ZALTRAP 200 MG/8 ML IV İNFÜZYONLUK KONSANTRE ÇÖZELTİ İÇEREN FLAKON, 1ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Zaltrap 200 mg/8 mL ne için kullanılır?
KT 1Aflibersept, Çin hamsteri over (CHO) K-1 memeli hücresi ekspresyon sisteminde rekombinant DNA teknolojisi ile üretilir.
Aflibersept tümör içinde yeni kan damarlarının oluşmasını engelleyerek çalışan bir proteindir.
Tümör büyümek için kandan alacağı besinlere ve oksijene ihtiyaç duyar. Aflibersept kan damarlarının büyümesini engelleyerek tümör büyümesini durdurur veya yavaşlatır.
ZALTRAP, yetişkinlerde ilerlemiş kolon veya rektum (kalın bağırsağın kısımları) kanserlerinin tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. '5-fluorourasil', 'folinik asit' ve 'irinotekan' içeren ve kanser tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla birlikte verilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer aflibersepte karşı veya bu ilacın diğer bileşenlerine karşı alerjiniz var ise.
- Göze şiddetli ölçüde zarar verebileceğinden gözde kullanılmamalıdır.
- Kalp yetmezliğiniz var ise (NYHA derecelendirmesine göre III veya IV. sınıf konjestif tipte) Lütfen, sizin için uygun olup olmadıklarını görmek için, tedavinizin bir parçası olan diğer ilaçlara ait (kanser tedavisi) kullanma talimatlarını da okuyunuz. Emin değilseniz, bu ilaçları kullanmamanız için herhangi bir neden olup olmadığını doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızSize ZALTRAP uygulanmadan önce veya tedaviniz sırasında aşağıdaki durumlardan herhangi biri olursa doktorunuz, eczacınız veya hemşirenizle konuşunuz:
- Kanama problemleriniz varsa veya tedavi sonrasında kanamanız olduğunu fark ederseniz (bkz. Bölüm 4) veya aşırı derecede yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi hissediyorsanız veya dışkınızda renk değişimleri varsa doktorunuza söyleyiniz. Kanamanız şiddetli ise doktorunuz ZALTRAP tedavisini durduracaktır. Bu, ZALTRAP kanama riskini artırabileceği içindir.
- Diş sağlığında bozukluk, dişeti hastalığı ya da diş çekimi planı gibi ağız veya dişlerle ilgili sorununuz varsa ve özellikle önceden bifosfonat (kemik bozukluğunun önlenmesi ve tedavisinde kullanılır) ile tedavi gördüyseniz. ZALTRAP ile tedavi edilen hastalarda çene osteonekrozu (çenede kemik hasarı) adı verilen bir yan etki bildirilmiştir. Doktorunuz ZALTRAP tedavisine başlamadan önce diş muayenesi yaptırmanızı önerebilir. ZALTRAP ile tedavi sırasında ağız sağlığınıza dikkat etmelisiniz (düzenli diş fırçalama dahil) ve düzenli diş muayenesi olmalısınız. Takma diş kullanıyorsanız ağzınıza iyi uyduğuna emin olunuz. Önceden ya da halen intravenöz bisfosfonat kullanıyorsanız diş tedavisi ya da cerrahisinden (örn. diş çekimi) kaçınılmalıdır. Diş tedaviniz hakkında doktorunuzu bilgilendiriniz ve diş hekiminize ZALTRAP ile tedavi gördüğünüzü söyleyiniz. ZALTRAP kullanırken ya da daha sonra diş kaybı, diş ağrısı ya da şişlik, iyileşmeyen yara ya da akıntı gibi ağız ve diş sorunları yaşarsanız hemen doktorunuz ve diş hekiminizle iletişime geçiniz; bunlar çene osteonekrozunun belirtisi olabilir.
- Bağırsak duvarında mikroplu bir bölge (divertikülit), mide ülserleri veya kolon iltihabı gibi bağırsağınızın iltihaplandığı hastalıklarınız varsa, ZALTRAP bağırsak duvarında delik oluşumu riskini artırabilir. Böyle bir durumda, doktorunuz ZALTRAP'la tedavinizi durduracaktır.
- Vücudunuzun içinde iç organlar ve cilt veya diğer dokular arasında anormal tüp-benzeri bağlantılar veya kanallar ('fistül' olarak da bilinir) varsa, tedavi sırasında vücudunuzda böyle bir bağlantı veya geçit yolu gelişirse, doktorunuz ZALTRAP'la tedavinizi durduracaktır.
- Yüksek kan basıncına sahipseniz. ZALTRAP kan basıncını artırabilir (bkz. Bölüm 4). Doktorunuz kan basıncınızı izlemeye gerek duyabilir ve kan basıncı ilaçlarınızı ve ZALTRAP dozunuzu ayarlayabilir. Bu nedenle, yüksek kan basıncı bunları kötüleştirebileceğinden, başka kalp problemleriniz varsa doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize söylemeniz önemlidir.
- Eğer anevrizmanız (bir kan damarı duvarının genişlemesi ve zayıflaması) varsa ya da geçmişte olduysa veya kan damarı duvarında bir yırtılma olduysa.
- Hareket halinde ya da yatarken nefes darlığı (dispne), aşırı yorgunluk ya da bacaklarda şişlik gibi kalp yetmezliği belirtileri olabilecek sorunlar yaşarsanız.
- Kan pıhtısı belirtileri ile karşılaştıysanız (bkz. Bölüm 4). Bir kan pıhtısının belirtileri, nerede ortaya çıktığına bağlı olarak değişebilir (örneğin akciğerler, bacak, kalp veya beyin). Ancak; göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük gibi semptomları içerebilir.
Diğer belirtiler şunlar olabilir: bir veya iki bacakta şişme, bir veya iki bacakta ağrı veya hassasiyet, etkilenen bacak veya görünür damar üzerindeki cilt bölgesinde renk değişikliği veya sıcaklık hissi. Pıhtı; yüzde, kollarda veya bacaklarda ani uyuşma ve zayıflık hissi ile de kendini belli edebilir. Diğer belirtiler şunlar olabilir: zihin bulanıklığı hissi, görüş, yürüme, koordinasyon veya denge problemleri, konuşmada problemler veya geveleyerek konuşma. Bu belirtilerden herhangi biri ile karşılaşırsanız hemen doktorunuzla konuşunuz.
Çünkü doktorunuz bu belirtileri tedavi etmek veya ZALTRAP ile tedavinizi durdurmak isteyebilir.
- Böbrek problemleriniz var ise (idrarda protein), doktorunuz böbrek fonksiyonunuzu izleyebilir ve ZALTRAP dozunuzu ayarlamaya ihtiyaç duyabilir.
- Akyuvar sayınız çok düşükse. ZALTRAP kanınızdaki akyuvarların sayısını düşürebilir, doktorunuz akyuvar sayınızı izleyecektir ve akyuvar sayınızı artırmak için size ilave ilaç verebilir. Akyuvar sayınız düşükse, doktorunuz tedavinizi erteleyebilir.
- Şiddetli veya uzun süreli ishal, bulantı veya kusmanız varsa, bu durumlar, vücut sıvılarının ciddi şekilde kaybına ('dehidrasyon' olarak adlandırılır) neden olabilir. Doktorunuz, intravenöz olarak uygulanan diğer ilaçlarla ve/veya sıvılarla sizi tedavi etmeye gerek duyabilir.
- Herhangi bir alerjiniz varsa. ZALTRAP ile tedavi sırasında ciddi alerjik reaksiyonlar meydana gelebilir (bkz. Bölüm 4). Doktorunuz alerjik reaksiyonu tedavi etmeye veya ZALTRAP ile tedavinizi durdurmaya gerek duyabilir.
- Son 4 hafta içinde diş çekimi veya herhangi bir cerrahi operasyon geçirdiyseniz, bir operasyon ya da dişle ilgili veya tıbbi bir işlem geçirecekseniz, cerrahi operasyon sonrasında henüz iyileşmemiş bir yaranız varsa. Doktorunuz cerrahi müdahale öncesinde ve sonrasında tedaviyi geçici olarak durduracaktır.
- Havale (nöbet) geçiriyorsanız. Görüşünüzde veya zihinsel durumunuzda değişiklikler yaşıyorsanız, doktorunuz ZALTRAP ile tedavinizi durdurabilir.
- 65 yaşında veya daha yaşlı iseniz ve ishal, baş dönmesi, zayıflık, kilo kaybı veya ciddi vücut sıvısı kaybı ('dehidrasyon' olarak adlandırılır) yaşıyorsanız, doktorunuz sizi dikkatle izlemelidir.
- Günlük aktivite düzeyleriniz sınırlı ise veya tedavide kötüleşiyorsa, doktorunuz sizi dikkatle izlemelidir.
Bu durumlardan herhangi birine sahipseniz (veya emin değilseniz), ZALTRAP ile tedavi öncesinde ve sırasında doktorunuz, eczacınız veya hemşirenizle görüşünüz.
Tedavi sırasında doktorunuz vücut fonksiyonlarınızı ve ilacın nasıl işe yaradığını izlemek amacıyla bazı testler yaptıracaktır. Bunlar kan ve idrar testleri, röntgen ya da diğer tarama teknikleri ve/veya başka testleri içerir.
ZALTRAP kolon ya da rektumun ileri evre kanserlerinin tedavisinde damar içine ('intravenöz') damlatılarak (infüzyon) uygulanır. ZALTRAP şiddetli hasara yol açacağından göze enjekte edilmemelidir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ZALTRAP'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
ZALTRAP kemoterapi ile birlikte uygulandığında görülen yan etkiler aşağıda listelenmiştir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, ZALTRAP'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kanama: Çok yaygın - burun kanamasını içerir. Ancak bağırsağınızda veya vücudunuzun diğer kısımlarında meydana gelebilecek, ölümle sonuçlanabilecek şiddetli kanamaları da içerebilir. Belirtiler; çok yorgun ve zayıf hissetme ve/veya baş dönmesi hissi veya dışkınızın renginde değişiklik olabilir.
- Ağız, diş ve/veya çenede ağrı, ağız ya da çenede şişlik ya da iyileşmeyen yara, çenede akıntı, hissizlik ya da ağırlık hissi veya diş kaybı: Yaygın olmayan – Bu semptomlar çenede kemik hasarının (osteonekroz) belirtileri olabilir. ZALTRAP kullanırken ya da tedavi kesildikten sonra bu semptomlar ortaya çıkarsa hemen doktorunuza ve diş hekiminize söyleyiniz.
- Bağırsakta delikler (gastrointestinal perforasyon): Yaygın olmayan - mide, yemek borusu veya bağırsakta delik olabilir. Ölüme yol açabilir. Belirtiler mide ağrısı, kusma, ateş veya titreme olabilir.
- Vücudun içinde iç organlar ve cilt veya diğer dokular arasında bağlantılar veya kanallar (fistül): Yaygın– bu anormal tüp-benzeri bağlantılar veya geçit yolları, örneğin bağırsak ve cildiniz arasında oluşabilir. Nerede oluştuğuna bağlı olarak, bazen o bölgede alışılmadık akıntılar meydana gelebilir. Emin değilseniz, doktorunuzla temasa geçiniz.
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon): Çok yaygın – gelişebilir veya kötüleşebilir. Kan basıncı kontrol edilmezse, inmeye, kalp ve böbrek problemlerine neden olabilir.
Doktorunuz, tedaviniz süresince kan basıncınızı kontrol etmelidir.
- Kalp yetmezliği (kardiyak yetmezlik olarak da adlandırılır); Yaygın olmayan – Belirtileri yatarken ya da hareket sırasında nefes darlığı, aşırı yorgunluk ya da bacaklarda şişliği içerebilir.
- Atardamarların bir kan pıhtısı ile tıkanması (arteriyel tromboembolik olaylar): Yaygın
- inme veya kalp krizine yol açabilir. Belirtiler; göğüs ağrısı veya göğüste ağırlık hissi, yüzde, kollarda ve bacaklarda ani uyuşma ve zayıflık hissini içerebilir. Diğer belirtiler; zihin bulanıklığı, görüş, yürüme, koordinasyon ve denge problemleri, konuşmada problemler ve geveleyerek konuşma olabilir.
- Toplardamarların bir kan pıhtısı ile tıkanması (venöz tromboembolik olaylar): Yaygın
- akciğerlerde veya bacaklarda bir kan pıhtısını içerebilir. Belirtiler; göğüs ağrısı, öksürme, nefes darlığı, nefes almada güçlük ve öksürükle kan gelmesini içerebilir. Diğer belirtiler; bir veya iki bacakta şişme, bir veya iki bacakta ağrı veya hassasiyet, ayakta dururken veya yürürken bir veya iki kolda ağrı veya hassasiyet, etkilenen bacağın üzerindeki cilt bölgesinde sıcaklık hissi, etkilenen bacak veya görünür damarların üzerindeki cilt bölgesinde kırmızı renk veya renk değişikliğidir.
- İdrarda protein (proteinüri): Çok yaygın - testlerde çok yaygın olarak görülür. Ayakların veya tüm vücudun şişmesini içerebilir ve böbrek hastalığı ile ilişkili olabilir.
- Düşük akyuvar sayısı (nötropeni): Çok yaygın – ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Doktorunuz akyuvar sayınızı kontrol etmek için tedaviniz süresince düzenli kan testleri yapacaktır. Akyuvar sayınız çok düşükse, komplikasyonları önlemeye yardımcı olmak üzere, doktorunuz 'G-CSF' olarak adlandırılan bir ilaç da verebilir. Enfeksiyon belirtileri; ateş, ürperme, öksürük, idrar sırasında yanma veya kas ağrısını içerebilir. Bu ilaçla tedaviniz sırasında ateşinizi sık sık ölçmelisiniz.
- İshal ve sıvı kaybı: İshal için Çok yaygın ve dehidrasyon için Yaygın - şiddetli ishal ve kusma vücut sıvılarınızın ('dehidrasyon' olarak adlandırılır) ve tuzlarınızın ('elektrolitler') aşırı kaybına sebep olabilir. Belirtiler; özellikle ayağa kalkarken baş dönmesidir. Tedavi için hastaneye gitmeniz gerekebilir. Doktorunuz ishal ve kusmayı durdurmak veya tedavi etmek için size ilaç verebilir.
- Alerjik reaksiyonlar: Yaygın - infüzyondan sonraki birkaç dakika içinde görülebilir. Alerjik reaksiyon belirtileri; döküntü veya kaşıntı, ciltte kırmızılık, baş dönmesi veya baygınlık hissi, nefes darlığı, göğüs veya boğazda sıkışma veya yüzde şişmedir. ZALTRAP infüzyonu sırasında veya sonrasında bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza veya hemşirenize söyleyiniz.
- Yavaş iyileşen veya hiç iyileşmeyen yaralar: Yaygın olmayan - yaranın iyileşmesinde veya kapalı olarak kalmasında sıkıntılar veya iyileşmiş bir yaranın yeniden açılması şeklinde olabilir. Planlanan cerrahi operasyonun en az 4 hafta öncesinden başlayarak yara tamamen iyileşene kadar doktorunuz bu ilacı kesebilir.
- Sinir sisteminizi etkileyen bir yan etki ('posterior geri dönüşümlü ensefalopati sendromu' veya PRES olarak bilinir): Yaygın olmayan - belirtiler; baş ağrısı, görüşte değişiklikler, zihin bulanıklığı hissi veya yüksek kan basıncı ile veya yüksek kan basıncı olmaksızın görülen krizi içerebilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler şunlardır:
- Çok yaygın
- Akyuvar hücresi sayısında düşüş (lökopeni)
- Kanın pıhtılaşmasına yardım eden belli hücrelerin sayısında düşüş (trombositopeni)
- İştah azalması
- Baş ağrısı
- Burun kanaması
- Seste değişiklik, ör; boğuk ses
- Nefes almada güçlük
- Ağızda ağrılı yaralar
- Mide ağrısı
- Kemoterapiyle birlikte görülen, el ve ayaklarda şişme ve uyuşma ('Palmar-Plantar Eritrodisestezi sendromu' olarak adlandırılır)
- Yorgun veya halsiz hissetme
- Kilo kaybı
- Kreatininde artışla birlikte böbrek problemi (bir böbrek fonksiyonu göstergesi)
- Karaciğer enzimlerinde artışla birlikte karaciğer problemi.
Yaygın
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Burnun içinde ve boğazın üst kısmında iltihap
- Ağzın içinde veya boğazda ağrı
- Burun akıntısı
- Basur (hemoroid), kalın bağırsağın dışarıya açıldığı delikte kanama veya ağrı
- Ağızda iltihap
- Diş ağrısı
- Cilt renginde değişiklik.
Yaygın olmayan
- İdrar proteininde artış, kan kolesterolünde artış ve aşırı sıvı nedeniyle şişme (ödem) ('nefrotik sendrom' olarak da adlandırılır)
- Çok küçük kan damarlarında kan pıhtısı ('trombotik mikroanjiyopati' olarak da adlandırılır).
Bilinmiyor
- Kan damarı duvarında bir yırtık (anevrizmalar ve arter diseksiyonları) veya kan damarının zayıflaması ve genişlemesi
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Doktorunuzla ilacın faydasının size ve doğmamış bebeğinize olası zararından daha fazla olduğuna karar vermedikçe, hamilelik sırasında ZALTRAP'ı kullanmamalısınız.
Çocuk doğurma potansiyeliniz varsa, etkili bir doğum kontrolü kullanmalısınız (kadınlarda doğum kontrolüne ilişkin ayrıntılar için aşağıdaki "Doğum kontrolü" bölümüne bakınız). Bu ilaç, yeni kan damarlarının oluşumunu önleyebileceği için, doğmamış bebeğinize zarar verebilir.
ZALTRAP, kadın ve erkek üreme yeteneğini etkileyebilir. Çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, önerilerini almak üzere doktorunuzla konuşunuz.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız, bu ilaç size uygulanmadan önce doktorunuza bilgi veriniz. Çünkü ilacın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her dozunda 23 mg'dan az sodyum ihtiva eder, yani esasında sodyum içermediği kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonBirinci basamak tedavide oxaliplatin bazlı tedavi ile kombine anti-EGFR tedavisi almış ve sonrasında progresyon göstermiş RAS wild tip metastatik kolorektal kanserleri olan hastalarda irinotekan/5-fluorourasil/folinik asit (FOLFIRI) tedavisi ile kombinasyon halinde progresyona kadar kullanımı endikedir. Birinci basamak tedavide oxaliplatin bazlı tedavi ile herhangi bir anti-VEGF tedavi almış ve sonrasında progresyon göstermiş RAS wild tip metastatik kolorektal kanserleri olan hastalarda kullanılamaz. Birinci basamak tedavide oxaliplatin bazlı tedavi almış ve sonrasında progresyon göstermiş RAS mutant metastatik kolorektal kanserleri olan hastalarda irinotekan/5-fluorourasil/folinik asit (FOLFIRI) tedavisi ile kombinasyon halinde progresyona kadar kullanımı endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAflibersepte veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, hiperosmotik özellikleri nedeniyle oftalmik/intravitreal kullanımı. FOLFIRI bileşenleri (irinotekan, 5-FU ve folinik asit) ile ilişkili kontrendikasyonlar için bu etkin maddeleri içeren ürünlere ait geçerli kısa ürün bilgilerine bakınız. NYHA sınıf III veya IV konjestif kalp yetmezliği olan hastalar ile tedavi edilmemelidir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKanama Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda, şiddetli ve bazen ölümcül hemorajik olaylar dahil olmak üzere yüksek kanama riski bildirilmiştir. Hastalar, GI kanama ve diğer şiddetli kanamaların belirti ve semptomları için izlenmelidir. Aflibersept şiddetli kanaması olan hastalara uygulanmamalıdır. /FOLFIRI tedavisi gören hastalarda trombositopeni bildirilmiştir. Her bir aflibersept siklusunun başlatılması öncesinde taban çizgisinde ve klinik olarak gerektiğinde trombosit ile birlikte tam kan sayımı (CBC) izlenmesi önerilir. /FOLFIRI uygulaması, trombosit sayımı 75 x 109/L olana kadar ertelenmelidir. Gastrointestinal perforasyon Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda ölümcül GI perforasyon da dahil olmak üzere GI perforasyon bildirilmiştir. Hastalar, GI perforasyon belirti ve semptomlarına karşı izlenmelidir. GI perforasyonla karşılaşılan hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Fistül oluşumu Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda GI ve GI dışı bölgelerde fistül oluşumu bildirilmiştir. Fistül gelişen hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Hipertansiyon /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalarda derece 3-4 hipertansiyon için (hipertansiyon ve bir esansiyel hipertansiyon vakası dahil) artmış bir risk gözlenmiştir. ZATRAP ile tedaviye başlamadan önce varsa mevcut hipertansiyon yeterli bir şekilde kontrol edilmeli, yeterli kontrol sağlanamadığında aflibersept ile tedaviye başlanmamalıdır Her bir uygulama öncesinde veya aflibersept ile tedavi sırasında klinik olarak gerektiğinde, her iki haftada bir kan basıncının izlenmesi önerilir. Aflibersept tedavisi sırasında görülen hipertansiyon durumunda kan basıncı, uygun anti-hipertansif tedavi ile kontrol edilmeli ve kan basıncı düzenli olarak izlenmelidir. Şiddetli hipertansiyon durumunda, kontrol sağlanana kadar tedavi askıya alınmalı ve takip eden sikluslarda aflibersept dozu 2 mg/kg’a düşürülmelidir. Hipertansiyon, uygun bir anti-hipertansif tedaviyle yeterince yönetilemediğinde veya hipertansif kriz veya hipertansif ensefalopati meydana geldiği takdirde aflibersept tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. Hipertansiyon, altta yatan kardiyovasküler hastalığı alevlendirebilir. Koroner arter hastalık veya konjestif kalp yetmezliği gibi klinik olarak anlamlı kardiyovasküler hastalık geçmişi olan hastaları ile tedavi ederken önlem alınmalıdır. NYHA sınıf III veya IV konjestif kalp yetmezliği olan hastalar ile tedavi edilmemelidir. Anevrizmalar ve arter diseksiyonları VEGF yolak inhibitörlerinin, hipertansiyonu olan veya olmayan hastalarda kullanılması, anevrizmalar ve/veya arter diseksiyonları oluşumunu kolaylaştırabilir. başlamadan önce hipertansiyon veya anevrizma öyküsü gibi risk faktörleri olan hastalarda bu risk dikkatle değerlendirilmelidir. Kalp yetmezliği ve ejeksiyon fraksiyonunda azalma ile tedavi edilen hastalarda kalp yetmezliği ve ejeksiyon fraksiyonunda azalma bildirilmiştir. Sol ventrikül fonksiyonu başlangıçta ve hasta kullanırken periyodik olarak değerlendirilmelidir. Hastalar kalp yetmezliği ve ejeksiyon fraksiyonu azalmasına ilişkin belirti ve semptomlar açısından izlenmelidir. Kalp yetmezliği ya da ejeksiyon fraksiyonunda azalma görülen hastalarda kesilmelidir. Trombotik ve embolik olaylar Arteriyel tromboembolik olaylar (ATE) Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda, ATE (geçici iskemik atak, serebrovasküler olay, anjina pektoris, intrakardiyak trombüs, miyokard enfarktüsü, arteriyel emboli ve iskemik kolit dahil) gözlenmiştir. ATE görülen hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Venöz tromboembolik olaylar (VTE) Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda, derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli (seyrek olarak ölümcül) içeren VTE bildirilmiştir. tedavisi yaşamı tehdit eden (Derece 4) tromboembolik olay (pulmoner emboli dahil) gelişen hastalarda kesilmelidir. Derece 3 DVT gelişen hastalar antikoagülasyon ile tedavi edilmeli ve aflibersept tedavisi sürdürülmelidir. Uygun antikoagülasyon tedavisine rağmen rekürrens gelişirse aflibersept tedavisi kesilmelidir. Derece 3 ve altında tromboembolik olay gelişen hastaların yakından izlenmesi gerekir. Proteinüri Aflibersept ile tedavi edilen hastalarda şiddetli proteinüri, nefrotik sendrom ve trombotik mikroanjiyopati (TMA) gözlenmiştir. Proteinüri, her bir aflibersept uygulaması öncesinde proteinüri oluşumu veya kötüleşmesine karşı, idrar çubuğu analizi ve/veya idrar protein kreatinin oranı (UPCR) ile izlenmelidir. İdrar çubuğu analizi ≥ +2 ya da UPCR > 1 veya protein/kreatinin oranı (PCR) > 100 mg/mmol olan hastalar 24 saatlik idrar toplama işlemine alınmalıdır. Aflibersept uygulaması ≥ 2 gram proteinüri/24 saat olduğunda askıya alınmalı ve proteinüri < 2 gram/24 saat olduğunda yeniden başlatılmalıdır. Nüksetme var ise uygulama, proteinüri < 2 gram/24 saat olana kadar askıya alınmalı ve daha sonra doz 2 mg/kg’a düşürülmelidir. Nefrotik sendrom veya TMA gelişen hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Nötropeni ve nötropenik komplikasyonlar /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalarda plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalara göre daha yüksek bir nötropenik komplikasyon (febril nötropeni ve nötropenik enfeksiyon) insidansı gözlenmiştir. Her bir aflibersept siklusu öncesinde ve tedavi başlangıcı öncesinde diferansiyel sayım ile birlikte tam kan sayımı (CBC) izlemesi önerilir. /FOLFIRI uygulaması, nötrofil sayımı 1,5 x 109/L olana kadar ertelenmelidir. Nötropeni komplikasyonları açısından yüksek riskte olabilecek hastalarda, derece ≥ 3 nötropeninin ilk ortaya çıkışında ve sekonder profilakside G-CSF’nin terapötik kullanımı değerlendirilebilir. Diyare ve dehidrasyon /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalarda plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalara göre daha yüksek bir şiddetli diyare insidansı gözlenmiştir. Gerektiği şekilde FOLFIRI tedavisi doz modifikasyonu, anti-diyareik tıbbi ürünler ve rehidrasyon başlatılmalıdır. Aşırı duyarlılık reaksiyonları MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastalarda şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Şiddetli bir aşırı duyarlılık reaksiyonunda (bronkospazm, dispne, anjiyoödem ve anafilaksi dahil) aflibersept tedavisi kesilmeli ve uygun tıbbi önlemler uygulanmalıdır. karşı hafif ila orta şiddette aşırı duyarlılık reaksiyonu (ateş basması, döküntü, ürtiker ve kaşıntı dahil) durumunda aflibersept tedavisi, reaksiyon çözülene kadar geçici olarak askıya alınmalıdır. Kortikosteroidler ve/veya antihistaminlerle tedavi, klinik olarak belirtildiği şekilde başlatılmalıdır. Takip eden sikluslarda kortikosteroitler ve/veya antihistaminlerle ön-tedavi düşünülebilir. Kortikosteroitleri içeren profilaksiye rağmen, bazı hastalarda tekrarlayan aşırı duyarlılık reaksiyonları gözlendiği için, önceden aşırı duyarlılık reaksiyonu görülen hastalarda dikkatli olunmalıdır. Bozulmuş yara iyileşmesi Hayvan modellerinde aflibersept, yara iyileşmesini olumsuz etkilemektedir. Aflibersept ile yara iyileşmesinin bozulma potansiyeli (yara açılması, anastomoz kaçağı) bildirilmiştir. Aflibersept, elektif cerrahi öncesinde en az 4 hafta süreyle geçici olarak askıya alınmalıdır. Majör cerrahi sonrasında en az 4 hafta boyunca ve cerrahi yara tamamen iyileşene kadar aflibersept tedavisinin başlatılmaması önerilir. Santral venöz kateter yerleştirilmesi, biyopsi ve diş çekimi gibi minör cerrahiler durumunda aflibersept tedavisi, cerrahi yara tamamen iyileşir iyileşmez başlatılabilir/yeniden başlatılabilir. Tıbbi müdahale gerektiren yara iyileşmesi bozulmuş olan hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Çene osteonekrozu (ONJ) ile tedavi edilen kanser hastalarında ONJ olguları bildirilmiştir. Bu hastalar içerisinde, ONJ gelişme riskine neden olabileceği tanımlanan, intravenöz bisfosfonat tedavisini öncesinde veya eş zamanlı olarak alan hastalar da mevcuttur. ve intravenöz bifosfonat eş zamanlı ya da ardışık kullanılırken dikkatli olunmalıdır. İnvaziv dental girişimler de saptanmış bir risk faktörüdür. ile tedaviye başlamadan önce diş muayenesi ve uygun koruyucu önlemler uygulanmalıdır. Mümkünse ile tedavi edilen ve önceden ya da eş zamanlı olarak intravenöz bifosfonat kullanan hastalarda invaziv dental girişimlerden kaçınılmalıdır. Posterior geri dönüşümlü ensefalopati sendromu (PRES) MCRC hastalarının pivot faz III çalışmasında PRES bildirilmemiştir. Diğer çalışmalarda monoterapi olarak ve diğer kemoterapilerle kombine olarak aflibersept ile tedavi edilen hastalarda PRES bildirilmiştir. PRES; değişken mental durum, nöbet, bulantı, kusma, baş ağrısı ya da görme bozuklukları ile ortaya çıkabilir. PRES teşhisi, beyin Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ile doğrulanır. PRES gelişimi görülen hastalarda aflibersept tedavisi kesilmelidir. Yaşlılar ≥ 65 yaş üstü yaşlı hastalarda diyare, baş dönmesi, halsizlik, kilo kaybı ve dehidrasyon riski daha yüksek olmuştur. Diyare ve dehidrasyon belirti ve semptomlarını hızlı bir şekilde tespit ve tedavi etmek ve potansiyel riski minimize etmek için dikkatli izleme önerilir. Böbrek yetmezliği Aflibersept ile tedavi edilen ve ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda oldukça sınırlı veri bulunmaktadır. Aflibersept için doz ayarlaması gerekli değildir. Performans durumu ve eş zamanlı hastalıklar ECOG performans durumu en az 2 olan ya da önemli eş zamanlı hastalıkları olan hastalarda zayıf klinik snuç alınma riski daha yüksek olabilir ve erken klinik kötüleşme açısından dikkatle izlenmelidir. Onaylı olmayan, endikasyon dışı intravitreal kullanım, intraoküler ortamla geçimlilik için formüle edilmemiş hiperozmotik bir çözeltidir. İntravitreal enjeksiyon olarak uygulanmamalıdır. Bu tıbbi ürün her dozunda 23 mg’dan az sodyum ihtiva eder, yani esasında sodyum içermediği kabul edilir. İzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerPlasebo/FOLFIRI tedavisine kıyasla, /FOLFIRI tedavisi için en az % 2 daha yüksek insidansla bildirilen en yaygın advers reaksiyonlar (tüm dereceler, ≥ % 20 insidans) azalan sıklıkla; lökopeni, diyare, nötropeni, proteinüri, yüksek aspartat aminotransferaz (AST), stomatit, yorgunluk, trombositopeni, yüksek alanin aminotransferaz (ALT), hipertansiyon, kilo kaybı, iştah azalması, burun kanaması, karın ağrısı, disfoni, serum kreatininde artış ve baş ağrısıdır. Plasebo/FOLFIRI tedavisi ile karşılaştırıldığında /FOLFIRI tedavisi için en az % 2 daha yüksek insidansla bildirilen en yaygın derece 3-4 reaksiyonlar (≥ % 5 insidans) azalan sıklıkla; nötropeni, diyare, hipertansiyon, lökopeni, stomatit, yorgunluk, proteinüri ve halsizliktir /FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların ≥ % 1’inde görülen, ilacın kalıcı olarak kesilmesine yol açan en sık advers reaksiyonlar; hipertansiyon (% 2,3) dahil vasküler bozukluklar (% 3,8), enfeksiyonlar (% 3,4), halsizlik/yorgunluk (% 1,6, % 2,1), diyare (% 2,3), dehidrasyon (% 1), stomatit (% 1,1), nötropeni (% 1,1), proteinüri (% 1,5) ve pulmoner embolidir (% 1,1). Tablo 1’deki advers reaksiyonlar; MCRC çalışmasında, bu eşiği karşılamayan fakat anti-VEGF sınıfı ile tutarlı ve aflibersept ile yapılan herhangi bir çalışmada görülmüş olanları da kapsayan, plasebo tedavi grubuna kıyasla aflibersept tedavi grubunda ≥ % 2 daha yüksek insidansa (tüm dereceler) sahip advers klinik reaksiyonlar ya da laboratuvar anormallikleri olarak tanımlanmıştır. Advers reaksiyonların yoğunluğu NCI CTC versiyon 3.0’a (derece ≥ 3 = G ≥ 3) göre derecelendirilmiştir. Tedavide aşağıdaki advers reaksiyonlar, aşağıdaki sıklık derecelerinde gözlenmiş ve raporlanmıştır: Tablo 1. MCRC çalışmasında /FOLFIRI ile tedavi edilen hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar Sistem Organ Sınıfı Advers reaksiyon Sıklık kategorisi Tüm dereceler Derece ≥3 Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın Enfeksiyon Yaygın Nötropenik enfeksiyon/sepsis İdrar yolu enfeksiyonu Nazofarenjit Nötropenik enfeksiyon/sepsis Yaygın olmayan İdrar yolu enfeksiyonu Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın Lökopeni Nötropeni, Trombositopeni Nötropeni Yaygın Febril nötropeni Febril nötropeni Trombositopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın Hipersensitivite Yaygın olmayan Hipersensitivite Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın İştah azalması Kilo kaybı Yaygın Dehidrasyon İştah azalması Kilo kaybı Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Baş ağrısı Yaygın Baş ağrısı Yaygın olmayan PRES, PRES, Kardiyak hastalıkları Yaygın olmayan Kalp yetmezliği Seyrek Ejeksiyon fraksiyonunda azalma Vasküler hastalıkları Çok yaygın Hipertansiyon Hemoraji Hipertansiyon Yaygın Arteriyel tromboemboli Venöz tromboemboli Arteriyel tromboemboli Venöz tromboemboli Hemoraji Bilinmiyor Anevrizmalar ve arter diseksiyonları Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Çok yaygın Dispne Epistaksis Disfoni Yaygın Orofarengeal ağrı Rinore Yaygın olmayan Dispne Epistaksis Disfoni Orofarengeal ağrı Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın Diyare Stomatit Karın ağrısı Üst karın ağrısı Diyare Stomatit Yaygın Rektal kanama Fistül Aftöz stomatit Hemoroid Proktalji Karın ağrısı Üst karın ağrısı Diş ağrısı Yaygın olmayan GI perforasyon GI perforasyon Rektal hemorajik Fistül Aftöz stomatit Proktalji Hepatobiliyer hastalıkları Çok yaygın Artmış AST Artmış ALT Yaygın Artmış AST Artmış ALT Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Palmar-Plantar eritrodisestezi sendromu Yaygın Deride hiperpigmentsyon Palmar-Plantar eritrodisestezi sendromu Yaygın olmayan Yara iyileşmesinde bozulma Yara iyileşmesinde bozulma Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan Çene osteonekrozu (ONJ) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın Proteinüri Serum kreatininde artış Yaygın Proteinüri Yaygın olmayan Nefrotik sendrom Trombotik mikroanjiyopati Nefrotik sendrom Trombotik mikroanjiyopati Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın Astenik durumlar Astenik durumlar Not: Advers reaksiyonlar, MedDRA versiyon MEDDRA kullanılarak bildirilmiş ve NCI CTC versiyon 3.0 kullanılarak derecelendirilmiştir. Bu Bölümde “Seçilen advers reaksiyonların tanımlanması”na bakınız Laboratuvar değerlerine dayalı (hastalar üzerinde laboratuvar değerlendirmeleri ile bulunan yüzdeler) Klinik ve laboratuvar verilerinin derlenmesi MCRC çalışmasında bildirilmemiştir; ancak, monoterapi olarak veya FOLFIRI dışındaki kemoterapilerle kombine aflibersept ile tedavi edilen hastalar üzerinde yapılan diğer çalışmalarda PRES bildirilmiştir. Pivot MCRC çalışmasında, hastaların ≥ % 20’sinde anemi, bulantı, kusma, kabızlık, alopesi, artmış alkalin fosfataz ve hiperbilirubinemi meydana gelmiştir. Bunlar, gruplar arasında karşılaştırılabilir düzeydedir ve gruplar arasındaki fark /FOLFIRI tedavisi için ≥ % 2 insidans seviyesini aşmamıştır. Seçilen advers reaksiyonların tanımlanması Kanama ile tedavi edilen hastalar, şiddetli ve bazen ölümcül olabilen kanama olayları da dahil olmak üzere, daha yüksek bir kanama riski altındadır. MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, plasebo/FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 19’unda ve /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 37,8’inde kanama/hemoraji (tüm derecelerde) epizotları bildirilmiştir. Kanamanın en yaygın olarak bildirilen şekli, /FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 27,7’sinde meydana gelen minör (derece 1-2) burun kanaması olmuştur. GI kanama, hematüri ve post-prosedürel kanama da dahil derece 3-4 kanamalar; plasebo/FOLFIRI tedavisi alan hastaların %1,7’sine kıyasla /FOLFIRI tedavisi alan hastaların % 2,9’unda bildirilmiştir. Diğer çalışmalarda, alan hastalarda ölümcül olayları da içeren şiddetli intrakraniyal kanama ve akciğer kanaması/hemoptizi meydana gelmiştir. Gastrointestinal perforasyon tedavi edilen hastalarda, ölümcül GI perforasyonu da içeren GI perforasyon bildirilmiştir. MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 611 hastanın 3’ünde (% 0,5) ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 605 hastanın 3’ünde (% 0,5) GI perforasyon (tüm dereceler) bildirilmiştir. Derece 3-4 GI perforasyon olayları /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 3 hastanın tümünde (% 0,5) ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 2 hastada (% 0,3) meydana gelmiştir. Faz III, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda (kolorektal, pankreas ve akciğer kanseri popülasyonları), GI perforasyon (tüm dereceler) insidansı, tedavi edilen hastalar için % 0,8 ve plasebo ile tedavi edilen hastalar için % 0,3 olmuştur. Derece 3-4 GI perforasyon olayları ile tedavi edilen hastaların % 0,8’inde ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 0,2’sinde meydana gelmiştir. Fistül oluşumu ile tedavi edilen hastalarda GI ve GI dışı bölgeleri kapsayan fistül oluşumu meydana gelmiştir. MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 611 hastanın 9’unda (% 1,5) ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 605 hastanın 3’ünde (% 0,5) fistüller (anal, bağırsak-mesane, bağırsak-cilt, kolovajinal, intestinal bölgelerde) bildirilmiştir. tedavi edilen 2 hastada (% 0,3) ve plasebo ile tedavi edilen 1 hastada (% 0,2) derece 3 GI fistül oluşumu meydana gelmiştir. Faz III, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda (kolorektal, pankreas ve akciğer kanseri popülasyonları), fistül (tüm dereceler) insidansı, tedavi edilen hastalar için % 1,1 ve plasebo ile tedavi edilen hastalar için % 0,2 olmuştur. Derece 3-4 fistüller ile tedavi edilen hastaların % 0,2’sinde ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 0,1’inde meydana gelmiştir. Hipertansiyon MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 41,2’sinde ve plasebo/FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 10,7’sinde hipertansiyon (tüm dereceler) bildirilmiştir. /FOLFIRI rejimi alan hastalarda, artmış derece 3-4 hipertansiyon (hipertansiyon ve bir esansiyel hipertansiyon vakası dahil) riski gözlenmiştir. Plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 1,5’inde ve /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 19,1’inde derece 3 hipertansiyon (birden fazla tıbbi ürün ile tedavi gerektiren) bildirilmiştir. /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 1 (% 0,2) hastada derece 4 hipertansiyon (hipertansif kriz) bildirilmiştir. /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen ve derece 3-4 hipertansiyon geliştiren bu hastaların % 54’ünde hipertansiyon tedavinin ilk iki siklusunda başlamıştır. Trombotik ve embolik olaylar Arteriyel tromboembolik olaylar MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 2,6’sında ve plasebo/FOLFIRI ile tedavi edilen hastaların % 1,5’inde ATE (geçici iskemik atak, serebrovasküler olay, anjina pektoris, intrakardiyak trombüs, miyokard enfarktüsü, arteriyel emboli ve iskemik kolit dahil) bildirilmiştir. /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 11 (% 1,8) hastada ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen 3 (% 0,5) hastada derece 3-4 olaylar meydana gelmiştir. Faz III, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda (kolorektal, pankreas ve akciğer kanseri popülasyonları), ATE (tüm dereceler) insidansı, tedavi edilen hastalar için % 2,3 ve plasebo ile tedavi edilen hastalar için % 1,7 olmuştur. Derece 3-4 ATE, ile tedavi edilen hastaların % 1,7’sinde ve plasebo ile tedavi edilen hastaların % 1’inda görülmüştür. Venöz tromboembolik olaylar Venöz tromboembolik olaylar (VTE), derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboliyi içermektedir. MCRC hastaları ile yapılan pivot çalışmada, /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 9,3’ünde ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 7,3’ünde tüm derecelerde VTE görülmüştür. Derece 3-4 VTE, /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 7,9’unda ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 6,3’ünde görülmüştür. /FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 4,6’sında ve plasebo/FOLFIRI rejimi ile tedavi edilen hastaların % 3,5’inde pulmoner emboli meydana gelmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.