XYREM 500MG/ ML ORAL ÇÖZELTİ
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Xyrem 500 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1XYREM, yetişkin hastalarda katapleksili narkolepsi tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. XYREM tedavisi uyku bozuklukları tedavisinde uzman olan bir hekim tarafından başlatılmalıdır.
Narkolepsi; katapleksi, uyku felci, halüsinasyonlar ve yetersiz uyku ile birlikte normal uyanık olunan saatlerdeki uyku ataklarını içeren bir uyku bozukluğudur. Katapleksi; sinirlenme, korkma, gülme veya şaşırma gibi ani duygusal reaksiyonlara cevap olarak ortaya çıkan, bilinç kaybı olmadan ani kas güçsüzleşmesi veya kas felcinin başlamasıdır. Etki mekanizması tam olarak bilinmemektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Sodyum oksibata veya XYREM' in içerdiği maddelerden herhangi birine karşı alerji (aşırı duyarlılığınız) var ise
- Süksinik semialdehit dehidrogenaz eksikliğiniz var ise (nadiren görülen metabolik bir bozukluk)
- Majör depresyonunuz (ağır ruhsal çöküntü hastalığı) var ise
- Uykuya yardımcı ilaçlar veya sakinleştiriciler alıyorsanız
- Benzodiazepin, valproat, topiramat, diğer santral sinir sistemi baskılayıcıları veya alkol alıyorsanız
- Emziriyorsanız XYREM'i kullanmayınız.
- 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Nefes alıp verme veya akciğer problemleriniz (özellikle eğer çok kilolu iseniz) varsa
- Daha önceden geçirilmiş ya da mevcut depresyon hastalığınız varsa ve/veya intihar girişiminiz olmuşsa
- XYREM sodyum (sofra tuzunda bulunan) içermektedir, bu nedenle kalp yetmezliğiniz, hipertansiyonunuz (yüksek kan basıncı), karaciğer veya böbrek probleminiz varsa veya tuz-kısıtlama diyetindeyseniz (dozunuzun ayarlanması gerekebileceğinden)
- Önceden ilaç suistimali deneyiminiz varsa
- Epilepsi (sara) hastasıysanız (epilepsi hastalarında XYREM' in kullanılması önerilmez)
- Porfiri hastasıysanız (nadir bir metabolik bir bozukluk) Bu uyarılar geçmişte herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Eğer XYREM' i kullanırken, yatak ıslatma, dışkı ve idrar kaçırma, konfüzyon (zihin karışıklığı), halüsinasyonlar, uyurgezerlik durumları veya düşünce bozuklukları gibi durumlar yaşarsanız hemen doktorunuza bildiriniz. Bu etkiler yaygın değildir, eğer ortaya çıkarsa genellikle hafif-orta şiddettedir.
Yaşlıysanız doktorunuz durumunuzu dikkatle izleyecek ve XYREM'in istenen etkileri yapıp yapmadığını kontrol edecektir.
XYREM' in, iyi bilinen bir suistimal potansiyeli vardır. Suistimale ölüm ve koma eşlik edebilir. Sodyum oksibatın yasa dışı kullanımı sonrasında bağımlılık vakaları ortaya çıkmıştır.
XYREM' i almaya başlamadan önce ve XYREM ile tedaviniz devam ederken bu zamana kadar herhangi bir ilacı suistimal edip etmediğinizi doktorunuz size soracaktır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi XYREM' in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, XYREM'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- XYREM'e karşı aşırı duyarlılık görülme sıklığı yaygın değildir. Aşırı duyarlılık örneğin deride döküntüler, kaşıntı, kurdeşen, nefes kesilmesi ya da soluk alıp vermede zorluk ve/veya yüzde şişme gibi belirtilerle tanınabilir.
- XYREM kullanımı ile zihin bulanıklığı gözlenebilir.
- XYREM'in solunumu baskılama potansiyeli bulunmaktadır. Bu durum nefes alma derinliği veya hızında azalma, solunum durması gibi belirtilerle tanınabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin XYREM'e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Sodyum oksibat, iyi bilinen bir suistimal potansiyeline sahiptir. Sodyum oksibatın yasa dışı kullanımından sonra bağımlılık vakaları olmuştur.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'nde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Sersemlik hissi
- Baş ağrısı
- Mide bulantısı
Yaygın:
- Aşırı iştahsızlık (anoreksi)
- İştah azalması
- Anormal rüyalar görme
- Konfüzyon hali (zihin bulanıklığı)
- Oryantasyon bozukluğu (dikkati toplayamama)
- Kabuslar
- Uyurgezerlik
- Depresyon
- Uyku problemleri
- Katapleksi (iskelete kaslarının ani ve istemsiz bir biçimde gevşemesi)
- Anksiyete (kaygılanma)
- Uykusuzluk
- Gecenin ortasında uykuya dalmada zorluk
- Sinirlilik
- Uyku felci
- Somnolans (uyuklama hali)
- Tremor (titreme)
- Denge bozukluğu,
- Dikkat dağınıklığı
- Hipoestezi (hassasiyet bozukluğu-özellikle dokunma)
- Parestezi [anormal dokunma algısı, iğne batma hissi (vücudun herhangi bir yerinde, genellikle el ve ayaklarda, karıncalanma ve uyuşma)]
- Sedasyon (uykulu hissetme)
- Tat alma bozukluğu
- Denge bozukluğundan kaynaklanan baş dönmesi (vertigo)
- Bulanık görme
- Kalp atımını hissetme
- Hipertansiyon (kan basıncında artış)
- Dispne (nefes darlığı)
- Horlama
- Burun tıkanıklığı
- Kusma
- Üst karın ağrısı
- İshal
- Aşırı terleme
- Döküntü
- Kas kasılmaları
- Artralji (eklem ağrısı)
- Sırt ağrısı
- Yatak ıslatma
- İdrar kaçırma
- Asteni (halsizlik)
- Yorgunluk
- İçkili gibi hissetme
- Periferik ödem (şişme)
- Burun ve boğazda enflamasyon
- Sinüslerin enflamasyonu
- Kilo verme
- Düşme
Yaygın olmayan:
- Aşırı duyarlılık
- Miyoklonus (kaslarda istemsiz kasılmalar)
- Amnezi (unutkanlık)
- Huzursuz bacak sendromu
- Fekal inkontinans (istemsiz dışkılama)
- Psikoz (halüsinasyon, tutarsız konuşmalar veya aşırı huzursuz ve organize olmayan davranışları içeren mental bozukluk)
- Paranoya
- Anormal düşünceler
- Halüsinasyon
- Ajitasyon (aşırı huzursuzluk hali)
- İntihar girişimi
- Başlangıç dönemi uykusuzluğu
Bilinmiyor:
- İntihar düşüncesi
- Konvülsiyon (istem dışı şiddetli kasılmalarla belirgin durum; sarsılma, çırpınma)
- Solunum depresyonu (azalan nefes alma derinliği veya hızı, solunum durması)
- Uyku apnesi (uyku sırasında oluşan solunum duraklamaları)
- Ürtiker (kurdeşen)
- Öforik ruh hali (aşırı mutlu hissetme)
- Ağız kuruluğu
- Yüzde şişlik (anjiyoödem)
- Vücudun susuz kalması (dehidratasyon)
- Panik atak (aniden ortaya çıkan ve zaman zaman tekrarlayan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri)
- Mani/bipolar bozukluk (taşkınlık/duygu durum değişiklikleri - depresyon ve/veya aşırı neşe)
- Gerçek dışı inançlar (delüzyon)
- Diş gıcırdatma ve diş sıkma (bruksizm)
- Sık idrara çıkma/Acil idrara çıkma dürtüsü (pollaküri/miktürisyon aciliyeti)
- Kulak çınlaması (tinitus)
- Uyku ilişkili yeme bozuklukları
- Bilinç kaybı
- Saldırganlık
- İştah artışı
- İrritabilite (hafif uyaranlara karşı aşırı tepki verme)
- Diskinezi (eklemlerde anormal ve kontrol edilemeyen hareketler)
- Şiddet eylemi düşünceleri (başkalarına zarar vermek dahil)
- Cinayet düşüncesi
- Kepeklenme
- Cinsel istekte artış
- Noktüri (gece çok fazla idrara çıkma)
- Boğulma hissi
Eğer bu yan etkilerden biri sizi şiddetli derecede etkilerse bu durumu doktorunuza bildiriniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
XYREM'i gebelik esnasında kullanmış çok az sayıdaki kadın hastaların bazılarında spontan düşük gerçekleşmiştir. XYREM' in hamilelik esnasında kullanılma riski bilinmemektedir ve bu nedenle XYREM' in hamile kadınlarda veya hamile kalmak isteyen kadınlarda kullanılması önerilmez. Eğer hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız doktorunuza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
XYREM' in anne sütüne geçtiği bilindiği için XYREM' i kullanan hastalar emzirmeyi bırakmalıdır. XYREM kullanan annelerin emzirdiği bebeklerin uyku düzenlerinde değişiklikler gözlemlenmiştir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren yardımcı madde içermemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonYetişkin hastalarda katapleksili narkolepsi tedavisinde kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSodyum oksibat veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, Majör depresyonu olan hastalarda, Süksinik semialdehit dehidrogenaz eksikliği olan hastalarda, Opioidler veya barbituratlar (sedatif hipnotik ajanlar) ile tedavi edilen hastalarda, Alkol veya diğer SSS depresanları kullanan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSuistimal potansiyeli olan bir santral sinir sistemi depresanıdır. Alkol veya diğer SSS depresanları ile birlikte kullanılmamalıdır. Sodyum oksibat, suistimal potansiyeli bilinen bir gama hidroksibütirattır (GHB). Suistimale, bazı önemli SSS advers olayları (ölüm dahil) eşlik eder. Hatta önerilen dozlarda, kullanımı ile birlikte konfüzyon, depresyon ve diğer nöropsikiyatrik olaylar görülür. solunum depresyonunu indükleme potansiyeline sahiptir. Klinik çalışmalarda solunum depresyonu bildirimleri olmuştur. Klinik çalışmalar sırasında sodyum oksibat alan hemen tüm hastalar SSS stimülanı almışlardır. GHB’nin suistimaline eşlik eden önemli SSS advers olayları arasında koma ve ölüm vakaları ile birlikte nöbet, solunum depresyonu ve bilinçlilik düzeyinde önemli azalmalar görülmüştür. solunum depresyonunu indükleme potansiyeline sahiptir. Suistimal potansiyeli ve bağımlılık: ’ in etkin maddesi; iyi bilinen suistimal potansiyeli olan santral sinir sistemi depresanı olan GHB’nin sodyum tuzu olan sodyum oksibattır. GHB’nin yasadışı kullanımı ve suiistimali rapor edildiği için hekimler hastaları ilaç suistimali öyküsü veya yatkınlığı açısından değerlendirmeli ve bu gibi hastaları GHB’nin yanlış kullanımı veya suistimali belirtileri (örneğin, doz miktarı veya sıklığında artış, ilaç arama davranışı, sahte katapleksi) açısından gözlemleyerek yakından takip etmelidir. Şüpheli suistimal vakası olduğunda sodyum oksibat ile tedavi kesilmelidir. GHB’ nin yasadışı olarak terapötik doz aralığından daha yüksek ve sık tekrarlanan dozlarda (18-250 g/gün) kullanılmasından sonra bağımlılık vakaları bildirilmiştir. GHB’nin sodyum tuzu olan sodyum oksibat, hipnotik ve pozitif subjektif güçlendirici etkiler dahil olmak üzere doza bağımlı santral sinir sistemi etkilerine neden olur. Etki başlangıcı hızlıdır ve suistimal veya yanlış kullanım potansiyelini arttırır. Özellikle alkol ile birlikte kullanıldığı zaman, sodyum oksibatın amnestik özellikleriyle eşleşen hızlı sedasyon başlangıcının gönüllü ve istemsiz kullanıcılar (örneğin saldırı kurbanı) için tehlikeli olduğu kanıtlanmıştır. önerilen doz rejiminden çok daha yüksek dozlarda yasadışı kullanımdan sonra gelişen tolerans semptomlarına ilişkin bazı vaka raporları olmuştur. Alkolü bırakma tedavisinde sodyum oksibata ait klinik çalışmalar alkol ile potansiyel bir çapraz-tolerans ortaya koymaktadır. alkolü bırakma tedavisinde güvenliliği ve etkililiği kanıtlanmamıştır. Yasadışı GHB, sosyal ortamlarda öncelikle genç yetişkinler tarafından suistimal edilmektedir. Suistimal edildiği tahmin edilen dozların bazıları katapleksisi olan hastaların tedavisinde kullanılana benzer bir doz aralığındadır. GHB, sınırlı bir doz aralığında etanol ile bazı ortak özelliklere sahiptir ve etanol ile bazı çapraz toleranslar da rapor edilmiştir. İlaç 24 saat boyunca alındığında GHB için ciddi bağımlılık ve şiddetli istek vakaları bildirilmiştir. Bağımlılığı gösteren suistimal örnekleri şunları içermektedir: 1) giderek daha yüksek dozlarda kullanım, 2) artan kullanım sıklığı ve 3) advers sonuçlara rağmen kullanılmaya devam edilmesi. Solunum ve SSS depresyonu: solunum depresyonunu indükleme potansiyeline sahiptir. Aç, sağlıklı denekte 4,5 g (önerilen başlangıç dozunun iki katı) tek doz uygulanmasını takiben apne ve solunum depresyonu gözlenmiştir. Pazarlama sonrası gözetim sırasında, kullanımının hastaları uyku esnasında boğulma hissi yaşamaya eğilimli hale getirebileceği gözlemlenmiştir. Hastalar SSS veya solunum depresyonu bulguları açısından sorgulanmalıdır. Altta yatan solunum hastalığı olanlara özel dikkat gösterilmelidir. Yüksek oranda uyku apnesi görülme riskinden dolayı, vücut kitle indeksi ≥ 40 kg/m 2 olan hastalar sodyum oksibat kullanırken yakın takip edilmelidir. Klinik çalışmalar sırasında sodyum oksibat alan hastaların yaklaşık % 80’i eşzamanlı SSS stimülanı kullanmaya devam etmişlerdir. Bunun gece boyunca solunumu etkileyip etkilemediği bilinmemektedir. dozunu arttırmadan önce, hekimler narkolepsisi olan hastaların %50’ye kadarında uyku apnesi görülebileceğini dikkate almalıdırlar. Benzodiazepinler: Solunum depresyonunu artırma riski olasılığı olduğundan, benzodiazepinlerin ile birlikte eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır. Alkol ve SSS depresanları: ’ in alkol veya herhangi bir santral sinir sistemi depresanı ile beraber kullanımı sodyum oksibatın SSS depresan etkilerinde güçlü bir artış ile sonuçlanabilir. Bu nedenle, ile alkol birlikte kullanılmamalıdır Gama hidroksibütirat dehidrogenaz inhibitörleri: Sodyum oksibat ile birlikte valproat kullanımında farmakokinetik ve farmakodinamik etkileşimler gözlemlendiği için, valproat ya da diğer GHB dehidrogenaz inhibitörleri ile eşzamanlı tedavi gören hastalarda, dikkatli olunmalıdır. Bu iki ilacın birlikte kullanımına izin verildiğinde, doz ayarlaması düşünülmelidir. Ek olarak, hasta cevabı ve tolerabilitesi izlenmeli ve doz buna göre adapte edilmelidir. Topiramat: ve topiramat birlikte alındıktan sonra, koma ve plazma GHB konsantrasyonunda yükselme oluştuğu klinik olarak gözlemlenmiştir. Bu nedenle ile birlikte topiramat kullanımına karşı hastalar uyarılmalıdır. Porfirili hastalar: ’ in porfirili hastalarda kullanımının güvenli olmadığı düşünülmektedir. Çünkü hayvanlarda veya in vitro sistemlerde porfirojenik olduğu gösterilmiştir. Nöropsikiyatrik olaylar: Hastalarda ile tedavileri sırasında konfüzyon oluşabilir. Bu durumda, hasta tam olarak değerlendirilmeli ve bireysel olarak uygun bir müdahale düşünülmelidir. Anksiyete, psikoz, paranoya, halüsinasyonlar ve ajitasyon diğer nöropsikiyatrik olaylardır. Hastaların ile tedavileri sırasında şiddet eylemi düşüncelerini (başkalarına zarar verme dahil) içeren düşünce ve/veya davranış bozukluklarının ortaya çıkması hemen ve dikkatli bir değerlendirme yapılmasını gerektirir. ile tedavi edilen hastalarda depresyon görülmesi hemen ve dikkatli bir değerlendirmeyi gerektirir. Özellikle önceden depresif hastalık ve/veya intihar girişimi öyküsü olan hastalar, ’ i kullanmaları sırasında depresif belirtilerin ortaya çıkması açısından dikkatli bir şekilde izlenmelidir. Majör depresyonu olan hastalarda kontrendikedir (bakınız) Eğer hastada tedavisi sırasında idrar veya dışkı tutamama görülürse, hekim altta yatan etiyolojileri araştırmalıdır. Klinik çalışmalarda ile tedavi edilen hastalarda uyurgezerlik bildirilmiştir. Bu epizodların bazılarının veya tamamının gerçek somnambylizm (REM-dışı uyku sırasında meydana gelen parasomni) ile veya diğer spesifik tıbbi rahatsızlıklar ile ilgisi kesin değildir. Uyurgezer hastalarda kendine zarar verme veya yaralanma riski akılda tutulmalıdır. Bu nedenle, hastanın uyurgezerlik epizodları tam anlamıyla değerlendirilmeli ve uygun girişimlerde bulunulmalıdır. Geriyatrik popülasyon: yaşlı hastalarda kullanımı ile ilgili deneyim çok sınırlıdır. kullanan yaşlı hastalar, motor ve/veya kognitif fonksiyon bozukluğu açısından yakından takip edilmelidirler. Başka bir popülasyonda gerçekleştirilen kontrollü çalışmalarda, 874 hastanın 39’u (%5’i) 65 yaş ve üzerindedir. Advers reaksiyonlara bağlı olarak tedavinin kesilmesi yaşlılarda genç yetişkinlere göre artmıştır (%21’e %19). Yaşlılarda baş ağrısı sıklığı önemli derecede artış göstermiştir (%39’a %19). En sık görülen advers reaksiyonlar her iki yaş kategorisinde de benzer olmuştur. Genel olarak, yaşlı bir hasta için doz seçimi, genellikle dozlama aralığının alt sınırından başlanarak; karaciğer, böbrek veya kalp fonksiyonunda azalmanın ve eşlik eden hastalıkların veya diğer ilaç tedavisinin daha yüksek sıklıkta olduğu göz önünde bulundurularak dikkatle yapılmalıdır. Epileptik hastalar: Sodyum oksibat ile tedavi edilen hastalarda nöbetler görülmüştür. Sodyum oksibatın epilepsi hastalarında güvenlilik ve etkililiği saptanmamıştır, bu nedenle bu hastalarda kullanımı önerilmez. Geri çekilme etkisi ve yoksunluk sendromu: Sodyum oksibat tedavisinin kesilmesinin etkileri kontrollü klinik çalışmalarda sistematik olarak değerlendirilmemiştir. Bazı hastalarda tedavisinin kesilmesini takiben katapleksi tekrar daha yüksek sıklıkla görülebilir ise de, bu hastalığın normal değişkenliğine de bağlı olabilir. tedavisi, dozun kademeli olarak azaltılmasına gerek duyulmadan kesilebilir. Sodyum oksibat tedavisinin kesilmesinin etkileri, kontrollü klinik çalışmalarda sistematik olarak değerlendirilmemiştir Terapötik doz aralığı aşıldığında, sık tekrarlanan dozlarda (günde 18 g ila 250 g) yasadışı GHB kullanımının kesilmesinden sonra hafif ila ciddi aralığında değişen yoksunluk vakaları bildirilmiştir. GHB’nin aniden kesilmesini takip eden yoksunluk belirti ve semptomları; uykusuzluk, huzursuzluk, anksiyete, psikoz, uyuşukluk, bulantı, terleme, kas krampları, taşikardi, baş ağrısı, sersemlik, rebound yorgunluk ve uykululuk, konfüzyon ve özellikle şiddetli yoksunluk durumunda, görsel halüsinasyonlar, ajitasyon ve deliryumu içermektedir. Bu semptomlar genellikle 3 ila 14 gün içinde hafiflemiştir. Ciddi yoksunluk vakalarında hastaneye yatış gerekebilir. Sodyum oksibat tedavisinin kesilmesinin etkileri kontrollü klinik çalışmalarda sistematik olarak değerlendirilmemiştir. Narkolepsi/katapleksi hastalarında terapötik dozlarda sodyum oksibat ile yapılan klinik çalışmada, klinik çalışmanın sona ermesiyle tedavinin aniden kesilmesini takiben iki hastada anksiyete ve bir hastada uykusuzluk bildirmiştir; aynı zamanda, anksiyetesi olan iki hastada katapleksi belirgin şekilde artmıştır. Sodyum alımı: kullanan hastalar, günlük 0,82 g’dan (4,5 g/gün dozu için) 1,6 g’a (9 g/gün dozu için) kadar değişen aralıkta ek sodyum alımına maruz kalacaktır. Kalp yetmezliği, hipertansiyon veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda sodyum alımını azaltıcı diyet önerileri dikkatle değerlendirilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın olarak bildirilen advers ilaç etkileri; sersemlik hissi, mide bulantısı ve baş ağrısıdır. Bu advers ilaç etkilerinin tümü hastaların %10 ila 20’sinde görülmüştür. En ciddi advers reaksiyonlar intihar girişimi, psikoz, solunum depresyonu ve konvülsiyondur. Sodyum oksibatın narkolepsi semptomlarının tedavisindeki etkililiği ve güvenliliği; çok merkezli, randomize, çift-kör, plasebo kontrollü, paralel gruplu hasta alımı için katapleksi şartı olmayan bir çalışma haricinde toplam dört çalışmada katapleksili narkolepsi hastalarında gösterilmiştir. İki Faz 3 ve bir Faz 2 çift kör, paralel gruplu, plasebo kontrollü çalışmalar sodyum oksibatın fibromiyalji endikasyonunu değerlendirmek için yapılmıştır. Ek olarak, randomize, çift kör, plasebo kontrollü, ibuprofen, diklofenak ve valproat ile çapraz ilaç-ilaç etkileşim çalışmaları sağlıklı deneklerde gerçekleştirilmiş ve özetlenmiştir. Klinik çalışmalar sırasında rapor edilen advers reaksiyonlara ek olarak, pazarlama sonrası deneyimde de advers reaksiyonlar rapor edilmiştir. Tedavi edilecek popülasyonda, bunların güvenilir şekilde insidansını belirlemek her zaman mümkün değildir. İstenmeyen etkilerin sıklık sıralaması aşağıdaki gibidir: Enfeksiyon ve enfestasyonlar Yaygın: Nazofarenjit, sinüzit Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Anoreksi, iştah azalması Bilinmiyor: Dehidratasyon, iştah artışı Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Depresyon, katapleksi, anksiyete, anormal rüyalar görme, konfüzyonel durum, oryantasyon bozukluğu, kabuslar, uyurgezerlik, uyku bozukluğu, uykusuzluk, orta dönemde uykusuzluk, sinirlilik Yaygın olmayan: İntihar girişimi, psikoz, paranoya, halüsinasyon, anormal düşünceler, ajitasyon, başlangıç dönemi uykusuzluğu Bilinmiyor: İntihar düşüncesi, cinayet düşüncesi, saldırganlık öforik durum, uyku ilişkili yeme bozuklukları, panik atak, mani/bipolar bozukluk, delüzyon, bruksizm, irritabilite, libido artışı Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Sersemlik hissi, baş ağrısı Yaygın: Uyku felci, somnolans, tremor, denge bozukluğu, dikkat dağınıklığı, hipoestezi, parestezi, sedasyon, tat alma bozukluğu Yaygın olmayan: Miyoklonus, amnezi, huzursuz bacak sendromu Bilinmiyor: Konvülsiyon, bilinç kaybı, diskinezi Göz hastalıkları Yaygın: Bulanık görme Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo Bilinmiyor: Tinnitus Kardiyak hastalıklar Yaygın: Palpitasyonlar Vasküler hastalıklar Yaygın: Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne, horlama, nazal konjesyon Bilinmiyor: Solunum depresyonu, uyku apnesi, boğulma hissi Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Mide bulantısı (mide bulantısının görülme sıklığı erkeklere göre kadınlarda daha yüksektir). Yaygın: Kusma, üst karın ağrısı, diyare Yaygın olmayan: Fekal inkontinans Bilinmiyor: Ağız kuruluğu Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Hiperhidroz, döküntü Bilinmiyor: Ürtiker, anjiyoödem, sebore Kas -iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Artralji, kas spazmları, sırt ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Enürezis noktürna, üriner inkontinans Bilinmiyor: Pollaküri/miktürisyon aciliyeti, noktüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Asteni, yorgunluk, içkili gibi hissetme, periferik ödem Araştırmalar Yaygın: Kan basıncında artış, kilo verme Yaralanma, zehirlenme Yaygın: Düşme Bazı hastalarda sodyum oksibat tedavisinin kesilmesini takiben katapleksi tekrar daha yüksek sıklıkla görülebilir ise de bu, hastalığın normal değişkenliğine de bağlı olabilir. Narkolepsi/ katapleksi hastalarında terapötik dozlarda sodyum oksibat ile yapılan klinik çalışmalarda yoksunluk sendromuna dair net bir bulgu olmamasına rağmen, seyrek olarak bazı vakalarda GHB’ nin kesilmesinden sonra uykusuzluk, baş ağrısı, anksiyete, sersemlik hissi, uyku bozukluğu, somnolans, halüsinasyon ve psikotik bozukluklar gibi advers olaylar gözlemlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.