YOLISAR 1 MG I.V. İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMADA KULLANILACAK KONSANTRE İÇIN TOZ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Yolisar 1 mg ne için kullanılır?
KT 1- YOLİSAR, etkin madde olarak 1 mg trabektedin içerir ve damar içine uygulanarak kullanılan çözelti için tozdur.
- YOLİSAR, tümör hücrelerinin çoğalmasını önleyerek etki eden bir kanser ilacıdır.
- YOLİSAR, tümörün oluştuğu bölgede yayılım gösteren ve vücudun uzak bölgelerine sıçramış (metastaz yapmış) yumuşak doku sarkomu adı verilen tümör grubundan leiyomiyosarkom (düz kas hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümör) ve liposarkomlu (yağ hücresinden kaynaklanan kötü huylu tümör) hastalarda daha öncesinde yeterli doz ve süreyle doksorubisin ve ifosfamid etken maddelerini içeren kanser ilaçlarıyla tedavi (kemoterapi rejimleri) uygulanmış hastalarda hastalığın ilerlemesi halinde kurtarma tedavisinde kullanılır.
- Yumuşak doku sarkomu, kaslar, yağ dokusu ve kıkırdak veya damarlar gibi yumuşak dokularda başlayan kötü huylu bir hastalıktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Trabektedine veya YOLİSAR'ın içerdiği diğer maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz var ise (yardımcı maddeler listesine bakınız),
- Herhangi bir ciddi enfeksiyonunuz var ise,
- Bebeğinizi emziriyorsanız,
- Size sarıhumma aşısı yapılacak ise.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızYOLİSAR'ı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Ağır karaciğer, kalp veya böbrek hasarınız varsa, YOLİSAR veya pegile lipozomal doksorubisin (PLD) (kemoterapide kullanılan başka bir ilaç) ile kombinasyonu kullanılmamalıdır. YOLİSAR ile tedaviye başlamadan önce aşağıdakilerden herhangi birini bildiğinizi veya şüphelendiğinizi düşünüyorsanız doktorunuza bildirin:
- Karaciğer veya böbrek problemleriniz varsa
- Kalp probleminiz veya kalp problemi öykünüz varsa
- Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) normalin altındaysa
- Geçmişte yüksek doz antrasiklin tedavisi aldıysanız.
Aşağıdaki durumlardan herhangi birisi gelişecek olursa hemen tıbbi yardım alınız:
- YOLİSAR karaciğer ve kanınızı etkileyen yan etkilere yol açabileceği için ateş gelişirse.
- Bulantı önleyici ilaçlara rağmen hala kendinizi hasta hissediyor, kusuyor veya sıvı içemiyorsanız ve dolayısıyla daha az idrar çıkarıyorsanız.
- Kas dokunuzun yıkılmasına dair bir işaret olabilecek şiddetli kas ağrınız veya kaslarınızda güçsüzlük varsa (kaslarda hasar oluşumu, bölüm 4'e bakınız).
- YOLİSAR size uygulanmaktayken damar dışına bir sızma olursa, uygulamanın yapıldığı bölgenin çevresindeki doku hücrelerinin, cerrahi girişim gerektirecek şekilde hasar ve ölümüne yol açabilir (doku nekrozu, bölüm 4'e bakınız).
- Eğer bir alerjik reaksiyon (aşırı duyarlılık) geçirirseniz. Böyle bir durumun belirtileri şunlar olabilir; ateş, nefes almada güçlük, deride kızarıklık ya da deri döküntüleri, bulantı ya da kusma (bkz. Bölüm 4).
- Eğer olası bayılma hissi, baş dönmesi ya da susuzluk (düşük tansiyon) ile birlikte açıklanamayan kısmi ya da genel şişlik (ödem) olduğunun farkına varırsanız. Bu dokularınızda aşırı sıvı birikimi sonucu ortaya çıkan bir durumun (kapiler kaçış sendromu) işareti olabilir ve doktorunuz tarafından acil müdahale gerektirebilir.
Çocuklar ve ergenler 18 yaşın altındaki çocuklarda ve ergenlerde güvenlilik ve etkililik henüz çalışılmadığı için bu yaş grubunda YOLİSAR kullanılmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerHerkeste görülmese de tüm ilaçlar gibi, YOLİSAR veya YOLİSAR'ın PLD ile kombinasyonu yan etkilere sebep olabilir.
Aşağıdaki yan etkilerin ne olduğu konusunda emin değilseniz size bunları daha ayrıntılı anlatması için doktorunuza sormalısınız.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın 1'inden az, fakat 1.000 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
- Sarılığa sebep olabilen sarı bir madde olan bilirubin seviyesinin kanda artması (deride, vücudun ağız içi gibi mukoz membran adı verilen parlak yüzeylerinde ve gözlerde sararma)
- Kandaki bozuklukları tespit etmek için doktorunuz düzenli kan testi isteyecektir.
- Kanda albumin azalması (hipoalbuminemi)
- Kanda keratin ve keratin fosfokinaz (kandaki bir enzim) seviyesinde artış
- Karaciğer enzimlerinde yükselmeler görülebilir (Alkalen fosfataz, alanin aminotransferaz, aspartat aminotransferaz)
- Yorgunluk
- Halsizlik
- Nefes almakta zorluk (dispne) ve öksürme
- Sırtta ağrı
- Vücutta fazla sıvı (ödem)
- Vücutta kolay morluklar oluşması
- Test sonuçlarında lökosit (bağışıklık sisteminde görevli beyaz kan hücreleri) ve alt türü olan nötrofillerde (yine bağışıklık sisteminde görevli özelleşmiş beyaz kan hücreleri) azalma (sırasıyla lökopeni, nötropeni)
- Kanda pıhtılaşma görevini yürüten hücreler, kan pulcuklarında azalma (trombositopeni)
- Test sonuçlarında kırmızı kan hücrelerinde azalma (anemi)
- Mikrobik hastalıklara (enfeksiyon) karşı eğilim ve mikrobik hastalıklara bağlı ateşinizde yükselme
- Nötropenik enfeksiyon (mikrobik hastalık ile kandaki bir beyaz kan hücresi türevi olan nötrofillerin azlığının bir arada olma durumu)
Bu belirtilerden herhangi biri oluşursa, derhal tıbbi tedavi almanız gerekebilir.
- İştahta azalma, hasta hissetme (bulantı) veya kusma, karında ağrı, diyare veya kabızlık görülebilir. Bulantı önleyici ilaçlara rağmen bulantı hissi, kusma veya sıvı alamama ve buna bağlı daha az idrar çıkarma yaşarsanız, derhal tıbbi yardım almanız gerekebilir. Baş ağrısı yaşayabilirsiniz.
- YOLİSAR PLD ile birlikte kullanıldığında, ağızda iltihabi ağız yaralarına (stomatit) ve ağrılı ülserlere sebep olan ağız içinde kızarmış şişliğe ya da mide-bağırsak kanalının iltihaplanmasına sebep olan mukozal iltihaplanmaya sahip olabilirsiniz.
- YOLİSAR ile PLD alan over kanserli hastalarda ayrıca el-ayak sendromu görülebilir. Bu, daha sonradan şiş ve morumsu olan avuç içlerindeki, parmaklardaki ve ayak tabanlarındaki derinin kızarması olarak ortaya çıkar. Lezyonlar ya kurur ve derisi dökülür ya da su toplayıp ülserleşebilir.
Yaygın
- Eğer bağışıklık sisteminiz oldukça zayıflamışsa, kan enfeksiyonları (sepsis) görülebilir. Eğer ateşiniz çıkarsa hemen medikal destek almanız tavsiye edilir.
- Febril nötropeni (ateş ile kandaki bir beyaz kan hücresi türevi olan nötrofillerin azlığının bir arada olma durumu) görülebilir.
- Kaslarınızda ağrı (miyalji) hissedebilirsiniz. Ayrıca, kas ağrısı, zayıflık ve uyuşmayla sonuçlanabilen sinir hasarı olabilir. Yaygın şişme veya el ve ayaklarınızda şişme ve derinizde tüylerin diken diken olması gibi hisler deneyimleyebilirsiniz.
- Enjeksiyon bölgesinde bir reaksiyon olabilir. YOLİSAR size damarlarınızdan uygulanırken damar dışına sızabilir ve uygulamanın yapıldığı bölgenin çevresindeki doku hücrelerinin, cerrahi girişim gerektirecek şekilde hasar ve ölümüne yol açabilir (doku nekrozu, bölüm 2'ye de bakınız).
- Alerjik reaksiyonlara sahip olabilirsiniz. Bu durumda, ateş, nefes almada güçlük, kızarıklık ya da ciltte kızarma ya da bir döküntü, hasta hissetme (bulantı) ya da hasta olma (kusma) deneyimleyebilirsiniz.
- YOLİSAR, PLD ile kombinasyon şeklinde uygulandığı zaman, bayılma olarak da adlandırılan (senkop) görülebilir. Buna ek olarak, göğsünüzde kalbinizin daha sert veya hızlı attığını (palpitasyon) hissedebilirsiniz, ventriküllerde (kalbin temel pompalama hazneleri) güçsüzlük (sol ventriküler disfonksiyon) veya akciğer arterlerinde ani bir tıkanma (akciğer embolisi) görülebilir.
- Vücuttan sıvı kaybı, kilo kaybı, sindirim rahatsızlığı ve tat almada bozukluk deneyimleyebilirsiniz.
- Saçlarınız dökülebilir (alopesi).
- Kan basıncında düşme ve ateş basması veya deri döküntüleri deneyimleyebilirsiniz.
- YOLİSAR ile PLD alan over kanserli hastalarda ileri deri pigmentasyonu görülebilir.
- Eklemlerde ağrı hissedebilirsiniz.
- Uyku problemleri yaşayabilirsiniz.
- Kanda potasyum azalması (hipokalemi) görülebilir.
- Gama-glutamil transferaz (kanda özellikle karaciğer için bir belirteç olan bir enzim) artışı görülebilir.
- Sersemlik yaşayabilirsiniz.
- El ve ayaklarda güçsüzlük, ağrı, uyuşma gibi periferik sensöryel (duyusal) nöropati belirtileri ortaya çıkabilir.
Yaygın olmayan
- Kas sızısı ve ağrısı, gerginlik ve kas güçsüzlüğü hissedebilirsiniz. Ayrıca, idrar renginde koyulaşma da deneyimleyebilirsiniz. Tüm bu tanımlar kaslarınızda bir hasarın göstergesi olabilir (rabdomiyoliz).
- Doktorunuz kas hasarını (rabdomiyoliz) önlemek amacıyla bazı durumlarda kan testleri isteyebilir. Bazı çok ciddi durumlarda, bu böbrek yetmezliğine sebep olabilir. Eğer ciddi kas ağrısı ya da güçsüzlüğü deneyimlerseniz, derhal medikal destek almanız gerekebilir.
- Nefes almada güçlük, düzensiz kalp atışları, az idrar çıkarma, zihinsel/ruhsal durumunuzda ani değişmeler, ciltte benekli alanlar, normal dışı laboratuvar test sonuçlarıyla (kan pulcukları sayısında azalma) birlikte çok düşük kan basıncı, gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu kan enfeksiyonu sonrası gelişen hayatı tehdit edici bir durumun (septik şok) göstergesi olabileceğinden bu semptomların veya belirtilerin birine sahipseniz, derhal tıbbi tedavi almanız gerekebilir.
- Akciğerlerde şişmeye (pulmoner ödem) bağlı anormal sıvı birikimi deneyimleyebilirsiniz.
- Olası bayılma hissi, baş dönmesi ya da susuzluk (düşük tansiyon) ile birlikte açıklanamayan kısmi ya da genel şişlik (ödem) olduğunun farkına varabilirsiniz. Bu dokularınızda aşırı sıvı birikimi sonucu ortaya çıkan bir durumun (kapiler kaçış sendromu) işareti olabilir. Eğer bu semptomların veya belirtilerin birine sahipseniz, derhal tıbbi tedavi almanız gerekebilir.
- Size verilirken, YOLİSAR infüzyonunun damarlanızın dışına sızdığını (ekstravazasyon) fark edebilirsiniz. Daha sonra, enjeksiyon yerinde bazı kızarıklıklar, şişme, kaşıntı ve rahatsızlık fark edebilirsiniz. Eğer bu semptomların veya belirtilerin birine sahipseniz, derhal hemşirenize veya doktorunuza söyleyiniz.
Böyle bir durum, uygulamanın yapıldığı bölgenin çevresindeki doku hücrelerinin, cerrahi girişim gerektirecek düzeyde hasar ve ölümüne yol açabilir (doku nekrozu).
Damar dışına ilaç sızması belirtilerinden bazıları, oluştuktan birkaç saat sonrasına kadar görünür durumda olmayabilir. Uygulama yeri üzerinde kabarcıklar, soyulma ve ciltte koyulaşma oluşabilir. Doku hasarının tam bir şekilde ortaya çıkmasının birkaç gün alması da mümkündür. Açıklanan bu belirtilerden herhangi biri oluşursa, derhal tıbbi tedavi almanız gerekebilir.
Seyrek
- Ciltte ve gözlerde sararma (sarılık), karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma, kendini iyi hissetmeme, konsantrasyon bozuklukları, bulunulan duruma adapte olamama ya da zihinsel karmaşa, uykulu hal. Bu belirtiler, karaciğerin normal işlevlerini yerine getiremediğinin göstergeleri olabilir. Böyle bir durumda derhal tıbbi tedavi almanız gerekebilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu ya da eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
YOLİSAR gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Gebeyseniz veya gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız, ya da bir gebelik planlıyorsanız hemen doktorunuza bildiriniz.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar YOLİSAR'ı kullanırken ve tedavi bitiminden 8 ay sonrasına kadar etkili bir doğum kontrol önlemi almalıdır.
Eğer gebelik gerçekleşirse doktorunuza hemen bildirmelisiniz ve YOLİSAR genetik hasar yapabileceği için genetik danışmanlık önerilir.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziren hastalara YOLİSAR verilmemelidir. Dolayısıyla tedaviye başlamadan önce emzirmeyi bırakmalısınız ve doktorunuz güvenli olduğunu onaylayana kadar tekrar emzirmeye başlamamalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her flakonda 1 mmol'den (39 mg) daha az potasyum ihtiva eder, yani aslında “potasyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Yolisar 1 mg muadilleri
Yolisar 1 mg ile aynı etken maddeyi (trabektedin) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonLokal ileri ve metastatik leiyomiyosarkom ve liposarkomlu hastalarda daha öncesinde yeterli doz ve süreyle doksorubisin ve ifosfamid içeren kemoterapi rejimleri uygulanan hastalarda hastalığın progresyonunda kurtarma tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTrabektedin veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık Eşlik eden ciddi veya kontrol altına alınamayan enfeksiyon Emzirme Sarıhumma aşısıyla birlikte kullanımı.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKaraciğer yetmezliği ile tedaviye başlamadan önce hastalar, karaciğer fonksiyonuna ait parametreler hakkındaki özel kriterleri karşılamalıdır. Karaciğer bozukluğuna bağlı olarak trabektedine sistemik maruziyet ortalama olarak iki kattır ve dolayısıyla toksisitelerin riski artabileceği için aktif kronik hepatit gibi klinik önem taşıyan karaciğer hastalığı bulunan hastalar yakından takip edilmelidir ve ihtiyaç halinde doz ayarlanmalıdır. Serum bilirubin düzeyleri yüksek olan hastalar trabektedinle tedavi edilmemelidir. Böbrek yetmezliği Tedaviden önce ve tedavi sırasında kreatinin klirensi takip edilmelidir. Kreatinin klirensi monoterapi için <30 ml/dk ve kombinasyon tedavisi için <60 mL/dk olan hastalarda trabektedin kullanılmamalıdır. Nötropeni ve trombositopeni Trabektedin tedavisiyle ilişkili derece 3 veya 4 nötropeni ve trombositopeni çok sık olarak bildirilmiştir. Başlangıçta, ilk iki siklus sırasında haftalık olarak ve daha sonra sikluslar arasında bir kere olmak üzere lökosit formülü ve trombositleri de içeren tam kan sayımı yapılmalıdır. Ateş gelişen hastalar hemen değerlendirilmek üzere sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Ateş oluştuğunda mümkün olan en erken sürede etkin destek tedavisi başlatılmalıdır. başlangıç nötrofil sayımı 1.500 hücre/mm3’ten az olan ve başlangıç trombosit sayısı 100.000 hücre/mm3’ten az olan hastalarda uygulanmamalıdır. Beş günden fazla devam eden ağır nötropeni (ANC<500 hücre/mm3) durumunda ya da nötropeniye ateş ya da enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda, doz azaltımı önerilmektedir. Bulantı ve kusma Tüm hastalara deksametazon gibi kortikosteroidler ile antiemetik profilaksisi yapılmalıdır. Rabdomiyoliz ve ciddi CPK yükselmesi (>5 x NÜS) Trabektedin CPK > 2,5 x NÜS olan hastalarda kullanılmamalıdır. Rabdomiyoliz seyrek olarak, genellikle miyelotoksisite, ciddi karaciğer fonksiyon testi anormallikleri ve/veya böbrek ya da çoklu organ yetmezliği ile ilişkili olarak bildirilmiştir. Dolayısıyla; eğer bir hastada bu toksisitelerden biri ya da kaslarda zayıflık veya kas ağrısı gelişirse CPK yakından takip edilmelidir. Eğer rabdomiyoliz oluşursa, endike olan şekilde parenteral hidrasyon, idrar alkalinizasyonu ve diyaliz gibi destekleyici tedaviler vakit geçirilmeden uygulanmalıdır. Hasta tamamen iyileşene kadar ile tedavi kesilmelidir. Rabdomiyolizle ilişkili olan tıbbi ürünler (örneğin statinler) trabektedinle birlikte kullanılıyorsa, rabdomiyoliz riski artabileceği için dikkat edilmelidir. Karaciğer fonksiyon testi (KFT) anormallikleri Aspartat aminotransferaz (AST) ve alanin aminotransferazda (ALT) geri dönüşümlü akut yükselmeler çoğu hastada bildirilmiştir. Bilirubini yükselmiş hastalarda kullanılmamalıdır. Tedavi siklusları arasında AST, ALT ve alkalen fosfataz değerlerinde yükselme oluşan hastalarda doz ayarlaması gerekebilir. Enjeksiyon yeri reaksiyonları Santral venöz girişinin kullanılması kuvvetle tavsiye edilir. Trabektedin periferik venöz yoldan uygulanacak olursa hastalarda potansiyel olarak ciddi bir enjeksiyon yeri reaksiyonu gelişebilir. Trabektedinin damar dışına kaçması (ekstravazasyonu), debridman gerektiren doku nekrozuna neden olabilir. Damar dışına kaçan trabektedinin antidotu yoktur. Ekstravazasyon lokal standart uygulamalar doğrultusunda tedavi edilmelidir. Alerjik reaksiyonlar Pazarlama sonrası deneyim sırasında, trabektedinin monoterapi veya PLD ile kombinasyon uygulamasıyla ilişkili aşırı duyarlılık reaksiyonları ile ilişkili çok ender fatal sonuçlanım bildirilmiştir. Kardiyak disfonksiyon Hastalar kardiyak advers olaylar veya miyokard fonksiyon bozukluğu açısından izlenmelidir. Trabektedin başlatılmasından önce ve 2 ila 3 aylık aralıklarla trabektedin kesilinceye kadar, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) ekokardiyogram veya multigasyon kazanım taraması (MUGA) ile belirlenmesini içeren kapsamlı bir kardiyak değerlendirme yapılmalıdır. LVEF değeri normalin alt sınırından daha düşük (LVEF <LLN), önceki kümülatif antrasiklin dozu >300 mg/m2, yaş >65 veya kardiyovasküler hastalık öyküsü (özellikle kardiyak tedavi alanlarda) olan ve monoterapi olarak trabektedin alan hastaların veya trabektedin ile kombinasyon halinde doksorubisin tedavisi alan hastaların kardiyak fonksiyon bozukluğu riski yüksek olabilir. Derece 3 veya 4 kardiyak yan etkileri gösteren kardiyomiyopatili hastalarda veya LVEF değeri LLN’nin altına düşen hastalarda (LVEF’in ≥15’inde mutlak bir azalma veya <LLN ≥ %5’inde mutlak bir azalma olarak değerlendirildi) trabektedin devam edilmemelidir. Kapiler kaçış sendromu (CLS) Trabektedin ile kapiler kaçış sendromu (CLS) olguları (ölümcül sonuçları içeren vakalar dahil) bildirilmiştir. Eğer hipotansiyon ile ya da hipotansiyon olmaksızın açıklanamayan ödem gibi olası CLS semptomları gelişirse, tedavi eden doktor serum albumin seviyesini yeniden değerlendirmelidir. Serum albumin seviyesindeki ani bir düşüş CLS göstergesi olabilir. Eğer diğer sebepler elendikten sonra CLS teşhisi doğrulanırsa, tedavi eden doktor trabektedin tedavisini durdurmalı ve tedavi kılavuzlarına göre CLS tedavisini başlatmalıdır. Diğerleri CYP3A4 enziminin güçlü inhibitörleriyle birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır. Eğer bu mümkün değilse toksisiteler yakından takip edilmelidir ve trabektedin dozunun azaltılması düşünülmelidir. Trabektedin, hepatoksisiteyle ilişkili tıbbi ürünlerle birlikte kullanılacaksa, hepatotoksisite riski artabileceği için dikkat edilmelidir. Trabektedinin fenitoinle birlikte kullanılması fenitoin emilimini azaltarak konvülsiyonlarda kötüleşmeye neden olabilir. Trabektedinin fenitoinle veya canlı atenüe aşılarla birlikte kullanılması tavsiye edilmez ve sarıhumma aşısıyla birlikte kullanılması özellikle kontrendikedir. Trabektedinin alkol ile birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır. Doğurganlık potansiyeli bulunan kadınlar tedavi sırasında ve tedaviden 8 ay sonrasına kadar yüksek etkili bir kontrasepsiyon yöntemi uygulamalıdır ve eğer gebelik gelişecek olursa tedavi eden doktoru hemen bilgilendirmelidir. Üreme çağındaki erkekler tedavi sırasında ve tedaviden 5 ay sonrasına kadar yüksek etkili bir kontrasepsiyon yöntemi uygulamalıdır. Bu tıbbi ürün her flakonda 1 mmol’den (39 mg) daha az potasyum ihtiva eder, yani aslında “potasyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Herhangi bir derecede en sık görülen advers reaksiyonlar nötropeni, bulantı, kusma, AST/ALT seviyelerinde artış, anemi, yorgunluk, trombositopeni, anoreksi ve diyare idi. Fatal advers reaksiyonlar monoterapi ile tedavi edilen hastaların %1,9’unda ve kombine terapi ile tedavi edilen hastaların %0,6’sında oluşmuştur. Bunlar çoğunlukla pansitopeni, febril nötropeni (bazılarında sepsis), hepatik tutulum, renal veya çoklu organ yetmezliği ve rabdomiyolizin de bulunduğu olayların kombinasyonu sonucu olmuştur. Tablolaştırılmış advers reaksiyonların özeti Trabektedinin aşağıdaki güvenlilik profili klinik çalışmalarda, ruhsatlandırma sonrası güvenlilik çalışmalarında ve spontan bildirimlerde raporlanan advers reaksiyonlara dayanmaktadır. Aşağıda önerilen tedavi şeması trabektedin ile tedavi edilen yumuşak doku sarkomlu ve over kanserli hastalarda bildirilen advers reaksiyonları gösterilmektedir. Sıklıkları tespit etmek için hem advers olaylar, hem laboratuvar değerleri kullanılmıştır. Aşağıdaki sıklık grupları kullanılmıştır: Sistem organ sınıfı Çok yaygın olmayan Seyrek Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Nötropenik enfeksiyon Sepsis Septik şok Kan ve lenf sistemi hastalıkları Nötropeni Trombositopeni Anemi Lökopeni Febril nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahta azalma Dehidrasyon Hipokalemi Psikiyatrik hastalıklar İnsomnia Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Sersemlik Tat almada bozukluk Periferik sensöriyel nöropati Senkop* Kardiyak hastalıklar Çarpıntı* Sol ventriküler disfonksiyonu* Vasküler hastalıklar Hipotansiyon Flushing/Ateş basması Kapiler kaçış sendromu Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Dispne Öksürük Pulmoner emboli* Akciğer ödemi Gastrointestinal hastalıklar Abdominal ağrı Bulantı Dispepsi Kusma Konstipasyon Diyare Stomatit Hepato-bilier hastalıklar Alanin aminotransferaz artışı Aspartat aminotrasnferaz artışı Kanda alkalen fosfataz artışı Kanda bilirubin artışı Gama-glutamil transferaz artışı Karaciğer yetmezliği Deri ve deri altı doku hastalıkları Palmo-plantar eritrodizestezi sendromu* Döküntü Alopesi Deri hiperpigmentasyonu* Kas ve iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Sırt ağrısı Kanda kreatin fosfokinaz seviyesinde artış Artralji Miyalji Rabdomiyoliz Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yorgunluk Pireksi Ödem Mukozal inflamasyon* Enjeksiyon yeri reaksiyonları Ekstravazasyon Yumuşak doku nekrozu Araştırmalar Kanda kreatin seviyesinde artış Kanda albumin azalması Kilo azalması *Sadece over kanseri hastaları için advers ilaç reaksiyonu, 3 haftada bir trabektedin (1,1 mg/m2) ve PLD (30 mg/m2) veya 4 haftada bir PLD (50 mg/m2) alan 672 hastanın katıldığı randomize bir faz 3 çalışması ET743-OVA-301’den gelen veriler ve her 3 haftada bir PLD (30 mg/m2) ve ardından trabektedin (1,1 mg/m2) veya her 4 haftada bir tek başına PLD (50 mg/m2) alan 576 hastayı kaydeden ET743-OVC3006’dan gelen veriler ET743-OVA-301’de trabektedin+pegile lipozomal doksorubisin kolunda, beyaz ırktan olmayan hastalarda (genel olarak Asyalılar), beyaz ırktan olan hastalara göre derece 3 veya 4 advers reaksiyonlar (%96’ya %87) ve ciddi advers reaksiyonlar (%44’e %23 tüm seviyeler) daha yüksek insidansa sahiptir. Bu farklılıkların, temel olarak nötropeni (%93’e %66), anemi (%37’ye %14) ve trombositopeni (%41’e %19) ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Fakat ciddi enfeksiyonlar veya kanama veya ölüm veya tedavi sonlandırılması gibi durumlara sebebiyet veren hematolojik toksisiteyle alakalı klinik komplikasyonlar insidansı her iki alt popülasyonda da benzer bulunmuştur. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı En sık görülen advers reaksiyonlar: Kan ve lenf sistemi hastalıkları Nötropeni: Nötropeni en yaygın görülen hematolojik toksisitedir. Nötropeni öngörülebilir bir hızlı başlangıç ve geri dönüşüm kalıbı sergilemiş ve nötropeniye nadiren ateş veya enfeksiyon eşlik etmiştir. Nötrofil düzeyleri medyan 15’inci günde en düşük düzeylerine inerek bir hafta içinde düzelmiştir. Her siklusta yapılan analizde derece 3 nötropeni yaklaşık %19, derece 4 nötropeni ise yaklaşık %8 oranında görülmüştür. Febril nötropeni bu popülasyondaki hastaların %2’sinde ve siklusların <%1’inde oluşmuştur. Trombositopeni: Trombositopeniyle ilişkili kanama olayları hastaların <%1’inde oluşmuştur. Bu hastalarda her siklusta yapılan analizde derece 3 trombositopeni siklusların yaklaşık %3’ünde, derece 4 trombositopeni ise <%1’inde görülmüştür. Anemi: Monoterapi ve kombinasyon rejimleriyle tedavi edilen hastaların sırasıyla %93 ve %94’ünde anemi görülmüştür. Temelde anemik hastaların yüzdeleri sırasıyla %46 ve %35 idi. Monoterapi rejimiyle tedavi edilen hastalarda her bir siklusta gerçekleştirilen analiz, siklus başına sırasıyla yaklaşık olarak %3 ve %1 derece 3 ve 4 anemi göstermiştir. Hepatobiliyer hastalıklar AST/ALT artışları: Hem AST, hem de ALT için zirve değerlere ulaşmak için gereken medyan zaman 5 gündü. Değerlerin çoğu 14-15. günde derece 1’e inmiş veya normalleşmiştir. AST’de derece 3 yükselme siklusların %12’sinde, ALT’de derece 3 yükselme siklusların %20’sinde oluşmuştur. AST’de derece 4 artış, siklusların %1’inde, ALT’de derece 4 yükselme siklusların %2’sinde olmuştur. Transaminaz yükselmelerinin çoğu 15 gün içinde derece 1 seviyeye veya tedavi öncesindeki değerlere doğru düzelmiştir ve siklusların %2’sinden daha azında düzelme zamanı 25 günden daha uzun olmuştur. AST ve ALT artışları kümülatif bir kalıp izlememiş, fakat zaman içinde daha düşük seviyede yükselme eğilimi göstermiştir. Hiperbilirubinemi: Bilirubin düzeyleri yükselmeye başladıktan yaklaşık 1 hafta sonra zirve yapar ve yine yükselmeye başladıktan 2 hafta sonra düzelir. Ağır toksisiteye işaret eden karaciğer fonksiyon testleri (Hy's kanunu kriterlerini karşılayan) ve ağır karaciğer hasarının klinik bulguları yaygın olmamıştır; sarılık, hepatomegali veya karaciğer ağrısını içeren tekil belirti ve bulguların insidansı %1’den daha düşüktür. Hepatik hasar durumunda mortalite, hastaların %1’inden daha azında gelişmiştir. Diğer advers reaksiyonlar: Karaciğer yetmezliği: Trabektedin ile tedavi edilen ve altta yatan ciddi tıbbi tablolara sahip olan hastalarda, gerek klinik araştırmalarda, gerekse pazarlama sonrası dönemde ender olarak karaciğer yetmezliği olguları (fatal sonuçlanan olgular dahil) bildirilmiştir. Bu olgularda gözlenen trabektedin toksisite artışına katkıda bulunmuş olabilecek bazı potansiyel risk faktörleri, önerilen kılavuzlara göre yapılmayan doz uygulamaları, çok sayıda CYP3A4 substratı veya inhibitörüne bağlı potansiyel CYP3A4 etkileşimleri, ya da deksametazon profilaksisinin yapılmayışıdır. Kapiler kaçış sendromu (CLS): Trabektedin ile kapiler kaçış sendromu (CLS) olguları (ölümcül sonuçları içeren vakalar dahil) bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.