ALTUZAN 400MG/16ML KONSANTRE İNFÜZYON COZELTİSİ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Altuzan 400 mg/16 mL ne için kullanılır?
KT 1Konsantre damar yoluyla verilecek infüzyon çözeltisi hazırlamak için kullanılmadan önce seyreltilmelidir.
ALTUZAN hümanize monoklonal antikor (vücudun enfeksiyonlara ve kansere karşı savunmasına yardımcı, normalde bağışıklık sistemi tarafından üretilen bir tür protein) olan bevacizumab etkin maddesini içerir. Bevacizumab seçici olarak vücutta kan ve lenf damarlarının yüzeyinde bulunan insan vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) isimli proteine bağlanır. VEGF proteini tümörlerin içinde kan damarlarının gelişmesine neden olur, bu damarlar tümöre besin ve oksijen taşır. Bevacizumab VEGF'ye bağlandığında, tümöre besin ve oksijen taşıyan kan damarlarının gelişimini engelleyerek tümörün büyümesini engeller.
ALTUZAN yayılmış kalın bağırsak (kolon veya rektum) kanserinin tedavisinde kullanılan bir ilaçtır.
ALTUZAN, 5-florourasil/folinik asit veya 5-florourasil/folinik asit/irinotekan ile kombine olarak metastatik kolon ve metastatik rektum kanserinin birinci basamak tedavisinde kullanılır. Daha önceki basamaklarda ALTUZAN'ın kullanılmadığı durumlarda 5-florourasil/folinik asit veya 5-florourasil/folinik asit/irinotekan ile birlikte ikinci ve sonraki basamaklarda kullanılır.
ALTUZAN, daha önce adjuvant amaçlı kemoterapi almamış olan metastatik kolon veya rektum kanserli hastalarda, birinci basamak tedavi olarak okzaliplatin ile kapesitabin veya 5-fluorourasil/folinik asit ile birlikte kullanılır.
ALTUZAN ayrıca glioblastoma adı verilen bir çeşit beyin kanserinin tedavisinde kullanılır.
ALTUZAN glioblastoma tedavisinde kullanılırken, kemoterapi ile birlikte uygulanacaktır.
ALTUZAN ayrıca inatçı, tekrarlayan veya metastatik (tümörün oluştuğu yerden vücudun diğer bölgelerine yayılması) serviks kanserinin (rahim ağzı kanseri) tedavisi için kullanılır. ALTUZAN, rahim ağzı kanserinin tedavisinde paklitaksel ve sisplatin veya platin içeren tedavi alamayacak hastalarda paklitaksel ve topotekan ile birlikte uygulanacaktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Bevacizumab veya ALTUZAN'ın içerdiği, bu Kullanma Talimatı'nın başında listelenen herhangi bir maddeye karşı alerjikseniz (aşırı duyarlıysanız),
- Çin hamster yumurtalık hücresi ürünlerine veya diğer rekombinant insan veya hümanize antikorlara karşı alerjikseniz (aşırı duyarlıysanız),
- Hamileyseniz, ALTUZAN'ı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- ALTUZAN bağırsak duvarında delik oluşma riskini artırabilir. Karın içinde iltihaba neden olan durumlarınız (örn. divertikül iltihabı, mide ülserleri, kemoterapiyle ilişkili kolit) varsa lütfen doktorunuzla konuşunuz.
- ALTUZAN, iki organ veya damar arasında anormal bağlantı veya pasaj oluşma riskini artırabilir. Eğer sizde inatçı, tekrarlayan veya metastatik rahim ağzı kanseri mevcutsa, vajina ile bağırsakların herhangi bir bölümü arasında bağlantıların gelişme riski daha yüksek olabilir.
- ALTUZAN, kanama riskini artırabilir veya ameliyattan sonra yara iyileşmesiyle ilgili sorun oluşma riskini artırabilir. Ameliyat olacaksanız, son 28 gün içinde büyük bir ameliyat geçirdiyseniz veya ameliyattan sonra hala iyileşmemiş bir yaranız varsa, bu ilacı almamalısınız.
- Özellikle bağırsak duvarında delik veya yara iyileşmesi ile ilgili sorunlarınız varsa, ALTUZAN deride veya derinin alt katmanlarında ciddi enfeksiyonların oluşma riskini artırabilir.
- ALTUZAN yüksek tansiyon riskini artırabilir. Tansiyon ilaçlarıyla kontrol altına alınamayan yüksek tansiyonunuz varsa lütfen doktorunuza danışınız; çünkü ALTUZAN tedavisine başlamadan önce tansiyonunuzun kontrol altında olduğundan emin olmanız önemlidir.
- Özellikle eğer yüksek tansiyonunuz varsa; bu ilaç idrarda protein bulunma riskini artırır.
- Anevrizmanız (bir kan damarı duvarının genişlemesi ve zayıflaması) varsa ya da geçmişte olduysa veya kan damarı duvarında bir yırtılma olduysa,
- 65 yaşın üstündeyseniz, şeker hastasıysanız ve atardamarlarınızda (bir tür kan damarı) daha önceden kan pıhtıları oluşmuşsa; ALTUZAN ile atardamarlarınızda kan pıhtıları oluşma riski artabilir. Kan pıhtıları, kalp krizi ve felce sebep olabileceğinden lütfen doktorunuzla konuşunuz.
- ALTUZAN ayrıca, toplardamarlarınızda (bir tür kan damarı) kan pıhtıları oluşma riskini artırabilir.
- Siz veya ailenizde kanama sorunları varsa veya herhangi bir nedenle kan pıhtısı tedavisi için kanı incelten ilaçlar alıyorsanız, bu ilaç, özellikle tümörle ilişkili kanama olmak üzere kanamaya sebep olabilir.
- ALTUZAN, beyninizin içerisinde ve çevresinde kanama riskini artırabilir. Eğer beyninizi etkileyen metastatik kanseriniz varsa, bu konuyu doktorunuzla konuşunuz.
- ALTUZAN, öksürük ve kan tükürme de dahil akciğerlerinizin içinde kanama riskini artırabilir. Bunu daha önceden fark ederseniz lütfen doktorunuzla konuşunuz.
- ALTUZAN kalbin zayıflaması riskini artırabilir. Antrasiklin almışsanız (örneğin diğer kanserler için kullanılan özel bir kemoterapi türü olan doksorubisin) veya göğsünüze radyoterapi görmüşseniz veya kalp hastalığınız varsa; bunları doktorunuzun bilmesi önemlidir.
- Bu ilaç, enfeksiyonlara ve nötrofil (sizi bakterilere karşı koruyan bir tür kan hücresi) sayısında azalmaya sebep olabilir.
- ALTUZAN aşırı duyarlılık (anafilaktik şok dahil) ve/veya infüzyon reaksiyonlarına (ilacın enjeksiyonuna bağlı olan reaksiyonlar) sebep olabilir. Eğer daha önce, enjeksiyon sonrasında baş dönmesi/bayılma hissi, nefessiz kalma, şişkinlik veya deri döküntüsü gibi problemler yaşadıysanız, bunları doktor veya eczacınızın bilmesini sağlayınız.
- Posterior geri dönüşümlü ensefalopati sendromu denilen nadir nörolojik (sinirsel) yan etki, ALTUZAN tedavisiyle ilişkili bulunmuştur. Yüksek tansiyonun eşlik ettiği veya etmediği baş ağrısı, görme bozukluğu, zihin karışıklığı veya nöbet ile karşılaştığınızda lütfen doktorunuzu bilgilendiriniz.
ALTUZAN ile tedavi edilmeden önce veya ALTUZAN ile tedavi edilirken:
- Ağızda, dişlerde ve/veya çenede ağrı, ağız içinde şişlik veya yaralar, çene kemiğinde uyuşma veya ağırlık hissi veya diş kaybı ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya diş hekiminizi hemen bilgilendiriniz.
- Girişimsel diş tedavisi veya diş ameliyatı geçirecekseniz, özellikle IV (damar yoluyla) bifosfonat kullanıyorsanız veya kullandıysanız diş hekiminize ALTUZAN ile tedavi edildiğinizi bildiriniz.
ALTUZAN tedavisine başlamadan önce diş sağlığınızın genel kontrolünü yaptırmanız önerilebilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ALTUZAN'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıda listelenen yan etkiler, ALTUZAN kemoterapiyle birlikte verildiğinde görülmüştür. Bu durum bu yan etkilere kesinlikle ALTUZAN'ın neden olduğu anlamına gelmez.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın 1'inden fazlasında görülebilir.
Yaygın : 100 hastanın 1 ile 10'u arasında görülebilir.
Yaygın olmayan : 1.000 hastanın 1 ile 10'u arasında görülebilir.
Seyrek : 10.000 hastanın 1 ile 10'u arasında görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, ALTUZAN'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Alerjik reaksiyonlar:
Eğer alerjik reaksiyon meydana gelirse hemen doktorunuza veya bir tıbbi personele haber veriniz.
Alerjik reaksiyon belirtileri şunlar olabilir: nefes almada zorluk veya göğüs ağrısı. Ayrıca kızarıklık ya da deri döküntüsü, ürperme ve titreme, bulantı veya kusma, şişlik, baş dönmesi, kalp atışının hızlanması ve bilinç kaybı meydana gelebilir.
Çok yaygın yan etkiler:
- Yüksek tansiyon
- Eller veya ayaklarda uyuşukluk veya karıncalanma hissi
- Enfeksiyonlara karşı savaşmaya yardımcı olan beyaz kan hücreleri (birlikte yüksek ateş de görülebilir) ve kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan hücreler dahil kan hücrelerinin sayısında azalma
- Güçsüzlük ve halsizlik
- Yorgunluk
- Bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı
Yaygın yan etkiler:
- Bağırsak delinmesi
- Küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında karşılaşılan akciğer kanamaları da dahil olmak üzere kanama
- Atardamarların kan pıhtısıyla tıkanması
- Toplardamarların kan pıhtısıyla tıkanması
- Akciğerlerdeki toplardamarların kan pıhtısıyla tıkanması
- Bacak damarlarının kan pıhtısıyla tıkanması
- Kalp yetmezliği
- Cerrahi sonrası yara iyileşmesiyle ilgili sorunlar
- Parmak veya ayaklarda kızarıklık, soyulma, hassaslık, ağrı veya kabarıklık
- Kırmızı kan hücrelerinin sayısında azalma
- Enerji eksikliği
- Mide ve bağırsak bozukluğu
- Kas ve eklem ağrısı, kas güçsüzlüğü
- Ağız kuruluğuyla birlikte susama ve/veya azalmış veya koyu idrar
- Ağız ve bağırsak, akciğer, havayolları, üreme sistemi ve idrar yolları mukozasının enflamasyonu
- Ağız içerisinde ve yemek borusunda ağrıya ve yutma güçlüğüne neden olan yaralar
- Baş ağrısı, , sırt ağrısı ve pelvis ile anal bölgelerde ağrı dahil olmak üzere ağrı
- Bölgesel iltihaplanma
- Enfeksiyon, özellikle kanda veya idrar torbasında enfeksiyon
- Beyne az kan gitmesi veya felç
- Uyuklama
- Burun kanaması
- Kalp hızında (nabız) artış
- Bağırsakta tıkanma
- Anormal idrar testi (idrarda protein varlığı)
- Nefes darlığı veya kanda düşük oksijen seviyeleri
- Deride veya derinin alt katmanlarında ciddi enfeksiyonlar
- Fistül: iç organlarla deri veya normalde bağlantısı olmayan diğer dokular arasında anormal tüp benzeri bağlantı; rahim ağzı kanseri hastalarında vajina ve bağırsakların herhangi bir bölümü arasındaki bağlantı dahil
- Alerjik reaksiyonlar (belirtiler nefes almada zorluk, yüzde kızarıklık, döküntü, düşük veya yüksek kan basıncı, kanda düşük oksijen seviyesi, göğüs ağrısı veya bulantı/kusmayı içerebilir).
Seyrek yan etkiler:
- Nefes almada zorluk, şişlik, baş dönmesi, kalp atışının hızlanması, terleme ve bilinç kaybı (anafilaktik şok) ile ani, ciddi alerjik reaksiyon.
Sıklığı bilinmeyen yan etkiler:
- Özellikle bağırsak duvarında delinme veya yaralarda iyileşme güçlüğü varsa, cildin veya cilt altı derin katmanların ciddi enfeksiyonu
- Kadınların üreme yeteneği üzerinde olumsuz etkiler (diğer öneriler için yan etkiler listesinin altındaki paragraflara bakınız)
- Nöbet (sara), baş ağrısı, bilinç bulanıklığı (konfüzyon) ve görmede değişiklik gibi belirtileri de içeren beyin rahatsızlığı (posterior geri dönüşümlü ensefalopati sendromu veya PRES)
- Normal beyin fonksiyonunda değişikliği düşündüren semptomlar (baş ağrısı, görme değişiklikleri, bilinç bulanıklığı (konfüzyon) veya nöbetler) ve yüksek tansiyon
- Böbrekteki kılcal bir damarda (veya damarlarda) tıkanıklık
- Akciğerlerin kan damarlarındaki kan basıncının, kalbin sağ tarafının normalden daha fazla çalışmasına neden olan anormallikteki artışı
- Burun deliklerini ayıran kıkırdak duvarda delinme
- Mide veya bağırsaklarda delinme
- Mide zarında veya ince bağırsakta açık yara veya delik (belirtiler karın ağrısı, şişkinlik, kahve telvesi kıvamında siyah dışkı veya dışkıda (gaita) ya da kusmukta kan gibi semptomları da içerebilir)
- Kalın barsağın alt bölümünde kanama
- Diş etlerinde ve çene kemiğinde iyileşmeyen ve çevre dokunun ağrı ve enflamasyonunun eşlik ettiği lezyonlar (diğer öneriler için yan etkilerin listesinin altındaki paragraflara bakınız)
- Safra kesesinde delinme (belirti ve emareler karın ağrısı, yüksek ateş ve bulantı/kusmayı da içerebilir)
- Kan damarı duvarında bir yırtık (anevrizmalar ve arter diseksiyonları) veya kan damarının zayıflaması ve genişlemesi
- Asağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne basvurunuz:
Çok yaygın yan etkiler:
- Kabızlık
- İştah kaybı
- Ateş
- Göz ile ilgili problemler (göz yaşarması dahil)
- Konuşma değişiklikleri
- Tat alma duyusunda değişiklik
- Burun akıntısı
- Cilt kuruluğu, deride pullanma ve enflamasyon, cilt renginde değişiklik
- Kilo kaybı
- Burun kanaması
Yaygın yan etkiler:
- Ses değişikliği ya da boğukluğu
65 yaşın üzerindeki hastaların aşağıdaki yan etkilerle karşılaşma riski daha yüksektir:
- Atardamarlarda inme veya kalp krizine neden olabilecek kan pıhtısı
- Kandaki beyaz hücrelerin ve kanın pıhtılaşmasına yardımcı hücrelerin sayısında azalma riski
- İshal
- Mide bulantısı
- Baş ağrısı
- Halsizlik
- Yüksek tansiyon
- Ayrıca, ALTUZAN aşağıda belirtilen laboratuvar testlerinde de değişikliklere neden olabilir:
- Kandaki beyaz hücre sayısının azalması, özellikle nötrofillerin azalması (enfeksiyonlara karşı korumaya yardım eden bir tür beyaz kan hücresi)
- İdrarda protein varlığı
- Kanda azalmış mineral (magnezyum, potasyum, sodyum veya fosfor) düzeyleri
- Artan kan şekeri
- Artan kan alkalin fosfataz (bir enzim) düzeyi
- Artan serum kreatinin (böbreklerinizin ne kadar iyi çalıştığını ölçmek için kanda bakılan bir protein) düzeyi
- Şiddetli olabilecek azalan hemoglobin (oksijen taşırlar ve kırmızı kan hücrelerinde bulunurlar)
Aşağıdakiler, dişetinde kemik hasarının (osteonekroz) işaret ve belirtileri olabilir:
- Ağızda, dişlerde ve/veya çene kemiğinde ağrı, ağız içinde şişlik veya yaralar, çene kemiğinde uyuşma veya ağırlık hissi veya diş kaybı. Bunlar dişetinde kemik hasarının (osteonekroz) işaret ve belirtileri olabilir. Bu belirtilerden herhangi biri ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya diş hekiminizi hemen bilgilendiriniz.
Menopoz öncesi dönemdeki (adet gören) kadınlar periyodlarında bir düzensizlik veya atlama farkedebilirler ve doğurganlıkta azalma yaşayabilirler. Eğer çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız tedavinize başlamadan önce bu konuyu doktorunuzla görüşünüz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz bu ilacı kullanmamalısınız. ALTUZAN doğmamış bebeğinize zarar verebilir, çünkü yeni kan damarlarının oluşumunu durdurabilir. Doktorunuz, ALTUZAN'la tedavi sırasında ve son ALTUZAN dozundan sonra en az 6 ay boyunca doğum kontrol yöntemleri kullanımı hakkında size tavsiyede bulunmalıdır.
Eğer hamileyseniz, tedavi sırasında hamile kalırsanız veya yakın zamanda hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bilgi veriniz.
ALTUZAN kadın doğurganlığına zarar verebilir. Daha fazla bilgi için lütfen doktorunuza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ALTUZAN'la tedavi sırasında ve son ALTUZAN dozundan sonra en az 6 ay boyunca bebeğinizi emzirmemelisiniz, çünkü bu ilaç bebeğinizin büyümesi ve gelişimini engelleyebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerALTUZAN yardımcı madde olarak sodyum dihidrojen fosfat monohidrat ve susuz disodyum fosfat içermektedir. ALTUZAN'ın her bir flakonu 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermediği kabul edilebilir”. Sodyuma bağlı herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Altuzan 400 mg/16 mL muadilleri
Altuzan 400 mg/16 mL ile aynı etken maddeyi (bevacizumab) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMetastatik Kolorektal Kanser (mKRK) (bevacizumab), 5-florourasil/folinik asit veya 5-florourasil/folinik asit/irinotekan ile kombine olarak metastatik kolon ve metastatik rektum kanserinin birinci basamak tedavisinde kullanılır. Daha önceki basamaklarda bevacizumabın kullanılmadığı durumlarda 5florourasil/folinik asit veya 5-florourasil/folinik asit/irinotekan ile kombine olarak ikinci ve sonraki basamaklarda kullanılır. Daha önce adjuvant amaçlı kemoterapi almamış olan metastatik kolon veya rektum kanserli hastalarda, birinci basamak tedavi olarak okzaliplatin ile kapesitabin veya 5fluorourasil/folinik asit ile kombine olarak kullanılır. Malign Glioma (DSÖ Evre IV) Glioblastoma, histolojik olarak Glioblastoma Multiforme (GBM) tanısı almış ve birinci seri temozolomid sonrası nüks gelişmiş veya progresyon göstermiş hastalarda kemoterapi ile beraber progresyona kadar kullanımında endikedir. Progresyon sonrası kullanılamaz. Serviks kanseri, lokal tedavilere uygun olmayan persistan, rekürren veya metastatik serviks kanseri olan erişkin hastaların birinci basamak tedavisinde paklitaksel ve cisplatin veya paklitaksel ve topotekan ile kombinasyon halinde progresyona kadar kullanımı endikedir. Rekürren/persistan ya da metastatik serviks kanser tedavisinde daha önce radyo duyarlaştırıcı haricinde sistemik kemoterapi tedavisi almış ve progresyon göstermiş hastalarda endike değildir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlarİçerdiği herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde, Çin hamster over hücresi ürünlerine veya diğer rekombinant insan veya hümanize edilmiş antikorlara aşırı duyarlılığı olan kişilerde, Gebelikte kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBiyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini artırmak için, uygulanan ürünün ticari adı ve seri numarası hasta dosyasında açıkça kaydedilmeli veya belirtilmelidir. Gastrointestinal (GI) perforasyonlar ve fistüller Hastalar ile tedavi edildiklerinde gastrointestinal perforasyon ve safra kesesi perforasyonu gelişme riski artabilir. Metastatik kolon veya metastatik rektum kanserli hastalarda, intra-abdominal enflamasyon süreci gastrointestinal perforasyonlar için bir risk faktörü olabilir. Bu nedenle, bu hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Daha önce radyasyon tedavisi almış olmak, tedavisi gören persistan, rekürren veya metastatik serviks kanseri olan hastalarda GI perforasyon için bir risk faktörüdür ve GI perforasyonlu tüm hastalar, önceden radyasyon öyküsü olan hastalardır. Gastrointestinal perforasyon gelişen hastalarda kalıcı olarak kesilmelidir. GOG-0240 çalışmasında gastrointestinal-vajinal fistül Persistan, rekürren veya metastatik serviks kanseri için tedavisi uygulanan hastalarda vajina ile gastrointestinal (GI) kanalın herhangi bir bölümü arasında fistül (GI-vajinal fistül) oluşma riskinde artış olabilir. Daha önce radyasyon tedavisi almış olmak, GI-vajinal fistül gelişimi için majör bir risk faktörüdür ve GI-vajinal fistülü olan tüm hastalar, önceden radyasyon öyküsü olan hastalardır. Daha önce radyasyon uygulanan alanda kanserin tekrarlanması, GI-vajinal fistüllerin gelişimi için diğer bir önemli risk faktörüdür. Gastrointestinal olmayan fistüller ile tedavi edilen hastalarda fistül gelişme riski artabilir. Trakeoözofageal (TE) fistül veya 4. derece herhangi bir fistülü olan hastalarda, kalıcı olarak kesilmelidir [ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, Advers Olaylar İçin Genel Terminoloji Kriterleri, versiyon 3 (NCICTCAE v.3)]. Diğer tipte fistülleri olan hastalarda, kullanımına devam edilmesi ile ilgili sınırlı bilgi bulunmaktadır. Gastroinestinal sistemde görülmeyen internal fistül vakalarında, kesilmesi düşünülmelidir. Yara iyileşmesi yara iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Bazı vakalarda ölümcül olabilen, anastomotik komplikasyonları içeren ciddi yara iyileşmesi komplikasyonları bildirilmiştir. Büyük cerrahi operasyonlardan sonraki 28 gün içinde veya ameliyat yarası tamamen iyileşinceye kadar tedavisi başlatılmamalıdır. tedavisi sırasında yara iyileşmesinde komplikasyonlar yaşayan hastalarda, yara tamamen iyileşinceye kadar uygulaması durdurulmalıdır. Elektif cerrahi müdahaleler için uygulaması durdurulmalıdır. ile tedavi edilen hastalarda ölümcül vakaları da içeren nekrotizan fasit nadir olarak bildirilmiştir. Bu durum genellikle yara iyileşmesi komplikasyonlarına, gastrointestinal perforasyona ve fistül oluşumuna sekonderdir. Nekrotizan fasiit gelişen hastalarda tedavisi kesilmeli ve acilen uygun tedavi başlatılmalıdır. Hipertansiyon ile tedavi edilen hastalarda hipertansiyon insidansında bir artış gözlenmiştir. Klinik güvenlilik verileri hipertansiyon insidansının doza bağımlı olabileceği izlenimini vermektedir. tedavisine başlamadan önce, önceden var olan hipertansiyonun kontrol altına alınması gerekir. tedavisinin başlangıç aşamasında hipertansiyonu olan hastalar üzerinde etkisi hakkında bir bilgi yoktur. tedavisi sırasında kan basıncının izlenmesi tavsiye edilir. Çoğu durumda hipertansiyon, etkilenen hastanın kişisel durumuna uygun, standart antihipertansif tedaviyle yeterli biçimde kontrol edilmiştir. Sisplatin bazlı kemoterapi ile tedavi edilen hastalarda hipertansiyonu yönetmek için diüretiklerin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Tıbbi olarak anlamlı hipertansiyon yeterli biçimde kontrol edilemediği veya hasta hipertansif kriz ya da hipertansif ensefalopati geliştirdiği takdirde tamamen kesilmesi gerekir. Posterior geri dönüşümlü ensefalopati sendromu (PRES) tedavisi görmüş ve PRES ile tutarlı belirti ve semptomlar gösteren hastalara ait az sayıda rapor bulunmaktadır. PRES diğer belirtilerle birlikte aşağıda belirtilen belirti ve semptomların bulunduğu nadir bir nörolojik bozukluktur: hipertansiyon ile bağlantılı olan veya olmayan, nöbet, baş ağrısı, mental durum değişikliği, görme bozukluğu veya kortikal körlük. PRES teşhisinin, beyin görüntülemesi, tercihen manyetik rezonans görüntülemesi (MRI) ile konfirmasyonu gerekir. PRES gelişen hastalarda, tedavisinin kesilmesi ve hipertansiyonun kontrolü de dahil olmak üzere spesifik semptomların tedavi edilmesi tavsiye edilmektedir. PRES geçiren hastalarda tekrar tedavisi başlatılmasının güvenliliği bilinmemektedir. Proteinüri Hipertansiyon hikayesi olan hastalar ile tedavi edildiklerinde proteinüri gelişme riski artabilir. Proteinürinin tüm derecelerinin [ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, Advers Olaylar İçin Genel Terminoloji Kriterleri, versiyon 3.0] doza bağlı olabileceğini düşündüren kanıt bulunmaktadır. Proteinürinin tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında dipstick idrar analizi yöntemiyle izlenmesi tavsiye edilir. kullanan hastaların % 1,4’ünde 4. derece proteinüri (nefrotik sendrom) görülmüştür. Nefrotik sendrom gelişen hastalarda, tedavisi tamamen kesilmelidir (NCI-CTCAE v.3). Arteriyel tromboembolizm Klinik çalışmalarda yalnız kemoterapi uygulanan hastalarla karşılaştırıldığında kemoterapi ile kombine olarak verilen hastalarda serebrovasküler olay, geçici iskemik atak ve miyokard infarktüsünü içeren arteriyel tromboembolizm reaksiyonlarının görülme sıklığı daha yüksek olmuştur. kemoterapi ile birlikte kullanan ve arteriyel tromboembolizm veya diyabet hikayesi olan ya da 65 yaş üzerindeki hastaların, tedavisi sırasında arteriyel tromboembolik reaksiyon geliştirme riski yüksektir. Bu hastaları ile tedavi ederken dikkatli olunmalıdır. Arteriyel tromboembolik reaksiyonlar gelişen hastalarda tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. Venöz tromboembolizm Hastalar, tedavisindeyken pulmoner embolizm gibi venöz tromboembolik reaksiyon geliştirme riski altında olabilir. Persistan, rekürren veya metastatik serviks kanseri için, paklitaksel ve siplatin ile kombinasyon halinde tedavisi uygulanan hastalarda venöz tromboembolik olayların riskinde artış olabilir. Yaşamı tehdit eden (4. derece), pulmoner embolizm de dahil venöz tromboembolik reaksiyon yaşayan hastalarda tamamen kesilmelidir. ≤ 3. derece tromboembolik reaksiyon yaşayan hastaların yakından takip edilmesi gerekir (NCI-CTCAE v.3). Kanama ile tedavi edilen hastalarda özellikle tümörle ilişkili kanamalar olmak üzere kanama riski artar. tedavisi sırasında 3. veya 4. derece kanama görülen hastalarda kalıcı olarak kesilmelidir (NCI-CTCAE v.3). Görüntüleme prosedürlerine veya belirti ve semptomlara dayanarak, tedavi edilmemiş santral sinir sistemi (SSS) metastazları bulunan hastalar, rutin olarak, ile yürütülen klinik çalışmalara dahil edilmemiştir. Bu sebeple, bu tip hastalarda SSS kanaması riski randomize klinik çalışmalarda prospektif olarak değerlendirilmemiştir. Hastalar SSS kanaması açısından izlenmeli ve intrakraniyal kanama durumunda tedavisi kesilmelidir. tedavisine başlamadan önce konjenital kanama diyatezi, edinilmiş pıhtılaşma bozukluğu bulunan veya tromboemboli tedavisi için tam doz antikoagülan kullanan hastalarda güvenlilik profili hakkında, bu hastaların klinik çalışmalara dahil edilmemiş olmaları nedeniyle bir bilgi yoktur. Bu nedenle, bu hastalarda tedavisini başlatmadan önce dikkatli olunmalıdır. Bununla birlikte, tedavisi alırken venöz tromboz geliştiren hastalar, eş zamanlı olarak tam doz varfarin ve ile tedavi edildiklerinde 3. derece veya üzerinde yüksek oranda kanama sergilememiştir (NCI-CTCAE v.3). Pulmoner kanama/kan tükürme ile tedavi edilen küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastaları, ciddi ve bazı vakalarda ölümcül olabilen pulmoner kanama/kan tükürme riski altında bulunabilirler. Yakın zamanda pulmoner kanama/kan tükürme (>2,5 mL kırmızı kan) geçiren hastaların ile tedavi edilmemeleri gerekir. Anevrizmalar ve arter diseksiyonları VEGF yolak inhibitörlerinin, hipertansiyonu olan veya olmayan hastalarda kullanılması, anevrizmalar ve/veya arter diseksiyonları oluşumunu kolaylaştırabilir. başlamadan önce hipertansiyon veya anevrizma öyküsü gibi risk faktörleri olan hastalarda bu risk dikkatle değerlendirilmelidir. Konjestif kalp yetmezliği (KKY) Klinik çalışmalarda konjestif kalp yetmezliğine uyan reaksiyonlar rapor edilmiştir. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda asemptomatik düşüşlerden, tedavi edilmeyi ya da hastaneye yatırmayı gerektiren semptomatik KKY’ye kadar çeşitli düzeyde semptomlar rapor edilmiştir. Önceden var olan koroner arter hastalığı veya konjestif kalp yetmezliği gibi klinik olarak anlamlı kardiyovasküler hastalığı olan hastaları ile tedavi ederken dikkatli olunmalıdır. KKY yaşayan hastaların çoğu metastatik meme kanseri hastası olup daha önce antrasiklinlerle tedavi veya sol akciğer duvarına uygulanan radyoterapi görmüş ya da KKY için başka risk faktörleri mevcut olan hastalardır. AVF3694g çalışmasında antrasiklin tedavisi gören ve daha önce antrasiklin kullanmamış hastalarda, sadece antrasiklinlerle tedavi gören gruba kıyasla, antrasiklin + bevacizumab grubunda, tüm derecelerde KKY insidansında artış görülmemiştir. KKY, 3. derece veya daha yüksek reaksiyonlar, kemoterapi ile kombine olarak bevacizumab alan hastalarda tek başına kemoterapi alan hastalardan daha sık görülmüştür. Bu durum, eş zamanlı antrasiklin tedavisi görmeyen diğer metastatik meme kanseri çalışmalarındaki hastalarda elde edilen sonuçlar ile tutarlıdır (NCICTCAE v.3). Nötropeni ve enfeksiyonlar Bazı miyelotoksik kemoterapi rejimleri ile tedavisi gören hastalarda tek başına kemoterapiye göre daha yüksek oranda şiddetli nötropeni, febril nötropeni veya şiddetli nötropeniyle veya şiddetli nötropeni olmaksızın enfeksiyon (bazı fataliteler de dahil) gözlenmiştir. Bu durum genellikle, küçük hücreli dışı akciğer kanseri ve metastatik meme kanserinin platin veya taksan bazlı tedavisinde ve persistan, rekürren veya metastatik serviks kanserinin paklitaksel ve topotekan ile kombinasyon halindeki tedavisinde görülmüştür…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Uygulanan hastalar üzerinde sürdürülen klinik deneyler sırasında en yaygın olarak karşılaşılan advers reaksiyonlar hipertansiyon, yorgunluk veya halsizlik, ishal ve karın ağrısı olarak tespit edilmiştir. Klinik güvenlilik veri analizleri, tedavisinde ortaya çıkan hipertansiyon ve proteinürinin doza bağımlı olma olasılığını düşündürmektedir. Bu bölümde listelenen advers reaksiyonlar sıklık açısından aşağıdaki kategorilere ayrılmıştır: birçok endikasyonda kemoterapi rejimleriyle kombinasyon şeklinde kullanılmasıyla ilişkilendirilen advers reaksiyonlar Tablo 1 ve 2'de listelenmiştir. aşağıdakiler aracılığıyla nedensel bir ilişkisinin bulunduğu tespit edilen tüm advers reaksiyonlar ve sıklıkları Tablo 1'de sunulmuştur: ● klinik çalışmaların tedavi kolları arasında gözlemlenen karşılaştırmalı insidanslar (kontrol koluyla karşılaştırıldığında NCI-CTCAE 1-5. derece reaksiyonları için en az %10 veya NCICTCAE 3-5. derece reaksiyonları için %2 fark), ● ruhsat sonrası güvenlilik çalışmaları, ● spontan bildirimler, ● epidemiyolojik çalışmalar/girişimsel olmayan veya gözlemsel çalışmalar veya ● bireysel olgu sunumları aracılığıyla yapılan değerlendirme. Tablo 2'de şiddetli advers reaksiyonların sıklığına yer verilmiştir. Şiddetli reaksiyonlar, NCICTCAE 3-5. derece reaksiyonları üzerinde sürdürülen klinik çalışmalardaki kontrol koluyla karşılaştırıldığında en az %2 fark bulunan advers olaylar olarak tanımlanmıştır. Tablo 2 ayrıca ruhsat sahibi tarafından klinik açıdan önemli ya da şiddetli olarak değerlendirilen advers reaksiyonları da içermektedir. Pazarlama sonrası advers reaksiyonlar gerektiğinde hem Tablo 1, hem de Tablo 2'de sunulmuştur. Söz konusu pazarlama sonrası reaksiyonlarla ilgili detaylı bilgilere Tablo 3'te yer verilmektedir. Advers reaksiyonlar, aşağıdaki tablolarda yer alan uygun sıklık kategorisine herhangi bir endikasyonda görülen en yüksek insidans doğrultusunda dahil edilmiştir. Her bir sıklık kategorisi içerisinde yer alan advers reaksiyonlar, azalan ciddiyet sırasına göre sunulmuştur. Advers reaksiyonların bazıları kemoterapiyle yaygın olarak görülen reaksiyonlardır ancak, kemoterapötik ajanlarla kombine edildiğinde bu reaksiyonları alevlendirebilir. Örnekler arasında pegile lipozomal doksorubisin veya kapesitabin ile palmar-plantar eritrodisestezi sendromu, paklitaksel veya oksaliplatin ile periferik duyusal nöropati ve paklitaksel ile tırnak bozuklukları veya alopesi ve erlotinib ile tırnak iltihabı yer almaktadır. Tablo 1: Advers Reaksiyonlar ve Sıklıkları Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Sepsis, Apse b,d, Selülit, Enfeksiyon, İdrar yolları enfeksiyonu Nekrotizan fasiit a Kan ve lenf sistemi hastalıkları Febril nötropeni, Lökopeni, Nötropenib, Trombositopeni Anemi, Lenfopeni Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık, infüzyon reaksiyonlarıa,b,d Anafilaktik şok Metabolizma ve beslenme hastalıkları Anoreksi, Hipomagnezemi, Hiponatremi Dehidrasyon Sinir sistemi hastalıkları Periferal duyusal nöropatib, Dizartri, Baş ağrısı, Tat almada bozukluk Serebrovasküler kaza, Senkop, Uyku hali Posteriyor reversibl ensefalopati sendromua,b,d Hipertansif ensefalopatia Kardiyak hastalıklar Konjestif kalp yetmezliğib,d, Supraventriküler taşikardi Vasküler hastalıklar Hipertansiyonb,d, Tromboembolizm (venöz)b,d Tromboembolizm (arteriyel)b,d, Hemorajib,d, Derin damar trombozu Renal trombotik mikroanjiyopatia,b, Anevrizmalar ve arter diseksiyonları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne, Rinit, Epistaksis, Öksürük Pulmoner kanama / Hemoptizib,d, Pulmoner Embolizm, Hipoksi, Disfonia Pulmoner hipertansiyona, Nazal septum perforasyonua Gastrointestinal hastalıklar Rektal kanama, Stomatit, Kabızlık, İshal, Bulantı, Kusma, Karın ağrısı Gastrointestinal perforasyonb,d, Bağırsak perforasyonu, Ileus, Bağırsak tıkanıklığı, Rekto-vajinal fistüld,e, Gastrointestinal bozukluklar, Proktalji Gastrointestinal ülsera Hepato-biliyer hastalıklar Safra kesesi perforasyonua,b Deri ve deri altı doku hastalıkları Yara iyileşmesine ilişkin komplikasyonlarb, d, Eksfolyatif dermatit, Cilt kuruluğu, Cilt renk değişikliği Palmar-plantar eritrodisestezi sendromu Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Artralji, Miyalji Fistülb,d, Kas güçsüzlüğü, Sırt ağrısı Çene osteonekrozua,b, Mandibular olmayan osteonekroza,f Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Proteinürib,d Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yumurtalık yetmezliğib,c,d Pelvis ağrısı Konjenital ve kalıtımsal/geneti k hastalıklar Fötal anomalilera,b Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Halsizlik, Yorgunluk, Pireksi, Ağrı, Mukozal enflamasyon Letarji Araştırmalar Kilo kaybı Klinik çalışmalarda tüm dereceler ile 3-5. derece advers ilaç reaksiyonları olarak sıralanan olguların hastalarda en çok karşılaşılan sıklıkları bildirilmiştir. Veriler diferansiyel tedavi süresi için düzenlenmemiştir. a Daha fazla bilgi için bkz. Tablo 3, “Pazarlama sonrası bildirilen advers reaksiyonlar.” b Sözcükler, tek bir durumu veya MedDRA'da (Ruhsatlandırma Faaliyetlerine yönelik Tıp Sözlüğü) tercih edilen bir sözcükten ziyade bir olaylar grubunu temsil etmektedir. Söz konusu tıbbi terimler grubu, altta yatan aynı patofizyolojiyle (örn. serebrovasküler kazaları, miyokard infarktüsünü, geçici iskemik atakları ve diğer arteriyel tromboembolik reaksiyonları içeren arteriyel tromboembolik reaksiyonlar) ilgili olabilir. c 295 hasta üzerinde sürdürülen NSABP C-08 alt çalışmasının alt grup analizine dayanmaktadır d Daha fazla bilgi için aşağıdaki " Belirli, ciddi advers ilaç reaksiyonlarıyla ilgili ilave bilgiler" başlıklı bölüme başvurunuz e Rekto-vajinal fistül, GI-vajinal fistül kategorisinde en sık rastlanan fistül türüdür f Sadece pediyatrik popülasyonda gözlemlenmiştir Tablo 2: Şiddetli Advers Reaksiyonlar ve Sıklıkları Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Sepsis, Selülit, Apseb,d, Enfeksiyon, İdrar yolları enfeksiyonu Nekrotizan fasiitc Kan ve lenf sistemi hastalıkları Febril nötropeni, Lökopeni, Nötropenia, Trombositopen i Anemi Lenfopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık, infüzyon reaksiyonlarıa,b,c Anafilaktik şok Metabolizma ve beslenme hastalıkları Dehidrasyon, Hiponatremi Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Sinir sistemi hastalıkları Periferal duyusal nöropati a, Serebrovasküler kaza, Senkop, Uyku hali, Baş ağrısı Posterior reversibl ensefalopati sendromua,b,c, Hipertansif ensefalopati c Kardiyak hastalıklar Konjestif kalp yetmezliğia,b, Supraventriküler taşikardi Vasküler hastalıklar Hipertansiyona, b Tromboembolizm (arteriyel)a,b, Kanamaa,b, Tromboembolizm (venöz)a,b, Derin damar trombozu Renal trombotik mikroanjiyopatib,c, Anevrizmalar ve arter diseksiyonları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Pulmoner kanama / Hemoptizia,b, Pulmoner embolizm, Epistaksis, Dispne Hipoksi, Pulmoner hipertansiyonc, Nazal septum perforasyonuc Gastrointestinal hastalıklar İshal, Bulantı, Kusma, Karın ağrısı Bağırsak perforasyonu, Ileus, Bağırsak tıkanıklığı, Rekto-vajinal fistül d,e Gastrointestinal bozukluk, Stomatit, Proktalji Gastrointestinal perforasyona,b, Gastrointestinal ülserc, Rektal kanama Hepato-biliyer hastalıklar Safra kesesi perforasyonub,c Deri ve deri altı doku hastalıkları Yara iyileşmesine ait komplikasyonlar a,b, Palmar-plantar Eritrodisestezi sendromu Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Fistüla,b, Miyalji, Artralji, Kas güçsüzlüğü, Sırt ağrısı Çene osteonekrozub,c Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Proteinüria,b Üreme sistemi ve meme hastalıkları Pelvis ağrısı Yumurtalık yetmezliğia,b Sistem organ sınıfı Çok yaygın değil Seyrek Çok seyrek Sıklığı bilinmiyor Konjenital ve kalıtımsal/genetik hastalıklar Fötal anomalilera,c Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Güçsüzlük, Halsizlik, Ağrı, Letarji, Mukoza enflamasyonu Tablo 2'de şiddetli advers reaksiyonların sıklığına yer verilmiştir. Şiddetli reaksiyonlar, NCI-CTCAE 3-5. derece reaksiyonları üzerinde sürdürülen klinik çalışmalardaki kontrol koluyla karşılaştırıldığında en az %2 fark bulunan advers olaylar olarak tanımlanmıştır. Tablo 2 ayrıca ruhsat sahibi tarafından klinik açıdan önemli ya da şiddetli olarak değerlendirilen advers reaksiyonları da içermektedir. Klinik öneme sahip söz konusu advers reaksiyonlar klinik çalışmalarda bildirilmiş olmakla beraber 3-5. derece reaksiyonlar, kontrol koluyla karşılaştırıldığında en az %2 fark eşiğini karşılamamıştır. Tablo 2 ayrıca sadece pazarlama sonrası ortamda gözlemlenen önemli advers reaksiyonları içermekte olup, dolayısıyla sıklık ve NCI-CTCAE derecesi bilinmemektedir. Bu nedenle klinik öneme sahip söz konusu reaksiyonlar Tablo 2'ye "Sıklığı Bilinmiyor" sütununda yer alacak şekilde dahil edilmiştir. a Sözcükler, tek bir durumu veya MedDRA'da (Ruhsatlandırma Faaliyetlerine yönelik Tıp Sözlüğü) tercih edilen bir sözcükten ziyade bir olaylar grubunu temsil etmektedir. Söz konusu tıbbi terimler grubu, altta yatan aynı patofizyolojiyle (örn. serebrovasküler kazaları, miyokard infarktüsünü, geçici iskemik atakları ve diğer arteriyel tromboembolik reaksiyonları içeren arteriyel tromboembolik reaksiyonlar) ilgili olabilir. b Daha fazla bilgi için aşağıdaki " Belirli, ciddi advers ilaç reaksiyonlarıyla ilgili ilave bilgiler" başlıklı bölüme başvurunuz. c Daha fazla bilgi için Tablo 3, 'Pazarlama sonrası bildirilen advers reaksiyonlar' kısmına bakınız. d Rekto-vajinal fistül, GI-vajinal fistül kategorisinde en sık rastlanan fistül türüdür Belirli, ciddi advers ilaç reaksiyonlarıyla ilgili ilave bilgiler: Gastrointestinal (GI) Perforasyon ve Fistül, ciddi gastrointestinal perforasyon vakaları ile ilişkilendirilmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.