VASDAY 5 MG/5 MG/12,5 MG FİLM KAPLI TABLET (30 ADET)
nebivolol hidroklorür/amlodipin besilat/hidroklorotiyazid — CELTİS İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.
ATCC07B
✗ SGK Kapsamı Dışında
106,72 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
106,72 TL
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
- Esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir.
Vasday 5/5/12,5 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · Endikasyon
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarNebivolole, amlodipine, dihidropridinlere, hidroklorotiyazide ya da içeriğindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda, Sülfonamid türevi maddelere karşı aşırı duyarlılığı olanlarda (hidroklorotiyazid sülfonamid türevi bir medikal ürün olduğu için), Karaciğer yetmezliği ya da karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, Anüri, şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi <30 ml/dak.) olan hastalarda, Akut kalp yetmezliği, kardiyojenik şok veya i.v inotropik tedavi gerektiren dekompanse kalp yetmezliği olan hastalarda, Klinik olarak belirgin aortik stenozu (sol ventrikül çıkış tıkanıklığı), stabil olmayan anjinası (Prinzmetal angina hariç) olan hastalarda, Akut miyokard enfarktüsü sonrası hemodinamik olarak unstabil kalp yetmezliği, Sino-atrial bloğu içeren hasta sinüs sendromu olan hastalarda, İkinci ve üçüncü derecede atriyoventriküler bloğu (kalp pili olmadan) olan hastalarda, Bradikardisi (tedaviye başlamadan önce kalp atım hızı < 60 atım/dak) olan hastalarda, Hipotansiyonu (sistolik kan basıncı < 90 mmHg) olan hastalarda, Şiddetli periferik dolaşım bozuklukları olan hastalarda, Bronkospazm ve bronşiyal astım öyküsü olan hastalarda, Tedavi edilmemiş feokromositoması olan hastalarda, Metabolik asidozu olan hastalarda, Refraktör hipokalemisi, hiperkalsemisi, hiponatremisi ve semptomatik hiperürisemisi olan hastalarda. lesitin (E 322) (soya yağı) ihtiva eder. Fıstık ya da soyaya alerjisi olan hastalar, bu tıbbi ürünü kullanmamalıdır.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerNebivolol kullanan hastalarda en sık rapor edilen yan etkiler hastaların yaklaşık %11’inde görülen bradikardi ve baş dönmesidir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anjiyonörotik ödem, hipersensitivite Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Kabus, depresyon Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi, parestezi Çok seyrek: Senkop Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozuklukları Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Bradikardi, kalp yetmezliği, atriyoventriküler (AV) iletimde yavaşlama/AV blok Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Hipotansiyon, intermittant klodikasyon (artış) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne Yaygın olmayan: Bronkospazm Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Konstipasyon, bulantı, diyare Yaygın olmayan: Dispepsi, karında gaz, kusma Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Kaşıntı, eritematöz döküntü Çok seyrek: Psöriazis alevlenmesi Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: İmpotans Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk, ödem Aşağıdaki istenmeyen etkiler aynı zamanda bazı beta-adrenerjik antagonistler için de bildirilmiştir: Halüsinasyonlar, psikozlar, konfüzyon, soğuk/siyanotik ekstremiteler, Raynaud fenomeni, göz kuruluğu ve praktolol-tipi okulo-mukokütanöz toksisite. Kronik kalp yetmezliği Kronik kalp yetmezliği hastalarında görülen yan etkilerle ilgili veriler, nebivolol kullanan 1.067 hasta ve plasebo kullanan 1.061 hastanın yer aldığı bir plasebo-kontrollü klinik çalışmadan elde edilmiştir. Bu çalışmada, 449 nebivolol kullanan hasta (%42,1) ile 334 plasebo kullanan hastanın (%31,5) kıyaslandığı yan etkiler rapor edilmiştir. Plasebo kullanan hastalarda bu yan etkilerin görülme sıklığı sırasıyla %2 ve %7’dir. Kronik kalp yetmezliği tedavisinde özel olarak anlamlı kabul edilen advers reaksiyonlar için (en azından ilaçla muhtemelen bağlantılı) aşağıdaki insidanslar bildirilmiştir: Plasebo hastalarının %5,2’sine kıyasla, nebivolol hastalarının %5,8’inde kalp yetmezliği şiddetlenmiştir. Plasebo hastalarının %1’ine kıyasla, nebivolol hastalarının %2,1’inde postüral hipotansiyon bildirilmiştir. Plasebo hastalarının %0,8’ine kıyasla, nebivolol hastalarının %1,6’sında ilaca karşı intolerans gelişmiştir. Plasebo hastalarının %0,9’una kıyasla, nebivolol hastalarının %1,4’ünde birinci derece atriyoventriküler blok gelişmiştir. Plasebo hastalarının %0,2’sine kıyasla, nebivolol hastalarının %1’inde alt ekstremite ödemi bildirilmiştir. Amlodipin iyi tolere edilir. Tedavi sırasında en yaygın gözlenen yan etkiler uyku hali, sersemlik, baş ağrısı, palpitasyonlar, yüzde kızarıklık, karın ağrısı, bulantı, eklem şişmesi, ödem ve yorgunluk olmuştur. Amlodipin ile yapılan plasebo kontrollü klinik araştırmalarda görülen yan etkiler sistem organ sınıfına göre ve şu sıklık tanımları kullanılarak başlıklar altında toplanmıştır: Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Purpura, trombositopeni, lökopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Alerjik reaksiyon Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Hiperglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uyku basması Yaygın olmayan: Duygu durum dalgalanmaları, uykusuzluk Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, sersemlik, baş ağrısı, yüzde kızarma, uyku basması Yaygın olmayan: Tat almada bozulma, terlemede artış, hipertoni, hipoestezi/parestezi, periferik nöropati, senkop, tremor Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozukluğu, görmede bulanıklık Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Yaygın: Ödem, çarpıntı (palpitasyon) Yaygın olmayan: Hipotansiyon Çok seyrek: Miyokard enfarktüsü, aritmi, ventriküler taşikardi, atriyal fibrilasyon Vasküler hastalıklar Yaygın: Yüzde kızarma Yaygın olmayan: Hipotansiyon, vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Öksürük, dispne, rinit Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Karın ağrısı, bulantı Yaygın olmayan: Bağırsak hareketlerinde değişiklik, ağız kuruluğu, dispepsi (gastrit dahil), diş eti hiperplazisi, pankreatit, kusma Hepato-bilier hastalıklar Çok seyrek: Hepatit, sarılık ve karaciğer enzim yükselmeleri (çoğunlukla kolestazis ile uyumlu) Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Alopesi, purpura, terlemede artış, kaşıntı (prurit), deride renk değişikliği, ürtiker Seyrek: Anjiyoödem, eritema multiforme, kaşıntıyı da içeren alerjik reaksiyonlar Bilinmiyor: Toksik epidermal nekroliz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Artralji, kas krampları, miyalji, sırt ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: İdrara çıkma sıklığında artma, miksiyon bozukluğu, noktüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan: İmpotans, jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk, ödem Yaygın olmayan: Asteni, kırıklık hali, ağrı Araştırmalar Yaygın olmayan: Kilo artışı/azalması İstisnai ekstrapiramidal sendrom vakaları gözlenmiştir. Bu klinik çalışmalarda amlodipine bağlı klinik olarak anlamlı laboratuvar testlerinde anomali paterni gözlenmemiştir. Bununla birlikte pazarlama sonrası deneyimlerde amlodipin kullanımı ile ilişkili olarak bazı olgularda hospitalizasyon gerektirecek şiddette sarılık ve karaciğer enzim yükselmeleri (çoğunlukla kolestazis veya hepatit ile uyumlu) bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid Tek başına hidroklorotiyazid kullanımıyla raporlanan bilinmeyen sıklıktaki istenmeyen etkiler aşağıdaki gibidir: İyi huylu neoplazmlar, malign ve belirtilmemiş (kist ve polip dahil) Bilinmiyor: Melanom dışı cilt kanseri (Bazal hücreli karsinom ve Skuamöz hücreli karsinom) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Lökopeni, nötropeni, agranülositoz, trombositopeni, aplastik anemi, hemolitik anemi, kemik iliği bozuklukları Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anafilaktik reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Anoreksi, dehidratasyon, gut, diabetes mellitus, metabolik alkaloz, hiperürisemi, elektrolit dengesizliği (hiponatremi, hipokalemi, hipomagnezemi, hipokloremi, hiperkalsemi) hiperglisemi, hiperamilazemi Psikiyatrik hastalıklar Bilinmiyor: Apati, konfüzyonel durum, depresyon, sinirlilik, huzursuzluk, uyku bozukluğu Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Konvülsiyonlar, bilinç seviyesinde azalma, koma, baş ağrısı, baş dönmesi, parestezi, parezi Göz hastalıkları Bilinmiyor: Ksantopsi, bulanık görme, miyop (ilerlemiş), gözyaşı salgısında azalma. Kulak ve iç kulak hastalıkları Bilinmiyor: Vertigo Kardiyak hastalıklar Bilinmiyor: Kardiyak aritmiler, palpitasyonlar Vasküler hastalıklar Bilinmiyor: Ortostatik hipotansiyon, tromboz, embolizm, şok Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Solunum distres, pnömoni, interstisyel akciğer hastalığı, pulmoner ödem Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Ağız kuruluğu, bulantı, kusma, midede huzursuzluk hissi, diyare, konstipasyon, karın ağrısı, paralitik ileus, flatulans, sialadenit (tükürük bezi iltihabı), pankreatit Hepato-bilier hastalıklar Bilinmiyor: Kolestatik sarılık, kolesistit Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Pruritus, purpura, ürtiker, fotosensitivite reaksiyonu, raş, kutanöz lupus eritematozus, nekrotizan vaskülit, toksik epidermal nekroliz, Kas-iskelet hastalıkları, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Kas spazmları, miyalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği, akut böbrek bozukluğu, interstisyel nefrit, glikozüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları Bilinmiyor: Erektil disfonksiyon Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Asteni, pireksi, yorgunluk, susama Araştırmalar Bilinmiyor: Elektrokardiyogramda değişiklik, kan kolesterol ve trigliserit seviyelerinde yükselme Seçilen yan etkilerin tanımı Melanom dışı cilt kanseri: Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen mevcut verilere dayanarak, hidroklorotiyazid ve melanom dışı cilt kanseri arasında kümülatif doza bağımlı ilişki gözlenmiştir (ayrıca.4 ve 5.1).Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriNebivolol Aşağıdaki uyarılar ve önlemler beta adrenerjik antagonistlere genel olarak uygulanır. Anestezi İndüksiyon ve entübasyon sırasında beta blokajın sürdürülmesi aritmi riskini azaltır. Eğer cerrahi girişim hazırlığı sırasında beta blokaja ara verilecekse, beta-adrenerjik antagonistler en az 24 saat önce kesilmelidir. Miyokard depresyonuna neden olan bazı anestezikler kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Hasta vagal reaksiyonlara karşı intravenöz atropin uygulaması ile korunmalıdır. Kardiyovasküler Genel olarak, beta-adrenerjik antagonistler tedavi edilmemiş konjestif kalp yetmezliği (KKY) olan hastalarda, durumları stabilize oluncaya kadar kullanılmamalıdır. İskemik kalp hastalığı olan hastalarda, beta-adrenerjik antagonist tedavisi yavaş yavaş (örn. 12 haftadan uzun) kesilmelidir. Gerekirse, angina pektoris alevlenmelerini önlemek için başka bir tedavi, eş zamanlı olarak başlanmalıdır. Beta-adrenerjik antagonistler bradikardiye yol açabilirler: Eğer nabız hızı istirahatte 50-55 atım/dak’nın altına düşerse ve/veya hasta bradikardi izlenimi veren semptomlar yaşarsa dozaj azaltılmalıdır. Beta-adrenerjik antagonistler aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanılmalıdırlar: Periferik dolaşım bozukluğu (Raynaud hastalığı veya sendromu, intermittent klodikasyon) olan hastalarda bu bozuklukların artmasına neden olabileceklerinden; Birinci derece atriyoventriküler bloğu olan hastalarda, beta-blokörlerin ileti zamanı üzerindeki negatif etkisinden dolayı; Beta reseptörlerle karşı konulamayan alfa reseptör aracılı koroner arter vazokonstriksiyonundan dolayı Prinzmetal anginası olan hastalarda: beta-adrenerjik antagonistler angina nöbetlerinin sayısını arttırabilir ve süresini uzatabilirler. Nebivololün genellikle, verapamil ve diltiazem tipi kalsiyum kanal antagonistleri, sınıf I antiaritmik ilaçlar ve santral etkili antihipertansif ilaçlarla kombine olarak kullanılması genellikle önerilmemektedir. Metabolik/Endokrinolojik Nebivolol diyabetik hastalarda glukoz düzeylerini etkilemez. Ancak, nebivolol hipogliseminin bazı semptomlarını (taşikardi, palpitasyon) maskeleyebileceğinden, şeker hastalarında dikkatli olunmalıdır. Beta-adrenerjik antagonistler hipertiroidizmde taşikardik semptomları maskeleyebilir. İlacın ani kesilmesi semptomları şiddetlendirebilir. Solunum Kronik obstrüktif pulmoner hastalığı olanlarda, havayollarındaki konstriksiyon şiddetlenebileceğinden beta-adrenerjik antagonistler dikkatli kullanılmalıdır. Diğer Geçmişinde psoriazis öyküsü olan hastalarda, beta-adrenerjik antagonistler hastaların durumları dikkatlice değerlendirildikten sonra kullanılmalıdırlar. Beta-adrenerjik antagonistler, alerjenlere duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların şiddetini arttırabilir. Amlodipin Genel Amlodipinin vazodilatör etkisinin başlaması tedricidir. Bu sebeple amlodipinin oral kullanımından sonra nadir akut hipotansiyon vakaları bildirilmiştir. Amlodipin, özellikle ciddi aort stenozu bulunan hastalarda diğer periferik vazodilatörler gibi dikkatli kullanılmalıdır. Beta blokörlerin kesilmesi Amlodipin bir beta blokör değildir. Bu sebeple beta blokörlerin kullanımının birden kesilmesi durumunda ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı hiçbir koruma sağlamaz. Böyle bir kesilme durumunda beta blokör dozu tedricen azaltılmalıdır. Kalp yetersizliği olan hastalarda kullanım Plasebo kontrollü, uzun dönemli bir çalışma olan PRAISE-2 çalışmasında, iskemik etiyolojisi olmayan NYHA III ve IV kalp yetmezliği hastalarında, amlodipin kullanımının, plaseboya kıyasla, kalp yetmezliğinde kötüleşme insidansını anlamlı olarak arttırmadığı, ancak pulmoner ödemde artışla ilişkili olabileceği bildirilmiştir. Amlodipin de dahil olmak üzere kalsiyum kanal blokörleri konjestif kalp yetmezliğinde dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanım Tüm diğer kalsiyum kanal antagonistlerinde olduğu gibi, amlodipinin yarılanma ömrü karaciğer fonksiyonları bozulmuş hastalarda uzamaktadır ve bu hastalarda dozaj önerileri tespit edilmemiştir. Amlodipin bu hastalarda dikkatle uygulanmalıdır. Yaşlılarda dozaj artırımları dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Amlodipinin hipertansif krizde etkinliği ve güvenliği bilinmemektedir. Hidroklorotiyazid Böbrek yetmezliği Böbrek fonksiyonları değişmezse tiyazid diüretiklerden tamamıyla yarar sağlanabilir. Böbrek yetmezliği olan hastalarda tiyazidler azotemiyi arttırabilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ilacın kümülatif etkileri gelişebilir. Non-protein nitrojen artışı ile gösterilen progresif böbrek yetmezliği gelişirse, tedavi yeniden değerlendirilmeli, diüretik tedavisinin durdurulması düşünülmelidir. Metabolik ve endokrin etkiler Tiyazid tedavisi glukoz toleransını bozabilir. Diyabetik hastalarda insülin ya da oral hipoglisemik ajanların dozlarında ayarlama yapılması gerekli olabilir. Latent diabetes mellitus, tiyazid tedavisi sırasında aşikar hale geçebilir. Kolesterol ve trigliserid düzeylerinde, tiyazid diüretik tedavisi ile ilişkili yükselmeler görülmüştür. Tiyazid tedavisi gören bazı hastalarda hiperürisemi oluşabilir ve/veya akut gut hastalığının ortaya çıkması hızlanabilir. Elektrolit dengesizliği Diüretik tedavisi almakta olan herhangi bir hastada olduğu gibi, serum elektrolitleri uygun aralıklarla periyodik olarak belirlenmelidir. Hidroklorotiyazid de dahil olmak üzere tiyazidler, sıvı ya da elektrolit dengesizliğine neden olabilir (hipokalemi, hiponatremi ve hipokloremik alkaloz). Sıvı ya da elektrolit dengesizliğinin uyarıcı belirtileri ağız kuruluğu, susama, halsizlik, letarji, uyuşukluk, huzursuzluk, kaslarda ağrı ya da kramplar, kaslarda bitkinlik hissi, hipotansiyon, oligüri, taşikardi ve bulantı ya da kusma gibi gastrointestinal bozukluklardır. Karaciğer sirozu olan hastalarda, yoğun diürez uygulanan hastalarda, oral yoldan yeterli miktarda elektrolit almayan hastalarda ve kortikosteroidler ya da ACTH (adrenokortikotropik hormon) ile eş zamanlı tedavi gören hastalarda, hipokalemi riski yüksektir. Özellikle konjenital ya da iyatrojenik uzun QT sendromu olan hastalarda, hipokalemi gelişme riski yüksektir. Hipokalemi, dijitalis glikozidlerin kardiyotoksisitesini ve kardiyak aritmi riskini arttırır. Hipokalemi riski olan hastalarda tedavi başladıktan sonraki hafta içinde plazma potasyumu sık sık gözlenmelidir. Ödemi olan hastalarda sıcak havalarda dilüsyonel hiponatremi oluşabilir. Klorid eksikliği genellikle hafif derecede olup tedavi gerektirmez. Tiyazidler üriner kalsiyum atılımını azaltabilir ve bilinen bir kalsiyum metabolizma bozukluğu bulunmasa da serum kalsiyumunda aralıklı ve hafif yükselmelere yol açabilirler. Belirgin hiperkalsemi gizli hiperparatiroidizm belirtisi olabilir. Paratiroid fonksiyonlarına yönelik testler yapılmadan önce tiyazid alımı durdurulmalıdır. Tiyazidlerin üriner magnezyum atılımını arttırdığı gösterilmiştir; bu durum hipomagnezemi ile sonuçlanabilir. Lupus eritematozus Tiyazid diüretiklerinin kullanımıyla, sistemik lupus eritematozusta alevlenme ya da aktivasyon görüldüğü bildirilmiştir. Anti-doping testi Hidroklorotiyazid anti-doping testinde pozitif analitik reaksiyon oluşturabilir. Diğer Alerji ya da bronşiyal astım öyküsü olan ya da olmayan hastalarda hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda tiyazid diüretikleri ile fotosensitivite reaksiyonları rapor edilmiştir. Tedavi sırasında fotosensitivite reaksiyonu gelişirse, tedavinin durdurulması önerilmektedir. Tedavinin yeniden başlatılması gerekli ise, reaksiyonun oluştuğu alan güneş veya yapay UVA ışığından korunmalıdır. İyot bağlayan protein Tiyazidler, tiroit bozukluğu belirtisi olmadan serum iyot bağlayan protein seviyelerini azaltabilirler. Akut Miyopi ve İkincil Dar Açılı Glokom Bir sülfonamid olan hidroklorotiyazid, akut geçici miyopi ve akut dar açılı glokom ile sonuçlanabilecek idiyosenkratik bir reaksiyona neden olabilir. Semptomları akut başlayan düşük görüş keskinliği veya oküler ağrıdır; ve tipik olarak ilaca başlanmasını takiben saatler ila haftalar içinde görülür. Tedavi edilmeyen akut dar açılı glokom, kalıcı görüş kaybına yol açabilir. Birincil tedavi; en kısa zamanda hidroklorotiyazid kullanımına son verilmesidir. Göz içi basınç kontrol edilmediğinde hızlı medikal veya cerrahi müdahalelerin düşünülmesi gerekebilir. Sülfonamid veya penisilin alerjisi öyküsü, akut dar açılı glokom gelişimi için risk faktörleri olabilir. Melanom dışı cilt kanseri: Danimarka Ulusal Kanser Kayıtlarına dayanarak yapılan iki epidemiyolojik çalışmada; artan kümülatif hidroklorotiyazid maruziyeti ile melanom dışı cilt kanseri riskinde artış gözlenmiştir. Hidroklorotiyazidin fotosensitivite yapıcı etkisi melanom dışı cilt kanserinde olası bir mekanizma olarak rol oynayabilir. Hidroklorotiyazid alan hastalar melanom dışı cilt kanseri riski hakkında bilgilendirilmeli ve yeni lezyonlar için ciltlerini düzenli olarak kontrol etmeleri ve şüpheli deri lezyonlarını derhal bildirmeleri önerilmelidir. Hastalara deri kanseri riskini minimum düzeye indirmek üzere güneş ışığı ve UV ışını maruziyetini sınırlandırmaları ve maruziyet durumunda yeterli koruma uygulamaları tavsiye edilmelidir. Şüpheli deri lezyonları, histolojik biyopsi incelemeleri de dahil edilerek acil olarak incelenmelidir. Melanom dışı deri kanseri öyküsü olan hastalarda hidroklorotiyazid kullanımının dikkatli bir şekilde tekrar gözden geçirilmesi de gerekebilir (ayrıca.8). laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp-laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.