VELSIPITY 2 MG FILM KAPLI TABLET (28 ADET)
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Velsipity 2 mg ne için kullanılır?
KT 1VELSİPİTY, sfingosin-1-fosfat reseptör modülatörleri ilaç grubuna ait bir etkin madde olan etrasimod içerir.
VELSİPİTY, orta ila şiddetli aktif ülseratif koliti (ÜK) bulunan 16 yaş ve üzerindeki hastaların tedavisinde endikedir. Ülseratif kolit, bağırsakta meydana gelen iltihabi bir hastalıktır. Ülseratif kolitiniz varsa size ilk olarak başka ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlara yeterince iyi yanıt vermezseniz veya intoleransınız varsa hastalığınızın bulgularını ve belirtilerini azaltmak için size VELSİPİTY verilebilir.
VELSİPİTY'nin etkin maddesi olan etrasimod lenfositlerin (bir tür beyaz kan hücresi) lenf bezlerinden (lenfositleri içeren vücudun savunma mekanizmasının bir parçası) kana ulaşmasını engeller. Bu lenfositler ülseratif kolit oluşumu ile alakalı iltihap ile ilişkilidir. Kalın bağırsak etrafındaki kan dolaşımında lenfosit sayısının etrasimod ile azaltılması bağırsak iltihabının ve hastalık ile ilgili belirtilerin azaltılmasına yardımcı olur.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etrasimoda veya bu ilacın diğer bileşenlerine alerjiniz varsa,
- Sizinle ilgilenen sağlık mesleği mensubu size ciddi düzeyde zayıflamış bir bağışıklık sisteminiz olduğunu söylediyse,
- Son 6 ayda kalp krizi, anstabil anjina pektoris (istirahat halindeyken veya belirgin bir tetikleyici olmadan ortaya çıkan kan akışındaki kesintilerin neden olduğu göğüs ağrısı), inme veya mini inme (geçici iskemik atak-GİA) ya da bazı türlerde ciddi kalp yetmezliği durumları yaşadıysanız,
- Bazı türlerde düzensiz veya anormal kalp atışınız (aritmi) varsa-doktorunuz tedaviye başlamadan önce kalbinizi kontrol edecektir.
- Hepatit (karaciğer iltihabı) veya tüberküloz gibi ciddi bir aktif enfeksiyonunuz veya aktif kronik enfeksiyonunuz varsa,
- Kanseriniz varsa,
- Ciddi karaciğer yetmezliğiniz varsa,
- Hamileyseniz veya etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan bir kadınsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBradiaritmi ve atriyoventriküler iletimde gecikmeler Etrasimod ile tedaviye başlanması Etrasimod ile tedaviye başlanmadan önce, kalple ilgili önceden var olan anormallikleri değerlendirmek üzere tüm hastalarda bir elektrokardiyogram (EKG) alınmalıdır. Önceden var olan bazı rahatsızlıkları olan hastalarda ilk doz izlemesi yapılması önerilir (aşağıya bakınız). Art arda 7 gün veya daha uzun bir süre tedaviye ara verildikten sonra tekrar başlanması durumunda ilk değerlendirmedeki sonuçlara, hastanın özelliklerindeki değişime ve tedaviye ara verme süresine bağlı olarak EKG’nin tekrarlanması ve/veya izlenmesi düşünülmelidir. Etrasimodun başlatılması, kalp atış hızında geçici bir azalmaya ve AV iletimde gecikmelere neden olabilir. Bir beta-bloker ile tedavi gören hastalara etrasimod başlandığında, kalp hızını düşürme üzerindeki potansiyel additif etkiler nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Hastalar kalsiyum kanal blokerleri, QT uzatıcı tıbbi ürünler, Sınıf Ia ve Sınıf III anti-aritmik maddeler alıyorsa, bu maddelerin etrasimod ile birlikte uygulanması aditif etkilere yol açabileceğinden benzer bir dikkat ile uygulanmalıdır. Beta-bloker tedavisinin geçici olarak kesilmesi, etrasimod tedavisine başlamadan önce, etrasimod tedavisine başlamadan önceki dinlenme kalp atış hızına bağlı olarak gerekebilir (aşağıdaki bölüm ve de bakınız). Kesinti gerekli görülürse, beta-bloker tedavisi, bazal kalp hızına ulaşma süresine bağlı olarak yeniden başlatılabilir. Beta-bloker tedavisi, stabil dozlarda etrasimod alan hastalarda başlatılabilir. Aşağıdaki durumlara sahip hastalarda genel fayda riskini ve en uygun izleme stratejisini belirlemek için etrasimod başlanmadan önce kardiyolog tavsiyesi alınmalıdır: Belirgin QT uzaması (QTcF erkeklerde ≥ 450 msn, kadınlarda ≥ 470 msn). Sınıf Ia veya Sınıf III anti-aritmik ilaçlar ile tedavi gerektiren aritmiler. Stabil olmayan iskemik kalp hastalığı, kardiyak arrest öyküsü, serebrovasküler hastalık (tedavi başlangıcından 6 aydan daha uzun süre önce meydana gelen) veya kontrolsüz hipertansiyon. Semptomatik bradikardi, tekrarlayan kardiyojenik senkop veya tedavi edilmemiş ciddi uyku apnesi öyküsü. Kalple ilgili önceden var olan bazı rahatsızlıkları olan hastalarda ilk doz izlemesi Etrasimodun başlatılmasından itibaren kalp atış hızındaki geçici azalma riski nedeniyle, istirahat sırasında kalp atış hızı <50 bpm olan, ikinci derece AV blok bulunan ya da kalp krizi veya kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda semptomatik bradikardi bulguları ve belirtileri için 4 saatlik ilk doz izlemesi yapılması önerilir. Hastalar, bu 4 saatlik sürede saat başı nabız ve kan basıncı ölçümü ile izlenmelidirler. Bu 4 saatlik sürenin öncesinde ve sonunda bir EKG alınması önerilir. 4. saatte aşağıdaki durumlar söz konusuysa hastalarda 4 saat sonra ek izleme yapılması önerilir: Kalp atış hızının <45 bpm olması Kalp atış hızının doz sonrası en düşük değerde olması, bu da kalp atış hızındaki en yüksek azalmanın henüz gerçekleşmemiş olabileceğini düşündürür EKG’de yeni ortaya çıkmış ikinci derece veya daha yüksek bir AV blok kanıtının görülmesi QTc aralığının ≥500 msn olması Bu durumlarda uygun tedavi başlatılmalıdır ve belirtiler/bulgular çözümlenene kadar gözlem devam etmelidir. Tıbbi tedavi gerekiyorsa izleme gece boyu devam etmelidir ve ikinci etrasimod dozundan sonra 4 saatlik izleme dönemi tekrarlanmalıdır. Enfeksiyonlar Enfeksiyon riski Etrasimod, lenfoid dokularda lenfositlerin geri dönüşümlü sekestrasyonu nedeniyle, 52 hafta boyunca periferik kan lenfosit sayısında başlangıç değerlerinin %43 ila %55'i arasında değişen ortalama bir azalmaya neden olur. Bu nedenle etrasimod enfeksiyonlara duyarlılığı artırabilir. Tedaviye başlanmadan önce lenfosit sayısını da içeren yeni (yani son 6 ay içinde veya önceki ÜK tedavisi kesildikten sonra yapılmış) bir tam kan sayımı (CBC) mevcut olmalıdır. Tedavi sırasında periyodik olarak CBC değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi de önerilir. Mutlak lenfosit sayısı <0,2 x 109/L şeklinde doğrulanırsa etrasimodun yeniden başlatılması durumu göz önünde bulundurulduğunda seviye >0,5 x 109/L’ye ulaşana kadar etrasimod tedavisine ara verilmelidir. Herhangi bir aktif enfeksiyonu olan hastalarda etrasimodun başlatılması, enfeksiyon çözümlenene kadar geciktirilmelidir. Hastalardan, enfeksiyon belirtilerini hemen hekimlerine bildirmeleri istenmelidir. Tedavi sırasında enfeksiyon belirtileri olan hastalarda etkili tanısal ve terapötik stratejiler kullanılmalıdır. Bir hastada ciddi bir enfeksiyon gelişirse etrasimod ile tedaviye ara verilmesi durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Periferik lenfosit sayısı üzerindeki etkileri azaltmak gibi rezidüel farmakodinamik etkiler, etrasimod kesildikten sonra 2 haftaya kadar devam edebileceğinden bu dönem boyunca enfeksiyon konusunda ihtiyatlı olmaya devam edilmelidir. Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) PML, genellikle immün yetmezliği olan hastalarda meydana gelen ve ölüme veya ciddi bir engellilik durumuna yol açabilen John Cunningham virüsünün (JCV) neden olduğu bir fırsatçı, viral beyin enfeksiyonudur. PML ile ilişkili tipik belirtiler çeşitli olup günler ila haftalar içinde ilerleme gösterir ve vücudun bir tarafında progresif zayıflığı veya uzuvlarda hantallığı, görüş bozukluğunu ve zihin karışıklığına yol açan düşünce, bellek ve yönelim değişikliklerini ve kişilik değişikliklerini içerir. PML, sfingozin-1-fosfat (S1P) reseptör modülatörleri ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında bildirilmiştir ve bazı risk faktörleriyle ilişkilendirilmiştir (örn. bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, immünosüpresanlarla çoklu tedavi). Hekimler PML'yi düşündürebilecek klinik semptomlar veya açıklanamayan nörolojik bulgular açısından dikkatli olmalıdır. PML'den şüpheleniliyorsa, PML uygun bir tanısal değerlendirme ile dışlanana kadar etrasimod ile tedavi askıya alınmalıdır. PML doğrulanırsa, etrasimod ile tedavi kesilmelidir. Anti-neoplastik, immün modüle edici veya kortikosteroid olmayan immünosupresif tedaviler ile önceki ve eş zamanlı tedavi Klinik çalışmalarda, etrasimod alan hastaların ülseratif kolit tedavisinde kullanılan antineoplastik, immün modülatör veya kortikosteroid dışı immünosupresif tedavileri eş zamanlı olarak almalarına izin verilmemiştir. Klinik çalışmalarda kortikosteroidlerin eş zamanlı kullanımı ise izinliydi; ancak etrasimod ve kortikosteroidlerin birlikte uzun süreli kullanımına ilişkin veriler sınırlıdır. Etrasimodun anti neoplastik, immün modüle edici veya immünosupresif (kortikosteroidler dahil) tedavilerle birlikte uygulanması sırasında, bu tür tedaviler esnasında bağışıklık sistemi üzerinde aditif etki riski nedeniyle dikkatli olunmalıdır. İmmünsüpresif tedavilerden etrasimoda geçerken, istenmeyen aditif immün sistem etkilerinden kaçınmak için etki süresi ve etki mekanizması göz önünde bulundurulmalıdır. Uygun bir yıkama periyodunun uygulanması gerekebilir. Aşılar Etrasimod alan hastalarda aşıların güvenliliği ve etkililiği ile ilgili klinik veriler mevcut değildir. Aşılar, etrasimod tedavisi sırasında uygulanırsa daha az etkili olabilir. Canlı zayıflatılmış aşı bağışıklamaları gerekirse bunları etrasimod başlatılmadan en az 4 hafta önce uygulanmalıdır. Etrasimod tedavisi sırasında ve sonrasında 2 hafta boyunca canlı zayıflatılmış aşıları kullanmaktan kaçınınız. Bağışıklamaların, etrasimod tedavisi başlatılmadan önce güncel bağışıklama kılavuzlarına uygun şekilde güncellenmesi önerilir. Karaciğer hasarı Etrasimod alan hastalarda aminotransferaz yükselmeleri meydana gelebilir. Etrasimod tedavisi başlatılmadan önce yeni (yani son 6 ay içindeki) transaminaz ve bilirubin seviyeleri mevcut olmalıdır. Klinik semptomların yokluğunda, karaciğer transaminazları ve bilirubin düzeyleri tedavinin 1, 3, 6, 9 ve 12. aylarında ve sonrasında periyodik olarak izlenmelidir. Açıklanamayan bulantı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, anoreksi veya sarılık ve/veya koyu idrar gibi karaciğer işlev bozukluğunu düşündüren belirtiler geliştiren hastalarda karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Anlamlı karaciğer hasarı doğrulanırsa (örneğin alanin aminotransferaz (ALT) normalin üst sınırının (NÜS) 3 katını ve total bilirubin NÜS değerinin 2 katını aşarsa) etrasimod kesilmelidir. Tedavinin yeniden başlatılması, karaciğer hasarının başka bir nedeninin tespit edilip edilmediğine ve etrasimod tedavisine devam etmenin hastaya sağlayacağı faydalara karşılık karaciğer fonksiyon bozukluğunun tekrarlama riskine bağlı olacaktır. Önceden karaciğer hastalığı var olan hastaların etrasimod alırken yüksek karaciğer fonksiyon testi değerleri geliştirme riskinin yüksek olduğunu gösteren veriler olmasa da anlamlı karaciğer hastalığı öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Kan basıncında artış Klinik çalışmalarda hipertansiyon, etrasimod ile tedavi gören hastalarda plasebo ile tedavi gören hastalara göre daha sık bildirilmiştir. Kan basıncı, etrasimod ile tedavi sırasında izlenmeli ve uygun şekilde yönetilmelidir. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalara dayalı olarak etrasimod, fetüse zarar verebilir. Fetüse ilişkin risk nedeniyle etrasimod hamilelik sırasında ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kontrendikedir. Tedavi başlatılmadan önce çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların, fetüse ilişkin bu risk hakkında bilgilendirilmeleri, hamilelik testi sonuçlarının negatif olması, tedavi sırasında ve tedavi kesildikten sonra en az 14 gün boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmaları gerekir. Maküler ödem Etrasimod dahil S1P reseptörü modülatörleri, artan maküler ödem riski ile ilişkilendirilmiştir. Görsel semptomları olan veya olmayan maküler ödem, ile tedavi edilen hastaların %0,3'ünde bildirilmiştir. Şeker hastalığı (diyabet), üveit ve/veya altta yatan/eşlik eden retina hastalığı öyküsü olan hastalar, etrasimod tedavisi sırasında maküler ödem açısından artmış risk altındadırlar…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi VELSİPİTY de herkeste olmasa da bazı kişilerde yan etkilere sebep olabilir.
Aşağıda listelenen ve ciddi olabilecek herhangi bir yan etki fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz:
Yaygın:
- Yavaş kalp atışı (bradikardi)
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
- İdrar yolu enfeksiyonu (vücudun idrarı toplayan ve dışarı atan kısımlarının enfeksiyonu)
- Alt solunum yolu enfeksiyonu (alt solunum yolları veya akciğerlerin enfeksiyonu)
Yaygın olmayan:
- Düzensiz kalp atışı (atriyoventriküler blok)
- Gözün arka tarafındaki retinanın merkezi kısmı olan makulada şişme (maküler ödem) Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Her 10 kişide en fazla 1 kişiyi (yaygın) ve 100 kişide en fazla 1 kişiyi etkileyebilir (yaygın olmayan). Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Bir tür beyan kan hücresi olan lenfositlerin düşük seviyede olması (lenfopeni)
Yaygın:
- Kanda yüksek seviyede kolesterol (hiperkolesterolemi)
- Baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Kan testlerinde karaciğer enzim seviyelerinde artış (karaciğer sorunlarının bir belirtisi)
- Nötropeni (bir çeşit beyaz kan hücresi olan nötropeni seviyelerinde düşüş)
- Görüşte bozulma
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
Hamile kalmaya çalışıyorsanız veya hamile kalabilecek bir kadınsanız ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız hamilelik sırasında VELSİPİTY kullanmayınız. Hamilelik sırasında VELSİPİTY kullanılırsa anne karnındaki bebeğe zarar verme riski vardır. Hamile kalabilecek bir kadınsanız VELSİPİTY ile tedaviye başlamadan önce doktorunuz size bu risk hakkında bilgi verecek ve hamile olmadığınızdan emin olmak için bir hamilelik testi yapmanızı isteyecektir. VELSİPİTY alırken ve almayı bıraktıktan sonra en az 14 gün boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız gerekir. Güvenilir doğum kontrol metotları hakkında doktorunuza danışınız.
Doktorunuz size VELSİPİTY alırken neden hamile kalmamanız gerektiğini açıklayan bir kart verecektir.
VELSİPİTY alırken hamile kalırsanız derhal doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz muhtemelen tedaviyi durdurmaya karar verecektir (bkz. bölüm 3'te “VELSİPİTY almayı bırakırsanız”) ve anne karnındaki bebeğin sağlığını izlemek için doğum öncesi kontroller yapacaktır.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
VELSİPİTY alırken bebeğinizi emzirmemelisiniz. VELSİPİTY anne sütüne geçebileceğinden bunun amacı, bebeğe ilişkin yan etki riskinden kaçınmaktır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç, tablet başına 1 mmol'den az (23 mg) sodyum içerir, yani temel olarak “sodyum içermez”.
Bu ilaç tartrazin içerir. Bu madde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| paket | 8681308091406 | ||
| paket | 8681308091413 |
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKonvansiyonel tedaviye veya biyolojik bir ajana yetersiz yanıt veren, yanıtın kaybedildiği veya intolerans gösteren orta ila şiddetli aktif ülseratif koliti bulunan 16 yaş ve üzerindeki hastaların tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen herhangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlılık İmmün yetmezlik durumu Son 6 ayda kalp krizi, kararsız anjina pektoris, inme, geçici iskemik atak (GİA), hastaneye yatmayı gerektiren dekompanse kalp yetmezliği veya New York Kalp Derneği (NYHA) Sınıf III/IV kalp yetmezliği yaşamış olan hastalar Hastada işler durumda bir kalp pili bulunmadığı takdirde Mobitz tip II ikinci derece veya üçüncü derece atriyoventriküler (AV) blok, hasta sinüs sendromu veya sinoatriyal blok mevcut olan veya öyküsü olan hastalar Şiddetli aktif enfeksiyonlar, hepatit veya tüberküloz gibi aktif kronik enfeksiyonlar Aktif maligniteler Ciddi karaciğer yetmezliği Hamilelik sırasında ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriBradiaritmi ve atriyoventriküler iletimde gecikmeler Etrasimod ile tedaviye başlanması Etrasimod ile tedaviye başlanmadan önce, kalple ilgili önceden var olan anormallikleri değerlendirmek üzere tüm hastalarda bir elektrokardiyogram (EKG) alınmalıdır. Önceden var olan bazı rahatsızlıkları olan hastalarda ilk doz izlemesi yapılması önerilir (aşağıya bakınız). Art arda 7 gün veya daha uzun bir süre tedaviye ara verildikten sonra tekrar başlanması durumunda ilk değerlendirmedeki sonuçlara, hastanın özelliklerindeki değişime ve tedaviye ara verme süresine bağlı olarak EKG’nin tekrarlanması ve/veya izlenmesi düşünülmelidir. Etrasimodun başlatılması, kalp atış hızında geçici bir azalmaya ve AV iletimde gecikmelere neden olabilir. Bir beta-bloker ile tedavi gören hastalara etrasimod başlandığında, kalp hızını düşürme üzerindeki potansiyel additif etkiler nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Hastalar kalsiyum kanal blokerleri, QT uzatıcı tıbbi ürünler, Sınıf Ia ve Sınıf III anti-aritmik maddeler alıyorsa, bu maddelerin etrasimod ile birlikte uygulanması aditif etkilere yol açabileceğinden benzer bir dikkat ile uygulanmalıdır. Beta-bloker tedavisinin geçici olarak kesilmesi, etrasimod tedavisine başlamadan önce, etrasimod tedavisine başlamadan önceki dinlenme kalp atış hızına bağlı olarak gerekebilir (aşağıdaki bölüm ve de bakınız). Kesinti gerekli görülürse, beta-bloker tedavisi, bazal kalp hızına ulaşma süresine bağlı olarak yeniden başlatılabilir. Beta-bloker tedavisi, stabil dozlarda etrasimod alan hastalarda başlatılabilir. Aşağıdaki durumlara sahip hastalarda genel fayda riskini ve en uygun izleme stratejisini belirlemek için etrasimod başlanmadan önce kardiyolog tavsiyesi alınmalıdır: Belirgin QT uzaması (QTcF erkeklerde ≥ 450 msn, kadınlarda ≥ 470 msn). Sınıf Ia veya Sınıf III anti-aritmik ilaçlar ile tedavi gerektiren aritmiler. Stabil olmayan iskemik kalp hastalığı, kardiyak arrest öyküsü, serebrovasküler hastalık (tedavi başlangıcından 6 aydan daha uzun süre önce meydana gelen) veya kontrolsüz hipertansiyon. Semptomatik bradikardi, tekrarlayan kardiyojenik senkop veya tedavi edilmemiş ciddi uyku apnesi öyküsü. Kalple ilgili önceden var olan bazı rahatsızlıkları olan hastalarda ilk doz izlemesi Etrasimodun başlatılmasından itibaren kalp atış hızındaki geçici azalma riski nedeniyle, istirahat sırasında kalp atış hızı <50 bpm olan, ikinci derece AV blok bulunan ya da kalp krizi veya kalp yetmezliği öyküsü olan hastalarda semptomatik bradikardi bulguları ve belirtileri için 4 saatlik ilk doz izlemesi yapılması önerilir. Hastalar, bu 4 saatlik sürede saat başı nabız ve kan basıncı ölçümü ile izlenmelidirler. Bu 4 saatlik sürenin öncesinde ve sonunda bir EKG alınması önerilir. 4. saatte aşağıdaki durumlar söz konusuysa hastalarda 4 saat sonra ek izleme yapılması önerilir: Kalp atış hızının <45 bpm olması Kalp atış hızının doz sonrası en düşük değerde olması, bu da kalp atış hızındaki en yüksek azalmanın henüz gerçekleşmemiş olabileceğini düşündürür EKG’de yeni ortaya çıkmış ikinci derece veya daha yüksek bir AV blok kanıtının görülmesi QTc aralığının ≥500 msn olması Bu durumlarda uygun tedavi başlatılmalıdır ve belirtiler/bulgular çözümlenene kadar gözlem devam etmelidir. Tıbbi tedavi gerekiyorsa izleme gece boyu devam etmelidir ve ikinci etrasimod dozundan sonra 4 saatlik izleme dönemi tekrarlanmalıdır. Enfeksiyonlar Enfeksiyon riski Etrasimod, lenfoid dokularda lenfositlerin geri dönüşümlü sekestrasyonu nedeniyle, 52 hafta boyunca periferik kan lenfosit sayısında başlangıç değerlerinin %43 ila %55'i arasında değişen ortalama bir azalmaya neden olur. Bu nedenle etrasimod enfeksiyonlara duyarlılığı artırabilir. Tedaviye başlanmadan önce lenfosit sayısını da içeren yeni (yani son 6 ay içinde veya önceki ÜK tedavisi kesildikten sonra yapılmış) bir tam kan sayımı (CBC) mevcut olmalıdır. Tedavi sırasında periyodik olarak CBC değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi de önerilir. Mutlak lenfosit sayısı <0,2 x 109/L şeklinde doğrulanırsa etrasimodun yeniden başlatılması durumu göz önünde bulundurulduğunda seviye >0,5 x 109/L’ye ulaşana kadar etrasimod tedavisine ara verilmelidir. Herhangi bir aktif enfeksiyonu olan hastalarda etrasimodun başlatılması, enfeksiyon çözümlenene kadar geciktirilmelidir. Hastalardan, enfeksiyon belirtilerini hemen hekimlerine bildirmeleri istenmelidir. Tedavi sırasında enfeksiyon belirtileri olan hastalarda etkili tanısal ve terapötik stratejiler kullanılmalıdır. Bir hastada ciddi bir enfeksiyon gelişirse etrasimod ile tedaviye ara verilmesi durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Periferik lenfosit sayısı üzerindeki etkileri azaltmak gibi rezidüel farmakodinamik etkiler, etrasimod kesildikten sonra 2 haftaya kadar devam edebileceğinden bu dönem boyunca enfeksiyon konusunda ihtiyatlı olmaya devam edilmelidir. Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) PML, genellikle immün yetmezliği olan hastalarda meydana gelen ve ölüme veya ciddi bir engellilik durumuna yol açabilen John Cunningham virüsünün (JCV) neden olduğu bir fırsatçı, viral beyin enfeksiyonudur. PML ile ilişkili tipik belirtiler çeşitli olup günler ila haftalar içinde ilerleme gösterir ve vücudun bir tarafında progresif zayıflığı veya uzuvlarda hantallığı, görüş bozukluğunu ve zihin karışıklığına yol açan düşünce, bellek ve yönelim değişikliklerini ve kişilik değişikliklerini içerir. PML, sfingozin-1-fosfat (S1P) reseptör modülatörleri ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında bildirilmiştir ve bazı risk faktörleriyle ilişkilendirilmiştir (örn. bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, immünosüpresanlarla çoklu tedavi). Hekimler PML'yi düşündürebilecek klinik semptomlar veya açıklanamayan nörolojik bulgular açısından dikkatli olmalıdır. PML'den şüpheleniliyorsa, PML uygun bir tanısal değerlendirme ile dışlanana kadar etrasimod ile tedavi askıya alınmalıdır. PML doğrulanırsa, etrasimod ile tedavi kesilmelidir. Anti-neoplastik, immün modüle edici veya kortikosteroid olmayan immünosupresif tedaviler ile önceki ve eş zamanlı tedavi Klinik çalışmalarda, etrasimod alan hastaların ülseratif kolit tedavisinde kullanılan antineoplastik, immün modülatör veya kortikosteroid dışı immünosupresif tedavileri eş zamanlı olarak almalarına izin verilmemiştir. Klinik çalışmalarda kortikosteroidlerin eş zamanlı kullanımı ise izinliydi; ancak etrasimod ve kortikosteroidlerin birlikte uzun süreli kullanımına ilişkin veriler sınırlıdır. Etrasimodun anti neoplastik, immün modüle edici veya immünosupresif (kortikosteroidler dahil) tedavilerle birlikte uygulanması sırasında, bu tür tedaviler esnasında bağışıklık sistemi üzerinde aditif etki riski nedeniyle dikkatli olunmalıdır. İmmünsüpresif tedavilerden etrasimoda geçerken, istenmeyen aditif immün sistem etkilerinden kaçınmak için etki süresi ve etki mekanizması göz önünde bulundurulmalıdır. Uygun bir yıkama periyodunun uygulanması gerekebilir. Aşılar Etrasimod alan hastalarda aşıların güvenliliği ve etkililiği ile ilgili klinik veriler mevcut değildir. Aşılar, etrasimod tedavisi sırasında uygulanırsa daha az etkili olabilir. Canlı zayıflatılmış aşı bağışıklamaları gerekirse bunları etrasimod başlatılmadan en az 4 hafta önce uygulanmalıdır. Etrasimod tedavisi sırasında ve sonrasında 2 hafta boyunca canlı zayıflatılmış aşıları kullanmaktan kaçınınız. Bağışıklamaların, etrasimod tedavisi başlatılmadan önce güncel bağışıklama kılavuzlarına uygun şekilde güncellenmesi önerilir. Karaciğer hasarı Etrasimod alan hastalarda aminotransferaz yükselmeleri meydana gelebilir. Etrasimod tedavisi başlatılmadan önce yeni (yani son 6 ay içindeki) transaminaz ve bilirubin seviyeleri mevcut olmalıdır. Klinik semptomların yokluğunda, karaciğer transaminazları ve bilirubin düzeyleri tedavinin 1, 3, 6, 9 ve 12. aylarında ve sonrasında periyodik olarak izlenmelidir. Açıklanamayan bulantı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, anoreksi veya sarılık ve/veya koyu idrar gibi karaciğer işlev bozukluğunu düşündüren belirtiler geliştiren hastalarda karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Anlamlı karaciğer hasarı doğrulanırsa (örneğin alanin aminotransferaz (ALT) normalin üst sınırının (NÜS) 3 katını ve total bilirubin NÜS değerinin 2 katını aşarsa) etrasimod kesilmelidir. Tedavinin yeniden başlatılması, karaciğer hasarının başka bir nedeninin tespit edilip edilmediğine ve etrasimod tedavisine devam etmenin hastaya sağlayacağı faydalara karşılık karaciğer fonksiyon bozukluğunun tekrarlama riskine bağlı olacaktır. Önceden karaciğer hastalığı var olan hastaların etrasimod alırken yüksek karaciğer fonksiyon testi değerleri geliştirme riskinin yüksek olduğunu gösteren veriler olmasa da anlamlı karaciğer hastalığı öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Kan basıncında artış Klinik çalışmalarda hipertansiyon, etrasimod ile tedavi gören hastalarda plasebo ile tedavi gören hastalara göre daha sık bildirilmiştir. Kan basıncı, etrasimod ile tedavi sırasında izlenmeli ve uygun şekilde yönetilmelidir. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalara dayalı olarak etrasimod, fetüse zarar verebilir. Fetüse ilişkin risk nedeniyle etrasimod hamilelik sırasında ve etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlarda kontrendikedir. Tedavi başlatılmadan önce çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların, fetüse ilişkin bu risk hakkında bilgilendirilmeleri, hamilelik testi sonuçlarının negatif olması, tedavi sırasında ve tedavi kesildikten sonra en az 14 gün boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmaları gerekir. Maküler ödem Etrasimod dahil S1P reseptörü modülatörleri, artan maküler ödem riski ile ilişkilendirilmiştir. Görsel semptomları olan veya olmayan maküler ödem, ile tedavi edilen hastaların %0,3'ünde bildirilmiştir. Şeker hastalığı (diyabet), üveit ve/veya altta yatan/eşlik eden retina hastalığı öyküsü olan hastalar, etrasimod tedavisi sırasında maküler ödem açısından artmış risk altındadırlar…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın advers ilaç reaksiyonları, lenfopeni (%11) ve baş ağrısı (%7) olmuştur. Her sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasına göre yer almaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: idrar yolu enfeksiyonua, alt solunum yolu enfeksiyonub Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: lenfopeni c Yaygın: nötropeni Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: hiperkolesterolemi d Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: baş ağrısı, sersemlik Göz hastalıkları Yaygın: görme bozukluğu Yaygın olmayan: maküler ödem Kardiyak hastalıklar Yaygın: bradikardi e Yaygın olmayan:atriyoventriküler blokf Vasküler hastalıklar Yaygın: hipertansiyon Hepatobiliyer Hastalıklar Yaygın: hepatik enzimlerin artışı a İdrar yolu enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu ve sistiti içerir. b Alt solunum yolu enfeksiyonu bronşit ve pnömoniyi içerir. c Lenfopeni; lenfopeni, lenfosit sayısında azalma ve lenfosit yüzdesinde azalmayı içerir. d Hiperkolesterolemi, hiperkolesteroemi ve kan kolesterolü artışını içerir. Bradikardi, bradikardi ve sinüs bradikardisini içerir. Aşağıdaki "Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı" bölümüne bakınız. f Atriyoventriküler blok birinci veya ikinci derece Mobitz tip I'i içerir. Aşağıdaki "Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı "na bakınız. Seçilmiş yan etkilerin açıklanması Bradiaritmi ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de, etrasimod ile tedavi edilen hastaların %1,5'inde tedaviye başlama gününde bradikardi bildirilmiştir. 2. Günde, etrasimod ile tedavi edilen hastaların %0,4'ünde bradikardi bildirilmiştir. Bradikardi EKG izleminde daha sık kaydedilmiştir. ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de, tedavinin başlatıldığı gün, etrasimod ile tedavi edilen hastaların %0,6'sında birinci veya ikinci derece Mobitz tip I AV blok olayları bildirilmiştir. AV blok olayları çoğunlukla geçici ve asemptomatikti. EKG izleminde PR aralığında uzama daha sık kaydedilmiştir. Enfeksiyonlar ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de, etrasimod ile tedavi edilen hastalarda genel enfeksiyon oranı ve ciddi enfeksiyon oranı plasebo alan hastalarla karşılaştırılabilir düzeydedir (sırasıyla %18,8'e karşı %17,7 ve %0,6'ya karşı %1,9). Etrasimod idrar yolu enfeksiyonu ve alt solunum yolu enfeksiyonu riskini artırmıştır. Kan lenfosit ve nötrofil sayısında azalma Etrasimod lenfositlerin lenfoid organlardan çıkma kapasitesini kısmen ve geri dönüşümlü olarak bloke ederek periferik kandaki lenfosit sayısını azaltır. ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de etrasimod ile tedavi edilen ve lenfosit sayısı 0,2 x 109/L'den az olan hastaların oranı %3,5'tir. Bu olaylar tedavinin kesilmesine yol açmamıştır. Etrasimod nötrofil sayısında geri dönüşümlü bir azalmaya neden olmuştur; etrasimod ile tedavi edilen ve nötrofil sayısı 0,5 x 109/L'den az olan hastaların oranı ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de %0,2'dir. Bu olaylar tedavinin kesilmesine yol açmamıştır. Karaciğer enzimlerinde yükselme ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12'de, etrasimod ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %0,9'unda ve %4,0'ında ALT'nin NÜS değerinin 5 katına ve 3 katına veya daha fazlasına yükselmesi meydana gelmiştir. ALT değeri NÜS değerinin 3 katından yüksek olan hastaların çoğunluğu (%75) etrasimod ile tedaviye devam etmiş ve tedavi sırasında değerler NÜS değerinin 3 katının altına düşmüştür. Genel olarak, etrasimod ile tedavi edilen hastalarda hepatik enzimlerdeki yükselmeler nedeniyle tedaviyi bırakma yüzdesi %0,4'tür. Hepatik enzim artışı, gama glutamil transferaz artışı, alanin aminotransferaz artışı, aspartat aminotransferaz artışı, hepatik enzim artışı, hepatik fonksiyon anormalliği, karaciğer bozukluğu, karaciğer fonksiyon testi anormalliği ve transaminaz artışı olaylarını içerir. Kan basıncında artış ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12 çalışmalarında etrasimod ile tedavi gören hastaların sistolik kan basıncında yaklaşık 1 ila 4 mm Hg ve diyastolik kan basıncında yaklaşık 1 ila 2 mm Hg ortalama bir artış görülmüş. Artış, ilk olarak 2 haftalık tedaviden sonra tespit edilmiş ve tedavi boyunca kan basıncı artışları için belirtilen ortalama aralık dahilinde kalmıştır. Hipertansiyon, etrasimod ile tedavi gören hastaların %2,1’inde ve plasebo alan hastaların %1,0’ında bir advers reaksiyon olarak bildirilmiştir. Tüm olaylar hafif ila orta şiddette olmuştur. Maküler ödem ELEVATE UC 52 ve ELEVATE UC 12 çalışmalarında, etrasimod ile tedavi edilen hastaların %0,4'ünde maküler ödem bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.