VERAPIN 180 MG/2 MG FILM KAPLI TABLET, 28 ADET
verapamil hidroklorür/trandolapril — İLKO İLAÇ SAN.VE TİC. A.Ş.
ATCC09BB10
✓ SGK Geri Ödeme Kapsamında
982,38 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
982,38 TL
Eşdeğer İlaç Grubu
E779A
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Verapin 180/2 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon tedavisinde endikedir. Monoterapinin yeterli olmadığı durumlarda kombinasyon tedavisi olarak kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTrandolapril ya da herhangi başka bir ADE inhibitörü ve/veya verapamile karşı, ayrıca ilacın içinde bulunan yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı duyarlık, Daha önce bir ADE inhibitör tedavisiyle ilişkili anjiyonörotik ödem öyküsü, Herediter/idiyopatik anjiyonörotik ödem, Kardiyojenik şok, Yakın geçmişte komplikasyonlu miyokard enfarktüsü, Pacemaker olmaksızın ikinci ya da üçüncü derece AV blok, SA blok, Pacemaker olmaksızın hasta sinüs sendromu, Konjestif kalp yetmezliği, Atrium ve ventriküller arası bir aksesuar iletim yolu ile ilişkili atriyal fibrilasyon/flatter (örn. Wolff-Parkinson-White sendromu, Lown-Ganong-Levine sendromu), İvabradin ile kombinasyon, Ağır böbrek bozukluğu (kreatinin klirensi < 30 ml/dk), Diyaliz, Karaciğer sirozu ile birlikte asit, Aort ya da mitral stenozu, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati, Primer aldosteronizm, Gebelik, Çocuklarda ve adolesanlarda kullanım (< 18 yaş), IV beta adrenoreseptör antagonistler ile eş zamanlı kullanımı (yoğun bakım ünitesi hariç), ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1.73n°) olan hastalarda kontrendikedir.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık olarak bildirilen advers ilaç reaksiyonları öksürük, baş ağrısı, konstipasyon, vertigo, baş dönmesi ve sıcak basması olmuştur (aşağıdaki tabloya bakınız). Spontan olarak bildirilen ya da klinik çalışmalarda gözlenen yan etkiler ve verapamil-trandolapril kombinasyonu için bildirilmemiş olmakla birlikte genel olarak ADE inhibitörleri ya da fenilalkilamin kalsiyum kanal blokerleri ile ilişkilendirilen istenmeyen etkiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Advers ilaç reaksiyonları, her sistem-organ sınıfı içerisinde, belirtilen sıklık dereceleri 9 kullanılarak, sıklık derecesi başlıkları altında sıralanmıştır. Sıklık dereceleri: ve bilinmiyor (eldeki verilerle sıklığı saptanamıyor). Sistem-Organ Sınıfı Sıklık derecesi İstenmeyen etki Enfeksiyonlar ve Seyrek Herpes simpleks enfestasyonlar Çok seyrek Bronşit Bilinmiyor Ust solunum yolu enfeksiyonu, faranjit, sinüzit*, rinit*,glossit*, idrar yolu enfeksiyonu Kan ve lenf sistemi Çok seyrek Lökopeni, pansitopeni, trombositopeni hastalıkları Bilinmiyor Agranülositoz, hemoglobinde azalma*, hematokritte azalma*, hemolitik anemi*' Bağışıklık sistemi Yaygın olmayan Hipersensitivite hastalıkları Metabolizma ve Yaygın olmayan Hiperlipidemi beslenme hastalıkları Seyrek Anoreksi Bilinmiyor İştah artışı, hiperkalemi, hiperkolesterolemi, hiperglisemi, hiponatremi, hiperürisemi, gut, enzim sapmaları Psikiyatrik hastalıklar Çok seyrek Agresyon, anksiyete, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk Bilinmiyor Uyku bozukluğu*, halüsinasyonlar, libido azalması, konfüzyon* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın Baş dönmesi, baş ağrısı Yaygın olmayan Tremor, sersemlik Seyrek Senkop Çok seyrek Serebral hemoraji, bilinç kaybı, denge bozukluğu, hiperestezi, parestezi, disguzi Bilinmiyor GIA (geçici iskemik atak)*, serebrovaskular olay (CVA), miyoklonus, migren, ekstrapiramidal bozukluk***, paralizi (tetraparezi) ** Göz hastalıkları Çok seyrek Görme bozukluğu, bulanık görme Bilinmiyor Blefarit, konjunktival ödem, oftalmolojik bozukluk 10 Kulak ve iç kulak Yaygın Vertigo hastalıkları Bilinmiyor Tinnitus* Kardiyak hastalıklar Yaygın Birinci derece AV blok, Yaygın olmayan Çarpıntı Çok seyrek Anjina pektoris, bradikardi, taşikardi, atriyal fibrilasyon, kalp yetmezliği, kardiyak arrest Bilinmiyor Miyokard enfarktüsü*.”. İkinci ve üçüncü derece AV blok, sinüs bradikardisi, sinüs arresti, asistoli, aritmi*”, ventriküler taşikardi, miyokardial iskemi, anormal elektrokardiyogram Vasküler hastalıklar Yaygın Hipotansiyon’, ortostatik hipotansiyon, şok, al basması, sıcak basması Çok seyrek Kan basıncında dalgalanma Bilinmiyor Hipertansiyon, anjiyopati, periferik damar hastalığı, variköz venler Solunum, gögüs Yaygın Öksürük bozuklukları ve Çok seyrek Astım, dispne, sinüslerde konjesyon mediyastinal hastalıklar Bilinmiyor Bronkospazmlar*, üst solunum yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu konjesyonu, prodüktif öksürük, larenjit, orofarengeal ağrı, epistaksis, solunum hastalığı Gastrointestinal hastalıklar Yaygın Konstipasyon Yaygın olmayan Abdominal ağrı, diyare, -gastrointestinal bozukluklar, bulantı Çok seyrek Ağız/boğaz kuruluğu, pankreatit, kusma Bilinmiyor Abdominal semptomlar, hazımsızlık*, gastrit, gaz, jinjiva hiperplazisi**', hematemez, ileus*, intestinal anjiyoödem*, glossit* Hepatobiliyer hastalıklar Yaygın olmayan Anormal karaciğer fonksiyon testleri Seyrek Hiperbilirubinemi Çok seyrek Kolestaz, hepatit, sarılık Bilinmiyor Kolestatik sarılık 11 Deri ve deri altı doku Yaygın olmayan Döküntü, kaşıntı, yüzde ödem, hastalıkları hiperhidroz Seyrek Alopesi, deri bozuklukları Çok seyrek Anjiyoödem, eritema multiforme, dermatit, psoriyazis, ürtiker Bilinmiyor Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz*’, eritromelalji**, purpura, egzama, akne, kuru deri Kas-iskelet bozuklukları, Çok seyrek Artralji, miyalji, müsküler zayıflık bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor Sırt ağrısı, ekstremite ağrısı, kemik ağrısı, osteoartirit, kas spazmları, miyastenia gravis*** Böbrek ve idrar yolu Yaygın olmayan Poliüri, hastalıkları Seyrek Azotemi Çok seyrek Akut böbrek yetmezliği Bilinmiyor Pollaküri Üreme sistemi ve meme Çok seyrek Erektil disfonksiyon, jinekomasti, bozuklukları impotans Bilinmiyor Galaktore** Genel bozukluklar ve Yaygın Olmayan Göğüs ağrısı uygulama yerine özgü Çok seyrek Ödem, periferal ödem, asteni, tablolar yorgunluk Bilinmiyor Ateş, anormal duyu, kırgınlık Araştırmalar Çok seyrek Alkali fosfataz artışı, transaminazlarda artış, potasyum seviyelerinde artış. İmmunoglobulinlerde artış, gammaglutamiltranferaz (GT) artışı, laktat dehidrojenaz (LDH) artışı, lipaz artışı Bilinmiyor Kanda kreatinin artışı*^, kanda üre artışı *^, kanda prolaktin artışı** * ADE inhibitörleri ADR sınıflandırmasını göstermektedir. ** ile ilgili olarak bildirilmemekle birlikte, genel olarak fenilalkilamin kalsiyum blokerleri ile ilişkilendirilen yan etkileri göstermektedir. ' Hemolitik anemi glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olan hastalarda bildirilmiştir. ^ ADE inhibitörleri ile ilişkili olarak hipotansiyon ile birlikte bireysel aritmi ve miyokardiyal enfarktüs olguları bildirilmiştir. ^ Toksik nekroliz gibi hipersensitiviteye ateş, miyalji, artralji, eozinofili ve/veya antinükleer antikor artışı eşlik edebilir. ^ Özellikle böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve renovasküler hipertansiyon durumunda. Bununla 12 birlikte bu artışlar tedavi kesildiğinde geri dönüşlüdür. * Uzun süreli tedavi sonrasında çok seyrek olarak görülür ve tedavi kesildikten sonra geri dönüşlüdür. É Verapamil ve kolşisin kombinasyonu ile ilişkili paralizi (tetraparezi) için pazarlama sonrası bildirim bulunmamaktadır. Verapamil ve kolşisinin kombine kullanımı önerilmez. ' Semptomatik ya da ciddi hipotansiyon ADE inhibitörleri tedavisine başlandıktan sonra nadiren ortaya çıkmıştır. Bu durum esas olarak renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi uyarılmış risk gruplarında ortaya çıkar. Anjina pektoris ya da serebrovasküler hastalığı olup verapamil ile tedavi edilen hastalarda hipotansiyon miyokard enfarktüsü ya da serebrovasküler olaya yol açabilir. ` Bazı olgularda ekstrapiramidal bozukluk (Parkinson hastalığı, koreoatetoz, distoni gibi) ortaya çıkabilir. Bugüne kadarki deneyim bu semptomlarm ilaç kesildikten sonra kaybolduğunu göstermiştir. Miyastenia gravis, miyastenik sendrom (Lambert-Eaton sendromu gibi) ve ileri Duchenne muskuler distrofisine ilişkin bağımsız bildirimler mevcuttur.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSemptomatik hipotansiyon: belirli koşullar altında zaman semptomatik hipotansiyona yol açabilir. Bu risk uyarılmış bir renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine sahip (örn. diüretik kullanımı, düşük sodyumlu diyet, diyaliz, diyare veya kusmaya bağlı hacim ya da tuz eksikliği; sol ventrikül fonksiyonlarında azalma, renovasküler hipertansiyon) olan hastalarda yüksektir. Bu gibi hastalarda öncelikle hacim ya da tuz eksikliğinin düzeltilmesi gerekir ve tedavi tercihen bir hastane ortamında başlatılmalıdır. Titrasyon sırasında hipotansiyon geçiren hastalar sırt üstü 2 yatırılmalıdır; bu gibi hastalarda oral sıvı desteği ya da intravenöz fizyolojik serum uygulamasıyla hacim genişletilmesine gerek duyulabilir. Kan hacmi ve basıncı etkili bir şekilde düzeltildikten sonra tedavisine genellikle devam edilebilir. İskemik kalp hastalığı ya da serebrovasküler hastalığı olan hastalarda da kan basıncında aşırı düşüş miyokard enfarktüsü ya da serebrovasküler olaya yol açabileceğinden, tedaviye başlarken ve doz ayarlaması yapılırken yakın takip gerekir. Kalp yetmezliği: Önceden kalp yetmezliği episodu geçirmiş hastalarda ile tedaviye başlanmadan önce ejeksiyon fraksiyonu % 35’in üzerinde olmalıdır ve kalp yetmezliğinin tedavisi uygun biçimde sürdürülmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu: Orta derecede ve şiddetli renal bozukluğu olan hastalarda böbrek fonksiyonları düzenli olarak izlenmelidir. renal disfonksiyonlu hastalarda hiperkalemi oluşturabilir. Özellikle önceden beri böbrek fonksiyon bozukluğu ya da konjestif kalp yetmezliği olan hastaların böbrek fonksiyonlarında akut kötüleşme (akut böbrek yetmezliği) ortaya çıkabilir. Verapamil hemodiyaliz ile uzaklaştırılamaz. Renovasküler hipertansiyon: Sekonder hipertansiyon ve özellikle renovasküler hipertansiyonda ile deneyim yeterli değildir. Sonuç olarak bu hastalarda kullanılmamalıdır. Önceden tek ya da çift taraflı renal arter stenozu olan ve ADE inhibitörleri ile tedavi edilmiş bazı hastalarda kanda üre ve serumda kreatinin yükselmesi gözlenmiştir ve bunlar tedavi kesildikten sonra genellikle düzelmiştir. Bu, özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda olması muhtemeldir. Eğer, renovasküler hipertansiyon belirtisi de bulunuyorsa, hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riskinde ciddi artış bulunmaktadır. Proteinüri: Özellikle böbrek fonksiyon bozukluğu olan veya göreceli olarak yüksek dozlarda ADE inhibitörleri almakta olan hastalarda proteinüri ortaya çıkabilir. Diyabetik hastalar: Oral kan glukozu düşürücü ilaçlar ya da insülin kullanan diyabetik hastalarda glisemik kontrol düzeyi ADE inhibitörü tedavisinin ilk ayı boyunca yakından izlenmelidir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı: ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS’ın dual blokajına yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri birlikte kullanılmamalıdır. Ağır karaciğer fonksiyon bozukluğu: Bu hastalarda yeterli terapötik deneyim bulunmaması nedeniyle, kullanılması 3 önerilemez. karaciğer sirozu ile birlikte asidi olan hastalarda kontrendikedir. Çok seyrek olarak ADE inhibitörleri tedavisi kolestatik sarılık ya da hepatit ile başlayıp hızla yaygın nekroz ve bazen ölüme yol açan bir sendrom ile ilişkili bulunmuştur. Bu sendromun mekanizması bilinmemektedir. kullanan hastalarda sarılık ya da karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme saptanırsa tedavi kesilmeli ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Anjiyonörotik ödem: ADE inhibitörleri (örn. trandolapril gibi) ender olarak, yüz, ekstremiteler, dil, glottis ve/veya larinksin şişmesini içeren anjiyonörotik ödeme neden olabilir. Anjiyonörotik ödem geçirmekte olan hastalarda trandolapril tedavisi derhal durdurulmalı ve bu hastalar ödem geçinceye kadar izlenmelidir. Yüz ile sınırlı anjiyonörotik ödem sıklıkla kendiliğinden iyileşir. Sadece yüzü değil ama aynı zamanda glottisi de tutan ödem, havayolu obstrüksiyonu riski nedeniyle, hayatı tehdit edici nitelikte olabilir. Siyah olmayan hastalara kıyasla, ADE inhibitörleriyle tedavi edilen siyah hastalarda daha yüksek bir anjiyoödem sıklığı bildirilmiştir. Dil, glottis ya da larinksi tutan anjiyonörotik ödem tablosu, diğer uygun terapötik önlemler ile birlikte, 0.3-0.5 ml epinefrin çözeltisinin (1:1000) subkütan yoldan derhal uygulanmasını gerektirir. İdiyopatik anjiyonörotik ödem öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır, ve anjiyonörotik ödem bir ADE inhibitörüne karşı advers reaksiyon olarak gelişmiş ise kontrendikedir. İntestinal anjiyoödem: ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda ayrıca intestinal anjiyoödem bildirilmiştir. Trandolapril kullanırken karın ağrısı yaşayan (bulantı veya kusma olsun olmasın) hastalarda bu durum dikkate alınmalıdır. Nötropeni/Agranülositoz: Nötropeni riski doz ve tip ile ilişkili gibi görünmektedir ve hastanın klinik durumuna bağlıdır. Komplikasyonsuz hastalarda ender olarak görülür, ama belli bir derecede böbrek bozukluğu olan, ve özellikle böbrek bozukluğu örneğin sistemik lupus eritematozus, skleroderma gibi kollajen vasküler hastalıklar ile ilişkili olan, ayrıca immünosupresif ajanlar ile tedavi gören hastalarda ortaya çıkabilir. ADE inhibitörü tedavisine son verildikten sonra geri dönüşümlüdür. Öksürük: ADE inhibitörleriyle tedavi sırasında prodüktif olmayan, kuru bir öksürük ortaya çıkabilir; ilaç bırakıldıktan sonra kaybolur. Hiperkalemi: ADE inhibitörleriyle tedavi sırasında, özellikle böbrek yetmezliği ve/veya kalp yetmezliği varlığında, hiperkalemi ortaya çıkabilir. Potasyum destek preparatları ya da potasyum tutucu diüretikler, plazma potasyumunda belirgin artışlara yol açabilecekleri için, genel olarak önerilmemektedir. Sözü edilen ajanların birlikte kullanımı uygun görülüyorsa, serum potasyumu sık aralarla izlenerek kullanılmalıdır. Yaşlılar: sadece kısıtlı sayıda yaşlı hipertansif hasta üzerinde incelenmiştir. 4 Farmakokinetik veriler sistemik yararlanımının, genç hipertansiflere kıyasla yaşlılarda daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bazı yaşlı hastalarda kan basıncını azaltıcı etki diğerlerindekinden daha güçlü olabilir. Tedavi başlangıcında böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi önerilmektedir. Cerrahi hastaları: Genel anestezi gerektiren majör cerrahi geçirecek hastalarda, ADE inhibitörleri hipotansiyon oluşturabilir; bu durum plazma hacim genişleticiler ile düzeltilebilir. Bradikardi: Pazarlama sonrası dönemde kullanımı ile ilişkilendirilen bradikardi ve AV blok vakaları bildirilmiştir. Bu advers etkiler, ürünün içeriğinde yer alan verapamilin sinüs düğümü ve AV iletimi üzerine olan baskılayıcı etkisi ile açıklanmaktadır. Bu nedenle, “Hasta sinüs sendromu” ve AV ileti bozukluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hastalar, verilmeden önce bu yönlerden tekrar değerlendirilmeli ve eşzamanlı olarak kullanılan ilaçlar bakımından sorgulanmalıdır. VERAPIİN, beta-adrenerjik bloke edici ajanlar, dijitalis ve diğer AV iletimi ve sinüs düğümünü baskılayan ilaçlar ile birlikte yalnızca kombinasyon tedavisini gerektiren endikasyonlarda dikkatle kullanılmalı ve hastalar bradikardi ve AV blok gelişimi açısından takip edilmelidir. Nöromusküler iletiyi etkileyen hastalıklar: nöromusküler iletiyi etkileyen hastalıkları (Miyastenia gravis, Lambert-Eaton sendromu, ilerlemiş Duchenne musküler distrofisi) olan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Desensitizasyon: ADE inhibitör tedavisi almakta olan ve yanı sıra hayvan zehirlerine karşı desensitizasyon uygulanan hastalarda anaflaktoid reaksiyonlar (bazı durumlarda hayatı tehdit edici) gelişebilir. LDL aferezi: LDL aferezindeki hastalar aynı zamanda ADE inhibitörleri de aldıklarında hayatı tehdit edici anaflaktoid reaksiyonlar kaydedilmiştir. Hastalarda yapılacak değerlendirmeler, tedavi başlatılmadan önce ve tedavi sırasında böbrek fonksiyonu incelemelerini de içermelidir. karşı alınan terapötik yanıtın değerlendirilmesine yönelik kan basıncı okumaları her zaman için bir sonraki dozdan önce yapılmalıdır. Laktoz: Bu tıbbi ürün laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Sodyum: Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol (23 mg)'den daha az sodyum ihtiva eder; bu dozda sodyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir. Lityum: Lityum ve kombinasyonu önerilmemektedir. Digoksin: Digoksin ve verapamilin eşzamanlı kullanımının digoksin plazma konsantrasyonunda yükselmeye 5 yol açtığı bildirilmiştir. Gerekirse digoksin dozu düşürülmelidir. HMG-CoA-redüktaz inhibitörleri (“Statinler”): Eşzamanlı verapamil ve yüksek doz simvastatin uygulamasında miyopati/rabdomiyoliz riskinde artış bildirilmiştir. Simvastatin (CYP3A4 ile metabolize olan atorvastatin ve lovastatin gibi diğer statinler) dozu uygun biçimde ayarlanmalıdır. Gebelik: ADE inhibitörlerine gebelik sırasında başlanmamalıdır. ADE inhibitörü tedavisine devam edilmesi çok gerekli görülmedikçe gebelik planlayan hastalarda tedavi, gebelikte güvenlilik profili saptanmış olan alternatif tedavilerle ya da tedaviyle değiştirilmelidir. Gebelik tanısı konulduğunda ADE inhibitörü tedavisi hemen kesilmeli ve uygun olan alternatif tedavi başlanmalıdır. Laktasyon: Emziren kadınlarda kullanımı önerilmez.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Verapin 180/2 mg muadilleri
Verapin 180/2 mg ile aynı etken maddeyi (verapamil hidroklorür/trandolapril) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.