolizm ve tromboflebiti tetiklediği bildirilmiş olduğundan, tromboembolik bozuklukları olan hastalarda kortikosteroidler dikkatli bir biçimde kullanılmalıdır. − Duchenne müsküler distrofi: Zorlu fiziksel aktivite sonrasında geçici rabdomiyoliz ve miyoglobinüri ortaya çıkabilir. Bunun prednisolondan mı yoksa artmış fiziksel aktiviteden mi kaynaklandığı bilinmemektedir. Etkili en düşük dozun en az sürede kullanılmasıyla ve günlük dozun iki günde bir, tek sabah dozu olarak verilmesiyle istenmeyen etkiler asgari düzeye indirilebilir. Hastalık aktivitesine karşı uygun dozu titre etmek amacıyla hastanın sık sık incelenmesi gerekmektedir. Adrenokortikal yetmezlik: Uzun süreli olarak uygulanan farmakolojik dozlardaki kortikosteroidler HPA baskılanmasına (sekonder adrenokortikal yetmezlik) yol açabilmektedir. Adrenokortikal yetmezliğin süresi ve derecesi, hastadan hastaya, glukokortikoid tedavisinin dozuna, sıklığına, uygulanma zamanına ve süresine göre değişmektedir. Ayrıca, glukokortikoidlerin aniden kesilmesiyle, ölümcül sonuca yol açan akut adrenal yetmezlik de ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla, ilaca bağlı sekonder adrenokortikal yetmezlik, dozajın aşamalı olarak azaltılmasıyla asgariye indirilebilir. Bu tip rölatif yetmezlik tedavi kesildikten sonra aylarca sürebilir. Dolayısıyla bu periyotta ortaya çıkan herhangi bir stres durumunda hormon tedavisi yeniden düzenlenmelidir. Mineralokortikoid sekresyonu bozulabileceğinden tuz ve/veya beraberce bir mineralokortikoid uygulanmalıdır. Uzun dönemli tedavi sırasında araya giren bir hastalık, travma veya cerrahi prosedür dozajda geçici bir artış gerektirecektir; eğer kortikosteroidler uzun süreli tedavi sonrasında kesilirse geçici olarak başlatılmaları gerekebilir. Hastalar riskleri asgariye indirmek amacıyla gerekli önlemlerin alınabilmesi için reçete eden kişi, ilaç, ilacın dozajı ve süresi ile ilgili ayrıntıları içeren “steroid tedavi” kartlarını yanlarında taşımalıdır. Antienflamatuvar/immünosupresif etkiler ve enfeksiyon: Enflamatuvar yanıtın ve immün fonksiyonun baskılanması enfeksiyonlara karşı hassasiyeti ve şiddetlerini artırmaktadır. Prednisolon gibi kortikosteroidler kullanılırken klinik tablo genellikle atipik olabilir ve septisemi ve tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar maskelenmiş ve teşhis edilmeden ileri bir evreye erişmiş olabilirler. Glukokortikoidlerin immünosupresif etkileri latent enfeksiyonun aktivasyonuna veya araya giren enfeksiyonların alevlenmesine yol açabilir. İmmünosüpresyon yapan ilaçlarla tedavi edilmekte olan çocuklar enfeksiyonlara sağlıklı çocuklara oranla daha fazla duyarlıdırlar. Örneğin suçiçeği ve kızamık immünosüpresan kortikosteroid almakta olan çocuklarda daha ağır, hatta ölümcül seyredebilir. Bu hastalıkları geçirmemiş olan çocuk ya da erişkinler kortikosteroidleri immünosüpresyon yapacak dozda almakta iseler, suçiçeği ve kızamık geçirmekte olan kişilerle temastan kaçınmaları ve temas etmiş olmaları durumunda hekime başvurmaları konusunda uyarılmalıdırlar. Temas durumunda varicella zoster immünoglobulin (VZIG) ya da toplanmış (pooled) intravenöz immünoglobulin (IVIG) kullanılması endike olabilir. Hastada suçiçeği görülürse antiviral ajanlarla tedavi düşünülmelidir. Sistemik kortikosteroid alan veya son üç ayda bu ilaçlardan kullanmış olan, bağışıklığı olmayan hastalara, maruz kaldıkları takdirde Varisella-zoster immünoglobulini (VZIG) ile pasif immünizasyon gerekmektedir. Suçiçeği maruziyetinden sonraki 10 gün içinde bu uygulama yapılmalıdır. Eğer suçiçeği tanısı doğrulanırsa, hastalık uzman bakımı ve acil tedavi gerektirmektedir. Kortikosteroidler kesilmemeli ve gerekirse doz artırılmalıdır. Hipotiroidizmli ve karaciğer yetmezliği olan kronik karaciğer hastalığı olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisinde artma olur. Aktif tüberkülozda kullanımı, uygun antitüberkülöz tedavi rejimi ile kortikosteroidlerin birlikte kullanıldığı fulminan veya disemine tüberküloz vakalarına sınırlandırılmalıdır. Latent tüberkülozlu veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kortikosteroidler gerekiyorsa, hastalığın reaktivasyonu olabileceğinden yakın gözlem lazımdır. Bu hastalarda uzun süreli kortikosteroid tedavisi süresince kemoprofilaksi yapılmalıdır. Kızamık: Hastalara kızamıktan kaçınmaları için özel tedbir almaları ve herhangi bir maruziyet durumunda doktora başvurmaları önerilmelidir. İntramüsküler normal immünoglobulin ile profilaksi gerekebilir. Canlı aşı ile aşılama: Yüksek doz kortikosteroid alanlarda bağışıklık yanıtı bozulmuş olduğundan canlı aşı uygulanmamalıdır. Canlı aşı uygulaması kortikosteroid tedavisinin kesilmesinden en az 3 ay sonraya ertelenmelidir. Oküler etkiler: Uzun süreli kortikosteroid kullanımı posterior subkapsüler katarakta ve nükleer katarakta (özellikle çocuklarda), egzoftalmosa veya göz içi basıncın artmasına ve sonuç olarak optik sinirlerde olası bir hasar yaratan glokoma yol açabilir. Gözde sekonder fungal veya viral enfeksiyonların yerleşmesi, glukokortikoid alan kişilerde artabilir. Oküler herpes simpleksli hastalarda, muhtemel perforasyondan dolayı kortikosteroidler ihtiyatla kullanılmalıdır. Cushing hastalığı: Glukokortikoidler Cushing sendromuna yol açabileceğinden veya bu durumu şiddetlendirebileceğinden, Cushing hastalığı olanlarda glukokortikoid uygulamasından kaçınılmalıdır. Hipotiroidizmli ve sirozlu hastalarda kortikosteroidlerin etkisinde artma olur. Prednisolon dahil kortikosteroidler kullanılırken, öfori, uykusuzluk, mizaç dalgalanmaları, kişilik değişmeleri ve şiddetli depresyondan açık psikotik belirtilere kadar değişik psişik bozukluklar görülebilir. Prednisolon dahil kortikosteroidler aynı zamanda mevcut emosyonel değişkenliği veya psikotik eğilimlerin mevcut emosyonel istikrarsızlığını artırabilir. Steroidler, non-spesifik ülseratif kolit (perforasyon olmak üzere, abse veya diğer piyojenik enfeksiyon ihtimali bulunan), divertikülit, yeni intestinal anastomoz, aktif veya latent peptik ülser, renal yetmezlik, hipertansiyon, nöbet bozuklukları, osteoporozda ihtiyatla kullanılmalıdır. Genel Tedavi edilen durumun kontrolünü sağlayan en düşük kortikosteroid dozu kullanılmalıdır ve doz azaltılacağında bu azaltma kademeli yapılmalıdır. Kortikosteroid alan hastalar alışılmışın üstünde strese maruz kaldıklarında (örneğin, enfeksiyon, cerrahi, travma), stres durumundan önce, o sürede ve stresten sonra dozaj artırımına gereksinim duyabilirler. Orta veya yüksek dozda hidrokortizon ve kortizon, kan basıncı yükselmesi, tuz ve su tutulması ve potasyum itrahında artma yapabilir. Bu etkiler, yüksek dozda kullanım dışında, sentetik türevlerle daha az bir ihtimalle ortaya çıkar. Diyette tuz kısıtlaması ve ilave potasyum verilmesi gerekebilir. Bütün kortikosteroidler kalsiyum atılımını artırırlar. Sistemik olarak kortikosteroid uygulanması sonucu, feokromasitoma ile ilişkili ölümcül olabilen kriz rapor edilmiştir. Feokromasitomalı olduğu bilinen ya da olduğundan şüphelenilen hastalara, sadece kişisel yarar-risk oranı düşünüldükten sonra sistemik olarak kortikosteroid uygulanmalıdır. Çocuklarda kullanım: Kortikosteroidler bebekler, çocuklar ve adölesanlarda büyüme geriliğine yol açabilmektedir. Bu olay geri dönüşümsüz olabilir, dolayısıyla farmakolojik dozların uzun süreli uygulanmasından kaçınılmalıdır. Eğer uzun süreli tedavi gerekirse, tedavi HPA aksın ve büyümenin asgari derecede baskılanmasına yol açacak şekilde kısıtlanmalıdır. Bebek ve çocukların büyüme ve gelişimi yakından takip edilmelidir. Tedavi mümkünse iki günde bir tek doz olarak uygulanmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Enfeksiyonlara karşı savunmanın inhibisyonu, enfeksiyonların aktivasyonu (örneğin tüberküloz) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Lökositoz (intravasküler granülositozun redistribüsyonu nedeniyle) Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Hipersensitivite Endokrin hastalıkları Yaygın: Endojen ACTH ve kortizol sekresyonunda inhibisyon, Cushingoid semptomlar, çoçuklarda büyüme-gelişme inhibisyonu Bilinmiyor: Feokromasitomaya bağlı kriz, pitüiter-adrenal aksis supresyonu (özellikle travma, ameliyat ya da hastalık gibi stres durumlarında) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hipokalemi, sodyum retansiyonu, glukoneogenezde artış, katabolik etkiler, osteoporoz Bilinmiyor: İştah artışı (kilo artışına neden olabilir), su retansiyonu, glukoz toleransında bozukluk Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Geçmişteki psikolojik rahatsızlıkların aktivasyonu (yüksek dozda) Seyrek: Depresyon, mental rahatsızlık öyküsü olmayan hastalarda mani Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Benign intrakranial hipertansiyon Bilinmiyor: Epidural lipomatoz, konvülsiyonlar, sersemlik, baş ağrısı Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Glokom, posterior katarakt Bilinmiyor: Santral seröz koryoretinopati, ekzoftalmi Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor: Vertigo Kardiyak hastalıklar: Bilinmiyor: Konjestif kalp yetmezliği (duyarlı bireylerde) Vasküler hastalıklar: Yaygın: Ödem, hipertansiyon Yaygın olmayan: Tromboz Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Bilinmiyor: Pulmoner embolizm Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Peptik ülser (muhtemel perforasyon ve kanama ile), pankreatit, ülseratif özofajit, abdominal distansiyon, abdominal ağrı, diyare, dispepsi, bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Deri atrofisi, yara iyileşmesinde bozulma Bilinmiyor: Hirsutism, peteşi, ekimozlar, eritem, hiperhidroz, deri testlerine reaksiyonların baskılanması, prurit, döküntü, eritematoöz döküntü, ürtiker Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas atrofisi Seyrek: Aseptik kemik nekrozu, tendon bozukluğu Bilinmiyor: Miyopati, kas güçsüzlüğü, miyalji, osteonekroz (femur ve humerus başında), patolojik fraktür (uzun kemiklerde), büyümede gecikme Üreme sistemi ve meme hastalıkları Bilinmiyor: Menstruasyon düzensizliği Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Yorgunluk, bitkinlik Araştırmalar Bilinmiyor: İntraoküler basıncın artışı, korbonhidrat toleransında azalma, insulin gereksiniminde artış (ya da diyabetiklerde oral hipoglisemik ajanların gereksiniminde artış), kan potasyum değerinin azalması, negatif nitrojen balansı (protein katabolizması nedeniyle) Karbonhidrat toleransındaki etkiler diyabeti şiddetlendirebilir ve latent diyabetin açığa çıkmasına neden olabilir. Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Bilinmiyor: Spinal kompresyon kırığı İlacın kesilmesi: Uzun süreli tedavi sonrasında kortikosteroid dozunun çok hızlı bir şekilde düşürülmesi, akut adrenal yetmezlik, hipotansiyon ve ölüme sebep olabilir.. Adrenokortikal yetmezlikle ilişkisiz görünen steroid “yoksunluk sendromu” glukokortikoidlerin aniden kesilmesini takiben ortaya çıkabilmektedir. Bu sendrom şu belirtileri içermektedir: anoreksi, bulantı, kusma, letarji, baş ağrısı, ateş, eklem ağrısı, deskuamasyon, miyalji, artralji, rinit, konjonktivit, ağrılı ve kaşıntılı deri nodülleri, kilo kaybı ve/veya hipotansiyon. Bu etkilerin düşük kortikosteroid seviyelerinden ziyade, glukokortikoid konsantrasyonundaki ani değişimden kaynaklandığı düşünülmektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.