YASMİN PLUS 3 MG/30 MCG/451MCG+451 MCG FİLM KAPLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Yasmin Plus 3 mg/30 mcg/451 mcg/451 mcg ne için kullanılır?
KT 1- Her bir hormon içeren turuncu film kaplı tablet 3 mg drospirenon, 0,03 mg etinilestradiol ve 0,451 mg levomefolat kalsiyum ve her bir hormon içermeyen açık turuncu film kaplı tablet 0,451 mg levomefolat kalsiyum içerir.
- Östrojen ve progesteron hormonlarını içeren ve ağız yoluyla alınan doğum kontrol haplarına “Kombine Oral Kontraseptif (KOK)” denir. YASMIN PLUS bu grupta yer alan bir ilaçtır.
- YASMIN PLUS, gebeliği önlemek amacıyla kullanılır.
- YASMIN PLUS, gebeliği önlemek amacıyla oral kontraseptif kullanan kadınların folat düzeylerinin yükselmesinde etkilidir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızAşağıdaki durumlardan herhangi bir geçerli ise YASMIN PLUS'ı kullanmayınız. Bunlardan herhangi biri size uyuyorsa, YASMIN PLUS'ı kullanmadan önce doktorunuza danışın.
Doktorunuz farklı bir hap tipi veya tümüyle farklı bir doğum kontrol yöntemi (hormonal olmayan) kullanmanızı tavsiye edebilir.
- Bacaklarınızda (derin ven trombozu (DVT)), akciğerlerinizde (pulmoner embolizm (PE)), ya da vücudunuzun başka yerinde pıhtı ya da pıhtı öyküsü (önceden geçirilmiş/oluşmuş) varsa,
- Kalp krizi veya inme geçirdiyseniz (beyindeki bir kan pıhtısı veya bir damarın yırtılmasının neden olduğu),
- İleride kalp krizi geçirebileceğinizin göstergesi olabilecek bir hastalığınız (örn. göğüste şiddetli ağrıya neden olan angina pektoris) veya inme (örn. kalıcı etkisi olmayan, geçici iskemik atak olarak da adlandırılan mini-inme) varsa (veya önceden olduysa),
- Venöz veya arteriyel kan pıhtısı oluşma riskini artırabilecek bir hastalığınız varsa ('Kan pıhtıları' bölümüne bakınız ve doğum kontrol hapı kullanıp kullanamayacağınıza karar verecek olan doktorunuza danışınız),
- Belli bir migren türünüz varsa (veya daha önce olduysa) (görme semptomları, konuşma engeli veya vücudun herhangi bir yerinde güçsüzlük veya uyuşukluk gibi fokal nörolojik semptomların eşlik ettiği),
- Damarlarınız hasar görmüşse ve şeker hastalığınız varsa,
- Karaciğer hastalığınız varsa (veya daha önce olduysa) (semptomları tüm vücutta sarılık ve kaşınma olabilir) ve karaciğeriniz henüz normal çalışmıyorsa,
- Ombitasvir, paritaprevir veya dasabuvir ve bunların kombinasyonlarını içeren herhangi bir antiviral ilaç alıyorsanız. Bu antiviral ilaçlar kronik (uzun süreli) hepatit C hastalığının (hepatit C virüsünün neden olduğu, karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon hastalığı) tedavisinde kullanılmaktadır.
- Seks hormonlarının etkisi altında ilerlemesi mümkün kanser hastası iseniz (veya daha önce olduysa) (örn. meme kanseri veya genital organ kanseri),
- Şiddetli böbrek yetmezliğiniz veya akut böbrek yetersizliğiniz varsa,
- İyi ya da kötü huylu karaciğer tümörünüz varsa (veya daha önce olduysa),
- Açıklanamayan vajinal kanamanız varsa,
- Gebeyseniz veya gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız,
- Etinilestradiol, drospirenon, levomefolat kalsiyum veya YASMIN PLUS içindeki diğer bileşenlerden herhangi birine karşı alerjikseniz (aşırı duyarlılığınız varsa). Bu örneğin kaşıntı, döküntü veya ödeme neden olabilir.
Bu koşullardan herhangi biri ilacı ilk kullandığınızda başınıza gelirse derhal kullanmayı bırakınız ve doktorunuza danışınız. İlacı kullanmayı bıraktığınız zaman hormonal olmayan doğum kontrol önlemlerini kullanınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlarda acil tıbbi yardım alınız ve doktorunuza danışınız:
Eğer bacağınızda kan pıhtısı olduğu anlamında gelebilecek herhangi bir pıhtılaşma belirtisi (örn. derin ven trombozu) veya akciğerlerinizde kan pıhtısı olduğu anlamına gelebilecek herhangi bir pıhtılaşma belirtisi (örn. pulmoner embolizm), kalp krizi veya inme belirtilerini fark ederseniz doktorunuza danışınız (bkz. “Kan pıhtıları”).
Bu ciddi yan etkilerin belirtilerine ilişkin açıklama için lütfen “Kan pıhtıları” bölümüne bakınız.
YASMIN PLUS kullanmadan önce doktorunuzla konuşun. Bazı durumlarda, YASMIN PLUS'ı veya başka bir kombinasyon ilacını kullanırken bu talimatta yazılanlara uymaya özen gösteriniz; doktorunuzun sizi düzenli olarak muayene etmesi gerekebilir. Aşağıdaki durumlardan herhangi birinin ilk kez oluşması ya da mevcut olan durumun kötüleşmesi halinde doktorunuza bildiriniz:
- Sigara içiyorsanız,
- Şeker hastalığınız varsa,
- Aşırı kiloluysanız,
- Hipertansiyonunuz varsa,
- Bir kalp kapakçığı rahatsızlığınız ya da tanılı bir kalp ritmi bozukluğunuz varsa,
- Ven (toplardamar) enflamasyonunuz varsa (yüzeysel flebit),
- Varisli damarlarınız varsa,
- Yakın ailenizden herhangi birinde genç yaşta kan pıhtısı (bacakta, akciğerde (pulmoner embolizm) veya başka bir yerde tromboz, kalp krizi veya inme geçirme öyküsü varsa,
- Migreniniz varsa,
- Sara(epilepsi) hastalığınız varsa (bkz. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı),
- Kan potasyum düzeyiniz yüksekse (örn. böbrek sorunları dolayısıyla) veya aynı zamanda, kanınızdaki potasyum düzeyini yükseltebilecek diüretikler kullanıyorsanız (emin değilseniz doktorunuza sorunuz),
- Sizde veya yakın ailenizden birinde daha önce kanda yüksek kolesterol veya trigliserid (yağlı maddeler) düzeyi görüldüyse,
- Yakın bir akrabanız meme kanseri ise veya daha önce geçirdiyse,
- Karaciğer veya safra kesesi hastalığınız varsa,
- Bağırsakta ülsere neden olan veya bağırsak duvarında kalınlaşma, mukozada ülser ve bölgesel lenf düğümlerinde büyüme ile belirgin Crohn hastalığınız ya da ülseratif kolit (kronik iltihabi bağırsak hastalığı) varsa,
- Doğal bağışıklık sisteminizi etkileyen bir hastalık olan sistemik lupus eritematozunuz (veya SLE, bir immün sistemi hastalığı) varsa,
- Hemolitik üremik sendromunuz (veya HUS, böbrek yetmezliğine neden olan bir kan pıhtılaşması kaynaklı rahatsızlık) varsa,
- Orak hücreli aneminiz (kanın oksijen düzeyini etkileyen genetik bir hastalık) varsa,
- Hamilelik sırasında ilk defa ortaya çıkan veya kötüleşen bir durum varsa veya daha önceden seks hormonları kullanılmışsa (örn. işitme kaybı, porfiri adı verilen metabolik bir hastalık, herpes gestasyonis adı verilen hamilelik durumunda oluşan bir deri hastalığı veya vücutta ani hareketlere neden olan Sydenham koresi adı verilen nörolojik hastalık),
- Özellikle yüzde, 'gebelik lekesi' adı verilen altın kahverengi renkte pigment lekeleriniz (kloazma) varsa (veya daha önce olduysa). Bu durumda, doğrudan güneş ışığına veya kızılötesi ışınlarına maruz kalmaktan kaçının.
- B12 vitamini eksikliğiniz varsa (örneğin vejetaryen beslenme gibi düşük B12 içeren birbeslenme, gastrointestinal ameliyat öyküsü veya belli gastrit türleri dolayısıyla) doktorunuza YASMIN PLUS kullandığınızı söyleyin, çünkü içeriğindeki folatlar B12 eksikliğini gizleyebilir.
- Kalıtsal anjiyoödeminiz varsa, nefes darlığı ile birlikte yüzde, dilde veya boğazda şişme, ve/veya yutkunma zorluğu veya kurdeşen gibi semptomlar yaşıyorsanız derhal doktorunuza başvurunuz. Östrojen içeren ürünler anjiyoödem semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir.
Yukarıdaki maddelerden herhangi biri ilacı kullanırken ilk defa başınıza gelir, tekrarlar veya kötüleşirse doktorunuza danışınız.
Kan pıhtıları Dolaşım bozuklukları ile ilgili yan etkilerin ortaya çıkma riski özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir.
Tromboz, bir kan damarının tıkamasına neden olabilecek bir kan pıhtısının oluşmasıdır.
Tromboz bazen bacaklardaki derin venlerde meydana gelir (derin ven trombozu). Venöz tromboembolizm (VTE) doğum kontrol hapı kullansanız da kullanmasanız da gelişebilir.
Gebe kaldığınızda da gerçekleşebilir. Bir kan pıhtısı oluştuğu damardan koparsa, akciğerlerdeki arterlere ulaşıp tıkayabilir, bu da 'pulmoner embolizm'e neden olur. Kan pıhtıları ayrıca çok nadir olarak kalp damarlarında ortaya çıkabilir (kalp krizine neden olur).
Beyindeki kan pıhtıları veya damar yırtılması inmeye neden olabilir.
Uzun süreli çalışmalar doğum kontrol hapı (iki farklı kadın hormonunu, östrojen ve progestogeni kombine eden 'kombine oral kontraseptif' ya da 'kombine doğum kontrol hapı') ile artan venöz ve arteriyel kan pıhtıları, embolizm, kalp krizi veya inme riski arasında bir bağlantı olabileceğini ortaya koymuştur. Bu olaylar nadir olarak meydana gelir.
Damarda pıhtı oluşumu (venöz tromboembolizm) riskinin en yüksek olduğu dönem, kombine doğum kontrol haplarının kullanıldığı ilk yıldır. Ayrıca, 4 hafta veya daha uzun süre ara verdikten sonra kombine doğum kontrol hapı kullanımına tekrar başlandığında da (aynı veya farklı kombine ürün) bu risk artabilir. Büyük bir çalışmanın verileri, bu risk artışının esas olarak ilk 3 ay boyunca mevcut olduğunu ortaya koymaktadır.
Düşük dozda östrojen (< 50 etinilestradiol) içeren kombine doğum kontrol haplarının kullanıcılarında genel venöz tromboembolizm (VTE) riski kombine oral kontraseptif kullanmayanlardaki riskin iki ila üç katıdır ve gebelik veya doğum ile ilişkili riskten düşüktür.
Çok ender olarak, venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar ciddi kalıcı sakatlıklara neden olabilir, hayatı tehdit edebilir veya ölüme neden olabilir.
Derin ven trombozu ve/veya pulmoner embolizm olarak kendini gösteren venöz tromboembolizm (VTE) tüm kombine doğum kontrol haplarının kullanımı sırasında ortaya çıkabilir.
Çok nadir olarak, karaciğer, bağırsak, böbrek, beyin veya göz dahil olmak üzere vücudun diğer kısımlarında kan pıhtıları oluşabilir.
Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, derhal tablet almayı kesin ve bir doktora başvurun:
Derin ven trombozu, örn.: Bir bacakta veya bacaktaki bir ven boyunca ödem; bacakta, sadece ayakta dururken veya yürürken hissedilmesi mümkün ağrı veya duyarlılık, etkilenen bacakta artan sıcaklık; bacakta kırmızı veya renk değiştirmiş cilt.
Pulmoner embolizm (PE), örneğin: Açıklanamayan bir şekilde aniden nefessiz kalma veya hızlı nefes alıp verme; kanla birlikte gelebilecek belirgin bir nedeni olmayan ani öksürük; derin nefes alındığında artabilecek keskin göğüs ağrısı; anksiyete hissi; şiddetli sersemlik veya baş dönmesi; hızlı veya düzensiz kalp atışı. Bu semptomların bazıları (örn. "nefes darlığı", "öksürük") spesifik değildir ve daha yaygın ve daha az ciddi olaylar olarak yanlış yorumlanabilir (örn. solunum yolları enfeksiyonu).
Arteriyel tromboembolizm (kan pıhtıları tarafından tıkanmış arteriyel kan damarları ve kopmuş kan pıhtıları)
- İnme, örneğin: Özellikle vücudun bir yanında, yüzde, kolda veya bacakta ani uyuşukluk veya güçsüzlük, ani kafa karışıklığı, konuşma veya anlama güçlüğü; gözlerden birinde veya her ikisinde ani görme bozukluğu; ani yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge veya koordinasyon kaybı; sebebi bilinmeyen ani, şiddetli ve uzun süreli baş ağrısı; nöbetle birlikte veya nöbetsiz bilinç kaybı veya bayılma.
- Arteriyel kan damarlarını tıkayan kan pıhtıları, örneğin; bir ekstremitede (eller, ayaklar, kollar veya bacaklarda) ani ağrı, şişme veya hafif mavi renk değişikliği;
"akut" abdomen.
- Kalp krizi, örneğin: Göğüste, kolda veya göğüs kemiğinin altında ağrı, rahatsızlık hissi, baskı, ağırlık, sıkışma veya doluluk hissi; sırta, çeneye, boğaza, kola, mideye doğru yayılan rahatsızlık; dolgunluk, hazımsızlık veya boğulma hissi; terleme, mide bulantısı, kusma veya baş dönmesi; aşırı güçsüzlük, anksiyete veya nefes darlığı, hızlı veya düzensiz kalp atışları.
Doktorunuz, bir risk faktörleri kombinasyonu veya belki de tek bir çok güçlü risk faktörü nedeniyle yüksek tromboz olma riskiniz olup olmadığını kontrol edecektir. Faktörlerin kombinasyonu halinde risk, iki riskin toplamından daha yüksek olabilir.
Risk çok yüksekse doktorunuz doğum kontrol hapını reçete etmeyecektir (bkz. “YASMIN PLUS'ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ”).
Venöz veya arteriyel kan pıhtısı riski (örn. derin ven trombozu, pulmoner embolizm, kalp krizi) veya inme riski şunlarla artar:
- Yaş,
- Aşırı kiloluysanız,
- Birinci dereceden bir akrabanızda genç yaşta bacakta, akciğerde (pulmoner embolizm) veya vücudun başka bir yerinde kan pıhtısı, kalp krizi veya inme görüldüyse veya siz veya yakınlarınızdan birinde kan pıhtısı geliştirme riskini artıran kalıtsal kan pıhtılaşma bozukluğu olduğu biliniyor veya olduğundan şüpheleniliyorsa. Bu durumda, herhangi bir kombine oral kontraseptif kullanma kararı almadan önce bir uzmana görünmeniz gerekir. Belirli kan faktörleri; [aktive protein C (APC) rezistansı, hiperhomosisteinemi, antitrombin-III eksikliği, protein C eksikliği, protein S eksikliği, antifosfolipid antikorlar (antikardiyolipin antikorlar, lupus antikoagülanı) dahil olmak üzere] venöz veya arteriyel tromboz yatkınlığınızın olduğunu gösterebilir.
- Uzun süreli hareketsizlik (örn. bir bacağınız veya bacaklarınızda alçı veya atel varsa), majör cerrahi, bacak ameliyatları veya majör travma ile birlikte. Bu durumlarda hapı almayı bırakmak (bir ameliyat planlandıysa, en az dört hafta öncesinden bırakmanız gerekir) ve tekrar tam olarak ayağa kalktıktan iki hafta sonrasına kadar tekrar başlamamak daha iyidir.
- Sigara içiyorsanız (Dolaşım bozuklukları ile ilgili yan etkilerin ortaya çıkma riski içtiğiniz sigara miktarı ve yaşınıza bağlı olarak artar. Bu risk, özellikle 35 yaş üzeri ve sigara içen kadınlarda yüksektir.). Doğum kontrol hapı kullanırken özellikle de 35 yaşın üstündeyseniz, sigarayı bırakmanız gerekir.
- Siz veya yakın ailenizden birinde daha önce kanda yüksek kolesterol veya trigliserid düzeyi (yağ maddeleri) görüldüyse,
- Hipertansiyonunuz varsa. Doğum kontrol hapı alırken hipertansiyon gelişirse, hapı bırakmanız istenebilir.
- Migreniniz varsa,
- Bir kalp kapakçığı rahatsızlığınız ya da belli bir kalp ritmi bozukluğunuz varsa.
Doğumun hemen ardından kadınlarda kan pıhtısı riski artar, dolayısıyla doğumdan sonra en erken ne zaman kombine doğum kontrol hapı almaya başlayabileceğinizi doktorunuza sormanız gerekir.
Kanser Meme kanseri, kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda biraz daha fazla gözlenmektedir ancak bunun ilaç kullanımı sonucu gelişip gelişmediği bilinmemektedir.
Örneğin, kombine doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha fazla meme tümörü saptanmasının nedeni onların doktorları tarafından daha sık kontrol ediliyor olmaları olabilir.
Meme tümörü riski kombine doğum kontrol hapı kesildikten sonra zamanla azalır.
Memelerinizi düzenli olarak kontrol etmeniz önemlidir ve herhangi bir yumru hissettiğinizde doktorunuzla bağlantıya geçmelisiniz.
Doğum kontrol hapı kullanıcıları arasında nadir vakalarda iyi huylu karaciğer tümörleri ve hatta daha da nadir vakalarda kötü huylu karaciğer tümörleri bildirilmiştir. İzole vakalarda bu tümörler hayati tehlike oluşturan iç kanamaya yol açmıştır. Olağandışı olarak şiddetli karın ağrınız olması durumunda doktorunuzla irtibata geçiniz.
Serviks kanseri için en önemli risk faktörü inatçı İnsan Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonudur. Bazı çalışmalar ilacın uzun süreli kullanımının kadınlarda serviks kanseri oluşma riskini artırdığını göstermektedir. Ancak cinsel davranışın veya İnsan Papilloma Virüsü (HPV) gibi diğer faktörlerin hangi boyutta riski artırdığı açık değildir.
Daha önce sözü geçen tümörler, hayati risk içeren tümörler olabilir veya bu tümörlerin yaşamı tehdit eden bir sonucu olabilir.
Periyotlar arasında kanama Tüm kombine doğum kontrol haplarında, ilk birkaç ay, periyotlarınız arasında düzensiz vajinal kanamalar (lekelenme veya ara kanama) olabilir. Hijyenik ped kullanmanız gerekebilir, ancak tabletlerinizi normal bir şekilde almaya devam edebilirsiniz. Düzensiz vajinal kanama genellikle vücudunuz tablete alıştığında (genelde yaklaşık 3 siklusluk tablet alma sürecinden sonra) kesilir. Kanama devam eder, şiddeti artar veya yeniden başlarsa doktorunuza söyleyiniz.
Kanama olmazsa ne yapılmalıdır Tüm tabletleri düzgün bir şekilde alırsanız, kusma veya şiddetli ishal yaşamazsanız ve başka ilaç kullanmazsanız gebe olma olasılığınız çok düşüktür. YASMIN PLUS'ı normal bir şekilde kullanmaya devam ediniz.
Tabletleri hatalı bir şekilde alırsanız veya tabletleri düzgün bir şekilde almanıza rağmen beklenen kanama ardarda iki kez gerçekleşmezse gebe olabilirsiniz. Hemen doktorunuza danışınız. Gebe olmadığınızdan emin olana kadar bir sonraki pakete başlamayınız. Aynı zamanda, hormonal olmayan doğum kontrol önlemlerini kullanınız. Ayrıca bkz. 'Genel notlar'.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerİle en sık bildirilen advers reaksiyonlar bulantı ve meme ağrısıdır. Kullanıcıların % 6’sından fazlasında görülür. Ciddi advers reaksiyonlar ATE ve VTE’dir. Advers reaksiyonların listesi ile yapılmış klinik çalışmalarda (n=4897) bildirilen advers ilaç reaksiyonlarının sıklığı aşağıda özetlenmiştir. Her bir frekans grup içinde, advers ilaç reaksiyonları azalan ciddiyetlerine göre sunulmuştur. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; Sadece pazarlama sonrası gözlem sırasında tanımlanan ve sıklığı tahmin edilemeyen ilave advers ilaç reaksiyonları “bilinmiyor” şeklinde listelenmiştir. Psikiyatrik bozukluklar Yaygın: Duygusal değişkenlik, depresyon/depresif duygu durumu, libidoda azalma ve libido kaybı Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Migren Vasküler hastalıkları Seyrek: Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar* Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Eritema multiforme Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Meme ağrısı, zamansız uterin kanama, ayrıca belirtilmemiş genital kanal kanaması Klinik çalışmalardaki advers olaylar MedDRA sözlüğü (versiyon 12.1) kullanılarak kodlanmıştır. Aynı tıbbi fenomeni temsil eden farklı MedDRA terimleri, doğru etkiyi hafifletmekten ya da örtbas etmekten kaçınmak amacıyla tek bir advers reaksiyon olarak birlikte gruplanmıştır. * Epidemiyolojik çalışmalardan tahmin edilen sıklık, KOK’lar grubunu kapsamaktadır. Sıklık “çok seyrek” sınırındadır. “Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar” şu tıbbi durumları özetlemektedir: Periferik derin ven tıkanıklığı, tromboz ve embolizm / pulmoner vasküler tıkanıklık, tromboz, embolizm ve enfarktüs / miyokard enfarktüsü / serebral enfarktüs ve hemorajik olarak belirtilmeyen inme Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar ve migren için “4.3 Kontrendikasyonlar”, “4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız. MedDRA tercih edilen terimi, belli bir reaksiyonu ve onun eşanlamlıları ile ilgili durumları açıklamak için kullanılmıştır. ADR terimi ifadesi MedDRA versiyon 12.1'i esas almaktadır. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması KOK’lar grubu ile ilgili olduğu düşünülen, sıklığı çok düşük olan ya da geç semptom başlangıcı olan advers reaksiyonlar aşağıda listelenmiştir (“4.3 Kontrendikasyonlar”, “4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız.). Tümörler Meme kanseri tanısının sıklığı OK (oral kontraseptif) kullananlar arasında hafif düzeyde artmıştır. 40 yaşın altındaki kadınlarda meme kanseri nadir olarak görüldüğü için, sayıdaki artış, genel meme kanseri riski ile karşılaştırıldığında, düşük olmaktadır. KOK kullanımının nedensellik ilişkisi bilinmemektedir. Karaciğer tümörleri (benign ve malign). Diğer durumlar: Eritema nodozum, Hipertrigliseridemi (KOK kullanırken artmış pankreatit riski), Hipertansiyon, KOK kullanımı ile kesin ilişkisi olmayan durumların ortaya çıkması ya da kötüleşmesi: Kolestaza bağlı sarılık ve/veya kaşıntı; safra taşı oluşumu; porfiri; sistemik lupus eritematozus; hemolitik üremik sendrom; Sydenham koresi; herpes gestationis; otoskleroza bağlı işitme kaybı, Ailesel anjiyoödemi olan kadınlarda eksojen östrojenler anjiyoödem belirtilerinin ortaya çıkmasına veya alevlenmesine yol açabilirler. Karaciğer fonksiyon bozukluğu, Glukoz toleransında değişiklik ya da periferik insülin direnci üzerine etki, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, Kloazma, Aşırı duyarlılık (döküntü, ürtiker gibi semptomlar dahil). Etkileşimler Ara kanamalar ve/veya kontraseptif başarısızlık oral kontraseptiflerin diğer ilaçlarla (enzim indükleyiciler) etkileşiminin sonucu olabilir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
YASMIN PLUS, hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
YASMIN PLUS, emziren annelerde kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerYASMIN PLUS, laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şeker çeşitlerine karşı tahammülsüzlüğünüz (intoleransınız) olduğu söylenmişse, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonOral kontrasepsiyon amacıyla kullanılır. Oral kontrasepsiyon kullanmayı seçen kadınların folat düzeyinin yükselmesinde etkilidir. reçete etme kararı, venöz tromboembolizmi (VTE) olan kadınlar başta olmak üzere her kadının mevcut risk faktörleri ve ile ortaya çıkan VTE riskinin diğer kombine hormonal kontraseptifler (KHK) ile karşılaştırması dikkate alınarak verilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKOK’lar aşağıdaki koşulların varlığında kullanılmamalıdır ve ilk kez KOK kullanımı sırasında bunlardan herhangi biri ortaya çıkacak olursa, tedavi hemen kesilmelidir. Venöz veya arteriyel trombotik/tromboembolik olay (örn. derin ven trombozu, pulmoner embolizm, miyokard enfarktüsü) veya serebrovasküler olay varlığı veya öyküsü, Bir tromboz prodromu varlığı veya öyküsü (örn. geçici iskemik atak, angina pektoris), Yüksek venöz veya arteriyel tromboz riski, Fokal nörolojik semptomlarla birlikte migren öyküsü, Vasküler tutulumla birlikte diabetes mellitus, Karaciğer değerleri normale dönmediği müddetçe ciddi karaciğer hastalığı, Ombitasvir, paritaprevir veya dasabuvir ve bunların kombinasyonlarını içeren doğrudan etkili antiviral (DAA) tıbbi ürünlerin kullanımı, Şiddetli böbrek yetmezliği veya akut böbrek yetersizliği, Karaciğer tümörleri varlığı veya öyküsü (benin veya malin), Bilinen veya şüphelenilen seks-steroidinden etkilenen maligniteler (örn. cinsel organ veya meme maligniteleri), Teşhisi konulmamış vajinal kanama, Bilinen veya şüphelenilen gebelik, Etkin maddeye veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar Aşağıda belirtilen durumlardan veya risk faktörlerinden herhangi biri mevcutsa, KOK kullanımının faydaları her bir kadın için olası risklere karşı tartılmalı ve kullanmaya başlamadan önce kadın ile tartışılmalıdır. Bu durumlardan veya risk faktörlerinden herhangi birinin şiddetlenmesi veya ilk ortaya çıkması durumunda, kadın doktoruna başvurmalıdır. Doktor daha sonra KOK kullanımının kesilmesine gerek olup olmadığına karar vermelidir. Dolaşım bozuklukları Epidemiyolojik çalışmalar, KOK kullanımı ile miyokard enfarktüsü, derin ven trombozu, pulmoner embolizm ve serebrovasküler olaylar gibi arteriyel ve venöz trombotik ve tromboembolik hastalık riskinde artış arasında bir ilişki ortaya koymuştur. Bu olaylar nadir olarak ortaya çıkarlar. VTE riski, kullanımın birinci yılı süresince en yüksektir. Bu risk artışı, bir KOK'a ilk kez başlanması veya (4 haftalık veya daha uzun bir hapsız dönemin ardından) aynı ya da farklı bir KOK'a yeniden başlanması ardından mevcuttur. Büyük, prospektif, 3 kollu bir kohort çalışmasının verileri, bu risk artışının esas olarak ilk 3 ay boyunca mevcut olduğunu ortaya koymaktadır. Düşük dozda östrojen (< 50 etinilestradiol) içeren KOK'larin kullanıcılarında genel venöz tromboembolizm (VTE) riski gebe olmayan KOK kullanmayanlardaki riskin iki ila üç katıdır ve gebelik veya doğum ile ilişkili riskten düşük kalmaktadır. VTE yaşamı tehdit edici olabilir veya fatal bir sonucu olabilir (vakaların % 1-2'sinde). Derin ven trombozu ve/veya pulmoner embolizm olarak kendini gösteren venöz tromboembolizm (VTE) tüm KOK'larin kullanımı sırasında ortaya çıkabilir. Son derece nadir olarak, KOK kullanıcılarında diğer kan damarlarında, örneğin hepatik, mezentrik, renal, serebral veya retinal venler ve arterlerde tromboz bildirilmiştir. Derin ven trombozunun (DVT) semptomları şunları içerebilir: Bacakta tek taraflı ve ya bacaktaki bir ven boyunca ödem; bacakta, sadece ayakta dururken veya yürürken hissedilmesi mümkün ağrı veya duyarlılık, etkilenen bacakta artan sıcaklık; bacakta kırmızı veya renk değiştirmiş cilt. Pulmoner embolizm (PE) semptomları şunları içerebilir: Aniden ortaya çıkan açıklanamayan nefes darlığı veya hızlı nefes alıp verme; ani, kanlı öksürük; derin nefes alınması ile artması mümkün keskin göğüs ağrısı; anksiyete hissi; şiddetli sersemlik veya baş dönmesi; hızlı veya düzensiz kalp atışı. Bu semptomların bazıları (örn. "nefes darlığı", "öksürük") spesifik değildir ve daha yaygın ve daha az ciddi olaylar olarak yanlış yorumlanabilir (örn. solunum yolları enfeksiyonu). Bir arteriyel tromboembolik olay serebrovasküler olayı, damar tıkanıklığını veya miyokard enfarktüsünü (MI) içerebilir. Serebrovasküler olay semptomları şunları içerebilir: Özellikle vücudun bir yanında, yüzde, kolda veya bacakta ani uyuşukluk veya güçsüzlük, ani kafa karışıklığı, konuşma veya anlama güçlüğü; gözlerden birinde veya her ikisinde ani görme zorluğu; ani yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge veya koordinasyon kaybı; sebebi bilinmeyen ani, şiddetli ve uzun süreli baş ağrısı; nöbetle birlikte veya nöbetsiz bilinç kaybı veya bayılma. Damar tıkanıklığının diğer belirtileri şunları içerebilir; bir ekstremitede ani ağrı, ödem veya hafif mavi renk değişimi; akut abdomen. MI semptomları şunları içerebilir: Göğüste, kolda veya göğüs kemiğinin altında ağrı, rahatsızlık hissi, baskı, ağırlık, sıkışma veya doluluk hissi; sırta, çeneye, boğaza, kola, mideye doğru yayılan rahatsızlık; dolgunluk, hazımsızlık veya boğulma hissi; terleme, mide bulantısı, kusma veya baş dönmesi; aşırı güçsüzlük, anksiyete veya nefes darlığı, hızlı veya düzensiz kalp atışları. Arteriyel tromboembolik olaylar yaşamı tehdit edici olabilir veya ölümle sonuçlanabilir. Risk faktörleri kombinasyonuna sahip olan veya tekil bir risk faktörünü daha yüksek şiddette gösteren kadınlarda artan sinerjistik tromboz riski potansiyeli dikkate alınmalıdır. Bu risk artışı basit bir kümülatif faktör riskinden daha yüksek olabilir. Negatif bir risk fayda değerlendirmesi durumunda KOK reçete edilmemelidir. Venöz veya arteriyel trombotik/tromboembolik olay veya serebrovasküler olay riski şunlarla birlikte artar: Yaş, Obezite (30 kg/m2'nin üzerindeki vücut kütle endeksi), Pozitif bir aile öyküsü (bir kardeş veya ebeveynde oldukça genç bir yaşta venöz veya arteriyel tromboembolizm öyküsü). Kalıtsal yatkınlık biliniyor veya şüpheleniliyorsa, herhangi bir KOK kullanımı kararı verilmeden önce kişi bir uzmana yönlendirilmelidir; Uzun süreli hareketsizlik, majör cerrahi, bacak ameliyatları veya majör travma. Bu tip durumlarda KOK kullanımının kesilmesi (elektif cerrahi durumunda en az dört hafta önceden) ve tam remobilizasyondan iki hafta sonrasına kadar devam edilmemesi önerilir. Sigara kullanımı (özellikle 35 yaş üstü kadınlarda, ağır sigara içiciliği ve artan yaşla birlikte risk daha da artar), Dislipoproteinemi, Hipertansiyon, Migren, Valvüler kalp hastalığı, Atriyal fibrilasyon. Venöz tromboembolizmde variköz venlerin ve yüzeysel tromboflebitin olası rolü hakkında bir ortak görüş yoktur. Lohusalık döneminde artan tromboembolizm riski dikkate alınmalıdır (gebelik ve laktasyona ilişkin bilgiler için.6). Advers dolaşım olayları ile ilişkilendirilmiş diğer tıbbi durumlara diabetes mellitus, sistemik lupus eritematozus, hemolitik üremik sendrom, kronik enflammatuar bağırsak hastalığı (Crohn hastalığı veya ülseratif kolit) ve orak hücre hastalığı dahildir. KOK kullanımı sırasında migren sıklığı veya şiddetindeki artış (bir serebrovasküler olayın ön belirtisi olabilir) ilacı derhal kesme nedeni olabilir. Kalıtsal veya sonradan edinilmiş venöz veya arteriyel tromboz yatkınlığını belirtebilen biyokimyasal faktörlere Aktive Protein C (APC) rezistansı, hiperhomosisteinemi, antitrombin-III eksikliği, protein C eksikliği, protein S eksikliği, antifosfolipid antikorlar (antikardiyolipin antikorlar, lupus antikoagülanı) dahildir. Risk/fayda değerlendirmesinde, hekim bir durumun uygun tedavisinin ilgili tromboz riskini azaltabileceğini ve gebelik ile ilişkili riskin düşük dozlu (<0,05 mg etinilestradiol) KOK'lar ile ilişkili olandan daha yüksek olduğunu dikkate alması gerekir. Tümörler Rahim ağzı kanserinde en önemli risk faktörü sürekli HPV enfeksiyonudur. Bazı epidemiyolojik çalışmalar, uzun süreli KOK kullanımının bu risk artışını daha da fazlalaştırabileceğini belirtmiş olmasına karşın, bu bulgunun ne kadarının karıştırıcı etkilere (örn. rahim ağzı taraması ve bariyer kontraseptiflerin kullanıldığı cinsel davranış) bağlı olduğu halen bir tartışma konusudur. 54 epidemiyolojik çalışmaya ait bir meta-analiz, halen KOK kullanan kadınlarda meme kanseri teşhisi konma bağıl riskinin hafifçe arttığını (RR = 1,24) bildirmiştir. Bu yüksek risk, KOK kullanımının sonlandırılmasını izleyen 10 yıllık süre içerisinde aşamalı olarak ortadan kalkmaktadır. Meme kanseri 40 yaşın altındaki kadınlarda nadir görüldüğü için, mevcut ve son zamanlardaki KOK kullanıcılarında meme kanseri teşhisi sayısının fazlalığı genel meme kanseri riskine göre düşüktür. Bu çalışmalar sebep sonuç ilişkisine dair kanıt sunmamaktadır. Gözlemlenen risk artışının nedeninin, KOK kullanıcılarında meme kanserinin erken teşhis edilmesi, KOK'ların biyolojik etkileri veya her ikisinin bir birleşiminin olması mümkündür. KOK kullanmış kadınlarda teşhis edilen meme kanserleri hiç KOK kullanmamış kadınlarda teşhis edilen kanserlerden klinik olarak daha az ilerlemiş olma eğilimi göstermektedir. Nadir vakalarda, KOK kullanıcılarında benign karaciğer tümörleri ve daha da nadir olarak malign karaciğer tümörleri bildirilmiştir. Tek tük vakalarda, bu tümörler hayati tehlike taşıyan intra-abdominal kanamalara yol açmıştır. KOK alan kadınlarda, şiddetli üst abdominal ağrı, karaciğer büyümesi veya intra-abdominal kanama belirtileri ortaya çıktığında ayırıcı tanıda bir karaciğer tümörü değerlendirilmelidir. Maligniteler yaşamı tehdit edici olabilir veya ölümle sonuçlanabilir. Diğer durumlar Potasyum atılım kapasitesi böbrek yetmezliği olan hastalarda sınırlı olabilir. Klinik bir çalışmada, drospirenon alımı, hafif veya orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda serum potasyum konsantrasyonu üzerinde bir etki göstermemiştir. Teorik bir hiperkalemi riski sadece tedavi öncesi serum potasyum düzeyi üst referans aralıkta olan ve ek olarak potasyum koruyucu ilaçlar kullanan, böbrek yetmezliği olan hastalar için varsayılabilir. Hipertrigliseridemisi veya aile öyküsü olan kadınların KOK kullanımı sırasında pankreatit riski artabilir. Her ne kadar KOK kullanan birçok kadında kan basıncında küçük artışlar bildirilmiş olsa da, klinik olarak ilgili artışlar nadirdir. Drospirenonun antimineralokortikoid etkisi, diğer kombine oral kontraseptifleri kullanan normotansif kadınlarda gözlenen etinilestradiol kaynaklı kan basıncındaki artışlara karşı koyabilir. Ancak, KOK kullanımı sırasında klinik açıdan önemli uzun süreli bir hipertansiyon gelişirse, hekimin KOK'u kesmesi ve hipertansiyonu tedavi etmesi akıllıca olacaktır. Uygun kabul edildiği durumlarda, KOK kullanımına bir antihipertansif tedavi ile normotansif değerler elde edilebilirse devam edilebilir. Aşağıdaki durumların hem gebelik hem de KOK kullanımı ile ortaya çıktığı veya kötüleştiği bildirilmiştir, ancak KOK kullanımı ile ilişkisine yönelik kanıt kesin değildir: Kolestaz ile bağlantılı sarılık ve/veya pruritus; safra taşı oluşumu; porfiri; sistemik lupus eritematöz; hemolitik üremik sendrom; Sydenham koresi; herpes gestasyones; otoskleroz ile bağlantılı işitme kaybı. Kalıtsal anjiyoödemi olan kadınlarda, eksojen östrojenler anjiyoödem semptomlarını indükleyebilir veya kötüleştirebilir. Karaciğer fonksiyonunda akut veya kronik bozulmalar, karaciğer fonksiyonu göstergeleri normale dönene kadar KOK kullanımının kesilmesini gerektirebilir. İlk olarak gebelik ile veya daha önceki seks steroidleri kullanımıyla ortaya çıkan kolestatik sarılık KOK'un kesilmesini gerektirir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerİle en sık bildirilen advers reaksiyonlar bulantı ve meme ağrısıdır. Kullanıcıların % 6’sından fazlasında görülür. Ciddi advers reaksiyonlar ATE ve VTE’dir. Advers reaksiyonların listesi ile yapılmış klinik çalışmalarda (n=4897) bildirilen advers ilaç reaksiyonlarının sıklığı aşağıda özetlenmiştir. Her bir frekans grup içinde, advers ilaç reaksiyonları azalan ciddiyetlerine göre sunulmuştur. Sıklık dereceleri şu şekilde tanımlanmaktadır; Sadece pazarlama sonrası gözlem sırasında tanımlanan ve sıklığı tahmin edilemeyen ilave advers ilaç reaksiyonları “bilinmiyor” şeklinde listelenmiştir. Psikiyatrik bozukluklar Yaygın: Duygusal değişkenlik, depresyon/depresif duygu durumu, libidoda azalma ve libido kaybı Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Migren Vasküler hastalıkları Seyrek: Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar* Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Eritema multiforme Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Meme ağrısı, zamansız uterin kanama, ayrıca belirtilmemiş genital kanal kanaması Klinik çalışmalardaki advers olaylar MedDRA sözlüğü (versiyon 12.1) kullanılarak kodlanmıştır. Aynı tıbbi fenomeni temsil eden farklı MedDRA terimleri, doğru etkiyi hafifletmekten ya da örtbas etmekten kaçınmak amacıyla tek bir advers reaksiyon olarak birlikte gruplanmıştır. * Epidemiyolojik çalışmalardan tahmin edilen sıklık, KOK’lar grubunu kapsamaktadır. Sıklık “çok seyrek” sınırındadır. “Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar” şu tıbbi durumları özetlemektedir: Periferik derin ven tıkanıklığı, tromboz ve embolizm / pulmoner vasküler tıkanıklık, tromboz, embolizm ve enfarktüs / miyokard enfarktüsü / serebral enfarktüs ve hemorajik olarak belirtilmeyen inme Venöz ve arteriyel tromboembolik olaylar ve migren için “4.3 Kontrendikasyonlar”, “4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız. MedDRA tercih edilen terimi, belli bir reaksiyonu ve onun eşanlamlıları ile ilgili durumları açıklamak için kullanılmıştır. ADR terimi ifadesi MedDRA versiyon 12.1'i esas almaktadır. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması KOK’lar grubu ile ilgili olduğu düşünülen, sıklığı çok düşük olan ya da geç semptom başlangıcı olan advers reaksiyonlar aşağıda listelenmiştir (“4.3 Kontrendikasyonlar”, “4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri” bölümlerine de bakınız.). Tümörler Meme kanseri tanısının sıklığı OK (oral kontraseptif) kullananlar arasında hafif düzeyde artmıştır. 40 yaşın altındaki kadınlarda meme kanseri nadir olarak görüldüğü için, sayıdaki artış, genel meme kanseri riski ile karşılaştırıldığında, düşük olmaktadır. KOK kullanımının nedensellik ilişkisi bilinmemektedir. Karaciğer tümörleri (benign ve malign). Diğer durumlar: Eritema nodozum, Hipertrigliseridemi (KOK kullanırken artmış pankreatit riski), Hipertansiyon, KOK kullanımı ile kesin ilişkisi olmayan durumların ortaya çıkması ya da kötüleşmesi: Kolestaza bağlı sarılık ve/veya kaşıntı; safra taşı oluşumu; porfiri; sistemik lupus eritematozus; hemolitik üremik sendrom; Sydenham koresi; herpes gestationis; otoskleroza bağlı işitme kaybı, Ailesel anjiyoödemi olan kadınlarda eksojen östrojenler anjiyoödem belirtilerinin ortaya çıkmasına veya alevlenmesine yol açabilirler. Karaciğer fonksiyon bozukluğu, Glukoz toleransında değişiklik ya da periferik insülin direnci üzerine etki, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, Kloazma, Aşırı duyarlılık (döküntü, ürtiker gibi semptomlar dahil). Etkileşimler Ara kanamalar ve/veya kontraseptif başarısızlık oral kontraseptiflerin diğer ilaçlarla (enzim indükleyiciler) etkileşiminin sonucu olabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.