ÜRİKOLIZ 300 MG TABLET
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 100 adet | 8681428010585 | 554,47 TL | ≈ 5,54 TL/adet |
| 50 adet | 8699516012564 | 353,35 TL | ≈ 7,07 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ürikoliz 300 mg ne için kullanılır?
KT 1ÜRİKOLİZ, antigut ilaçlar grubundan bir etkin madde olan allopurinol içerir. Kan ve idrardaki ürik asit olarak adlandırılan bir maddenin seviyesini azaltmak için vücudunuzdaki bir takım tepkimeleri yavaşlatarak etki gösterir.
- ÜRİKOLİZ, vücudunuzun ürik asit isimli maddeyi çok fazla ürettiği durumlarda ürat/ürik asit birikimini azaltmak ya da oluşumunu engellemek için kullanılabilir. Bu durumlar, gut hastalığı, böbrek taşı ve böbrek problemlerinde olabilir ya da kanser veya başka bir rahatsızlığın tedavisi sırasında görülebilir. Gut hastalığında, ürik asit, eklemlerde ve tendonlarda kristal olarak birikerek iltihaba neden olur. Bu iltihaplanma eklem çevresindeki dokuda şişliğe ve hafif bir dokunmayla dahi acı veren hassasiyete sebebiyet verir. Eklemler hareket ettirildiğinde ise şiddetli ağrıya neden olur.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Allopurinole veya içeriğindeki diğer yardımcı maddelere karşı bilinen ciddi bir alerjisi olan hastalarda,
- Ciddi böbrek probleminiz varsa (kreatinin klirensi 20 mL/dak. altında ise),
- Vücut ağırlığı 45 kg'ın altında olan çocuklarda.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSon literatür tavsiyelerine göre, böbrek hasarının olmadığı ve diyet gerekliliklerinin karşılandığı durumlarda 535 mikromol/L’den (9 mg/100 mL’ye eşdeğer) az olan serum ürik asit seviyeleri için ilaç tedavisi gerekmemektedir. Yüksek pürin içeriğine sahip gıdalar (örn., timüs, böbrek, beyin, karaciğer, kalp ve dil gibi sakatat veya et özütü) ve alkol (özellikle ürik asit seviyelerini kuvvetli oranda artıran bir ribonükleosid olan guanosin ana kaynağı olan bira) tüketiminden kaçınılmalıdır. Aşırı duyarlılık sendromu, SJS ve TEN Yaşamı tehdit eden cilt reaksiyonları raporlanmıştır. Allopurinole karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları, makulopapüler eksantem, aşırı duyarlılık sendromu (aynı zamanda DRESS olarak da bilinen) ve SJS/TEN de dahil olmak üzere çeşitli şekillerde görülebilir. Bu reaksiyonlar klinik tanılardır ve klinik belirtileri alınacak kararların temelini teşkil eder. Hastalar, belirti ve semptomlar açısından bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları bakımından yakından takip edilmelidir. SJS/TEN meydana gelme riski tedavinin ilk haftalarında en yüksektir. Eğer bu tür reaksiyonlar tedavi esnasında herhangi bir anda görülürse, allopurinol tedavisi derhal kesilmelidir. Erken teşhis ve şüphelenilen tıbbi ürünün derhal kesilmesi ile SJS ve TEN tedavisinde en iyi sonuçlar elde edilir. Tedavinin erken kesilmesi, daha iyi prognoz ile ilişkilidir. Aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN olan hastalarda tekrar yükleme yapılmamalıdır. Kortikosteroidler derideki aşırı duyarlılık reaksiyonlarının giderilmesinde faydalı olabilir. HLA-B*5801 alleli HLA-B*5801 allelinin, allopurinol ile ilgili aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN gelişimi riski ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir. HLA-B*5801 allelinin sıklığı etnik popülasyonlarda büyük farklılıklar göstermektedir: Han Çinli popülasyonda %20'ye kadar, Tayland kökenlilerle %815, Koreli popülasyonda %12 ve Japon veya Avrupa kökenli kişilerde %1-2. Bu allelin prevalansının yüksek olduğu bilinen hasta alt gruplarında allopurinol ile tedaviye başlamadan önce HLA-B*5801 taraması düşünülmelidir. Kronik böbrek hastalığı da bu hastalardaki riski ayrıca arttırabilmektedir. Han Çin, Tayland veya Kore kökenli hastalar için HLA-B*5801 genotiplemesi bulunmuyorsa, faydalar derinlemesine değerlendirilmeli ve tedaviye başlamadan önce olası daha yüksek risklerden ağır bastıkları kabul edilmelidir. Genotipleme kullanımı diğer hasta popülasyonlarında belirlenmemiştir. Eğer hasta (özellikle Han Çin, Tayland veya Kore kökenli olanlar için) bilinen bir HLA-B*5801 taşıyıcısı ise, allopurinol tedavisi başka makul terapötik seçenekler bulunmadığı ve faydaların risklerden üstün olduğu düşünülmedikçe başlatılmamalıdır. Aşırı duyarlılık sendromu veya SJS/TEN belirtilerine karşı çok dikkatli olunmalı ve hasta semptomlar ortaya çıkar çıkmaz tedaviyi derhal kesme gerekliliği konusunda bilgilendirilmelidir. SJS/TEN etnik kökenleri ne olursa olsun HLA-B*5801 açısından negatif olan hastalarda yine de görülebilmektedir. Kronik böbrek yetmezliği Kronik böbrek yetmezliği ve özellikle tiyazidler başta olmak üzere eşzamanlı diüretik kullanımı olan hastalar allopurinol ile bağlantılı SJS/TEN de dahil olmak üzere aşırı duyarlılık reaksiyonlarının gelişmesi açısından daha fazla risk altındadır. Aşırı duyarlılık sendromu veya SJS/TEN belirtilerine karşı çok dikkatli olunmalı ve hasta semptomlar ortaya çıkar çıkmaz tedaviyi derhal ve kalıcı olarak kesme gerekliliği konusunda bilgilendirilmelidir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği Karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda, önceden mevcut olan kan oluşum bozuklukları ile birlikte özellikle sıkı tıbbi takip gereklidir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği olan hastalarda daha düşük dozlar kullanılmalıdır. Örneğin diüretikler veya ADE inhibitörleri ile yüksek tansiyon veya kalp yetmezliği tedavisi görmekte olan hastalarda böbrek fonksiyonu eşzamanlı olarak bozulabilir ve allopurinol bu grupta dikkatle kullanılmalıdır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda başta tiyazidler olmak üzere diüretiklerle eşzamanlı allopurinol kullanımı, SJS/TEN dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarının gelişim riskinde artışa neden olabilir. Asemptomatik hiperürisemi Tek başına asemptomatik hiperürisemi genel olarak kullanımı için bir endikasyon olarak kabul edilmez. Bu rahatsızlık altta yatan sebebin yönetimi ile birlikte sıvı alımı ve diyette yapılan değişiklikler ile düzeltilebilir. Böbrek taşı veya gutun neden olduğu böbrek hasarında ürin çıkışı en az günde 2 L olmalıdır. Akut gut atakları Allopurinol tedavisi akut bir gut atağı tamamen iyileşene dek başlatılmamalıdır zira bu durumda başka ataklar tetiklenebilir. ile tedavinin erken aşamalarında, ürikozürik ajanlarla olduğu gibi, akut bir gut artrit atağı tetiklenebilir. Bu yüzden en azından bir ay boyunca uygun bir anti-enflamatuvar ajan veya kolşisin ile profilaksi uygulanması önerilmektedir. Uygun dozaj ile önlemler ve uyarılara dair detaylı bilgi için literatüre başvurulmalıdır. Eğer allopurinol alan hastalarda akut ataklar gelişirse, akut atak uygun bir anti-enflamatuvar ajan ile tedavi edilirken tedavi aynı dozda sürdürülmelidir. Ksantin birikimi Malign hastalık ve tedavisi, Lesch-Nyhan sendromu gibi ürat oluşumu hızının çok arttığı durumlarda, idrardaki mutlak ksantin konsantrasyonu nadir durumlarda idrar yolunda birikime olanak sağlayacak kadar yükselebilir. Bu risk, yeterli hidratasyon ile optimal seyreltimi sağlamak suretiyle en aza indirilebilir. Ürik asit böbrek taşı sıkışması ile yeterli tedavi büyük ürik asit böbrek pelvik taşlarının çözünmesine yol açarak üreterde sıkışmaya neden olabilir. Tiroid bozuklukları Uzun süreli açık etiketli bir uzatma çalışmasında allopurinol (%5,8) ile uzun süreli tedavi gören hastalarda artan TSH değerleri (>5,5 mcIU/mL) gözlemlenmiştir. Allopurinol tiroid fonksiyonu bozuk hastalarda kullanılırken değişiklik olan hastalarda kullanıldığı hallerde dikkatli olunmalıdır. Ölümcül vakalar bildirildiği için allopurinolün 6-merkaptopurin veya azatioprin ile eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ÜRİKOLİZ'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, ÜRİKOLİZ'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ateş, cilt kızarması dahil aşırı duyarlılık reaksiyonları, genel ağrılar, kan ve karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluklar (Bunlar çoklu organ aşırı duyarlılığı reaksiyonlarının belirtileri olabilir).
- Ateş ve titreme, baş ağrısı, kas ağrısı (grip benzeri) ve genel kırgınlık
- Ciltte değişiklikler, örneğin ağızda, boyunda, burun ve genital bölgede açık, ağrıyan noktalar ile kızarmış ve şişmiş gözler (konjunktivit), geniş kabarcık oluşumları veya cilt dökülmeleri
- Aniden oluşan hırıltılı solunum, çırpınma veya göğüste sıkışma ve bayılma
- Ciltte pul pul dökülmeler, dudak ve ağızda uçuk
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ÜRİKOLİZ'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yaygın görülen yan etkiler
- Döküntü
- Kanda tiroid uyarıcı hormon seviyesinde artış
- Yaygın olmayan yan etkiler
- Aşırı duyarlılık reaksiyonları
- Bulantı, kusma, ishal
- Anormal karaciğer test sonuçları
- Seyrek görülen yan etkiler
- Gözlerde ve ciltte sararma (sarılık)
- Genellikle grip benzeri belirtilerle başlayan ve ardından sonuç olarak cildin üst katmanının ölerek dökülmesine neden olan cilde yayılan ağrılı kırmızı veya morumsu kızarıklıklar ve içi sıvı dolu kabarcıkların oluşması (Stevens-Johnson sendromu) ve deride haşlanma görünümüne benzeyen belirtiler (toksik epidermal nekroz) Çok seyrek görülen yan etkiler
- Kıl kökü iltihabı (fronküloz)
- Özellikle böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda kan değerlerindeki değişiklikler (kan pulcuğu ve beyaz kan hücresi sayısında azalma, kansızlık, eozinofil (bir tür alerji hücresi) sayısında artış, kemik iliğinin yeterli kırmızı kan hücresi üretememesi (saf kırmızı hücre aplazisi))
- Lenf düğümleri hastalığı (anjiyo-immünoplastik lenfadenopati)
- Anafilaktik şok
- Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
- Kan yağ değerlerinde artış (hiperlipidemi)
- Depresyon
- Koma, felç (paraliz), denge bozuklukları (ataksi), sinir bozuklukları (nöropati), uyuşma (parestezi), uyku hali (somnolans), baş ağrısı, tat almada değişiklik, baş dönmesi
- Göz merceğinin bulanması (katarakt), görme bozuklukları, retina değişiklikleri (maküler değişiklikler)
- Denge bozukluğu sonucunda ortaya çıkan baş dönmesi (vertigo)
- Göğüste ağrı, kalp atışının yavaşlaması (bradikardi)
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
- Kan kusma (hematemez), yağ dışkılama (steatore), ağız mukozası iltihabı (stomatit), dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler
- Safra kesisi rahatsızlığı (akut kolanjit)
- Yüzde, dilde ve boğazda şişlik (anjiyoödem), saç dökülmesi (alopesi), saç renginde açılma
- Kas ağrıları
- İdrarda kan (hematüri), kanda azot bulunması, böbrek taşları
- İktidarsızlık, sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon), erkeklerde meme büyümesi (jinekomasti)
- Dokularda artan bir su tutma (ödem), genel kırgınlık, yorgunluk, ateş Bilinmiyor
- Aseptik menenjit (beyni ve omuriliği çevreleyen zarların iltihabı) Semptomlar boyun sertliği, baş ağrısı, mide bulantısı, ateş veya bilinç bulanıklığını içerir. Bunlar meydana gelirse derhal tıbbi yardım almalısınız.
- Likenoid deri döküntüsü (kaşıntılı kırmızımsı-mor deri döküntüsü ve/veya mukoza zarlarında iplik benzeri beyaz-gri çizgiler)
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ÜRİKOLİZ'in hamilelerde kullanımının güvenli olduğuna dair kanıtlar yetersizdir.
Bu nedenle gerekli olmadıkça hamilelikte kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Allopurinol ve aktif metaboliti oksipurinol anne sütü ile atılmaktadır. Bu nedenle, emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerUyarı gerektiren yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Ürikoliz 300 mg muadilleri
Ürikoliz 300 mg ile aynı etken maddeyi (allopurinol) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonÜrat/ürik asit birikiminin halihazırda mevcut olduğu (örn. gut artriti, deri tofüsü, nefrolitiyazis) veya tahmin edilebilir klinik bir risk olan (örn. potansiyel olarak akut ürik asit nefropatisine yol açan malignitenin tedavisi) rahatsızlıklarda ürat/ürik asit oluşumunun azaltılmasında endikedir. Ürat/ürik asit birikiminin meydana gelebileceği başlıca klinik rahatsızlıklar; idiyopatik gut, ürik asit litiyazisi, akut ürik asit nefropatisi, neoplastik hastalık ve yüksek hücre turnoverı olan myeloproliferatif hastalıklar, ürat seviyelerinin ya spontan olarak ya da sitotoksik tedaviyi takiben ortaya çıktığı bazı enzim bozuklukları, örneğin Lesch-Nyhan sendromu dahil hipoksantin-guanin fosforibosiltransferaz; glikojen depo hastalığı dahil glukoz6-fosfataz, fosforibosilpirofosfat sentetaz, fosforibosilpirofosfat amidotransferaz, adenin fosforibosiltransferaz gibi aşırı ürat üretimine neden olan bazı enzim rahatsızlıklarıdır. Adenin fosforibosiltransferazın yetersiz aktivitesi ile ilişkili 2,8-dihidroksiadenin (2,8-DHA) böbrek taşlarının tedavisinde endikedir. sıvı ve diyet ve benzeri önlemlerin başarısız olduğu hallerde, hiperürikosürinin varlığında tekrarlayan karışık kalsiyum oksalat böbrek taşlarının tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarDaha önce allopurinol veya diğer ilaç bileşenlerine karşı ciddi reaksiyon gösteren hastalarda, Kreatinin klirensi 20 mL/dak. altında olan ciddi böbrek yetmezliği olan hastalarda, Vücut ağırlığı 45 kg’ın altında olan çocuklarda kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriSon literatür tavsiyelerine göre, böbrek hasarının olmadığı ve diyet gerekliliklerinin karşılandığı durumlarda 535 mikromol/L’den (9 mg/100 mL’ye eşdeğer) az olan serum ürik asit seviyeleri için ilaç tedavisi gerekmemektedir. Yüksek pürin içeriğine sahip gıdalar (örn., timüs, böbrek, beyin, karaciğer, kalp ve dil gibi sakatat veya et özütü) ve alkol (özellikle ürik asit seviyelerini kuvvetli oranda artıran bir ribonükleosid olan guanosin ana kaynağı olan bira) tüketiminden kaçınılmalıdır. Aşırı duyarlılık sendromu, SJS ve TEN Yaşamı tehdit eden cilt reaksiyonları raporlanmıştır. Allopurinole karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları, makulopapüler eksantem, aşırı duyarlılık sendromu (aynı zamanda DRESS olarak da bilinen) ve SJS/TEN de dahil olmak üzere çeşitli şekillerde görülebilir. Bu reaksiyonlar klinik tanılardır ve klinik belirtileri alınacak kararların temelini teşkil eder. Hastalar, belirti ve semptomlar açısından bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları bakımından yakından takip edilmelidir. SJS/TEN meydana gelme riski tedavinin ilk haftalarında en yüksektir. Eğer bu tür reaksiyonlar tedavi esnasında herhangi bir anda görülürse, allopurinol tedavisi derhal kesilmelidir. Erken teşhis ve şüphelenilen tıbbi ürünün derhal kesilmesi ile SJS ve TEN tedavisinde en iyi sonuçlar elde edilir. Tedavinin erken kesilmesi, daha iyi prognoz ile ilişkilidir. Aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN olan hastalarda tekrar yükleme yapılmamalıdır. Kortikosteroidler derideki aşırı duyarlılık reaksiyonlarının giderilmesinde faydalı olabilir. HLA-B*5801 alleli HLA-B*5801 allelinin, allopurinol ile ilgili aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN gelişimi riski ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir. HLA-B*5801 allelinin sıklığı etnik popülasyonlarda büyük farklılıklar göstermektedir: Han Çinli popülasyonda %20'ye kadar, Tayland kökenlilerle %815, Koreli popülasyonda %12 ve Japon veya Avrupa kökenli kişilerde %1-2. Bu allelin prevalansının yüksek olduğu bilinen hasta alt gruplarında allopurinol ile tedaviye başlamadan önce HLA-B*5801 taraması düşünülmelidir. Kronik böbrek hastalığı da bu hastalardaki riski ayrıca arttırabilmektedir. Han Çin, Tayland veya Kore kökenli hastalar için HLA-B*5801 genotiplemesi bulunmuyorsa, faydalar derinlemesine değerlendirilmeli ve tedaviye başlamadan önce olası daha yüksek risklerden ağır bastıkları kabul edilmelidir. Genotipleme kullanımı diğer hasta popülasyonlarında belirlenmemiştir. Eğer hasta (özellikle Han Çin, Tayland veya Kore kökenli olanlar için) bilinen bir HLA-B*5801 taşıyıcısı ise, allopurinol tedavisi başka makul terapötik seçenekler bulunmadığı ve faydaların risklerden üstün olduğu düşünülmedikçe başlatılmamalıdır. Aşırı duyarlılık sendromu veya SJS/TEN belirtilerine karşı çok dikkatli olunmalı ve hasta semptomlar ortaya çıkar çıkmaz tedaviyi derhal kesme gerekliliği konusunda bilgilendirilmelidir. SJS/TEN etnik kökenleri ne olursa olsun HLA-B*5801 açısından negatif olan hastalarda yine de görülebilmektedir. Kronik böbrek yetmezliği Kronik böbrek yetmezliği ve özellikle tiyazidler başta olmak üzere eşzamanlı diüretik kullanımı olan hastalar allopurinol ile bağlantılı SJS/TEN de dahil olmak üzere aşırı duyarlılık reaksiyonlarının gelişmesi açısından daha fazla risk altındadır. Aşırı duyarlılık sendromu veya SJS/TEN belirtilerine karşı çok dikkatli olunmalı ve hasta semptomlar ortaya çıkar çıkmaz tedaviyi derhal ve kalıcı olarak kesme gerekliliği konusunda bilgilendirilmelidir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği Karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda, önceden mevcut olan kan oluşum bozuklukları ile birlikte özellikle sıkı tıbbi takip gereklidir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği olan hastalarda daha düşük dozlar kullanılmalıdır. Örneğin diüretikler veya ADE inhibitörleri ile yüksek tansiyon veya kalp yetmezliği tedavisi görmekte olan hastalarda böbrek fonksiyonu eşzamanlı olarak bozulabilir ve allopurinol bu grupta dikkatle kullanılmalıdır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda başta tiyazidler olmak üzere diüretiklerle eşzamanlı allopurinol kullanımı, SJS/TEN dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarının gelişim riskinde artışa neden olabilir. Asemptomatik hiperürisemi Tek başına asemptomatik hiperürisemi genel olarak kullanımı için bir endikasyon olarak kabul edilmez. Bu rahatsızlık altta yatan sebebin yönetimi ile birlikte sıvı alımı ve diyette yapılan değişiklikler ile düzeltilebilir. Böbrek taşı veya gutun neden olduğu böbrek hasarında ürin çıkışı en az günde 2 L olmalıdır. Akut gut atakları Allopurinol tedavisi akut bir gut atağı tamamen iyileşene dek başlatılmamalıdır zira bu durumda başka ataklar tetiklenebilir. ile tedavinin erken aşamalarında, ürikozürik ajanlarla olduğu gibi, akut bir gut artrit atağı tetiklenebilir. Bu yüzden en azından bir ay boyunca uygun bir anti-enflamatuvar ajan veya kolşisin ile profilaksi uygulanması önerilmektedir. Uygun dozaj ile önlemler ve uyarılara dair detaylı bilgi için literatüre başvurulmalıdır. Eğer allopurinol alan hastalarda akut ataklar gelişirse, akut atak uygun bir anti-enflamatuvar ajan ile tedavi edilirken tedavi aynı dozda sürdürülmelidir. Ksantin birikimi Malign hastalık ve tedavisi, Lesch-Nyhan sendromu gibi ürat oluşumu hızının çok arttığı durumlarda, idrardaki mutlak ksantin konsantrasyonu nadir durumlarda idrar yolunda birikime olanak sağlayacak kadar yükselebilir. Bu risk, yeterli hidratasyon ile optimal seyreltimi sağlamak suretiyle en aza indirilebilir. Ürik asit böbrek taşı sıkışması ile yeterli tedavi büyük ürik asit böbrek pelvik taşlarının çözünmesine yol açarak üreterde sıkışmaya neden olabilir. Tiroid bozuklukları Uzun süreli açık etiketli bir uzatma çalışmasında allopurinol (%5,8) ile uzun süreli tedavi gören hastalarda artan TSH değerleri (>5,5 mcIU/mL) gözlemlenmiştir. Allopurinol tiroid fonksiyonu bozuk hastalarda kullanılırken değişiklik olan hastalarda kullanıldığı hallerde dikkatli olunmalıdır. Ölümcül vakalar bildirildiği için allopurinolün 6-merkaptopurin veya azatioprin ile eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın gözlenen yan etkiler, eritema, ürtiker ve kaşıntı olup allopurinol tedavisi boyunca herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ve tedavinin acilen kesilmesini gerektirebilir. Allopurinol tedavisinin başında reaktif gut atağı meydana gelebilir. Listelenen advers etkiler organ sistemlerine ve sıklıklarına göredir. Allopurinol ile ilişkili advers reaksiyonlar tedavi gören popülasyonda genel olarak seyrek ve çoğu önemsizdir. İnsidans böbrek ve/veya karaciğer rahatsızlığı olan durumlarda daha yüksektir. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok seyrek: Fronküloz Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Agranülositoz, aplastik anemi, trombositopeni, lökositopeni, lökositoz, granülositoz ve eozinofili gibi kan sayımındaki değişiklikler, eritroblastopeni (saf kırmızı hücre aplazisi (PRCA)) Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Aşırı duyarlılık reaksiyonları (DRESS) Çok seyrek: Anjiyo-imünoblastik T-hücreli lenfoma, akut anafilaktik şok Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok seyrek: Diabetes mellitus, hiperlipidemi Psikiyatrik hastalıklar Çok seyrek: Depresyon Sinir sistemi hastalıkları Çok seyrek: Koma, paralizi, ataksi, periferik nöropati, parestezi, somnolans, baş ağrısı, tat almada bozukluk, vertigo, Bilinmiyor: Aseptik menenjit Göz hastalıkları Çok seyrek: Katarakt, görme bozuklukları, maküler değişiklikler Kulak ve iç kulak hastalıkları Çok seyrek: Vertigo Kardiyak hastalıklar Çok seyrek: Anjina pektoris, bradikardi Vasküler hastalıklar Çok seyrek: Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Çok seyrek: Anjina Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı, kusma, diyare Çok seyrek: Hematemez, steatore, stomatit, dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler Hepato-bilier hastalıklar Yaygın olmayan: Anormal karaciğer fonksiyonu testi 5 Seyrek: Hepatit (hepatik nekroz ve granülamatöz hepatit dahil)5 Çok seyrek: Akut kolanjit Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Seyrek: Stevens-Johnson sendromu/toksik epidermal nekroz Çok seyrek: Anjiyoödem 7, ilaç erüpsiyonu, alopesi, saç rengi değişiklikleri Bilinmiyor: Likenoid ilaç reaksiyonu Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok seyrek: Kas ağrıları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Hematüri, azotemi, ksantin taşları Üreme sistemi ve meme hastalıkları Çok seyrek: Jinekomasti, erektil disfonksiyon, erkekte infertilite Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok seyrek: Ödem, malazi, asteni, pireksi 8 Araştırmalar Yaygın: Kanda tiroid stimülan hormon artışı 1 Özellikle bozulmuş böbrek ve/veya karaciğer fonksiyonuna sahip kişilerde çok seyrek olarak trombositopeni, agranülositoz ve aplastik anemi bildirilmiştir ki bu da bu hastalar grubunda özel bir dikkat gösterilmesi ihtiyacını pekiştirmektedir. 2 Çeşitli kombinasyonlarda meydana gelebilen, ateş, döküntü, vaskülit, lenfadenopati, psödolenfoma, artralji, lökopeni, eozinofili, hepato-splenomegali, anormal karaciğer fonksiyonu testleri ve kaybolan safra kanalı sendromu (intrahepatik safra kanallarının yıkımı ve kaybolması) ile birlikte gecikmiş çoklu-organ aşırı duyarlılık rahatsızlığı (aşırı duyarlılık sendromu veya DRESS olarak bilinen) görülmüştür. Diğer organlar da etkilenebilir (örn. karaciğer, akciğerler, pankreas, miyokart ve kalın bağırsak). Eğer bu tür reaksiyonlar tedavi esnasında herhangi bir anda görülürse, allopurinol tedavisi DERHAL VE KALICI OLARAK kesilmelidir. Aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN olan hastalarda tekrar yükleme yapılmamalıdır. Kortikosteroidler derideki aşırı duyarlılık reaksiyonlarının giderilmesinde faydalı olabilir. Jeneralize aşırı duyarlılık reaksiyonları oluştuğunda, özellikle de neticenin ölümcül olduğu hallerde böbrek ve/veya karaciğer rahatsızlığı genellikle mevcuttur. 3 Anjiyoimmunoblastik T-hücreli lenfoma, jeneralize bir lenfadenopati için yapılan biyopsiyi takiben çok seyrek tanımlanmıştır. tedavisinin kesilmesi ile geri dönüşümlü olduğu görülmüştür. 4 Erken klinik çalışmalarda mide bulantısı ve kusma bildirilmiştir. Diğer raporlar bu reaksiyonun önemli bir sorun olmadığını ve yemeklerden sonra alınması ile giderilebileceğini düşündürmektedir. 5 Daha jeneralize aşırı duyarlılığa dair açık kanıtlar olmaksızın karaciğer fonksiyonu bozukluğu rapor edilmiştir. 6 Deri reaksiyonları en yaygın reaksiyonlardır ve tedavi esnasında herhangi bir anda meydana gelebilir. Bunlar Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (SJS/TEN) gibi pruritik, makulopapüler, bazen pullu, bazen purpurik ve nadiren eksfoliyatif olabilir. SJS ve TEN veya diğer ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları için en yüksek risk tedavinin ilk birkaç haftası boyunca mevcuttur. Bu tür reaksiyonların yönetilmesinde en iyi sonuçlar erken teşhis ve şüphelenilen tüm ilaçların derhal kesilmesi ile alınır. Bu tür reaksiyonların görülmesi halinde derhal kesilmelidir. Hafif reaksiyonların düzelmesini takiben, eğer istenirse (örn. günde 50 mg gibi) küçük bir dozda tekrar başlatılabilir ve dozu yavaşça artırılabilir. HLA-B*5801 allelin allopurinol ile ilgili aşırı duyarlılık sendromu ve SJS/TEN gelişimi riski ile bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Allopurinol ile tedaviye dair kararlar almak amacıyla tarama aracı olarak genotiplemenin kullanımı halen doğrulanmamıştır. Eğer döküntü tekrarlarsa derhal kesilmelidir zira daha şiddetli aşırı duyarlılık meydana gelebilir. Eğer SJS/TEN veya diğer ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları elimine edilemiyorsa şiddetli ve hatta ölümcül bir reaksiyon potansiyelinden dolayı allopurinol tedavisine TEKRAR BAŞLANILMAMALIDIR. SJS/TEN için klinik teşhis alınacak kararın temelini teşkil eder. Eğer bu tür reaksiyonlar tedavi esnasında herhangi bir anda görülürse, allopurinol tedavisi derhal ve kalıcı olarak kesilmelidir. 7 Anjiyoödemin daha jeneralize bir aşırı duyarlılık reaksiyonu belirtileri ve semptomları olarak ve olmaksızın meydana geldiği rapor edilmiştir. 8 Ateşin daha jeneralize bir aşırı duyarlılık reaksiyonu belirtileri ve semptomları olarak ve olmaksızın meydana geldiği rapor edilmiştir. 9 İlgili çalışmalarda tiroid uyarıcı hormonda (TSH) görülen artış ile T4 seviyelerinde herhangi bir etki bildirilmemiştir ve TSH seviyeleri subklinik hipotiroidizme işaret etmemektedir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.