ZİEXTENZO 6 MG/0.6 ML S.C. ENJEKSİYON İÇİN ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ziextenzo 6 mg/0,6 mL ne için kullanılır?
KT 1ZİEXTENZO® biyobenzer bir tıbbi üründür.
Etkin madde pegfilgrastimdir. Diğer maddeler, asetik asit, sorbitol (E420), polisorbat 20, sodyum hidroksit ve enjeksiyonluk sudur.
Pegfilgrastim, E. coli adı verilen bir bakterinin içinde biyoteknoloji kullanılarak üretilen bir proteindir. Sitokinler adı verilen bir protein grubuna aittir ve vücudunuz tarafından üretilen doğal bir proteine (granülosit koloni uyarıcı faktörü) çok benzerdir.
ZİEXTENZO® nötropeninin (düşük akyuvar sayısı) süresini kısaltmak ve sitotoksik kemoterapi (hızla çoğalan hücreleri ölüdüren ilaçlar) kullanımının neden olabileceği febril nötropeninin (ateşle birlikte seyreden düşük akyuvar sayısı) oluşumunu engellemek için kullanılır.
Beyaz kan hücreleri (akyuvarlar), vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı oldukları için önemlidirler. Kanser tedavisi vücudunuzdaki bu hücrelerin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanser tedavisine karşı çok duyarlıdırlar. Eğer kanda beyaz kan hücrelerinin (akyuvarların) düzeyi düşerse (nötropeni), bakterilere karşı savaşmaya yetecek hücre bulunmayabilir ve bu da enfeksiyona yakalanma riskinizin artmasına neden olabilir.
Doktorunuz ZİEXTENZO®'yu kemik iliğinizin (kemiğin kan hücreleri üreten kısmı) vücudunuzun enfeksiyonla savaşmasına yardım eden beyaz kan hücrelerini (akyuvarlar) daha fazla üretmesini desteklemek amacıyla vermektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- E. coli kaynaklı proteinlere, pegfilgrastime, filgrastime veya ZİEXTENZO®'nun diğer bileşenlerine karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel uyarılar ve önlemler Sınırlı klinik veriler, pegfilgrastim ve filgrastimin ciddi nötropeninin iyileşme süresi üzerindeki etkisinin de novo Akut Miyeloid Lösemili (AML) hastalarda karşılaştırılabilir olduğunu göstermektedir. Ancak uzun süreli etkileri AML’de tespit edilmemiştir; bu nedenle bu hasta popülasyonunda dikkatle kullanılmalıdır. G-CSF, malign hücreler dahil miyeloid hücrelerin büyümesini in vitro olarak destekleyebilir ve benzer etkiler bazı miyeloid olmayan hücrelerde in vitro görülebilir. güvenliliği ve etkililiği, miyelodisplastik sendromlu, kronik miyeloid lösemili (KML) hastalarda ve sekonder AML’li hastalarda araştırılmamıştır; bu nedenle bu hastalarda kullanılmamalıdır. KML’nin blast transformasyon tanısını AML’den ayırmaya özen gösterilmelidir. Hücre genetiği t(15;17) olan 55 yaşın altındaki de novo AML hastalarında uygulamasının güvenliliği ve etkililiği tespit edilmemiştir. güvenliliği ve etkililiği yüksek doz kemoterapi uygulanmakta olan hastalarda araştırılmamıştır. Bu tıbbi ürün, belirlenmiş doz şemaları dışında, sitotoksik kemoterapinin dozunu artırmak amacıyla kullanılmamalıdır. Pulmoner advers olaylar G-CSF uygulaması sonrasında, özellikle interstisiyel pnömoni gibi pulmoner advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Yakın zamanda pulmoner infiltrasyon veya pnömoni geçirmiş olan hastalar daha yüksek bir risk altında bulunabilir. Pulmoner infiltrasyona dair radyolojik belirtilerle birliktelik gösteren öksürük, ateş ve dispne gibi pulmoner belirtilerin ortaya çıkması ve artan nötrofil sayısı ile birlikte pulmoner fonksiyonların bozulması Akut Solunum Sıkıntısı Sendromunun (Acute Respiratory Distress Syndrome; ARDS) ön belirtileri olabilir. Bu gibi durumlarda pegfilgrastim hekimin takdirine bağlı olarak kesilmeli ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Glomerülonefrit Filgrastim ve pegfilgrastim alan hastalarda glomerülonefrit bildirilmiştir. Genel olarak, filgrastim ve pegfilgrastim dozunun azaltılmasından veya ilacın bırakılmasından sonra glomerülonefrite ilişkin olaylar düzelmektedir. İdrar tahlili izlemesi önerilmektedir. Kapiller kaçış sendromu G-CSF uygulamasından sonra kapiller kaçış sendromu (KKS) bildirilmiştir. KKS hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterizedir. KKS semptomlarını sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği, standart semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Splenomegali ve Dalak Rüptürü Pegfilgrastim uygulamasını takiben genellikle asemptomatik splengomegali vakaları ve bazı vakalarda ölümcül olabilen dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir. Bu nedenle dalak büyüklüğü dikkatlice izlenmelidir (Örneğin; klinik muayene, ultrason). Sol üst batın ağrısı veya omuz ucunda ağrı bildiren hastalar dalak yırtılması açısından değerlendirilmelidir. Trombositopeni ve Anemi Tam doz miyelosupresif tedavi planlanan şemaya uygun olarak sürdürüldüğ için, tek başına ile tedavi, trombositopeni ve aneminin önüne geçmek için yeterli değildir. Düzenli trombosit sayısı ve hematokrit takibi önerilmektedir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen tek veya kombinasyon halindeki kemoterapötik ajanların uygulanması sırasında özel dikkat gösterilmelidir. Meme ve Akciğer Kanseri Olan Hastalarda Miyelodisplastik Sendrom ve Akut Miyeloid Lösemi Pazarlama sonrası gözlemsel çalışma ortamında pegfilgrastimin kemoterapi ve/veya radyoterapi ile birlikte uygulandığı durumlarda, ilaç meme ve akciğer kanseri hastalarında miyelodisplastik sendrom (MDS) ve akutmiyeloid lösemi (AML) gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Meme ve akciğer kanseri hastaları MDS/AML belirtilerine ve semptomlarına karşı izleyiniz. Orak Hücreli Anemi Orak hücre krizleri, orak hücreli anemi hastalığı bulunan hastalarda veya orak hücre taşıyıcılığında pegfilgrastim kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle hekimler, orak hücreli anemi hastalığı bulunan hastalarda veya orak hücre taşıyıcılığında reçete ederken dikkatli olmalı, uygun klinik parametreleri ve laboratuvar durumunu gözlemlemeli ve bu ilacın dalak büyümesi ve vaso-oklusif krizlerle ilişkili olabileceği konusunda dikkatli olmalıdırlar. Lökositoz verilen hastaların % 1’inden daha azında 100 × 109/L veya daha yüksek akyuvar sayımı gözlenmiştir. Doğrudan bu düzeyde bir lökositoza bağlanabilecek hiçbir advers olay bildirilmemiştir. Akyuvar sayılarındaki bu tür yükselmeler geçici olup, tipik olarak uygulamanın 24 ile 48 saat sonrasında görülmektedir ve bu da bu ilacın farmakodinamik etkileri ile tutarlıdır. Klinik etkilerle tutarlı ve lökositoz için potansiyel olması sebebiyle, tedavi sırasında düzenli aralıklarla akyuvar sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50 × 109/L üzerinde ise, bu ilaç ile tedavi derhal kesilmelidir. Hipersensitivite tedavisi gören hastalarda, tedavinin başlangıcında veya sonraki aşamalarında anafilaktik reaksiyonlar dahil hipersensitivite bildirilmiştir. Klinik olarak anlamlı aşırı duyarlılık görülen hastalarda tedavisi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Pegfilgrastim veya filgrastime hipersensitivite öyküsü olan hastalara uygulanmamalıdır. Eğer ciddi alerjik bir reaksiyon gelişirse, uygun bir tedavi uygulanmalı ve hasta birkaç gün boyunca yakından izlenmelidir. Stevens-Johnson Sendromu Pegfilgrastim tedavisi ile ilişkili olarak yaşamı tehdit edici veya ölümcül olabilen Stevens-Johnson sendromu (SJS) nadiren bildirilmiştir. Pegfilgrastim kullanımı nedeniyle hastada SJS gelişirse, bu hastada pegfilgrastim ile tedaviye hiçbir zaman tekrar başlanmamalıdır. İmmünojenite Tüm terapötik proteinlerle olduğu gibi immünojenite potansiyeli bulunmaktadır. Pegfilgrastime karşı antikor oluşma oranları genellikle düşüktür. Tüm biyolojik ürünlerde beklendiği gibi bağlayıcı antikorlar gelişir; ancak günümüzde bu antikorlar nötralizan aktivite ile ilişkilendirilmemiştir. Aortit Sağlıklı gönüllüler ve kanser hastalarına G-CSF uygulamasından sonra aortit vakaları bildirilmiştir. Ateş, karın ağrısı, sırt ağrısı ve artmış inflamatuar belirteçler (örn., c-reaktif protein ve akyuvar sayısı) gibi semptomlar görülmüştür. Çoğu durumda aortit, BT taraması ile teşhis edilmiş ve genellikle G-CSF tedavisinin kesilmesinden sonra düzelmiştir. Ayrıca.8. Diğer Uyarılar Hastalarda veya sağlıklı donörlerde progenitör kan hücrelerinin mobilizasyonunda, güvenliliği ve etkililiği yeterince değerlendirilememiştir. Büyüme faktörü tedavisine yanıt olarak kemik iliğinin artan hematopoietik etkinliği geçici pozitif kemik görüntüleme değişiklikleriyle ilişkilendirilmiştir. Kemik görüntüleme sonuçları yorumlanırken bu durum dikkate alınmalıdır. Bu tıbbi ürün her kullanıma hazır enjektörde 50 mg/mL’ye eşdeğer 30 mg sorbitol içerir. Sorbitol (veya fruktoz) içeren ürünler ile diyetle sorbitol (veya fruktoz) alımının birlikte uygulanmasının katkı etkisi dikkate alınmalıdır. Nadir kalıtımsal fruktoz intolerans problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Her 6 mg doz başına 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir. Biyobenzer ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ZİEXTENZO®'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ZİEXTENZO®'yu kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Anafilaksiyi (halsizlik, kan basıncında düşüş, nefes darlığı, yüzde şişme) de içeren ciddi alerjik reaksiyonlar.
- İdrara seyrek çıkmak ile ilişkili olabilen şişlik veya şişkinlik, nefes alma zorluğu, karında şişlik ve doluluk hissi, genel yorgunluk hissi. Bu belirtiler genelde çok hızlı ortaya çıkarlar. Bunlar, seyrek olarak görülen “Kapiller Kaçış Sendromu” adı verilen küçük kan damarlarından kanın vücuda sızmasına sebep olan durumun belirtisi olabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ZİEXTENZO®'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birindenfazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birindenfazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Sıklık bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Kemik ağrısı. Kemik ağrınızı geçirmek için ne kullanmanız gerektiğini doktorunuz söyleyecektir.
- Bulantı.
- Baş ağrısı.
Yaygın:
- Enjeksiyon yerinde ağrı.
- Eklemlerde ve kaslarda ağrılar (sırt ağrısı, boyun ağrısı, uzuvlarda ağrı).
- Kanınızda bazı değişiklikler meydana gelebilir, fakat bu durum rutin kan testlerinde tespit edilecektir. Kısa bir süre için beyaz kan hücresi sayınız yükselebilir. Morarma ile sonuçlanabilecek şekilde trombosit (kan pulcuğu, pıhtılaşmayı sağlayan kan hücresi) sayınız düşebilir.
- Kalple ilişkisi olmayan göğüs ağrısı.
Yaygın olmayan:
- Cilt kızarıklığı ve kızarma, ciltte döküntü ve kaşıntılı kabarıklıklar gibi alerjik tipte reaksiyonlar.
- Anafilaksiyi (halsizlik, kan basıncında düşüş, nefes darlığı, yüzde şişme) de içeren ciddi alerjik reaksiyonlar.
- Dalak büyümesi.
- Dalak yırtılması. Bazı dalak yırtılması vakaları ölümcül olmuştur. Dalağınızda bir problemin habercisi olabilen, sol omuzda ağrı veya karnınızın sol üst tarafında ağrı hissederseniz derhal doktorunuza bildiriniz.
- Solunum problemleri. Öksürük, ateş ve nefes almada zorluk gibi sıkıntılar yaşıyorsanız doktorunuza söyleyiniz (Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu).
- Sweet sendromu (kol ve bacak gibi uzuvlarda ve bazen yüz ve boyunda, mor renkli, kabarık, ağrılı yaralar ve buna eşlik eden ateş) meydana gelmiştir ancak bu yan etkinin ortaya çıkmasında başka faktörlerin de rolü olabilir.
- Kütanöz vaskülit (derideki kan damarlarının iltihaplanması).
- Böbreklerindeki küçük filtrelerin hasar görmesi (glomerülonefrit).
- Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık.
- Orak hücre krizi (kemiklerde, göğüste, bağırsaklarda ve eklemlerde şiddetli ağrı).
- Ürik asit düzeyinde yükselme.
- Kapiler kaçış sendromu (damarlardan protein, mineral ve suyun sızması şeklinde tanımlanmaktadır).
- Akciğerlerle ilişkili yan etkiler (akciğerlerde iltihaplanma, akciğer ödemi (akciğerde şişme ve/veya sıvı birikmesi), pulmoner infiltrasyon (akciğerin röntgen görüntülerinde anormallikler), pulmoner fibrozis (akciğer sertleşmesi olarak tanımlanan bir akciğer hastalığıdır)).
- Karaciğer enzimlerinde yükselme (laktat dehidrojenaz ve alkalen fosfataz düzeyinde yükselme; ALT veya AST'nin karaciğer fonksiyon testlerinde geçici yükselme).
- Öksürürken ağza kan gelmesi (hemoptizi).
- Kan hastalıkları (miyelodisplastik sendrom (MDS) veya akut miyeloid lösemi (AML))
Seyrek:
- Aort iltihabı (kanı kalpten vücuda kan taşıyan büyük kan damarlarının iltihabı) (Bölüm 2'ye bakınız).
- Akciğer kanaması (pulmoner kanama).
- Stevens-Johnson sendromu, genellikle gövdede kırmızımsı hedef benzeri veya genellikle merkezinde içi sıvı dolu kabarcıklar olan dairesel yama tarzında lekeler; derinin soyulması; ağız, boğaz, burun, cinsel organlar veya gözlerde ülserler ile ortaya çıkabilir ve ateş veya grip benzeri belirtiler bütün bu bulguların öncesinde görülebilir. Bu bulgular sizde görülürse ZİEXTENZO® kullanmayı bırakınız ve doktorunuza başvurunuz veya derhal tıbbi yardım alınız. Ayrıca Bölüm 2'ye de bakınız.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ZİEXTENZO®'nun hamilelerde kullanımı önerilmemektedir. Eğer;
- hamile iseniz,
- hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya
- hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza bunusöyleyiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Doktorunuz aksini bildirmedikçe ZİEXTENZO® kullanıyorsanız emzirmeyi bırakmalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerZİEXTENZO® sorbitol (E420) (bir tür şeker) içerir, eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı duyarlılığınız (intolerans) olduğu söylenmişse bu ilacı almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Ziextenzo 6 mg/0,6 mL muadilleri
Ziextenzo 6 mg/0,6 mL ile aynı etken maddeyi (pegfilgrastim) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMalignite tanısı ile (kronik myelositer lösemi ve myelodisplastik sendrom hariç) sitotoksik kemoterapi verilen hastalarda, febril nötropeni riski ≥%20 olan kemoterapi protokolleri sonrası primer profilakside veya febril nötropeni ya da ağır nötropeni (mutlak nötrofil sayısı <500 μl) geliştiği gösterilen kürlerden sonra (sekonder profilaksi) verilmesi uygundur.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı hipersensitivite.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel uyarılar ve önlemler Sınırlı klinik veriler, pegfilgrastim ve filgrastimin ciddi nötropeninin iyileşme süresi üzerindeki etkisinin de novo Akut Miyeloid Lösemili (AML) hastalarda karşılaştırılabilir olduğunu göstermektedir. Ancak uzun süreli etkileri AML’de tespit edilmemiştir; bu nedenle bu hasta popülasyonunda dikkatle kullanılmalıdır. G-CSF, malign hücreler dahil miyeloid hücrelerin büyümesini in vitro olarak destekleyebilir ve benzer etkiler bazı miyeloid olmayan hücrelerde in vitro görülebilir. güvenliliği ve etkililiği, miyelodisplastik sendromlu, kronik miyeloid lösemili (KML) hastalarda ve sekonder AML’li hastalarda araştırılmamıştır; bu nedenle bu hastalarda kullanılmamalıdır. KML’nin blast transformasyon tanısını AML’den ayırmaya özen gösterilmelidir. Hücre genetiği t(15;17) olan 55 yaşın altındaki de novo AML hastalarında uygulamasının güvenliliği ve etkililiği tespit edilmemiştir. güvenliliği ve etkililiği yüksek doz kemoterapi uygulanmakta olan hastalarda araştırılmamıştır. Bu tıbbi ürün, belirlenmiş doz şemaları dışında, sitotoksik kemoterapinin dozunu artırmak amacıyla kullanılmamalıdır. Pulmoner advers olaylar G-CSF uygulaması sonrasında, özellikle interstisiyel pnömoni gibi pulmoner advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Yakın zamanda pulmoner infiltrasyon veya pnömoni geçirmiş olan hastalar daha yüksek bir risk altında bulunabilir. Pulmoner infiltrasyona dair radyolojik belirtilerle birliktelik gösteren öksürük, ateş ve dispne gibi pulmoner belirtilerin ortaya çıkması ve artan nötrofil sayısı ile birlikte pulmoner fonksiyonların bozulması Akut Solunum Sıkıntısı Sendromunun (Acute Respiratory Distress Syndrome; ARDS) ön belirtileri olabilir. Bu gibi durumlarda pegfilgrastim hekimin takdirine bağlı olarak kesilmeli ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Glomerülonefrit Filgrastim ve pegfilgrastim alan hastalarda glomerülonefrit bildirilmiştir. Genel olarak, filgrastim ve pegfilgrastim dozunun azaltılmasından veya ilacın bırakılmasından sonra glomerülonefrite ilişkin olaylar düzelmektedir. İdrar tahlili izlemesi önerilmektedir. Kapiller kaçış sendromu G-CSF uygulamasından sonra kapiller kaçış sendromu (KKS) bildirilmiştir. KKS hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon ile karakterizedir. KKS semptomlarını sergileyen hastalar yakından izlenmeli ve aralarında yoğun bakım ihtiyacının da bulunabileceği, standart semptomatik tedavi uygulanmalıdır. Splenomegali ve Dalak Rüptürü Pegfilgrastim uygulamasını takiben genellikle asemptomatik splengomegali vakaları ve bazı vakalarda ölümcül olabilen dalak rüptürü vakaları bildirilmiştir. Bu nedenle dalak büyüklüğü dikkatlice izlenmelidir (Örneğin; klinik muayene, ultrason). Sol üst batın ağrısı veya omuz ucunda ağrı bildiren hastalar dalak yırtılması açısından değerlendirilmelidir. Trombositopeni ve Anemi Tam doz miyelosupresif tedavi planlanan şemaya uygun olarak sürdürüldüğ için, tek başına ile tedavi, trombositopeni ve aneminin önüne geçmek için yeterli değildir. Düzenli trombosit sayısı ve hematokrit takibi önerilmektedir. Ciddi trombositopeniye neden oldukları bilinen tek veya kombinasyon halindeki kemoterapötik ajanların uygulanması sırasında özel dikkat gösterilmelidir. Meme ve Akciğer Kanseri Olan Hastalarda Miyelodisplastik Sendrom ve Akut Miyeloid Lösemi Pazarlama sonrası gözlemsel çalışma ortamında pegfilgrastimin kemoterapi ve/veya radyoterapi ile birlikte uygulandığı durumlarda, ilaç meme ve akciğer kanseri hastalarında miyelodisplastik sendrom (MDS) ve akutmiyeloid lösemi (AML) gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Meme ve akciğer kanseri hastaları MDS/AML belirtilerine ve semptomlarına karşı izleyiniz. Orak Hücreli Anemi Orak hücre krizleri, orak hücreli anemi hastalığı bulunan hastalarda veya orak hücre taşıyıcılığında pegfilgrastim kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle hekimler, orak hücreli anemi hastalığı bulunan hastalarda veya orak hücre taşıyıcılığında reçete ederken dikkatli olmalı, uygun klinik parametreleri ve laboratuvar durumunu gözlemlemeli ve bu ilacın dalak büyümesi ve vaso-oklusif krizlerle ilişkili olabileceği konusunda dikkatli olmalıdırlar. Lökositoz verilen hastaların % 1’inden daha azında 100 × 109/L veya daha yüksek akyuvar sayımı gözlenmiştir. Doğrudan bu düzeyde bir lökositoza bağlanabilecek hiçbir advers olay bildirilmemiştir. Akyuvar sayılarındaki bu tür yükselmeler geçici olup, tipik olarak uygulamanın 24 ile 48 saat sonrasında görülmektedir ve bu da bu ilacın farmakodinamik etkileri ile tutarlıdır. Klinik etkilerle tutarlı ve lökositoz için potansiyel olması sebebiyle, tedavi sırasında düzenli aralıklarla akyuvar sayımı yapılmalıdır. Lökosit sayısı beklenen alt seviyenin 50 × 109/L üzerinde ise, bu ilaç ile tedavi derhal kesilmelidir. Hipersensitivite tedavisi gören hastalarda, tedavinin başlangıcında veya sonraki aşamalarında anafilaktik reaksiyonlar dahil hipersensitivite bildirilmiştir. Klinik olarak anlamlı aşırı duyarlılık görülen hastalarda tedavisi kalıcı olarak bırakılmalıdır. Pegfilgrastim veya filgrastime hipersensitivite öyküsü olan hastalara uygulanmamalıdır. Eğer ciddi alerjik bir reaksiyon gelişirse, uygun bir tedavi uygulanmalı ve hasta birkaç gün boyunca yakından izlenmelidir. Stevens-Johnson Sendromu Pegfilgrastim tedavisi ile ilişkili olarak yaşamı tehdit edici veya ölümcül olabilen Stevens-Johnson sendromu (SJS) nadiren bildirilmiştir. Pegfilgrastim kullanımı nedeniyle hastada SJS gelişirse, bu hastada pegfilgrastim ile tedaviye hiçbir zaman tekrar başlanmamalıdır. İmmünojenite Tüm terapötik proteinlerle olduğu gibi immünojenite potansiyeli bulunmaktadır. Pegfilgrastime karşı antikor oluşma oranları genellikle düşüktür. Tüm biyolojik ürünlerde beklendiği gibi bağlayıcı antikorlar gelişir; ancak günümüzde bu antikorlar nötralizan aktivite ile ilişkilendirilmemiştir. Aortit Sağlıklı gönüllüler ve kanser hastalarına G-CSF uygulamasından sonra aortit vakaları bildirilmiştir. Ateş, karın ağrısı, sırt ağrısı ve artmış inflamatuar belirteçler (örn., c-reaktif protein ve akyuvar sayısı) gibi semptomlar görülmüştür. Çoğu durumda aortit, BT taraması ile teşhis edilmiş ve genellikle G-CSF tedavisinin kesilmesinden sonra düzelmiştir. Ayrıca.8. Diğer Uyarılar Hastalarda veya sağlıklı donörlerde progenitör kan hücrelerinin mobilizasyonunda, güvenliliği ve etkililiği yeterince değerlendirilememiştir. Büyüme faktörü tedavisine yanıt olarak kemik iliğinin artan hematopoietik etkinliği geçici pozitif kemik görüntüleme değişiklikleriyle ilişkilendirilmiştir. Kemik görüntüleme sonuçları yorumlanırken bu durum dikkate alınmalıdır. Bu tıbbi ürün her kullanıma hazır enjektörde 50 mg/mL’ye eşdeğer 30 mg sorbitol içerir. Sorbitol (veya fruktoz) içeren ürünler ile diyetle sorbitol (veya fruktoz) alımının birlikte uygulanmasının katkı etkisi dikkate alınmalıdır. Nadir kalıtımsal fruktoz intolerans problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Her 6 mg doz başına 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir. Biyobenzer ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları Trombositopeni Lökositoz Krize yol açan orak hücreli anemi Splenomegali Dalak rüptürü Bağışıklık sistemi hastalıkları Hipersensitivit e reaksiyonları; Anafilaksi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Ürik asit seviyesinde yükselme Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Vasküler hastalıklar Kapiller kaçış sendromu Aortit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Akut respiratuvar Distress sendromu; Pulmoner kanama Pulmoner advers reaksiyonlar (intersitisyel pnömoni, pulmoner ödem, pulmoner infiltratlar ve pulmoner fibrozis) Hemoptizi Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Deri ve deri altı Sweet sendromu Stevensdokusu (akut febril Johnson hastalıkları nötrofilik sendromu dermatoz)1,2; Kütanöz vaskülit Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Kemik ağrısı Kas-iskelet ağrısı (miyalji, artralji, ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı, kas-iskelet ağrısı, boyun ağrısı) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Glomerülonefrit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Enjeksiyon yerinde ağrı; Kalple ilişkisi olmayan göğüs ağrısı Enjeksiyon yerinde reaksiyonlar Araştırmalar Laktat dehidrojenaz ve alkalen fosfataz seviyelerinde yükselme; ALT veya AST’nin karaciğer fonksiyon testlerinde geçici yükselme 1Aşağıdaki “Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı” bölümüne bakınız. 2Bu advers reaksiyon pazarlama sonrası izleme çalışmalarında tespit edilmiş ancak yetişkinlerde yapılmış olan randomize, kontrollü klinik çalışmalarda gözlemlenmemiştir. Sıklık kategorisi, dokuz adet randomize klinik çalışmadaki Pegfilgrastim kullanan 1576 hastadan elde edilen verilerin istatistiksel hesaplaması yoluyla tayin edilmiştir. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Yaygın olmayan sıklıkta Sweet sendromu vakaları bildirilmiştir. Bu vakaların bazılarında hematolojik malignansilerin rolünün olabileceği düşünülmektedir. Pegfilgrastim ile tedavi edilen hastalarda yaygın olmayan sıklıkta kütanöz vaskülit vakaları bildirilmiştir. Pegfilgrastim kullanan hastalarda vaskülitin mekanizması bilinmemektedir. Pegfilgrastim’in ilk veya takip eden tedavilerinde, hem enjeksiyon bölgesinde eritemi (hem de enjeksiyon bölgesinde ağrı (yaygın olaylar ≥ ila <) içerecek şekilde enjeksiyon bölgesi reaksiyonları meydana gelmiştir. Yaygın olarak lökositoz (Beyaz Kan Sayımı > 100 × 109/L) bildirilmiştir. Sitotoksik kemoterapi sonrasında, Pegfilgrastim verilen hastalarda, ürik asit ve alkalen fosfataz düzeylerinde, klinik etkisi olmayan, geri dönüşlü, yaygın olmayan oranda, hafif ile orta düzeylerde yükselmeler; laktat dehidrojenaz düzeylerinde klinik etkisi olmayan, geri dönüşlü, yaygın olmayan, hafif ile orta düzeylerde yükselmeler gözlenmiştir. Kemoterapi alan hastalarda, çok yaygın sıklıkta bulantı ve baş ağrısı gözlenmiştir. Sitotoksik kemoterapi sonrası pegfilgrastim alan hastalarda, karaciğer fonksiyon testlerinden ALT (Alanin aminotransferaz) veya AST’de (Aspartat aminotransferaz) yaygın olmayan sıklıkta yükselmeler gözlenmiştir. Bu yükselmeler geçici olmuş ve sonradan başlangıç düzeyine dönmüştür. Epidemiyolojik bir çalışmada, pegfilgratimin kemoterapi ve/veya radyoterapi ile birlikte uygulandığı tedavinin ardından meme ve akciğer kanseri olan hastalarda MDS/AML riskinin arttığı gözlenmiştir. Yaygın trombositopeni vakaları bildirilmiştir. Pazarlama sonrası dönemde G-CSF kullanım ile KKS vakaları bildirilmiştir. Bunlar genellikle ileri seviye malign hastalıkları olan, sepsis geçiren, birden çok kemoterapi ilacı alan veya aferez uygulanan hastalarda meydana gelmiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: Çocuklardaki deneyim sınırlıdır. 0-5 yaş arası çocuklarda (% 92), 6-11 ve 12-21 yaşındaki çocuklara (sırasıyla % 80 ve % 67) ve yetişkinlere kıyasla daha yüksek sıklıkta ciddi advers reaksiyonlar gözlemlenmiştir. Bildirilen en sık advers reaksiyon kemik ağrısıdır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.