ZEPOSİA 0,23 MG VE 0,46 MG SERT KAPSÜL TEDAVİYE BAŞLANGIÇ PAKETİ, 4 ADET 0,23 MG VE 3 ADET 0,46 MG KAPSÜL
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Zeposia 0,23/0,46 mg ne için kullanılır?
KT 1ZEPOSIA® 0,46 sert kapsül, açık gri renkte gövdeli ve turuncu renkte kapaklı, opak sert kapsül olup, siyah mürekkeple kapak üzerinde “OZA” ve gövde üzerinde “0,46 mg” baskısı bulunmaktadır Her bir tedaviye başlangıç paketinde 4 adet 0,23 mg ve 3 adet 0,46 mg sert kapsül vardır.
ZEPOSIA®, vücutta serbestçe dolaşan beyaz kan hücrelerinin (lenfositlerin) sayısını azaltabilen bir ilaç grubuna ait etkin madde ozanimodu içerir.
ZEPOSIA® aşağıdaki hastalıklarda endikedir:
- Multipl skleroz
- Ülseratif kolit
- Multipl skleroz
ZEPOSIA®, aktif hastalığı olan, atak ve iyileşmeler (relaps remitting) ile seyreden multipl sklerozu (RRMS) olan yetişkin hastaların tedavisinde kullanılır.
- Multipl skleroz (MS), bağışıklık sisteminin (beyaz kan hücreleri dahil vücudun savunması) beyin ve omurilikteki sinirlerin etrafındaki koruyucu kaplamaya yanlışlıkla saldırdığı bir hastalıktır. Bu, sinirlerin düzgün çalışmamaya başlamasına neden olur ve şu gibi semptomlarla sonuçlanabilir: uyuşma, yürümede zorluk, görme ve denge sorunları.
- Atak ve iyileşmeler ile seyreden multipl sklerozda, sinir hücrelerine yapılan atakların ardından iyileşme dönemleri gelir. İyileşme dönemlerinde belirtiler kaybolabilir, ancak bazı sorunlar devam edebilir.
ZEPOSIA®, lenfositlerin, beyin ve omuriliğe ulaşması sonucunda sinirlerin koruyucu tabakasında oluşabilecek inflamasyon ve hasar oluşumunun engellenmesine yardımcı olur.
Ülseratif kolit ZEPOSIA®, orta ila şiddetli düzeyde aktif ülseratif koliti olan yetişkin hastaların tedavisinde kullanılır.
- Ülseratif kolit, bağırsağın iltihabi bir hastalığıdır. Ülseratif kolitiniz varsa, önce size başka ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlara yeterince iyi yanıt vermezseniz veya toleranssızsanız, hastalığınızın belirti ve semptomlarını azaltmak için size ZEPOSIA® verilebilir.
ZEPOSIA® lenfositlerin bağırsak iç yüzeyine ulaşmasını engelleyerek ülseratif kolitteki iltihabı azaltır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Ozanimoda veya bu ilacın içindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa,
- Sağlık uzmanınız size ciddi şekilde zayıflamış bir bağışıklık sisteminiz olduğunu söylediyse,
- Son 6 ay içinde kalp krizi, kalbi besleyen damarların daralması/tıkanması ile ortaya çıkan göğüs ağrısı (anjina), felç veya mini felç (Geçici İskemik Atak - TIA) veya belirli tipte şiddetli kalp yetmezliği geçirdiyseniz,
- Belirli düzensiz veya anormal kalp atışlarınız varsa (aritmi) - doktorunuz tedaviye başlamadan önce kalbinizi kontrol edecektir,
- Hepatit veya tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonunuz varsa,
- Kanserseniz,
- Ciddi karaciğer problemleriniz varsa,
- Hamileyseniz veya çocuk doğurma potansiyeli olan ve etkili doğum kontrol yöntemi kullanmayan bir kadınsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda ZEPOSIA®'yı kullanmadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz:
- Kalp atış hızınız yavaşsa veya kalp atış hızınızı yavaşlatan ilaçlar (beta-blokerleri veya kalsiyum kanal blokerleri gibi) alıyorsanız veya yakın zamanda aldıysanız,
- Uyurken yaşadığınız, tedavi edilmemiş ciddi solunum problemleriniz varsa (şiddetli uyku apnesi),
- Karaciğerinizle ilgili problemleriniz varsa,
- Enfeksiyonunuz varsa,
- Lenfosit adı verilen bir beyaz kan hücre sayınız düşükse,
- Hiç su çiçeği geçirmediyseniz veya geçirip geçirmediğinizden emin değilseniz,
- Yakın zamanda bir aşı olduysanız veya yaptırmayı planlıyorsanız,
- Siz veya başkaları MS belirtilerinizin kötüleştiğini ve ayrıca yeni veya alışılmadık belirtiler yaşadığınızı fark ederseniz. Bunlar, beyinde progresif multifokal lökoensefalopati (PML) adı verilen nadir bir enfeksiyondan kaynaklanıyor olabilir, Eğer PML doğrulanırsa, doktorunuz Zeposia (ozanimod) tedavisini durduracaktır. Ancak, bazı kişilerde Zeposia (ozanimod) kesildiğinde bir reaksiyon meydana gelebilir. IRIS veya immün rekonstrüksiyon inflamatuar sendromu olarak bilinen bu reaksiyon, durumunuzun kötüleşmesine, beyin fonksiyonlarının kötüleşmesi de dahil olmak üzere, yol açabilir;
- Görmenizle ilgili sorunlarınız veya makula adı verilen retinanın merkezi bölgesinde sıvı birikmesine (makula ödemi adı verilen bir durum) ilişkin diğer belirtileriniz olduysa,
- Gözünüzde iltihap (üveit) varsa,
- Şeker hastalığınız varsa (gözlerinizle ilgili sorunlara neden olabilir),
- Şiddetli akciğer hastalığınız varsa (pulmoner fibroz veya kronik obstrüktif akciğer hastalığı).
ZEPOSIA®'yı almaya başlamadan önce, doktorunuz bir elektrokardiyogram (EKG) kullanarak kalbinizi kontrol edecektir. Belirli kalp rahatsızlıklarınız varsa, doktorunuz sizi ilk dozunuzdan sonra en az ilk 6 saat boyunca izleyecektir.
ZEPOSIA® tansiyonunuzu yükseltebileceğinden, doktorunuz tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol etmek isteyebilir.
ZEPOSIA®'yı alırken (ve almayı bıraktıktan sonraki 3 aya kadar) enfeksiyonlara daha kolay yakalanabilirsiniz. Sizde zaten bir enfeksiyon varsa, bu daha da kötüleşebilir. Sizde bir enfeksiyon ortaya çıkarsa doktorunuzla konuşunuz.
ZEPOSIA® ile tedavi sırasında, görme bozukluğu, ilerleyen halsizlik, hantallık, hafıza kaybı veya bilinç bulanıklığı varsa veya MS hastası iseniz ve durumunuzun gittikçe kötüleştiğini düşünüyorsanız, hemen doktorunuzla konuşunuz. Bu semptomlar PML adı verilen, ölüme ve ileri engelliliğe sebep olabilen nadir bir beyin enfeksiyonuna bağlı olabilir.
ZEPOSIA® ile tedavi sırasında, şiddetli bir baş ağrısı başlarsa, kafa karışıklığı hissederseniz veya nöbetler (kasılmalar) ve görme kaybı yaşarsanız, hemen doktorunuzla konuşunuz. Bu belirtiler, posterior reversible ensefalopati sendromu (PRES) adı verilen bir sendroma bağlı olabilir.
ZEPOSIA® cilt kanseri riskini artırabileceğinden, koruyucu giysiler giyerek ve düzenli güneş kremi (yüksek güneş koruma faktörlü) uygulayarak güneş ışığına ve UV (ultraviyole) ışığa maruziyetinizi kısıtlamalısınız.
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar ZEPOSIA® eğer hamilelik sırasında kullanılırsa, anne karnındaki bebeğe zarar verebilir.
ZEPOSIA® ile tedaviye başlamadan önce doktorunuz size riski açıklayacak ve hamile olmadığınızdan emin olmak için hamilelik testi yapmanızı isteyecektir. Doktorunuz size ZEPOSIA®'yı alırken neden hamile kalmamanız gerektiğini açıklayan bir kart verecektir. Bu kartta ayrıca ZEPOSIA®'yı alırken hamile kalmamak için ne yapmanız gerektiği de açıklanmaktadır. Tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonraki 3 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız (Bkz. bölüm “Hamilelik” ve “Emzirme”).
ZEPOSIA® tedavisinin kesilmesinden sonra MS'in kötüleşmesi ZEPOSIA® ile tedaviyi bıraktıktan sonra MS'inizin kötüleştiğini düşünüyorsanız hemen doktorunuza söyleyiniz (Bkz. bölüm “ZEPOSIA® ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler” kısmına bakınız).
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlarda olduğu gibi ZEPOSIA®'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa ZEPOSIA®'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ciddi yan etkiler
- Aşağıda listelenen ciddi yan etkilerden herhangi birini fark ederseniz derhal doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz:
- Yaygın
- Yavaş kalp atış hızı
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Kan basıncında artış
- Yaygın olmayan
- Alerjik reaksiyon - belirtiler kızarıklık içerebilir.
- Bulanık görme (makula ödemi)
- Seyrek
- Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) olarak adlandırılan beyin enfeksiyonu (Bkz. Bölüm '2. ZEPOSIA® kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler')
- Karaciğer hasarı
- Diğer yan etkiler
- Aşağıdaki yan etkilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz:
- Çok yaygın
- Virüslerin neden olduğu burun veya burun delikleri, burun boşluğu, ağız, boğaz (farinks) veya gırtlak (larinks) enfeksiyonları
- Lenfosit adı verilen bir tür beyaz kan hücresinin düşük seviyesi Yaygın
- Boğaz iltihabı (farenjit)
- Virüs kaynaklı solunum yolu enfeksiyonu (akciğer enfeksiyonu belirtisi)
- Herpes zoster (zona)
- Herpes simpleks veya uçuk (oral uçuk)
- Baş ağrısı
- Kan basıncında düşüş
- Hipertansiyon (artmış kan basıncı)
- Kalp atışının düşmesi (bradikardi)
- Sıvı tutulmasına bağlı olarak özellikle ayak bileklerinde ve ayaklarda şişme (periferik ödem)
- Kan testlerinde karaciğer enzim veya bilirubin seviyelerinde artış (bir karaciğer sorunu belirtisi) veya ciltte, mukus zarında veya gözlerde sarı pigmentasyon hiperbilirubinemi veya yüksek bilirubin seviyeleri (sarılık)
- Nefes darlığına neden olabilen akciğer anormallikleri Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Hamilelik sırasında, eğer hamile kalmaya çalışıyorsanız veya hamile kalabilecek bir kadınsanız ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız ZEPOSIA®'yı kullanmayınız. Hamilelik sırasında ZEPOSIA® kullanılırsa, doğmamış bebeğe zarar verme riski vardır. Hamile kalabilecek bir kadınsanız, doktorunuz ZEPOSIA® ile tedaviye başlamadan önce bu risk hakkında sizi bilgilendirecek ve hamile olmadığınızdan emin olmak için sizden hamilelik testi yapmanızı isteyecektir. ZEPOSIA®'yı kullanırken ve kullanmayı bıraktıktan sonra en az 3 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız. Doktorunuza güvenilir doğum kontrol yöntemlerini sorunuz.
Doktorunuz size ZEPOSIA®'yı alırken neden hamile kalmamanız gerektiğini açıklayan bir kart verecektir.
ZEPOSIA® alırken hamile kalırsanız hemen doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz tedaviyi durdurmaya karar verecektir (Bkz. bölüm “ZEPOSIA® ile tedavi sonlandırıldığındaki oluşabilecek etkiler”). Özel doğum öncesi izlem yapılacaktır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ZEPOSIA®'yı alırken emzirmemelisiniz. ZEPOSIA® anne sütüne geçebilir ve bebek için ciddi yan etkiler riski vardır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerZEPOSIA her ''doz''unda 1 mmol sodyum (23 mg)'dan daha az sodyum içerir yani aslında sodyum içermez. Bu ilaç, kapsül başına 1 mmol potasyumdan (39 mg) daha az potasyum içerir, yani esasen 'potasyum içermez'.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMultipl Skleroz, klinik veya görüntüleme özellikleriyle tanımlanan aktif hastalığı olan, tekrarlayan ve düzelen multipl skleroz (relapsing remitting multipl sclerosis) olan erişkin hastaların tedavisinde endikedir. Ülseratif Kolit, konvansiyonel tedavi veya biyolojik ajan tedavisi ile yeterli yanıt alınamayan veya yanıtı kaybeden veya bu tedavileri tolere edemeyen orta ila şiddetli aktif ülseratif koliti (ÜK) olan erişkin hastaların tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Sistemik fırsatçı enfeksiyonlara zemin hazırlayan immün yetmezlik durumu, Son 6 ayda miyokart infarktüsü (MI), stabil olmayan anjina, inme, geçici iskemik atak (GIA), hastaneye yatış gerektiren dekompanse kalp yetmezliği veya New York Kalp Derneği (NYHA) Sınıf III/IV kalp yetmezliği yaşayan hastalar, Hastada çalışan bir kalp pili yoksa ikinci derece atriyoventriküler (AV) blok Tip II veya üçüncü derece AV blok veya hasta sinüs sendromu öyküsü veya varlığı olan hastalar, Ciddi aktif enfeksiyonlar, hepatit ve tüberküloz gibi aktif kronik enfeksiyonlar, Aktif maligniteler, Ciddi karaciğer yetmezliği (Child-Pugh sınıf C), Gebelik sırasında ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda etkili doğum kontrolü kullanmayanlarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBradiaritmi ile tedaviye başlanması ile tedaviye başlamadan önce, önceden var olan herhangi bir kardiyak anormallik olup olmadığını belirlemek için tüm hastalara elektrokardiyogram (EKG) çekilmelidir. Önceden var olan belirli rahatsızlıkları olan hastalarda, ilk doz izlemi önerilir (aşağıya bakınız). başlanması, kalp hızında (KH) geçici düşüşlere neden olabilir ve bu nedenle, 8. günde idame dozuna (0,92 mg) ulaşmak için başlangıç doz artırma rejimi izlenmelidir. Başlangıç 0,23 mg dozundan sonra, KH düşüşü 4. saatte başlamış, en büyük ortalama düşüş 5. saatte gözlenmiş ve 6. saatte başlangıçtaki değere doğru geri dönmüştür. Devam eden doz artışıyla, klinik olarak anlamlı KH düşüşleri olmamıştır. Dakikada 40 atımın altında kalp hızları gözlenmemiştir. Gerekirse, KH’de neden olduğu azalma, atropin veya izoprenalinin parenteral dozları ile tersine çevrilebilir. Bir beta-bloker veya bir kalsiyum kanal bloker (örn. diltiazem ve verapamil) ile tedavi gören hastalarda, KH’yi düşürmede ilave etki potansiyeli nedeniyle başlatıldığında dikkatli olunmalıdır. Sabit doz alan hastalarda beta-blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri tedavisi başlatılabilir. Bir beta-bloker kullanan hastalarda bir kalsiyum kanal blokeriyle kombinasyon halinde eş zamanlı uygulanması çalışılmamıştır. Önceden var olan belirli kardiyak rahatsızlıkları olan hastalarda ilk doz izlemi başlatılmasıyla KH’de geçici düşüş riski nedeniyle, istirahatte KH değeri <55 atım/dakika, ikinci derece AV bloğu veya miyokart infarktüsü veya kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda semptomatik bradikardi belirti ve semptomları için 6 saatlik ilk doz izlemi önerilir. Hastalar bu 6 saatlik süre boyunca saatlik nabız ve kan basıncı ölçümü ile izlenmelidir. Bu 6 saatlik sürenin öncesinde ve sonunda bir EKG önerilmektedir. Doz sonrası 6. saatte aşağıdaki durumların söz konusu olduğu hastalarda ek izlem önerilir: 45 atım/dakika’dan az kalp atış hızı, Kalp atış hızı, doz sonrası en düşük değerdedir ve bu, KH’de maksimum düşüşün henüz gerçekleşmemiş olabileceğini düşündürür, Doz sonrası 6 saatlik EKG’de yeni başlayan ikinci derece veya daha yüksek AV bloğu kanıtı, QTc aralığı ≥500 milisaniye. Bu durumlarda, uygun tedavi başlatılmalı ve semptomlar/bulgular düzelene kadar izlem sürdürülmelidir. Tıbbi tedavi gerekiyorsa, izlem gece boyunca sürdürülmeli ve ikinci doz sonra 6 saatlik izlem periyodu tekrarlanmalıdır. Aşağıdaki durumların söz konusu olduğu hastalarda güvenli bir şekilde başlatılıp başlatılamayacağına karar vermek ve en uygun izleme stratejisini belirlemek için başlatılmadan önce kardiyolog tavsiyesi alınmalıdır. Kalp durması, serebrovasküler hastalık, kontrolsüz hipertansiyon veya ciddi tedavi edilmemiş uyku apnesi öyküsü, tekrarlayan senkop veya semptomatik bradikardi öyküsü, Önceden var olan önemli QT aralığı uzaması (QTc 500 milisaniyeden fazla) veya QT uzaması için diğer riskler ve bradikardiyi güçlendirebilecek, beta blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri dışındaki tıbbi ürünler kullanan hastalar, Bradikardili hastalarda torsades de pointes vakalarıyla ilişkili olan sınıf Ia (örn. kinidin, disopiramid) veya sınıf III (örn. amiodaron, sotalol) antiaritmik tıbbi ürünler kullanan hastalarda çalışılmamıştır. Karaciğer hasarı ile tedavi edilen hastalarda aminotransferazlar, gama-glutamil transferaz (GGT) ve bilirubin artışları bildirilmiştir. Pazarlama sonrası verilerde ozanimod ile tedavi edilen hastalarda klinik olarak anlamlı karaciğer hasarı meydana gelmiştir. Karaciğer hasarı belirtilerinden yüksek serum hepatik enzimleri ve toplam bilirubin değerleri dahil olmak üzere, ilk dozdan on gün sonra ortaya çıkmıştır. Ciddi karaciğer hasarı, karaciğer nakli ihtiyacına neden olabilir. ile tedaviye başlamadan önce yakın tarihli (yani son 6 ay içinde) transaminaz ve bilirubin seviyeleri mevcut olmalıdır. Klinik semptomların yokluğunda, karaciğer transaminazları ve bilirubin seviyeleri tedavide 1, 3, 6, 9 ve 12. aylarda ve daha sonra periyodik olarak izlenmelidir. Karaciğer transaminazları ULN’nin 5 katının üzerine çıkarsa, serum bilirubin ve alkalen fosfataz (ALP) dahil olmak üzere daha sık izlem yapılmalıdır. ULN’nin 5 katının üzerindeki karaciğer transaminaz seviyeleri doğrulanırsa veya serum bilirubinin ULN'nin 2 katından fazla artmasıyla ilişkili ULN'nin en az 3 katı. ile tedavi kesilmeli ve tedaviye ancak karaciğer transaminaz değerleri normale döndüğünde yeniden başlatılmalıdır (karaciğer fonksiyon bozukluğunun alternatif bir nedeninin keşfedilmesi dahil). Açıklanamayan mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık veya sarılık ve/veya koyu renkli idrar gibi hepatik disfonksiyonu düşündüren semptomlar geliştiren hastalar, karaciğer enzimlerini kontrol ettirmeli ve önemli karaciğer hasarı doğrulanırsa kesilmelidir. Tedavinin yeniden başlaması, karaciğer hasarının başka bir nedeninin belirlenip belirlenmediğine ve tedaviye devam etmenin hastaya faydalarına karşı karaciğer disfonksiyonunun nüksetme risklerine bağlı olacaktır. Önceden karaciğer hastalığı olan hastalar, alırken karaciğer enzimlerinin yükselmesi açısından risk altında olabilir. Önceden şiddetli karaciğer hasarı (Child-Pugh sınıf C) olan hastalarda çalışılmamıştır ve bu hastalarda kullanılmamalıdır. Bağışıklığı baskılayıcı etkiler, hastaları fırsatçı enfeksiyonlar da dahil olmak üzere enfeksiyon riskine yatkın hale getiren bağışıklığı baskılayıcı etkiye sahiptir ve deri maligniteleri de dahil olmak üzere malignite gelişme riskini artırabilir. Hekimler, özellikle eşzamanlı rahatsızlıkları olan veya önceki bağışıklığı baskılayıcı tedavi gibi bilinen faktörleri olan hastaları dikkatle izlemelidir. Bu riskten şüpheleniliyorsa, hekim tarafından vaka bazında tedavinin kesilmesi düşünülmelidir. Enfeksiyonlar, lenfositlerin geri dönüşlü bir şekilde lenfoid dokularda tutulması nedeniyle, periferik kan lenfosit sayısında başlangıç değerlerinin yaklaşık %45’ine kadar ortalama bir azalmaya neden olur. bu nedenle enfeksiyonlara duyarlılığı artırabilir. başlanmadan önce, lenfosit sayımı dahil olmak üzere yakın tarihli (yani, 6 ay içinde veya önceki MS tedavisinin kesilmesinden sonra) tam kan hücresi sayımı (TKS) alınmalıdır. Tedavi sırasında periyodik olarak TKS değerlendirmeleri de önerilir. 0,2 x 109/L’nin altındaki mutlak lenfosit sayımları, doğrulanması koşuluyla, yeniden başlatılmasını düşündürebilen >0,5 x 109/L düzeyine ulaşılana kadar tedavisinin kesilmesini gerektirmelidir. Herhangi bir aktif enfeksiyonu olan hastalarda uygulamasına başlanması, enfeksiyon düzelene kadar ertelenmelidir. Hastalara, enfeksiyon semptomlarını hekimlerine derhal bildirmeleri söylenmelidir. Tedavi sırasında enfeksiyon semptomları olan hastalarda etkili tanı ve tedavi stratejileri uygulanmalıdır. Bir hasta ciddi bir enfeksiyon geliştirirse, ile tedavinin kesilmesi düşünülmelidir. kesilmesinden sonra eliminasyonu 3 aya kadar sürebileceğinden, bu süre boyunca enfeksiyonların izlenmesine devam edilmelidir. Antineoplastik, kortikosteroid olmayan bağışıklığı baskılayıcı veya bağışıklığı modifiye eden tedavilerle önceki ve eş zamanlı tedavi MS ve ÜK klinik çalışmalarında, alan hastaların MS ve ÜK tedavisinde kullanılan antineoplastik, kortikosteroid olmayan bağışıklığı baskılayıcı (örneğin, ÜK’de azatioprin ve 6merkaptopurin) veya bağışıklığı modifiye eden tedaviler birlikte almalarına izin verilmemiştir. bu tedavilerden herhangi biriyle birlikte kullanımının bağışıklığın baskılanma riskini artırması beklenir ve birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. ÜK klinik çalışmalarında, kortikosteroidlerle birlikte kullanımına izin verilmiş ve güvenlilik ve etkililik profilini etkilediği görülmemiştir. Ancak ile kortikosteroidlerin birlikte kullanımları ile ilgili uzun dönem veri hala kısıtlıdır. Bağışıklığı baskılayıcı tıbbi ürünlerden geçerken, ilave bir immün etkiden kaçınmak ve aynı zamanda hastalığın yeniden aktivasyonu riskini en aza indirmek için yarı ömrü ve etki şekli dikkate alınmalıdır. genellikle interferonun (IFN) ya da glatiramer kesilmesinden hemen sonra başlatılabilir. Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) PML, tipik olarak bağışıklığı zayıflamış hastalarda ortaya çıkan ve ölüme veya ciddi sakatlığa yol açabilen John Cunningham virüsünün (JCV) neden olduğu fırsatçı bir viral beyin enfeksiyonudur. Ozanimod ile tedavi edilen hastalarda PML bildirilmiştir. MS tedavileri ile tedavi edilen hastalarda PML ile sonuçlanan JCV enfeksiyonu bazı risk faktörleriyle (örn., bağışıklık sistemini baskılayıcı ajanlar ile politerapi, immün sistemi ciddi şekilde zayıflamış hastalar) ilişkilendirilmiştir. PML ile ilişkili tipik semptomlar çeşitlidir, günler ila haftalar arasında progrese olur ve vücudun bir tarafında ilerleyen zayıflık veya uzuvlarda sakarlık, görme bozukluğu ve kafa karışıklığına ve kişilik değişikliklerine yol açan düşünme, hafıza ve oryantasyon değişikliklerini içerir. Hekimler, PML’yi düşündüren klinik semptomlar veya MRG bulgularına karşı tetikte olmalıdır. MRG bulguları klinik belirti veya semptomlardan önce görülebilir. PML’den şüpheleniliyorsa, ile tedavi PML dışlanana kadar askıya alınmalıdır. Doğrulanırsa, ile tedavi kesilmelidir. S1P reseptör modülatörleri ile tedavi edilen, PML geliştiren ve daha sonra tedaviyi bırakan MS hastalarında İmmün Rekonstitüsyon İnflamatuar Sendromu (IRIS) rapor edilmiştir. IRIS, ciddi nörolojik komplikasyonlara veya ölüme yol açabilecek ve sıklıkla MRG bulgularındaki karakteristik değişikliklerle ilişkili hastanın klinik durumunun hızla bozulabileceği bir tablodur. PML hastalarında IRIS'in gözlenmesine kadar geçen süre genellikle S1P reseptör modülatörünün kesilmesinden sonraki birkaç ay içindedir. IRIS'in gelişimi için hasta izlemi ve ilişkili inflamasyonun uygun tedavisi yapılmalıdır. Aşılar kullanan hastalarda aşıların etkililiği ve güvenliliğine ilişkin herhangi bir klinik veri bulunmamaktadır. tedavisi sırasında ve sonrasında 3 ay süreyle zayıflatılmış canlı aşıların kullanımından kaçınılmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık bildirilen advers reaksiyonlar nazofarenjit (%12,3) alanin aminotransferaz (ALT) artışı (%5) ve gama-glutamil transferaz (GGT) artışıdır (%5,4). Ozanimodun başlatılması, genellikle ilk haftanın sonunda düzelen geçici bradikardi ile sonuçlanabilir. Ciddi advers reaksiyonlar arasında ciddi fırsatçı enfeksiyonlar (ozanimod ile tedavi edilen hastalarda PML bildirilmiştir), maküler ödem, hipertansiyon ve nadir olarak klinik olarak önemli karaciğer hasarı yer alır. MS klinik çalışmalarında tedavinin kesilmesine yol açan en yaygın advers reaksiyonlar, karaciğer enzim yükselmeleri (%1,1) ile ilişkilidir. ÜK klinik çalışmalarında, tedavinin kesilmesine yol açan karaciğer enzim yükselmeleri hastaların %0,4’ünde olmuştur. Genel güvenlilik profili, MS ve ÜK hastaları için benzerdir. Her SOC ve sıklık gruplamasında, advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Nazofarenjit Yaygın: Farenjit*****, Viral solunum yolu enfeksiyonu*****, idrar yolu enfeksiyonu *****, zona*****, herpes simplex***** Seyrek: Progresif multifokal lökoensefalopati Kan ve lenfatik sistemi hastalıkları Çok yaygın: Lenfopeni***** Bağışıklık sistemi bozuklukları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık (döküntü ve ürtiker* dahil) Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Makula ödemi** Kardiyak hastalıklar Yaygın: Bradikardi ***** Vasküler hastalıklar Yaygın: Hipertansiyon*****, ortostatik hipotansiyon Hepatobiliyer hastalıkları Yaygın: Alanin aminotransferaz artışı*****, gama-glutamil transferaz artışı*****, kan bilirubin artışı***** Seyrek: Karaciğer hasarı**** Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferal ödem Araştırmalar Yaygın: Anormal solunum fonksiyon testi ***** * Bu yan etkilerden en az biri ciddi olarak rapor edilmiştir † Hipertansiyon, esansiyel hipertansiyon ve artmış kan basıncını içerir. ** önceden var olan faktörlere sahip hastalar için *** solunum fonksiyon testinde azalma, anormal spirometri, zorlu vital kapasitede azalma, karbon monoksit difüzyon kapasitesinde azalma, zorlu ekspiratuar hacimde azalmayı içerir **** Pazarlama sonrası raporlardan kaynaklanan advers reaksiyonlar ***** Seçilen advers reaksiyonların açıklamasına bakın Seçili advers reaksiyonların tanımı Karaciğer enzimlerinde yükselme MS klinik çalışmalarında, 0,92 mg ile tedavi edilen hastaların %1,6’sında ve IFN β1a IM kullanan hastaların %1,3’ünde ALT değerinde normalin üst sınırının (ULN) 5 katı veya daha fazla yükselme meydana gelmiştir. kullanan hastaların %5,5’inde ve IFN β-1a IM kullanan hastaların %3,1’inde ULN’nin 3 katı veya daha fazla yükselmeleri görülmüştür. ULN’nin 3 katı yükselmeye kadar geçen ortanca süre 6 ay olmuştur. Çoğunluk (%79) ile tedaviye devam etmiş, değerler yaklaşık 2 ila 4 hafta içinde ULN’nin <3 katına dönmüştür. ULN’nin 5 katından daha fazla doğrulanmış bir yükselme nedeniyle kesilmiştir. Genel olarak, hepatik enzimlerdeki yükselmeler nedeniyle kesilme oranı, 0,92 mg kullanan MS hastalarının %1,1’i ve IFN beta-1a IM kullanan hastaların %0,8’i şeklinde olmuştur. ÜK klinik çalışmalarında, indüksiyon evresi sırasında, ALT’nin ULN’nin 5 katına veya daha fazlasına yükselmesi, 0,92 mg ile tedavi edilenlerin %0,9’unda ve plasebo alan hastaların %0,5’inde meydana gelmiştir; idame evresindeki yükselmeler de 0,92 mg ile tedavi edilenlerde %0,9 meydana gelirken, plasebo alan hiçbir hastada meydana gelmemiştir. İndüksiyon evresinde ALT’nin ULN’nin 3 veya daha fazla katına yükselmesi 0,92 mg ile tedavi edilen ÜK hastalarının %2,6’sında ve plasebo verilen hastaların %0,5’inde meydana gelirken; idame tedavide 0,92 mg ile tedavi edilenlerin %2,3’ünde meydana gelmiş ve plasebo verilen hiçbir hastada meydana gelmemiştir. Kontrollü ve kontrolsüz ÜK klinik çalışmalarında, ALT’nin ULN’nin 3 katından daha fazla olduğu hastaların çoğunluğu (%96), yaklaşık 2 ila 4 hafta içinde ULN’nin 3 katından daha azına dönen değerler ile ile tedaviye devam etmiştir. Genel olarak, hepatik enzimlerdeki yükselmelere bağlı tedavinin bırakılma oranı 0,92 mg ile tedavi edilen hastalarda %0,4 iken kontrollü çalışmalardaki plasebo verilen hastalarda hiç olmamıştır. Pazarlama sonrası deneyimlerde ciddi karaciğer hasarı bildirilmiştir. Bradiaritmi Başlangıç 0,23 mg dozundan sonra, oturma/sırtüstü yatış pozisyonunda KH’de başlangıç değerine göre en büyük ortalama azalma, 1. günde 5. saatte (MS klinik çalışmalarda 1,2 atım/dakika azalma ve ÜK klinik çalışmalarda 0,7 bpm azalma) meydana gelmiş ve 6. saatte başlangıçtakine yakın bir değere geri dönmüştür. Doz artırılmasına devam edildiğinde klinik olarak anlamlı KH düşüşleri olmamıştır. MS klinik çalışmalarında, tedavinin başlama gününde (1. gün) ile tedavi edilen hastaların %0,5’inde, IFN β-1a IM ile tedavi edilen hastaların ise %0’ında bradikardi bildirilmiştir. 1. günden sonra bradikardi insidansı ZEPOSIAda %0,8 iken IFN β-1a IM’de %0,7 bulunmuştur. Bradikardi yaşayan hastalar genellikle asemptomatik olmuştur. Dakikada 40 atımın altında kalp hızları gözlemlenmemiştir. MS klinik çalışmalarında, ile tedavi edilen hastaların %0,6’sında ve IFN β 1a IM ile tedavi edilen hastaların %0,2’sinde birinci derece atriyoventriküler blok bildirilmiştir. ile bildirilen vakaların %0,2’si 1. günde ve %0,3’ü 1. günden sonra bildirilmiştir. ÜK klinik çalışmalarında, indüksiyon evresi sırasında, tedavinin başladığı gün (1. gün), ile tedavi edilen hastaların %0,2'sinde bradikardi rapor edilmiştir ve plasebo ile tedavi edilen hastalarda hiç bradikardi rapor edilmemiştir.1. günden sonra, ile tedavi edilen hastaların %0,2'sinde bradikardi bildirilmiştir. İdame evresi sırasında, bradikardi raporlanmamıştır. Artmış kan basıncı MS klinik çalışmalarında, ile tedavi edilen hastalarda, sistolik basınçta IFN-β-1a IM’ye göre ortalama yaklaşık 1-2 mm Hg ve diyastolik basınçta IFN β-1a IM’ye göre yaklaşık 1 mm Hg artış görülmüştür. Sistolik basınçtaki artış ilk olarak tedaviye başladıktan yaklaşık 3 ay sonra tespit edilmiş ve tedavi boyunca stabil kalmıştır. Hipertansiyonla ilişkili olaylar (hipertansiyon, esansiyel hipertansiyon ve kan basıncında artış), 0,92 mg ile tedavi edilen hastaların %4,5’inde ve IFN β-1a IM ile tedavi edilen hastaların %2,3’ünde advers reaksiyon olarak bildirilmiştir. ÜK klinik çalışmalarında, indüksiyon evresinde, ile tedavi edilen hastalarda sistolik kan basınçlarında plaseboya kıyasla sistolik basınçta ortalama 1,4 mm Hg (2,3 mm Hg'ye karşı 3,7 mm Hg) ve plaseboya göre diyastolik basınçta 1,7 mm Hg (2,3'e 0,6 mm Hg) ortalama artış olmuştur. İdame periyodu sırasında, ile tedavi edilen hastalarda sistolik basınçta plaseboya göre ortalama 3,6 mm Hg (5,1'e karşı 1,5 mm Hg) ve plaseboya göre diyastolik basınçta 1,4 mm Hg (2,2'ye 0,8 mm Hg) olmuştur. İndüksiyon evresinde, 0,92 mg ile tedavi edilen vakaların %1,2’sinde advers etki olarak hipertansiyon rapor edilirken, plasebo grubunda ilgili advers etki rapor edilmemiştir. İdame evresinde, her iki tedavi kolundaki hastaların %2,2’sinde advers etki olarak hipertansiyon rapor edilmiştir. alan iki hastada tedaviye ara verilmeden iyileşen, bir hastada ve plasebo alan bir hastada hipertansif kriz bildirilmiştir. Kan lenfosit sayısında azalma MS klinik çalışmalarında, hastaların %3,3’ü ve ÜK kontrollü klinik çalışmalarında, hastaların %3’ü, 0,2 x 109/L’den daha düşük lenfosit sayımları yaşamıştır ve ile tedaviye devam sırasında değerler genellikle 0,2 x 109/L’nin üzeri değerlere düzelme göstermiştir. Enfeksiyonlar MS klinik çalışmalarında, 0,92 mg ile toplam enfeksiyon oranı (%35) IFN β-1a IM’ye benzer bulunmuştur. MS klinik çalışmalarında genel ciddi enfeksiyon oranı (%1) ve IFN β-1a IM (%0,8) arasında benzer olmuştur. ÜK klinik çalışmalarında, indüksiyon evresinde, veya plasebo ile tedavi edilen hastalarda genel enfeksiyon oranı ve ciddi enfeksiyon oranı benzer olmuştur (sırasıyla %9,9'a karşı %10,7 ve %0,8'e karşı %0,4). İdame evresi sırasında, ile tedavi edilen hastalarda genel enfeksiyon oranı, plasebo ile tedavi edilen hastalardan daha yüksek olmuştur (%23'e karşı %12) ve ciddi enfeksiyon oranı benzer olmuştur (%0,9'a karşı %1,8). Herpes enfeksiyonları, üst solunum yolu enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonları riskini artırmıştır. Herpetik enfeksiyonlar MS klinik çalışmalarında, herpes zoster, 0,92 mg ile tedavi edilen hastaların %0,6’sında ve IFN β-1a IM kullanan hastaların %0,2’sinde advers reaksiyon olarak bildirilmiştir. ÜK klinik çalışmalarında herpes zoster, 0,92 mg alan hastaların %0,4'ünde rapor edilmiştir ve indüksiyon evresinde plasebo alan hastalarda hiç görülmemiştir. İdame evresinde, 0,92 mg alan hastaların %2,2'sinde ve plasebo alan hastaların %0,4'ünde herpes zoster bildirilmiştir. Hiçbiri ciddi veya yaygın değildir. Solunum sistemi tedavisi ile 1 saniyede zorlu ekspiratuvar hacimde (FEV) ve zorlu vital kapasitede (FVC) doza bağımlı küçük azalmalar gözlenmiştir. MS klinik çalışmalarında tedavinin 3. ve 12. aylarında, 1 mg grubunda FEV1’de (FVC) başlangıca göre ortanca değişiklikler sırasıyla 0,07 L ve 0,1 L (0,05 L ve 0,065 L) olmuş, IFN ß-1a grubunda ise başlangıca göre değişiklikler daha küçük olmuştur (FEV: 0,01 L ve 0,04 L, FVC: 0 L ve 0,02 L). MS klinik çalışmalarına benzer şekilde, indüksiyon evresinde ÜK klinik çalışmaları sırasında ile plaseboya göre solunum fonksiyon testlerinde (FEV ve FVC) küçük ortalama düşüşler gözlenmiştir. İdame evresinde ile uzun süreli tedavide daha fazla azalma olmamıştır ve solunum fonksiyon testlerindeki bu küçük değişiklikler plaseboya yeniden randomize edilen hastalarda geri dönüştürülebilir olmuştur.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.