TYKERB 250 MG FİLM KAPLI TABLET, 70 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Tykerb 250 mg ne için kullanılır?
KT 1- Antineoplastik ilaçlar adı verilen ilaç grubunun bir üyesi olan TYKERB bir kinaz inhibitörüdür. Bu gruptaki ilaçlar kanser tedavisinde kullanılır. TYKERB kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatma, durdurma ya da kanser hücrelerini öldürme özelliği olan bir ilaçtır.
- TYKERB, daha önce antrasiklin, taksan ve trastuzumab ile tedavi görmüş olan ve hastalığı ilerleyen metastatik (yayılmacı) meme kanserli hastaların tedavisinde kapesitabin adı verilen başka bir ilaç ile birlikte kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lapatinibe veya TYKERB'in diğer bileşenlerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa (yardımcı maddeler listesine bakınız)
TYKERB kapesitabin ile birlikte alınır, bu nedenle kapesitabin ile ilgili bir uyarı olup olmadığını öğrenmek için kapesitabinin kendi kullanma talimatına bakınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kalp hastalığınız varsa, TYKERB almadan önce doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz kalbinizin düzgün çalıştığını görmek için TYKERB ile tedaviye başlamadan önce ve tedavi boyunca bazı testler yapacaktır.
- Karaciğer hastalığınız varsa karaciğerinizin yeterli düzeyde çalıştığını görmek için hekiminiz bazı testler yaptırmanızı isteyebilir,
- Akciğer hastalığınız varsa,
- Akciğer iltihabı varsa,
- Böbrek hastalığınız varsa,
- Tedavi sırasında ishal görüldüyse, en kısa sürede tedavi edilmesi önemli olduğundan, ishalin ilk belirtisinde (sulu dışkı) derhal doktorunuza başvurunuz. Ayrıca ishaliniz kötüleşirse derhal doktorunuza söyleyiniz.
TYKERB kapasitabin ile birlikte alınır, bu nedenle kapesitabin ile ilgili bir uyarı olup olmadığını öğrenmek için kapesitabinin kendi kullanma talimatına bakınız.
Ciddi cilt reaksiyonları TYKERB ile ciddi cilt reaksiyonları görülebilir. Semptomlar deri döküntüsü, deride su kabarcığı ve ciltte soyulma olabilir. Eğer ki bu semptomlardan biri görülürse, acilen doktorunuza danışınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, TYKERB'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi biri olursa, TYKERB'ü kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Deride döküntü (kaşıntı, kabartılı döküntü)
- Alışılmadık hırıltı veya nefes almada zorluk
- Göz kapaklarında, dudak veya dilde şişme
- Kas veya eklemlerde ağrı
- Yere yığılma veya bilinç kaybı
Bu çok ciddi yan etkiler seyrek görülmektedir.
Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
- İshal (ciddi komplikasyonlara sebep olabilecek sıvı kaybı olabilir, hayati tehlike oluşturabilir); Tedavinin hemen yapılması önemli olduğundan ilk ishal belirtisini gördüğünüz zaman derhal doktorunuza bildiriniz. Ayrıca eğer ishaliniz kötüleşirse hemen doktorunuza bildiriniz.
- Döküntü, deride kuruluk, kaşıntı; deri döküntüsü yaşadığınız takdirde doktorunuza bildiriniz.
- İştah azalması
- Bulantı
- Kusma
- Yorgunluk, güçsüz hissetme
- Hazımsızlık
- Kabızlık
- Ağızda yara/ağız ülseri
- Karın ağrısı
- Uykusuzluk
- Sırt ağrısı
- El ve ayaklarda ağrı
- Eklem veya sırt ağrısı
- Avuçlarda ve tabanlarda karıncalanma, uyuşma, ağrı, şişme veya kızarma gibi deri reaksiyonları
- Öksürük, nefes daralması
- Baş ağrısı
- Burun kanaması
- Sıcak basması
- Alışılmadık saç dökülmesi veya incelmesi
- Yaygın
- Kalbin çalışması üzerindeki etkiler
Birçok durumda kalp üzerindeki etkiler belirti vermeyecektir. Bu yan etki ile ilişkili olabilecek belirtiler yaşarsanız, bunlar yüksek ihtimalle düzensiz kalp atışı ve nefes darlığı gibi yan etkileri içerebilir.
- Kaşıntı, gözlerde veya deride sararma (sarılık), veya koyu renk idrar veya midenin sağ üst bölgesinde ağrı veya rahatsızlığa sebep olabilecek karaciğer problemleri,
- Tırnak bozuklukları; tırnak çevresindeki deride hassasiyete sebep olan enfeksiyon ve şişme
- Cilt çatlakları (ciltte derin çatlaklar veya çatlamış cilt) Yaygın olmayan
- Nefes daralması veya öksürüğe sebep olabilen tedaviye bağlı akciğer iltihaplanması. Bu belirtilerden herhangi birini yaşarsanız derhal doktorunuza bildiriniz.
- Karaciğer fonksiyon testlerinde değişikliği gösteren kan testleri (genelde hafif ve geçiçi) Seyrek
- Ciddi alerjik reaksiyonlar
- Bilinmiyor
- Düzensiz kalp atımı (kalbin elektriksel aktivitesinde değişiklik)
- Şunları içerebilecek şiddetli deri reaksiyonu: döküntü, kırmızı deri, dudaklar, gözler veya ağızda kabarcık, derinin soyulması, ateş veya bunların bir kombinasyonu
- Pulmoner arteriyel hipertansiyon (akciğer yüksek tansiyonu) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
İshal ve deri döküntüsü risklerini azaltmak TYKERB ciddi diyareye sebep olabilir, TYKERB kullanırken diyare olursanız;
- Bol miktarda sıvı tüketiniz (günde 8-10 bardak); su, spor içecekleri veya diğer berrak sıvılar gibi.
- Yağlı ve baharatlı yiyecekler yerine az yağlı, protein ağırlıklı yiyecekler tüketiniz.
- Çiğ sebzeler yerine pişmiş sebzeler tüketiniz ve meyvelerin kabuğunu yemeden önce soyunuz.
- Süt ve süt ürünlerinden kaçınınız (dondurma dahil).
- Bitkisel takviyelerden kaçınınız (Bazıları ishale sebep olabilir).
İshaliniz devam ederse doktorunuza söyleyiniz.
TYKERB deri döküntüsüne sebep olabilir; doktorunuz tedavi sırasında ve öncesinde cildinizi kontrol edecektir.
- Sabunsuz temizleyiciler ile yıkanınız.
- Parfümsüz, hipoalerjenik kozmetik ürünleri kullanınız.
- Güneş koruyucu kullanınız (Güneş koruma faktörü 30 veya üzeri).
Derinizde döküntü olursa doktorunuza söyleyiniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelik- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Hamilelik sırasında TYKERB kullanımının etkisi bilinmemektedir. Bu nedenle, eğer hamileyseniz doktorunuz gerekli olduğuna karar vermedikçe TYKERB'ü kullanmayınız. Hamileyseniz ya da hamile kalmayı planlıyorsanız, doktorunuza söyleyiniz.
- TYKERB tedavisi sırasında ve ilacın son dozunu takiben en az 5 gün boyunca hamilelikten kaçınmalısınız. Bu nedenle tedavi süresince uygun doğum kontrol önlemleri alınız.
Eğer TYKERB ile tedavi olurken hamile kalırsanız, doktorunuza söyleyiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirme- İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- TYKERB'in anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle TYKERB tedavisi süresince ve ilacın son dozunu takiben en az 5 gün boyunca emzirmeyiniz.
Eğer emziriyorsanız ya da emzirmeyi planlıyorsanız, doktorunuza söyleyiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerTYKERB'in içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı alerjiniz yoksa bu maddelere bağlı olumsuz bir etki oluşması beklenmez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDaha önce antrasiklin, taksan ve trastuzumab ile tedavi görmüş ve halen progresyon gösteren, c-erb B2 immünohistokimya testi sonucu 3+ veya FISH + olan metastatik meme kanserli hastaların tedavisinde kapesitabin ile kombine olarak kullanımı endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarLapatinib veya ilacın bileşenlerinden herhangi birine aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriVeriler, kemoterapi ile kombinasyon halinde verilen, kemoterapi ile kombinasyon halinde verilen trastuzumabdan daha az etkili olduğunu göstermiştir. Kardiyak toksisite Lapatinib, LVEF düşüşleri bildirimleri ile ilişkilendirilmiştir. Lapatinib, semptomatik kalp yetmezliği olan hastalarda henüz değerlendirilmemiştir. Eğer, sol ventrikül fonksiyonunu bozabilecek durumların (potansiyel kardiyotoksik tıbbi ürünlerin bir arada uygulanması dahil) söz konusu olduğu hastalara uygulanacaksa dikkatli olunmalıdır. Hastanın tedavi başlangıcındaki LVEF değerinin normal sınırlar dahilinde olduğundan emin olmak için ile tedavi başlamadan önce tüm hastalarda LVEF dahil kalp fonksiyonu değerlendirmesi gerçekleştirilmelidir. LVEF değerinin kabul edilemez bir düzeye düşmediğinden emin olmak için tedavisi süresince LVEF’in değerlendirmesine devam edilmelidir. Bazı olgularda LVEF düşüşü şiddetli olabilir ve kalp yetmezliğine yol açabilir. Ölümle sonuçlanan vakalar bildirilmiştir fakat ölümlerin nedensellik bağlantısı kesin değildir. Lapatinib klinik geliştirme programına dahil çalışmalarda LVEF düşüşlerini de içeren kardiyak olaylar hastaların yaklaşık %1’inde bildirilmiştir. Semptomatik LVEF düşüşleri, lapatinib alan hastaların yaklaşık %0,3’ünde gözlenmiştir. Diğer yandan pivot çalışmada, lapatinib metastatik hastalıkta trastuzumab ile kombinasyon halinde uygulandığında (%7), tek başına lapatinib kolu karşısında (%2) LVEF düşüşleri dahil kardiyak olayların insidansı daha yüksek olmuştur. Bu çalışmada gözlenen kardiyak olaylar yapı ve şiddet bakımından lapatinib ile önceden gözlenen olaylar ile benzer bulunmuştur. İleri evre solid tümörleri olan gönüllülerde özel bir plasebo kontrollü çapraz geçiş çalışmasında konsantrasyona bağımlı QTc aralığı artışı gösterilmiştir. QTc uzaması ile sonuçlanabilecek rahatsızlıkları (hipokalemi, hipomagnezemi, konjenital uzun QT sendromu dahil) olan, QT uzamasına neden olduğu bilinen diğer tıbbi ürünlerin birlikte uygulandığı veya güçlü CYP3A4 inhibitörlerinin birlikte uygulanması gibi lapatinibe maruziyeti artıran rahatsızlıkları olan hastalara uygulanırsa dikkat gösterilmelidir. Hipokalemi veya hipomagnezemi tedavi öncesinde düzeltilmelidir. tedavisi başlatılmadan önce ve başlatıldıktan bir ila iki hafta sonra QT ölçümü yapılan elektrokardiyogramlar çekilmelidir. Klinik açıdan gerekli olduğunda, örneğin, QT’yi etkileyebilecek ya da lapatinib ile etkileşime girebilecek eşzamanlı tedavinin başlatılmasından sonra da EKG ölçümü düşünülmelidir. İnterstisyel akciğer hastalığı ve pnömoni Lapatinib, interstisyel akciğer hastalığı ve pnömoni dahil pulmoner toksisite bildirimleri ile ilişkilendirilmiştir. Hastalar pulmoner toksisite belirtileri (dispne, öksürük, ateş) açısından izlenmeli ve NCI CTCAE derece 3 veya üzeri semptomlar yaşayan hastalarda tedavi kesilmelidir. Pulmoner toksisite şiddetli olabilir ve solunum yetmezliğine yol açabilir. Ölümle sonuçlanan vakalar bildirilmiştir fakat ölümlerin nedensellik bağlantısı kesin değildir. Hepatotoksisite kullanımı ile hepatotoksisite görülmüştür ve nadir durumlarda ölümcül olabilir. Hepatotoksisite, tedavi başlandıktan sonraki günler ila aylar içinde görülebilir. Tedaviye başlanırken hastalara hepatotoksisite potansiyeli konusunda bilgi verilmelidir. Tedavi başlatılmadan önce ve sonrasında ayda bir ya da klinik durum gerektirdikçe karaciğer fonksiyonu (transaminazlar, bilirubin ve alkalin fosfataz) izlenmelidir. Eğer karaciğer fonksiyonundaki değişiklikler şiddetli ise uygulaması sonlandırılmalıdır ve bu hastalara tekrar tedavi uygulanmamalıdır. DQA1*02:01 ve DRB1*07:01 HLA alellerini taşıyan hastalarda ile ilişkili hepatotoksisite riski daha yüksektir. monoterapisine yönelik büyük, randomize bir klinik çalışmada (n=1194), tedavinin 1. yılında ağır karaciğer hasarının (ALT değeri normalin üst sınırının >5 katı, NCI CTCAE derece 3) kümülatif sıklığı toplamda %2,8 olmuştur. DQA1*02:01 ve DRB1*07:01 alel taşıyıcılarında kümülatif sıklık %10,3 ve bu alelleri taşımayan kişilerde %0,5 bulunmuştur. HLA risk alelleri taşıyıcılığı Beyaz, Asyalı, Afrikalı ve Hispanik popülasyonlarda yaygın (%15-%25), Japon popülasyonlarda ise daha düşüktür (%1). Orta şiddetli veya ağır karaciğer bozukluğu olan hastalara ve ağır böbrek bozukluğu olan hastalara reçete ediliyorsa dikkatli olunmalıdır. İshal tedavisi ile şiddetli ishal dahil ishal bildirilmiştir. Dehidratasyon, böbrek yetmezliği, nötropeni ve/veya elektrolit dengesizlikleri eşlik ettiği takdirde ishal yaşamı tehdit edici potansiyele sahip olabilir ve ölümle sonuçlanan vakalar bildirilmiştir. İshal genellikle tedavisinin başlarında görülür, ishali olan hastaların neredeyse yarısı ishali ilk 6 gün içinde yaşar. Bu durum genellikle 4-5 gün sürer. kaynaklı ishal genellikle düşük derecelidir, NCI CTCAE derece 3 ve 4 ishal hastaların sırasıyla <%10 ve <%1’inde görülür. Tedavi sırasındaki değişikliklerin saptanmasına olanak tanımak ve ishal bakımından riski daha yüksek hastaların belirlenebilmesine yardımcı olmak için tedavinin başlangıcında hastaların bağırsak paterni ve diğer her tür semptom (örn. ateş, kramplı ağrı, bulantı, kusma, sersemlik ve susuzluk) tespit edilmelidir. Hastalara, bağırsak paternlerindeki herhangi bir değişikliği vakit geçirmeden bildirmeleri söylenmelidir. Şiddetli olma potansiyeli bulunan ishal vakalarında nötrofil sayımlarının ve vücut ısısının ölçülmesi düşünülmelidir. Anti-diyare tıbbi ürünleri ile ishalin proaktif kontrolü önemlidir. Ağır ishal vakaları oral veya intravenöz elektrolitlerin ve sıvıların uygulanmasını, florokinolonlar gibi antibiyotiklerin kullanımını (özellikle ishal 24 saatten fazla sürerse, ateş veya derece 3 veya 4 nötropeni varsa) ve tedavisine ara veya son verilmesini gerektirebilir. Ciddi kutanöz reaksiyonlar ile ciddi kutanöz reaksiyonlar bildirilmiştir. Eğer eritema multiforme veya Stevens-Johnson sendromu ya da toksik epidermal nekroliz (örn. sıklıkla kabarcıkların ve mukozal lezyonların eşlik ettiği progresif deri döküntüsü) gibi yaşamı tehdit edici reaksiyonlardan şüphe ediliyorsa, ile tedavi kesilir. CYP3A4 inhibitörleri veya indükleyicileri ile eşzamanlı tedavi Lapatinib maruziyetinde azalma riski nedeniyle CYP3A4 indükleyicileri ile eşzamanlı tedaviden kaçınılmalıdır. Lapatinib maruziyetinde artış riski nedeniyle CYP3A4’ün güçlü inhibitörleri ile eşzamanlı tedaviden kaçınılmalıdır. ile tedavi sırasında greyfurt suyundan kaçınılmalıdır. dar terapötik pencereye sahip olup CYP3A4 ve/veya CYP2C8 substratları olan ve oral uygulanan tıbbi ürünlerle bir arada uygulanmasından kaçınılmalıdır. Lapatinibin çözünürlüğü ve emilimi azalabileceğinden, gastrik pH değerini artırdığı bilinen maddeler ile eşzamanlı tedaviden kaçınılmalıdır. Sodyum içerir. Tablet başına 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum içerir, yani esasında "sodyum içermez".
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerTedavi esnasına görülen en yaygın advers reaksiyonlar gastrointestinal vakalar (ishal, bulantı ve kusma gibi) ve döküntü olmuştur. kapesitabin ile kombinasyon halinde verildiğinde palmar-plantar eritrodisestezi (PPE) da görülmüştür. Tek başına kapesitabin ve +kapesitabin tedavi kollarında PPE insidansı benzer bulunmuştur. Kapesitabin ile kombinasyon halinde kullanımında tedavinin sonlandırılmasına sebebiyet veren en yaygın görülen advers reaskiyon ishal olmuştur. Advers olay sıklığı: şeklinde değerlendirilmiştir. İstenmeyen etkiler, her sıklık grubunda azalan ciddiyete göre sunulmaktadır. Aşağıdaki advers reaksiyonlar kullanımı ile ilişkili olarak bildirilmiştir: Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anafilaksi dahil aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Anoreksia Psikiyatrik hastalıkları Çok yaygın: Uykusuzluk Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Kardiyak hastalıklar Yaygın: Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun azalması Bilinmiyor: Ventriküler aritmiler/Torsades de Pointes, uzamış elektrokardiyogram QT’si* Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın olmayan: İnterstisyal akciğer hastalığı/pnömoni Bilinmiyor: Pulmoner arteriyel hipertansiyon* Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Dehidratasyona yol açabilen diyare, bulantı, kusma, dispepsi, stomatit, kabızlık, karın ağrısı Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Hiperbilirübinemi, hepatoksisite Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Deride döküntü (akneform dermatit dahil), kuru deri, palmar-plantar eritrodisestezi Yaygın: Paronişi dahil tırnak bozuklukları, cilt çatlakları Bilinmiyor: Stevens Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil ciddi kutanöz reaksiyonlar* Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Yorgunluk, mukozal inflamasyon * Spontan raporlar ve literatürden advers reaksiyonlar Seçili advers olayların tanımı Azalmış sol ventriküler ejeksiyon fraksiyonu ve QT aralığı uzaması Sol ventriküler ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) azalmaları lapatinib kullanan hastaların yaklaşık %1’inde bildirilmiş olup, vakaların %70’inden fazlasında asemptomatiktir. LVEF azalmaları vakaların %70’inden fazlasında düzelmiş veya iyileşmiş olup, bunların yaklaşık %60’ında lapatinib ile tedavi bırakılmış ve yaklaşık %40’ında lapatinib sürdürülmüştür. Semptomatik LVEF azalmaları monoterapi olarak veya diğer anti-kanser tıbbi ürünleri ile kombinasyon halinde lapatinib alan hastaların yaklaşık %0,3’ünde gözlenmiştir. Gözlenen advers reaksiyonlar dispne, kardiyak yetmezlik ve çarpıntıları içermiştir. Bu semptomatik hastaların genelde %58’i iyileşmiştir. LVEF azalmaları kapesitabin ile kombinasyon halinde lapatinib alan hastaların %2,5’inde bildirilirken, bu oran tek başına kapesitabin ile %1’dır. İleri evre solid tümörleri olan hastalarda yürütülen özel bir QT çalışmasında QtcF’de konsantrasyona bağlı bir artış (maksimum ortalama ∆∆QTcF 8,75 msn; %90 GA 4,08; 13,42) gözlenmiştir. İshal İshal kapesitabin ile kombinasyon halinde lapatinib kullanan hastaların yaklaşık %65’inde meydana gelmiştir. Çoğu ishal vakası derece 1 veya 2 olup, lapatinib ile tedavinin bırakılmasıyla sonuçlanmamıştır. İshal proaktif tedaviye iyi yanıt vermiştir. Bununla birlikte diyareye bağlı şiddetli dehidratasyon nedeniyle birkaç akut böbrek yetmezliği vakası bildirilmiştir. Döküntü Döküntü kapesitabin ile kombinasyon halinde lapatinib alan hastaların yaklaşık %28’inde meydana gelmiştir. Döküntü genel olarak düşük dereceli olup, lapatinib ile tedavinin bırakılmasıyla sonuçlanmamıştır. Reçete yazan hekimlerin tedaviden önce ve tedavi sırasında düzenli olarak deri muayenesi yapmaları tavsiye edilmektedir. Deri reaksiyonları yaşayan hastalar güneş ışığından kaçınmaya ve ≥30 Güneş Koruma Faktörlü (SPF) geniş spektrumlu güneş kremleri kullanmaya teşvik edilmelidir. Bir deri reaksiyonu meydana gelirse, düzelme olduktan sonraki bir aya kadar her vizitte tüm vücut muayenesi yapılmalıdır. Yaygın veya inatçı deri reaksiyonları olan hastalar bir dermatoloğa sevk edilmelidir. Hepatotoksisite Lapatinib ile indüklenen hepatotoksisite riski HLA alelleri DQA1*02:01 ve DRB1*07:01 taşıma ile ilişkilendirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.