XİGDUO XR 10 MG/ 1000 MG FİLM KAPLI TABLET, 28 TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Xigduo XR 10/1000 mg ne için kullanılır?
KT 1- XIGDUO XR oral kan şekerini düşürücü ilaç kombinasyonları olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir.
- XIGDUO XR, “tip 2 diyabet” olarak adlandırılan bir tür şeker hastalığının tedavisinde yetişkinlerde kullanılır. XIGDUO XR, tek başına dapagliflozin veya tek başına metforminin kanınızdaki şeker miktarını kontrol altında tutamaması durumunda, diyet ve egzersizle birlikte kan şekerinizi düşürmek için kullanılır.
- XIGDUO XR tip 1 diyabeti (vücudun insülin üretemediği bir tür şeker hastalığı) olan hastalarda kullanılmaz.
- XIGDUO XR diyabetik ketoasidozu (kanda veya idrarda ketonların düzeyinde artış) olan kişilerde kullanılmaz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Dapagliflozine, metformine veya bu ilacın bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa. XIGDUO XR'nin içeriğinde bulunan yardımcı maddelerin listesi için bu Kullanma Talimatı'nın “Yardımcı Maddeler” bölümüne bakınız.
XIGDUO XR'ye karşı gelişen ciddi alerjik reaksiyonun belirtileri şunları içerebilir:
- Deri döküntüsü,
- Derinizde kabarık kırmızı lekeler (kurdeşen),
- Yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda solunum veya yutma güçlüğüne yol açabilecek şişlik.
- Daha önce bir diyabetik koma yaşadıysanız,
- Kontrolsüz diyabetiniz varsa, örneğin ciddi hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği), bulantı, kusma, diyare, hızlı kilo kaybı, laktik asidoz (bkz. aşağıda “laktik asidoz riski”) veya ketoasidoz. Ketoasidoz, diyabetik komaya neden olabilen “keton cisimlerinin” kanda birikmesi durumudur. Belirtileri; karın ağrısı, hızlı ve derin nefes alma, uykulu olma veya nefesin sıradışı olarak meyvemsi bir şekilde kokmasıdır.
- Daha önce bir kalp krizi geçirdiyseniz ya da kalp yetmezliğiniz veya kan dolaşımınızla ilgili ciddi problemleriniz veya nefes problemleriniz varsa.
- Ciddi azalmış böbrek fonksiyonu,
- Metabolik asidoz veya diyabetik ketoasidoz (kanda veya idrarda ketonların düzeyinde artış) adı verilen bir durum sizde varsa. Belirtiler, hızlı kilo kaybı, kendini hasta hissetme ya da hasta olma, karın ağrısı, hızlı ve derin nefes alma, uyku hali, nefesinizde tatlı bir koku, ağızda tatlı ya da metalik bir tat ya da idrar ya da terde farklı bir kokuyu içerir.
- Ciddi enfeksiyonunuz varsa,
- Karaciğeriniz ile ilgili problemleriniz varsa,
- Her gün veya zaman zaman yüksek miktarda alkol alıyorsanız, (bkz. XIGDUO XR'nin yiyecek ve içecek ile kullanılması)
Şiddetli kusma, ishal, ateş, sıcağa maruz kalma veya normalden daha az sıvı içme gibi dehidratasyonla (vücut sıvılarının önemli ölçüde kaybı) ilişkili olabilecek bir rahatsızlığınız varsa.
Sizde bu belirtilerden herhangi biri varsa, XIGDUO XR kullanmayı durdurunuz ve derhal doktorunuzla görüşünüz ya da size en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Eğer “laktik asidoz” yaşarsanız: bu ilaçtaki etkin maddelerden biri olan metformin, laktik asidoz (kanda laktik asit artışı) adı verilen ölüme de yol açabilen nadir ancak ciddi bir yan etkiye neden olabilir. Belirtiler, kendini çok hasta hissetme ya da hasta olma, kusma, karın ağrısı, kas krampları, şiddetli yorgunluk, nefes alma güçlüğünü veya vücut sıcaklığı ve kalp atışının azalmasını içerir. Laktik asidoz acil bir tıbbi durumdur ve hastanede tedavi edilmelidir. Eğer sizde bu durum oluşursa, laktik asidoz komaya neden olabildiği için acil hastane tedavisine ihtiyacınız olabilir. Derhal bu ilacı almayı kesin ve bir doktor ile temas kurun ya da derhal en yakın hastaneye gidin (bkz. Bölüm 4). İlaç ambalajını yanınıza alın.
- Laktik asidoz gelişme riski; kontrol edilemeyen şeker hastalığı, ciddi enfeksiyonlar, uzun süre açlık veya alkol alımı, vücudun fazla su kaybı, karaciğer sorunları, böbrek sorunları, eş zamanlı kullanılan bazı ilaçlarve vücudun bir bölümünde oksijenin azaldığı rahatsızlıklar (örn. ani ağır kalp rahatsızlığı gibi) ile birlikte artabilir. Laktik asidoz gelişme riski yaşlı hastalarda (65 yaş ve üzeri) genç hastalara kıyasla daha fazladır.
- Eğer “tip 1 diyabetiniz” varsa – bu tip genellikle gençken başlar ve vücudunuz insülin üretmez.
- Eğer hızlı kilo kaybı, kendini hasta hissetme ya da hasta olma, karın ağrısı, aşırı susama, hızlı ve derin nefes alma, konfüzyon, alışılmadık uyku hali ya da bitkinlik, nefesinizde tatlı bir koku, ağızda tatlı ya da metalik bir tat ya da idrar ya da terde farklı bir koku yaşarsanız bir doktor ile temas kurun ya da derhal en yakın hastaneye gidin. Bu semptomlar “diyabetik ketoasidoz”un bir belirtisi olabilir (testlerde ortaya çıkan idrar ya da kanınızda artmış “keton cisimcikleri” nedeniyle diyabette yaşayabileceğiniz bir problem). Uzun süreli açlık, aşırı alkol tüketimi, dehidratasyon (çok fazla vücut sıvısı kaybı), insülin dozunda ani azalmalar ya da büyük cerrahi ya da ciddi hastalıklara bağlı olarak daha fazla insülin gerekmesi durumlarında diyabetik ketoasidoz gelişme riski artar.
- XIGDUO XR ile tedaviniz sırasında, doktorunuz böbrek fonksiyonlarınızı yılda en az bir kez veya eğer yaşlı ve/veya kötüleşen böbrek fonksiyonunuz varsa daha sık kontrol edecektir.
- Eğer kanınızda sizi dehidrate hale getirebilecek (çok fazla vücut sıvısı kaybı) çok yüksek düzeyde glukoz varsa. Dehidratasyonun muhtemel belirtileri 4. bölüm başında verilmiştir. Bu belirtilerden herhangi biri varsa bu ilacı almadan önce doktorunuza söyleyin.
- Eğer tansiyon düşürücü ilaç (anti-hipertansif) kullanıyorsanız ve düşük kan basıncı (hipotansiyon) öykünüz varsa. Daha detaylı bilgi, aşağıda “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı” başlığı altında verilmektedir.
- Eğer sık üriner sistem enfeksiyonunuz (idrar yolu iltihabı) oluyorsa. Bu ilaç üriner sistem enfeksiyonlarına neden olabilir ve doktorunuz sizi daha yakından takip etmek isteyebilir. Ciddi enfeksiyon gelişirse doktorunuz tedavinizi geçici olarak değiştirmeyi düşünebilir.
- XIGDUO XR ile aynı tedavi grubunda başka bir ürün için yürütülmekte olan uzun süreli klinik çalışmalarda, bir organın tamamının veya bir kısmının vücuttan kesilerek uzaklaştırılmasında (esas olarak ayak baş parmağı) bir artış gözlenmiştir. Bunun bir sınıf etkisi oluşturup oluşturmadığı bilinmemektedir. Tüm diyabetli hastalar için olduğu gibi, ayaklarınızı düzenli olarak kontrol etmeniz önemlidir ve doktorunuz tarafından hastalara rutin önleyici ayak bakımı konusunda bilgi verilmesi gerekmektedir.
- Büyük bir ameliyat geçirmeniz gerekiyorsa, işlem sırasında ve işlemden sonra belli bir süre boyunca XIGDUO XR almayı bırakmalısınız. XIGDUO XR'yi ne zaman sonlandıracağınıza ve ne zaman yeniden başlayacağınıza doktorunuz karar verecektir.
- Ateş veya genel olarak iyi hissetmeme ile birlikte genel veya genital bölge ile anüs arasındaki bölgede ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya şişlik belirtilerinin bir kombinasyonunu geliştirirseniz. Bu belirtiler, perineumun nekrotizan fasiiti veya Fournier kangreni adı verilen nadir ancak ciddi veya hatta yaşamı tehdit eden bir enfeksiyonun işareti olabilir ve bu enfeksiyon cilt altındaki dokuyu tahrip eder. Fournier kangreni derhal tedavi edilmelidir.
İdrar glikozu Bu ilacın etki şekli nedeniyle, bu ilacı kullanırken idrar testinizde şeker pozitif çıkacaktır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, XIGDUO XR'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
XIGDUO XR'nin içeriğindeki etkin maddelerden biri olan metformin HCl seyrek görülen; fakat ciddi bir yan etki olan “laktik asidoza” yol açabilir. Bu durum kanda laktik asit birikmesidir ve ölüme neden olabilir. Laktik asidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastanede tedavi edilmelidir. Laktik asidoz özellikle böbrekleri iyi çalışmayan hastalarda ortaya çıkmaktadır.
Aşağıdaki “laktik asidoza” ilişkin belirtilerden biri olursa, XIGDUO XR'yi kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kendinizi çok güçsüz veya yorgun hissediyorsanız,
- Kas ağrınız varsa,
- Nefes alıp vermede güçlük çekiyorsanız,
- Alışılmadık uyku hali varsa veya her zamankinden daha fazla uyuyorsanız,
- Mide-karın ağrılarınız, bulantınız veya kusmanız varsa,
- Vücut sıcaklığınızda ve kalp atışınızda azalma varsa.
Aşağıdaki durumlar sizde söz konusu ise XIGDUO XR ile laktik asidoz olma ihtimaliniz daha yüksektir:
- Böbreklerinizle ilgili ağır derecede problemleriniz varsa veya böbrekleriniz, enjekte edilen boyanın kullanıldığı belirli röntgen testlerinden etkilenmişse.
- Karaciğer problemleriniz varsa,
- Kalp yetmezliği gibi vücüttaki oksijeninin azaldığı durumlar varsa (kalbin vücudun ihtiyacı olan oksijeni taşıyacak kadar kan pompalama görevini tam olarak yerine getirememesi durumu) varsa,
- Aşırı alkol tüketiyorsanız,
- Uzun süre aç kaldıysanız,
- Sıvı kaybınız oluyorsa (vücut sıvılarından büyük miktarlar kaybediyorsanız). Eğer ateşli hastalığınız varsa, kusuyorsanız veya ishalseniz bu durum söz konusu olabilir. Sıvı kaybı ayrıca hareketle veya egzersizle birlikte çok terleyip yeterli sıvı tüketmediğinizde de olur.
- Ameliyat olduysanız,
- Kalp krizi, ağır enfeksiyon veya inme (felç) geçirdiyseniz,
- 65 yaş ve üzerindeyseniz ve böbreklerinizi test ettirmediyseniz.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Sıklığı bilinmeyen: Eldeki veriler ile tahmin edilememektedir.
XIGDUO XR ile olası diğer yan etkiler şunlardır:
- Perineal nekrotizan fasiit veya Fournier kangreni, genital organlarda veya genital organlar ile anüs arasındaki bölgede ortaya çıkan, çok seyrek görülen, ciddi yumuşak doku enfeksiyonudur.
- Sıvı kaybı. XIGDUO XR bazı kişilerde sıvı kaybına neden olabilir (vücut sıvısı ve tuz kaybı).
Dehidratasyon belirtileri şunlardır:
- çok kuru veya yapışkan ağız, aşırı susuzluk hissi
- çok uykulu veya yorgun hissetme
- az miktarda idrar yapma ya da idrar yapmama
- hızlı kalp atışı.
- Üriner sistem enfeksiyonu. Yaygın görülür (10 kişiden 1'ini etkileyebilir).
Ciddi üriner sistem enfeksiyonunun belirtileri şunlardır:
- ateş ve / veya titremeler
- idrar yaparken yanma hissi
- sırt ya da yan ağrısı
- Seyrek olmasına rağmen idrarınızda kan görürseniz derhal doktorunuza bildirin. Eğer aşağıdaki yan etkilerden herhangi birini yaşarsanız derhal en yakın hastaneye başvurun:
- Diyabetik ketoasidoz Seyrek görülür (1.000 kişiden 1'ini etkileyebilir) Diyabetik ketoasidoz belirtileri şunlardır (ayrıca bkz. Bölüm 2 XIGDUO XR'yi kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler):
- idrar ya da kanınızda artmış "keton cisimleri (idrar ve kanda normal koşullarda bulunmaması gereken madde)" düzeyleri
- hızlı kilo kaybı
- hasta hissetmek veya hasta olmak
- karın ağrısı
- aşırı susama
- hızlı ve derin nefes alma
- konfüzyon (sersemlik)
- alışılmadık uyku hali veya yorgunluk
- nefesinizde tatlı bir koku, ağzınızda tatlı ya da metalik bir tat ya da idrar ya da terinizde farklı bir koku.
Bu durum kan glukozu düzeyinden bağımsız oluşabilir. Doktorunuz XIGDUO ile tedavinizi geçici veya kalıcı olarak durdurmaya karar verebilir.
Eğer aşağıdaki yan etkilerden herhangi birini yaşarsanız en kısa zamanda doktorunuzla temas kurun:
- Düşük kan şekeri düzeyleri (hipoglisemi) Çok yaygın görülür (10 kişide 1'den fazlasını etkileyebilir) – bu ilacı bir sülfonilüre veya kanınızda şeker miktarını azaltan insülin gibi başka ilaçlarla birlikte aldığınızda meydana gelebilir.
Düşük kan şekerinin belirtileri şunlardır:
- titreme, terleme, çok endişeli hissetme, hızlı kalp atışı hissetme
- açlık hissetme, baş ağrısı, görme değişikliği
- duygudurumunuzda bir değişiklik ya da şaşkınlık hissi.
Doktorunuz düşük kan şekeri düzeylerini nasıl tedavi edeceğinizi ve yukarıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız ne yapacağınızı söyleyecektir.
XIGDUO XR'nin diğer yan etkileri şunlardır:
- Çok yaygın
- Bulantı, kusma
- Diyare ya da karın ağrısı
- İştah kaybı
- Yaygın
- Penis veya vajinada genital enfeksiyon (pamukçuk) (tahriş, kaşınma, olağandışı akıntı veya koku)
- Döküntü
- Sırt ağrısı
- Ağrılı idrar yapma, idrara daha sık çıkma, aşırı idrar yapma, idrar çıkışında azalma
- Kandaki kolesterol ya da yağ oranında değişiklikler (testlerde gösterilir)
- Kanınızdaki kırmızı kan hücrelerinin miktarında artışlar (testlerde gösterilir)
- Tedavi başlangıcında kreatinin böbreklerden atılım hızında azalma (testlerde gösterilir)
- Tat alma bozukluğu
- Baş dönmesi
- Kanda B12 vitamini düzeylerinde azalma (Belirtiler arasında aşırı yorgunluk, ağrılı ve kırmızı dil (glossit), iğnelenme/karıncalanma hissi (parestezi) veya soluk ya da sarımsı cilt yer alabilir.) Doktorunuz, belirtilerinizin nedenini bulmak için bazı testler isteyebilir, çünkü bunların nedeni diyabet veya başka sağlık sorunları da olabilir.
Yaygın olmayan
- Sıvı kaybı (Belirtileri çok kuru veya yapışkan ağız, az miktarda idrar yapma ya da hiç idrar yapmama ve hızlı kalp atışı olabilir.)
- Susama
- Kabızlık
- Geceleri idrar yapmak için uykudan uyanma
- Ağız kuruluğu
- Kilo kaybı
- Tedavinin başında kreatininde artış (laboratuvar kan testlerinde gösterilir)
- Ürede artış (laboratuvar kan testlerinde gösterilir)
- Mantar enfeksiyonu
- Çok seyrek
- Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler, karaciğer iltihabı (hepatit)
- Ciltte kızarma (eritem), kaşıntı veya kaşıntılı bir döküntü (ürtiker)
- Böbrek iltihabı (tübülointerstisyel nefrit)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebeyseniz ya da emziriyorsanız, gebe olabileceğiniz düşünüyorsanız ya da bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışın. Gebe kalırsanız, gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde (son altı ay) önerilmediği için bu ilacı almayı bırakmalısınız. Gebe iken kan şekerinizi kontrol etmenin en iyi yolu hakkında doktorunuzla konuşun.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ya da emzirmek istiyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuzla konuşun.
Emziriyorsanız bu ilacı kullanmamalısınız. Metformin insan sütüne küçük miktarlarda geçebilir. Dapagliflozinin insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerXIGDUO XR tabletler laktoz anhidr (bir çeşit şeker) ihtiva eder. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karsı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
XIGDUO XR tabletler karboksimetilselüloz sodyum (3,75 mg sodyuma tekabül eden) ihtiva eder. Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Xigduo XR 10/1000 mg muadilleri
Xigduo XR 10/1000 mg ile aynı etken maddeyi (dapagliflozin, metformin hidroklorür) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTip 2 diabetes mellitusu olan erişkin hastalarda glisemik kontrolü iyileştirmek için diyet ve egzersize ek olarak aşağıdaki durumlarda endikedir; Tek başına metforminin tolere edilebilen maksimum dozu ile yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda, Metformin ve diyabet tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda bu ilaçlarla kombine olarak Dapagliflozin ve metforminin ayrı ayrı kullanılan tabletlerinin kombinasyonu ile halen tedavi edilmekte olan hastalarda. Kombinasyonlar, glisemik kontrol üzerindeki etkiler, kardiyovasküler olaylar ve çalışılan popülasyonla ilgili çalışma sonuçları için.4, 4.5 ve 5.1.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kontredikedir: Dapagliflozine, metformine veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılıkta, Her tipte akut metabolik asidoz (laktik asidoz, diyabetik ketoasidoz), Diyabetik prekoma, Ağır böbrek yetmezliği (GFR < 30 ml/dk.); Aşağıdakiler gibi böbrek fonksiyonunu bozma potansiyeli olan durumlar: dehidratasyon, ağır enfeksiyon, şok; Aşağıdakiler gibi doku hipoksisine neden olabilecek akut ya da kronik hastalık: kalp ya da solunum yetmezliği, yakın zamanlı miyokard infarktüsü, şok, Karaciğer bozukluğu; Akut alkol intoksikasyonu, alkolizm.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda veya diyabetik ketoasidoz tedavisinde kullanılmamalıdır. Laktik asidoz Pazarlama sonrasında, fatal olgular da dahil olmak üzere metformin ile ilişkili laktik asidoz olguları ortaya çıkmıştır. Bu olguların yavaş bir başlangıcı vardır ve huzursuzluk, miyaljiler, karın ağrısı, solunum sıkıntısı ya da uyuşuklukta artış gibi spesifik olmayan semptomlar eşlik eder, bununla birlikte, ciddi asidoz ile birlikte hipotermi, hipotansiyon ve dirençli bradiaritmiler de ortaya çıkmıştır. Metformin ile ilişkili laktik asidoz yüksek kan laktat konsantrasyonları (>5 mmol/L), anyon boşluğu asidozu (ketonüri ya da ketonemi kanıtı olmadan) ve bir laktat:piruvat oranı artışıyla karakterize olmuştur; metforminin plazma düzeyleri genellikle >5 mcg/mL’dir. Metformin laktatın karaciğer tarafından alınmasını azaltır, kandaki laktat düzeyleri artar ve bu durum başta risk altındaki hastalar olmak üzere laktik asidoz riskini artırır. Çok nadir fakat ciddi bir metabolik komplikasyon olan laktik asidoz, çoğunlukla böbrek fonksiyonunun akut kötüleşmesinde, kardiyorespiratuar hastalıkta veya sepsiste ortaya çıkar. Metformin birikimi, böbrek fonksiyonunun akut kötüleşmesiyle ortaya çıkar ve laktik asidoz riskini artırır. Dehidratasyon durumunda (ciddi diyare, kusma, ateş, sıvı alımında azalma) bırakılmalıdır. Doktora başvurulması önerilmelidir. Renal fonksiyonu azaltan ilaçlara (antihipertansifler, diüretikler ve steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar gibi) metformin ile tedavi edilen hastalarda dikkatle başlanmalıdır. Laktik asidozun diğer risk faktörleri aşırı alkol alımı, hepatik yetmezlik, yeterince kontrol altına alınamayan diyabet, ketozis, uzun süreli açlık, hipoksiyle ilişkili herhangi bir durum yanı sıra laktik asidoza neden olabilecek tıbbi ürünlerle birlikte kullanılmasıdır. Laktik asidoz asidotik dispne, abdominal ağrı, kas krampları, asteni, hipotermi ve takiben koma ile karakterizedir. Şüpheli semptomlar gözlenmesi durumunda hasta almayı bırakmalıdır ve derhal tıbbi yardım almalıdır. Tanıya ilişkin laboratuar bulguları kan pH düzeyinde düşüş (<7,35), plazma laktat düzeylerinde 5 mmol/L’nin üzerine artış, anyon açığı ve laktat/pirüvat oranında artış yer alır. Eğer metformin ile ilişkili laktik asidoz şüphesi olursa, bir hastane ortamında hızla genel destekleyici önlemler alınmalı ve beraberinde derhal bırakılmalıdır. ile tedavi edilen ve laktik asidoz tanısı ya da güçlü şüphesi bulunan hastalarda asidozu düzeltmek ve birikmiş olan metformini uzaklaştırmak için derhal hemodiyaliz yapılması önerilir (metformin hidroklorür, iyi hemodinamik koşullar altında 170 mL/dk’ya kadar bir klerens ile diyalize edilebilir). Hemodiyaliz genellikle semptomların düzelmesine ve iyileşmeye yol açmaktadır. Hastalar ve aileleri laktik asidoz semptomları hakkında eğitilmeli ve eğer bu semptomlar ortaya çıkarsa bırakmaları ve bu semptomları sağlık bakımını sağlayanlara bildirmeleri konusunda uyarılmalıdır. Metformin ile ilişkili laktik asidozun bilinen ve olası risk faktörlerinin her biri için, metformin ile ilişkili laktik asidoz riskni azaltmaya ve tedavisine yönelik öneriler aşağıda sunulmuştur: Böbrek yetmezliği: Pazarlama sonrası metformin ile ilişkili laktik asidoz olguları öncelikle ortaşiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda ortaya çıkmıştır. Metformin birikimi ve metformin ile ilişkili laktik asidoz riski, metformin büyük ölçüde böbrekler aracılığıyla atıldığı için böbrek bozukluğunun şiddetine bağlı olarak artmaktadır. İlaç Etkileşimleri: spesifik ilaçlarla eş zamanlı kullanımı metformin ile ilişkili laktik asidoz riskini arttırabilir: böbrek fonksiyonunu bozabilenler, anlamlı hemodinamik değişikliklere yol açabilir, asit-baz dengesiyle etkileşime girebilir ya da metformin birikimini artırabilirler (örn. katyonik ilaçlar). Bu nedenle hastaların daha sık takibi dikkate alınmalıdır. Antihipertansif tıbbi ürünlerin (ACE-I ve ARB) kullanımı böbrek fonksiyonlarını azaltabilir. Yaşlı hastalarda böbrek fonsiyonunda azalma sık görülür ve asemptomatiktir. Böbrek fonksiyonunun bozulabileceği durumlarda, örneğin anti-hipertansif veya diüretik tedavisi başlatılırken ya da bir NSAİİ ile tedaviye başlanırken, özel dikkat gösterilmelidir. 65 yaş ve üzeri: Yaşlı hastaların volüm deplesyonu riski daha yüksek ve diüretiklerle anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ACE-I) ve anjiyotensin II tip 1 reseptör blokerleri (ARB) gibi böbrek fonksiyonlarında değişikliklere neden olabilecek anti-hipertansif ilaçlarla tedavi görme olasılığı daha fazla olabilir. Yaşlı hastalarda genç hastalara kıyasla hepatik, renal ya da kardiyak bozukluk olasılığı daha fazla olduğu için, metformin ile ilişkili laktik asidoz riski hastanın yaşı ile birlikte artmaktadır. Kontrast Madde ile Radyolojik Çalışmalar: Metformin ile tedavi edilen hastalara intravasküler iyotlu kontrast ajanların uygulanması böbrek fonksiyonunda akut bir azalma ve laktik asidoz oluşmasına yol açmıştır. Karaciğer bozukluğu, alkolizm ya da kalp yetersizliği öyküsü olan hastalarda ya da intra-arteriyel iyotlu kontrast madde uygulanacak olan hastalarda iyotlu kontrast görüntüleme zamanında ya da öncesinde kesilmelidir. Görüntüleme prosedüründen 48 saat sonra eGFR yeniden değerlendirilir ve eğer böbrek fonksiyonu stabil ise yeniden başlanır. Cerrahi ve Diğer Prosedürler: Cerrahi veya diğer prosedürler sırasında yiyeceklerin ve sıvıların tüketilmemesi, hacim deplesyonu (azalması), hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riskini artırabilir. Hastalar kısıtlı şekilde yiyecek ve sıvı tüketirken, alımı geçici olarak kesilmelidir. Hipoksik Durumlar: Akut konjestif kalp yetersizliği durumunda (özellikle hipoperfüzyon ve hipoksemi eşlik ettiğinde) çeşitli pazarlama sonrası metformin ile ilişkili laktik asidoz olguları meydana gelmiştir. Kardiyovasküler kollaps (şok), akut miyokard infarktüsü, sepsis ve hipoksemi ile ilişkili başka koşullar, laktik asidoz ile ilişkili olmuştur ve ayrıca prerenal azotemiye de neden olabilirler. Bu tür olaylar olduğunda kesilmelidir. Aşırı Alkol Alımı: Alkol metforminin laktat metabolizması üzerindeki etkisini şiddetlendirir ve bu durum metformin ile ilişkili laktik asidoz riskini arttırabilir. alırken hastalar aşırı alkol alımı konusunda uyarılmalıdır. Karaciğer Bozukluğu: Karaciğer bozukluğu olan hastalarda metformin ile ilişkili laktik asidoz olguları gelişmiştir. Bu durum kanda daha yüksek laktat düzeyleriyle sonuçlanan laktat klerensi bozukluğuna bağlı olabilir. Bu nedenle, karaciğer hastalığının klinik ya da laboratuar kanıtı olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hacim deplesyonu ve/veya hipotansiyon bulunan hastalarda kullanım Etki mekanizması nedeniyle, dapagliflozin kan basıncında orta düzeyde bir azalışla birlikte diürezi artırır ve bu durum yüksek kan glukozu konsantrasyonları bulunan hastalarda daha belirgin olabilir. Hipotansiyon öyküsüyle birlikte anti-hipertansif tedavi alan hastalar ya da yaşlı hastalar gibi kan basıncında dapagliflozin kaynaklı bir düşüşün risk oluşturabileceği hastalarda dikkatli olunmalıdır. Hacim deplesyonuna (gastrointestinal hastalık gibi) yol açabilecek eş zamanlı koşulların olması durumunda, hacim durumunun dikkatli takibi (örn. fizik muayene, kan basıncı ölçümleri, hematokrit dahil laboratuar testleri) ve elektrolit takibi önerilir. Hacim deplesyonu gelişen hastalarda, deplesyon durumu düzelinceye kadar bu tıbbi ürün ile tedaviye geçici olarak ara verilmesi önerilir. Böbrek yetmezliği Bu tıbbi ürünün bir bileşeni olan dapagliflozinin glisemik etkililiği böbrek fonksiyonuna bağlıdır, orta düzeyde böbrek bozukluğu olan hastalarda etkililik azalır ve ağır böbrek bozukluğu olanlarda da muhtemelen etkililik hiç yoktur. Bu nedenle, GFR <60 mL/dk. olan hastalarda başlanmamalı ve GFR’si sürekli 45 mL/dk olan hastalarda kesilmelidir. Böbrek fonksiyonlarının izlenmesi: Böbrek fonksiyonları aşağıdaki durumlarda değerlendirilmelidir: başlamadan önce ve kullanmayı takiben düzenli olarak bir glomüler filtrasyon oranı hesaplaması (eGFR) yapılmalıdır. GFR seviyeleri <60 mL / dk olan ve yaşlı hastalarda yılda en az 2 ila 4 defa, Renal fonksiyonda düşüşe neden olabilecek eş zamanlı tıbbi ürün başlatılmasının öncesinde ve ardından periyodik olarak. GFR <45 mL / dk düzeyinin altına gerçekleşen renal fonksiyonun sürekli düşüşlerinde tedavi durdurulmalıdır. Metformin, GFR değeri <30 mL / dk düzeyinin altında olan hastalarda kontrendikedir ve renal fonksiyonda değişikliğe neden olan durumların varlığında geçici olarak durdurulmalıdır. alan tüm hastalarda en azından yılda bir kez eGFR ölçümü yapılmalıdır. Böbrek bozukluğu gelişimi açısından risk altında olan hastalarda (örn. yaşlılar), böbrek fonksiyonu daha sık değerlendirilmelidir. Yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonunun azalması sık görülür ve asemptomatiktir. Böbrek fonksiyonunun bozulabileceği durumlarda, örneğin anti-hipertansif veya diüretik tedaviye başlandığında veya bir NSAİİ ile tedaviye başlandığında özel dikkat gösterilmelidir. Diyabetik ketoasidoz Dapagliflozini de içeren SGLT2 inhibitörleriyle tedavi edilen hastalarda klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrasında, yaşamı tehdit edici olanlar da dahil olmak üzere nadir diyabetik ketoasidoz (DKA) olguları bildirilmiştir. Bir dizi olguda, durumun ortaya çıkış biçimi atipik olmuş, kan glukozu değerleri 14 mmol/L (250 mg/dL) altında olmak üzere sadece orta düzeyde artmıştır. Daha yüksek dapagliflozin dozlarıyla DKA’nın ortaya çıkma olasılığının daha fazla olup olmadığı bilinmemektedir. Bulantı, kusma, anoreksi, karın ağrısı, aşırı susama, nefes alma güçlüğü, konfüzyon, alışılmadık yorgunluk ya da uyku hali gibi spesifik olmayan semptomlar olduğunda diyabetik ketoasidoz riski dikkate alınmalıdır. Bu semptomların ortaya çıkması durumunda hastalar kan glukozu düzeyinden bağımsız olarak derhal ketoasidoz açısından değerlendirilmelidir. DKA tanısı ya da şüphesi olması durumunda, dapagliflozin tedavisi derhal kesilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerMonoterapi metformin hidroklorür Plasebo-kontrollü klinik çalışmalarda uzatılmış salımlı metformin hidroklorür ile tedavi edilen hastaların >%5’inde bildirilen ve plasebo ile tedavi edilen hastalardan daha fazla olan en yaygın advers reaksiyonlar diyare ve bulantı/kusma olmuştur (her ikisi de çok yaygın). Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Vulvovajinit, balanit ve ilişkili genital enfeksiyonlar*,b,c, üriner sistem enfeksiyonu*,b,d Yaygın olmayan: Mantar enfeksiyonu** Çok seyrek: Perineal Nekrotizan Fasiit (Fournier Kangreni)b,j Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hipoglisemi (SU (sülfonilüre) ya da insulin ile birlikte kullanıldığında)b Yaygın: B12 vitamini azalması/eksikliği j,§ Yaygın olmayan: Hacim deplesyonub,e, susama** Seyrek: Diyabetik ketoasidozb,j,k Çok seyrek: Laktik asidoz Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Tat alma bozukluğu§, baş dönmesi Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Gastrointestinal semptomlar h,§ Yaygın olmayan: Konstipasyon**, ağız kuruluğu** Hepatobilier bozukluklar Çok seyrek: Karaciğer fonksiyonu bozuklukları§, hepatit§ Deri ve deri altı dokusu hastalıkları Yaygın: Döküntü Çok seyrek: Ürtiker§, eritem§, prurit§ Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Sırt ağrısı* Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Dizüri, polakiüripoliüri*,f Yaygın olmayan: Noktüri** Çok seyrek: Tübülointerstisyal nefrit Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: Vulvovaginal kaşıntı**, genital kaşıntı** Araştırmalar Yaygın: Hematokrit artışıg, ilk tedavi sırasında renal kreatinin klerensi azalmasıb, dislipidemii Yaygın olmayan: İlk tedavi sırasında kanda kreatinin artışı**,b, kanda üre artışı**, kilo kaybı** a§ ile işaretlenenler dışında, glisemik kurtarma durumundan bağımsız olarak 24 haftaya kadar olan (kısa dönem) verilerden belirlenen advers reaksiyonlar listelenmektedir. bEk bilgi için aşağıdaki ilgili alt bölüme bakınız. cVulvovajinit, balanit ve ilişkili genital enfeksiyonlar; önceden tanımlanmış tercih edilen terimler olan şu örnekleri içerir: vulvovajinal mikotik enfeksiyon, vajinal enfeksiyon, balanit, fungal genital enfeksiyon, vulvovajinal kandidiyazis, vulvovajinit, kandida balaniti, genital kandidiyazis, genital enfeksiyon, erkek genital enfeksiyonu, penil enfeksiyon, vulvit, bakteriyel vajinit, vulval apse. dÜriner sistem enfeksiyonu; bildirilen sıklık sırasına göre şu tercih edilen terimleri içerir: üriner sistem enfeksiyonu, sistit, Escherichia üriner sistem enfeksiyonu, genitöüriner sistem enfeksiyonu, piyelonefrit, trigonit, üretrit, böbrek enfeksiyonu ve prostatit. eHacim deplesyonu; önceden tanımlanmış şu tercih edilen terimleri içerir: dehidratasyon, hipovolemi, hipotansiyon. fPoliüri; şu tercih edilen terimleri içerir: polakiüri, poliüri, idrar çıkışında artış. gHematokritte başlangıca göre ortalama değişim dapagliflozin 10 mg için %2,30, plasebo için -%0,33’tür. Hematokrit değeri > %55 olanlar, dapagliflozin 10 mg ile tedavi edilenlerin %1,3’ünde, plasebo grubunun %0,4’ünde bildirilmiştir. hBulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve iştah kaybı gibi gastrointestinal semptomlar en sık tedavinin başlangıcında görülür ve vakaların çoğunda kendiliğinden düzelir. iDapagliflozin 10 mg için başlangıca göre ortalama yüzde değişim plaseboya kıyasla sırasıyla: total kolesterol %2,5’e karşı %0,0; HDL kolesterol %0,6’ya karşı %2,7; LDL kolesterol %2,9’a karşı -%1,0; trigliseridler -%2,7’ye karşı -%0,7. jBölüm 4.4’e bakınız. kTip 2 diyabetli hastalarda kardiyovasküler sonuç çalışmasında (DECLARE) bildirilmiştir. Sıklık yıllık orana dayanmaktadır. 1Dapagliflozin kullanımına ilişkin advers reaksiyon, pazarlama sonrası gözetimle tanımlanmıştır. Döküntü; klinik çalışmalarda sıklık sırasına göre şu tercih edilen terimleri içerir: döküntü, genel döküntü, pruritik döküntü, maküler döküntü, makülo-papüler döküntü, püstüler döküntü, veziküler döküntü ve eritematöz döküntü. Etkin ve plasebo kontrollü klinik çalışmalarda (dapagliflozin, N=5936; tüm kontrol, N=3403) döküntü sıklığı dapagliflozin için (%1,4) ve tüm kontrol için (%1,4) benzer bulunmuştur. * Plaseboya kıyasla, dapagliflozin 10 mg grubunda bildirimi en az %2’ye ulaşan ve sıklığı en az %1 daha yüksek olan, ayrıca en az 3 fazla denekte görülen olaylar. **Araştırmacı tarafından çalışma tedavisiyle olası/olası‐muhtemel/ilişkili olarak değerlendirilen ve plaseboya kıyasla dapagliflozin 10 mg grubunda bildirimi en az %0,2’ye ulaşan, sıklığı en az %0,1 daha yüksek olan ve en az 3 fazla denekte görülen olaylar. §Belirtilen terimler için advers reaksiyon ve sıklık kategorileri, Avrupa Birliği’nde mevcut güncellenmiş Kısa Ürün Bilgisi’nden alınan bilgilere dayanmaktadır. Orta derecede böbrek bozukluğu olan hastalar üzerine yapılmış özel bir çalışmada, 104. haftaya kadar kemik kırığı şeklinde bir advers olayı olan 13 hasta bildirilmiş, bunlardan 8’i dapagliflozin 10 mg grubunda ortaya çıkmıştır. Bu 13 kırığın sekizi, eGFR 30 ila 45 mL/dk/1,73 m2 olan hastalarda olmuş, 13 kırığın 11’i ilk 52 hafta içinde bildirilmiştir. Kırık yeri açısından belirgin bir yapı olmamıştır. Hacim deplesyonu On üç çalışmalı güvenlilik havuzunda, hacim deplesyonunu düşündüren reaksiyonlar (dehidrasyon, hipovolemi veya hipotansiyon bildirimleri dahil) 10 mg dapagliflozin ve plasebo alan gönüllülerin sırasıyla %1,1’inde ve %0,7’sinde bildirilmiştir; ciddi reaksiyonlar gönüllülerin <%0,2’sinde gözlenmiştir ve 10 mg dapagliflozin ile plasebo gruplarında dengeli oldukları görülmüştür. Dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, hacim deplesyonunu düşündüren olayların görüldüğü hastaların sayısı tedavi grupları arasında dengeli olmuştur: Dapagliflozin ve plasebo gruplarında sırasıyla 213 (%2,5) ve 207 (%2,4). Dapagliflozin ve plasebo gruplarında sırasıyla 81 (%0,9) ve 70 (%0,8) hastada ciddi advers olay bildirilmiştir. Olaylar genellikle yaş, diüretik kullanımı, kan basıncı ve ACE-I/ARB kullanımı alt gruplarındaki tedavi grupları arasında dengeli olmuştur. Başlangıçta eGFR <60 mL/dk/1,73 m2 olan hastalarda, dapagliflozin grubunda hacim deplesyonunu düşündüren 19 ciddi advers olay ve plasebo grubunda 13 olay görülmüştür. Hipoglisemi sıklığı, her çalışmada kullanılan arka plan tedavisinin tipine bağlı olmuştur. Metformine ek olarak veya sitagliptine ek olarak (metforminli veya metforminsiz) dapagliflozin çalışmaları için, 102 haftalık tedaviye kadar plasebo dahil, minör hipoglisemi ataklarının sıklığı tedavi grupları arasında benzer olmuştur. Tüm çalışmalarda, majör hipoglisemi olayları yaygın olmamıştır ve dapagliflozin veya plasebo ile tedavi edilen gruplar arasında benzer olmuştur. Ek insülin tedavisi ile yapılan bir çalışmada, daha yüksek hipoglisemi oranları gözlenmiştir. 104 haftaya kadar süren bir insüline ek çalışmasında, majör hipoglisemi atakları, 24. ve 104. haftalarda 10 mg dapagliflozine ek insülin kullanan gönüllülerin sırasıyla %0,5’inde ve %1,0'ında ve 24. ve 104. haftalarda plaseboya ek insülin ile tedavi edilen gruplarda gönüllülerin %0,5'inde bildirilmiştir. 24. ve 104. haftalarda, 10 mg dapagliflozina ek insülin alan gönüllülerin sırasıyla %40,3’ünde ve %53,1'inde ve plaseboya ek insülin alan gönüllülerin %34,0’ında ve %41,6'sında minör hipoglisemi atakları bildirilmiştir. Dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, plaseboya kıyasla dapagliflozin tedavisi ile majör hipoglisemi riskinde artış gözlenmemiştir. Dapagliflozin ile tedavi edilen 58 (%0,7) hastada ve plasebo ile tedavi edilen 83 (%1,0) hastada majör hipoglisemi olayları bildirilmiştir. Artmış kreatinin artışı ile ilişkili istenmeyen etkiler gruplanmıştır (örn. azalmış renal kreatinin klerensi, böbrek bozukluğu, artmış kan kreatinini ve azalmış glomerüler filtrasyon hızı). Bu olaylar grubu, dapagliflozin 10 mg ve plasebo alan hastaların sırasıyla %3,2 ve %1,8’inde bildirilmiştir. Normal böbrek fonksiyonu ya da hafif böbrek bozukluğu olan hastalarda (başlangıç eGFR ≥60 mL/dk/1,73m2) dapagliflozin 10 mg ve plasebo alan hastaların sırasıyla %1,3 ve %0,8’inde azalmış böbrek fonksiyonu ile ilişkili olaylar bildirilmiştir. Azalmış böbrek fonksiyonu ile ilişkili olaylar başlangıç eGFR ≥30 ve <60 mL/dk/1,73m2 olan hastalarda daha yaygın olmuştur (plasebo ile %9,3’e karşı dapagliflozin 10mg ile % 18,5). Azalmış böbrek fonksiyonu ile ilişkili olaylar bulunan hastalarda serum kreatinini daha da değerlendirilmiş, gözlemlenen kreatinin artışlarının çoğu başlangıca göre ≤0,5 mg/dL olmuştur. Kreatinin artışları sürekli tedavi sırasında genellikle geçici olmuş ya da tedavi bırakıldıktan sonra geri dönüşlü bulunmuştur. Yaşlı hastaları ve böbrek yetmezliği (eGFR 60 mL/dk/1,73 m2'den az) olan hastaları dahil eden dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, eGFR, her iki tedavi grubunda da zaman içerisinde azalmıştır. Plasebo grubuna kıyasla dapagliflozin grubunda 1. yılda ortalama eGFR biraz daha düşük olmuştur ve 4. yılda ortalama eGFR biraz daha yüksek olmuştur. Vulvovajinit, balanit ve ilişkili genital enfeksiyonlar On üç çalışmalı güvenlilik havuzunda vulvovajinit, balanit ve ilişkili genital enfeksiyonlar dapagliflozin 10 mg ve plasebo alan gönüllülerin sırasıyla %5,5 ve %0,6’sında bildirilmiştir. Enfeksiyonların çoğunun hafif ila orta şiddetli olduğu belirlenmiştir ve gönüllüler standart tedavinin ilk kürüne yanıt vermiş ve nadiren dapagliflozin tedavisini bırakmıştır. Bu enfeksiyonlar kadınlarda daha sık gözlenmiştir (dapagliflozin ve plasebo için sırasıyla %8,4 ve %1,2) ve bunlara ilişkin öyküye sahip olan gönüllülerin enfeksiyon nüksü yaşama olasılığının daha yüksek olduğu görülmüştür. Dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, ciddi genital enfeksiyon istenmeyen etkileri bulunan hasta sayısı azdır ve dengeli olmuştur: Dapagliflozin ve plasebo gruplarının her birinden 2 hasta. İdrar yolu enfeksiyonları On üç çalışmalı güvenlilik havuzunda idrar yolu enfeksiyonları dapagliflozinle plaseboya kıyasla daha sık bildirilmiştir (sırasıyla %4,7’ye karşılık %3,5;.4)…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.