ACTEMRA 162 MG/0,9 ML SC ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR, 4 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Actemra 162 mg/0,9 mL ne için kullanılır?
KT 1- Sitokin vücutta iltihaplanmaların oluşmasında rol oynar ve bunun bloke edilmesi bu iltihaplanmaların azalmasına yardımcı olur. Tocilizumab, Çin Hamster Yumurtalık hücrelerinden elde edilmiştir.
- ACTEMRA önceki tedavilerinden fayda görmemiş olan yetişkin hastalarda, vücudun kendi bağışıklık sisteminin oluşturduğu (otoimmün) bir hastalık olan, orta ila şiddetli romatoid artrit tedavisinde kullanılır. ACTEMRA eklemlerdeki ağrı ve şişlik gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olur ve ayrıca günlük işlerinizdeki performansınızı artırır. ACTEMRA'nın hastalığınız nedeniyle eklemlerdeki kıkırdak ve kemiklerde oluşan hasarı yavaşlattığı ve günlük aktivitelerinizi yapabilme becerinizi arttırdığı gösterilmiştir.
- ACTEMRA genellikle metotreksat ile birlikte kullanılır. Ancak doktorunuz metotreksatın uygun olmadığını düşünüyorsa, ACTEMRA'yı tek başına da kullanabilirsiniz.
- ACTEMRA, özellikle başa ve boyuna kan sağlayan, vücudun en büyük atardamarlarının iltihaplanması sebebiyle oluşan, baş ağrısı, yorgunluk, çene ağrısı gibi belirtileri olan ve felç ve körlüğe neden olabilen 'dev hücreli arterit' (DHA) adı verilen bir hastalığın tedavisi için kullanılır.
- ACTEMRA, başınızdaki, boynunuzdaki ve kollarınızdaki atardamarlar ve toplar damarlardaki ağrıyı ve şişkinliği azaltabilir.
- DHA sıklıkla steroid adı verilen ilaçlarla tedavi edilmektedir. Bunlar genellikle etkilidir, ancak uzun süre yüksek dozlarla kullanıldığında yan etkileri olabilmektedir. Steroid dozunu azaltmak, DHA'nın alevlenmesine de sebep olabilir. Tedaviye ACTEMRA'yı eklemek, DHA'yı kontrol altında tutarak, steroidlerin daha kısa süreli kullanılması anlamına gelmektedir.
- ACTEMRA, en az 10 kg ağırlığında 2 yaş ve üstü aktif sistemik jüvenil idiyopatik artritli (sJIA) çocuklar ve ergenlerin tedavisinde kullanılır. Aktif sistemik jüvenil idiyopatik artrit (sJIA), bir veya birkaç eklemde ağrı ve şişme ile birlikte ateş ve döküntüye neden olan bir iltihabi hastalıktır. ACTEMRA aktif sJIA belirtilerini iyileştirmek için kullanılır. Tek başına veya metotreksat ile birlikte kullanılabilir.
- ACTEMRA, en az 10 kg ağırlığında 2 yaş ve üstü aktif poliartiküler jüvenil idiyopatik artritli (pJIA) çocuklar ve ergenlerin tedavisinde kullanılır. Aktif poliartiküler jüvenil idiyopatik artrit (pJIA), bir veya birkaç eklemde ağrı ve şişmeye neden olan bir iltihap hastalığıdır. ACTEMRA aktif pJIA belirtilerini iyileştirmek için kullanılır. Tek başına veya metotreksat ile birlikte kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Sizin veya bakımını üstlendiğiniz çocuk hastanın tocilizumab veya ilacın içerdiği maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız varsa (bkz. Yardımcı maddeler).
- Aktif, ciddi bir enfeksiyon geçiriyorsanız.
Bunlardan herhangi biri sizde mevcutsa doktorunuza bildiriniz, ACTEMRA'yı kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızACTEMRA'yı kullanmadan önce doktorunuz, eczacınız veya hemşireniz ile görüşünüz.
- Enjeksiyon sırasında veya sonrasında; göğüste daralma, hırıltı, şiddetli baş dönmesi veya hafif sersemleme, dudakların, dilin, yüzün şişmesi ve deri kaşıntısı, döküntüsü, kurdeşen gibi alerjik reaksiyonlar yaşarsanız hemen doktorunuza haber veriniz.
- ACTEMRA'ya karşı alerjik reaksiyon belirtisi yaşadıysanız, doktorunuzu bilgilendirmeden ve doktorunuz bir sonraki dozu alabileceğinizi söylemeden bir sonraki dozu almayınız.
- Kısa süreli veya uzun süreli herhangi bir türde enfeksiyonunuz varsa veya sık olarak enfeksiyon kapıyorsanız. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız hemen doktorunuza haber veriniz. ACTEMRA vücudunuzun enfeksiyonlara cevap verme kabiliyetini azaltabilir ve mevcut bir enfeksiyonu kötüleştirebilir veya yeni enfeksiyon kapma olasılığınızı artırabilir.
- Tüberküloz geçirdiyseniz doktorunuza söylemeniz gerekir. ACTEMRA kullanmadan önce doktorunuz tüberküloz belirtilerini gösterip göstermediğinizi araştırabilir. Tüberküloz belirtileri (devamlı öksürük, kilo kaybı, halsizlik, hafif ateş) veya herhangi başka enfeksiyon oluşursa doktorunuza haber veriniz.
- Bağırsakta ülser (yara) veya divertikülit (bağırsakta bulunabilen divertiküllerin iltihabı) varsa doktorunuza söylemeniz gerekir. Belirtiler, karın ağrısı ve bağırsak alışkanlıklarınızda ateşle birlikte seyreden değişiklikler olabilir.
- Karaciğer hastalığınız varsa doktorunuza söylemeniz gerekir. ACTEMRA kullanmadan önce doktorunuz karaciğer fonksiyonlarınızı incelemek için kan testi yapabilir.
- Aşı olmayı planlıyorsanız veya yakın zamanda aşı olduysanız doktorunuza söylemelisiniz. Tüm hastaların ACTEMRA tedavisine başlamadan önce güncel aşılama kılavuzlarına uygun olarak aşılanması önerilmektedir. ACTEMRA tedavisi sırasında belirli aşıların yapılmaması gerekmektedir.
- Kanser hastasıysanız, doktorunuza söylemeniz gerekir. Doktorunuz ACTEMRA kullanıp kullanmayacağınıza karar verecektir.
- Kan basıncınızda ve kolesterol seviyenizde artma gibi kalple ilgili risk faktörleriniz varsa doktorunuza söylemeniz gerekir. ACTEMRA kullanırken bu faktörlerin izlenmesi gerekebilir.
- Böbrek fonksiyonlarınızda orta veya ciddi derecede sorunlarınız varsa, doktorunuz sizi gözlem altında tutacaktır.
- Sürekli uzun süreli baş ağrılarınız oluyorsa doktorunuza haber veriniz.
ACTEMRA uygulamaya başlamadan önce, hastalıklara karşı koruma sağlayan beyaz kan hücresi sayınızda veya pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi sayınızda düşüş, karaciğer enzimlerinde artış olup olmadığına bakmak için doktorunuz size kan testleri yapacaktır.
Biyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini artırmak amacıyla, uygulanan ürünün adı ve seri numarası hasta dosyasına açıkça kaydedilmelidir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ACTEMRA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Yan etkiler son ACTEMRA dozunuzdan 3 ay sonrasında da görülebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ACTEMRA'yı kullanmayı durdurun ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
İnfüzyon sırasında veya sonrasında alerjik reaksiyonlar:
- Nefes almada zorluk veya göğüste daralma veya hafif sersemleme
- Döküntü, kaşıntı, kurdeşen, dudakların, dilin veya yüzün şişmesi
Ciddi enfeksiyonlar:
- Ateş ve titreme
- Ağız ve deride kabarcıklar
- Mide ağrısı
Karaciğer toksisitesinin bulgu ve semptomları:
- Yorgunluk
- Karın ağrısı
- Sarılık (cildin ve göz akının sarı renge dönüşme durumu) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ACTEMRA'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbı müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerle tahmin edilemiyor.
Görülen diğer yan etkiler:
Çok yaygın:
- Öksürük, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve baş ağrısı gibi gibi tipik belirtilerle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları
- Kolesterol düzeyinin yükselmesi
- Enjeksiyon yeri rahatsızlıkları
Yaygın:
- Akciğer enfeksiyonu (pnömoni)
- Uçuklar (oral herpes simpleks)
- Kabarcıklar
- Zona (herpes zoster)
- Ateş ve titreme ile birlikte seyreden cilt enfeksiyonları
- Lökosit sayısında düşüş (kan testinde ortaya çıkar) (nötropeni, lökopeni)
- Baş ağrısı, baş dönmesi, yüksek kan basıncı
- Ağızda ülser, karın ağrısı, gastrit
- Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler (transaminaz adı verilen enzimlerde artış)
- Bilirubin artışı (kan testinde ortaya çıkar)
- Döküntü ve kaşıntı, kurdeşen
- Alt bacaklarda ödem, kilo artışı
- Öksürük, nefes darlığı
- Gözde enfeksiyon (konjonktivit)
- Alerjik reaksiyonlar (hipersensitivite)
- Kanda düşük fibrinojen değeri (kanın pıhtılaşmasında rol alan bir protein)
Yaygın olmayan:
- Divertikülit (Divertikül iltihabıdır. Kalın bağırsak gibi içi boş organlarda organın içini döşeyen tabakanın dış tabakalardaki zayıf noktalardan dışarı keseleşmesi olayına divertikül denir. Ateş, bulantı, ishal, kabızlık, mide ağrısı ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır).
- Ağızda kırmızı şiş alanlar (iltihaplı)
- Kanda yağ seviyesinin yükselmesi (trigliserid)
- Midede ülser
- Böbrek taşı
- Normalden düşük tempoda çalışan tiroid
Seyrek:
- Stevens Johnson sendromu (derinin ciddi derecede kabarcıklanması ve soyulmasına yol açabilen deri döküntüsü)
- Ölümcül alerjik reaksiyonlar (fatal anaflaksi)
- Karaciğer iltihabı (hepatit), sarılık
Çok seyrek:
- Kan testlerinde beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri ve kan pulcukları (trombosit) için düşük değerler
- Karaciğer yetmezliği
- Aktif sistemik jüvenil idiyopatik artritli (sJIA) veya poliartiküler jüvenil idiyopatik artritli (pJIA) çocuk ve ergen hastalarda yan etkiler
Aktif poliartiküler jüvenil idiyopatik artritli (pJIA) çocuk ve ergen hastalardaki yan etkiler genellikle erişkinlere benzerdir. Çocuk ve ergenlerde daha yaygın görülen bazı yan etkiler: iltihaplı burun ve boğaz, baş ağrısı, bulantı ve beyaz kan hücre sayısında azalma.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Açık bir şekilde gerekli olmadığı sürece ACTEMRA hamilelikte kullanılmamalıdır.
Hamileyseniz, hamile kalma olasılığınız veya planınız varsa bu ilacı almadan doktorunuzla konuşunuz.
Hamile kalma olasılığı olan kadınların, tedavi süresince ve tedavinin bitiminden 3 ay sonrasına kadar etkili doğum kontrolü uygulamaları gerekmektedir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ACTEMRA ile tedaviye başlamadan önce emzirmeyi kesmelisiniz ve doktorunuza danışmalısınız. Emzirmeye başlamadan önce, ACTEMRA ile son tedavinizin üzerinden en az 3 ay geçmiş olmalıdır. ACTEMRA'nın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonOrta veya ileri derecede aktif romatoid artriti bulunan, bir veya daha fazla hastalığı modifiye edici antiromatizmal ilaç (DMARD) tedavisine karşı veya bir veya daha fazla tümör nekrozis faktör (TNF) inhibitör tedavisine karşı hastalığı aktif kalan veya bu tedavilere intoleransı olan erişkin hastalarda kullanımı endikedir. tek başına veya metotreksatla (MTX) ve/veya diğer DMARD’larla kombinasyon halinde kullanılabilir. metotreksatla kombine olarak kullanıldığında X-ray ile ölçülebilir şekilde eklem hasarı progresyon hızını azalttığı ve fiziksel fonksiyonlarda iyileşme sağladığı gösterilmiştir. Öncesinde non-steroidal anti inflamatuvar (NSAİİ) ve sistemik kortikosteroid tedavisine karşı yeterli yanıt alınmamış, en az 10 kg olan 2 yaş ve üzeri aktif sistemik jüvenil idiyopatik artritli (sJIA) çocuk hastalarda endikedir. Monoterapi olarak (metotreksata intolerans durumlarında veya metotreksat ile tedavinin uygun olmadığı durumlarda) veya metotreksat ile kombine olarak verilebilir. Metotreksat (MTX) ile kombine olarak, öncesindeki metotreksat (MTX) tedavisine karşı yeterli yanıt alınmamış en az 10 kg olan 2 yaş ve üzeri aktif poliartiküler jüvenil idiyopatik artritli (pJIA; romatoid faktör pozitif veya negatif) çocuk hastalarda endikedir. Monoterapi olarak metotreksata intolerans durumlarında veya metotreksat ile devamlı tedavinin uygun olmadığı durumlarda verilebilir. Erişkin hastalarda Dev Hücreli Arterit (DHA) tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTocilizumab veya ilacın içerdiği maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir. Aktif, ciddi enfeksiyonu bulunanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBiyolojik tıbbi ürünlerin izlenebilirliğini artırmak amacıyla, uygulanan ürünün adı ve seri numarası hasta dosyasına açıkça kaydedilmelidir. subkutan formülasyonu, intravenöz uygulamaya yönelik değildir. subkutan formülasyonu, 10 kg vücut ağırlığının altında olan aktif sJIA’lı çocuk hastalarda kullanıma uygun değildir. Enfeksiyonlar dahil immunosupresan ilaç kullanan hastalarda ciddi ve bazen ölümcül olabilen enfeksiyonlar bildirilmiştir. Aktif enfeksiyonu olan hastalarda tedavisi başlatılmamalıdır. Bir hastada ciddi bir enfeksiyon geliştiği takdirde, enfeksiyon kontrol altına alınana kadar uygulaması kesilmelidir. Hekimlerin, nükseden enfeksiyon hikayesi olan veya hastaları enfeksiyonlara açık hale getirebilen altta yatan sorunları (örn. divertikülit, diyabet ve interstisyel akciğer hastalığı) bulunan hastalarda kullanımını değerlendirirken dikkatli olmaları gerekmektedir. Akut faz reaksiyonunun bastırılmasına bağlı olarak akut inflamasyonun belirti ve semptomları azalmış olabileceğinden, gibi immunosupresif ajanlarla tedavi gören hastalarda, ciddi enfeksiyonu zamanında saptayabilmek için tetikte olunması önerilmektedir. Bir hastayı potansiyel enfeksiyon bakımından değerlendirirken, C-reaktif protein, nötrofiller ve enfeksiyonun belirti ve semptomları üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Hızlı değerlendirme ve uygun tedavi yapılabilmesi amacıyla, enfeksiyon oluşumunu gösteren herhangi bir semptom belirdiğinde vakit kaybetmeden bir hekime başvurmaları konusunda (semptomları hakkında bilgi vermeleri mümkün olmayan aktif sJIA veya pJIA hastalığı olan küçük çocuklar dahil olmak üzere) hastalar ve aktif sJIA veya pJIA hastalarının bakımını üstlenenler yönlendirilmelidir. Tüberküloz Diğer biyolojik tedaviler için önerildiği gibi, tedavisine başlamadan önce tüm hastalarda latent tüberküloz enfeksiyonu taraması yapılmalıdır. Latent tüberkülozu olan hastalara tedavisine başlamadan önce, standart antimikobakteriyel tedavi uygulanmalıdır. Ciddi hastalığı olan veya bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların tüberkülin deri testinde ve interferon-gamma TB kan testi sonuçlarında yalancı negatif sonuç alınabileceği riski göz önünde bulundurulmalıdır. Hastalar ve aktif sJIA veya pJIA hastalarının bakımını üstlenen kişiler, ile tedavi sürecinde ya da sonrasında tüberküloz enfeksiyonu semptomları (örn.; devamlı öksürük, kilo kaybı, hafif ateş, vb.) yaşanması durumunda doktora danışmaları için uyarılmalıdır. Viral reaktivasyon Romatoid artritin biyolojik tedavisi sırasında viral reaktivasyon (örn. Hepatit B virüsü) bildirilmiştir. Hepatit testi pozitif çıkan hastalar klinik çalışmalarına dahil edilmemişlerdir. Divertikülit komplikasyonları ile tedavi edilen hastalarda divertikülit komplikasyonları olarak nadiren divertikül perforasyonu olayları rapor edilmiştir. Önceden intestinal ülserasyon veya divertikülit hikayesi bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Komplike divertikülit belirtisi olabilecek karın ağrısı, hemoraji, ve/veya ateşle birlikte bağırsak alışkanlığında açıklanamayan değişiklik gibi semptomlar sergileyen hastalar, gastrointestinal perforasyon açısından erken tanı konması için hemen değerlendirmelidir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları ile ilişkili olarak anafilaksi dahil olmak üzere ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, daha önce tedavisi sırasında aşırı duyarlılık reaksiyonu yaşamış hastalarda steroid ve antihistaminik premedikasyonu alsalar bile daha şiddetli olabilir ve potansiyel olarak ölümle sonuçlanabilir. ile tedavi sırasında anafilaktik reaksiyon meydana gelmesi durumunda hemen kullanım için uygun tedavi hazır bulundurulmalıdır. Eğer bir anafilaktik reaksiyon veya diğer bir ciddi hipersensitivite reaksiyonu meydana gelirse, uygulaması derhal durdurulmalı ve tamamen kesilmelidir. Aktif karaciğer hastalığı ve karaciğer yetmezliği Özellikle metotreksat ile eş zamanlı uygulandığında, tedavisi karaciğer transaminazlarında artışlarla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle, aktif karaciğer hastalığı ve karaciğer yetmezliği olan hastaların ile tedavisi düşünülürken dikkatli olunmalıdır. Hepatoksisite tedavisiyle karaciğer transaminazlarında hafif ve orta düzeyli yükselmeler gözlenmiştir. Potansiyel hepatotoksik ilaçlar (örn. metotreksat (MTX)) ile kombinasyon halinde kullanıldığında bu yükselmelerin sıklığında artış gözlenmiştir. Klinik belirtiler görüldüğünde, plazma bilirubin düzeyi de dahil olmak üzere diğer karaciğer fonksiyon testlerinin yapılması da düşünülmelidir. ile akut karaciğer yetmezliği, hepatit ve sarılık gibi ilaç kaynaklı ciddi karaciğer hasarı gözlemlenmiştir. tedavisinin başlangıcından 2 hafta ila 5 yıl sonrasında ciddi karaciğer hasarı meydana gelmiştir. Karaciğer transplantasyonu ile sonuçlanan karaciğer yetmezliği vakaları bildirilmiştir. Hepatik hasar belirtileri ve bulguları yaşayan hastalara hemen tıbbi yardım almaları önerilmelidir. ALT veya AST NÜS > 1,5 katı yüksek transaminazları olan hastalarda tedavisinin başlatılması düşünülüyorsa dikkatli olunmalıdır. ALT veya AST NÜS > 5 katı yüksek düzeyleri olan hastalarda bu tedavi önerilmez. RA, DHA, pJIA ve sJIA hastalarında, ALT / AST tedavinin ilk 6 ayında her 4 ila 8 haftada bir ve ardından her 12 haftada bir izlenmelidir. Transaminaz seviyelerine bağlı olarak sonlandırılması dahil, önerilen doz modifikasyonları için bakınız. ALT veya AST yükselmeleri > 3-5 x NÜS, tekrar testiyle onaylandığında, tedavisi kesilmelidir. Hematolojik anormallikler 8 mg/kg metotreksat ile kombine tedavisi sonrasında nötrofil ve trombosit sayılarında azalma görülmüştür. Daha önce bir TNF antagonisti ile tedavi edilmiş hastalarda nötropeni riskinde artış olabilir. Daha önce tedavisi görmemiş, MNS 2 x 109/L’den düşük olan hastalarda tedavinin başlatılması önerilmemektedir. Trombosit sayısı düşük olan hastalarda (örn. trombosit sayısı 100 x 103/mikrolitre altında olan hastalar) tedavisinin başlatılması düşünülüyorsa dikkatli olunmalıdır. MNS <0,5 x 109/L veya trombosit sayısı < 50 x 103/mikrolitre hastalarda bu tedaviye devam edilmesi önerilmemektedir. ile bugüne kadar yapılan klinik çalışmalarda nötrofil azalması ve ciddi enfeksiyonların görülmesi arasında net bir ilişki bulunmamasına rağmen, şiddetli nötropeni ciddi enfeksiyon riski ile bağlantılı olabilir. RA ve DHA hastalarında, tedavinin başlangıcından sonra 4 ila 8. haftalar arası ve ondan sonra iyi klinik uygulamalarına göre nötrofil ve trombosit sayısına bakılmalıdır. MNS ve trombosit sayımı sonuçlarına göre önerilen doz modifikasyonları için, bakınız. Aktif pJIA ve sJIA hastalarında iyi klinik uygulamalar açısından ilacın ikinci dozu uygulandığında ve sonrasında nötrofil ve trombosit sayıları takip edilmelidir. Lipid parametreleri ile tedavi edilen hastalarda total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ve trigliseridler gibi lipid parametrelerinde yükselmeler gözlenmiştir. Hastaların çoğunda aterojenik belirteçlerde artış görülmemiş ve total kolesterol artışları lipid azaltıcı ajanların tedavisine cevap vermiştir. Tüm hastalarda lipid parametrelerinin değerlendirmesi tedavisinin başlatılmasından sonra 4 ila 8 hafta süresince yapılmalıdır. Hastalar, hiperlipidemiye yönelik yerel klinik kılavuzlara göre tedavi edilmelidir. Nörolojik bozukluklar Doktorlar, yeni başlayan santral demiyelinizan bozuklukların belirtisi olabilecek muhtemel bulgulara karşı dikkatli olmalıdırlar. ile oluşabilecek santral demiyelinizasyonun potansiyeli bilinmemektedir. Malignite RA’lı hastalarda malignite riski artmıştır. İmmunomodülatör tıbbi ürünler malignite riskini artırır. Aşılama Canlı aşılar ve canlı atenüe aşılar, klinik güvenliliği belirlenmediğinden ile eş zamanlı olarak verilmemelidir. Randomize, açık etiketli bir çalışmada, ve MTX ile tedavi gören yetişkin RA hastaları, yalnızca MTX tedavisi gören hastalarda alınan yanıtla karşılaştırılabilir şekilde 23-valent pnömokok polisakarid ve tetanoz toksoid aşılarının her ikisine de efektif yanıt gösterebilmiştir. Tüm hastalara, özellikle yaşlı veya pediyatrik hastalara, tedavisine başlamadan önce güncel aşılama kılavuzlarına uygun olarak gerekli tüm aşıların yapılması önerilmektedir. Canlı aşı ile aşılanma ve tedavisine başlama arasında bırakılacak süre, immunosupresif ajanlar için güncel aşılama kılavuzlarına uygun olmalıdır. Kardiyovasküler risk RA hastalarında kardiyovasküler hastalık gelişme riski yüksektir ve risk faktörleri (örn.; hipertansiyon, hiperlipidemi) normal tedavi sürecinde düzenli olarak takip edilmelidir. TNF antagonistleri ile kombinasyon RA tedavisinde TNF antagonistleri veya diğer biyolojik tedavilerle birlikte kullanımına dair deneyim yoktur. diğer biyolojik maddelerle birlikte kullanılması önerilmemektedir. DHA Bu alanda etkililiği belirlenmediğinden, akut relaps tedavisi için monoterapisi kullanılmamalıdır. Glukokortikoidlerin verilmesi tıbbi değerlendirme ve güncel kılavuzlara göre yapılmalıdır. Aktif sJIA Aktif sJIA hastalarında hayatı ciddi şekilde tehdit edebilen makrofaj aktivasyon sendromu (MAS) gelişebilir. Klinik çalışmalarda hastaların aktif makrofaj aktivasyon sendromu (MAS) epizodu sırasında uygulanmamıştır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık görülen advers ilaç reaksiyonları üst solunum yolu enfeksiyonları, nazofarenjit, baş ağrısı, hipertansiyon ve yükselmiş ALT değeridir. En ciddi advers ilaç reaksiyonları ciddi enfeksiyonlar, divertikülit komplikasyonları ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır. İstenmeyen etkiler her sıklık grubunda ciddiyet sırasına göre sunulmuştur. Tablo 1: tedavisi alan hastalarda görülen advers reaksiyonların özeti Sistem Organ Sınıfı Çok yaygın olmayan Seyrek Çok Seyrek Enfeksiyon lar ve enfestasyon lar Üst solunum yolu enfeksiyonları Selülit, pnömoni oral herpes simpleks, herpes zoster, Divertikülit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lökopeni, nötropeni, hipofibrinoje nemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaksi (fatal)1, 2, 3 Endokrin hastalıkları Hipotiroidizm Metaboliz ma ve beslenme hastalıkları Hiperkolesterolemi* Hipertrigliseridemi Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı, baş dönmesi Göz hastalıkları Konjonktivit Vasküler hastalıklar Hipertansiyo n Solunum, göğüs hastalıkları ve mediastinal hastalıklar Öksürük, dispne Gastrointes tinal hastalıklar Karın ağrısı, oral ülser, gastrit Stomatit, gastrik ülser Hepatobili yer hastalıklar İlaç kaynaklı karaciğer hasarı, hepatit, sarılık Karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü, kaşıntı, ürtiker Steve-Johnson Sendromu Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Böbrek taşı (nefrolitiyaz) Genel bozuklukla r ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Enjeksiyon yeri reaksiyonları Periferik ödem, aşırı duyarlılık reaksiyonu, Laboratuv ar testleri Karaciğer transaminazl arında yükselme, kilo artışı, toplam bilirubin yüksekliği* *Rutin laboratuvar araştırmalarının bir kısmı olarak biriktirilen yükselmeleri içermektedir. 1. Bölüm Bu yan etki pazarlama sonrası gözlem ile tespit edilmiştir. Kontrollü klinik çalışmalarda gözlenmemiştir. Sıklık kategorisi, klinik çalışmalarda TCZ'ye maruz kalan toplam hasta sayısına dayanarak hesaplanan %95 güven aralığının üst sınırı olarak belirlenmiştir. RA (S.C.) RA’daki subkutan güvenliliği, çift-kör, kontrollü, çok merkezli bir çalışma olan S.C.-I’i kapsamaktadır. S.C.-I, her hafta uygulanan 162 mg etkililiğini ve güvenliliğini, 8 mg/kg intravenöz etkililiği ve güvenliliği ile karşılaştıran RA’lı 1262 hastada gerçekleştirilen bir eşdeğer etkililik çalışmasıdır. Tüm hastalar biyolojik olmayan DMARD deneyimine sahiptirler. Subkutan olarak uygulanan için gözlenen güvenlilik ve immunojenisite, intravenöz ACTRMRA’nın bilinen güvenlilik profili ile uyumlu olmuştur ve beklenmeyen veya yeni advers ilaç reaksiyonları gözlenmemiştir. İntravenöz kollardaki subkutan plasebo enjeksiyonları ile kıyasla subkutan kollarda daha yüksek sıklıkta enjeksiyon bölgesi reaksiyonları gözlenmiştir. Enjeksiyon Bölgesi Reaksiyonları: 6 aylık kontrollü periyot esnasında, S.C.-I’de enjeksiyon bölgesi reaksiyonlarının sıklığı haftalık subkutan ve subkutan plasebo (intravenöz grup) enjeksiyonları için sırası ile %10,1 ve %2,4 olmuştur. Bu enjeksiyon bölgesi reaksiyonları (eritema, kaşıntı, ağrı ve hematom) hafif-orta şiddette olmuştur. Çoğu herhangi bir tedavi olmaksızın çözülmüştür ve hiçbiri ilacın kesilmesini gerektirmemiştir. İmmünojenisite: S.C.-I’da haftalık olarak 162 mg tocilizumab ile tedavi edilen toplam 625 hasta, 6 aylık kontrollü periyotta anti-tocilizumab antikorları için test edilmişlerdir. Beş hastada (%0,8) pozitif anti-tocilizumab antikorları gelişmiştir; bu hastaların hepsinde nötralize edici anti-tocilizumab antikorları gelişmiştir. Bir hasta IgE izotip için pozitif olarak test edilmiştir (%0,2). S.C.-II’de, iki haftada bir 162 mg tocilizumab ile tedavi edilen toplam 434 hasta, 6 aylık kontrollü periyotta anti-tocilizumab antikorları için test edilmişlerdir. Yedi hastada (%1,6) pozitif anti-tocilizumab antikorları gelişmiştir; bu hastaların altısında (%1,4) nötralize edici anti-tocilizumab antikorları gelişmiştir. Dört hasta IgE izotip için pozitif olarak test edilmiştir (%0,9). Antikor gelişimi ile klinik yanıt veya advers olaylar arasında bir ilişki gözlenmemiştir. Hematolojik anormallikler: Nötrofiller: ilişkin altı aylık kontrollü klinik çalışma S.C.-I’deki rutin laboratuvar izlemesi sırasında, haftalık subkutan dozdaki hastaların %2,9’unda nötrofil sayısında 1 × 109/L’nin altında bir düşüş olmuştur. Nötrofillerdeki 1 x 109/L’nin altındaki azalmalar ile ciddi enfeksiyonların oluşması arasında belirgin bir ilişki bulunmamıştır. Trombositler: ilişkin 6 aylık klinik çalışma olan S.C.-I’daki rutin laboratuvar izlemesi sırasında, S.C. haftalık dozdaki hastaların hiçbirinde, trombosit sayısında ≤50×103/mikrolitre’ye bir düşüş olmamıştır. Hepatik transaminaz yükselmeleri: 6 aylık kontrollü klinik çalışması olan S.C.-I’daki rutin laboratuvar izlemesi sırasında, haftalık subkutan dozda ALT veya AST NÜS ≥3 katı yükselme sırası ile hastaların %6,5’i ve %1,4’ünde meydana gelmiştir. Lipit Parametreleri: 6 aylık kontrollü klinik çalışması olan S.C.-I’daki rutin laboratuvar izlemesi sırasında, haftalık subkutan dozda, hastaların %9’unun, 4,1 mmol/L (160 mg/dL) olacak şekilde sürekli bir artış yaşaması ile birlikte %19’u toplam kolesterolde > 6,2 mmol/lL (240 mg/dL) şeklinde sürekli yükselmelerle karşılaşmıştır. Aktif sJIA (S.C.) S.C.’nin güvenlilik profili 51 sJIA’lı pediyatrik (1 ila 17 yaş) hastada incelenmiştir. Genel olarak, aktif sJIA hastalarında görülen advers reaksiyonlar, RA hastalarında görülenlere benzer olmuştur. Enfeksiyonlar S.C. alan sJIA hastalarında enfeksiyon görülme sıklığı, I.V. alan sJIA hastalarda benzer oranlarda olmuştur. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları S.C. çalışmasında (WA28118), sJIA hastaların toplam %41,2'inde subkutan enjeksiyon bölgesinde reaksiyon meydana geldiği bildirilmiştir. En yaygın enjeksiyon bölgesi reaksiyonları eritem, kaşıntı, ağrı ve enjeksiyon bölgesindeki şişkinliktir. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonların büyük kısmı ciddi olmayan Derece 1 advers olay olarak raporlanmış ve bunların hiçbiri hastanın tedaviyi bırakmasını veya kesmesini gerektirmemiştir. İmmünojenisite S.C. çalışmasında (WA28118), anti-tocilizumab antikoruna bakılan 51 hastanın 46’sında (%90,2) referans sınırında en az 1 referans sonrası tarama sonucu olmuştur. Referans sınırından sonra hastaların hiçbirinde anti-tocilizumab antikor pozitifliği görülmemiştir. Laboratuvar anormallikleri 52 haftalık açık etiketli S.C. (WA28118) çalışmasında, S.C. ile tedavi edilen hastaların %23,5’inde nötrofil sayısında 1x109/L altında azalma görülmüştür. S.C. ile tedavi edilen hastaların %2’sinde trombosit sayısında 100 x 103/mikrolitre altında azalma görülmüştür. S.C. ile tedavi edilen hastaların %9,8 ile %4,0’ünde ALT veya AST NÜS >3 katı yükselmesi görülmüştür. Lipid parametreleri 52 haftalık açık etiketli S.C. (WA28118) çalışması boyunca tedavinin herhangi bir zamanında hastaların %23,4 ile %35,4’ünde LDL kolesterol değerinde ≥130 mg/dL’ye ve total kolesterol değerinde ≥200 mg/dL’ye kadar referans sınırı sonrası artış görülmüştür. Aktif pJIA (S.C.) S.C.’nin güvenlilik profili 52 aktif pJIA’lı pediyatrik hastada incelenmiştir. tüm maruziyet popülasyonunda I.V. için toplam hasta yılı süresi 184,4 ve S.C. için 50,4 hasta yılından oluşmaktadır. Aktif pJIA hastalarının genel güvenlilik profili, enjeksiyon bölgesi reaksiyonları haricinde bilinen güvenlilik profili ile uyumludur. Aktif pJIA hastalarında S.C. enjeksiyonu sonrası enjeksiyon bölgesi reaksiyonlarının görülme sıklığı, erişkin RA hastalara göre daha fazla olmuştur. Enfeksiyonlar S.C. çalışmasında, S.C. alan aktif pJIA hastalarında enfeksiyon görülme sıklığı I.V. alan aktif pJIA hastaları ile benzer oranda olmuştur. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları Aktif pJIA hastaların toplam %28,8'inde subkutan enjeksiyon bölgesinde reaksiyon meydana geldiği bildirilmiştir. Bu enjeksiyon bölgesi reaksiyonları 30 kg altı hastaların % 14,8’ine kıyasla ≥30 kg hastaların %44’ünde görülmüştür. En yaygın enjeksiyon bölgesi reaksiyonları eritem, şişkinlik, hematom, ağrı ve kaşıntıdır. Tüm enjeksiyon bölgesi reaksiyonları ciddi olmayan Derece 1 advers olay olarak raporlanmıştır ve bunların hiçbiri hastanın tedaviyi bırakmasını veya kesmesini gerektirmemiştir. İmmünojenisite S.C. çalışmasında, ciddi veya klinik olarak anlamlı aşırı duyarlılık reaksiyonu olmadan, %5,8 hastada pozitif nötralize edici anti antikorları gelişmiştir. Bu 3 hastadan biri sonradan çalışmadan çekilmiştir. Antikor gelişimi ile klinik yanıt veya advers olaylar arasında herhangi bir bağlantı görülmemiştir. Laboratuvar anormallikleri tüm maruziyet popülasyondaki rutin laboratuvar takibi sırasında S.C. tedavisi alan hastaların %15,4’ünün nötrofil sayısında 1x109/L altında azalma görülmüştür. S.C. ile tedavi edilen hastaların %9,6 ile %3,8’inde ALT veya AST NÜS >3 katı yükselmesi görülmüştür. S.C. tedavisi alan hastaların hiçbirinde trombosit sayısında ≤50 x 103 /mikrolitre kadar düşüş görülmemiştir. Lipid parametreleri S.C. çalışması boyunca tedavinin herhangi bir zamanında hastaların %14,3 ile %12,8’inde LDL kolesterol değerinde ≥130 mg/dL’ye ve total kolesterol değerinde ≥200 mg/dL’ye kadar referans sınırı sonrası artış görülmüştür. DHA (S.C.) Subkutan güvenliliği 251 DHA hastası ile yürütülen bir Faz III çalışmasında (WA28119) incelenmiştir. tüm maruziyet popülasyonunda toplam hasta yılı süresi çalışmanın 12 aylık çift kör, plasebo kontrollü aşaması boyunca 138,5 hasta yılından oluşmaktadır. tedavi gruplarında gözlenen genel güvenlilik profili bilinen güvenlilik profili ile uyumludur. Enfeksiyonlar: Enfeksiyon/ciddi enfeksiyon olaylarının oranları haftalık grubu (200,,7 olay/100 hasta yılı) ile plasebo artı 26 haftalık prednizon dozu azaltma (156,,2 olay/100 hasta yılı) ve plasebo artı 52 haftalık prednizon dozu azaltma (210,,5 olay/100 hasta yılı) grupları arasında dengelidir. Enjeksiyon bölgesi reaksiyonları: Haftalık subkutan grubunda, hastaların toplam %6'sında subkutan enjeksiyon bölgesinde advers reaksiyon meydana geldiği bildirilmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.