Vono 500 mg /20 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet (30 adet)
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| paket | 8699514030676 | 556,69 TL | |
| 30 adet | 8699514030386 | 556,69 TL | ≈ 18,56 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Vono 500/20 mg ne için kullanılır?
KT 1VONO, 2 etkin madde içerir: 500 mg naproksen ve 20 mg esomeprazol. Her 2 etkin maddenin farklı şekilde etkisi vardır:
- Naproksen steroid olmayan enflamasyon giderici ilaç grubu denilen bir grupta yer alır. Ağrı ve iltihabı giderir.
- Esomeprazol proton pompası inhibitörleri denilen bir grubun üyesidir. Midede asit miktarını düşürür.
Kalp damar sistemi ile ilgili riskler
- Naproksen ölümcül olabilecek trombotik (pıhtılaşma ile ilgili) olaylar, kalp krizi ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk, kullanım süresine bağlı olarak artabilir. Kalp-damar hastalığı olan veya kalp damar hastalığı risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir.
- Naproksen koroner arter “bypass” cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır. Sindirim sistemi ile ilgili riskler
- Steroid içermeyen yangı giderici ilaçlar kanama, yara oluşması (ülser), mide veya barsak delinmesi gibi ölümcül olabilecek ciddi istenmeyen etkilere yol açarlar. Bu istenmeyen etkiler herhangi bir zamanda, önceden uyarıcı bir belirti vererek veya vermeyerek ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar, ciddi olan bu etkiler bakımından daha yüksek risk altındadır. Esomeprazol, steroid olmayan enflamasyon giderici ilaçları alan hastalarda gelişebilecek ülser riski ve mide problemlerini azaltmada yardımcıdır.
VONO;
- Travma veya diğer durumlara bağlı olarak ortaya çıkan eklem kıkırdağının harabiyeti, ağrı ve fonksiyon kaybıyla karakterize, halk arasında kireçlenme olarak da bilinen eklem iltihabı (Osteoartrit).
- El ve ayak eklemlerinde gelişen ağrı, şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan eklem iltihabı (Romatoid artrit.)
- Sıklıkla bel, sırt ve boyun bölgelerini etkileyen ve buralarda ağrı, hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğuna (kamburluk) neden olabilen bir hastalık olan ankilozan spondilit, semptomlarının hafifletilmesi için kullanılır.
VONO, ağrı, şişme, kızarıklık ve sıcağı azaltmaya yardımcı olur (inflamasyon).
Bu ilaç size, daha düşük dozda bir steroid olmayan enflamasyon giderici ilaç ile ağrınızı hafifletme ihtimalinin düşük olduğu düşünülüyorsa veya steroid olmayan enflamasyon giderici ilaç alırken oniki parmak barsağı veya mide ülseri olma riskiniz varsa, verilecektir.
Naproksen, steroid içermeyen ağrı ve iltihaba etkili (NSAİ) ilaçlar grubundan ağrı kesici etkiye sahip bir ilaçtır.
Midenizdeki asit oluşumunu azaltır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Naproksene alerjiniz varsa
- Esomeprazol ve diğer proton pompası inhibitörlerine alerjiniz varsa
- Eğer VONO'nun bileşimindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (şiddetli alerji) varsa VONO'yu kullanmayınız.
- Halen aktif veya tekrarlayan mide ve ince barsak ülseriniz varsa doktorunuza danışmadan kullanmayınız.
- Şiddetli böbrek, karaciğer ya da kalp yetmezliğiniz varsa kullanmayınız.
- Koroner arter (kalbi besleyen damar) bypass ameliyatından önce ve sonra kullanmayınız.
- Gebeliğin son 3 ayında kullanmayınız.
- Hasta 18 yaşından küçükse kullanmayınız.
- Bir bileşik olan atazanavir veya nelfinavir (AIDS hastalığının tedavisinde) ile tedavi oluyorsanız VONO'yu kullanmayınız.
- Asetilsalisilik asit (ör. aspirin), naproksen veya ağrı tedavisinde kullanılan ibuprofen, diklofenak veya selekoksib, etorikoksib gibi diğer ilaçlar astıma veya kaşıntı, deri döküntüsü gibi alerjik reaksiyonlara neden olmuşsa kullanmayınız.
- Herhangi bir kanama bozukluğunuz veya ciddi ve beklenmeyen bir kanamanız mevcutsa kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, VONO hastanede yatılması veya ölümle sonuçlanabilen kalp krizi veya inme gibi ciddi yan etkilere neden olabilir. Ciddi kalp damar sistemini ilgilendiren olaylar herhangi bir uyarıcı belirti vermeden ortaya çıkabilmekle birlikte, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik, konuşmada zorluk gibi belirti ve bulgular gözlendiğinde, DERHAL doktorunuza başvurunuz. Riskin yüksek doz ve uzun süren tedavi ile çıkma ihtimali vardır. Önerilen doz ve tedavi süresini aşmayınız.
- Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, VONO mide ve bağırsaklarda (Gİ) rahatsızlık ve nadiren de hastanede yatılması veya ölümle sonuçlanabilen, ülser ve kanama gibi ciddi Gİ yan etkilere neden olabilir. Ciddi Gİ sistem ülserasyonu ve kanaması herhangi bir uyarı semptomu olmadan oluşabilmesine rağmen, ülserasyon ve kanamanın semptom ve bulguları açısından dikkatli olmalı ve göbek üzerinde ağrı, hazımsızlık, dışkı renginde koyulaşma ve kusma ile ağızdan kan gelmesi gibi belirti ve bulgular gözlendiğinde, DERHAL doktorunuza başvurunuz.
- Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, VONO hastanede yatılması veya ölümle sonuçlanabilen ciddi deri reaksiyonları ile giden yan etkilere neden olabilir. Bu deri reaksiyonları herhangi bir uyarı olmadan oluşabilmesine rağmen, deri döküntüsü, kabarcık ve ateş gibi belirti ve bulgular gözlendiğinde, DERHAL doktorunuza başvurunuz.
- VONO alırken aşağıdaki belirtilerden herhangi biri oluşursa ilacı almayı kesiniz ve hemen doktora başvurunuz, çünkü bu ilaç diğer hastalığın bulgularını saklayabilir:
- Hiç bir neden yokken kilo kaybediyor veya yutmada güçlük çekiyorsanız,
- Yediğiniz yiyecekleri veya kan kusuyorsanız,
- Dışkınızın rengi koyulaşmışsa (dışkınıza kan bulaşmışsa) Yukarıdaki bulgulardan herhangi biri mevcutsa (veya tam emin değilseniz) ilacı almadan doktor veya eczacınıza danışınız.
- Bu ilacı almadan önce aşağıdakilere doktorunuzun baktığından emin olunuz.
- İltihaplı barsak hastalığınız (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) varsa,
- Karaciğer veya böbreklerde herhangi bir problem varsa veya yaşlı iseniz,
- Ağız yolu ile kortikosteroid, kan pıhtılaşmasını önleyici ilaç (varfarin, klopidogrel), selektif serotonin geri alım inhibitörleri (fluoksetin, sitalopram gibi depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar), ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar (asetilsalisilik asit , steroid olmayan enflamasyon giderici ilaçlar veya COX-2 inhibitörleri) alıyorsanız,
- Mide asidini düşüren Esomeprazole benzer bir ilaç ile daha önceden cilt reaksiyonu geçirdiyseniz,
- Spesifik bir kan testi olan Chromograin A testini yaptırıyorsanız
- VONO steroid olmayan bir inflamasyon giderici naproksen içerir. Bu grupta yer alan tüm ilaçlarda olduğu gibi naprokseni, istenmeyen etkileri en aza indirmek için, gerekli en kısa sürede, etkili en düşük dozda kullanmalısınız. Bu nedenle doktorunuz düzenli aralıklar ile VONO'nun halen sizin için uygun olup olmadığını değerlendirecektir.
- VONO içeriğinde yer alan ağrı kesici naproksenin kana geçmesi birkaç saat aldığından akut ağrıda hızlı bir ağrı kesici olarak kullanılması uygun değildir.
- Bu ilacı almadan önce kalp probleminiz varsa veya daha önce inme geçirdiyseniz veya bu problemler için risk taşıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Aşağıdakilerden herhangi biri mevcutsa bu problemler için risk taşıyorsunuz demektir:
- Tansiyonunuz yüksekse,
- Kan dolaşımı veya pıhtılaşmada problem yaşıyorsanız,
- Şeker hastalığınız varsa,
- Kolesterolünüz yüksekse,
- Sigara içiyorsanız
- Mide barsak kanaması veya ülserasyon halinde doktorunuzu bilgilendiriniz. Doktorunuza midenizle ilgili herhangi olağan dışı bir bulguyu (ör. ağrı) bildirmeniz istenecektir.
- Bir yıldan uzun süre proton pompa inhibitörü kullandıysanız (VONO'nun içeriğindeki bir madde) kalça, el bileği ya da omurga kırığı riski artabilir. Osteoporozunuz (kemik erimesi) varsa veya kortikosteroid kullanıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
- Cildinizde, özellikle güneşe maruz kalan bölgelerde döküntü oluşursa, VONO ile tedavinizi durdurmanız gerekebileceğinden, mümkün olan en kısa sürede doktorunuza söyleyiniz. Eklemlerinizdeki ağrı gibi diğer rahatsızlıkları da belirtmeyi unutmayın.
- Esomeprazol alan hastalarda ciddi deri döküntüleri meydana gelmiştir (ayrıca bkz. Bölüm 4). Döküntü, ağızda, boğazda, burunda, cinsel organlarda ülser ve konjonktiviti (gözlerde kızarma ve şişlik) içerebilir. Bu ciddi deri döküntüleri sıklıkla ateş, baş ağrısı, vücut ağrısı gibi grip benzeri semptomların ardından ortaya çıkar. Döküntü, cildin kabarması ve soyulması ile vücudun büyük kısımlarını kaplayabilir. Tedavi sırasında herhangi bir zamanda (birkaç hafta sonra bile) döküntü veya bu cilt semptomlarından herhangi birini geliştirirseniz, bu ilacı almayı bırakın ve derhal doktorunuza başvurun.
- Vono kullanırken böbreklerinizde iltihaplanma meydana gelebilir. Belirtiler ve semptomlar idrar hacminde azalma veya idrarınızda kan ve/veya ateş, döküntü ve eklem sertliği gibi aşırı duyarlılık reaksiyonlarını içerebilir. Bu tür belirtileri tedavi eden hekime bildirmelisiniz.
- Alerji sonucu yüz ve boğazda şişme, bronşların daralması (astım) ve nezle gibi aşırı duyarlılık hallerinde ilacı kullanmadan doktorunuza danışınız. Astım veya alerjik hastalık ya da aspirin duyarlılığı olan hastalarda bronşlarda spazm oluşumu hızlanabilir.
- Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, VONO böbrek hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kan hacminde veya böbrek kan akımında azalmaya yol açan bir rahatsızlığınız, kalp yetmezliğiniz, karaciğer fonksiyonlarınızda bozukluk varsa dikkatli olunuz. Doktorunuz kullandığınız VONO içerisindeki naproksen dozunu azaltacaktır.
- Diğer ağrı, ateş ve iltihaba etkili ilaçlar ile olduğu gibi, VONO içeriğindeki naproksen, karaciğer fonksiyon testinde bazı değerlerinizde yükselmelere neden olabilir. Karaciğer fonksiyonlarındaki bozulmayı gösteren belirti ve bulgulara karşı dikkatli olunmalıdır (bulantı, halsizlik, uyuklamak, kaşıntı, sarılık, karnın sağ üst kısmında ağrı, nezle benzeri semptomlar). Sarılık ve hepatit dahil olmak üzere şiddetli karaciğer rahatsızlıklarına karşı dikkatli olunmalıdır.
- VONO kullanırken görme bozukluğunuz gelişirse göz muayenesi yaptırınız.
- Kanınızdaki magnezyum miktarı düşükse ve bu durum için tedavi görmekteyseniz,
- Digoksin ya da kanınızdaki magnezyum miktarını düşürebilecek ilaçlar (örn. İdrar söktürücü ilaçlar) kullanıyorsanız doktorunuz periyodik olarak kanınızdaki magnezyum düzeylerini takip etmek isteyecektir.
- Özellikle güneş gören yerlerinizde, deride döküntüler meydana gelmişse tedavinizi sonlandırabileceği için hemen doktorunuza başvurunuz. Ayrıca bu duruma eklem ağrısı da eşlik edebilir.
- VONO içerisinde mide asidini düşüren esomeprazol bulunmakla birlikte, yine de hazımsızlık şikayetiniz olabilir.
- Esomeprazol mide asidinin düşük olmasını sağladığı için, mide ve barsaklarınızdaki mikroorganizmaların sayısında hafifçe artışa ve bazı mikroorganizmaların yol açtığı mide ve barsak enfeksiyonlarında risk artışına sebep olabilir.
“Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.”
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi VONO'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, VONO'yu kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ellerin, ayakların, bileklerin, yüzün, dudakların, ağzın veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (ciddi alerjik reaksiyon)
- Hırıltılı ya da zor nefes alma (astım nöbeti),
- Baygınlık
- Deri döküntüleri
- Birkaç haftalık tedaviden sonra bile aniden ortaya çıkan şiddetli döküntüler veya cildinizde kabarcıklar veya soyulmalarla birlikte kızarma meydana gelebilir. Deri döküntüleri ciddi, yaygın cilt hasarına (epidermisin ve yüzeysel mukoza zarının soyulması) dönüşebilir ve yaşamı tehdit eden sonuçlar doğurabilir. Bu 'eritema multiforme', 'Stevens-Johnson sendromu', 'toksik epidermal nekroliz' veya 'eozinofili ve sistemik semptomlarla birlikte ilaç reaksiyonu' olabilir. Bu etkiler çok nadirdir ve 10.000 kişiden en fazla 1 kişiyi etkileyebilir. Ciltte, ağızda, dudaklarda, burunda, gözlerde, cinsel organ çevresinde; cilt soyulması, şişmesi, kabarcıkları, kanamaları ve ateş ile seyreden ciddi hastalık hali (Steven-Johnson sendromu),
- Ağızda ve vücudun diğer alanlarında su toplanması şeklinde veya farklı büyüklüklerde kırmızı döküntülerle seyreden hastalık (eritema multiforme),
- Deri içi sıvı dolu kabarcıklarla deri soyulmaları ve doku kaybı ile seyreden ciddi bir hastalık (toksik epidermal nekroliz),
- Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bulantı, kusma ve bilinç bulanıklığı (aseptik menenjit),
- Dışkıda veya kusmukta kan veya kahve telvesi gibi siyah renk (sindirim sistemi kanaması) veya kanlı ishal
- VONO gibi ilaçlar kalp krizi (miyokard infarktüsü) veya inmeye (felç) neden olabilir. Bu hastalıklara ait belirtiler, boyun, omuz ve sol kola yayılan göğüs ağrısı, bilinç kaybı, vücudun bir tarafında olan kas güçsüzlüğü ve his kaybı
- Aritmi (kalp ritim bozukluğu)
- Tansiyon yüksekliği
- Sodyum artışı
- Deri ve gözde sarılık, koyu renk idrar. Karaciğer toksisitesinin belirtileri olabilir. Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin VONO içeriğindeki etkin maddelerden birine karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Virüs kaynaklı menenjit (ateş, halsizlik, baş ve boyun ağrısı, ışığa dayanıksızlık)
- Ateş ile birlikte genel durumda şiddetli bozulma veya ateş ile birlikte boyun, boğaz veya ağızda lokal bir infeksiyon belirtisi veya idrar yapmada güçlük. Kandaki beyaz kan hücrelerinin sayısında azalmanın göstergesidir (agranülositoz) Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Hafif yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
- Hazımsızlık
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Yorgunluk
- Susuzluk hissi
- Depresyon
- Nefes darlığı
- Terlemede artış
- Kaşıntı, deri döküntüsü
- Baş dönmesi
- Deride kırmızı ve mor lekeler
- Bulantı, kusma
- Çarpıntı
- Uykusuzluk
- İşitme bozuklukları ya da kulak çınlaması
- Uyuşukluk ya da sersemlik
- Eller, ayaklar ve ayak bileğinde şişlik (ödem)
- Ağız içinde iltihaplanma
- Görme problemleri
- İshal, karın ağrısı, mide ve göğüste yanma hissi, hazımsızlık, kabızlık, geğirme veya şişkinlik
- Mide veya onikiparmak barsağında ülser
- Midenin iç tabakasında yangı (gastrit)
- Midede iyi huylu polipler
- Yaygın olmayan/seyrek veya çok seyrek
- Ağızda aft ya da yaralar
- Bulanık görme, gözün en dış tabakasının iltihabı ya da gözde ağrı gibi görme sorunları
- Tuhaf rüyalar
- Uykuya eğilim
- Kan şekeri düzeyinde artışa bağlı çok su içme ve sık idrara çıkma
- Kan şekeri düzeyinde düşüşe bağlı açlık ya da zayıflık hissi, terleme ve kalp ritminde hızlanma
- Koma
- Kan damarlarında iltihap
- Mide ya da barsaklarda delinme
- Vücudun bağışıklık sisteminin vücudun kendisini hedef aldığı, eklem ağrısına, cilt döküntülerine ve ateşe neden olan bir hastalık olan sistemik lupus eritematozus
- Lenf bezlerinde büyüme
- VONO'nun uzun süreli ve yüksek dozlarda kullanılması halinde kalça, el bileği ve omurgada kırıklar
- Ateş
- Baygınlık
- Ağız kuruluğu
- Saldırganlık
- İşitme kaybı
- Astım krizi
- Nöbet ya da kasılmalar
- Adet problemleri
- Kilo değişiklikleri
- Saç dökülmesi
- Kurdeşen şeklinde deri döküntüsü
- Eklem ağrısı
- Erkeklerde meme büyümesi
- Dilde şişme ya da ağrı
- Kaslarda titreme ya da seyirme
- İştah problemleri ya da tat değişiklikleri
- Kas zayıflığı ya da kas ağrısı
- Kanama durumunda kanın geç pıhtılaşması
- Gebe kalmada zorluk
- İltihabın ateş, kızarıklık ve diğer belirtileri
- Kalp atımında hızlanma, yavaşlama ya da düzensizlik
- İğne batması ya da karıncalanma hissi
- Hatırlamada ya da dikkati toplamada zorluk
- Sıkıntılı, kafası karışmış, endişeli veya gergin hissetme
- Genel olarak kendini hasta, zayıf ve enerjisiz hissetme
- Vücutta su toplanmasına bağlı, ağrılı ve şiş bölgeler
- Kan basıncında yükselme ya da düşmeye bağlı baygınlık ya da baş dönmesi hissi
- Var olmayan şeyleri görme, hissetme ya da duyma (halüsinasyon)
- Karaciğerin çalışma durumunu gösteren kan laboratuvar testlerinde değişiklikler
- Bağırsakları etkileyebilen ve mantardan kaynaklanan “pamukçuk” adı verilen enfeksiyon
- Sırt ağrısı ile birlikte olabilen, idrarda kan görülmesi ya da diğer böbrek hastalıkları
- Nefes alıp vermede zorluk
- Kanınızdaki tuz (sodyum) miktarında düşme; halsizliğe, kusmaya ve kas kasılmalarına yol açabilir
- Ateş, hasta olma hissi, boyun tutulması, baş ağrısı, parlak ışığa duyarlılık ve bilinç bulanıklığı gibi menenjit belirtileri
- Pankreas ile ilgili problemler. Sırta yayılan şiddetli mide ağrısı olabilir.
- Ciddi karaciğer problemlerinin (hepatit) işareti olan soluk renkli dışkılama. Ciddi karaciğer problemleri karaciğer yetmezliğine ve beyin bozukluklarına neden olabilir.
- Mide ağrısı, ishal, kusma ve kilo kaybı gibi belirtileri olan, Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi iltihabi barsak hastalığının kötüleşmesi.
- Kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi veya trombosit adı verilen kan hücre sayısında azalma. Halsizliğe, morarmaya, ateşe, şiddetli üşümeye, boğaz ağrısına yol açabilir veya enfeksiyonların daha kolay gelişmesine sebep olabilir.
- Bazı tipteki beyaz kan hücresi sayısında artış (eozinofili).
- Bütün kan hücrelerinin sayısında yetersizlik (pansitopeni).
- Kalbinizin vücuda kan pompalama şekli veya kan damarlarınıza zarar verme ile ilgili sorunlar. Belirtiler yorgunluk, nefes darlığı, baygınlık hissi, göğüs ağrısı veya genel ağrı olabilir.
Bilinmiyor
- Üç aydan uzun süre VONO kullanmaktaysanız, kanınızdaki magnezyum seviyelerinin düşmesi mümkündür. Düşük seviyelerde magnezyum, yorgunluk, istemsiz kas kasılmaları, bilinç bulanıklığı, kasılmalar, baş dönmesi veya artmış kalp hızı olarak görülebilir.
- Muhtemelen eklemlerde ağrı ile birlikte olan döküntü.
- Eozinofili ve sistemik semptomlarla seyreden ilaç reaksiyonu (DRESS)”(ciltte su toplaması, morarma, güneşe aşırı hassasiyet, deride kabarma gibi ilaç kullanımına bağlı ciddi alerjik reaksiyon)
- Sabit ilaç erüpsiyonu (vücudun hep aynı yerinde çıkan yuvarlak, mor-kahverengi leke ve su toplaması)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebelik sırasında bebeğinize zarar verebileceği veya doğum sırasında sorunlara neden olabileceği için gebeliğinizin son 3 ayındaysanız VONO kullanmayınız. Anne karnındaki bebekte böbrek ve kalp sorunlarına neden olabilir. Sizin ve bebeğinizin kanama eğilimini etkileyebilir ve doğumun beklenenden daha geç veya daha uzun sürmesine neden olabilir. Kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe gebeliğinizin ilk 6 ayında VONO kullanmamalısınız. Bu dönemde veya gebe kalmaya çalışırken tedaviye ihtiyacınız varsa, mümkün olan en kısa sürede en düşük dozun kullanılması gerekir. VONO, gebeliğinizin 20. haftasından itibaren birkaç günden fazla süreyle alınırsa, doğmamış bebeğinizde, bebeği çevreleyen amniyotik sıvı seviyesinin düşük olmasına (oligohidramniyozis) veya bebeğin kalbindeki bir kan damarının daralmasına (duktus arteriyozus) yol açabilecek böbrek sorunlarına neden olabilir. Birkaç günden daha uzun süre tedaviye ihtiyacınız varsa doktorunuz ek izleme önerebilir.
Gebeliğin birinci ve ikinci trimesterinde kullanımın yalnızca açıkça gerekli olduğu durumlarla ve mümkün olan en düşük doz/en kısa süre ile sınırlandırılmalıdır.
Üçüncü trimesterde kullanımın sistemik prostaglandin sentez inhibitörlerine atfedilen fetal ve maternal riskler nedeniyle kontrendikedir.
Çok gerekmedikçe (doktorunuz kesin olarak gerekli görmedikçe) ilaç hamilelikte kullanılmamalıdır.
VONO sizin gebe kalmanızı güçleştirebilir. Gebe kalmayı planlıyorsanız veya gebe kalmakta problemler yaşıyorsanız hekiminize bilgi veriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İçeriğinde yer alan naproksen, anne sütüne geçeceğinden emziren annelere verilmemelidir.
VONO kullanıyorsanız bebeğinizi emzirmeyiniz. Emzirmeyi planlıyorsanız VONO almayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerVONO, 24,055 mg laktoz monohidrat (SD) içermektedir. uB nedenle eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDaha düşük dozda naproksen veya non-steroidal anti inflamatuvar ilaç (NSAİİ) tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda, endoskopik olarak gastrointestinal (Gİ) ülser veya gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) varlığı kanıtlanan hastalarda osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit belirti ve bulgularının tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarNaproksen ve esomeprazol ürünlerinin herhangi bir bileşenine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan ya da alerjik reaksiyon geliştiren hastalarda kontrendikedir. Naproksen, asetil salisilik asidin ya da diğer non steroidal antiinflamatuvar/analjezik ilaçların astım, ürtiker, rinit ve nazal polip gibi durumlara neden olduğu öyküsü olan hastalarda da kontrendikedir. Her iki tip reaksiyon da ciddi reaksiyonlar olup ölümcül olma potansiyeline sahiptir. İster alerjik tipte olsun, ister farmakolojik idiosinkratik tipte (örnek; asetil salisilik asid aşırı duyarlılık sendromu), naproksene karşı gelişen anafilaktoid reaksiyonlar genellikle bu türden reaksiyonlara ilişkin hikayesi olan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Tedavi süresince bu tür semptomların gözlendiği koşullarda tedavi kesilmelidir. Kardiyovasküler (KV) risk Naproksen ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard infarktüsü ve inme riskini artırabilir ve bunlar fatal olabilir. Tüm NSAİ ilaçlar için risk benzerdir. Bu risk doz, kullanım süresi ve başlangıçtaki KV risk faktörleriyle birlikte artabilir. Bilinen KV hastalığı olan hastalar daha büyük risk altında olabilir. Naproksen, koroner arter by-pass cerrahisinde perioperatif olarak ağrı tedavisinde kontrendikedir. Gastrointestinal (Gİ) riskler Naproksen dahil olmak üzere, NSAİ ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda herhangi bir zamanda uyarıcı semptomlar eşliğinde ya da böyle semptomlar olmaksızın mide veya barsakların kanama, ülserasyon ve perforasyonu gibi fatal olabilen ciddi Gİ advers olaylar görülebilir. Koroner arter bypass cerrahisi öncesi ve sonrası ve peri-operatif ağrı tedavisinde kullanılmamalıdır. Ciddi renal yetmezlik ve kreatinin klerensi 30 ml/dakika’nın altında olduğu durumlarda, şiddetli hepatik yetmezlik (ör. Child Pugh C) ya da şiddetli kalp yetmezliği durumlarında kontrendikedir. Atazanavir ve nelfinavir ile beraber kullanılmamalıdır Gebeliğin son trimesterinde kontrendikedir. Aktif peptik ülserasyon durumlarında kullanılmamalıdır. Gastrointestinal kanama, serebrovasküler kanama veya diğer kanama bozukluklarında kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel kortikosteroidlerin yerine veya kortikosteroid yetersizliğinin tedavisi için kullanılmaz. Kortikosteroidlerin aniden kesilmesi, hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi almakta olan hastalarda kortikosteroid tedavisi sonlandırmak istenirse tedavi yavaşça azaltılmalıdır. ateş ve inflamasyon azaltılmasına yönelik farmakolojik aktivitesi, enfeksiyöz olmayan, ağrılı olduğu öngörülen komplikasyonların belirlenmesine ait tanısal bulguların kullanılabilirliğini azaltabilir. selektif siklooksijenaz-2 inhibitörleri de dahil olmak üzere diğer NSAİ ilaçlarla birlikte kullanılmasından kaçınılmalıdır. Ciddi NSAİİ ilişkili advers etkilerde kümülatif bir risk söz konusu olabilir. Ancak düşük dozda asetilsalisilik asit ile birlikte kullanılabilir. İstenmeyen etkiler en düşük etkin doz, en kısa tedavi süresi ile minimuma indirilebilir. Fazladan ilaç kullanımını önlemek için, hekim bireysel risklere dayalı, klinik olarak anlamlı aralıklarla ve tedavi edilen altta yatan hastalığın özelliklerine ve şiddetine bağlı olarak, fiks kombinasyon olmayan daha düşük dozlarda NSAİİ'lerle yeterli ağrı kontrolünün mümkün olup olmadığını değerlendirmelidir. Toplam 1000 mg naproksenin (günde 2 kez 500 mg) uygunolmayacağı düşünülürse daha düşük etki gücüne sahip naproksen veya fiks kombinasyon olmayan diğer NSAİİ’ler alternatif tedavi olarak kullanılmalı ve gastro-protektif tedavi ihtiyacı ilavesi tekrar değerlendirilmelidir. NSAİİ ile ilişkili gastro-intestinal komplikasyonlar gelişiminde rol oynayan risk faktörleri; ileri yaş, birlikte antikoagülan, kortikosteroid, asetilsalisilik asit dahil olmak üzere diğer NSAİİ’lerin kullanımı, hastanın durumunda kötüleşmeye yol açan kardiyovasküler hastalık, Helicobacter pylori infeksiyonu, gastrik ve/veya düodenal ülser ve üst gastrointestinal kanama hikayesidir. Aşağıdaki durumları olan hastalarda naproksen dikkatli yarar/risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra kullanılmalıdır. İndüklenebilir porfiri Sistemik lupus eritematosus, karışık bağ dokusu hastalığı; bu hastalarda nadir de olsa aseptik menenjit vakaları gözlenmiştir. Uzun dönem tedavide olan hastalar (özellikle 1 yıldan uzun tedavi edilenler) düzenli gözlem altında tutulmalıdır. Geriyatrik popülasyon Naproksen: Yaşlı kişilerde istenmeyen reaksiyonların sıklığı, özellikle ölümcül olabilecek gastrointestinal kanama ve perforasyon olmak üzere artmıştır. esomeprazol komponenti yaşlılardaki ülserlerin görülme sıklığını azaltmıştır. Gastrointestinal etkiler: Naproksen: Tüm NSAİİ'lerle tedavinin herhangi bir zamanında, uyarı belirtileri ya da önceden geçirilmiş ciddi bir Gİ olay öyküsü olan ya da olmayan hastalarda, mide, ince ve kalın barsaklarda ölümcül olabilen Gİ kanama, ülserasyon veya perforasyon bildirilmiştir. NSAİİ tedavisi alan, ciddi üst GİS advers olay gelişen hastaların semptomatiktir. NSAİİ’lerin sebep olduğu üst GİS ülserleri, aşırı kanama ya da perforasyon 3-6 ay süreyle tedavi alan hastaların yaklaşık %1’inde, 1 yıl süreyle tedavi edilenlerin %2-4’ünde meydana gelmektedir. Bu eğilim daha uzun süreli tedavilerde, tedavi sürecinin herhangi bir anında ciddi GİS olay gelişme olasılığını artırır. Bununla birlikte kısa süreli tedavi bile risksiz değildir. NSAİİ'lerle Gİ kanama, ülserasyon veya perforasyon riski, özellikle hemoraji veya perforasyon komplikasyonu gelişmiş ülser öyküsü olan hastalarda ve yaşlı kişilerde artan NSAİİ dozları ile daha yüksektir. Bu kişiler mevcut en düşük dozda tedaviye başlamalıdır. Bu hastalar ve ayrıca düşük doz asetilsalisilik asit veya gastrointestinal riski artırması muhtemel diğer ilaçları kullanması gereken hastalarda, koruyucu ajanlar (örn. proton pompa inhibitörleri: PPİ) ile kombinasyon tedavisi düşünülmelidir (aşağıya bakınız ve). esomeprazol bileşeni bir proton pompası inhibitörüdür. Yaşlı kişiler başta olmak üzere, Gİ toksisite öyküsü olan hastalar, özellikle tedavinin ilk aşamalarında olağandışı abdominal belirtileri (özellikle Gİ kanama) bildirmelidir. Ülser oluşumu veya kanama riskini artırabilecek diğer faktörler, oral kortikosteroid, varfarin gibi antikoagülanlar, selektif serotonin geri alım inhibitörleri veya asetilsalisilik asit gibi antitrombosit ajanların eş zamanlı olarak NSAİİ'ler ile birlikte alınması, tütün ve alkol kullanımı, ileri yaş ve genel sağlık durumunun kötü olmasıdır. (düşük doz asetilsalisilik asit ile birlikte kullanımı hakkında bilgi için.5). klinik çalışmalarında kanama, perforasyon ve obstrüksiyon gibi ülser komplikasyonları araştırılmamıştır. alan hastalarda Gİ kanama veya ülserasyon meydana geldiğinde, tedavi bırakılmalıdır. Yüksek risk taşıyan hastalarda NSAİİ dışındaki tedavi seçenekleri düşünülebilir. Gastrointestinal hastalık (ülseratif kolit, Crohn hastalığı) öyküsü olan hastalarda klinik durumu kötüleştirebileceğinden NSAİİ'ler dikkatle verilmelidir. Esomeprazol: Herhangi bir alarm semptomunun varlığında (örn. belirgin, istenmeyen kilo kaybı, tekrarlayan kusma, disfaji, hematemez ya da melena) ve kuşkulanılan ya da tanısı konmuş mide ülseri vakalarında, esomeprazol ile tedavi semptomları hafifleterek tanıyı geciktirebileceğinden öncelikle malignite dışlanmalıdır. Kombinasyon tablete esomeprazol eklenmesine rağmen dispepsi hala görülebilir. Proton pompası inhibitörleri ile tedavi, Salmonella ve Campylobacter gibi gastrointestinal enfeksiyonların görülme riskini hafifçe arttırabilir. Tüm asit-bloke edici ilaçlar gibi esomeprazol, hipo veya aklorhidriye bağlı olarak B12 vitamininin (siyanokobalamin) emilimini azaltabilir. Bu, vücut depoları azalmış veya uzun süreli tedavide azalmış B12 vitamini emilimi risk faktörleri olan hastalarda düşünülmelidir. Kardiyovasküler ve serebrovasküler etkiler Naproksen: Kardiyovasküler trombotik olaylar Çeşitli COX-2 selektif ve non-selektif NSAİİ’lerin üç yıl kadar süren klinik çalışmaları, ölümcül olabilen ciddi kardiyovasküler (KV) trombotik olay, miyokard infarktüsü ve inme riskinin arttığını göstermiştir. COX-2 selektif veya non-selektif tüm NSAİİ’ler benzer risklere sahip olabilir. Bilinen kardiyovasküler hastalığı veya kardiyovasküler hastalık için risk faktörü olanlar, bu açıdan daha büyük risk altında olabilir. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel kardiyovasküler olayı riskini en aza indirmek için, mümkün olan en kısa süre için en düşük etkili doz kullanılmalıdır. Hekimler ve hastalar, önceden kardiyovasküler semptomları olmasa bile, bu tür olayların gelişimi bakımından dikkatli olmalıdır. Hastalar, ciddi kardiyovasküler olayların belirti ve / veya semptomları ve meydana gelmesi durumunda atılacak adımlar hakkında bilgilendirilmelidir. Veriler, naproksen kullanımının (günlük 1000 mg) daha da düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini düşündürse de, bir miktar risk göz ardı edilemez. Birlikte aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilişkili ciddi KV trombotik olay riskindeki artışı azalttığına dair tutarlı kanıtlar yoktur. Aspirin ve NSAİİ’lerin birlikte kullanımı ciddi gastrointestinal (Gİ) olayların gelişme riskini artırmaktadır. COX-2 selektif NSAİİ’nin koroner arter bypass cerrahisinden sonra ilk 10-14 gündeki ağrı tedavisine ait iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard infarktüsü ve inme insidansının arttığı bulunmuştur. Kontrolsüz Naproksen dahil tüm NSAİİ’ler hipertansiyonun başlamasına veya önceden var olan hipertansiyonun kötüleşmesine neden olabilir. Tiazid veya loop diüretik kullanan hastalar, NSAİİ’leri alırken bu hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, yerleşmiş iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar, sadece dikkatli bir şekilde değerlendirildikten sonra yalnızca naproksen ile tedavi edilmelidir. Kardiyovasküler olaylar için risk faktörleri (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara kullanımı) olan hastaların daha uzun süreli tedavisine başlamadan önce de benzer bir değerlendirme yapılmalıdır. Hipertansiyon dahil olduğu NSAİİ’ler yeni hipertansiyon gelişimine veya var olan hipertansiyonun kötüleşmesine neden olurlar ve bu rahatsızlıkların her biri KV olay riskinin artmasına katkıda bulunabilmektedir. NSAİİ kullanırken, tiyazid veya loop diüretikleri kullanan hastalarda, bu terapötiklere karşı verilen yanıt bozulabilir. NSAİİ’ler, hipertansiyonu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisinin başlatılması sırasında ve tedavi süresince hastaların kan basıncı yakından izlenmelidir. Konjestif kalp yetmezliği ve ödem NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak sıvı tutulumu ve ödem bildirilmiş olduğundan, hipertansiyon ve/veya hafif-orta derecede konjestif kalp yetmezliği öyküsü olan hastalar için uygun izleme ve tavsiye gereklidir. Böbrekler üzerine etkiler Naproksen: NSAİİ’lerin uzun süre kullanımı renal papiller nekroza ve diğer böbrek hasarlarına neden olur. Renal prostaglandinlerin böbrek perfüzyonunun sürdürülmesinde kompanzatuvar rolü olduğu hastalarda ayrıca renal toksisite de görülmüştür. Bu hastalarda NSAİİ kullanımı, doza bağımlı olarak prostaglandinlerin yapımında azalmaya ve ikincil olarak böbrek kan akımını azaltarak böbrek dekompansasyonunun açıkça hızlanmasına neden olabilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu, hipovolemi, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği, tuz deplesyonu olanlarda, diüretik ve ADE inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör antagonistleri alanlarda ve yaşlı hastalarda bu reaksiyonun riski daha fazladır. NSAİİ tedavinin kesilmesiyle, genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülür (aşağıya bakınız ve 4.5). Esomeprazol ve naproksen içeren ürünleri kullanan hastalarda akut tübülointerstisyel nefrit (AİN) gözlenmiştir ve tedavisinin herhangi bir noktasında ortaya çıkabilir. Akut tübülointerstisyel nefrit, böbrek yetmezliğine ilerleyebilir. AİN şüphesi durumunda kesilmeli ve uygun tedaviye derhal başlanmalıdır. İlerlemiş Böbrek Hastalığı İlerlemiş böbrek hastalığı olanlarda naproksen kullanımı ile ilgili kontrollü klinik çalışmalardan gelen veri bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilerlemiş böbrek hastalığı olanlarda naproksen ile tedavi önerilmemektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen advers olaylar gastrointestinal niteliktedir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın olmayan:Enfeksiyon Seyrek: Divertikülit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Eozinofili, lökopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Hipersensivite reaksiyonları (aşırı duyarlılık) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: İştahta bozulma Seyrek: Sıvı retansiyonu, hiperkalemi, hiperürisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Depresyon, insomnia (uykusuzluk), anksiyete Seyrek: Konfüzyon, rüya anormallikleri Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Sersemlik, baş ağrısı, tat almada bozukluk Yaygın olmayan: Parestezi, senkop Seyrek: Uykuya eğilim, tremor Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Kulak çınlaması, vertigo Kardiyak hastalıklar Yaygın Olmayan : Aritmi, palpitasyon Seyrek : Taşikardi, Miyokard enfarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın : Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Astım, bronkospazm, dispne Gastrointestinal hastalıklar Çok Yaygın : Dispepsi Yaygın: Karın ağrısı, konstipasyon, diare, özofajit, flatulans, gastrik/düodenal ülser*, gastrit, bulantı, kusma Yaygın olmayan: Stomatit, ağızda kuruluk, gastrointestinal kanama, geğirme Seyrek : Rektal kanama, glossit, hematemez Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın: Deri döküntüsü Yaygın olmayan: Terleme, dermatit, kaşıntı, ürtiker Seyrek : Alopesi, ekimoz Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın : Artralji Yaygın olmayan: Miyalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Seyrek : Proteinüri, böbrek yetmezliği Üreme sistemi ve meme hastalıkları Seyrek : Menstrüel düzensizlik Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ödem Yaygın olmayan: Pireksi (üşüme hissi ve ateşlenme), asteni, yorgunluk Araştırmalar Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik, serum kreatinin düzeyinde artış *rutin endoskopide gösterilen Naproksen; Aşağıdaki yan etkiler, klinik çalışmalar sırasında naproksen alan hastalarda ve pazarlama sonrası raporlar aracılığıyla bildirilmiştir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Divertikülit Yaygın olmayan: Aseptik menenjit, enfeksiyon, sepsis Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aplastik anemi, hemolitik anemi, lökopeni, trombositopeni, agranülositoz, granülositopeni, eozinofili, lenfadenopati, pansitopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan/Seyrek: Anafilaktik reaksiyonlar, anafilaktoid reaksiyonlar, hipersensitivite reaksiyonları (aşırı duyarlılık) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan/Seyrek: Sıvı retansiyonu, hiperkalemi, hiperglisemi, hiperürisemi, hipoglisemi, kilo değişiklikleri, iştah değişiklikleri Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Depresyon, insomnia (uykusuzluk) Yaygın olmayan/Seyrek: Ajitasyon, anksiyete, konfüzyon, rüya anormallikleri, halüsinasyon, sinirlilik Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, sersemlik, bayılma hissi, baş ağrısı, vertigo Yaygın olmayan/Seyrek: Konvülsiyonlar, zihinsel disfonksiyon, parestezi, senkop, aseptik menenjit, konsantre olamama, tremor, koma, optik nörit Bilinmiyor: Halsizlik, Parkinson hastalığında şiddetlenme Göz hastalıkları Yaygın: Görme bozuklukları, optik nörit Yaygın olmayan: Papillit, bulanık görme, papilla ödemi, konjonktivit, korneal opasite Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: kulak çınlaması, işitme bozuklukları Yaygın olmayan: işitmede bozulma Kardiyak hastalıklar Yaygın: Palpitasyon Yaygın olmayan/Seyrek : Aritmi, taşikardi, miyokard enfarktüsü, konjestif kalp yetmezliği Çok seyrek: Arteriyel trombotik olaylar Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan/Seyrek : Hipertansiyon, hipotansiyon, vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne Yaygın olmayan/Seyrek: Astım, pulmoner ödem, pnömoni, eozinofilik pnömoni, bronkospazm, respiratuar depresyon, rinit Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Dispepsi, karın ağrısı, bulantı, kusma, diyare, konstipasyon, göğüste yanma hissi, peptik ülser, stomatit Yaygın olmayan/Seyrek: Mide ve duodenum ülseri, nonpeptik gastrointestinal ülserasyon, melena, hematemez, gastrointestinal kanama, stomatit, ülseratif stomatit, kolit, ülseratif kolit ve Crohn hastalığında şiddetlenme, pankreatit, gastrit, ağızda kuruluk, flatulans, fundik bez polipleri (benign), perforasyon, mide yanması, mide bulantısı, özofajit, kusma, diyare, midede şişkinlik, glossit, geğirme, rektal kanama Bilinmiyor: Susama Hepato-biliyer hastalıklar Seyrek: Hepatit, sarılık, anormal karaciğer fonksiyonları, kolestaz, karaciğer yetmezliği Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın: Kaşıntı, deri döküntüsü, purpura, ekimoz Yaygın olmayan/Seyrek: Terleme, saç dökülmesi, toksik epidermal nekroliz ve Stevens-Johnson Sendromuna bağlı bülloz reaksiyonlar, eritema multiforme, eritema nodozum, fiks ilaç döküntüleri, liken planus, sistemik lupus eritematozus, püstüler reaksiyonlar, foliküler ürtiker, fotoalerjik dermatit, fotoalerjik duyarlılık reaksiyonları, anjiyonörotik ödem, alopesi, ekimoz, pseudo-porfiri, eksfoliatif dermatit, epidermolizis bülloza, egzantem Pseudo-porfirinin göstergesi deride kırılganlık, kabarıklıkların oluşması durumunda tedavi kesilmeli ve hasta yakından izlenmelidir. Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın : Artralji Yaygın olmayan/Seyrek : Miyalji, kas zayıflığı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan/Seyrek: Glomerüler nefrit, hematüri, tübülointertisyelnefrit (böbrek yetmezliğine ilerleme olasılığı olan), nefrotik sendrom, renal papiller nekroz, tübüler nekroz, serum kreatinin yükselmesi, proteinüri, böbrek yetmezliği, oligüri, poliüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan/Seyrek: Kadında infertilite, menstrüel düzensizlik Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Ödem, susuzluk hissi, yorgunluk, terleme Yaygın olmayan/Seyrek : Pireksi (üşüme hissi ve ateşlenme), keyifsizlik, yorgunluk Araştırmalar Yaygın olmayan/Seyrek: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik, serum kreatinin düzeyinde artış, kanama zamanında uzama Esomeprazol; Aşağıdaki advers ilaç reaksiyonları, enterik kaplı esomeprazol klinik çalışmalarında ve / veya pazarlama sonrası kullanımda tanımlanmış veya şüphelenilmiştir. Hiçbirinin dozla ilişkili olduğu saptanmamıştır. Kan ve lenf sistem hastalıkları Seyrek: Lökopeni, trombositopeni Çok seyrek: Agranülositoz, pansitopeni. İmmün sistem hastalıkları Seyrek: Hipersensitivite reaksiyonları örn. anjiyoödem, anafilaktik reaksiyon/şok, ateş Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Periferal ödem Seyrek: Hiponatremi Bilinmiyor: Hipomagnezemi (Şiddetli hipomagnezemi hipokalsemi ile sonuçlanabilir. Hipomagnezemi hipokalemi ile de ilişkili olabilir) Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Uykusuzluk Seyrek: Ajitasyon, konfüzyon, depresyon Çok seyrek: Agresyon, halüsinasyonlar Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Baş dönmesi, parestezi, uykuya eğilim Seyrek: Tat alma bozukluğu Göz hastalıkları Seyrek: Bulanık görme Kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Vertigo Solunum, toraks ve mediasten hastalıkları Seyrek: Bronkospazm Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Abdominal ağrı, konstipasyon, diyare, şişkinlik, kusma/bulantı, fundik bez polipleri (benign) Yaygın olmayan: Ağız kuruluğu Seyrek: Stomatit, gastrointestinal kandidiyazis Çok seyrek: Mikroskobik kolit Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın olmayan: Karaciğer enzimlerinde yükselme Seyrek: Sarılıklı veya sarılıksız hepatit Çok seyrek: Karaciğer yetmezliği, daha önce karaciğer hastalığı olanlarda ensefalopati Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Dermatit, kaşıntı, döküntü, ürtiker Seyrek: Alopesi, fotosensitivite Çok seyrek: Eritema multiforme, Stevens-Johnson Sendromu, toksik epidermal nekroliz (TEN), eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği ilaç reaksiyonu Bilinmiyor: Subakut kutanöz lupus eritematozus Kas, iskelet sistemi, bağ dokusu ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Omurga, kalça, bilek kırıkları Seyrek: Artralji, miyalji Çok seyrek: Kas güçsüzlüğü Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Tübülointertisyel nefrit (böbrek yetmezliğine ilerleme olasılığı olan) Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok seyrek: Jinekomasti Genel Seyrek: Yorgunluk, aşırı terlemenin artması Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması Naproksen Klinik araştırmalar ve epidemiyolojik veriler, coxiblerin ve bazı NSAİİ’lerin (özellikle yüksek dozlarda ve uzun süreli tedavide), arteryel trombotik olaylar için az miktarda artmış risk ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. (örneğin miyokard enfarktüsü veya inme). Veriler, naproksen kullanımının (günlük 1000 mg) düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini öngörse de, bazı riskler göz ardı edilemez. NSAİİ tedavisi ile ilişkili olarak ödem, hipertansiyon ve kalp yetmezliği bildirilmiştir. Peptik ülser, perforasyon veya gastrointestinal kanama (özellikle yaşlı insanlarda bazen ölümcül olabilen) ortaya çıkabilir.. Uygulamayı takip eden süreçte mide bulantısı, kusma, ishal, gaz, kabızlık, dispepsi, karın ağrısı, melena, hematemez, ülseratif stomatit, kolit ve Crohn hastalığının alevlenmesi bildirilmiştir. Daha seyrek olarak, gastrit görülmüştür. Naproksen ile ortaya çıkan gastrointestinal yan etkilerin görülme sıklığını azaltmak amacı ile esomeprazol ile geliştirilmiştir ve tek başına naproksen kullanımı ile karşılaştırıldığında gastrik ve / veya duodenal ülser oluşumu ve NSAİİ ilişkili üst gastrointestinal advers olayların ortaya çıkmasını önemli ölçüde azalttığı gösterilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.