ZIAGEN 300 MG FİLM KAPLI TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ziagen 300 mg ne için kullanılır?
KT 1ZIAGEN, “nükleozit revers transkriptaz inhibitörleri (NRTİ'ler)” adlı antiretroviraller olarak da bilinen antiviral ilaç grubunun içinde yer alır. İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) enfeksiyonunun tedavisinde kullanılır.
ZIAGEN, HIV enfeksiyonunun tedavisi için diğer antiretroviral ilaçlar ile birlikte kullanılır.
ZIAGEN, HIV enfeksiyonunu tamamıyla iyileştirmez; vücudunuzdaki virüs miktarını azaltır ve düşük düzeyde kalmasını sağlar. Aynı zamanda kanınızdaki CD4 hücre sayısını da artırır.
CD4 hücreleri bir çeşit beyaz kan hücresidir ve enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olacak sağlıklı bir bağışıklık sisteminin korunmasında önemli bir rol oynar.
ZIAGEN ile tedaviye verilen cevap hastalar arasında farklılık gösterebilir. Doktorunuz tedavinizin etkilerini takip edecektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- İlacın içeriğindeki abakavir (veya abakavir içeren başka ilaçlara (örneğin, TRIUMEQ veya TRIZIVIR) veya bu Kullanma Talimatı'nın başında belirtilen herhangi bir maddeye karşı alerjiniz (aşırı duyarlılığınız) varsa.
4. bölümde bulunan aşırı duyarlılık reaksiyonları hakkındaki tüm bilgileri dikkatlice okuyunuz.
Bu durumun sizin için geçerli olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuzla görüşünüz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızHIV için ZIAGEN tedavisi gören bazı hastalarda ciddi yan etki görülme riski daha fazladır.
Bu risklerin farkında olmalısınız:
- Orta veya şiddetli karaciğer hastalığınız varsa,
- Hepatit (sarılık) B veya C dahil, karaciğer hastalığınız varsa veya daha önceden olduysa,
- Aşırı kiloluysanız (özellikle kadınsanız),
- Şiddetli böbrek hastalığınız varsa.
Bunlardan herhangi biri sizin için geçerliyse doktorunuzla görüşünüz. Bu ilacı kullanırken, kan tahlili dahil ilave kontrollere ihtiyacınız olabilir. Daha fazla bilgi için bu kullanma talimatının 4. bölümüne bakınız.
Aşırı duyarlılık reaksiyonları:
ZIAGEN, abakavir içerir. Abakavir, abakavir içeren ürünler almaya devam eden kişilerde yaşamı tehdit edebilecek olan ve aşırı duyarlılık reaksiyonu olarak bilinen ciddi bir alerjik reaksiyona neden olabilir.
HLA-B*5701 geni bulunmayan hastalarda da bir aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişebilir.
Bu kullanma talimatının 4. bölümünde bulunan aşırı duyarlılık reaksiyonları hakkındaki tüm bilgileri dikkatlice okuyunuz.
ZIAGEN ambalajında size ve sağlık personeline aşırı duyarlılık konusunu hatırlatacak bir Uyarı Kartı bulunmaktadır. Bu kartı kopartıp sürekli yanınızda taşıyınız.
Kardiyovasküler olay riski:
Abakavirin kardiyovasküler olay riskini arttırabileceği göz ardı edilmemelidir.
Kardiyovasküler sorunlarınız varsa, sigara kullanıyorsanız ya da yüksek kan basıncı veya diyabet gibi kardiyovasküler hastalıkların riskini artıran başka bir hastalığınız varsa doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz tarafından size tavsiye edilmediği sürece ZIAGEN kullanmayı bırakmayınız.
Önemli belirtiler açısından dikkatli olunuz:
HIV enfeksiyonunun tedavisi için ilaç kullanan bazı hastalarda ciddi olabilecek başka durumlar da gelişebilir. ZIAGEN kullanırken dikkatli olmanız gereken önemli bulgu ve belirtiler hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir.
Bu Kullanma Talimatının 4. bölümündeki “HIV için kombinasyon tedavisinin diğer olası yan etkileri” başlığında bulunan bilgileri okuyunuz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerMetabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Anoreksi Çok seyrek: Laktik asidoz Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, kusma, ishal Seyrek: Pankreatit Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Yaygın: Döküntü (sistemik semptomlar olmaksızın) Çok seyrek: Eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ateş, letarji (uykuya meyil), halsizlik Seçili Advers Reaksiyonların Tanımı Aşırı duyarlılık reaksiyonları (ayrıca.4): Aşırı duyarlılık reaksiyonunun belirtileri ve bulguları aşağıda listelenmiştir. Bunlar ya klinik çalışmalardan ya da pazarlama sonrası sürveyanstan tanımlanmıştır. Hastaların en az %10’unda bir aşırı duyarlılık reaksiyonuyla birlikte bildirilen bulgular koyu metinle gösterilmiştir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişen hastaların neredeyse tümünde sendrom kapsamında ateş ve/veya döküntü (genellikle makülopapüler veya ürtikeryal) görülmüş olmakla birlikte, ateş veya döküntü görülmeyen reaksiyonlar da meydana gelmiştir. Diğer kritik semptomlar gastrointestinal, solunum veya letarji ve bitkinlik gibi yapısal semptomları içerir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lenfopeni Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı, parestezi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Dispne, öksürük, boğaz ağrısı, yetişkin solunum sıkıntısı sendromu, solunum yetmezliği Gastrointestinal hastalıklar Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı, ağız ülserasyonu Hepato-bilier hastalıklar Yükselmiş karaciğer fonksiyon testleri, hepatit, hepatik yetmezlik Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Döküntü (genellikle makülopapüler veya ürtikeryal) Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Miyalji, nadiren miyoliz, eklem ağrısı, artmış kreatin fosfokinaz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Artmış kreatinin, renal yetmezlik Diğer: Ateş, yorgunluk, bitkinlik, ödem, lenfadenopati, hipotansiyon, konjonktivit, anafilaksi Bu ADR ile bağlantılı semptomlar, tedavi sürdürüldükçe ağırlaşmaktadır ve yaşamı tehdit edebilir; nadir durumlarda ölümle sonuçlanmıştır. Abakavir ADR’sini takiben abakavirin yeniden başlatılması semptomların birkaç saat içinde hızla geri dönmesi ile sonuçlanır. Bu ADR nüksü genellikle ilk tablodan daha şiddetli olup, yaşamı tehdit eden hipotansiyon ve ölümü içerebilir. Benzer reaksiyonlar, abakaviri durdurmadan önce aşırı duyarlılığın (yukarıya bakınız) temel semptomlarından sadece birine sahip olan hastalarda abakavire yeniden başladıktan sonra da seyrek olarak meydana gelmiştir ve çok ender durumlarda, önceden ADR semptomları olmadan tedaviye yeniden başlayan hastalarda da (yani, daha önce abakavire toleransı olduğu düşünülen hastalar) görülmüştür. Metabolik parametreler: Kilo ve kandaki yağ ve glukoz seviyesi antiretroviral tedavi sırasında yükselebilir. İmmün reaktivasyon sendromu: Şiddetli bağışıklık yetmezliği olan HIV’le enfekte hastalarda kombinasyon antiretroviral tedaviye (KART) başlandığında, asemptomatik veya rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı enflamatuvar bir reaksiyon gelişebilir. İmmün reaktivasyon durumunda otoimmün hastalıkların da (örneğin, Graves hastalığı ve otoimmün hepatit) meydana geldiği bildirilmiştir, ancak bu bildirilen hastalıkların başlama zamanı birbirinden farklıdır ve bu olaylar tedaviye başladıktan aylar sonra da meydana gelebilir. Osteonekroz: Özellikle genel bilinen risk faktörleri bulunan, ilerlemiş HIV hastalığı olan ve/veya uzun süreli kombinasyon antiretroviral tedavisi (KART) gören hastalarda olmak üzere osteonekroz olguları bildirilmiştir. Bu olguların sıklığı bilinmemektedir Laboratuvar bulgularında değişiklik: Kontrollü klinik çalışmalarda tedavisi ile ilişkili laboratuvar anomalileri yaygın olmayıp, ile tedavi edilen hastalar ve kontrol kolları arasında insidansta bir fark gözlenmemiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: 669’unun günde bir veya iki defa abakavir ve lamivudin kullandığı, yaşları 3 ay ile 17 yaş arasında değişen 1206 HIV ile enfekte pediyatrik hasta ARROW çalışmasına (COL105677) dahil edilmiştir. Yetişkinlere kıyasla, günde bir veya iki defa doz uygulaması yapılan pediyatrik gönüllülerde başka bir güvenlilik sorunu tespit edilmemiştir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ZIAGEN'in hamilelik süresince kullanılması önerilmemektedir. ZIAGEN ve benzer ilaçlar doğmamış bebekte yan etkilere yol açabilir. Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya yakın bir zamanda hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza danışmadan ZIAGEN'i kullanmayınız. Doktorunuz, hamileliğiniz süresince ZIAGEN kullanımının size karşı olan faydası ile bebeğinize olan riskini değerlendirecektir.
Hamilelik sırasında veya doğumda NRTİ'ye maruz kalan bebekler ve yenidoğanların kanlarındaki “laktat” adı verilen bir maddenin düzeylerinde geçici ve küçük bir artış gözlenmiştir. Çok nadir olmakla birlikte, gelişme geriliği ve nöbet gibi merkezi sinir sistemini etkileyen hastalıklar da bildirilmiştir. Genel olarak, gebelik sırasında NRTİ kullanan annelerin çocuklarında tedavinin HIV ile enfekte olma riskini azaltması yan etki riskinden çok daha önemlidir.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar ZIAGEN kullanımı süresince uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeHIV enfeksiyonu bebeğe anne sütü ile geçebildiği için, HIV ile yaşayan kadınlarda emzirme önerilmemektedir. ZIAGEN'in içeriğindeki maddeler de düşük miktarlarda anne sütüne geçebilir.
Emziriyorsanız veya emzirmeyi düşünüyorsanız, bu durumu bir an önce doktorunuzla görüşünüz.
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerZIAGEN'in içeriğinde bulunan yardımcı maddeler hakkında önemli bir bilgi bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAbakavir, İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) ile enfekte erişkinlerin, adolesanların ve çocukların antiretroviral kombinasyon tedavisinde endikedir. faydası başlıca kombinasyon tedavisi gören daha önce tedavi görmemiş yetişkin hastalarda günde iki kez uygulanan rejim ile yürütülen çalışmaların bulguları temelinde gösterilmiştir. Abakavir ile tedavi başlatılmadan önce, ırksal kökene bakılmaksızın HIV enfeksiyonlu hastalarda HLA-B*5701 allelinin taşınması açısından tarama yapılmalıdır. Abakavir, HLA-B*5701 alelini taşıdığı bilinen hastalarda kullanılmamalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAbakavire ya da listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAşırı duyarlılık reaksiyonları : Abakavir kullanan hastalarda, ateş ve/veya döküntü ve çoklu organ tutulumunu işaret eden diğer semptomlarla tanımlanan aşırı duyarlılık reaksiyonu (ADR) riski vardır. Abakavir kullanımı sırasında, eğer uygun bir şekilde tedavi edilmezse bazıları yaşamı tehdit eden ve nadir olgularda fatal seyreden ADR'ler gözlenmiştir. Abakavir ADR’leri riski HLA-B*5701 alleli pozitif hastalarda yüksektir. Bununla birlikte, bu alleli taşımayan hastalarda da daha düşük sıklıkta abakavir ADR'leri bildirilmiştir. Bu nedenle, aşağıda belirtilenlere mutlaka uyulmalıdır: Tedaviye başlanmadan önce HLA-B*5701 durumu her zaman belgelenmelidir. HLA-B*5701 alleli pozitif olan hastalarda ya da HLA-B*5701 alleli negatif olmakla birlikte daha evvel abakavir içeren bir rejim (örneğin, TRIZIVIR ve TRIUMEQ gibi) kullanılması sırasında abakavir ADR'sinden şüphelenilen hastalarda asla başlanmamalıdır. HLA-B*5701 alleli bulunmasa bile, eğer bir ADR'den şüpheleniliyorsa, gecikilmeksizin kesilmelidir. Aşırı duyarlılık başladıktan sonra tedavisinin kesilmesinde gecikme yaşamı tehdit eden bir reaksiyonla sonlanabilir. ADR'den şüphelenilmesi nedeni ile tedavisi kesildikten sonra, ya da abakavir içeren başka herhangi bir ilaç tedavisine (örneğin, TRIZIVIR ve TRIUMEQ gibi) asla yeniden başlanılmamalıdır. Şüpheli bir abakavir ADR'sini takiben abakavir içeren ürünlerin yeniden başlatılması aşırı duyarlılık reaksiyonuna bağlı semptomların saatler içinde hızla geri dönmesi ile sonlanabilir. Bu nüks genellikle başlangıç tablosuna göre daha ağırdır; yaşamı tehdit eden hipotansiyon ve ölüm tabloya dahil olabilir. Şüpheli bir abakavir ADR’si durumunda hastanın abakavire yeniden başlamasını önlemek için, hastaya kalan tabletlerini imha etmesi söylenmelidir. Abakavir ADR'sinin klinik tanımı: Abakavir ADR’si, klinik çalışmalar yoluyla ve pazarlama sonrası takip sırasında oldukça iyi tanımlanmıştır. Her ne kadar bu reaksiyonlar tedavi sırasında herhangi bir zamanda oluşabilirse de, aşırı duyarlılık reaksiyonu semptomları genellikle abakavir tedavisinin başlanmasından itibaren altı hafta içinde (başlangıçtan itibaren ortanca süre 11 gün) ortaya çıkmıştır. Hemen tüm abakavir ADR'lerinde ateş ve/veya döküntü bulunmaktadır. Solunum ve gastrointestinal semptomlar dahil, abakavir ADR'sinin bir parçası olarak gözlenen diğer belirti ve bulgular ayrıntılı bir şekilde tanımlanmaktadır (“Seçili advers reaksiyonların tanımı”). Önemli olarak, bu tür semptomlar ADR'nin solunum sistemi hastalığı (pnömoni, bronşit, farenjit) ya da gastroenterit gibi yanlış tanılar almasına neden olabilir. ADR'ye bağlı semptomlar tedaviye devam edilmesi ile kötüye gider ve yaşamı tehdit edebilir. Bu semptomlar sıklıkla abakavirin kesilmesi ile düzelir. Nadiren, ADR semptomları dışındaki nedenlerle abakavir tedavisini kesmiş hastalarda abakavir tedavisinin yeniden başlatılması ile saatler içinde gelişen ve yaşamı tehdit eden reaksiyonlar gözlenmiştir. Bu tür hastalarda, abakavire yeniden başlanıyorsa bu mutlaka tıbbi yardıma kolaylıkla ulaşılabilecek bir ortamda yapılmalıdır. Kilo ve metabolik parametreler: Antiretroviral tedavi sırasında kiloda ve kan lipit ve glukoz düzeylerinde artış görülebilir. Bu tür değişiklikler kısmen hastalık kontrolü ve yaşam tarzı ile ilişkili olabilir. Kilo artışı için bu tedaviye özel güçlü bir kanıt bulunmasa da lipit artışında bazı vakalarda tedavinin bir faktör olduğuna ilişkin kanıtlar da bulunmaktadır. Kan lipitlerinin ve glukozunun takibi mevcut HIV tedavi kılavuzları referans alınarak yapılmalıdır. Lipit bozuklukları klinik açıdan uygun olduğu şekilde tedavi edilmelidir. İmmün reaktivasyon sendromu: Ciddi bağışıklık yetmezliği olan HIV’le enfekte hastalarda, kombinasyon antiretroviral tedaviye (KART) başlandığında, asemptomatik veya rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı enflamatuvar bir reaksiyon gelişebilir ve ağır klinik durumlara veya semptomların kötüleşmesine yol açabilir. Tipik olarak, bu tür reaksiyonlar KART’ye başlandıktan sonraki ilk birkaç hafta veya ay içinde gözlemlenir. Bununla ilgili verilebilecek uygun örnekler sitomegalovirüs retiniti, genel ve/veya fokal mikobakteriyel enfeksiyonlar ve Pneumocystis carinii pnömonisidir (genellikle PCP olarak adlandırılır). Bütün enflamatuvar semptomlar gecikmeden değerlendirilmeli ve gerekli durumda tedavi başlanmalıdır İmmün reaktivasyon durumunda otoimmün hastalıkların da (örneğin, Graves hastalığı ve otoimmün hepatit) meydana geldiği bildirilmiştir, ancak bu bildirilen hastalıkların başlama zamanı birbirinden farklıdır ve bu olaylar tedaviye başladıktan aylar sonra da meydana gelebilir. Fırsatçı enfeksiyonlar: veya başka bir antiretroviral tedavi uygulanan hastalarda, fırsatçı enfeksiyonlar ve HIV enfeksiyonunun diğer komplikasyonları gelişmeye devam edebilir. Bu nedenle, bu hastalar HIV ile ilişkili hastalıkların tedavisinde tecrübeli hekimler tarafından yakın tıbbi gözetim altında tutulmalıdır. Kardiyovasküler olaylar: Abakavir ile yapılan klinik ve gözlemsel çalışmalardan elde edilen mevcut veriler tutarsız sonuçlar gösterse de, birkaç çalışma abakavir ile tedavi edilen hastalarda kardiyovasküler olay (özellikle miyokard enfarktüsü) riskinin arttığını göstermektedir. Bu nedenle reçete edilirken tüm değiştirilebilir risk faktörlerini (örneğin; sigara, hipertansiyon ve hiperlipidemi) en aza indirmek için gereken yapılmalıdır. Ayrıca, yüksek kardiyovasküler riski olan hastalar tedavi edilirken abakavir içeren rejime alternatif tedavi seçenekleri göz önünde bulundurulmalıdır. İn utero maruziyeti takip eden mitokondriyal disfonksiyon: Nükleozit ve nükleotit analogları; en fazla stavudin, didanozin ve zidovudin ile bildirilmek üzere, değişik derecelerde mitokondrial hasara yol açabilir. HIV negatif bebeklerin in utero ve/veya postnatal olarak nükleozit analoglarına maruz kalmaları halinde mitokondriyal disfonksiyon geliştiği bildirilmiştir ve bu durum daha çok zidovudin içeren tedavi rejimleri ile ilişkilendirilmiştir. Bildirilen temel advers reaksiyonlar hematolojik bozukluklar (anemi, nötropeni), metabolik bozukluklar (hiperlaktatemi, hiperlipazemi) olmuştur. Bu olaylar sıklıkla geçici olmuştur. Geç başlangıçlı nörolojik bozukluklar (hipertoni, konvülziyon, anormal davranış) seyrek olarak bildirilmiştir. Bu gibi nörolojik bozuklukların geçici ya da kalıcı olduğuna ilişkin bugün için bilgi yoktur. İn utero olarak nükleozit ve nükleotit analoglara maruz kalan, bilinmeyen etiyolojiye bağlı ciddi klinik bulgular sergileyen (özellikle nörolojik bulgular) her çocuk bu bulgular açısından değerlendirilmelidir. Bu bulgular, dikey HIV geçişinin önlenmesi için gebe kadınlarda antiretroviral tedavi kullanımına ilişkin güncel ulusal önerileri etkilemez. Pankreatit: Pankreatit bildirilmiştir, fakat abakavir tedavisi ile nedensel ilişkisi kesinleşmemiştir. Üçlü nükleozit tedavisi: Viral yükü fazla olan hastalarda (>100.000 kopya/ml) abakavir, lamivudin ve zidovudin üçlü kombinasyonunun seçiminde dikkatli olunmalıdır. Virolojik başarısızlık oranının yüksek olduğuna ve abakavirin tenofovir disoproksil fumarat ve lamivudin ile kombine kullanımında günde bir kullanım rejiminde erken evrede direnç gelişimine ilişkin bildirimler mevcuttur. Karaciğer hastalığı: güvenliliği ve etkililiği belirgin karaciğer hastalığı olan hastalarda saptanmamıştır. Orta ila şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda önerilmemektedir. Kronik aktif hepatit dahil olmak üzere önceden karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda kombinasyon antiretroviral tedavisinde karaciğer işlevlerinde anormallik görülme sıklığı artmıştır ve bu hastalar standart bakım uyarınca izlenmelidir. Bu gibi hastalarda karaciğer hastalığının kötüleşmesine ilişkin kanıt saptandığında tedaviye ara verilmesi ya da tedavinin kesilmesi düşünülmelidir. Kronik hepatit B ya da C virüsü ile koenfeksiyon: Kombinasyon antiretroviral tedavisi uygulanan kronik hepatit B ya da C hastalarında şiddetli ve fatal potansiyeli olan hepatik advers reaksiyon riski artar. Hepatit B ya da C için eş zamanlı antiviral tedavisi uygulanması durumunda ilgili ürünlerin ürün bilgisine bakınız. Renal hastalık: son evre böbrek hastalığı olan hastalarda kullanılmamalıdır. Osteonekroz: Etiyolojisinin çok faktörlü (kortikosteroid kullanımı, alkol tüketimi, şiddetli immünosupresyon, yüksek beden kitle indeksi) olduğu düşünülmekle birlikte, özellikle ilerlemiş HIV hastalığı olan ve/veya uzun süreli kombinasyon antiretroviral tedavisi (KART) gören hastalarda olmak üzere osteonekroz olguları bildirilmiştir. Hastalara eklem ağrısı/acısı, eklem sertliği ya da hareket güçlüğü geliştiğinde hekime başvurmaları önerilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerMetabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Anoreksi Çok seyrek: Laktik asidoz Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, kusma, ishal Seyrek: Pankreatit Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Yaygın: Döküntü (sistemik semptomlar olmaksızın) Çok seyrek: Eritema multiforme, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ateş, letarji (uykuya meyil), halsizlik Seçili Advers Reaksiyonların Tanımı Aşırı duyarlılık reaksiyonları (ayrıca.4): Aşırı duyarlılık reaksiyonunun belirtileri ve bulguları aşağıda listelenmiştir. Bunlar ya klinik çalışmalardan ya da pazarlama sonrası sürveyanstan tanımlanmıştır. Hastaların en az %10’unda bir aşırı duyarlılık reaksiyonuyla birlikte bildirilen bulgular koyu metinle gösterilmiştir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişen hastaların neredeyse tümünde sendrom kapsamında ateş ve/veya döküntü (genellikle makülopapüler veya ürtikeryal) görülmüş olmakla birlikte, ateş veya döküntü görülmeyen reaksiyonlar da meydana gelmiştir. Diğer kritik semptomlar gastrointestinal, solunum veya letarji ve bitkinlik gibi yapısal semptomları içerir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Lenfopeni Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı, parestezi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Dispne, öksürük, boğaz ağrısı, yetişkin solunum sıkıntısı sendromu, solunum yetmezliği Gastrointestinal hastalıklar Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı, ağız ülserasyonu Hepato-bilier hastalıklar Yükselmiş karaciğer fonksiyon testleri, hepatit, hepatik yetmezlik Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Döküntü (genellikle makülopapüler veya ürtikeryal) Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Miyalji, nadiren miyoliz, eklem ağrısı, artmış kreatin fosfokinaz Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Artmış kreatinin, renal yetmezlik Diğer: Ateş, yorgunluk, bitkinlik, ödem, lenfadenopati, hipotansiyon, konjonktivit, anafilaksi Bu ADR ile bağlantılı semptomlar, tedavi sürdürüldükçe ağırlaşmaktadır ve yaşamı tehdit edebilir; nadir durumlarda ölümle sonuçlanmıştır. Abakavir ADR’sini takiben abakavirin yeniden başlatılması semptomların birkaç saat içinde hızla geri dönmesi ile sonuçlanır. Bu ADR nüksü genellikle ilk tablodan daha şiddetli olup, yaşamı tehdit eden hipotansiyon ve ölümü içerebilir. Benzer reaksiyonlar, abakaviri durdurmadan önce aşırı duyarlılığın (yukarıya bakınız) temel semptomlarından sadece birine sahip olan hastalarda abakavire yeniden başladıktan sonra da seyrek olarak meydana gelmiştir ve çok ender durumlarda, önceden ADR semptomları olmadan tedaviye yeniden başlayan hastalarda da (yani, daha önce abakavire toleransı olduğu düşünülen hastalar) görülmüştür. Metabolik parametreler: Kilo ve kandaki yağ ve glukoz seviyesi antiretroviral tedavi sırasında yükselebilir. İmmün reaktivasyon sendromu: Şiddetli bağışıklık yetmezliği olan HIV’le enfekte hastalarda kombinasyon antiretroviral tedaviye (KART) başlandığında, asemptomatik veya rezidüel fırsatçı enfeksiyonlara karşı enflamatuvar bir reaksiyon gelişebilir. İmmün reaktivasyon durumunda otoimmün hastalıkların da (örneğin, Graves hastalığı ve otoimmün hepatit) meydana geldiği bildirilmiştir, ancak bu bildirilen hastalıkların başlama zamanı birbirinden farklıdır ve bu olaylar tedaviye başladıktan aylar sonra da meydana gelebilir. Osteonekroz: Özellikle genel bilinen risk faktörleri bulunan, ilerlemiş HIV hastalığı olan ve/veya uzun süreli kombinasyon antiretroviral tedavisi (KART) gören hastalarda olmak üzere osteonekroz olguları bildirilmiştir. Bu olguların sıklığı bilinmemektedir Laboratuvar bulgularında değişiklik: Kontrollü klinik çalışmalarda tedavisi ile ilişkili laboratuvar anomalileri yaygın olmayıp, ile tedavi edilen hastalar ve kontrol kolları arasında insidansta bir fark gözlenmemiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: 669’unun günde bir veya iki defa abakavir ve lamivudin kullandığı, yaşları 3 ay ile 17 yaş arasında değişen 1206 HIV ile enfekte pediyatrik hasta ARROW çalışmasına (COL105677) dahil edilmiştir. Yetişkinlere kıyasla, günde bir veya iki defa doz uygulaması yapılan pediyatrik gönüllülerde başka bir güvenlilik sorunu tespit edilmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.