ZANITEK 20 MG/10MG FILM TABLET, 30 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Zanitek 20/10 mg ne için kullanılır?
KT 1ZANITEK, kan basıncını düşüren iki ilacın sabit bir kombinasyonudur. Bu iki ilaçtan biri ADE inhibitörü olan enalapril, diğeri ise bir kalsiyum kanal blokeri olan lerkanidipindir.
ZANITEK, kan basıncı tek başına enalapril ya da lerkanidipin ile yeterli düzeyde düşürülemeyen yüksek kan basıncının (hipertansiyon) tedavisi için kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer ZANITEK bileşimindeki etkin maddelere (enalapril veya lerkanidipin) veya diğer bileşenlerden herhangi birine alerjiniz varsa
- Eğer ZANITEK ile benzer ilaçlara (örneğin; amlodipin, felodipin, nifedipin, kaptopril, fosinopril, lisinopril, ramipril) alerjiniz varsa
- Gebeliğin ikinci veya üçüncü üç aylık döneminde iseniz
- Eğer aşağıda belirtilen kalp rahatsızlıklarından biri sizde varsa
- Tedavi edilmemiş konjestif kalp yetmezliği
- Aortun daralması da dahil olmak üzere (aortik stenoz), kalbin sol ventrikülünden kan akışının engellenmesi
- Stabil olmayan anjina pektoris (istirahat durumundaki anjina veya artarak ilerleyen anjina)
- Bir kalp krizi (miyokard enfarktüsü) geçirdikten sonraki bir ay
- Eğer ağır karaciğer veya böbrek sorunlarınız varsa veya diyalize giriyorsanız
- Eğer aşağıdaki ilaçları kullanıyorsanız:
- Antifungaller (ketokonazol, itrakonazol)
- Makrolit grubu antibiyotikler (eritromisin, troleandomisin)
- Antiviraller (ritonavir)
- Eğer eş zamanlı olarak siklosporin olarak bilinen bir ilacı kullanıyorsanız
- Greyfurt veya greyfurt suyuyla birlikte bu ilacı kullanmayınız.
- Eğer kalıtsal veya daha önceki bir ADE inhibitörü tedavisinden sonra anjiyoödem geçirdiyseniz (yüz, dudak, dil ve/veya gırtlak, el ve ayaklarda şişme)
- Eğer kalıtsal olarak doku şişmesine yatkınlığınız varsa veya bilinmeyen nedenlerle dokularınızda şişme oluyorsa (kalıtsal veya idiyopatik anjiyoödem)
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kan akımının kesilmesiyle birlikte seyreden kalp hastalığınız varsa (iskemi)
- Beyninizdeki kan akımında bozukluk varsa (serebrovasküler hastalık)
- Böbrek sorunlarınız varsa
- Karaciğer enzimlerinizin seviyesi artmışsa veya sarılık olduysanız
- Akyuvarlarınızın sayısı düşmüşse (lökopeni, agranülositoz). Bu durum muhtemelen enfeksiyona yatkınlığa veya şiddetli genel semptomlara yol açacaktır.
- Kan damarlarınızı da etkileyen belli bağ doku hastalığınız varsa (kollajen damar hastalığı)
- Eş zamanlı olarak allopurinol (gut hastalığına karşı kullanılır), prokainamid (düzensiz kalp atışını düzeltmek için kullanılır) veya lityum (bazı depresyon tiplerinin tedavisi için kullanılır) alıyorsanız
- ZANITEK ile tedavi sırasında aşırı duyarlılık reaksiyonları veya dokularınızda şişme (anjiyoödem) görülüyorsa
- Diabetes mellitus hastalığınız varsa
- İnatçı bir kuru öksürük gelişirse
- Kanınızdaki potasyum seviyesinde artış riskiniz varsa
- Etnik özellikleriniz nedeniyle kan basıncınızdaki azalma yeterli değilse (özellikle siyah ırka mensup hastalarda)
- Gebeyseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse, lütfen doktorunuza danışınız.
Böcek zehirine (arı veya yaban arısı) karşı hassasiyetinizin giderilmesi için tedavi görmeniz gerekiyorsa (desensitizasyon tedavisi), geçici olarak ZANITEK yerine başka bir ilaca geçilebilir. Aksi takdirde, yaşamı tehdit eden genel belirtiler ortaya çıkabilir. Bu gibi reaksiyonlar böcek ısırması sonrasında da oluşabilir (arı veya yaban arısı).
Diyalize giriyorsanız veya çok yüksek kan lipid seviyeleri için tedavi alıyorsanız, birlikte ZANITEK kullanımı şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonlarına ve hatta yaşamı tehdit eden şoka neden olabilir.
ZANITEK ile tedavi gördüğünüzü veya diyalize girmeniz gerektiğini doktorunuza bildiriniz.
Doktorunuz böylece size reçete edeceği tedaviyi daha doğru belirleyebilir.
Kısa süre sonra bir ameliyata girecekseniz veya anestezi (dental anestezi dahil) alacaksanız, ZANITEK aldığınızı doktorunuza söyleyiniz. Çünkü anestezi sırasında kan basıncı ani şekilde düşebilir.
Bu ilaç kullanılırken düzenli tıbbi gözlem gerekir. Bu nedenle, doktorunuzun istediği laboratuvar testlerini ve muayeneleri yaptırınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
ZANITEK'in yiyecek ve içecekle kullanılması ZANITEK yemeklerden en az 15 dakika önce alınmalıdır.
Alkol ZANITEK'in etkisini arttırabilir. Bu nedenle alkol almamanız veya alacağınız alkol miktarını sınırlamanız gerekir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ZANITEK'in bileşiminde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
ZANITEK 20mg/10mg ile gözlenen en yaygın yan etkiler (% 1 ila 10 sıklıkta) öksürük, baş ağrısı, sersemlik, periferal ödem ve döküntüdür. ZANITEK 20mg/10mg veya tek başına enalapril veya lerkanidipin ile gözlenen tüm advers etkiler aşağıda listelenmiştir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ZANITEK'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Şiddetli alerjik reaksiyonlar (eller, ayaklar, bilekler, yüz, dudaklar, ağız veya boğazda şişme ve buna bağlı olarak yutma veya nefes almada zorluk, hırıltı, kaşıntı, kurdeşen)
- Derinin ve mukoz membranların sarı renk alması
- Bayılma
- Ateş, lenf düğümlerinin şişmesi ve/veya boğazda enflamasyon
- Kemik iliği fonksiyonunda azalma
- Bazı laboratuvar değerlerinde azalma (hemoglobin ve hematokrit), bazı kan hücrelerinin sayısında düşüş, kanda artmış potasyum/kreatinin veya üre/sodyum seviyesi, çok düşük kan şekeri düzeyleri, artmış laboratuvar değerleri (karaciğer enzimleri, serum bilirubini)
- Otoimmün hastalıklar
- Kalp krizi veya inme
- Akciğer dokusunda anormallikler, akciğer iltihabı,
- Barsak tıkanması, pankreas iltihabı, karaciğer yetmezliği, karaciğer iltihabı, sarılık Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ZANITEK'e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kan basıncında aşırı düşüş
- Sersemleme, bulanık görme
- Depresyon
- Baş dönmesi, kulak çınlaması
- Uykusuzluk, gerginlik, anormal duyu (karıncalanma)
- Göğüs ağrısı, göğüste darlık hissi, nefes darlığı, astım
- Anormal kalp ritmi, kalp hızında artış
- Ayak bileğinde şişme
- Mide ülseri, midede iritasyon
- Ağız mukoza membranında iltihaplanma ve ülserasyon, dilde iltihaplanma
- Terlemede artma
- Saç kaybı
- Erkeklerde göğüslerin büyümesi
- Kas krampları
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Baş ağrısı
- Eklem/kas ağrısı
- El ve ayaklarda soğukluk
- Yorgunluk, güçsüzlük hissi
- Öksürük
- Burun akıntısı, boğaz ağrısı, ses kısıklığı, hırıltılı solunum
- Mide bulantısı, kusma
- Sindirim rahatsızlıkları
- İshal, karın ağrısı, tat alma duyusunda değişiklik, kabızlık
- İştah azalması
- Diş eti kalınlaşması
- Azalmış ya da artmış idrar çıkışı
- Rüyalarda değişme, uyku bozuklukları
Bunlar ZANITEK'in hafif yan etkileridir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ZANITEK gebeliğin ilk üç ayında önerilmez ve gebeliğin geri kalan kısmında kontrendikedir.
Gebeyseniz veya gebe kalmayı planlıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirme dönemi süresince ZANITEK kullanılması önerilmez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerZANITEK laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün, her dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında 'sodyum içermez'.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Zanitek 20/10 mg muadilleri
Zanitek 20/10 mg ile aynı etken maddeyi (enalapril maleat, lerkanidipin hidroklorür) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonEsansiyel hipertansiyon tedavisi; Enalapril ya da lerkanidipin monoterapisi ile kan basıncı yeterli düzeyde düşürülemeyen hastalarda endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda alınmamalıdır: Formüldeki etkin maddelere (enalapril veya lerkanidipin), herhangi bir ADE inhibitörüne veya dihidropiridin kalsiyum kanal blokerine veya bu tıbbi ürünün herhangi diğer bir bileşenine aşırı duyarlılık Hamileliğin 2. veya 3. trimesteri (4.6’a bakınız) Aortik stenoz dahil, sol ventrikül çıkışı obstrüksiyonu Tedavi edilmemiş konjestif kalp yetmezliği Stabil olmayan anjina pektoris Miyokard enfarktüsünden sonraki bir aylık dönem Hemodiyaliz gören hastalar dahil, şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi <30 mL/dk.) Şiddetli karaciğer yetmezliği Aşağıdakilerle birlikte kullanım: Güçlü CYP3A4 inhibitörleri (bakınız) o Siklosporin (bakınız) o Greyfurt suyu (bakınız) ADE inhibitörü ile daha önceki bir tedavinin neden olduğu anjiyoödem hikayesi Kalıtsal veya idiyopatik anjiyoödem.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSemptomatik hipotansiyon Enalapril kullanımı sırasında aşağıdaki durumlarda özellikle dikkatli bir izlem gerekir: 90 mmg Hg’dan düşük sistolik kan basıncı ile seyreden şiddetli hipotansiyon Dekompanse kalp yetmezliği Semptomatik hipotansiyon komplike olmayan hipertansif hastalarda nadiren görülür. Enalapril alan hipertansif hastalarda, hasta diüretik tedavisi, tuzun kısıtlandığı diyet, diyaliz, diyare veya kusma ile sıvı kaybı yaşamışsa, semptomatik hipotansiyonun meydana gelmesi daha olasıdır (bakınız). Böbrek yetmezliğine bağlı olan veya olmayan kalp yetmezliği hastalarında, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir. Bu durumun, yüksek dozlardaki loop diüretiklerinin kullanılması, hiponatremi veya fonksiyonel böbrek yetmezliği ile yansıyan, daha şiddetli derecelerde kalp yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkması daha muhtemeldir. Bu hastalarda, tedavi tıbbi gözlem altında başlatılmalı ve hastalar enalapril ve/veya diüretiğin dozu ayarlanırken yakından izlenmelidir. Kan basıncındaki aşırı bir düşüşün miyokardiyal enfarktüse veya serebrovasküler olaylara neden olabileceği iskemik kalp veya serebrovasküler hastalığı olan kişilerde benzer durumlar göz önüne alınmalıdır. Hipotansiyon ortaya çıkarsa, hasta sırt üstü yatırılmalı ve gerekiyorsa intravenöz olarak serum fizyolojik solüsyonu uygulanmalıdır. Geçici hipotansif bir yanıt, hacimdeki artışı takiben kan basıncı yükseldikten sonra genellikle zorluk yaşamadan verilebilen sonraki dozlar için bir kontrendikasyon değildir. Kan basıncı normal veya düşük olan ve kalp yetmezliği bulunan bazı hastalarda, enalapril ile ek bir sistematik kan basıncı düşüşü gerçekleşebilir. Bu beklenen bir etkidir ve genellikle tedavinin kesilmesi için bir sebep değildir. Hipotansiyon semptomatik olursa, dozun azaltılması ve/veya diüretik ve/veya enalaprilin kesilmesi gerekebilir. Hasta-Sinüs (Sick-sinus) sendromu Kalp pili bulunmayan Hasta-Sinüs sendromlu hastalarda lerkanidipin kullanımında özel dikkat gereklidir. Sol ventrikül disfonksiyonu ve iskemik kalp yetmezliği Kontrollü hemodinamik çalışmalar ventriküler fonksiyonda bir bozulma göstermemesine rağmen, sol ventrikül disfonksiyonlu hastaların kalsiyum kanal blokerleri ile tedavisinde dikkatli olunmalıdır. İskemik kalp rahatsızlığı olan hastaların bazı kısa etkili dihidropiridinlerle tedavisi sırasında daha yüksek bir kardiyovasküler risk altında olduğu ileri sürülmüştür. Lerkanidipin uzun etkili olmasına rağmen, bu hastalarda dikkatli olunması önerilir. Seyrek olarak, bazı dihidropiridinler prekordiyal ağrı veya anjina pektorise neden olabilir. Çok seyrek olarak, önceden anjina pektorisi olan hastalarda bu ataklar, daha yüksek sıklık, süre ve şiddette olabilir. Miyokardiyal enfarktüs, izole vakalar şeklinde gözlenebilir (bakınız). Böbrek bozukluğunda kullanım Hafif ila orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda, enalapril ile tedaviye başlarken özel dikkat gerekir. Enalapril tedavisi sırasında serum potasyum ve kreatinin değerlerinin rutin olarak izlenmesi, bu hastaların normal tıbbi bakımının bir parçasıdır. Enalapril kullanımına bağlı böbrek bozuklukları bildirimleri, özellikle şiddetli kalp yetmezliği veya renal arter stenozu olan böbrek hastalarında yapılmaktadır. Hemen teşhis edilir ve uygun şekilde tedavi edilirse, enalapril tedavisi sırasında ortaya çıkan böbrek yetmezliği genellikle geri dönüşümlüdür. Önceden böbrek hastalığı olmayan bazı hipertansiflerde, enalaprilin bir diüretikle kombinasyonu, kan üre ve kreatinin düzeylerinde artışa neden olabilir. Enalapril dozunun azaltılması ve/veya diüretiğin kesilmesi gerekli görülebilir. Bu durumlarda, altta yatan bir renal arter stenozu olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır (bakınız, Renovasküler hipertansiyon). Renovasküler hipertansiyon Bilateral renal arter stenozu veya fonksiyonel tek böbreğinde arter stenozu olan hastalar, ADE inhibitörü tedavisi sırasında hipotansiyon gelişmesi veya renal yetmezlik açısından özellikle risk altındadırlar. Bu hastalarda, tedavi düşük dozlarda ve dikkatli bir titrasyonla yakın tıbbi gözlem altında başlatılmalıdır. Renal fonksiyon başlangıçta değerlendirilmeli ve tedavi sırasında yakından gözlenmelidir. Renal transplantasyon Yakın geçmişte renal transplantasyon yapılmış hastalarda lerkanidipin veya enalapril kullanımına ilişkin deneyim yoktur. Bu nedenle bu hastaların ile tedavisi önerilmez. Karaciğer yetmezliği Lerkanidipinin antihipertansif etkisi, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda artabilir. Nadiren, ADE inhibitörü tedavisiyle, kolestatik sarılıkla başlayan ve bazen ölümcül olabilen fulminant hepatik nekroza ilerleyen bir sendrom gözlenmiştir. Bu sendromun mekanizması kesin olarak bilinmemektedir. ADE inhibitörleri ile sarılık gelişen veya karaciğer enzimlerinde belirgin artış olan hastalarda ADE inhibitörü kullanılmalı bırakılmalı ve bu hastalara uygun tedavi verilmelidir. Nötropeni/Agranülositoz Nötropeni/agranülositoz, trombositopeni ve anemi ADE inhibitörü alan hastalarda bildirilmiştir. Nötropeni, böbrek fonksiyonları normal olan ve özel risk faktörü taşımayan hastalarda seyrektir. İmmünosüpresanlar, allopürinol, prokainamid ile tedavi altında bulunan veya bu risklerden bir kaçının birlikte olduğu kollajen vasküler hastalığı olan hastalarda, özellikle de önceden renal fonksiyon bozukluğu varsa, enalapril çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastaların bazılarında, bazı durumlarda yoğun antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen şiddetli enfeksiyonlar meydana gelmiştir. Bu hastalarda enalapril kullanılırsa, lökosit sayısının düzenli olarak izlenmesi tavsiye edilir. Bu hastalar, ortaya çıkabilecek herhangi bir enfeksiyon belirtisini doktorlarına bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır. Aşırı duyarlılık/Anjiyonörotik ödem Yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan anjiyonörotik ödem enalapril de dahil ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Bu durum, tedavi sırasında herhangi bir zamanda oluşabilir. Bu durumlarda, enalapril hemen kesilmelidir. Hastaneden taburcu edilmeden önce, semptomların tamamen giderildiğinden emin olmak için hasta dikkatle izlenmelidir. Şişmenin yüz ve dudaklarla sınırlı olması durumunda semptomlar genellikle tedavisiz geçmiştir. Bununla birlikte, antihistaminikler semptomların iyileşmesinde yararlı olmuştur. Larinksi de içine alan anjiyonörotik ödem öldürücü olabilir. Dil, glottis veya larinks etkilenir ve solunuma engel teşkil ederse, gecikmeden uygun tedavi başlatılmalı (örneğin, 1:1000 oranında seyreltilmiş adrenalinin subkütan uygulanması) ve/veya solunum yolunun açık tutulmasını sağlayan önlemler alınmalıdır. Siyah ırka mensup kişilerde ADE inhibitörleri ile anjiyoödem insidansı, diğerleriyle karşılaştırıldığında, daha yüksek olarak bildirilmiştir. Bir ADE inhibitörüne bağı olmayan anjiyoödem hikayesine sahip hastalar ADE inhibitörü kullanırken daha yüksek anjiyoödem geliştirme riski taşıyabilirler (bakınız). Böcek zehirleri ile desensitizasyon sırasında anafilaktoid reaksiyonlar Yaşamı tehdit eden anafilaktoid reaksiyonlar, böcek zehirlerine karşı desensitizasyon tedavisi sırasında ve aynı zamanda kullanılan ADE inhibitörü ile seyrek olarak meydana gelmiştir. Bu reaksiyonlar, her desensitizasyondan önce ADE inhibitörünün geçici olarak kesilmesi ile önlenebilir. LDL aferezi sırasındaki anaflaktoid reaksiyonlar Yaşamı tehdit eden anafilaktoid reaksiyonlar, dekstran sülfat ile düşük dansiteli lipoprotein (LDL)-aferezi ve bir ADE inhibitörünün beraber kullanılması sırasında seyrek olarak ortaya çıkmıştır. Her aferezden önce ADE inhibitörünün geçici olarak bırakılması ile bu reaksiyonlar önlenebilir. Diyabetikler Oral antidiyabetikler veya insülin ile tedavi edilen diyabetik hastalarda ADE inhibitörü tedavisinin ilk ayında kan şekeri yakından izlenmelidir (bakınız). Öksürük ADE inhibitörlerinin kullanımına bağlı öksürük bildirilmiştir. Tipik olarak, öksürük nonprodüktif, inatçı ve tedavinin bırakılmasından sonra hafifleyen özelliktedir. ADE inhibitörü ile indüklenen bir öksürük aynı zamanda öksürüğün ayırıcı tanısında da göz önüne alınmalıdır. Cerrahi/anestezi Kan basıncını düşüren ilaçlarla major cerrahi veya anestezi işlemine girecek hastalarda, enalapril, dengeleyici renin salgılanmasına bağlı olarak oluşan anjiyotensin II oluşumunu inhibe eder. Mekanizmanın bir sonucu olarak hipotansiyon gelişirse, bu durum hacim artışıyla düzeltilebilir. Hiperkalemi Enalapril de dahil, ADE inhibitörü alan bazı hastalarda serum potasyumunda bir artış gözlenmiştir. Hiperkalemi için risk faktörleri: böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviyeleri, potasyum içeren tuzlar ve heparin gibi serum potasyum değerlerinde artışa neden olabilecek diğer ilaçlarla eş zamanlı tedavidir. Yukarıda bahsedilen maddelerden birinin eş zamanlı kullanımı gerekiyorsa, serum potasyumu düzenli olarak izlenmelidir. CYP3A4 indükleyicileri Antikonvülzanlar (fenitoin, karbamazepin) ve rifampisin gibi CYP3A4 indükleyiciler, lerkanidipin serum seviyelerini düşürebilir ve böylece ilacın etkililiği beklenenden daha az olabilir (bakınız). Diğer önerilmeyen ilaç tedavileri Bu tıbbi ürünün genel olarak, lityum, potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviyeleri ve estramustin ile kombinasyonları önerilmez (bakınız). Etnik farklılıklar Diğer ADE inhibitörleri ile olduğu gibi, enalapril, kan basıncını düşürmede siyah ırka mensup kişilerde diğer ırklardan kişilere göre, daha az etkilidir. Bunun nedeni muhtemelen, siyah ırktaki hipertansif popülasyonda plazma renin seviyelerinin genellikle daha düşük olmasıdır. Gebelik sırasında önerilmez. Enalapril gibi ADE inhibitörlerine gebelik sırasında başlanmamalıdır. Gebelik planlayan hastalar, ADE inhibitörü tedavisine devam edilmesi zorunlu olmadıkça, gebelikte kullanımının güvenlilik profili uygun olarak belirlenmiş alternatif antihipertansif tedavilerine geçmelidir. Gebelik teşhis edildiğinde, ADE inhibitörleri ile tedavi hemen kesilmeli ve uygunsa alternatif tedavi başlatılmalıdır (4.6’a bakınız)…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKontrollü klinik çalışmalarda, her biri hastaların %1’inden daha azında bildirilen en yaygın advers ilaç etkileri, baş ağrısı, sersemlik, periferal ödem, taşikardi, palpitasyonlar ve sıcak basmasıdır. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Trombositopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Anjiyoödem* Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Hipertrigliseridemi* Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Anksiyete* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, sersemlik (postural pozisyonda sersemleme dahil) Kardiyak hastalıkları Yaygın olmayan: Palpitasyonlar Vasküler hastalıklar Yaygın: Sıcak basması Yaygın olmayan: Hipotansiyon* Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük Yaygın olmayan: Faringolaringeal ağrı* Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Abdominal ağrı, konstipasyon*, dispepsi*, mide bulantısı*, dil de bozukluklar* Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Eritem*, döküntü* Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Artralji* Böbrek ve idrar hastalıkları Yaygın olmayan: Noktüri* Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: Yorgunluk, asteni*, sıcak basması* Araştırmalar Yaygın olmayan: ALT artması, AST artması Not: * yalnızca 1 hastada Ayrı ayrı bileşenler için ek bilgiler: Tek başına enalapril için bildirilen advers ilaç etkileri arasında: Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Anemi (aplastik ve hemolitik formlar dahil) Seyrek: Nötropeni, trombositopeni, agranülositoz, kemik iliği yetmezliği, pansitopeni, lenfadenopati. Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın: Aşırı duyarlılık, anjiyoödem (yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glotis ve/veya larinkste anjiyonörotik ödem) (bakınız). Seyrek: Otoimmün bozukluk Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Yaygın olmayan: Hipoglisemi (bakınız), anoreksi Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın: Depresyon Yaygın olmayan: Konfüzyonel durum, uyku hali, uykusuzluk, sinirlilik Seyrek: Anormal rüyalar, uyku bozuklukları Sinir sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Sersemlik Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Parestezi Göz hastalıkları: Çok yaygın: Görüşte bulanıklık Kulak ve iç kulak hastalıkları: Yaygın olmayan: Baş dönmesi, kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar: Yaygın: Muhtemelen yüksek risk taşıyan hastalarda aşırı hipotansiyona ikincil miyokard enfarktüsü (bakınız), aritmi, anjina pektoris, taşikardi Yaygın olmayan: Palpitasyonlar Vasküler hastalıklar: Yaygın: Hipotansiyon, senkop, muhtemelen yüksek risk taşıyan hastalarda aşırı hipotansiyona ikincil serebrovasküler olay (bakınız) Yaygın olmayan: Sıcak basması, ortostatik hipotansiyon Seyrek: Raynaud fenomeni Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Çok yaygın: Öksürük Yaygın: Dispne Yaygın olmayan: Rinore, faringolaringeal ağrı ve disfoni, bronkospazm/astım Seyrek: Akciğer infiltrasyonu, rinit, alveolit alerjik/eozinofilik pnömoni Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: Mide bulantısı Yaygın: Diyare, abdominal ağrı, disguzi Yaygın olmayan: İleus, pankreatit, kusma, dispepsi, konstipasyon, midede rahatsızlık, ağız kuruluğu, peptik ülser Seyrek: Stomatit, aftöz stomatit, glossit Çok seyrek: İntestinal anjiyoödem Hepato-biliyer hastalıklar: Seyrek: Hepatik yetmezlik, kolestatik hepatit veya hepatik nekroz, kolestaz (sarılık dahil) Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın: Döküntü Yaygın olmayan: Hiperhidroz, prurit, ürtiker, saç dökülmesi Seyrek: Multiform eritem, Stevens-Johnson sendromu, eksfoliyatif dermatit, toksik epidermal nekroliz, pemfigus Aşağıdaki semptomların bazılarını ya da tümünü kapsayabilen bir semptom kompleksi bildirilmiştir: ateş, serozit, vaskulit, miyalji/miyozit, artralji/artrit, pozitif antinükleer antikorlar (ANA), eritrosit sedimentasyon oranında (ESR) yükselme, eozinofili ve lökositoz. Döküntü, ışığa hassasiyet veya diğer dermatolojik belirtiler oluşabilir. Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları: Yaygın olmayan: Kas spazmları Böbrek ve idrar hastalıkları: Yaygın olmayan: Renal bozukluk, renal yetmezlik, proteinüri Seyrek: Oligüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Yaygın olmayan: Erektil disfonksiyon Seyrek: Jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Çok yaygın: Asteni Yaygın: Yorgunluk, göğüs ağrısı Yaygın olmayan: Halsizlik Araştırmalar: Yaygın: Kan potasyum düzeyinde artış, kan keatininde artış Yaygın olmayan: Kan üre düzeyinde artış, kan sodyum düzeyinde azalma Seyrek: Hemoglobinin azalması, hematokritin azalması, hepatik enzim artışı, kan bilirubini artışı. Tek başına lerkanidipin Advers etkiler, tedavi gören hastaların yaklaşık %1.8’inde meydana gelmiştir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Hipersensitivite Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Somnolens Sinir sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Baş ağrısı, sersemlik Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Taşikardi, palpitasyonlar Seyrek: Anjina pektoris Vasküler hastalıklar: Yaygın olmayan: Sıcak basması Çok seyrek: Senkop Gastrointestinal hastalıklar: Seyrek: Mide bulantısı, dispepsi, diyare, abdominal ağrı, kusma Deri ve deri altı doku hastalıkları: Seyrek: Döküntü Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları: Seyrek: Miyalji Böbrek ve idrar hastalıkları: Seyrek: Poliüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın olmayan: Periferal ödem Seyrek: Asteni, yorgunluk Pazarlama sonrası deneyimlerdeki spontan raporlardan, aşağıdaki advers etkiler olarak bildirilmiştir: gingival hipertrofi, hepatik transaminazların serum seviyelerinde geri dönebilen artışlar, hipotansiyon, sık idrara çıkma ve göğüs ağrısı. Bazı dihidropiridinler, seyrek olarak, prekordiyal lokalize ağrı veya anjina pektorise neden olabilir. Çok seyrek olarak, daha önce anjina pektorisi olan hastalar bu atakları daha sık, daha uzun süreli veya daha şiddetli geçirebilir. İzole miyokard enfarktüsü vakaları ortaya çıkabilir. Lerkanidipinin kan şekeri veya serum lipid değerleri üzerinde herhangi bir advers etkisi bilinmemektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.